Hava Durumu

#Afyonkarahisar

Kırsal Haber - Afyonkarahisar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afyonkarahisar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 557 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 557 Milyon Dolarlık İhracat

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Mayıs ayında yüzde 4,8 azalışla 1 milyar 557 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin ihracatı ise Mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,3 azalarak 22 milyar 504 milyon dolar oldu. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde ihracatı yüzde 1,9 artışla 7 milyar 709 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 2 artışla 18 milyar 649 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Mayıs ayında yüzde 2 artışla 883 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 14 azalışla 546 milyon dolar olarak gerçekleşti. 242 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu. Demir demirdışı metaller ihracatçıları Mayıs ihracatını yüzde 2,6 artırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 154 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği 128 milyon dolarlık ihracatla Mayıs ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 102 milyon dolarlık döviz getirdi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği 88 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Mayıs ayında 79 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 77 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 29 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 20 milyon dolarlık dövizi, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 8 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 583 milyon dolar Ege Bölgesi, Mayıs ayında 2 milyar 583 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 255 milyon dolarlık katkı sağladı. Mayıs ayında İzmir, 1 milyar 462 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 56’sını tek başına gerçekleştirdi Denizli, Mayıs ayında 382 milyon dolar, Manisa 344 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Mayıs ayında 107 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 104 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı. Aydın, Mayıs ayında 84 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Kütahya’nın ihracatı 41 milyon dolar, Afyonkarahisar’ın ihracatı 31 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatçımız varlığını güçlendirmeye devam ediyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Mayıs ayında yaşanan takvim etkisinin ihracat rakamlarına yansıdığını belirterek, “Milli ve dini bayramlar nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 6 iş günü eksik çalıştığımız bir ayı geride bıraktık. Bu durum Ege Bölgesi ihracatında yaklaşık 500 milyon dolarlık bir kayba neden oldu. Ancak ihracatçımız üretmeye, istihdam yaratmaya ve yeni pazarlarda varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Mayıs ayında Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ile Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz ihracatlarını artırarak pozitif ayrıştı.” dedi. 19 milyar dolar seviyesini aşmayı hedefliyoruz Avrupa Birliği ve ABD pazarlarında talebin canlılığını sürdürdüğüne dikkat çeken Öztürk, “En büyük iki ihracat pazarımız olan AB ve ABD'den gelen siparişlerde olumlu sinyaller alıyoruz. Haziran ayıyla birlikte ihracat performansımızın yeniden ivme kazanmasını ve yıllık bazda Ege İhracatçı Birlikleri ihracatının 19 milyar dolar seviyesini aşmasını hedefliyoruz. Çin’de ürün fiyatlarının yükselmesi ve kapasite kullanım oranlarının düşmeye başlaması, Türk ihracatçısı açısından rekabet avantajı oluşturuyor. Özellikle Avrupa ve ABD pazarlarında alternatif tedarikçi arayışlarının arttığı bir dönemde Türkiye'nin üretim gücü ve lojistik avantajı daha fazla öne çıkıyor.” diye konuştu. İhracatı destekleyen politikalarla ihracat yeniden büyümenin itici gücü haline gelmeli Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin üretim ve ihracat odaklı bir anlayışla mümkün olacağını belirten Öztürk şunları söyledi: “Üretici fiyatlarının yaklaşık 40 aydır artış gösterdiği bir ortamda sanayi ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi için desteklenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde büyümesini sürdürse de sanayi sektörü yüzde 0,8 daralma yaşadı. Büyümenin kalıcı ve sağlıklı olabilmesi için üretim ve ihracatın ekonomiye daha fazla katkı sunması gerekiyor. Son altı çeyrektir ihracat büyümeye yeterli katkıyı veremiyor. Önümüzdeki dönemde üretimi ve ihracatı destekleyen politikalarla ihracatın yeniden büyümenin itici gücü haline gelmesini sağlamalıyız. Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasının yolu üretimden, yatırımdan ve ihracattan geçiyor.”

Ege Bölgesi’nin Nisan Ayı İhracatı Arttı Haber

Ege Bölgesi’nin Nisan Ayı İhracatı Arttı

Ege Bölgesi’nin nisan ayı ihracatında 4 milyar dolar barajının aşılmasına ramak kaldı.Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illerine göre, Ege Bölgesi 2025 yılı nisan ayında 3 milyar 440 milyon dolar ihracat gerçekleştirmişken, 2026 yılı nisan ayında yüzde 13,6’lık artışla 3 milyar 908 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi’nin ocak-nisan dönemindeki ihracatı 13 milyar 882 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7’lik gerileme yaşanmasına rağmen, nisan ayında yakalanan çift haneli artış bölge ihracatında toparlanma sinyali verdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde 720 milyon dolara ulaşan ihracat kaybı, nisan ayındaki başarılı performans sonrasında 237 milyon dolara düştü. İzmir Türkiye’de üçüncü sırada yer aldı Ege Bölgesi’nin ihracat üssü konumundaki İzmir, nisan ayında 2 milyar 40 milyon dolarlık ihracata imza atarak bölgenin liderliğini sürdürdü. İzmir, Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üçüncü il olurken, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 52’sini tek başına gerçekleştirdi. İzmir’in nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 artış gösterdi. Ancak İzmir’in ocak-nisan dönemi ihracatı yüzde 3,2 düşüşle 7 milyar 382 milyon dolar oldu. Manisa’nın ihracatta kan kaybı durdu Ege Bölgesi’nin ihracatında ikinci sırada yer alan Manisa, 2026 yılının ilk üç aylık döneminde ihracatta yaşadığı kan kaybını nisan ayında durdurdu. Nisan ayında Manisa’nın ihracatı yüzde 12,1’lik artışla 599,4 milyon dolardan 671,8 milyon dolara ilerlerken, Manisa, 2026 yılının dört aylık diliminde 2,3 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Denizli’de çarklar daha hızlı dönüyor Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden illerden Denizli’de çarklar nisan ayında daha hızlı döndü. Denizli’nin nisan ayında ihracatı yüzde 29’luk artışla 351,6 milyon dolardan 452 milyon dolara tırmandı. Denizli’nin dört aylık dönemdeki ihracatı da yüzde 9’luk artışla 1 milyar 460 milyon dolardan 1 milyar 593 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’nde ihracat sıralamasında ilk üçte yer alan İzmir, Manisa ve Denizli’nin nisan ayı ihracatı yüzde 12’lik artışla 2 milyar 828 milyon dolardan 3 milyar 163 milyon dolara yükseldi. Üç il Ege Bölgesi ihracatından yüzde 81 pay aldı. Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Balıkesir oldu Nisan ayında ihracatını yüzde 52’lik dikkat çekici 168 milyon dolardan 255,7 milyon dolarla taşıyan Balıkesir, Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Aydın’ın nisan ayı ihracatı yüzde 23,2 artışla 173,6 milyon dolar olurken, Muğla yüzde 5,4’lük artışla 113,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Kütahya yüzde 13,5 artışla 93,6 milyon dolara, Uşak ise yüzde 41,3 artışla 37,6 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nde nisan ayındaki ihracatı gerileyen tek il Afyonkarahisar oldu. 2025 yılı nisan ayında 86,8 milyon dolarlık ihracata imza atan Afyonlu ihracatçılar, 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk kayıpla 70 milyon dolar ihracat seviyesine indiler. Öztürk: “Nisan’da iki gün fazla çalışma ve parite ihracatı artırdı Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Nisan ayında ihracattaki artışın altında 2025 yılına göre iki iş günü fazla ihracat yapılması ve paritenin yattığını vurguladı. İhracat artışının kalıcı olması için ihracatçılara sağlanan TCMB döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten 5’e çıkarılmasını beklediklerinin altını çizen Öztürk; “Döviz dönüşüm desteği oranını artırmak yanında 3’er aylık dönemlerde uzatılması yerine yıllık kararlar alınmasını bekliyoruz. Bu sayede ihracatçılarımızın öngörüleri artacaktır. İhracatçının nefes alabileceği finansman koşullarının oluşturulması, kur-enflasyon dengesinin daha sağlıklı yönetilmesi ve özellikle katma değerli üretimi destekleyen politikaların artırılması ihracat performansımızın daha da pozitif bir tabloya dönüşmesini sağlayacaktır. İhracatçının güç kaybetmesi sadece dış ticareti değil; üretimi, yatırımı, istihdamı ve ülkemizin büyüme hedeflerini de doğrudan etkiler” diye konuştu.

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde! Haber

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde!

Türkiye gıda sanayisinin köklü markalarından Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda dikkat çekmeye devam ediyor. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iş dünyasının prestijli yayınlarından Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak başarısını tescilledi. ​İstanbul İş Kuleleri’nde düzenlenen törende ödülünü alan Veysel Memiş, listede 37. sıradan giriş yaparak Türkiye’nin sürdürülebilirlik dönüşümüne yön veren en etkili 50 liderinden biri oldu. ​Sürdürülebilirlik Niyetten Eyleme Dönüştü ​39 bağımsız jüri üyesinin değerlendirmeleriyle belirlenen listede yer almanın gururunu yaşadıklarını belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliğin artık bir niyet beyanı olmaktan çıkıp ölçülebilir stratejik bir dönüşüm haline geldiğini vurguladı. Memiş, Tat Gıda olarak doğaya saygılı ve veriye dayalı bir üretim modeli inşa ettiklerini ifade etti. ​Tat Gıda’dan Dev Enerji Yatırımı: Hedef Net Sıfır ​Tat Gıda’nın sürdürülebilirlik stratejisi; çevresel etkiyi azaltma, toplumsal fayda ve güçlü yönetişim olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulu. Şirketin bu alandaki somut adımları ise dikkat çekici: ​Yenilenebilir Enerji Hamlesi: Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurulan 1,98 MWe gücündeki güneş enerjisi santrali (GES) 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. ​Enerji Tasarrufu: Yıllık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip bu tesisle, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık %19,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. ​Gelecek Hedefleri: Afyonkarahisar Dinar’daki ikinci GES projesinin de tamamlanmasıyla yeşil enerji kullanımı artırılacak. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 azaltmayı, 2050’de ise "Net Sıfır" hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. ​Dijital Tarım ve Akıllı Üretim Modeli ​Sürdürülebilirliği bir maliyet değil, bir değer yaratma aracı olarak gördüklerini belirten Veysel Memiş, dijital tarım uygulamalarının önemine değindi: ​"Veriyle yön verdiğimiz tarım uygulamaları sayesinde su ve girdi kullanımında maksimum verimlilik sağlarken, ürün kalitesinde sürdürülebilir bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Teknolojiyle tarımda yeni nesil üretim modelini bugünden kurguluyoruz." ​Geleceğin Gıda Sistemine Yön Veriliyor ​Tat Gıda, önümüzdeki dönemde iklim dostu üretim, döngüsel ekonomi ve sosyal etki odaklı projelerle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, hem yerel üreticiyi destekleyen hem de küresel iklim krizine karşı çözüm üreten stratejileriyle Türk gıda sektöründeki öncü rolünü güçlendiriyor.

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü Haber

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yürütülen iş birliği ve tarım sektöründe eğitimin önemi ön plana çıktı. ​Kütahya Ticaret Borsası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Halit Topbaş başkanlığında; Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin ve Meclis Üyelerinin katılımıyla KÜTBO Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Borsa faaliyetlerinin ve mali raporların değerlendirildiği toplantının ana gündem maddesi "Tarımda Mesleki Eğitim" oldu. ​Eğitim ve Sektör El Ele ​MEB ve TOBB arasında imzalanan "Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" kapsamında KÜTBO ile eşleşen Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yöneticileri toplantıya konuk oldu. Çavdarhisar İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Kazak ve Okul Müdürü Ergun Yavuz, meclis üyelerine okulun mevcut durumu ve gelecek projeleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. ​Bölgenin Tek Tarım Lisesi: Çavdarhisar ​Okul Müdürü Ergun Yavuz, okulun sadece Kütahya için değil, Uşak ve Afyonkarahisar’ı da kapsayan bölgedeki tek tarım lisesi olduğuna dikkat çekti. Yavuz, "Amacımız, bölge tarımına değer katacak, bilinçli ve modern tekniklerle donatılmış genç çiftçiler yetiştirmektir" dedi. ​Başkan Gültekin: "Mesleki Eğitim Kırmızı Çizgimiz" ​KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, borsa olarak mesleki eğitime verdikleri önemin altını çizerek şu ifadeleri kullandı: ​"Sektörümüzün en büyük ihtiyacı olan nitelikli iş gücü, ancak doğru eğitim modelleriyle karşılanabilir. Borsamız ve eğitim kurumlarımız arasındaki bu köprü, öğrencilerimize uygulamalı eğitim imkânı sunarken, tarım sektörünün geleceğini de güvence altına alacaktır." ​Gelecek Planları İstişare Edildi ​Toplantının son bölümünde; tarım alanında nitelikli iş gücünün artırılması, öğrencilere yönelik staj ve uygulamalı eğitim fırsatlarının geliştirilmesi konuları meclis üyeleriyle istişare edildi. Toplantı, üyelerin görüş ve önerilerinin ardından iyi dileklerle sona erdi.

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ticaret Bakanlığı, şubat ayı faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının iki aylık döneminde 496 milyon dolar geriledi. Ege Bölgesi, 2025 yılının ocak- şubat döneminde 6,8 milyar dolar ihracat yapmışken 2026 yılının aynı döneminde 6,3 milyar dolar ihracat yapabildi. Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor.

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı Haber

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı

Türkiye’nin 58 yıllık deneyime sahip gıda üreticisi Tat Gıda, kurumsal raporlama yaklaşımında önemli bir dönüşüme imza atarak 2025 yılına ilişkin ilk entegre faaliyet raporunu yayımladı. Şirket, finansal rapor ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında hazırlanan açıklamaları ilk kez tek bir raporda birleştirerek paydaşlarına daha bütüncül ve şeffaf bir raporlama modeli sundu. Yeni nesil kurumsal raporlama yaklaşımını yansıtan entegre rapor, şirketin finansal performansını çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki sürdürülebilirlik performansıyla birlikte ele aldı. Böylece yatırımcılar, finans kuruluşları ve diğer paydaşlar için şirketin değer yaratma kapasitesine ilişkin daha kapsamlı bir görünüm ortaya koydu. Tat Gıda 2025 Entegre Faaliyet Raporu; şirketin iş modeli, stratejik öncelikleri, yönetişim yapısı, risk ve fırsat yönetimi ile sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımını tek bir çerçevede sundu. Bu yapı sayesinde finansal sonuçlar ile sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişki daha net biçimde ortaya konulurken, kısa vadeli operasyonel sonuçlar ile uzun vadeli büyüme hedefleri aynı kurumsal anlatı içinde değerlendirilebiliyor. Entegre rapor, sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren yeni standartlara uyumlu biçimde hazırlandı Salça, domates ürünleri, sos, hazır yemek ve konserve kategorilerinde geniş ürün portföyüne sahip olan Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu şekilde hazırlandı. Raporda, TSRS standartlarıyla uyumlu çevresel, sosyal ve yönetişim göstergelerinin yanı sıra TSRS S2 “İklimle İlgili Açıklamalar” standardı kapsamında iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin finansal performansı üzerindeki olası etkilerine de yer verildi. Bu kapsamda şirketin iklimle ilgili yönetişim yapısı, stratejik yaklaşımı, risk yönetimi süreçleri ve sera gazı emisyonları gibi performans göstergelerine ilişkin hedefler ve metrikler de raporda detaylı biçimde paylaşıldı. Finansallar, sürdürülebilirlik ve iklim verilerinin tek rapor altında toplanması; veri tekrarını azaltırken farklı raporlar arasındaki tutarsızlık riskini de ortadan kaldırarak yatırımcılar açısından daha karşılaştırılabilir ve güvenilir bir bilgi altyapısı oluşturuldu. “Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm iş modelimizin merkezinde” Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, entegre raporun şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Tat Gıda, tarım ve gıda sektöründeki köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve yüksek marka değeriyle Türkiye’den çıkan küresel bir gıda markası olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Güven, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen iş modelimiz sayesinde hem tüketicilerimizle hem de paydaşlarımızla güçlü bir bağ kuruyoruz.” Şirketin sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümünü stratejik öncelikleri arasında konumlandırdığını vurgulayan Veysel Memiş, sürdürülebilir gıda arzını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir faaliyet olarak değil, gelecek nesiller için güvenilir ve erişilebilir gıdayı garanti altına alan stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Yenilenebilir enerji yatırımları hızlanıyor Tat Gıda, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarına da hız veriyor. Şirketin Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurduğu 1,98 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali (GES), 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. Yıllık yaklaşık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip tesisin, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 19,5’inin yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde kurulumu devam eden ikinci güneş enerjisi santralinin devreye girmesiyle birlikte şirketin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması planlanıyor. Tat Gıda ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu şekilde 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılında ise net sıfır hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. Dijital tarım ve sözleşmeli üretim modeli Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinde dijital tarım uygulamaları ve sözleşmeli üretim modeli de önemli bir yer tutuyor. Tat Gıda, 500’ü sözleşmeli 1.000’in üzerinde çiftçiyle iş birliği yaparak üretimde verimlilik, izlenebilirlik ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekliyor. Uydu görüntüleme sistemleri, tarımsal sensörler, iklim istasyonları ve veri temelli üretim modelleri sayesinde tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, su ve gübre kullanımının optimize edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor. Şirket ayrıca EBRD ile birlikte yürüttüğü genç çiftçi eğitim programları ve dijital tarım uygulamalarıyla veri temelli tarım modelinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Tat Gıda, güçlü üretim altyapısı ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, şirketin finansal performansını sürdürülebilirlik stratejileriyle birlikte ele alarak kurumsal raporlama alanında önemli bir dönüşümü temsil ediyor. Bu yaklaşım, şirketin yalnızca bugünkü performansını değil, geleceğe yönelik sürdürülebilir değer yaratma kapasitesini de daha görünür hale getiriyor. Aynı zamanda yatırımcılar başta olmak üzere tüm paydaşlara şeffaf, karşılaştırılabilir ve bütüncül bir raporlama sunulmasını amaçlıyor. Rapor; kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve adillik gibi temel yönetim bileşenlerini merkeze alırken, şirketin stratejik önceliklerini, risk yönetimi yaklaşımını ve uzun vadeli değer yaratma modelini de kapsamlı biçimde ortaya koyuyor.

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı Haber

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı

Afyonkarahisar Belediyesi; Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneği ile gerçekleştirecek ortak çalışmalar kapsamında; 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, Uluslararası Afyonkarahisar Aşçılık Kampı ve Afyonkarahisar Uluslararası Gastronomi Çalıştayı’nı birlikte hayata geçirecek. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ev sahipliğinde; Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elbeyi Pelit, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sandıkcı ve Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan’ın katılımı ile şehrin gastronomi alanındaki ulusal ve uluslararası marka değerini güçlendirecek önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. ŞEHRİMİZİ DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE TANITACAĞIZ İmzalanan protokol ile şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri unvanı doğrultusunda; gastronomi turizminin geliştirilmesi, yerel mutfak kültürünün ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde tanıtılması ve akademi-kamu-sivil toplum iş birliğinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. 2026 YILI BOYUNCA KAPSAMLI ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLECEK İmzalanan protokol kapsamında; gastronomi alanında ulusal ve uluslararası katılımlı festival organizasyonu gerçekleştirilecek, akademik içerikli gastronomi çalıştayı düzenlenecek, uygulamalı eğitimlerin yer aldığı uluslararası aşçılık kampı hayata geçirilecek, yerel lezzetlerin tanıtımını güçlendirerek gastronomi turizmi sürdürülebilir şekilde geliştirilecek. 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek bu etkinliklerle Afyonkarahisar'ın gastronomi potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, şehrin kültürel ve ekonomik gelişimine güçlü katkı sunulması hedefleniyor.

Kentsel Dönüşümde Yerinde Dönüşümden Taviz Vermeyeceğiz Haber

Kentsel Dönüşümde Yerinde Dönüşümden Taviz Vermeyeceğiz

Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nin Şubat Ayı olağan toplantısında, şehir gündeminin uzun süredir en önemli başlıkları arasında yer alan kentsel dönüşüm konusu toplantının sonunda kapsamlı şekilde ele alındı. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, Kentsel Dönüşüm Uzlaştırma ve Proje Servisimiz tarafından yapılan bilgilendirici sunumun ardından konuşan Belediye Başkanımız Burcu Köksal, kentsel dönüşüm sürecine ilişkin kararlılığını net ifadelerle ortaya koydu. Sunumun ardından meclis üyelerine ve kamuoyuna seslenen Başkanımız Burcu Köksal, kentsel dönüşümün Afyonkarahisar için hayati bir konu olduğunu vurgulayarak, sürecin rant odaklı değil, insan odaklı bir anlayışla yürütüleceğini ifade etti. “İNSANLARI BORÇLANDIRMADAN KONUT VE İŞ YERİ SAHİBİ YAPACAĞIZ” Başkanımız Burcu Köksal, seçim sürecinde verdikleri sözleri hatırlatarak, kentsel dönüşümde en temel hedeflerinin vatandaşlarımızı borçlandırmadan, güvenli konut ve iş yerlerine kavuşturmak olduğunu belirtti. Afyonkarahisar için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını ifade eden Başkanımız Burcu Köksal, bu konuda gerekirse ilgili tüm kurumlarla görüşmeler yapacaklarını dile getirdi. Afyonkarahisar’ın menfaatleri söz konusu olduğunda kararlılıkla hareket edeceklerini vurgulayan Başkanımız, kentsel dönüşüm sürecinin ertelenemez bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. “YERİNDE DÖNÜŞÜMDEN TAVİZ YOK” Konuşmasında yerinde dönüşüm ilkesini özellikle vurgulayan Başkanımız Burcu Köksal, vatandaşlarımızın yaşadıkları mahallelerden koparılmasına kesinlikle karşı olduklarını ifade etti. Başkanımız, Mısri Mahallesi başta olmak üzere kentsel dönüşüm alanlarında yaşayan vatandaşların yine kendi mahallelerinde, depreme dayanıklı ve sağlıklı konutlarda yaşamaya devam etmelerinin esas olduğunu belirtti. Başkanımız Burcu Köksal, “Vatandaşlarımızı bulundukları yerlerden çıkarıp, küçük bedellerle başka alanlara yönlendiren ve ardından borçlandıran bir anlayışı kabul etmiyoruz. Kentsel dönüşüm, insanları mağdur eden değil, güvenli bir geleceğe taşıyan bir süreç olmalıdır. Bu işin üç yolu var. Ya bizim projemiz onaylanacak, ya rezerv alanı belirtilecek ya da ödenek gönderilecek. Bu durumun üç şıkkı var, başka alternatifi yok.” dedi. “KENTSEL DÖNÜŞÜM BİRİMİNİ BU ANLAYIŞLA KURDUK” Belediye bünyesinde Kentsel Dönüşüm Uzlaştırma ve Proje Servisi’nin kurulmasının önemine de değinen Başkanımız Burcu Köksal, bu birimin özellikle kentsel dönüşüm mağdurlarının yaşadığı sorunlara çözüm üretmek amacıyla hayata geçirildiğini ifade etti. Başkanımız, amaçlarının deprem gerçeğini göz ardı etmeden, vatandaşlarımızın güvenli ve sağlam yapılarda yaşamalarını sağlamak olduğunu vurguladı. “YALANLARLA DEĞİL, GERÇEKLERLE KONUŞACAĞIZ” Kentsel dönüşüm sürecinde kamuoyuna açık ve net bir tutum sergileyeceklerini belirten Başkanımız, kimsenin kandırılmayacağını ve sürecin şeffaflıkla yürütüleceğini ifade etti. Kentsel dönüşüm mağdurlarına da seslenen Başkanımız Burcu Köksal, “Biz bu projeyi gerçekten çok önemsiyoruz. Yıllarca bunun mücadelesini verdim. Belgelerle sunumumuzu gerçekleştirdik. Yapılan her şey belli. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. İşte bu gerçekleri, yaptığımız çalışmaları sizlere sunduk. Bundan sonra gerçekler üzerinden konuşalım, algılar üzerinden değil.” ifadelerini kullandı. Afyonkarahisar Belediyesi olarak kentsel dönüşüm sürecinin sosyal adalet, kamu yararı ve vatandaşlarımızın yaşam hakkı temelinde ele alındığını belirten Başkanımız, bu anlayış doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini sözlerine ekledi.

Bakan Yumaklı: "Yedi Bölgede Emsalsiz Ürünler Üretebilecek Avantaja Sahibiz" Haber

Bakan Yumaklı: "Yedi Bölgede Emsalsiz Ürünler Üretebilecek Avantaja Sahibiz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin pek çok üründe dünyada birinci, ikinci, üçüncü sırada olduğunu belirterek, "7 bölgesinde emsalsiz ürünler üretebilecek bir avantaja sahip ülkenin evlatlarıyız." dedi. Bakan Yumaklı, Afyonkarahisar'da bir otelde düzenlenen Tarım Orman Gençlik Konseyi 1. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda, gençlerin Türkiye için son derece hayati önemde bir misyon üstlendiğini söyledi. Genç nüfusun hem rekabet gücü hem de tarım sektörü için anahtar rolde olması açısından önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bütün dünyada çiftçi nüfusu, tarımsal üretim yapan nüfusun yaş ortalaması 60. Dünyada önemli bir üretici konumunda olan Amerika Birleşik Devletleri'nde 58, Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de bu 57. Çiftçi Kayıt Sistemi'mize kayıtlı çiftçilerimizin yüzde 14'ü sadece genç, yüzde 59'u orta yaşlı, yüzde 27'si ise 65 yaş üstü. Elbette üretimle alakalı engin tecrübeleri inanılmaz deneyimleri, azimleri, o başka bir konu ama burada yaş ortalaması açısından baktığımızda yüzde 25'in 65 yaş olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu, bitkisel üretim içindir. Hayvansal üretim için bu rakamlar biraz daha farklı. Orada biraz daha iyi. Yüzde 23'ü genç çiftçi, yüzde 61'i orta yaşlı ve yüzde 16'sı ise 65 yaş üstü." Tarımın stratejik öneminin arttığı bu ortamda gençlerin sektördeki varlığının hayati önemine işaret eden Yumaklı, üretimin içinde olmaları için bakanlık olarak akıllı tarım uygulamaları, teknolojik gelişmeler ve yeni nesil tarım metodolojileriyle onları desteklediklerini dile getirdi. Bakan Yumaklı, gençlerin başarılı ve ilham kaynağı olan örneklerini de çoğaltmak gerektiğini belirterek, "Tarım Orman Gençlik Konseyi'mizi de tam da bu noktada hakikaten son derece önemli bir noktada konumlandırdık. 2023'te önceki dönem bakanımız Vahit Bey'in bu konuyla alakalı ne yapabilirizden hareketle desteklemiş olduğu ve hep beraber kurulumunda o imzayı attığımız arkadaşlarımız daha sonra bu olayın inisiyatifini bizden aldılar. Onu başka bir noktaya taşımak adına sadece kendi yaptığınız iş anlamında değil, onu örneklik oluşturması açısından bütün Türkiye'ye mal etme yolunda çok önemli mesafeler katettiniz." diye konuştu. "PEK ÇOK ÜRÜNDE HAKİKATEN DÜNYADA BİRİNCİ SIRADAYIZ" Genç çiftçilerin toplumda bilinir ve görünür olmasına katkı sağlayan Anadolu Ajansına teşekkür eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Sizlerin farkında olan ama Tarım Orman Gençlik Konseyi'nde olduğunuzu bilmeyen birçok kişiyle konuştuğumda, 'Türkiye'de işte şu ilde şöyle bir şey gördüm.' diyorlar. Özellikle Anadolu Ajansına buradan teşekkür ediyorum. Mustafa Çalkaya başta olmak üzere sizlerin görünür olması ve yaptığınız işin Türkiye gündemine taşınması anlamında bize çok büyük destek verdiler. İşte onlardan izlenenleri ya da sizin sosyal medyada paylaştıklarınızı ya da TRT ekranlarında paylaşılanları izleyenlerin bana, 'Biliyor musunuz Sayın Bakanım, böyle gençler var? Sizin mutlaka bu gençlerle tanışmanız gerekir.' sözlerini duyduğumda hiçbir şey söylemiyorum, sadece gurur duyuyorum. Gerçekten arkadaşlar, bir çıta vardı, o çıtayı aştınız. Bu, bizim 'Yapın.' dediğimizde yapılabilecek bir şey değil. Bu, sizin tamamen gönlünüzden, yüreğinizden geçtiği şekilde, o birlikteliği sağladığınız şekilde ancak mümkün olabilirdi ve nihayetinde de böyle oldu." Üreticilere ülke genelinde Kırsal Kalkınma Yatırım Programı (KKYP), TKDK-IPARD Hibeleri, Uzman Eller ve ORKÖY Destekleri ile yüzde 50'den başlayıp yüzde 75'e varan dev hibe paketleri olduğunu anlatan Yumaklı, kırsal kalkınma bütçesinin en az yüzde 20'sini gençlere ve kadın girişimcilere ayırdıklarını bildirdi. Bakan Yumaklı, TKDK-IPARD Çağrıları kapsamında, et, süt, meyve sebze, su ürünleri, yumurta işleme, süt toplama merkezleri, soğuk hava depolarına yönelik gıda işleme alanındaki yatırımlara destek vereceklerini, başvuruların 30 Aralık'tan itibaren alınmaya başlandığını hatırlattı. Türkiye'nin tarımsal hâsıla açısından dünyada 7. sırada olduğuna işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Pek çok üründe hakikaten dünyada birinci, ikinci, üçüncü sıradayız. 7 bölgesinde emsalsiz ürünler üretebilecek bir avantaja sahip ülkenin evlatlarıyız. Değerli arkadaşlar, bunlar sizin eseriniz. Bu sonuçlar sizin. Yani bununla gurur duyuyorsak, ülkemizin bu noktalara gelmesinde bizden öncekilere şükranlarımızı sunuyoruz. Bunu şimdi yapanlara teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da bunun daha da ileriye götürülmesi için çalışan herkese de minnettarlıklarımızı ifade ediyoruz. İnşallah sizlerle birlikte bakanlık olarak bu çalışmalarımızı kararlılıkla yürüteceğimizi ifade etmek istiyorum. Sözün özü, gençliğe, geleceğe yatırım. Sizler hepiniz bizim evlatlarımız yaşındasınız ama yaptığınız birçok iş yaş olarak değil, belki imkan olarak güçlü insanların bile yapamayacağı bir noktada. Dolayısıyla hedefler önemli. Bu hedeflere ulaşmak önemli. İnşallah hep birlikte bu hedeflere ulaşacağız." GIDA ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN ÜRETEN GENÇLİK Tarım Orman Gençlik Konseyi Başkanı Enderay Bozbay da konsey çalışmaları hakkında bilgi vererek, üretimde sürdürülebilirliğin ve gıda arz güvenliği için gençlerin üretimde kalmasının şart olduğunu söyledi. Gençlerin tarım ve ormancılık alanlarında ilgisini artırmanın, gençliğin vizyonuyla etkinliğinden daha fazla faydalanmanın sürdürülebilir üretim için gerekli olduğunu aktaran Bozbay, "Biz de konsey olarak sahadaki genç üreticinin enerjisini, çözüm gücünü, bakanlığımızın hedefleriyle aynı doğrultuda büyütmeyi amaçlıyoruz. Kırsalda yaşamayı güçlendirecek yeni bakış açılarını da yaygınlaştıracak her türlü adımı bu çerçevede çok önemsiyoruz. Konseyimizin 2025 yılı itibarıyla Eğitim Yayın Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonuna geçmesiyle gerçekten çok ciddi ivme yakaladık. Tarım Orman Gençlik Konseyi, Türkiye'nin tarım vizyonuna katkı veren gençlerin emeğini ve sahadaki gücünü sürdürülebilir üretime dönüştüren bir yapıdır." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.