Hava Durumu

#Adalet

Kırsal Haber - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde! Haber

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde!

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa teklifine sert tepki gösterdi. Mazot fiyatlarının 75 lirayı aştığını ve yoksulluk sınırının 106 bin lirayı geçtiğini vurgulayan Kış, iktidarı "müflis tüccar" anlayışıyla hareket etmekle suçladı. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, yeni vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifini görüşürken, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın ekonomi odaklı konuşması gündeme damga vurdu. 12’nci madde üzerine söz alan Kış, derinleşen ekonomik krize rağmen iktidarın çözüm yerine yeni vergi yükleri getirdiğini ifade etti. ​"Açlık Sınırı 32 Bin, Mazot 75 Lira!" ​Konuşmasında güncel ekonomik verilere dikkat çeken Gülcan Kış, vatandaşın alım gücünün bittiğini şu sözlerle özetledi: ​Açlık Sınırı: 32 bin lirayı aştı. ​Yoksulluk Sınırı: 106 bin lira sınırını geçti. ​Akaryakıt Krizi: Mazot fiyatları 75 lira seviyesine dayanarak üretim maliyetlerini uçurdu. ​Kış, iktidara seslenerek; "Bir kez de ‘nasıl alırım’ yerine ‘vatandaşı nasıl rahatlatırım’ diye düşünün. İlk iki ayda faize 640 milyar lira ödediniz ama vatandaşa gelince ‘kaynak yok’ diyorsunuz" ifadelerini kullandı. ​Kıymetli Taşlara ÖTV: "Sektör Risk Altında" ​Düzenlemeyle kıymetli ve yarı kıymetli taşların yüzde 20 ÖTV kapsamına alınmasını eleştiren Kış, bu durumun üretimi düşüreceğini ve kayıt dışılığı artıracağını belirtti. CHP'nin lüks tüketime yönelik adil vergi önergesinin reddedildiğini hatırlatan Kış, "Saatin kordonundan vergi alıyorsunuz ama saatten almıyorsunuz. Vergi vatandaşa, muafiyet lükse gidiyor" dedi. ​İşsizlik Fonu ve Özelleştirme Tepkisi ​Torba yasada yer alan diğer maddelere de değinen Mersin Milletvekili, kamu kaynaklarının yönetimi konusunda şu uyarılarda bulundu: ​İşsizlik Sigortası Fonu: 628 milyar liralık fonun tek imzaya (Cumhurbaşkanı yetkisine) bağlanması, emeğin güvencesini zayıflatıyor. ​Kamu Taşınmazları: Üniversite ve SGK arazilerinin Özelleştirme İdaresi'ne devredilerek satışa çıkarılmasına tepki gösteren Kış, Mersin’deki 3 kamu sağlık alanının da bu listede olduğunu vurguladı. ​Depremzede Konutları: "Bütçe Açığını Kapatma Çabası" ​Deprem konutlarına yönelik ödeme düzenlemesini de eleştiren Kış, iktidarın 2046’ya kadar beklemek yerine parayı erkenden tahsil etmeye çalışmasını "ekonomiyi yönetememenin itirafı" olarak nitelendirdi. CHP olarak depremzedelere ilk konutun bedelsiz verilmesi taleplerinin yine reddedildiğini hatırlattı. ​Sonuç: "Bu Yasa Boşalan Kasayı Doldurma Girişimidir" ​Gülcan Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla vergi değil; adalet, üretim ve refahtır. Bu teklif, ekonomik çöküşün açık bir itirafıdır."

TBB'den 88 Belediyeye 90 Hizmet Aracı Haber

TBB'den 88 Belediyeye 90 Hizmet Aracı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), 88 belediyeye toplam 90 yeni hizmet aracı daha kazandırdı. Hibe edilen araçlar, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in katılımıyla Ankara’da düzenlenen törenle belediyelere teslim edildi. Belediyelerin sosyo-ekonomik yapısı, yüzölçümü, nüfusu ile ihtiyaç ve talepleri esas alınan hibe programı kapsamında; Cumhuriyet Halk Partisi, AK Parti, DEM Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti ile Yeniden Refah Partisi’ne mensup ve bağımsız belediye başkanlarının yönetimindeki 88 belediyeye toplamda 90 yeni hizmet aracı desteği sağlandı. Törende teslim edilen araçlarla birlikte yeni dönemde belediyelere toplam 619 araç hibe edilmiş oldu. Teslim edilen hizmet araçları; 36 çöp kamyonu, 15 damperli kamyon, 12 ekskavatör, 11 arazöz, 11 kazıcı yükleyici, 3 pikap, 1 cenaze aracı ve 1 greyderden oluştu. Seçer: “Vatandaşın derdini en iyi bilen belediye başkanlarıdır” TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, törende yaptığı konuşmada Birliğin yeni döneminde benimsediği dayanışma ve adalet anlayışına vurgu yaptı. TBB’nin araç destekleriyle belediyelerin işlerini kolaylaştırmayı ve yüklerini hafifletmeyi amaçladığını belirten Seçer, yerel yönetimlerin millet iradesinin yansıdığı, vatandaşa en yakın siyasi makamlar olduğunu hatırlattı. “Vatandaşın derdini en iyi bilen belediye başkanlarıdır. İhtiyacını, önceliklerini, yöresinin özelliklerini her noktasını karış karış en iyi bilen belediye başkanlarıdır.” diyen Seçer, “Belediye başkanları önemli görevler yapıyor. Bu önemli görevleri güçlü belediyeleri ile yaparlarsa çok daha etkin, çok daha sürdürülebilir görev ifa ederler. İşte belediyelerimizin güçlü olması demek, Türkiye’de demokrasinin güçlü olması demektir.” ifadelerini kullandı. TBB olarak belediyelere yalnızca araç-gereç ya da ayni destekler konusunda yardım yapmadıklarını belirten Seçer, belediye personelinin gelişmelerine, daha yeni projeler edinmelerine ve bilgiye ulaşmalarına katkı sağlamaya çalıştıklarını kaydetti. Seçer: “Daha yeni başlıyoruz” Araç desteği konusunda ise “Hibelerimiz bugün dağıtacağımız araçlarla sınırlı değil, daha yeni başlıyoruz.” ifadesini kullanan Seçer, teslim edilecek 90 aracın ardından Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da hibelere devam edileceğini açıklayarak, “Salavat güçten doğar. Bizim kaynaklarımız geldikçe bu kaynakları biz de size aktaracağız. Zaten bu kaynakları bize sağlayanlar da sizlersiniz. Sizin kesenize bereket. Allah size, siz bize.” diye konuştu. Konuşmasında sık sık adalet vurgusu yapan Seçer, “Uygulamalarımızda adaleti önceliyoruz. Diyoruz ki ‘Her yerde adalet.’ Adaletin olmadığı yerde, adaletin sağlanmadığı yerde gerisi teferruat olarak kalır. Bu nedenle yaptığımız desteklerde parti ayrımı gözetmeksizin, belirli kriterleri göz önüne alarak, puanlama sistemine bağlı kalarak belediyelerimizin tamamına destek olma gayreti içerisinde oluyoruz.” dedi. Seçer, adil hizmet anlayışının TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile başladığının ve daha sonra TBB Başkan Vekili Zeydan Karalar ile devam ettiğinin altını çizerek, halen aynı felsefeyle hareket ettiklerini belirtti. Seçer: “Bütün belediyelerin başkanları bizim belediye başkanlarımızdır” “Bütün belediyelerin başkanları bizim belediye başkanlarımızdır. Biz onlara adaletli hizmet verelim, onlar da vatandaşlarımıza adaletli hizmet götürsün.” diyen Seçer, “Dayanışma ve iş birliği kültürünü belediyelerimiz arasında güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu nedenle de yeni projeleri hayata geçiriyoruz. “Ortak Hizmet Projesi” protokolü kapsamında çalışmalarımızı başlatıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyemizle TBB ortak çalışması olarak aramızda bir protokol yaptık. Araçları biz veriyoruz, İBB insan kaynağı ve teknik destek veriyor böylece birçok belediyemize ulaşabiliyoruz. İlk olarak bu çalışmayı Batı Karadeniz Bölgesi’ni pilot olarak belirlediğimiz için Safranbolu’da başlattık.” dedi. Seçer, TBB Belediye Akademisi tarafından yürütülen “Yönetici Geliştirme Programı” kapsamında ise belediyelerin her alanda daha iyi yetişmiş, liyakatli kadrolar elde etmesi adına eğitim çalışmalarına imza attıklarını söyledi. Birliğin afet bölgesine yönelik çalışmalarına da değinen Seçer, “Biz ilk araç dağıtımını 6 Şubat depreminde zarar gören illerimizin belediyeleri ile başlatmıştık. Yine aynı felsefeyle devam ediyoruz. Onlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Sadece ayni ve nakdi yardım çerçevesinde desteklerimiz olmuyor, proje destekleri de yapıyoruz. Adıyaman Belediyemizde yaptığımız kent içi ulaşım iyileştirme stratejisi ve eylem planını biz belediyemizle beraber hazırladık. Bu da depremden yoğun zarar gören Adıyaman için Sayın Belediye Başkanımızla birlikte çok önemli bir ortak çalışma oldu. Darısı diğer belediyelerimizin başına olsun istiyoruz.” dedi. Seçer: “Yasal düzenlemelerle ilgili TBB’nin görüşüne başvurulmalı” Dünyada yaşanan gelişmelerden etkilenen kurumların başında yerel yönetimlerin geldiğine dikkati çeken Seçer, mevcut mali mevzuatlarla belediye başkanlığı yapmanın her geçen gün zorlaştığına değindi. Seçer, merkezi yönetim tarafından yapılan yasal düzenlemelerde TBB’nin de dahil edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “TBB, bütün belediyelerimizin kanunla üye olduğu önemli bir yapı, deneyimli bir kurumdur. Bir geçmişi var, bir birikimi var, liyakati var. Sahanın deneyimini bütün kurumlardan daha önce alabilecek nitelikte bir kurumdur çünkü belediye başkanlarıyla direkt iletişim içerisindedir. Bu yasal düzenlemelerle ilgili bakanlıkların TBB’nin görüşüne de başvurma gerekliliğine inanıyoruz ve bunu kendilerinden bekliyoruz. Bu düzenlemeleri yaparken TBB’nin de görüşünü alınız. Fikir fikirden üstündür. Belki sizin düşündüğünüzden bir tık daha iyi bir fikri size Türkiye Belediyeler Birliği aracılığıyla verebiliriz.” dedi. Seçer’den Belediyelerin Mali Sorunları İçin Çözüm Önerileri Seçer, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında yaşanan artışların her alana sirayet ettiğini, ancak en fazla belediyeleri etkilediğini kaydetti. Belediye hizmetlerinin sekteye uğramaması için iktidardan beklentileri olduğunu söyleyen Seçer, belediye başkanlarının bazı kamu alacaklarından özellikle Mayıs-Eylül aylarını kapsayacak şekilde Cumhurbaşkanlığı Kararı ile geçici olarak kesinti yapılmaması yönünde talepleri olduğunu belirtti. Akaryakıt fiyatlarındaki artıştan da söz eden Seçer, “KDV oranlarının düşürülmesi, ÖTV’nin tamamen ortadan kaldırılması özellikle belediye hizmetlerinin aksamaması için başta ulaşım olmak üzere çok önemli kararlar olacaktır. Bunu buradan bir kez daha duyurmak istiyoruz, bu konuda iktidarın dikkatini çekmek istiyoruz.” şeklinde konuştu. Belediyelere aktarılan payların artırılması ve öz gelir kaynaklarının güncel ekonomik koşullara uygun olarak yeniden düzenlenmesi konularına da değinen Seçer, bu talebini “Bu olağanüstü ekonomik sıkıntılar döneminde bir karar ile, geçici de olsa, merkezi bütçeden aktarılan payların artırılması yönünde bir çalışma yapılmasını istiyoruz.” sözleriyle ifade etti. Seçer, son olarak belediye başkanlarının kutsal ve zor bir görev yaptığını anımsatarak, “Vatandaşın derdine derman olmak, onun acısını, onun mutluluğunu paylaşmak, her hal ve şartta onunla beraber olmak bana göre bir insan için dünyanın en büyük servetidir. İşte böyle değerli bir görevi yapıyoruz. Hepimizin Allah yar ve yardımcısı olsun, hepimizin yolu açık olsun. Yaptığınız görevlerde başarılar diliyorum.” dedi. Seçer’in konuşmasının ardından hibe edilen araçların anahtarları belediye başkanları ve yöneticilerine teslim edildi. Hibe araçlar ülkenin dört bir yanına doğru yola çıktı.

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır! Haber

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki varlığının güçlenmesinin sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler sistemi içinde 2026 yılı için belirlenen “Tüm kadınlar ve kız çocukları için: Haklar, Adalet, Eylem.” teması çerçevesinde konuşan Işılay Reis, eşitliğin; hakların güvence altına alındığı, adaletin güçlendiği ve somut adımların hayata geçirildiği bir yaklaşımla kalıcı hale geldiğini ifade etti. Reis; “Bu tema bize çok net bir şeyi hatırlatıyor: Kadınların haklarını güçlendiren her adım, toplumun tamamını ileri taşır. Eşitlik; stratejiyle, kararlılıkla ve uygulamayla büyür.” dedi. Kadın Temsiliyeti İçin Aktif Çalışmalar Reis açıklamasında; “Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü yer alması için proje üretmek, uygulamak ve sonuç almak esastır. Kadın emeğinin görünür olduğu, kadın liderliğinin desteklendiği bir ekonomi; daha adil, daha yenilikçi ve daha dayanıklıdır.” dedi. Kadın girişimcilerle geliştirilen iş birlikleri, sektörel zirveler ve farkındalık programları aracılığıyla kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Reis, sektörel platformlarda kadın temsiliyetinin artmasını stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. Uzun yıllardır iş dünyasında ve sivil toplum platformlarında kadınların güçlenmesine yönelik projelerde aktif rol alan Işılay Reis; kadın girişimciliğinin desteklenmesi, üretimde kadın emeğinin görünür kılınması ve karar alma mekanizmalarında kadın temsiliyetinin artırılması için sürdürülebilir çalışmalar yürütüyor. Işılay Reis, iş dünyasındaki rolünün yanı sıra TOBB Kadın Girişimciler Kurulu çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla da kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmek için aktif görev üstleniyor. Işılay Reis, Kadın girişimciliğinin yaygınlaştırılması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve sektörlerde kadın temsilinin artırılması için sürdürülen çalışmaların yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmediğini, aynı zamanda ekonomik dönüşümü hızlandırdığını ifade etti. “Kadın girişimcinin güçlenmesi, yerel ekonominin güçlenmesidir. Kadın liderin çoğalması, sektörün vizyonunun genişlemesidir.” dedi. Bakliyat Köyleri: Kadın Üretici Modeli Reis Gıda’nın sahada hayata geçirdiği Bakliyat Köyleri Projesi ile kadın üreticilerin tarımsal üretimde aktif rol aldığını belirten Reis, kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesini öncelik olarak gördüklerini söyledi.Bu kapsamda sertifikalı tohum üretimi ve sözleşmeli tarım modeli kapsamında kadın üreticilerin gelir elde etmesi, bilgiye erişmesi ve üretimde güçlenmesi sağlandığı ifade edildi. Reis; “Toprağın bereketi kadın emeğiyle büyür. Kadın üreticiyi desteklemek yalnızca kırsal kalkınma değil, gıda güvenliğinin teminatıdır.” dedi. Türkiye’de Katılım Artıyor, Hedef Daha Yüksek TÜİK’in yayımladığı “İstatistiklerle Kadın 2024” verilerine atıfta bulunan Reis, 2023 yılı itibarıyla kadınlarda işgücüne katılım oranının %35,8, erkeklerde ise %71,2 olduğunu hatırlatarak kadınların iş hayatındaki varlığının her geçen yıl güçlendiğini belirtti. Reis; “Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça ülkemizin rekabet gücü artıyor. Ölçülebilir hedefler ve güçlü iş birlikleriyle bu yükselişi daha da hızlandırabiliriz.” dedi. Sektörel Güçlenme ve Liderlik Kadınların yönetim kademelerinde ve stratejik karar alma pozisyonlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çeken Işılay Reis, şirket yönetimlerinde ve kurumsal yapılarda cinsiyet dengesinin performansı ve verimliliği artırdığını vurguladı. Reis; “Kadınların iş gücüne katılımı kadar; nitelikli, yüksek katma değerli ve liderlik pozisyonlarında temsil edilmesi de büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım hem ekonomik büyümeyi hem de kurumsal sürdürülebilirliği destekliyor. Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça; ülkenin rekabet gücü artıyor. Ancak işgücüne katılım ve fırsat eşitliği gibi başlıklarda ölçülebilir hedefler koymadan gerçek bir dönüşüm sağlayamayız.” dedi. Reis Gıda’dan örnek duruş: Kadın temsiliyetini güçlendiren yaklaşım Işılay Reis, Reis Gıda’nın kurum kültüründe kadınların güçlenmesini yalnızca bir söylem değil, sürdürülebilir bir yönetim yaklaşımı olarak gördüğünü belirterek şunları ekledi: “Kadınların yetkinliklerinin görünür olduğu, gelişim alanlarının açıkça tanımlandığı ve adil fırsatların oluşturulduğu bir çalışma düzeni; kurumsal performansı da toplumsal güveni de büyütür. Biz, kadınların üretimde ve yönetimde daha güçlü yer almasını; daha nitelikli, daha kalıcı ve daha adil bir gelecek için stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.” 8 Mart’ın güçlü bir farkındalık günü olduğunu vurgulayan Reis, kadın istihdamını artıran uygulamaların, iş-yaşam uyumunu destekleyen modellerin ve eşit fırsat anlayışının birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Işılay Reis sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınların haklarını güçlendiren ve adaleti büyüten her adım, toplumun tamamını ileri taşır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün; tüm kadınlara cesaret, kurumlara vizyon ve topluma daha kapsayıcı bir gelecek bilinci kazandırmasını diliyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.