ATA Çiftliği'nde 2026 Yılının İlk Bal Hasadı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor.

Haber Giriş Tarihi: 25.07.2026 08:01
Haber Güncellenme Tarihi: 25.07.2026 08:02
https://www.kirsalhaber.com/

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi.

Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden elde edilmiş olmasıdır. Böylelikle hem kaliteli bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor.

“Arı, Tarımsal Üretimin ve Biyoçeşitliliğin Korunması İçin Çok Önemli”

Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora, yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirterek 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, şunları söyledi: “Burada 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koloniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan biri, mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumaktır. Larva transferi yaptığımız kovanlarda, elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece kolonilerimizin genetik verimini artırmayı ve gen kaynaklarını en iyi şekilde korumayı hedefliyoruz. Yani hem bal üretirken hem de gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde balın yanı sıra 'apiterapi ürünleri' olarak adlandırılan propolis, perga ve arı zehri gibi yan ürünleri üretiyor; bunları uygulamalı eğitimlerle çiftçilerimize anlatıyoruz.”

İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle yaşadığımız bu iklimsel dalgalanmalarda arıcıların mutlak surette aktif olarak süreçte bulunması lazım. Arı; tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için kritik öneme sahip. Bu iklim değişikliği sürecinde mevcut Anadolu ırkıyla uyum sağlamış durumdayız ve bu ırkı biyolojik gen kaynaklarımızı korumak adına en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz.”

Uysal: “Ankara’da İlk Defa Yapılan Bir Çalışma”

Merkezde yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların akademik yayınlar, üniversiteler ve üreticilerle paylaşılacağını belirten ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal ise şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar ve 2026 yılı ilkbahar koloni yönetiminin ardından uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu durum, yaptığımız uygulamaların doğruluğunu kanıtlayan bir üretim sezonu olacak. Esas amacımız; doğru tekniklerle üretilen bal ve polenlerin üniversitelerle iş birliği yapılarak analiz edilmesini sağlamak ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarındaki verimini göstermektir. Aynı zamanda bu üretim merkezimiz vasıtasıyla çiftçilerimize yerinde eğitimler vererek onların da tecrübelerimizden yararlanmasını ve arıcılıkta daha ileri seviyelere ulaşmalarını amaçlıyoruz.”