Şube Başkanı Güder’den Tarımsal Destek Tepkisi: GSMH’nin Yüzde 1’i Ayrılmalı

Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin GSMH’nin yüzde 1’ine çıkarılmasını istedi. Genç çiftçi oranı ve artan üretim maliyetleri konusunda uyarılarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 27.10.2026 09:54
Haber Güncellenme Tarihi: 27.10.2026 09:58
https://www.kirsalhaber.com/

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedefin oldukça altında kaldığını belirterek Tarım Kanunu’nun uygulanması çağrısında bulundu. 2026 yılı için tarımsal destekleme programlarına 168 milyar TL ayrıldığını ifade eden Güder, yasal ölçüt olarak gösterilen yüzde 1’lik oranın karşılanabilmesi için tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. Güder, artan üretim maliyetleri, iklim değişikliğinin etkileri ve çiftçilerin yaş ortalamasının yükselmesinin tarımın geleceği açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Türkiye’de tarımsal destekleme politikaları, üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar ve tarım sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak ele alınamayacağını belirten Güder, gıda güvencesinin sağlanması, kırsal yaşamın korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması için üreticilerin desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Tarımsal üretimin devamlılığı açısından kamu desteklerinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Güder, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde yer alan düzenlemenin gereğinin yerine getirilmesini istedi. Söz konusu madde kapsamında tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 1’inden az olmaması gerektiğini hatırlatan Güder, mevcut destekleme ödeneklerinin bu hedefin gerisinde kaldığını belirtti.

Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Gerisinde Kaldı

Tarımsal desteklerin yıllar içerisindeki seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selma Güder, desteklerin ekonomik büyüklük içerisindeki payının giderek azaldığına dikkat çekti. Güder’in paylaştığı verilere göre, 2016 yılında gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 0,44 olan tarımsal destekler, 2024 yılında yüzde 0,21 seviyesine geriledi. 2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL kaynak ayrıldığını belirten Güder, bu tutarın ekonomik büyüklükle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını savundu.

2026 yılı için yaklaşık 77 trilyon TL olarak öngörülen GSYH üzerinden yapılan hesaplamada, yüzde 1’lik oranın 770 milyar TL’ye karşılık geldiğini ifade eden Güder, bütçede ayrılan tarımsal destekleme ödeneğinin bu tutarın oldukça altında olduğunu kaydetti. GSMH ile GSYH’nin farklı ekonomik göstergeler olduğuna dikkat çeken Güder, karşılaştırmaların aynı kavramlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, mevcut tablonun tarımsal desteklerin artırılması ihtiyacını ortaya koyduğunu ifade etti.

“Bu Yalnızca Bütçedeki Bir Eksiklik Değil”

Tarımsal desteklerin yetersiz kalmasının yalnızca bütçeyle ilgili bir sorun olmadığını belirten Güder, yaşanan durumun üreticilerin üretime devam edebilme gücünü ve Türkiye’nin gıda güvencesini doğrudan etkilediğini söyledi.

Çiftçilerin artan üretim maliyetleri karşısında ciddi bir mücadele verdiğini dile getiren Güder, mazot, gübre, tohum, yem, enerji, sulama ve işçilik giderlerindeki artışların üreticilerin ekonomik yükünü ağırlaştırdığını kaydetti.

İklim değişikliğinin etkilerinin de tarımsal üretimdeki riskleri artırdığını belirten Güder, kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetlerin üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Üreticilerin hem üretim maliyetlerini hem de hasat döneminde ürünlerini hangi fiyatla satabileceklerini öngörmekte zorlandığını vurgulayan Güder, belirsizliklerin çiftçileri daha fazla borçlanmaya ittiğini ve bazı üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çektiğini belirtti.

Güder, üreticilerden daha fazla üretim yapmaları beklenirken temel girdi maliyetlerini karşılamada yetersiz kalan desteklerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanamayacağını dile getirdi.

Üreticinin Üretimden Çekilmesi Gıda Fiyatlarını da Etkiliyor

Tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca çiftçilerin gelirleriyle sınırlı olmadığını belirten Selma Güder, üreticilerin üretimden uzaklaşmasının toplumun tamamını ilgilendiren sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.

Üretici sayısının azalmasının kırsal nüfusun gerilemesine, tarımsal istihdamın daralmasına ve ülkenin üretim kapasitesinin zayıflamasına yol açabileceğini ifade eden Güder, üretimde yaşanabilecek gerilemenin tüketicilerin gıdaya erişimini de zorlaştırabileceğini kaydetti.

Tarımsal desteklerin bir lütuf olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Güder, bu desteklerin üretimin devamlılığını sağlayan önemli bir kamu politikası aracı olduğunu belirtti.

Doğru planlanan desteklerin üreticilerin gelirlerini koruyacağını, tarımsal üretim planlamasını güçlendireceğini ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade eden Güder, Türkiye’nin tarımsal üretimde dışa bağımlılığının azaltılması açısından da destekleme politikalarının önem taşıdığını söyledi.

“Destekler Zamanında ve Öngörülebilir Olmalı”

Tarımsal desteklerin yalnızca miktarının artırılmasının yeterli olmayacağını belirten Güder, destekleme sisteminin üreticilerin gerçek ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Desteklerin üretim maliyetlerini dikkate alması, enflasyon karşısında üreticilerin yaşadığı kayıpları gözetmesi ve üretim takvimine uygun şekilde ödenmesi gerektiğini vurgulayan Güder, çiftçilerin geleceğe yönelik planlama yapabilmesi için destekleme politikalarının öngörülebilir olmasının önemine işaret etti.

Güder, tarımsal desteklerin üreticiyi ayakta tutan, üretim kapasitesini koruyan ve sürdürülebilirliği esas alan bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

Ziraat Mühendisleri Odasından Tarımsal Destekler İçin 6 Talep

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesi amacıyla taleplerini de sıraladı.

Güder’in açıkladığı talepler şöyle:

- Tarım Kanunu uygulanmalı: 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi hayata geçirilmeli ve tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalı.

- Destekler üretim maliyetlerini karşılamalı: Artan girdi maliyetleri ve enflasyon nedeniyle üreticilerin yaşadığı kayıplar dikkate alınmalı.

- Ödemeler zamanında yapılmalı: Tarımsal destekler üretim takvimine uygun, düzenli ve öngörülebilir biçimde ödenmeli.

- Küçük üreticiler korunmalı: Küçük ve orta ölçekli üreticiler ile genç çiftçiler ve kırsalda üretimini sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmeli.

- İklim değişikliğine karşı önlem alınmalı: Su ve toprak kaynaklarının korunması, iklim krizine uyum, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma-yayım faaliyetleri desteklenmeli.

- Bilimsel veriler esas alınmalı: Üretim planlaması ve tarımsal desteklerin hazırlanması süreçlerinde meslek odalarının, üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalı.

Güder, tarımsal destekleme politikalarının yalnızca kısa vadeli ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda değil, Türkiye’nin uzun vadeli üretim kapasitesini koruyacak şekilde oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Genç Çiftçi Oranı Yüzde 5: “Tarımın Geleceği Bitiyor!”

Tarım sektörünün geleceğine ilişkin en önemli sorunlardan birinin üreticilerin yaş ortalamasının yükselmesi olduğunu belirten Selma Güder, çiftçilerin yaş dağılımına ilişkin verileri paylaştı.

Güder’in açıklamasına göre, Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalaması erkeklerde 58, kadınlarda ise 61 seviyesinde bulunuyor. Üreticilerin yüzde 35’inin 50-64 yaş aralığında olduğunu belirten Güder, 18-32 yaş arasındaki genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğunu söyledi.

Gençlerin tarımsal üretime katılımının sınırlı kalmasının sektörün geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurgulayan Güder, bu tablonun kırsal yaşamın devamlılığı ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından alarm verdiğini ifade etti.

Gençlerin tarımda kalabilmesi için ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesi gerektiğini belirten Güder, üreticilerin yalnızca mali desteklerle değil, kırsalda yaşamayı mümkün kılacak hizmetlerle de desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Köyden Kente Göçün Önlenmesi İçin Kırsal Yaşam Güçlendirilmeli

Kırsaldan kentlere göçün önlenmesinin tarım politikalarının temel hedeflerinden biri olması gerektiğini ifade eden Güder, köylerde yaşam ve üretim koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.

İstihdam, iskân, eğitim ve altyapı hizmetlerinin kırsal bölgelerde güçlendirilmesi gerektiğini belirten Güder, bu çalışmaların tarımsal desteklerle birlikte bütüncül bir anlayışla yürütülmesinin önem taşıdığını söyledi.

Gençlerin ve üretici ailelerin kırsalda yaşamaya devam edebilmesi için tarımsal üretimin ekonomik açıdan sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Güder, kırsal kalkınmanın yalnızca tarım sektörüne yönelik desteklerle sınırlı tutulmaması gerektiğini dile getirdi.

“Tarımsal Destekler Stratejik Bir Yatırım Olarak Görülmeli”

Tarımdaki sorunların etkilerinin üreticilerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Selma Güder, üretimin gerilemesinin gıda fiyatlarından toplumun beslenme koşullarına kadar birçok alanı etkilediğini ifade etti.

Tarımsal desteklere ayrılan kaynağın yalnızca bir kamu harcaması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güder, bu kaynakların toplumun bugünü ve geleceği için stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını söyledi.

Güder, açıklamasında yetkililere çağrıda bulunarak tarımsal desteklerin yasal hedefe uygun seviyeye çıkarılması, üreticilerin borç ve maliyet baskısı altında yalnız bırakılmaması ve çiftçilerin emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir sistemin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin korunması, üreticilerin üretimden kopmasının önlenmesi ve gelecek kuşakların gıdaya erişiminin güvence altına alınması için tarımsal destekleme politikalarında somut adımlar atılması gerektiğini belirten Güder, Tarım Kanunu’nda öngörülen hedefin yerine getirilmesi çağrısını yineledi.