SON DAKİKA
Hava Durumu

Güler Sabancı: “Veri Temelli ve Etki Odaklı İş Birlikleri İle Dönüşümü Gerçekleştirebiliriz”

Güler Sabancı: “Veri Temelli ve Etki Odaklı İş Birlikleri İle Dönüşümü Gerçekleştirebiliriz”

Haber Giriş Tarihi: 31.03.2026 12:24
Haber Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 12:24
Kaynak: Kapsül
Güler Sabancı: “Veri Temelli ve Etki Odaklı İş Birlikleri İle Dönüşümü Gerçekleştirebiliriz”

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ile Sabancı Vakfı’nın iş birliğinde düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarında Veri Temelli Yaklaşımlar: Bakım Odaklı Gelecek Buluşması”, 30 Mart’ta Sabancı Üniversitesi Altunizade Dijital Kampüs’te gerçekleştirildi. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışma önemine odaklanan buluşmada, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik iş birliği alanları ele alındı.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve Sabancı Vakfı tarafından, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sürdürülebilir ve etki odaklı bir diyalog zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, “Bakım Odaklı Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için verinin önemi, sorunları daha iyi anlamak ve kalıcı çözümler üretmek için veri odaklı yaklaşımların şart olduğu vurgulandı.

“Sistematik dönüşüm veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün”

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hepimizin bildiği ‘Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir’ ve ‘Eşitlik bir insan hakları meselesidir’ gibi temel gerçekler var. Bunları biliyor, takip ediyoruz. Gelişme var ama yeterli değil. Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hala istediğimiz yerlerde değil, sınırlı. Fırsatlara erişimde ciddi eşitsizlikler var. Bu nedenle alanda gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu dönüşüm ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi.

“Filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor”

Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yılı geride bırakırken yeni bir yol haritası belirlediğini ifade ederek şunları söyledi: “Yeni döneme bakarken kendimize şu soruyu sorduk: ‘Daha etkili, daha sonuç odaklı ve kalıcı çözümler nasıl üretebiliriz?’ Bu sorunun cevabını ortak bir akılla tespit ettik. Bu yeni dönemde, veriye dayalı, bilimsel, etki odaklı ve en önemlisi iş birliğine dayalı bir yaklaşımı merkeze aldık. Bir boyut daha var ki, onu da özellikle vurgulamak isterim: Filantropinin dönüşümü. Artık mesele sadece destek vermek ya da kapasite geliştirmek değil; yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi dünyasının önündeki bu yeni aşama da bizi yine aynı noktaya getiriyor; veriye dayalı, bilimsel ve etki odaklı bir yaklaşım. En önemlisi de akademi ile sivil toplumun birlikte çalıştığı, birlikte ürettiği güçlü iş birlikleri. Çünkü filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor. Türkiye’de biz de bu rolü benimsiyoruz.”

“Sistematik dönüşüm için veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var”

Sabancı Vakfı’nın 2019’da OECD global filantropi raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “OECD’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan 2026 raporu da etkimizin ve yerimizin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan sahadaki dönüşüm. 20 yıl önce Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz ortak program, Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı hep bir ihtiyaçtan doğdu, ortak akılla tasarlandı ve etkisini bugün de sürdürüyor.”

“Akademi, saha ile bağlantılı çalıştığında etkiyi büyütür. Birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek artık bir gereklilik”

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Güler Sabancı, “Bugün de aynı anlayışla, daha geniş iş birlikleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediyoruz. Ama artık bir adım daha ileri gidiyoruz. Etki çalışmaları bir ‘pusula’ niteliği taşıyor. Çünkü: ‘Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz.’ Burada özellikle akademi için bir parantez açmak isterim. Akademi, yenilik üretme ve modeller geliştirme kapasitesine sahip. Ancak içinde bulunduğumuz dönem bize şunu gösteriyor: Tek başına akademinin ilerlemesi yeterli değil. Akademi, saha ile bağlantılı sivil toplum ile çalıştığında etkiyi büyütür ve politika süreçlerine daha güçlü katkı sunar. Çünkü sahada etkiyi yaratan sivil toplumdur. Bir nevi sivil toplum uygulayıcıdır. Bu nedenle birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek ve etkisini daha sonra ölçmek artık bir gerekliliktir.” dedi.

Veri temelli araştırmalar ve ortak akıl eşitlik için aynı zeminde buluştu

Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki son yıllarda yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılan etkinlik; üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu. Gün boyu süren program kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ, veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirildi.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaynak: Kapsül

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.