Hava Durumu

#Ahmet Tiryakioğlu

Kırsal Haber - Ahmet Tiryakioğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmet Tiryakioğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede! Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede!

Türkiye’nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü, 2026 yılının ilk dört ayını 3,9 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Miktar bazında düşüş yaşansa da birim fiyatlardaki artış geliri dengeledi. Sektör Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, "Yerli üretim kalemizle küresel darboğazı aşacağız" mesajı verdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; ayçiçek yağından makarnaya, bisküviden buğday ununa kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen ihracatta güçlü duruşunu sürdürüyor. İhracatın Yıldızı Ayçiçek Yağı Oldu Yılın ilk dört ayında sektörün en çok ihraç edilen ürün grupları ve performans verileri şu şekilde gerçekleşti: Toplam İhracat: 3,9 Milyar Dolar oldu. Ayçiçek Yağı: %24 artışla 452,2 milyon dolarla sektör lideri olurken, Çikolata ve Kakaolu Ürünler: 343,2 milyon dolar, Makarna, tatlı bisküvi ve gofretler 300 milyon dolar barajını aştı. İhracat miktarı geçen yıla oranla %16,7 gerilemiş olsa da, dolar bazındaki birim fiyatların %13,9 oranında yükselmesi, toplam değer kaybının %5,2'de sınırlı kalmasını sağladı. Pazar Çeşitliliği: İran’da Büyük Yükseliş Orta Doğu pazarında, özellikle Irak’taki %28,2’lik düşüşün etkisiyle toplamda %15,7’lik bir azalma kaydedildi. Ancak İran pazarı, %37,6’lık rekor artış ve 103,6 milyon dolarlık hacmiyle Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ilk 7 ülke arasına girmeyi başardı. Ahmet Tiryakioğlu: "Küresel Gıda Arzının Stratejik Kalesiyiz" TİM Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel ölçekte artan buğday fiyatları ve kuraklık endişelerine dikkat çekerek yerli üretimin önemini vurguladı: "Dünya genelinde gübre tedariki ve kuraklık nedeniyle gıda arzı üzerinde bir belirsizlik hakim. Ancak Türkiye, bu olumsuz tabloyu yerli üretimin bereketiyle lehine çeviriyor. Yağışların mevsim normallerinin üzerinde olması buğday rekoltesi beklentimizi yükseltti. Sanayi altyapımızla birleşen bu verimlilik, ülkemizi küresel gıda arz güvenliğinin stratejik bir kalesi haline getiriyor." Kamu-Özel Sektör İş Birliği Güven Veriyor Finansman maliyetleri ve lojistik zorluklara rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) dengeleyici rolünün kritik olduğunu belirten Tiryakioğlu, "Kamunun stok yönetimi ve çiftçimizi koruyan duyarlılığı, ihracat pazarlarındaki rekabetçiliğimizin teminatıdır" dedi.

Hububat Sektörü İhracatı 2025’te 12,4 Milyar Dolar Oldu Haber

Hububat Sektörü İhracatı 2025’te 12,4 Milyar Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2025 yılında toplam 12,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektör ihracatı değer bazında yüzde 3,9 oranında bir yükseliş gösterdi. İhracat sıralamasında, 1,4 milyar dolara yakın tutar ve yüzde 47,7’lik artışla çikolata ve kakao bazlı ürünler ilk sırayı alırken, ikinci sırada yüzde 18,9 artış ve 1,1 milyar dolarlık ihracatla ayçiçek yağı yer aldı. Makarna ve buğday unu ihracatında sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 3 gerileme yaşandı. 2025 yılında 1,7 milyar dolar ile sektörün en fazla ihracat yaptığı ülke Irak'taki daralma yüzde 18,2’ye ulaşırken; yüzde 36,3’lük artış sağlanan ABD’ye yapılan ihracat 885 milyon doları aştı. Yüzde 35,4 artış sağlanan Suriye’ye bu dönemde 700 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. “Türkiye kalite standartlarını ve ürün güvenilirliğini daha ileri bir noktaya taşıdı” 2025 yılında küresel ticareti doğrudan etkileyen gelişmelere rağmen sektörün sergilediği dayanıklılığa işaret eden TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu yıl sonu verilerini şöyle değerlendirdi: “Bitkisel ürünler ihracatında sınırlı bir daralma yaşandığı bir yılda hububat sektörünün pozitif ayrışması; sürdürülebilir gelir ve dış ticaret açısından, tohuma dayalı ekilen alanlar ile çok yıllık ürünlere dayalı dikilen alanlar arasındaki dengenin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Hububat ve bakliyat gibi temel ürün gruplarının sağladığı ölçek ve süreklilik, gıda sanayinin rekabet gücünü besleyen tamamlayıcı bir unsur niteliği taşıdı. 2025 yılında en büyük ihracat pazarımız olan Irak’ta, 400 milyon dolara yakın bir tutara karşılık gelen ve değer bazında yüzde 18,2’ye ulaşan daralmaya rağmen, sektörümüzün yılı yaklaşık yüzde 4’lük ihracat artışıyla kapatması bu açıdan son derece anlamlıdır. Bu tablo, sektörün pazar çeşitlendirme refleksinin ve dış şoklara karşı uyum kabiliyetinin somut bir göstergesidir. ABD pazarında yakalanan yüzde 36,3’lük ihracat artışı ise, Türkiye’nin kalite standartlarını ve ürün güvenilirliğini daha ileri bir noktaya taşıdığının güçlü bir göstergesidir. Bu başarıda, yıl boyunca ABD genelinde yoğun biçimde yürütülen tanıtım faaliyetleri, organizasyonlar, fuar katılımları ve ticaret heyetleriyle sahada emek veren ihracatçı birliklerimizin katkısı yadsınamaz. Bu çalışmalar, yalnızca ihracat rakamlarını değil, Türkiye algısını da yukarı taşıyan bir etki yaratmıştır.” “Öne çekilmiş talep eğilimi ve fiyatlama davranışlarındaki dalgalanmalar azalıyor” Gıda sanayiinin 2025 yılında yalnızca ihracat performansıyla değil, istihdam yaratan yapısı, tedarik zinciri üzerindeki çarpan etkisi ve fiyat istikrarına sunduğu katkıyla da Türkiye ekonomisinin dayanıklılık alanlarından biri olarak öne çıktığına dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi: “Türkiye’de dezenflasyon patikasının güçlenmesiyle birlikte, geçmiş dönemde gözlenen öne çekilmiş talep eğiliminin ve fiyatlama davranışlarındaki dalgalanmaların giderek azaldığını görüyoruz. Bu dengelenme ortamında ISO PMI verileri, gıda ürünleri sektörünün Aralık’ta iki aylık yavaşlamanın ardından yeniden büyüme eğilimine girdiğini ortaya koyuyor. Üretimde kaydedilen bu artış, Nisan 2024’ten bu yana ölçülen en yüksek hızda gerçekleşirken; özellikle yeni ihracat siparişlerindeki toparlanmanın, toplam talebi güçlü biçimde desteklediği görülüyor. Sanayi genelinde daralma eğiliminin sürdüğü bir yılda, gıda sanayiinin üretim, ihracat ve istihdam açısından en canlı alanlardan biri olarak öne çıkması, sektörün ekonomimizdeki stratejik rolünü bir kez daha teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde, üretim kapasitesini güçlendiren, verimliliği artıran ve piyasa mekanizmasına güven veren adımların sürmesi halinde, gıda sektörünün enflasyonla mücadeledeki yapıcı rolünün 2026 yılında daha da belirginleşeceğine inanıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.