Hava Durumu

#Afet Yönetimi

Kırsal Haber - Afet Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afet Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da Son 84 Yılın Yağış Rekoru Haber

İstanbul’da Son 84 Yılın Yağış Rekoru

İstanbul’da etkili olan şiddetli sağanak, son 84 yılın en yüksek yağış değerlerinden birinin kaydedilmesine neden oldu. Beykoz’da metrekareye 277,1 kilogram yağış düşerken, bazı ilçelerde ölçülen yağış miktarı ekim ayı uzun yıllar ortalamasının 4 katını aştı. İBB, 8 bin 564 personel ve 2 bin 325 araç ve iş makinesiyle sahada çalışmalarını sürdürürken, sel ve su baskınlarının ardından kent genelinde hasar tespit ve temizlik çalışmaları başlatıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, selden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunarak vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için tüm kaynakların seferber edileceğini açıkladı. İstanbul, Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgası ile Orta Akdeniz kaynaklı yağışlı sistemlerin etkisiyle son yılların en şiddetli sağanaklarından biriyle karşı karşıya kaldı. Salı sabahı başlayan ve uzun süre etkisini sürdüren yağışlar, özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Şişli, Başakşehir ve Büyükçekmece başta olmak üzere birçok ilçede su baskınları, dere taşmaları, yollarda çökme ve ulaşım sorunları yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre Beykoz’da metrekareye 277,1 kilogram yağış düştü. Bu değer, 1942 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış miktarı olarak öne çıktı. Kent genelinde bazı bölgelerde metrekareye 130 ila 277 kilogram arasında yağış ölçülürken, diğer ilçelerde de yağış miktarı 35 ila 120 kilogram arasında değişti. İstanbul’da Ekim Ayı Yağış Ortalamasının 4,1 Katı Yağış Düştü İstanbul’da ekim ayı uzun yıllar ortalama yağış miktarı 66,3 milimetre olarak kaydediliyor. Son sağanakla birlikte özellikle kentin kuzeyinde ve Boğaz çevresinde ölçülen yağış miktarları, aylık ortalamaların çok üzerine çıktı. Beykoz’da kaydedilen 277,1 kilogramlık yağış miktarı, ekim ayı uzun yıllar ortalamasının yaklaşık 4,1 katına karşılık geldi. Kısa sürede bu denli yüksek miktarda yağış düşmesi, kentte altyapı ve ulaşım üzerinde ciddi baskı oluşturdu. AKOM Meteoroloji verilerine göre en yüksek yağış miktarları Beykoz, Sarıyer ve Eyüpsultan’da ölçüldü. Özellikle dere yataklarına yakın yerleşim alanlarında ve su baskını riski bulunan bölgelerde ekipler yoğun müdahale çalışması yürüttü. İstanbul’da İlçe İlçe Ölçülen Yağış Miktarları AKOM tarafından paylaşılan istasyon verilerine göre İstanbul’da en yüksek yağış miktarları şu şekilde sıralandı: Beykoz: 277,1 kg/m²Sarıyer: 211,8 kg/m²Eyüpsultan: 203,9 kg/m²Sarıyer İTÜ Maslak Yerleşkesi: 191,8 kg/m²Beykoz Anadolu Feneri: 166,5 kg/m²Yavuz Sultan Selim Köprüsü: 158,3 kg/m²Arnavutköy: 146,1 kg/m²Şişli: 147,4 kg/m²Olimpiyat (Başakşehir): 142,0 kg/m²Büyükçekmece: 137,1 kg/m²AKOM (Kağıthane): 135,5 kg/m²Şile Darlık Köyü: 135,4 kg/m²Çekmeköy Ömerli: 131,2 kg/m²Kartal Aydos Dağı: 119,8 kg/m²Sancaktepe: 115,5 kg/m²Üsküdar: 113,2 kg/m² Yağışların en yoğun görüldüğü bölgelerde dere seviyeleri yükselirken, bazı yerleşim alanları, iş yerleri, okullar ve yollar su baskınlarından etkilendi. Özellikle Kemerburgaz, Göktürk ve Ayazağa çevresinde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle kurtarma ve tahliye çalışmaları gerçekleştirildi. İBB’den 8 Bin 564 Personel ve 2 Bin 325 Araçla Müdahale İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sağanağın etkisini artırması üzerine AKOM koordinasyonunda kriz yönetimi çalışmalarını devreye aldı. İBB’nin ilgili birimleri, olumsuz hava koşullarının etkilerini azaltmak ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla 24 saat esasına göre sahada görev yaptı. İtfaiye, İSKİ, Yol Bakım, İSTAÇ, Zabıta, Park ve Bahçeler, İBB Trafik ve İGDAŞ başta olmak üzere ilgili birimlerden toplam 8 bin 564 personel ile 2 bin 325 araç ve iş makinesi çalışmalara katıldı. Su birikintileri, rögar taşmaları, yol çökmeleri, mahsur kalma vakaları ve ağaç devrilmeleri gibi olaylarla ilgili toplam 9 bin 755 ihbar alındı. İhbarların 7 bin 131’i İSKİ’ye, 1.460’ı İtfaiye’ye, 815’i Çözüm Merkezi’ne ve 349’u Yol Bakım birimlerine ulaştı. Ekipler, ihbarlara müdahale ederek su tahliyesi, kurtarma, güvenli bölgelere nakil ve temizlik çalışmalarını sürdürdü. Sel sularının yükseldiği bölgelerde mahsur kalan vatandaşlar, öğrenciler ve çalışanlar ekiplerin çalışmalarıyla güvenli alanlara tahliye edildi. Kemerburgaz, Göktürk ve Ayazağa’da Selin İzleri Silinmeye Çalışılıyor Sağanağın en fazla etkilediği bölgeler arasında Kemerburgaz, Göktürk ve Ayazağa öne çıktı. Cendere Deresi ve bağlantılı su yolları çevresindeki yerleşim alanlarında su baskınları yaşanırken, bazı fabrikalar, iş yerleri ve konutlar zarar gördü. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde yaşanan taşkınlar, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Okullarda, sitelerde ve iş yerlerinde mahsur kalan vatandaşların kurtarılması için itfaiye ve kurtarma ekipleri yoğun çaba gösterdi. Sel sularının çekilmeye başlamasıyla birlikte bölgede çamur temizliği, su tahliyesi ve hasar tespit çalışmaları hız kazandı. İBB ekipleri, yaşamın yeniden normale dönmesi için temizlik ve bakım çalışmalarını sürdürüyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan Sel Bölgelerinde İncelemelerde Bulundu İBB Başkanvekili Nuri Aslan, AKOM’daki değerlendirmelerin ardından sağanaktan etkilenen Kemerburgaz, Göktürk ve Ayazağa bölgelerinde incelemelerde bulundu. Esnaf ve vatandaşlarla görüşerek yaşanan sorunlar hakkında bilgi alan Aslan, ilgili birimlere gerekli çalışmaların hızlandırılması yönünde talimat verdi. Bölgedeki gazetecilere açıklamalarda bulunan Nuri Aslan, İstanbul’un son 80-85 yılın en yüksek yağış değerlerinden biriyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Aslan, özellikle Cendere Deresi ve bağlantılı su yollarının çevresindeki yerleşim alanlarında ciddi hasar oluştuğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Maalesef Cendere Deresi, onun kollarının olduğu alanlarda büyük bir felaket yaşadı İstanbul. Aslında İstanbul’un tüm genelinde büyük bir felaketle karşı karşıyaydık. Ancak daha önceden yapılan altyapı çalışmaları ve olası felaket beklenen noktalarda alınan önlemler sayesinde bazı bölgelerde süreci sorunsuz atlattık. Cendere Deresi üzerindeki yerleşim yerlerinde ve fabrikalarda ise ciddi hasarlar oluştu.” İstanbul’da yağış ölçümlerinin geçmişine de değinen Aslan, meteorolojik verilerde 1941 yılından itibaren tutulan kayıtların önemine dikkat çekti. İBB’nin kendi kayıtlarında da son yılların en yüksek yağış miktarlarından birinin görüldüğünü belirtti. “Hiçbir Vatandaşımızın Mağdur Olmaması İçin Bütün Kaynaklarımızı Seferber Edeceğiz” Afet sürecinde İBB ekiplerinin sahada yoğun bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Nuri Aslan, kamu kurumları arasında koordinasyon sağlandığını ve AFAD ekipleriyle birlikte çalışıldığını söyledi. Aslan, hasar tespit çalışmalarının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tüm gücümüzü sahaya sürdük ve minimum bir kayıpla süreci atlattık. Maddi hasarlarımız var. Hiçbir yurttaşımızın mağdur olmaması için bütün kaynaklarımızı seferber edeceğiz. Tekrar İstanbul’umuza geçmiş olsun diyorum. İnşallah bir daha böyle bir afeti yaşamayız.” Aslan, İBB personelinin, itfaiye ekiplerinin, İSKİ ve Yol Bakım çalışanlarının afet boyunca büyük bir özveriyle görev yaptığını belirterek sahada mücadele eden tüm çalışanlara teşekkür etti. İBB ve Valilikten Uyarı: Afet Anında Trafiğe Çıkmayın İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şiddetli yağış ve benzeri afet durumlarında vatandaşların resmi uyarıları dikkate almasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmamasının, kurtarma ve müdahale ekiplerinin olay yerlerine daha hızlı ulaşmasını sağladığını belirten Aslan, yolların açık tutulmasının afet yönetimi açısından kritik olduğunu ifade etti. Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği tarafından yapılacak uyarıların dikkate alınmasını isteyerek, afet anlarında yaşanan trafik sıkışıklığının müdahale süresini uzatabileceğine dikkat çekti. “Bu tür afetlerde an çok önemlidir. Siz iki dakika, üç dakika geç kaldığınızda trafik sıkışıklığından dolayı büyük bir kayıpla karşı karşıya kalabilirsiniz” diyen Aslan, vatandaşların dayanışma içinde hareket etmesinin çalışmaları kolaylaştırdığını söyledi. “Afetlerde Siyaset Değil, Dayanışma Ön Planda Olmalı” Afet sürecinde kamu kurumlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değinen Nuri Aslan, İstanbul’da yürütülen çalışmalar sırasında dayanışmanın ön plana çıkmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aslan, afetlerin toplumun ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesini gerektirdiğini belirterek İstanbul için birlikte mücadele eden tüm kurumlara ve vatandaşlara teşekkür etti. Ayrıca Beşiktaş ve Üsküdar meydanlarında su baskını yaşanmadığını belirten Aslan, geçmişte edinilen tecrübeler ve yapılan altyapı çalışmalarının önemine dikkat çekti. Gelecekte benzer afetlerin yaşanmaması için gerekli tedbirlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Metro Seferleri Uzatıldı, Raylı Sistemlerde Önlemler Artırıldı Şiddetli yağışın ulaşımda oluşturabileceği aksaklıkları azaltmak amacıyla Metro İstanbul, ana metro ve tramvay hatlarındaki seferlerini gece saat 02.00’ye kadar uzattı. Raylı sistemlerde su baskını riskine karşı teknik ekipler de yoğun çalışma yürüttü. T5 Eminönü–Alibeyköy ve T1 Kabataş–Bağcılar tramvay hatlarında mazgal ve ray oluğu temizliği yapıldı. M1A, M3, M4 ve M5 hatlarındaki istasyonlarda su tahliyesi ve hijyen çalışmaları gerçekleştirildi. M2, M6 ve M7 hatlarında rutin araç yıkama faaliyetleri geçici olarak durdurularak personel, su sızıntısı ve izolasyon riski bulunan bölgelere yönlendirildi. M7 Alibeyköy hattında ise İSTAÇ ile koordineli şekilde su baskını sonrasında oluşan çamur temizliği ve yıkama çalışmaları tamamlandı. Öte yandan geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalan veya barınma ihtiyacı duyan vatandaşlar için İBB Sosyal Tesisleri ile BELTUR noktaları sabaha kadar açık tutuldu. Vatandaşlara sıcak çay ve su ikramında bulunuldu. Cendere Deresi’nde Su Seviyesi Düştü, Taşkın Riski Azaldı Yağışların ardından Cendere Havzası’nda yapılan izleme ve değerlendirmelerde dere su seviyesinin en yüksek seviyeye kıyasla yaklaşık 1,5 metre düştüğü belirlendi. Mevcut hidrolojik koşullar doğrultusunda taşkın riskinin en düşük seviyeye indiği bildirildi. Buna rağmen ekipler, olası yeni su baskınlarına karşı sahadaki kontrollerini sürdürdü. İstanbul’da yağışların etkisini büyük ölçüde kaybetmesiyle birlikte özellikle Anadolu Yakası’nda öğle saatlerine kadar hafif yağmur geçişlerinin görülmesi beklendi. Yetkililer, su baskını riski bulunan bölgelerde dikkatli olunması ve resmi duyuruların takip edilmesi gerektiğini hatırlattı. İstanbul Barajlarında Doluluk Oranı Yüzde 45,22’ye Yükseldi İstanbul’da etkili olan rekor yağışlar, kentin su kaynaklarında da artışa neden oldu. 14 Ekim’de yüzde 38 seviyelerinde bulunan barajların genel doluluk oranı, yoğun yağışların ardından 15 Ekim itibarıyla yüzde 45,22’ye yükseldi. Kısa sürede yaşanan bu artış, yağışların İstanbul’un su rezervleri üzerindeki etkisini ortaya koydu. Ancak barajlardaki doluluk oranlarının sürdürülebilir biçimde değerlendirilmesi için yağışların devamlılığı, su tüketimi ve mevsimsel koşulların da dikkate alınması gerekiyor. İstanbul’da Hasar Tespit ve Normalleşme Çalışmaları Sürüyor İstanbul’da son 84 yılın en yüksek yağış değerlerinden birinin kaydedilmesinin ardından kentin farklı noktalarında hasar tespit, temizlik, bakım ve tahliye çalışmaları devam ediyor. İBB ekipleri, su baskınlarından etkilenen bölgelerde biriken çamurun temizlenmesi, yolların güvenli hale getirilmesi ve altyapı sistemlerinin kontrol edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul Valiliği tarafından olumsuz hava koşulları nedeniyle 15 ve 16 Ekim tarihlerinde okulların tatil edilmesi ve çalışanlara yönelik izin tedbirleri alınırken, kent genelinde vatandaşların güvenliği için çeşitli önlemler uygulandı. Beykoz’da metrekareye düşen 277,1 kilogramlık yağış miktarı, İstanbul’un aşırı hava olayları karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gündeme getirdi. Yaşanan afetin ardından altyapı yatırımları, dere yataklarındaki taşkın riskleri, erken uyarı sistemleri ve kurumlar arası koordinasyonun önemi yeniden öne çıktı. İBB ve ilgili kurumlar, kentte hayatın normale dönmesi ve selden etkilenen vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürürken, yetkililer olası yeni hava olaylarına karşı resmi uyarıların takip edilmesi çağrısında bulundu.

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım" Haber

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım"

Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Candan Yüceer’in başkanlığında gerçekleştirildi. Bölgesel işbirliği, su, afet, çevre, ortak projeler ve yerel yönetimlerin kapasitesinin güçlendirilmesinin öne çıktığı toplantıda konuşan Candan Başkan, “Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım” dedi. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretme anlayışının öne çıktığı toplantıda, belediyeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel ölçekte ortak çalışmaların geliştirilmesi mesajı verildi. Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya, Trakya genelinden belediye başkanları ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda Birlik tüzüğüne ilişkin düzenlemelerin yanı sıra yeni üyelik talepleri, belediyeler arası işbirliği, 2027 yılı yatırım planı ve çalışma programı ile bütçe konuları görüşüldü. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Trakya Belediyeler Birliği arasında yürütülecek iş birliğine ilişkin çalışmalar da ele alındı. Toplantıda ayrıca Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen temasların sonuçları değerlendirilirken, bölgesel ve yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar gündeme geldi. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Toplantıda katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Candan Başkan, yeni çalışma döneminin ilk önemli buluşmalarından birinde bölge belediyeleriyle ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetleri ile dün tüm gün birlikte vakit geçirdik, neler yapabileceğimiz üzerine konuştuk. Buna vesile olan, emeği ve katkısı bulunan herkese, ayrıca Trakya Belediyeler Birliğimizin çok kıymetli çalışma arkadaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Dünkü toplantılarımızda bölgesel ve yerel yönetimler arasında işbirliğini nasıl sağlayabileceğimiz üzerine çalışmalar yaptık. İşbirliği protokolümüzü ve birlikte hayata geçirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdik. Yeni çalışma dönemimizin ilk önemli buluşmalarından birinde, ortak akıl ve dayanışmayla buradayız. Bu dayanışmanın sizlerin katılımıyla daha da büyüyeceğinden, çoğalacağından ve güçleneceğinden dolayı çok mutluyuz. Çünkü biz biliyoruz ki Trakya bir bütündür. Sorunlarımız ortak; doğal olarak çözümlerimiz de ortak olmak zorundadır” dedi. “GÜÇLÜ BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ” Trakya Belediyeler Birliği’ni yalnızca toplantı yapan ve karar alan bir yapı olarak görmediklerini ifade eden Başkan Yüceer, belediyelerin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı, ortak projeler üreteceği bir işbirliği anlayışını büyütmek istediklerini ifade ederek, “Biz Trakya Belediyeler Birliğimizi sadece toplantı yapan ya da karar alan bir birlik olarak görmüyoruz. Bizim hedefimiz; belediyelerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşan, birbirimizin kapasitesini güçlendiren, ortak projeler üreten ve ortak meselelerde birlikte söz söyleyen güçlü bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek” şeklinde konuştu. “SU, BÖLGESEL VE BÜTÜNCÜL ANLAYIŞLA YÖNETİLMELİ” Trakya’nın ortak gündemindeki en önemli başlıklardan birinin su olduğunu vurgulayan Candan Başkan, iklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve artan su ihtiyacının bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Trakya’nın önündeki en önemli başlıklardan biri, takdir edersiniz ki, su sorunudur. İklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve yoğun göçle birlikte artan su ihtiyacı hepimizi ilgilendiren ortak sorunlardır. Su meselesi artık tek bir belediyenin çözüm üretebileceği bir mesele değildir. Su, havza bazında, bölgesel ve bütüncül bir anlayışla yönetilmelidir. Bu nedenle Trakya Belediyeler Birliği olarak su kaynaklarının korunması, kayıp kaçakla mücadele edilmesi, alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi, kuraklıkla mücadele edilmesi ve bu alandaki politikaların oluşturulması noktasında daha güçlü bir işbirliği geliştirmeliyiz.” “AMACIMIZ: AFET OLMADAN ÖNCE HAZIRLANAN BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK” Afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın da ortak sorumluluk olduğuna işaret eden Yüceer, belediyeler arasında ekipman, eğitim, arama kurtarma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların önemini vurgulayarak, “Bir diğer önceliğimiz afetlere karşı dirençli kentler oluşturmaktır. Geçtiğimiz yıllarda deprem, yangın ve sel gibi birbirinden farklı afetlerle karşı karşıya kaldık. İşte tam da bu nedenle afetlere karşı dayanışmayı hep birlikte kurumsallaştırmamız gerekiyor. Biraz sonra arkadaşlarımız ve bürokratlarımız bu konuda sunumlarını gerçekleştirecek. Ortak ekipman havuzları, eğitim programları, arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesi ve ortak müdahale alanlarının oluşturulması gibi başlıkları ele alacağız. Amacımız, afet olduktan sonra müdahale eden değil, afet olmadan önce hazırlanan bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmek” ifadelerini kullandı. “TRAKYA’NIN ÇEVRE POLİTİKASI ORTAK OLMALI” Çevre politikalarının da bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini belirten Candan Başkan, atık yönetimi, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve su kaynaklarının korunması gibi alanlarda ortak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Bölge belediyeleri olarak birlikte hareket etmenin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Yüceer, “Çevre de ortak sorumluluğumuzdur. Trakya’nın çevre politikası ortak olmalıdır. Atık yönetiminden iklim değişikliğiyle mücadeleye, yenilenebilir enerji kaynaklarından su kaynaklarının korunmasına kadar pek çok alanda birlikte çalışmamız gerekiyor. Finansman, Avrupa Birliği fonları, uluslararası ve ulusal hibe programları konusunda da bütün belediyelerimizin, küçük ya da büyük ölçekli fark etmeksizin, proje üretebilmesi için destek olacağız” dedi. “TRAKYA’NIN SESİ DE SÖZÜ DE İŞBİRLİĞİ SAYESİNDE DAHA GÜÇLÜ ÇIKMALI“ Belediyelerin farklı alanlarda ortaya koyduğu başarılı çalışmaların bölge genelinde paylaşılması gerektiğini ifade eden Yüceer, Trakya Belediyeler Birliği çatısı altında deneyim paylaşımını güçlendireceklerini belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: “Her bir belediyemizin farklı başarı öyküleri var. Biz inanıyoruz ki bu başarılar sadece o belediyenin sınırları içinde kalmamalı, bütün Türkiye’ye örnek olmalı. Bu işbirliği sayesinde birimizin iyi uygulamasını diğer belediyelerimiz örnek alacak, birimizin deneyiminden diğerleri yararlanacak, birimizin imkânını diğeriyle paylaşacağız. Çok güzel bir atasözümüz var: ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var.’ Trakya’nın sesi de sözü de işbirliği sayesinde daha güçlü çıkmalı.” “BU BİRLİĞİN GÜCÜ TÜM ÜYE BELEDİYELERİMİZİN ORTAK İRADESİDİR” Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik gibi başlıklarda ortak aklın büyütülmesi gerektiğini söyleyen Candan Başkan, Birliğin gücünün tüm üye belediyelerin ortak iradesinden geldiğini vurguladı. Yüceer, “Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik… Bütün bu alanlarda ortak aklı, ortak projeleri ve ortak mücadeleyi büyütmeliyiz. Trakya Belediyeler Birliği’nin gücü sadece birliğin ya da biz başkanların gücü değil, bu birliğin gücü tüm üye belediyelerimizin ortak iradesidir. Buna çok inanıyoruz. Her belediyemizin deneyimi, her başkanımızın önerisi, her meclis üyemizin katkısı bizim için çok kıymetli. Her deneyim, her fikir ve her sohbet çok önemli ve çok değerli. Ben inanıyorum ki bu dayanışmayı büyüttüğümüz, birlik içinde, bir ve beraber olduğumuz sürece Trakya’mızın ve bu coğrafyanın geleceğini el birliğiyle daha güzel inşa edeceğiz” diye konuştu. “TRAKYA’NIN VE BALKANLAR’IN GELECEĞİNİ BİRLİKTE KURALIM” Bölgesel dayanışma ve ortak mücadele mesajı veren Yüceer, toplantının Trakya, bölge belediyeleri ve yurttaşlar için hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sözlerimi bu anlayışla bitirmek istiyorum: Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım. Eylül ayı olağan meclis toplantımızın bölgemiz, belediyelerimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bugün aramızda bulunan ve bu işbirliğini geliştirmek için davetimize içtenlikle karşılık veren çok kıymetli Bulgaristan ve Romanya heyetlerine, belediye başkanlarına ve temsilcilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.” Trakya Belediyeler Birliği, ortak akıl ve dayanışma temelinde geliştirdiği işbirlikleriyle bölge belediyelerini aynı hedef etrafında buluşturmayı sürdürüyor. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak çözümler üretme anlayışıyla yürütülecek çalışmaların, bölgesel işbirliğini daha da güçlendirmesi ve Trakya’nın ortak geleceğine katkı sunması hedefleniyor.

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı Haber

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Beş yıllık yol haritasında 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” ile şehirlerin çehresini değiştirecek 5 yıllık yol haritası belirlendi. Eylem planında uygulamaya, izlemeye ve ölçmeye odaklanan 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer aldı. Yeni stratejiler, 2020-2023 döneminde kazanılan tecrübe ve kurumsal kapasitenin üzerine gelişmiş bir yönetim çerçevesi olarak inşa edildi. İleri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya vizyonuyla hareket eden yeni yol haritasında yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi teknolojilere odaklanılacak. Kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi alanında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmaları devreye alınacak. Bakan Kurum: 5 Yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız Hazır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eylem planının detaylarını sosyal medya hesabından infografikle paylaştı. Bakan Kurum paylaşımında, “5 yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız hazır. Belediyecilik, trafik sistemleri, atık yönetimi başta olmak üzere hemen her alanda vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak 50 akıllı şehir uygulamasını hayata geçireceğimiz düzenlemeler Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Trafikten Çevre Temizliğine Kadar Hizmetler Tek Noktadan Takip Edilecek Eylem planı kapsamında önümüzdeki 5 yıllık süreç ayrıntılı olarak düzenlendi. Buna göre 2026 sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanacak. Her belediyede özel akıllı şehir birimleri kurulacak ve mekansal planlamada semantik planlama modeline geçilmesi zorunlu olacak. 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesi sürece dahil edilecek ve 268 belediyede Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı gelişim planları hazırlanacak. 2028 yılı itibarıyla en az 50 akıllı şehir uygulaması sahada hayata geçecek. Kurulacak teknoloji kümelenmeleriyle yerli çözümlerin dünyaya ihraç edilmesi hedeflenecek. 2029 yılına gelindiğinde tüm illerde trafikten çevre temizliğine kadar hizmetlerin tek noktadan takip edileceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Koordinasyonu ise Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi sağlayacak. Akıllı Şehir Teknolojilerinde Yerli Üretim Şartı 2030 yılında akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim şartı aranacak. Sektörde dünya ile yarışacak 500 girişimci şirket desteklenecek ve sürecin hukuki altyapısını oluşturan Akıllı Şehir Kanunu yürürlüğe girecek. Vatandaşa Fayda Sağlayacak Teknolojik Çözümler Uygulanacak Yeni planla, kurumların birbirinden kopuk sistemler kurarak kaynak israfına yol açmasının engellenmesi amacıyla veri yönetişimi ve birlikte çalışabilirlik ilkeleri merkeze alındı. Şehirlerin teknoloji çöplüğüne dönüşmemesi için tüm teknolojiler yakından izlenecek. Şehirlere en uygun olanı tespit edilerek yalnızca vatandaşa doğrudan fayda sağlayacak çözümler uygulanacak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yerel yönetimlere rehberlik etmek amacıyla 50 uygulamaya ait fizibilite raporu ve 15 bin sayfalık eğitim dokümanı havuzu oluşturuldu. TOKİ ve Kentsel Dönüşüm Projeleri “Akıllı Bölgeler” Yaklaşımıyla Bütünleşecek Stratejinin önemli başlıklarından birini kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi oluşturdu. Yeni yol haritası kapsamında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmalarıyla afetlere hazırlık güçlendirilecek. TOKİ, kentsel dönüşüm ve yeni konut projelerini doğrudan “Akıllı Bölgeler” yaklaşımıyla bütünleştirecek. Yeni yaşam alanlarının yeşil enerjiyle çalışması, su ve enerji kayıplarının sensörlerle anlık olarak tespit edilmesi ve çevreye duyarlı tasarımların kullanılması hedefleniyor. Akıllı Sokak Aydınlatmalarıyla Enerji Tasarrufu Hedefleniyor Yeni stratejiyle birlikte sokaktaki vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleriyle yollarda kaybedilen zamanın en aza indirilmesi planlanıyor. Atık toplama araçları doluluk oranına göre rota çizecek, akıllı sokak aydınlatmalarıyla enerji tasarrufu sağlanacak. Vatandaşlar ise mahallelerindeki sorunları mobil uygulamalar üzerinden doğrudan ilgili birimlere ileterek şehir yönetiminde söz sahibi olabilecek. Yerli ve Milli Birikim Yakın Coğrafyayla Paylaşılacak Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ile her şehrin ihtiyacı ayrı ayrı ölçülecek. Hizmetlerin yaşlılar, engelliler ve dijital hizmetlere erişimde dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde adil dağıtılması hedeflenecek. Türkiye, bu yerli ve milli birikimini Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere de ihraç ederek uluslararası alanda iş birliğini geliştirecek.

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü! Haber

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk yarısında doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini açıkladı. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım arazisinin afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, afet mağduru çiftçiler için acil destek ve borç yapılandırma çağrısında bulundu. ​İklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde artan doğal afetler, Türkiye’de tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. FAO verilerine göre tarım sektöründeki yıllık küresel zarar 144 milyar dolara ulaşırken, Türkiye’de 2026 yılının ilk 6 ayı tarım sektörü için oldukça zorlu geçti. ​2026'da Tarımı Vuran Afetler ​TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, afetlerin sadece ürün kaybına yol açmadığını, aynı zamanda tohumdan gübreye, ilaçtan işçiliğe kadar tüm üretim maliyetlerini boşa çıkardığını vurguladı. 2026’nın ilk yarısındaki tablo ise şu şekilde özetlendi: ​Toplam Hasar: Yaklaşık 900 bin dekar alan sel, don, dolu, fırtına, kar, hortum ve heyelandan etkilendi. ​En Büyük Hasar: Zararın yaklaşık yarısı doğrudan sel ve su baskınlarından kaynaklandı. ​Yayılım: 28 ilde sel, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afeti yaşandı. ​"Sigortasız Çiftçilerimiz İçin Nakit Desteği Şart" ​Bereketli bir sezon beklentisine rağmen, afet nedeniyle ürününü ve gelirini kaybeden üreticilerin durumunun kritik olduğunu belirten Bayraktar, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​Nakit Yardım: Sigorta kapsamı dışında kalan ve büyük mağduriyet yaşayan çiftçilere doğrudan nakit yardım yapılmalı. ​Borç Yapılandırma: Afetzede üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları acilen yapılandırılmalı. ​Tarım Sigortası Vurgusu: Çiftçi gelirlerine göre primlerin yüksekliği nedeniyle sigortalılık oranının düşük kaldığını belirten Bayraktar, devlet destekli sigorta sisteminin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini hatırlattı. ​Küresel Ölçekte Büyük Kayıp ​Bayraktar, FAO raporlarına dayanarak 1991-2023 yılları arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3,26 trilyon dolar olduğunu hatırlatarak, "Son 30 yılda milyarlarca ton tahıl, meyve, sebze ve hayvansal ürün afetler nedeniyle kaybedildi. Tarım stratejik bir sektör ve afet yönetimi artık milli bir meseledir" değerlendirmesinde bulundu. ​

Trakya Belediyeler Birliği Silivri’de Haber

Trakya Belediyeler Birliği Silivri’de

Trakya Belediyeler Birliği, Çevre, İklim ve Afet Platformu aracılığıyla Silivri Belediyesi’nin afet koordinasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Dr. Candan Yüceer, "Amacımız bölgemizde afetlere karşı ortak bir bilinç ve güçlü bir iş birliği oluşturmaktır" dedi. ​Trakya bölgesindeki belediyelerin kurumsal kapasitelerini artırmak ve afetlere karşı dayanıklılığı pekiştirmek amacıyla düzenlenen teknik inceleme programlarının durağı Silivri Belediyesi oldu. Trakya Belediyeler Birliği üye belediye temsilcileri, başkan vekilleri ve teknik personelden oluşan heyet, Silivri'nin afet yönetimi stratejilerini mercek altına aldı. ​Afet Koordinasyon Merkezi’nde Detaylı İnceleme ​Program kapsamında heyet, Silivri Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi'ni ziyaret ederek merkezin teknolojik altyapısı, işleyişi ve olası bir afet durumunda uygulanacak müdahale planları hakkında yetkililerden kapsamlı bilgi aldı. Ziyarette, Silivri Belediyesi’nin afet hazırlık süreçlerindeki "iyi uygulama örnekleri" diğer belediye temsilcilerine aktarıldı. ​​Candan Yüceer: "Bilgi ve Deneyim Paylaşımı Önemli Kazanımlar Sağlıyor" ​Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, teknik inceleme programının önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: ​"Bölgemizin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için Çevre, İklim ve Afet Platformumuz aracılığıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Silivri Belediye Başkanımız Sayın Bora Balcıoğlu’na ev sahipliği için teşekkür ediyoruz. Bu ziyaret, yerel yönetimler arasındaki bilgi paylaşımının etkin koordinasyon açısından ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösterdi." ​Bölgesel Dayanıklılık İçin Ortak Akıl Vurgusu ​Başkan Yüceer, temel hedeflerinin tüm Trakya belediyelerinin afetlere müdahale kapasitesini eş düzeye getirmek olduğunu belirtti: "İyi uygulama örneklerini yaygınlaştırarak, olası afetlere karşı ortak bir bilinç ve güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya devam edeceğiz." ​Silivri ziyareti, Trakya genelinde iklim değişikliği ve afet yönetimi odaklı politikaların güçlendirilmesi yönünde atılan stratejik bir adım olarak kayıtlara geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.