Hava Durumu

#Akdeniz

Kırsal Haber - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi Haber

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 süreci kapsamında Trabzon’da düzenlenen Denizler ve Okyanuslar Zirvesi'de konuştu. Yaşam kaynağı okyanusların iklim risklerine dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye’nin dijital ikiz uygulamalarını, Akdeniz’de uluslararası merkez kurma ve mapa-şamandıra gibi adımlarını anlattı. COP31 için ülkelere iş birliği çağrısı yapan Bakan Kurum, “Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var” dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Trabzon’da Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. Farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı programda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby, UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yer aldı. “OKYANUS EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMANIN EKONOMİK MALİYETİ 2050 YILINA KADAR 400 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR” Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen okyanusların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. Bakan Kurum, “Hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi. Bu tablo karşısında sınırlı da olsa olumlu adımların da hayata geçirildiğini belirten COP31 Başkanı Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini, dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmaların ilerlediğini ve mavi ekonomi uygulamalarının da giderek yaygınlaştığını vurguladı. “İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ DENİZ VE OKYANUSLAR HEDEFİNİ TEORİDE BIRAKMIYORUZ” Türkiye’nin denizlerde hayata geçirdiği projeleri anlatan Bakan Kurum, “Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede gerçekten önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde çok daha fazla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi başlığı doğrultusunda yürütüyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüzölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu. “DENİZLERİMİZİ GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ” Türkiye’nin çabalarıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla bir merkez kurulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, Fethiye-Göcek’te denizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemi’ni anlattı: 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız. Çok kısa zamanda da bütün koyları bu anlamda düzen ve kontrol altına alacağız. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. “DENİZ BİZE BAKIYOR, BİZ DE DENİZE BAKMAK ZORUNDAYIZ” “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, “Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarımızla birlikte iş birliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyoruz. Yani burada bu istişareleri yapacağız. Birbirimizden bilgi, teknoloji ve yine birikimlerimizi paylaşma imkanına erişmiş olacağız. Ve en önemlisi de bu sorunları gidermek için ‘Mavi Finansman’ dediğimiz yeni imkanları geliştirmek durumundayız. Deniz olmasa aç kalırız. Deniz bize bakıyor, biz de denize bakmak zorundayız, okyanuslara da bakmak zorundayız. Bu kötü gidişata eğer 'dur' demek istiyorsak her şeyden önce okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedef etrafında buluşturmak zorundayız” dedi. ‘MAVİ COP’ YAKLAŞIMI Bakan Kurum, Trabzon’daki toplantının amacına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Okyanus ve Denizler’ teması kapsamında bugüne kadar sağladığımız ilerlemeleri, Mavi Paket gibi somut çıktıları ve bu alandaki önemli girişimleri ortak bir zeminde buluşturuyoruz. Geçtiğimiz ay İstanbul’da başlayan çalışmaları bugün Trabzon’da ileriye taşıyoruz. Toplantılar süresince; Bakanlarımızı, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerini, gençleri, yerel yönetimleri, akademisyenleri, özel sektör ve finans kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik. Bu geniş katılımla teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirerek hem süreci hem de birlikte elde edeceğimiz sonuçları daha güçlendirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz 2 günlük çalışmaların sonucunda da ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktıları yine alacağımız karara bağlanmasını istiyoruz. Buradan Antalya'ya giden yolda o diyaloğu en iyi şekilde yapacağız. Antalya'da da karar alacağız, netice alacağız. Trabzon'da şekillenecek bu çıktıları COP31 küresel eyleme taşıyacağız ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz. “GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE” İnsanlığın geleceği için uygulamaya yönelik ortak iradenin otaya konulması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, iş birliği çağrısını yineledi: Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri - iklim değişikliğinin denizler ve okyanuslar başlığında en fazla etkilenen ülkeler- olmak üzere onların önceliklerini bilerek, onların sorunlarına kendi sorunlarımız gibi sahip çıkacağız. Tüm ortaklıklarımızla, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı, somut adımlar atmak üzere hep birlikte çalışacağız. “ROTAMIZ DAHA ADİL, DAHA YEŞİL VE DAHA MAVİ BİR DÜNYA” Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı: Karadeniz'imizi şöyle biliriz, hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; ‘Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır.’ İnsanlık olarak, rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır, rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. BAKAN URALOĞLU TÜRKİYE’NİN YEŞİL LİMAN SERTİFİKASINI ANLATTI Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımı için hayata geçirdiği projeleri anlattı: Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir. Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını hayata geçirdik. Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve Sıfır Atık uygulamalarını teşvik ediyoruz, destekliyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanımız bulunuyor. Mevzuatımızla yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini, Yeşil Liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu hale getirdik. UNFCCC DİREKTÖRÜ NJENGA: PAYLAŞILAN DENİZ, PAYLAŞILAN SORUMLULUKLAR DEMEKTİR Programda konuşan UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga da iş birliği için erişilebilir ‘Mavi Finansman’ hedefine dikkat çekerek, “Paylaşılan denizler, paylaşılan sorumluluklar demektir. Dolayısıyla lokal, bölgesel ve global çabalara ihtiyaç var ortaklaşa olarak. Eylem çağrımız şöyle; Birlikte çalışalım. Uluslararası bir koalisyon kuralım. Kıyı devletlerinin, bölge deniz örgütlerinin, iklim ve biyoçeşitlilik enstitülerinin, kalkınma bankalarının, özel sektörün, bilim camiasının ve toplumların bir arada olduğu yapıda, sizleri planlarınızı, verilerinizi, bilgilerinizi paylaşmaya davet ediyorum. Erişilebilir ‘Mavi Finansmanı’ mobilize edebilmek için denizler ve okyanuslar NDC'lere, uyum planlarına ve yatırım planlarına entegre edilmeli. COP31 yolunda, Antalya yolunda bizim görevimiz yıllardır sürdürdüğümüz diyaloğu artık somut ilerlemelere çevirmek” dedi. AVUSTRALYA TEMSİLCİSİ WORBY: TÜRKİYE İLE HEDEFLERİ MAVİ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby de ülkesinin ve ada devletlerinin COP31 beklentilerini dile getirdi: COP31'de Avustralya, Türkiye ve Pasifik'teki ortaklarımızın çok sade ve pratiğe dönük bir hedefi var; hedefleri mavi eyleme dönüştürmek. Türkiye ve Pasifik bölgesiyle birlikte çalışarak okyanusların güçlü, görünür ve büyüyen bir ‘mavi hat’ olmasını sağlıyoruz. Pre-COP yolculuğunda ve müzakereler yolculuğunda hedefimiz hükümetleri, toplumları, yatırımcıları, bilim insanlarını ve sivil toplumu mobilize etmek, burada uygulanabilir eylemler etrafında toplanmak ve iklim için gerçek sonuçlar elde etmek. Neden? Çünkü okyanuslar hem iklim değişikliğinin ön cephesinde yer alıyor, hem de iklim çözümünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak istiyorsak, okyanusları göz ardı edemeyiz.

Antalya Kıyılarında Mavi Seferberlik Haber

Antalya Kıyılarında Mavi Seferberlik

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, deniz ekosistemini korumak ve sualtı biyoçeşitliliğini canlandırmak amacıyla yürüttüğü "hayalet ağ" temizliği çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Son çalışmalarda Gazipaşa'da 12 metre derinlikten çıkarılan uzatma ağıyla birlikte, son iki yılda temizlenen alan 11 kilometreyi aştı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Sucul Biyoçeşitliliğin Korunması ve Geliştirilmesi Projesi" kapsamında ve Antalya Valiliği Mavi Akdeniz İnisiyatifi koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, Akdeniz’deki sualtı yaşamına nefes aldırıyor. Gazipaşa’da 12 Metre Derinlikte Titiz Operasyon Bölge dalgıçları ve yetkili ekiplerin ortaklaşa gerçekleştirdiği son operasyonda, Antalya'nın Gazipaşa ilçesi açıklarında 12 metre derinlikte tespit edilen terkedilmiş bir uzatma ağı başarıyla denizden çıkarıldı. Deniz dibinde kalarak balıklar ve diğer deniz canlıları için ölümcül bir tuzak oluşturan bu ağların temizlenmesi, sualtı popülasyonunun korunmasında kritik bir rol oynuyor. COP31 İklim Zirvesi Hedefleriyle Tam Uyum Yapılan açıklamada, denizlerin ve kıyıların korunmasına yönelik yürütülen tüm faaliyetlerin COP31 Dünya İklim Zirvesi hedefleri doğrultusunda sürdürüldüğü vurgulandı. Sürdürülebilir bir deniz ekosistemi için atılan bu adımlar sayesinde, Antalya kıyılarında son iki yıl içerisinde toplamda 11 kilometreyi aşan bir alanda hayalet ağ temizliği gerçekleştirilmiş oldu. Gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir Akdeniz bırakmayı hedefleyen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, "Mavi Akdeniz" ve "Sucul Biyoçeşitlilik" vizyonu doğrultusunda saha çalışmalarına kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

Kaş-Kekova’da Posidonia Oceanica İçin Bilimsel Dalışlar Tamamlandı Haber

Kaş-Kekova’da Posidonia Oceanica İçin Bilimsel Dalışlar Tamamlandı

Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürütülen MedPROACT Projesi kapsamında Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde gerçekleştirilen yaz dönemi bilimsel dalışlarının tamamlandığını duyurdu. Denizel biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında, Akdeniz’in önemli deniz çayırlarından Posidonia oceanica’nın mevcut durumunun belirlenmesi amacıyla beş farklı bölgede kapsamlı izleme ve örnekleme çalışmaları gerçekleştirildi. Beş bölgede bilimsel inceleme yapıldı Interreg NEXT Akdeniz Havzası Programı kapsamında yürütülen MedPROACT Projesi’nin İP4 – Denizel Biyoçeşitlilik ve Kıyısal Ekosistemlerin Korunması, Muhafazası ve Restorasyonu iş paketi kapsamında gerçekleştirilen dalışlar; Limanağzı, Beşadalar, Ufakburun, Aperlai ve Eğriliman bölgelerinde yapıldı. Bilimsel dalışlarda farklı derinliklerde belirlenen transektlerde sualtı görsel sayımları (UVC) gerçekleştirildi. Posidonia oceanica çayırlarına ait sürgün ve yaprakların morfolojik özellikleri incelenirken, fiziksel ve kimyasal oşinografik ölçümler de yapıldı. Su ve sediment örnekleri alındı Çalışmalar kapsamında ayrıca su ve sediment örneklemeleri gerçekleştirilerek deniz çayırlarının bulunduğu ekosisteme ilişkin kapsamlı veriler toplandı. İzleme ve örnekleme dalışlarına Enstitüden Dr. Mehmet Ali T. Koçer, Dr. Merve Karakuş, Çağatay Arıcan ve Ömer Akman ile gönüllü dalgıçlar Hazal Yıldız, Azra Bıltır, Duygu Öztürk, Zehra Küçük, Demir Öngüt ve Esra Boycay katıldı. Elde edilen veriler koruma çalışmalarına ışık tutacak Bilimsel dalışlardan elde edilen verilerin, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde Posidonia oceanica çayırlarının mevcut durumunun ve bu alanlarla ilişkili biyolojik toplulukların değerlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Toplanan veriler aynı zamanda MedPROACT Projesi kapsamında yürütülecek koruma, muhafaza ve restorasyon çalışmalarına bilimsel altlık oluşturacak. Enstitünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, çalışmaların denizel biyoçeşitliliğin korunması ve kıyısal ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından önemine dikkat çekildi.

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor Haber

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor

İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 28 ve 29 Ağustos 2026 tarihli hava tahminlerini paylaşarak birçok il için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu. Meteoroloji’nin değerlendirmelerine göre, bazı bölgelerde sağanak yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 28 Ağustos’ta Kuvvetli Sağanak Bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün tahminlerine göre 28 Ağustos Cuma günü Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Çorum çevrelerinde aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Orta Karadeniz’de etkili olması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ise Samsun, Ordu ve Giresun çevreleri ile Amasya ve Tokat’ın kuzeyinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Samsun’un doğusu ile Ordu’nun batısında yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 29 Ağustos’ta İç Anadolu ve Akdeniz İçin Uyarı 29 Ağustos Cumartesi günü İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Akdeniz’in iç ve yüksek kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış öngörülüyor. Karaman, Niğde, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Yozgat ve Sivas çevreleri ile Konya’nın güneydoğusu, Mersin ve Adana’nın iç ve yüksek kesimlerinde yağışların yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Hatay genelinde de sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Doğu Anadolu’da Fırtına Bekleniyor Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda rüzgarın Van, Hakkari, Siirt ve Şırnak çevreleri ile Bitlis’in güney ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına ve hamleli kuvvetli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Isparta, Burdur ve Denizli İçin Rüzgar Uyarısı Isparta, Burdur ve Denizli çevreleri ile Antalya ve Muğla’nın iç kesimlerinde ise kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde rüzgar bekleniyor. İçişleri Bakanlığı’ndan Tedbir Çağrısı İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarını paylaşarak vatandaşları olası olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Kuvvetli yağış ve fırtına nedeniyle ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış sırasında kuvvetli rüzgar, ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği belirtildi. Vatandaşların yetkili mercilerin uyarılarını dikkate alarak gerekli tedbirleri alması istendi.

Ege ve Akdeniz’de Biyoçeşitlilik İçin İş Birliği Haber

Ege ve Akdeniz’de Biyoçeşitlilik İçin İş Birliği

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Akdeniz Koruma Vakfı arasında, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında denizel biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Ankara’da düzenlenen imza töreninde protokole, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz ile Akdeniz Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ali Kızılkaya imza attı. 5 Yıllık İş Birliği Çerçevesi Denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik çalışmaları kapsayan protokol, 5 yıllık iş birliği çerçevesinde yürütülecek. İş birliği kapsamında Akdeniz keşiş foku ve kum köpek balığı izleme çalışmaları, deniz çayırları üzerine araştırmalar ve ortak deniz koruma faaliyetleri gerçekleştirilecek. Deniz Biyoçeşitliliğinin Korunması Hedefleniyor Protokol ile kamu kurumlarının koordinasyon gücü ve Akdeniz Koruma Vakfı’nın saha deneyiminin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Ortak çalışmalar sayesinde Ege ve Akdeniz kıyılarındaki denizel canlıların ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik bilimsel izleme ve koruma faaliyetlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesini de kapsayan iş birliğinin, Türkiye’nin denizel doğal kaynaklarının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Balıkçılık Kaynaklarına İlişkin Veriler Toplanıyor Haber

Balıkçılık Kaynaklarına İlişkin Veriler Toplanıyor

Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen “Türkiye'nin Ege (GSA22) ve Akdeniz (GSA24) Kıyılarındaki Balıkçılık Kaynaklarının İzlenmesi (AEGMED)” projesi kapsamında araştırma çalışmalarına Akdeniz sularında devam ediliyor. Proje kapsamında Enstitü araştırmacıları, Akdeniz Araştırma 1 Gemisi ile deniz çalışmalarına başladı. Çalışmanın bu etabında, Akdeniz'deki demersal balıkçılık kaynaklarının durumuna ilişkin balıkçılıktan bağımsız verilerin toplanması hedefleniyor. Araştırma kapsamında deniz ekosistemindeki balıkçılık kaynaklarının izlenmesine yönelik bilimsel verilerin yanı sıra, ülkesel gen bankasında kullanılmak üzere genetik materyal örnekleri de toplanıyor. Saha çalışmalarının tamamlanmasının ardından elde edilen veriler bilimsel yöntemlerle analiz edilerek balıkçılık kaynaklarının mevcut durumu değerlendirilecek. Çalışma sonuçlarının, balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine katkı sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’na yıllık olarak raporlanacağı bildirildi. AEGMED projesi kapsamında yürütülen izleme çalışmalarıyla Akdeniz'deki balıkçılık kaynaklarının düzenli olarak takip edilmesi ve elde edilen bilimsel verilerin kaynakların sürdürülebilir yönetimine yönelik çalışmalara katkı sunması amaçlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.