Hava Durumu

#Adana

Kırsal Haber - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde Mangal Ateşi Yandı! Haber

10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nde Mangal Ateşi Yandı!

Adana’nın dinamizmini ve misafirperverliğini yansıtan festivalin açılış törenine Adana Valisi Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz katıldı. Coşkulu kortej yürüyüşünün ardından festivalin sembolü olan dev mangal ateşi harlanarak yakıldı. Yükselen alevler, Adana’nın dillere destan lezzetlerinin ve asırlık mutfak mirasının tüm dünyaya duyurulduğu anlara sahne oldu. Açılışta konuşan Vali Mustafa Yavuz, gastronomi mirasını yaşatmanın haklı gururunu taşıdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak kültürümüzün, geleneklerimizin ve bu mukaddes topraklardan doğan eşsiz lezzetlerin hayat bulduğu bu özel buluşmada, gastronomi mirasımızı yaşatmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bereketli topraklarımızdan sofralarımıza uzanan bu efsane lezzetleri yerinde keşfetmek, bu büyük festival coşkusunu birlikte paylaşmak üzere tüm vatandaşlarımızı muhteşem buluşmamıza bekliyoruz." Tarihi Adana Müzesi’nde Büyüleyici Gala Yemeği Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin gala yemeği, Adana Müzesi’nin tarihi ve büyüleyici atmosferinde gerçekleştirildi. Vali Mustafa Yavuz ve Eşi Süreyya Yavuz ev sahipliğinde düzenlenen geceye, çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı. Gala gecesinde konuşan Vali Yavuz, Adana mutfağını uluslararası alanda hak ettiği seviyeye taşımanın öncelikli vizyonları arasında yer aldığını vurguladı: "Toprağımızın bereketinden, usta ellerin emeğinden ve asırlık tariflerimizden süzülüp gelen bu eşsiz mirası korumak, yaşatmak ve uluslararası alanda hak ettiği noktaya taşımak en öncelikli vizyonumuzdur. Adana’mızın samimiyetini, misafirperverliğini ve lezzet kültürünü tüm dünyaya bir kez daha hissettiren bu özel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve heyecanımıza ortak olan her bir konuğumuza teşekkür ediyorum." Festival Alanında Coşku İkinci Gününde de Devam Ediyor Festivalin ikinci gününde Vali Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz, Merkez Park’taki festival alanını ziyaret ederek stantları tek tek gezdi. Vatandaşlarla ve şehir dışından gelen konuklarla sohbet eden Vali Yavuz, Adana’nın paylaşma kültürüne ve samimiyetine dikkat çekti. Adana’da lezzetin sadece bir yemek değil; geçmişten geleceğe aktarılan bir kültür ve gönülleri bağlayan bir köprü olduğunu belirten Vali Yavuz, "Adana’nın ateşiyle pişen lezzetlerin ve asırlık birikimlerin hikâyesine ortak olmak için tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bu büyük sofraya davet ediyoruz" diyerek çağrısını yineledi.

Adana Ticaret Odası’nda Yücel Bayram İstifa Etti ve Adaylıktan Çekildi Haber

Adana Ticaret Odası’nda Yücel Bayram İstifa Etti ve Adaylıktan Çekildi

Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, seçim sürecinde yaşanan dış müdahalelere, karalama kampanyalarına ve odanın hür iradesine yönelik baskılara tepki göstererek hem başkan adaylığından çekildiğini hem de Meclis Üyeliği görevinden istifa ettiğini duyurdu. "Yalınızca Üyelerimizin ve Kentimizin Menfaatini Gözetim" 2014 yılından bu yana Meclis Üyeliği, 2022 yılından bu yana ise Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Yücel Bayram, yayımladığı kamuoyu duyurusuyla görev süresince tek gayesinin ATO’nun kurumsal saygınlığını ve üyelerin menfaatlerini korumak olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca ATO kapısından giren hiçbir üyeyi geri çevirmediğini belirten Bayram, "Küçük veya büyük ölçekli fark etmeksizin tüm işletmelerin sorunlarıyla yakından ilgilendim. Bütün engellemelere rağmen yaptıklarım oldu, yapamadıklarım oldu. Adana için yapmak istediklerimin yüzde 10'unu bile dış müdahaleler ve engellemeler nedeniyle gerçekleştiremedim. Her adım atmak istediğimde ayağıma engeller takıldı." ifadelerini kullandı. "Bardağı Taşıran Son Damla: Seçim Sürecine Dış Müdahale" Son dönemde yaşanan olayların bardağı taşıran son damla niteliğinde olduğunu ifade eden Yücel Bayram, seçim sürecinde yürütülen karalama kampanyalarına ve tüccarın özgür iradesine ipotek koymaya çalışan yapılara sert tepki gösterdi. ATO’nun kurumsal duruşuna yakışmayan bir atmosfer yaratıldığını belirten Bayram, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ticaret Odamızın yönetimine ve meclis üyelerimizin hür iradesine müdahale edilmesi, seçim süreçlerinin doğrudan yönlendirilmeye çalışılması kabul edilebilir değildir. Ne yazık ki Adana’nın en büyük sivil toplum kuruluşı olan Adana Ticaret Odası; tüccarımızın ve sanayicimizin özgür iradesiyle değil, bazı kişi ve grupların gölgesinde yönetilmeye çalışılmaktadır." "Böylesi Bir Atmosferde Makam Elde Etmenin Bir Anlamı Yok" Seçim sürecinde koltuk hırsı veya makam sevdasıyla hareket etmediklerinin altını çizen Yücel Bayram, kurumun prestijini ve saygınlığını korumak adına bu kararı aldığını belirterek adaylıktan çekildiğini ve istifa ettiğini şu sözlerle ilan etti: "Böylesi bir atmosferde seçilmenin ya da bir makam elde etmenin camiamıza ve kurumumuzun prestijine hiçbir katkısı olamaz. Süreci zedelemeden, kimseyi incitmeden ve Ticaret Odamızın kurumsal saygınlığını korumak adına adaylık sürecinde Başkan adayı olmayacağımı, Meclis Üyeliğinden istifa ettiğimi kamuoyunun ve üyelerimizin bilgisine sunarım." "Doğrunun ve Hakikatin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" Açıklamasının sonunda kendisini yalnız bırakmayan çalışma arkadaşlarına ve ATO üyelerine teşekkür eden Yücel Bayram, "Bu onurlu yolculukta benimle birlikte yol yürüyen, inancını ve desteğini esirgemeyen tüm gönüldaşlarıma ve çalışma arkadaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Biz her zaman olduğu gibi bugünden sonra da doğrunun ve hakikatin yanında olmaya devam edeceğiz." diyerek sözlerini tamamladı.

10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali İçin Geri Sayım Başladı Haber

10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Gastronomi dünyasının heyecanla beklediği 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin İstanbul basın lansmanı, Vali Mustafa Yavuz’un ev sahipliğinde İstanbul Feriye’de yapıldı. “Acısıyla Tatlısıyla 10. Yıl, On’ca Lezzet” temasıyla düzenlenecek dev festival, 9-10-11 Ekim 2026 tarihlerinde Adana Merkez Park’ta lezzet tutkunlarını ağırlayacak. Ortaköy Feriye’de gerçekleştirilen lansmana Adana Valisi Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz’un yanı sıra Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, festival yürütme kurulu üyeleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Etkinlikte festivalin 10 yıllık başarı hikâyesi paylaşılarak bu yılki zengin içerik tanıtıldı. "Adana Sofrasında Emek, Bereket ve Dostluk Var" Adana Lezzet Festivali’nin 10’uncu yılına ulaşmasından gurur duyduklarını belirten Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana mutfağının kültürel derinliğine vurgu yaptı: "Bugün yalnızca bir festivali anlatmak için değil, Adana’nın ruhunu paylaşmak için buradayız. Söz Adana’dan açıldığında konu mutlaka sofraya gelir. Adana’nın sofrasında emek, bereket, paylaşım ve dostluk vardır. Bizler için yemek yalnızca bir gıda değil; bir hikâye, bir hatıra ve dayanışma ortamıdır." Mütevazı Başlangıçtan Türkiye’nin En Büyük Gastronomi Markasına Festivalin ilk günlerinden bugün ulaştığı devasa boyuta değinen Vali Yavuz, hedeflerinin bu marka değerini uluslararası ölçekte daha da ileriye taşımak olduğunu söyledi: "İlk senelerde son derece mütevazı adımlarla başlayan bu yolculuk, bugün Adana Merkez Park’ta Türkiye’nin en büyük lezzet festivaline dönüştü. Adana, 20 farklı tarım ürününde Türkiye’de ilk üçte yer alıyor. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin hayat verdiği bereketli Çukurova toprakları mutfağımıza müthiş bir zenginlik katıyor. İlerleyen dönemlerde 160 kilometrelik Akdeniz kıyı şeridimizi ve deniz ürünlerimizi de festival konseptimize dahil ederek potansiyelimizi artıracağız." "Geçtiğimiz Yıl 800 Bini Aşkın Ziyaretçi ve 3,7 Milyar TL Ekonomik Katkı" Adana’nın yılda 12 farklı festivale ev sahipliği yapan bir kültür kenti olduğunu ifade eden Vali Mustafa Yavuz, festivalin şehir ekonomisine sağladığı devasa katkıyı şu sözlerle paylaştı: "Geçtiğimiz yıl festivalimizde 800 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladık ve kent ekonomisine yaklaşık 3,7 milyar TL'lik katma değer sağladık. Bu başarı tek bir kurumun değil; belediyelerimizin, odalarımızın, borsalarımızın ve kadın kooperatiflerimizin ortak vizyonudur. Birlikten kuvvet doğar. Tüm lezzet severleri 9, 10 ve 11 Ekim’de Adana’ya bekliyoruz." Mangal Ateşi İstanbul’da Yandı Adana’nın eşsiz mutfak kültürüne ait lezzetlerin ikram edildiği lansmanın sonunda Vali Mustafa Yavuz, önlüğünü giyerek mangalın başına geçti. Konuklara meşhur Adana kebabı ve ciğer ikram eden Vali Yavuz, basın mensuplarıyla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

Adana Limonunda İhracat Endişesi: Üretici Alternatif Rota Bekliyor Haber

Adana Limonunda İhracat Endişesi: Üretici Alternatif Rota Bekliyor

Türkiye’nin önemli limon üretim merkezlerinden Adana’da mayer cinsi limonda hasat sürerken, ihracat sürecindeki belirsizlik üretici ve tüccarı endişelendiriyor. Rusya ve Ukrayna’ya yönelik ihracatta yaşanan sorunlar nedeniyle alternatif ihracat rotalarının açılması bekleniyor. Adana’da limon hasadı devam ederken, üreticiler ihracat pazarlarındaki hareketliliğin artmasını bekliyor. Türkiye’nin narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan kentte, mayer cinsi limonun hasadı 11 Eylül’de başladı. Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından limonun ihraç tarihi ise 21 Eylül’de açıklandı. Bu yıl Adana genelinde yaklaşık 218 bin dönüm alanda limon üretimi yapılırken, kentte 710 bin ton rekolte hedefleniyor. Limon üreticisi alternatif ihracat rotası bekliyor Adana’da limon ihracatında önemli pazarlar arasında yer alan Rusya ve Ukrayna’daki savaş nedeniyle Karadeniz’e yönelik gemi trafiğinde yaşanan sorunlar, ihracat sürecine ilişkin endişeleri artırıyor. Bölgede hasat devam etmesine rağmen geçmiş yıllara kıyasla kesimin daha yavaş ilerlediği belirtilirken, üretici ve tüccarlar limonun farklı pazarlara ulaştırılabilmesi için alternatif ihracat rotalarının oluşturulmasını bekliyor. Arjantin ve Güney Afrika limonu ihracatı etkiliyor Adana limonunda ihracat talebinin şu aşamada sınırlı olmasında, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bazı pazarlarda Arjantin ve Güney Afrika menşeli limonların bulunmasının da etkili olduğu belirtiliyor. Sektör temsilcileri, söz konusu ülkelerden yapılan limon ihracatının eylül ayı sonunda azalmasıyla birlikte ekim ayında Türk limonuna yönelik dış talebin artabileceğini değerlendiriyor. “Alıcı bekliyoruz, alıcılar yok” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana Ovası’nda geçmiş yıllardaki yoğunluğun henüz görülmediğini belirterek, limon hasadının devam ettiğini ancak kesimin önceki yıllara göre yavaş ilerlediğini ifade etti. Doğan, yurt dışından talebin şu anda düşük olduğunu, ancak ekim ayında talebin hızlanmasını beklediklerini belirtti. Arjantin ve Güney Afrika limonlarının piyasadaki arzının azalmasının ardından Türk limonuna yönelik talebin artabileceğini kaydetti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan ayrıca, piyasada geçen yıldan kalan depolanmış limonların da bulunduğunu ve bu limonların toptan 25-30 lira seviyelerinden piyasaya sunulduğunu ifade etti. Üretim maliyetlerinin de yükseldiğine dikkat çeken Doğan, limonun mevcut piyasa koşullarında üretici açısından maliyet baskısı oluşturduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz'in Su Ürünleri Üreticileri Ortak Çatıda Buluştu Haber

Doğu Akdeniz'in Su Ürünleri Üreticileri Ortak Çatıda Buluştu

Doğu Akdeniz’de su ürünleri yetiştiriciliğini ortak çatı altında buluşturmak amacıyla kurulan Adana, Hatay ve Mersin İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği, 18 üye ile faaliyetlerine başladı. Birliğin Kurucu Başkanlığı’nı Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz üstlendi. Adana, Hatay ve Mersin İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği’nin kuruluş genel kurulu Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirdi. Genel kurula müteşebbis heyet, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş, Yetiştiricilik Daire Başkanı Tanju Özdemir ve Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt katıldı. Genel kurulda Birliğin tüzüğü, geçici yönetim kurulu faaliyet raporu ve diğer gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Gündem maddelerinin değerlendirilmesinin ardından Adana, Hatay ve Mersin İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği’nin Yönetim Kurulu belirlendi. Birliğin Kurucu Başkanlığı’nı su ürünleri sektöründeki çalışmalarıyla öne çıkan Ali Can Yamanyılmaz üstlendi. Yönetim kurulunda Halim Kılınçlı, Sıtkı Akgöl, Mehmet Pars Sezer ve Abbay Polat görev aldı. Yeni yapılanmayla birlikte Adana, Hatay ve Mersin’de faaliyet gösteren üreticilerin ortak bir temsil mekanizması altında buluşturulması, sektörün sorunlarının ilgili kurumlara daha güçlü biçimde aktarılması ve bölgesel üretim kapasitesinin artırılması amaçlandı. “10 bin 581 tonluk mevcut üretim kapasitesi büyümenin başlangıcı” Başkan Ali Can Yamanyılmaz, “Birliğimizin 10 bin 581 tonluk mevcut üretim kapasitesi, aslında Doğu Akdeniz’in su ürünleri yetiştiriciliğinde ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. İç sularda 1.831 ton, denizlerde 8 bin750 tonluk kapasitemizle önemli bir üretim altyapısına sahibiz. Ancak biz bu kapasiteyi bir başlangıç noktası olarak görüyoruz. Adana, Hatay ve Mersin’de 86 yetiştiricilik belgesine sahip üreticimizin bulunması, bölgede güçlü bir üretici tabanının oluştuğunu yansıtıyor. Kuruluş aşamasında birliğimize katılan üreticilerimizin sayısının önümüzdeki dönemde artacağına inanıyoruz. Çünkü hedefimiz sadece daha fazla üreticiyi aynı çatı altında buluşturmak değil; Doğu Akdeniz’de su ürünleri yetiştiriciliğini daha büyük bir ekonomik değere dönüştürmek. Kuruluşumuz itibarıyla kendi branşımızda Türkiye’nin üçüncü büyük birliği konumundayız. Bu bizim için önemli bir başlangıç. Asıl hedefimiz, büyüyen üretici yapımız ve yeni yatırımlarla Türkiye’nin kendi branşımızdaki en güçlü birliği haline gelmektir.” diye konuştu. Yeni Birlikten üretime ve yatırıma güçlü finansman zemini Genel kurulda Birliğin yatırım ve finansman kapasitesini güçlendirecek kararlar da alındı. Yönetim kuruluna, gayrimenkul satın alma, gayrimenkul kiralama ve buna ilişkin tapu işlemlerini yürütme yetkisi verildi. Ayrıca araç ve makine-ekipman alım ve satımına ilişkin işlemleri yürütme yetkisi tanındı. Birliğin ulusal ve uluslararası kaynaklardan finansman sağlamasına yönelik kararlar da alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere Avrupa Birliği fonları ve IPA/IPARD programları ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Çukurova Kalkınma Ajansı, Adana Büyükşehir Belediyesi ve diğer kamu ve özel kurumların kredi ve hibe desteklerinden yararlanılması için proje hazırlanması, başvuruların yapılması ve uygulamaların yürütülmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildi. Genel kurulda ayrıca, proje yatırımlarının gerçekleştirilmesi ve finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla bankalardan kredi kullanılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi oy birliğiyle kabul edildi.

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Haber

Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı

Dünya genelinde sıcaklık rekorlarının kırıldığı 2026 yazı, iklim krizinin yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Climate Central tarafından hazırlanan son analiz, bu yaz 1,5 milyardan fazla insanın iklim değişikliği nedeniyle artan riskli sıcak günlere en az bir ay boyunca maruz kaldığını ortaya koydu. İklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’de ise vatandaşlar yaz boyunca fazladan bir aydan fazla süreyi aşırı sıcakların gölgesinde geçirdi. Türkiye’de İklim Krizi Mesaisi: Vatandaşlar 32 Gün Fazladan Sıcak Yaşadı Çalışmanın verilerine göre, küresel ısınma Türkiye’de ortalama bir kişinin fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kalmasına yol açtı. 1991-2020 dönemindeki sıcaklıkların %90’ından daha yüksek olan günleri kapsayan "riskli sıcak gün" tanımı, insan sağlığını doğrudan tehdit eden eşik değerlerin aşıldığı dönemleri ifade ediyor. Türkiye genelinde 54,3 milyon kişi en az 30 gün boyunca bu yüksek riskli sıcaklıkları deneyimledi. Aşırı Sıcaklardan En Çok Etkilenen İller Türkiye’de iklim değişikliği kaynaklı fazladan riskli sıcak gün sayısının en yüksek kaydedildiği şehirler şu şekilde sıralandı: Adana: 40 gün Gaziantep: 39 gün İstanbul: 37 gün Bursa: 34 gün İzmir: 33 gün Küresel Bilanço: Asya’da 2,8 Milyar Kişi, Avrupa’da Rekor Sıcaklar Climate Central analizi, küresel çapta da tablonun vahametini ortaya koyuyor: Asya Kıtası Başı Çekiyor: Dünya nüfusunun %25’i her gün iklim krizinin etkilerini hissetti. Asya’da kıta nüfusunun %58’ine denk gelen 2,8 milyar insan, en az 30 gün boyunca riskli sıcaklarla mücadele etti. Avrupa Rekor Kırtı: Olağan dışı sıcaklıkların en yoğun görüldüğü ilk 10 ülkeden 7’si Avrupa’da yer aldı. Her 10 Avrupalıdan 9’u (%89) bir ay boyunca riskli sıcaklıklara maruz kaldı. Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık dahil 54 ülkede 1970-2026 yılları arasındaki en sıcak Haziran-Ağustos dönemi yaşandı. Afrika’da Biyoçeşitlilik Tehlikede: Altı Afrika ülkesinde yaz günlerinin en az %95’inde iklim değişikliğinin güçlü etkileri görüldü. Bu durum rekor düzeyde orman yangınlarına, kuraklığa ve sağlık sistemlerinin kilitlenmesine neden oldu. Toplamda 203 ülkede ortalama bir kişi, iklim krizinin doğrudan hissettirdiği en az 30 sıcak gün geçirdi. Uzman Değerlendirmesi: "Gerçek Rakamlar Çok Daha Yüksek Olabilir" Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, açıklanan verilerin ihtiyatlı bir alt sınır olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti: “Türkiye bu yaz, iklim değişikliği olmasaydı yaşamayacağı 32 riskli sıcak gün geçirdi. Riskli sıcak gün, insan sağlığı açısından eşik sayılan sıcaklığın aşıldığı gün demek. O eşiğin üstüne çıkıldığında hastane başvuruları da ölümler de hızla artıyor. Eşik ise 1991-2020 ortalamasına, yani zaten ısınmış bir döneme göre belirlendi. Hesap, günlük ortalama sıcaklığa dayanıyor ve nemi dikkate almıyor. Oysa Ege ve Akdeniz kıyısında insanı asıl çökerten şey nemli sıcaktır. İkinci sorun ise çözünürlük. Kullanılan verinin hücreleri yaklaşık 25 kilometre ve kentin içini ayırt edemiyor; örneğin İzmir'de gölgeli bir sahal mahallesiyle beton yoğun bir iç mahalle arasındaki sıcaklık farkını göremiyor. Yapılması gereken belli: Sıcak hava dalgalarına erken uyarı, kent ölçeğinde ısı haritaları ve bunlara bağlanmış bir sağlık planı. COP31'e hazırlanan bir ülke, önce kendi nüfusunun sıcağa ne kadar maruz kaldığını ölçebilmeli.” BM’den Acil Çağrı: "Fosil Yakıt Bağımlılığını Bırakmalıyız" Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) İcra Sekreteri Simon Stiell ise iklim krizinin ekonomik ve insani maliyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Sağlığı tehdit eden aşırı sıcaklarla bir ay daha karşı karşıya kalan bir milyardan fazla insan, insanlığın kömür, petrol ve doğalgaz yakma bağımlılığının yol açtığı iklim krizinin giderek artan maliyetlerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hayatlar ve geçim kaynakları büyük ölçekte mahvoluyor, sağlık sistemleri baskı altında, işletmeler zorlanıyor ve bedelini tüm ekonomiler ödüyor. Ancak çözümler açık: Fosil yakıtlardan daha ucuz ve daha güvenli olan temiz enerjiye daha hızlı geçiş yapmak, iklim direncini artırmak ve ormanları korumak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.