
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nde tarım sektörüne ayrılması öngörülen kaynakları değerlendirerek tarımsal desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Oda, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tarımsal desteklerin gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1’inden az olmaması gerektiğini hatırlatarak, 2027 yılı için doğrudan tarımsal destek bütçesinin 1 trilyon 112 milyar TL seviyesine çıkarılmasını istedi.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 20 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, 2027 yılı bütçesinde tarım sektörüne ayrılması planlanan kaynakları ve çiftçilerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Açıklamada, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, çiftçi refahının artırılması, tarımsal ürün arzının güçlendirilmesi ve gıda enflasyonunun düşürülmesi için bütçe politikalarının yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında tarım sektörüne toplam 1 trilyon 305 milyar TL kaynak ayrılması öngörülüyor. Ancak Ziraat Mühendisleri Odası, doğrudan tarımsal destekler için teklif edilen 235 milyar TL’nin, Tarım Kanunu’nda belirtilen yasal oranla karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını belirtti.
2027 Tarım Bütçesinde 1 Trilyon 305 Milyar TL Kaynak Öngörülüyor
2027 yılı bütçe teklifinde tarım sektörüne yönelik kaynakların farklı kalemlere dağıtıldığı bildirildi. Buna göre tarımsal destekler için 235 milyar TL, tarım sektörü yatırımları için 268 milyar TL, tarımsal kredi desteği için 325 milyar TL ve tarım sektörüne ilişkin vergi harcamaları için 342 milyar TL kaynak ayrılması öngörülüyor.
Tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için ise 135 milyar TL ödenek teklif ediliyor.
Bütçe teklifinde Tarım ve Orman Bakanlığı için 760,6 milyar TL, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü için de 324 milyar TL kaynak ayrılması planlanıyor.
Ziraat Mühendisleri Odası, toplam tarımsal kaynakların büyüklüğünün tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirterek, doğrudan çiftçiye sağlanan tarımsal desteklerin yasal yükümlülükler ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Tarım Kanunu’nun Yüzde 1 Şartı Hatırlatıldı
Açıklamanın en önemli başlıklarından birini, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde yer alan tarımsal destekleme ödeneğine ilişkin düzenleme oluşturdu.
Söz konusu maddede, bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağı hükmünün bulunduğunu hatırlatan Oda, 2027 yılı için belirlenen ekonomik büyüklükler ile bütçe teklifindeki tarımsal destek tutarı arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade etti.
2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda yer alan tahmine göre, 2027 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının cari fiyatlarla 111 trilyon 207 milyar TL olması öngörülüyor. Bu tahmin esas alındığında, tarımsal destekler için ayrılması gereken kaynağın en az 1 trilyon 112 milyar 70 milyon TL olması gerektiği belirtiliyor.
Buna karşılık 2027 yılı bütçe teklifinde doğrudan tarımsal destekler için 235 milyar TL ayrılması öngörülüyor. Odanın hesaplamasına göre bu tutar, gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 0,21’ine karşılık geliyor.
Açıklamada, teklif edilen destek bütçesi ile yüzde 1’lik yasal ölçüt esas alınarak hesaplanan tutar arasında yaklaşık 877 milyar TL fark bulunduğu vurgulandı. Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal destekleme bütçesinin TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonu ile Genel Kurul görüşmeleri sırasında yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Tarımsal Desteklerde Yıllardır Süren Yetersizlik Gündemde
Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal desteklerin geçmiş yıllardaki seviyelerine de dikkat çekti. Açıklamada verilen verilere göre doğrudan tarımsal destek bütçesi 2023 yılında 54 milyar TL, 2024 yılında 91,5 milyar TL ve 2025 yılında 135 milyar TL olarak gerçekleşti.
2026 yılı bütçe teklifinde 168 milyar TL olarak belirtilen doğrudan tarımsal destek tutarının, 2027 yılı teklifinde 235 milyar TL'ye yükseltilmesi öngörülüyor.
Ancak Oda, nominal tutarlardaki artışın tek başına çiftçinin alım gücünü ve üretim kapasitesini korumaya yeterli olmadığını savundu. Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarının üreticilerin ekonomik koşullarını zorlaştırdığına işaret edilen açıklamada, desteklerin üretim maliyetleri ve yasal yükümlülükler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
“Çiftçinin Üretim Motivasyonu Korunmalı”
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, mevcut bütçe yaklaşımının artan girdi maliyetleri karşısında çiftçilerin üretime devam etmesini güvence altına almakta yetersiz kalabileceğini belirtti.
Açıklamada, tarımsal desteklerin yasal ölçütün altında kalmasının kırsal alanlardan göçü hızlandırabileceği, tarımsal arz güvenliğini olumsuz etkileyebileceği ve tüketicilerin uygun fiyatlı gıdaya erişimini zorlaştırabileceği kaydedildi.
Tarımsal üretimde yaşanabilecek daralmanın gıda arzını etkileyerek fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Oda, çiftçi gelirinin korunması ile gıda enflasyonunun düşürülmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu vurguladı.
Odaya göre tarım politikalarının temel hedefleri arasında üreticinin gelirini güvence altına almak, üretim kapasitesini artırmak, gıda arzında sürekliliği sağlamak ve tüketicinin uygun fiyatlarla gıdaya erişimini kolaylaştırmak yer almalı.
Tarım ve Orman Bakanlığı Bütçesi Artırılmalı
Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimin geliştirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin artırılması gerektiğini belirterek, bilimsel çalışmaların ve modern tarım tekniklerinin sahada daha etkin uygulanması çağrısında bulundu.
Açıklamada, çiftçilerin üretim süreçlerinde doğru yönlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve tarımsal sorunlara bilimsel çözümler geliştirilmesi için ziraat mühendislerinin önemli bir görev üstlendiği ifade edildi.
Bu kapsamda, binlerce ziraat mühendisinin kamuda istihdam edilmesi gerektiği belirtilirken, tarımsal araştırma ve geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi ve kurumsal kapasitenin artırılması talep edildi.
Oda, tarımsal üretimin yalnızca geleneksel yöntemlerle sürdürülemeyeceğini, bilimsel bilgi ve teknolojinin üreticilere ulaştırılmasının verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını kaydetti.
Çiftçinin Geçmiş Borçları İçin Tasfiye Fonu Önerisi
Açıklamada öne çıkan taleplerden biri de çiftçilerin geçmiş dönemlerden kaynaklanan borçlarının hafifletilmesine yönelik özel bir destek paketi oluşturulması oldu.
Tarım Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2006 yılından bu yana tarımsal desteklerin yasal ölçütün altında kalmasının üreticilerin ekonomik yükünü artırdığını savunan Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 yılı bütçesine özel bir “Sübvanse Edilmiş Borç Tasfiye Fonu” eklenmesini önerdi.
Odaya göre böyle bir fon, borç yükü altında üretim yapmaya çalışan çiftçilerin finansal açıdan rahatlamasına ve üretim faaliyetlerini sürdürebilmesine katkı sağlayabilir.
Önerilen düzenlemenin yalnızca kamu ve özel bankalara olan tarımsal kredi borçlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiği de vurgulandı. Çiftçilerin gübre, tohum, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerini temin ettikleri bayilere, tüccarlara ve tedarikçi firmalara olan piyasa borçlarının da kapsama alınması istendi.
Açıklamada, üreticilerin piyasa borçlarının devlet sübvansiyonuyla yapılandırılması ve temizlenmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Mazot ve Gübre Desteği Üretimden Önce Verilmeli
Tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi için mazot ve gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Oda, nakdi desteklerin üretim döneminden önce çiftçilerin hesaplarına yatırılmasını talep etti.
Desteklerin zamanında ödenmesinin üreticilerin ekim, dikim ve diğer tarımsal faaliyetlerini planlamalarını kolaylaştıracağına dikkat çekilen açıklamada, üretim takvimiyle uyumlu destek politikalarının önemine işaret edildi.
Oda, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu finansmana zamanında ulaşabilmesinin üretim maliyetlerinin yönetilmesi ve tarımsal faaliyetlerin kesintisiz sürdürülmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
DSİ Yatırımlarında Kapalı Sistem Sulama Önceliği
Kuraklık riskinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin azaltılması için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yatırımlarının hızlandırılması da talepler arasında yer aldı.
Ziraat Mühendisleri Odası, DSİ bütçesinde tarımsal sulama yatırımlarına öncelik verilmesini ve kapalı sistem sulama projelerinin tamamlanmasını istedi.
Su kaynaklarının daha verimli kullanılmasının, iklim koşullarındaki değişim karşısında tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sulama altyapısının geliştirilmesiyle üreticilerin suya erişiminin iyileştirilmesi ve tarımsal üretimde verimliliğin desteklenmesi hedefleniyor.
POda, sulama yatırımlarının yalnızca mevcut üretim kapasitesini korumakla kalmayıp gelecekteki su ve gıda güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ziraat Mühendisleri Odası’ndan TBMM’ye Çağrı
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 yılı bütçe görüşmelerinde tarımsal desteklerin 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen ölçüt doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istedi.
Odanın talepleri arasında doğrudan tarımsal destek bütçesinin en az 1 trilyon 112 milyar TL seviyesine çıkarılması, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin artırılması, ziraat mühendislerinin kamuda istihdam edilmesi, çiftçilerin geçmiş borçları için özel bir tasfiye fonu kurulması, mazot ve gübre maliyetlerinin azaltılması ve sulama yatırımlarının hızlandırılması bulunuyor.
Açıklamanın sonunda tarımsal desteklerin bir lütuf değil, yasal bir yükümlülük ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir gereklilik olduğu vurgulandı.
Ziraat Mühendisleri Odası, tüm siyasi partileri ve milletvekillerini TBMM’deki bütçe görüşmelerinde çiftçilerin, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin ihtiyaçlarını gözetmeye davet etti.