
Işılay Reis, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede; sürdürülebilir gıda geleceği için kadın üreticilerin desteklenmesi, yerli tarımın güçlendirilmesi ve geleneksel ürünlerin korunmasının stratejik önemine dikkat çekti.
Dünya nüfusunun hızla artması, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ve doğal kaynakların verimli kullanılması gerekliliği, gıda güvencesi ile tarımsal üretimin önemini her geçen gün artırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), 16 Ekim Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün Yenilik Yap. Yarını Besle.” teması da küresel gıda sistemlerinin geleceğine dair kritik bir çağrı sunuyor.
Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, gıdada yenilik anlayışının yalnızca yüksek teknolojiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak; bilgiye erişimi kolaylaştırmak, toprağı ve suyu verimli kullanmak, yerli üretimi teşvik etmek ve geleneksel tarım bilgisini bilimle buluşturmanın yeniliğin en temel unsurları olduğunu ifade etti.
2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı: Küresel Ekonomiye 1 Trilyon Dolarlık Potansiyel
Gıda geleceğinin mimarlarının kadın çiftçiler olduğuna dikkat çeken Işılay Reis, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nün ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı'nın tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti.
FAO verilerine göre küresel tarım ve gıda sistemlerindeki iş gücünün yüzde 42’sini kadınlar oluşturuyor. Kadın üreticilerin ekonomik imkânlarının geliştirilmesinin hayati sonuçlar doğuracağını belirten Reis, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kadınların tarımdaki fırsatlarının ve imkânlarının artırılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolarlık katkı sağlama ve 45 milyon insanın gıda güvencesini güçlendirme potansiyeline sahip. Kadın çiftçilerin bilgiye, teknolojiye, finansmana ve pazara erişimini kolaylaştırmak; kırsal kalkınmayı, aile işletmelerinin sürdürülebilirliğini ve gelecek nesillerin toprakla olan bağını doğrudan destekler. Kadın çiftçiye yapılan her yatırım, doğrudan ülkemizin geleceğine yapılmış yatırımdır.”
Reis Bakliyat Köyleri ile Yerli Üretime Sürdürülebilir Destek
Tarımsal zenginliğin geleceğe aktarılması için özellikle pirinç, bulgur ve bakliyat gibi temel gıda maddelerinde yerli üretimin devamlılığının şart olduğunu belirten Işılay Reis, Reis Gıda olarak yürüttükleri projeleri aktardı:
Emeğe ve Bilgiye Yatırım: 2019 yılında hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri projesiyle kadın üreticilerin bilgi birikimi, teknik altyapısı ve doğru tarım uygulamalarına erişimi destekleniyor.
Geleneksel Değerleri Koruma: Yerli bakliyat tohumlarının ve geleneksel üretim kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Bakliyat: Geleceğin Protein Kaynağı ve Mutfak Kültürümüzün Hazinesi
OECD-FAO Tarım Görünümü Raporu’na atıfta bulunan Işılay Reis, nohut, mercimek ve fasulye gibi geleneksel bakliyat ürünlerinin bitkisel protein, lif, vitamin ve mineral açısından dengeli beslenmenin merkezinde yer aldığını vurguladı.
Nohut ve mercimek unları gibi yenilikçi alternatiflerin mutfak kültürünü zenginleştirdiğini belirten Reis, geleneksel değerlerin doğal yapısını, kalitesini ve besleyici değerini koruyarak tüketicilere ulaştırmayı temel sorumluluk kabul ettiklerini söyledi.
Yarının Sofraları Bugünden Atılan Adımlarla Şekillenecek
Sürdürülebilir ve güvenilir gıda sistemlerinin kurulabilmesi için kamu, özel sektör, üniversiteler, kooperatifler ve üretici birliklerinin ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Işılay Reis, sözlerini şöyle tamamladı:
“Güçlü bir gıda geleceği; üreten kadınların emeği, yerli tarımın gücü ve geleneksel değerlerimizi geleceğe taşıyan yenilikçi yaklaşımlarla şekillenecek. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle kadın çiftçilerimizin imkânlarını genişletip gençlerimizin tarıma olan ilgisini artırabiliriz. Toprağımızın bereketini ve üreticimizin emeğini koruyarak yarının sofralarına güvenle ulaşacağız.”