Hava Durumu

#Afrika

Kırsal Haber - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

Yörsan Afrika Pazarına Açıldı Haber

Yörsan Afrika Pazarına Açıldı

Matlı Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Yörsan, ihracat ağını genişleterek Afrika pazarına giriş yaptı. Yörsan’ın UHT süt ürünleri Afrika’daki raflarda yerini alırken, tüketici tadım etkinliklerinde ürünlere yüzde 92,3 oranında beğeni verildi. Türkiye’nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Yörsan, ihracat faaliyetlerini genişleterek Afrika pazarına giriş yaptı. Yaklaşık üç ay süren deniz taşımacılığının ardından bölgeye ulaşan Yörsan’ın UHT süt ürünleri, Afrika’daki satış noktalarında raflardaki yerini aldı. Matlı Şirketler Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Yörsan, geleneksel ve modern süt ürünlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle uluslararası pazarlarda da dikkat çekiyor. Afrika pazarına yönelik gerçekleştirilen tüketici tadım etkinliklerinde Yörsan ürünleri yüksek oranda beğeni topladı. Tadım uygulamalarına katılan tüketicilerin %92,3’ü ürünleri beğendiğini ve yeniden satın almayı düşündüğünü ifade etti. Katılımcıların %60’ını kadınlar, %40’ını ise erkek tüketiciler oluşturdu. UHT teknolojisinin sağladığı uzun raf ömrü sayesinde uzak pazarlara erişimini güçlendiren Yörsan, Afrika’da oluşturduğu dağıtım kanallarıyla ürünlerini daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Pazardan gelen ilk tüketici geri bildirimleri ise Yörsan’ın ürün kalitesi ve lezzetinin farklı coğrafyalarda da güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından Haber

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından

Güneydoğu Anadolu'da hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı Ocak ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 daralma ile 279,9 milyon dolar oldu. İhracatın tonaj olarak yüzde 12,3 gerilemeyle 355,5 bin ton olduğu bu dönemde 88,4 bin ton makarna, 63,8 bin ton buğday unu, 35,8 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 11,6 artış ile 56,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı %1,2 gerilemeyle 48,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 5,9’a ulaştığı bu dönemde ihracatı oransal olarak en fazla düşen ürünler yemler, soya fasulyesi ve kakaosuz şeker mamulleri oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği 296 milyon dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 213,9 milyon dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 46,4’e yükseldi. “Ramazan öncesi, temel gıda ürünlerine yönelik talep doğal olarak hızlandı” Bölgenin temel gıda alanında güçlü ve sürdürülebilir tedarik yapısıyla Orta Doğu ve Afrika pazarlarında üstlendiği role dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun yarısına yakınının yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyası hem ticari ilişkilerimizin uzun yıllardır istikrarlı biçimde geliştiği hem de temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bölgeler. Geçen yıl 2,7 milyar dolar hacimle Güneydoğu’nun hububat sektörü ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu bölgelerde Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali gibi ülkeler en büyük pazarlarımız arasında yer alıyor. Bu ülkeler girişimlerimizin sahada karşılık bulduğu, güven ilişkisiyle büyüyen stratejik ortaklarımız olarak da öne çıkıyor. Ramazan ayı öncesi dönemde bu pazarlarda temel gıda ürünlerine yönelik talebin doğal olarak hızlandığını görüyoruz. Biz de bu dönemi yalnızca bir satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir süreç olarak ele alıyoruz. İhracatçılarımız fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenilirliğini güçlendiren ve karşılıklı ticari güveni büyüten bir yaklaşımı merkeze alıyor; üretim, stok ve sevkiyat planlamasını bu hassasiyetle yapıyor. İslam coğrafyasında bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan, aynı zamanda üreticilerimize ve ihracatçılarımıza da emeklerinin karşılığını veren bir bereket ayı. Bölgemiz bu coğrafyalarda sofralara güvenli gıdanın zamanında ulaşmasını sağlayan bir ticari sorumluluğu temsil ediyor.” “Tahsilat sorunları Irak’la ticaret akışımızı zorluyor” Bölgenin en yakın ve en büyük pazarlarından biri olan Irak pazarına ayrı bir parantez açan Kadooğlu, ülkede son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticaret akışını etkilemeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Irak’a ihracatımızda yüzde 16,8’lik bir daralma yaşanmıştı, bu yıl Ocak ayında ise aylık bazda gerileme yüzde 30’u aştı. Sahada yaşanan temel sorun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısının Irak Merkezi Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilen ASYCUDA sistemine henüz entegrasyon sağlamamış olmasıdır. Bu yapısal aksaklık nedeniyle, ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsili imkânsız hale gelmiştir. ASYCUDA sistemine tam entegre olunmaması ve Iraklı ithalatçılar tarafından ön beyan şartının yerine getirilememesi nedeniyle ihracat fiilen tamamlanmasına rağmen, Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke olması firmalarımızı ciddi bir nakit akışı baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu durum sadece ticari hacmi değil, üretim planlamasını ve finansal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Öte yandan, son dönemde uygulamaya alınan bazı gümrük düzenlemeleri ve mali yükler konusunda Irak’taki yerel tüccar ve esnafın maliyet artışlarına ilişkin tepkilerini kamuoyuna yansıttığını görüyoruz. Bu tablo, sorunun yalnızca ihracatçıları değil, piyasanın tüm aktörlerini etkileyen bir nitelik taşıdığını gösteriyor. Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’yi bulan düşüşler yaşanması, sorunun sahadaki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ramazan ayı gibi, temel gıda talebinin arttığı bir dönemde ödeme kanallarında yaşanan bu tıkanıklık piyasa istikrarını zorluyor. Beklentimiz, ilgili makamlar nezdinde yürütülen girişimlerle birlikte ya İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınmasıdır.”

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi Haber

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 4 Şubat’ta Mısır'a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldı. Aynı zamanda UMAT-Umumi Mağazalar Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret Borsaları Konsey Üyesi olan Başkan İbrahim Tefenlili, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ve 81 oda-borsa başkanının katılımıyla Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde İskenderiye’de gerçekleşen İş Birliği Forumu’na katılım sağladı. Forumda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Toplantıda, TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile iki ülke Oda ve Borsaları arasında sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. DTB’DEN MISIR’DA GÜÇLÜ ULUSLARARASI ADIM Forum kapsamında Başkan Tefenlili, Kalyubiye Ticaret Odası (Qalyubia Chamber of Commerce) arasında tarım ve ticaret iş birliğini öngören protokol imzalandı. Gerçekleştirilen ikili görüşmelerin ve imzalanan protokollerin, Türkiye ve Mısır arasında yeni iş fırsatları sunması amaçlanıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Tefenlili; “TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu koordinasyonunda iki ülkenin oda ve borsaları arasında geçerli olmak üzere tarım, ticaret, sanayi, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. İki ülkeye hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Biz de Denizli Ticaret Borsası olarak bu iş birliklerine katkı sağladık. Kalyubiye Ticaret Odası’yla (Qalyubia Chamber of Commerce) tarım ve ticaret alanlarında iş birliğini öngören protokol imzaladık. Burada gerçekleşen temaslarla iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortak yatırım fırsatlarını görüşme fırsatı yakaladık. Afrika başta olmak üzere üçüncü ülkelerde iş birliği imkanını istişare ettik” ifadelerini kullandı.

Güneydoğu’nun 2025 Yılı Hububat İhracatı 3,6 Milyar Dolar Oldu Haber

Güneydoğu’nun 2025 Yılı Hububat İhracatı 3,6 Milyar Dolar Oldu

Güneydoğu Anadolu'nun 12 milyar dolara ulaşan toplam ihracatı içindeki yüzde 29,7’lik payı ile ihracat liderliğini elinde bulunduran hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3,6 artışla 3,6 milyar dolar oldu. İhracatın tonaj olarak yüzde 5,1 gerilemeyle 4,2 milyon ton olduğu bu dönemde, 1 milyon tonu geçen makarna ihracatından 613,6 milyon ton gelir elde edildi. Dünya rafine ayçiçek yağı ticaretinin önemli merkezlerinden biri olan bölgede bu ürünün ihracatı yüzde 18,1 daha artış sağlayarak 607,5 milyon dolara ulaştı. Bölgenin Türkiye’nin toplam makarna ihracatındaki payı yüzde 67,2, ayçiçek yağı ihracatındaki payı ise yüzde 56,4 oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği yaklaşık 4 milyar dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 2,9 milyar dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 37,2’ye yükseldi. “Güneydoğu’da ticaret jeopolitik gelişmelerle birlikte şekilleniyor” Dünyada artan jeopolitik riskler, iklim kaynaklı arz dalgalanmaları ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıkların gıda ürünlerini stratejik bir güvenlik başlığına dönüştürdüğüne dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, 2025 yılı sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Uluslararası yeni dengeler, fiyat istikrarını ve pazar sürekliliğini aynı anda yönetebilen ülkeleri öne çıkarırken; Türkiye üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve güçlü sanayi altyapısıyla bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri hâline geliyor. Şirket kârlılıklarını baskılayan finansman maliyetleri, kurdaki dezavantajlar ve küresel talepteki dalgalanmalar, ihracatçılarımızı kısa vadeli hacim hedeflerinin ötesine geçen, daha dayanıklı, daha çeşitlendirilmiş ve katma değer odaklı bir rekabet anlayışına yöneltiyor. Bu çerçevede hububat sektörü; üretim ölçeği, sürekliliği ve sanayiyle kurduğu güçlü entegrasyon sayesinde Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir denge unsuru olma niteliğini sürdürüyor. Nitekim sektörümüz, 2025 yılında yüzde 29,7’lik payla GAİB bünyesindeki lider konumunu koruyarak bu dinamizmi somut verilerle ortaya koydu. Elbette Güneydoğu Anadolu’nun ticaret yolları üzerindeki özel konumu nedeniyle, ihracatımızın yalnızca küresel talep koşullarıyla değil, yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte şekillendiğini unutmamak lazım. TİM Suriye Masası olarak, Suriye’deki rejim değişikliği sonrasında hızlanan ikili ticaretin kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine oturması için önemli adımlar attık, tüm sektörlerimize fayda sağlayacak çalışmalar yaptık. İki ülke arasında normalleşen ilişkilerden en fazla fayda sağlayan alanlardan birinin hububat sektörü olması, sektörün stratejik rolünü bir kez daha teyit eden bir gelişme oldu.” “En büyük 30 pazarımızın 20’sinde iki ve üç haneli artışlar sağladık” Güneydoğu Anadolu’nun yalnızca Türkiye’nin değil, küresel ölçekte de önemli gıda ticaret merkezlerinden biri hâline geldiğini vurgulayan Kadooğlu, değerlendirmesini şu ifadelerle sürdürdü: “Güneydoğu Anadolu’dan 1 milyon ton makarna ihracatı gerçekleştirdiğimiz 2025 yılında hem makarna hem de ayçiçek yağında 600 milyon doların üzerinde gelirler elde ettik. Bölgemizin Türkiye toplam makarna ihracatındaki payını yüzde 67,2’ye, ayçiçek yağı ihracatındaki payını ise yüzde 56,4’e yükselttik. Irak pazarında yaşanan iç gelişmelere bağlı olarak yaklaşık 200 milyon dolara karşılık gelen ve yüzde 16,8’lik bir kayıp yaşanmasına rağmen; Suriye, ABD, Cibuti ve Gana başta olmak üzere diğer ilk beş pazardan yaklaşık 300 milyon dolarlık ilave gelirle bu açığı telafi ettik ve en büyük 30 pazarımızın 20’sinde yüzdesel olarak iki ve üç haneli artışlar sağladık. Çikolata ve kakao içeren ürünlerde yüzde 31,7, diğer pastacılık ürünlerinde yüzde 44,6’ya ulaşan birim fiyat artışları, Güneydoğu’nun yalnızca hacimle değil, katma değerle büyüyen bir ihracat yapısına kalıcı biçimde yöneldiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu yapıyı daha da güçlendirerek, bölgemizi küresel gıda ticaretinde istikrarın ve sürdürülebilir büyümenin merkezlerinden biri hâline getirmeyi hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.