Hava Durumu

#Adana

Kırsal Haber - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı Haber

Akdeniz'den Temmuz’da 92,6 Milyon Dolar Yaş Sebze Meyve İhracatı

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 72 bin 74 ton yaş meyve ve sebze ihraç ederek 92,6 milyon dolar döviz geliri sağladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat değerini yüzde 54 oranında artıran Birlik, Türkiye'nin temmuz ayındaki 295,6 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 31,3’ünü tek başına gerçekleştirdi. Temmuz ayı ihracat performansını değerlendiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, küresel pazarlarda Türk yaş meyve ve sebzesine yönelik talebin güçlü seyrini koruduğunu belirterek, ürün çeşitliliği, kalite ve etkin pazarlama faaliyetlerinin ihracata olumlu yansıdığını söyledi. Başkan Sarıkaya, "Miktar bazında geçen yılın aynı dönemine yakın bir performans sergilememize rağmen, ihracat değerimizi yüzde 54 artırarak 92,6 milyon dolara ulaştırdık. Bu tablo, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu ve doğru pazarlarda güçlü şekilde konumlandığını gösteriyor.” dedi. Şeftali temmuz ihracatına damga vurdu Temmuz ayında Birliğin en yüksek ihracatı 18,8 milyon dolarla şeftali grubunda gerçekleşti. Şeftaliyi 15,3 milyon dolarla kayısı ve 14,3 milyon dolarla kiraz-vişne takip etti. Değer bazında kayısı ihracatı yüzde 212, şeftali ihracatı yüzde 64,6 yükselirken, kiraz ve vişnedeki 384 kata varan değer artışı sektörün ihracatına önemli katkı sağladı. İhracatta yakalanan ivmenin sürdürülebilirliği için üretimden lojistiğe kadar tüm zincirin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, pazar çeşitliliğini artırmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve üyelerin uluslararası rekabet gücünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Mersin'den yüzde 197'lik ihracat artışı Yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştiren ilk 20 il sıralamasında Birliğin görev alanındaki illerin güçlü konumunu koruduğunu belirten Başkan Sarıkaya, Mersin'in 60,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 21 payla temmuz ayında da sektör lideri olduğunu söyledi. Mersin'in ihracatını değer bazında yüzde 197 artırdığını ifade eden Sarıkaya, Hatay'ın 15,3 milyon dolarla altıncı, Adana'nın ise 3,1 milyon dolarla ilk 20 il arasında yer aldığını kaydetti. Kayseri ve Karaman'ın belirli ürün gruplarında ihracata sunduğu katkının bölgesel üretim gücünü desteklediğini belirten Sarıkaya, Akdeniz Bölgesi'nin üretim, paketleme, lojistik ve ihracat altyapısıyla Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatında küresel rekabet gücünü artıran en önemli merkezlerden biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı Haber

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), temmuz ayında 1,32 milyar dolarlık ihracata imza atarak küresel pazarlardaki istikrarlı büyümesini sürdürdü. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 2 arttığını belirterek, bu performansta yaş meyve ve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon, hububat, bakliyat ile tekstil sektörlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti. Başkan Hıradağı, Malta, Ukrayna, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Polonya pazarlarında kaydedilen dikkat çekici ihracat artışlarının, AKİB'in pazar çeşitlendirme stratejisinin başarıyla ilerlediğini ve uluslararası arenada rekabet gücünü daha da pekiştirdiğini vurguladı. Temmuz ayında ulusal ihracata AKİB olarak yüzde 6 oranında destek verdiklerini kaydeden Hıradağı, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2'lik artış elde etmiş olmamız, küresel ekonomide savaşlar ve belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve yüksek maliyet baskılarının devam ettiği dönemde son derece kıymetli bir başarıdır.” dedi. Kimya liderliğini korudu, yaş meyve sebze rekor büyüme kaydetti AKİB’in temmuz ayı ihracat performansını bağlı Birliklere göre değerlendiren Başkan Hıradağı, şunları söyledi: “Yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinde ulaştık. Yaş meyve ve sebzede yüzde 54, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 39, hububat, bakliyatta yüzde 13 ve tekstilde yüzde 10 oranında ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 362,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 338,7 milyon dolar değer ile ikinci, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 173,7 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı. Yine temmuz ayında Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 100,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 94,2 milyon dolar, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz 92,7 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 67,7 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 38,2 milyon dolarlık ihracata imza attı.” Irak liderliğini sürdürdü, Malta temmuzun yükselen pazarı oldu Başkan Hıradağı, küresel ticarette korumacılık politikalarının, jeopolitik risklerin ve bölgesel talep değişimlerinin ihracat rotalarını yeniden şekillendirdiği süreçte AKİB'in ülke bazlı temmuz performansının, ihracatçıların değişen küresel dinamiklere hızlı uyum sağlama kabiliyetini ve pazar çeşitlendirme stratejisinin başarısını ortaya koyduğunu vurguladı. Temmuz ayında en yüksek ihracat değerlerine Irak, KKTC ve Rusya pazarlarında ulaştıklarını belirten Hıradağı, özellikle Malta, Ukrayna, Rusya, KKTC ve Polonya'da kaydedilen güçlü artışların yanı sıra Libya, Fransa, Gürcistan, Mısır ve Yunanistan pazarlarında da ihracat hacmini anlamlı ölçüde artırdıklarını ifade etti. Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 31 bin ihracatçı üyeyi aynı çatı altında buluşturan AKİB'in, "İhracatla Yükselen Türkiye" vizyonuna güçlü destek vermeye devam ettiğini belirten Başkan Hıradağı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “AKİB olarak temmuz ayında en fazla ihracatı yüzde 16 artış ve 126,3 milyon dolar değer ile Irak’a gerçekleştirdik. Yüzde 67 artış ve 62,1 milyon dolar değer ile KKTC ikinci, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile Rusya üçüncü sırada yer aldı. Temmuz ayında ihracat hacmindeki artışın lokomotifi Malta oldu. Bu ülkeye ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.577 artırarak 19,8 milyon dolara çıkardık. Malta’yı yüzde 117 artış ve 35 milyon dolar değer ile Ukrayna, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile ve Rusya takip etti. Aynı dönemde Polonya'ya ihracatımız yüzde 64 artışla 24 milyon dolara, Libya'ya yüzde 49 artışla 33,3 milyon dolara, Fransa'ya yüzde 33 artışla 42,6 milyon dolara, Gürcistan'a yüzde 29 artışla 19,5 milyon dolara, Mısır’a yüzde 26 artışla 44,5 milyon dolara ve Yunanistan'a yüzde 21 artışla 15,2 milyon dolara ulaştı.” AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, 2026 yılı Ocak-Temmuz ayları arasında yüzde 14 artışla 10,98 milyar dolar ihracat değerine eriştiklerini, son 12 aylık dış satım performansında ise yüzde 7 artışla 18,17 milyar dolar seviyesine ulaştıklarını sözlerine ekledi.

İklim Değişikliği Uykumuzu Çalıyor: Küresel Uyku Kaybı İki Katına Çıktı Haber

İklim Değişikliği Uykumuzu Çalıyor: Küresel Uyku Kaybı İki Katına Çıktı

Climate Central tarafından gerçekleştirilen ve dünya genelinde 1.338 şehri kapsayan kapsamlı analiz, iklim değişikliğinin uyku kalitesi üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, artan gece sıcaklıkları nedeniyle yaşanan yıllık uyku kaybı 1970’lerden bu yana en az iki kat arttı. ​İnsan sağlığı ve yaşam kalitesi için kritik bir öneme sahip olan uyku, iklim değişikliği nedeniyle ciddi bir tehdit altında. Küresel ısınmanın gece sıcaklıklarını gündüzlerden daha hızlı artırması, vücudun dinlenmek için ihtiyaç duyduğu serinleme sürecini engelliyor. ​Küresel Rakamlarla Uyku Kaybı ​Çalışmanın sonuçları, iklim değişikliği ile uyku kaybı arasındaki doğrudan bağı ilk kez somut verilerle ortaya koyuyor: ​Yıllık 56 Saat Kayıp: 2020-2025 yılları arasında dünya genelinde ortalama bir kişi, yüksek gece sıcaklıkları nedeniyle yılda yaklaşık 56 saat uyku kaybetti. ​İklim Değişikliğinin Payı: Bu kaybın %10’undan fazlası, doğrudan iklim değişikliğinin neden olduğu ısınmaya atfediliyor. ​Orta Doğu En Çok Etkilenen Bölge: Gece sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığı Orta Doğu’daki şehirlerde (Suudi Arabistan, Umman, BAE), yıllık uyku kaybı 55 ila 87 saat arasında değişiyor. ​Türkiye’de Durum: Adana İlk Sırada ​Türkiye’den 15 şehrin analiz edildiği araştırmada, iklim değişikliğine bağlı uyku kaybının en yoğun hissedildiği şehir Adana oldu. ​Adana: 1970-1975 döneminde 40 saat olan yıllık kayıp, 2020-2025 döneminde 48 saate yükseldi. Bu kaybın %14’ü (7 saat) iklim değişikliği kaynaklı. ​Diğer Şehirler: Gaziantep ve Mersin yıllık 6 saatlik iklim kaynaklı kayıp yaşarken; Antalya, Diyarbakır, Konya ve Malatya’da bu süre 5 saat, Ankara, İstanbul, Bursa, Eskişehir, İzmir, Kayseri ve Van’da ise 4 saat olarak belirlendi. ​Uzmanlardan Kritik Uyarılar ​Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan Doç. Dr. Uğurcan Sayılı, iklim değişikliğinin "iyi bir gece uykusu alma yeteneğini" giderek daha fazla sekteye uğrattığını belirtti. ​Dr. Courtney Howard ise yetersiz uykunun sadece yorgunluk olmadığını; diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve hatta ölüm riskini artırdığını vurgulayarak şunları ekledi: ​"İklim değişikliğinin sıcak gecelerin sıklığını ve şiddetini artırması, halk sağlığı açısından acil bir endişe kaynağıdır. Eşitsizlikleri giderecek uyum önlemleri ve seragazı emisyonlarının azaltılması şarttır." ​Tropikal Geceler Akdeniz Havzasını Tehdit Ediyor ​Türkiye özelinde yapılan incelemeler, özellikle kıyı şeritlerinde "tropikal gece" sayısının dramatik şekilde arttığını gösteriyor. Prof. Dr. Ecmel Erlat ve Doç. Dr. Doğukan Yavaşlı’nın çalışmaları, Akdeniz’de tropikal gecelerin sayısında %93, uzunluğunda ise %45 artış olduğunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Yavaşlı, bu artışın temel nedenlerinin fosil yakıt kaynaklı küresel ısınma, deniz yüzey sıcaklıklarındaki yükseliş ve "kentsel ısı adası" etkisi olduğunu belirtiyor. ​Yüksek Gece Sıcaklıkları Neden Tehlikeli? ​Vücudun gün boyu maruz kaldığı sıcaklığın ardından gece serinlemesi, biyolojik toparlanma için zorunludur. Gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesi; ​Bilişsel işlevleri ve çocukların beyin gelişimini yavaşlatır. ​Kaza ve yaralanma riskini artırır. ​Yaşlılar, bebekler ve hamileler gibi kırılgan grupları daha ağır etkiler. ​Konut kalitesi düşük ve soğutma sistemlerine erişimi kısıtlı olan dezavantajlı gruplar için sağlık risklerini katlar. ​Bu çalışma, iklim değişikliğinin etkilerinin sadece buzullarda veya tarımda değil, yatak odalarımızda ve genel sağlık durumumuzda da hissedildiğini kanıtlıyor. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!" Haber

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazar yerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik tabloyu değerlendirdi. Gürer, "Mazota gelen her artış nakliyeyi, nakliye ise tezgahı vuruyor; pazarda artık tat tuz kalmadı" dedi. ​Türkiye’de artan üretim maliyetleri ve hayat pahalılığı pazar tezgahlarına rekor zamlar olarak yansıyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde üreticiden tüketiciye kadar her kesimin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. ​Biber ve Domates Fiyatları Uçuşa Geçti ​Pazardaki fiyat artışlarının çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle kış sebzelerindeki fiyat farklarına dikkat çekti. Gürer, "Geçen yıl 50 lira olan kıl biber bu yıl 100 lira. Yazın tarlada 3 liraya satılamayan Kapya biber ise şu an tezgahta 120 lira. Bu sürdürülebilir bir sistem değil" ifadelerini kullandı. ​"Nakliye ve Girdi Maliyetleri Bel Büküyor" ​Ürünlerin büyük bir kısmının Antalya, Mersin ve Adana gibi şehirlerden geldiğini hatırlatan Gürer, fiyat artışının temel nedenlerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıt Zamları: Mazot fiyatlarındaki her artış, ürünün kilosuna doğrudan 10 TL nakliye maliyeti biniyor. ​Poşet ve Giderler: Bir kilo poşetin fiyatı 125 liraya ulaştı; tanesi 50 kuruşa gelen poşet bile esnaf için ciddi bir yük. ​Gübre ve İlaç: Üreticinin gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri katlanırken, çiftçi önümüzdeki sezon nasıl üretim yapacağını düşünüyor. ​Pazarcı Esnafı: "İşgaliye ve Masraflar Bizi Bitirdi" ​Ziyaret sırasında dert yanan pazarcı esnafı, sadece ürün fiyatlarından değil, belediyenin uyguladığı yeni harçlardan da şikayetçi. Esnaf, belediyenin kendilerine danışmadan günlük işgaliye ücretini yıllığa çevirdiğini ve açılmayan tezgahlar için bile yüksek çevre temizlik vergisi talep edildiğini belirtti. ​Bir esnaf yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi: "Antalya’dan 150 liraya gelen biberi 10 lira kârla satmaya çalışıyoruz. Para kazanmak için değil, sadece tezgahımız açık kalsın diye uğraşıyoruz." ​"Vatandaşın Alım Gücü Tükendi" ​Vatandaşların pazara gelse dahi fileyi dolduramadığını ifade eden Gürer, marulun bile geçen yıla göre %100 zamlanarak 70 liraya çıktığını vurguladı. Vatandaşın gelirinin giderleri karşılamadığını belirten Gürer, "Pazarın tadı tuzu kaçmış durumda. Müşteri sayısı sınırlı, gelen de ancak tadımlık alabiliyor" dedi. ​"Tarım Politikası Acilen Değişmeli" ​Gürer, çözümün üretim maliyetlerini düşürecek bütüncül bir tarım politikasından geçtiğini söyledi. Gübre ve mazot desteği sağlanmadığı sürece fiyatların düşmesinin imkansız olduğunu belirterek, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalıya aldığı bir düzen halkı mağdur etmeye devam edecektir" uyarısında bulundu.

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır" Haber

Adana TB Başkanı Bilgiç: "Lisanslı Depoculuk İstikrarın Teminatıdır"

Adana Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’nin tarım ve gıda ekonomisi için stratejik bir kale olduğunu vurguladı. Bilgiç, sistemin üreticiye sağladığı dev vergi avantajlarını ve 2028’e kadar uzanan destek paketlerini açıkladı. ​"Sadece Ürün Değil, Güven ve İstikrar Depolanıyor" ​Tarım ve ticaret ekosisteminin geleceğinin lisanslı depoculuktan geçtiğini belirten Şahin Bilgiç, sistemin sadece fiziksel bir depolama alanı olmadığını ifade etti. Bilgiç, "İklim risklerinin arttığı bu dönemde lisanslı depolar; ürünün, verinin ve istikrarın depolandığı stratejik bir enstrümandır. Güçlü bir gıda ekonomisi için kamu, özel sektör ve üreticinin ortak akılla bu sistemde buluşması şarttır" dedi. ​Adana’da 1 Milyon Tonluk Dev Kapasite ​Adana’nın bu alandaki öncü rolüne dikkat çeken Bilgiç, şehirdeki mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: ​"Adanamızda şu an lisans almış 19 lisanslı depo faaliyet gösteriyor. Bu tesislerin toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyon tona ulaştı. Üreticilerimiz ürünlerini bu güvenli çatılar altına koyarak hem ürünlerini koruyor hem de çok ciddi ekonomik avantajlar elde ediyor." ​Üretici ve Yatırımcı İçin Lisanslı Depo Avantajları (2025-2028) ​Haberin can alıcı noktası olan teşvikler ve destekler, sistemi hem üretici hem de yatırımcı için cazip hale getiriyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​1. Vergi Muafiyetleri ve Finansal Destekler ​Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) üzerinden işlem yapan üreticileri 2028 sonuna kadar şu avantajlar bekliyor: ​Stopaj Muafiyeti: %2 oranındaki zirai stopaj ödenmiyor. ​Vergi İndirimi: %20 gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti. ​KDV Avantajı: %1 KDV muafiyeti ile kayıtlı ekonomi teşvik ediliyor. ​2. Maliyetleri Sıfırlayan Kira Desteği ​2025–2027 dönemini kapsayan yeni düzenlemeyle: ​%75 kira desteği sağlanıyor. ​Nakliye ve analiz ücretlerinin kaldırılmasıyla üreticinin depo maliyeti minimize ediliyor. ​3. Satmadan Nakit Akışı: ELÜS Kredisi ​Ürününü depoya koyan ancak acil nakit ihtiyacı olan üretici, ürününü satmak zorunda kalmıyor. ELÜS teminatı ile; ​Ürün değerinin %75’ine kadar kredi, ​%100 faiz indirimi, ​9 aya varan vade imkanı sunuluyor. ​4. Yatırımcıya 150 Milyon TL’lik Destek ​Yeni depo kurmak isteyen girişimciler için 150 milyon TL’ye kadar %50 faiz indirimli yatırım kredisi imkanı bulunuyor. Ayrıca bu yatırımlar "öncelikli yatırım" kapsamında KDV istisnası ve sigorta primi desteği gibi teşviklerden yararlanabiliyor. ​Özetle: Neden Lisanslı Depoculuk? ​Şahin Bilgiç’in açıklamaları ışığında; lisanslı depoculuk sistemi tarımda fiyat dalgalanmalarını önleyen, üreticiyi tüccara karşı koruyan ve modern ticareti dijitalleştiren en güvenli liman olarak görülüyor.

Ziraat Mühendisleri Odası'nın Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Haber

Ziraat Mühendisleri Odası'nın Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası`nın 50. Dönem Olağan Genel Kurulu 28 Mart 2026 Cumartesi günü Kocatepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genel Kurul Toplantısı 468 delegeden 254 delegenin imzalarının saptanmasıyla ODA Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez tarafından açıldı. Yapılan açık oylama sonucunda Murat Akar oy birliği ile Divan Başkanlığına seçildi. Divan Başkan Yardımcılıkları ve yazman üyelikleri için yazılı önergeler verildi. Yapılan oylama sonucu Başkan Yardımcılıklarına Selma Güder ve Fatma Irmak, Yazman Üyeliklere; Seçil Özkılınç, Özer Uçar, Necat Ağca Ve Ahmet Berkin Sarıefe oybirliği ile seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı`nın okunmasının ardından, Divan Başkanı tarafından gündem Genel Kurula okundu, yapılan oylama sonucunda oybirliği ile gündem kabul edildi. Açış konuşması ZMO 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez Tarafından Yapıldı. Gündem Gereği Açılışta “tmmob Yürütme Kurulu Üyesi Arif Balkanay, Kesk Tarım Orkam Sen Başkanı Serap Baysal, Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Hidayet Muslu, Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergun Kılıç, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Halis Uysal, Tobb Tarım Meclisi Başkanı M. Ülkü Karakuş, Tarım Orman İş Sendikası Başkanı Yusuf Kurt, İyi Parti Genel Başkan Başdanışmanı Zafer Ulutaş, Dem Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Ayhan Barut, Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Fethi Gürer, Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez” Konuşmalarında Genel Kurula İyi dilek ve temennilerini sundular. Açış konuşmalarının ardından, Gündemin komisyonların seçimi maddesine geçildi. Verilen önergeler üzerine Oy Sayım Komisyonu, Bütçe Komisyonu, Sonuç Bildirgesi Komisyonu, Ana Yönetmelik Değişikliği Komisyonu, Önerileri teker teker oylamaya sunuldu. Önerilen komisyon üyeleri oy birliği ile kabul edildi. Çalışma Raporu 49. Dönem Yönetim Kurulu Yazman Üyesi Özgür Cemile Göktaş Küçük, Mali Rapor İse 49. Dönem Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yener Ataseven tarafından okundu. Denetleme Kurulu Raporunun ilk kısmını 49. Dönem Denetleme Kurulu Üyesi Neriman Okşan Ergin, Denetleme Kurulu Raporunun Sonuç Ve Öneriler Kısmı İse 49. Dönem Denetleme Kurulu Üyesi Nihan Yenilmez Arpa Tarafından Okundu. Raporların Okunması Tamamlandıktan Sonra Raporların Görüşülmesine Geçildi. Görüşmeler Sırasında, Ekin Baran Taştan (adana), Zeki Oymak (aydın), Vahap Tuncer (antalya), Ferdan Çiftçi (izmir), Erol Özkan (kırklareli), Tevfik Türk (izmir), Engin Gözüaçık (rize), Mahinur Şahbaz (istanbul), Ebubekir Küçük (sivas), Seray Elhüseyni (balıkesir), Elşan Atay (tekirdağ), Necati Gül (çorum), İskan Işık (van), Okan Özkan (mersin) söz alarak görüşlerini bildirdiler. 49.Dönem Çalışma ve Mali Raporu ile Denetleme Kurulu Raporları ayrı ayrı oy çokluğuyla ile aklandı. Aklanmadan sonra söz isteyen 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi SUİÇMEZ Genel Kurul'a teşekkürlerini sundu. Ana yönetmelik değişikliği komisyonu tarafından divana sunulan yönetmelik değişikliği hakkında komisyon raporu Özcan GAYGUSUZ tarafından okundu. Yönetmelik değişikliği oybirliği ile kabul edildi. Dilek ve öneriler gündemine geçildi. Sırasıyla; Hakan Bodrumlu (izmir), Ali Rıza Boz (izmir), Selçuk Ağca (kahramanmaraş), Hüseyin İyidoğan (ankara), Ebru Kaçin (antalya), Ramazan Bozdağ (urfa) yeni döneme ait dilek ve önerilerde bulundular. Geniş katılımla gerçekleşen Genel Kurulumuzda; Oda Yönetim, Denetleme ve Onur Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile TMMOB Yönetim, Denetleme ve Yüksek Onur Kurulu Üyeleri Aday Adaylarının belirlenmesi ve duyurulması gündemine geçildi. Oda Yönetim, Denetleme ve Onur Kurulu Asıl ve Yedek Üye adayları için 4 ayrı liste "Çağdaş Ziraat Mühendisleri Grubu" (mavi liste), "Çağdaş Demokrat Ziraat Mühendisleri (Kırmızı Liste), “Ziraat Mühendisleri Mavi Değişim Gurubu” (açık mavi) , “Ziraat Mühendisleri Demokratik Birliği Grubu” (sarı liste) ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği için Abdullah Berk AKKAŞ divana başvurdular. Divan Başkanlığı`na gelen bir önerge gereğince TMMOB Genel Kurulu Delege Listelerinin basılı blok olarak oylanması kabul edildi. Genel Kurul devam ederken, Genel Kurul`u temsilen bir heyet, Anıtkabir`i ziyaret etti.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çiftçinin Yaraları Sarılmalı" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çiftçinin Yaraları Sarılmalı"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mersin ve Adana’da meydana gelen aşırı yağışların ardından sular altında kalan tarım arazilerini yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, "Çiftçimizin mağduriyeti giderilmeli, gerekli önlemler hızla alınmalı" dedi. ​Mersin: Seyhan Nehri Kritik Seviyede ​Bayraktar’ın inceleme duraklarından ilki Mersin’in Tarsus ilçesi oldu. Özellikle Kelahmet Mahallesi’nde yoğun yağışın vurduğu tarım arazilerini gezen Bayraktar, ürünlerin su altında kaldığı bölgede tablonun ciddiyetini vurguladı. ​Yaramış Köyü yakınlarındaki Tuzla Köprüsü’nde de incelemelerde bulunan Genel Başkan, Seyhan Nehri’ndeki su seviyesinin kritik eşiğe ulaştığına dikkat çekerek yetkilileri uyardı. ​Adana: Çotlu Köyü’nde Çiftçiyle Buluşma ​Saha çalışmalarına Adana’da devam eden Şemsi Bayraktar, Yüreğir ilçesine bağlı Çotlu Köyü’nde bölge Ziraat Odası Başkanları ve üreticilerle bir araya geldi. Köy meydanında düzenlenen buluşmada çiftçilerin sorunlarını ve taleplerini tek tek dinleyen Bayraktar, doğal afetlerin bölge ekonomisine vurduğu darbeyi yerinde gözlemledi. ​"Üreticimizin Yanındayız" ​İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bölgede üreticilerimizin yaşadığı zararı yerinde gördük. Aşırı yağışlar tarım arazilerini kullanılamaz hale getirmiş durumda. Çiftçilerimizin taleplerini not aldık; mevcut durumun iyileştirilmesi ve benzer afetlerin tekrar etmemesi için alınması gereken önlemleri ilgili makamlara ileteceğiz. Üretimin devamlılığı için çiftçimizin mağduriyeti hızla giderilmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.