Hava Durumu

#Alım Fiyatları

Kırsal Haber - Alım Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alım Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı Haber

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı

Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, elma üreticilerinin artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek elma ithalatının durdurulmasını ve yerli üreticiye kilogram başına teşvik verilmesini istedi. Kaya, üreticiyi koruyacak taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Türkiye'de elma üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdi. Antalya'nın Elmalı ilçesinde üreticilerin elmalarını maliyetine yakın fiyatlarla dahi satmakta zorlandığını belirten Kaya, yerli üretimin korunması için Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulundu. Elma üreticisinin kilogram başına maliyeti 15 lira Antalya'nın Elmalı ilçesinde yetiştirilen elmanın kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 15 lira olduğunu ifade eden Aykut Kaya, üreticilerin ürünlerini 15 ila 20 lira arasında değişen fiyatlarla satmaya çalıştığını ancak yeterli talep bulamadığını söyledi. Üreticilerin geçen yıl meyve suyu fabrikalarına kilogramı 12 liradan sattığı elmaları bu yıl 3,5 liraya vermek zorunda kaldığını aktaran Kaya, fiyatlardaki düşüşün üreticilerin ekonomik koşullarını daha da ağırlaştırdığını dile getirdi. Elmaların soğuk hava depolarında muhafaza edilmesinin de üreticilere ek maliyet getirdiğini belirten Kaya, ürünlerin satılamamasının çiftçilerin zararını artırdığına dikkat çekti. Üreticide alıcı yok, markette elma 80 lira Elma fiyatlarındaki üretici ve tüketici arasındaki farka dikkat çeken Aykut Kaya, marketlerde kilogramı 80 liraya satılan elmanın üreticinin elinde kaldığını ve üreticilerin ürünlerine 10 lira seviyesinde bile alıcı bulmakta zorlandığını ifade etti. Üreticinin yüksek maliyetlerle yetiştirdiği ürününü değerinde satamadığını belirten Kaya, tarladaki fiyat ile market rafındaki fiyat arasındaki farkın hem çiftçiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguladı. “Elma ithalatını durdurun” Tarım ve Orman Bakanlığına seslenen Aykut Kaya, yerli elma üreticisinin korunması için ithalatın durdurulmasını istedi. Kaya, üreticilere kilogram başına teşvik ve destek verilmesi gerektiğini belirterek taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Üretim maliyetlerinin dikkate alınması ve bu maliyetlerin üzerine makul bir kâr eklenerek fiyat belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yerli üreticinin emeğinin karşılığını almasının önemine dikkat çekti. Yerli elma üreticisine destek çağrısı Elma üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için ithalat politikalarının ve tarımsal desteklerin yeniden değerlendirilmesini isteyen Kaya, üreticiyi koruyan adımların atılması gerektiğini belirtti.

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce: “Fiyatlar Yeniden Gözden Geçirilmeli” Haber

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce: “Fiyatlar Yeniden Gözden Geçirilmeli”

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirterek fiyatların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Ölce, artan tarımsal girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan fiyatların çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını ve üreticilerin gelecek yıllara yönelik kaygılarını artırdığını ifade etti. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini belirten Ölce, ilgili kurumlara fiyatların yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı. “Çiftçiler Emeğinin Karşılığını Almakta Zorlanıyor” Tarım sektöründe yaşanan en önemli sorunlardan birinin artan üretim maliyetleri ve çiftçilerin topraktan uzaklaşması olduğunu kaydeden Çağlar Ölce, gübre, mazot, tohum, sulama ve işçilik giderlerindeki artışların üreticileri zorladığını dile getirdi. Çiftçi sayısının giderek azaldığına dikkat çeken Ölce, mevcut koşulların devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda üretimden çekilen çiftçi sayısının daha da artabileceği uyarısında bulundu. “Artık Pancar Ekmeği Düşünmüyoruz” Sözleri Endişelendirdi Eskişehirli çiftçilerin açıklanan pancar alım fiyatlarının ardından gelecek dönemde pancar ekmeyi düşünmediklerine ilişkin açıklamalarının kendilerini üzdüğünü belirten Ölce, üreticilerin bu noktaya gelmesinin ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çiftçinin üretimden vazgeçmesinin yalnızca tarlaların boş kalması anlamına gelmediğini vurgulayan Ölce, tarımsal üretimdeki düşüşün tarıma bağlı sanayiyi ve kırsal ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Ölce, üretimin azalmasının Türkiye'nin gıda üretiminde yaşadığı sorunları daha da büyütebileceğine dikkat çekti. “Pancar Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli” Eskişehir'in tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çağlar Ölce, şeker pancarının hem çiftçilerin geçim kaynaklarından biri hem de şeker sanayisinin temel ham maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Pancar alım fiyatları belirlenirken yalnızca açıklanan rakamın değil, üretim için harcanan emeğin, yapılan masrafların ve üretimin sürdürülebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini kaydeden Ölce, ilgili kurumlara şu çağrıda bulundu: “ Açıklanan şeker pancarı alım fiyatı yeniden gözden geçirilmeli ve üreticilerimizin maliyetleri ile beklentileri dikkate alınarak revize edilmelidir. Bugün çiftçiye yeterli ekonomik karşılık sağlanmazsa yarın üretimin devamlılığını sağlamak çok daha zor olacaktır.” Çiftçiye Destek ve Uzun Vadeli Tarım Politikası Çağrısı Tarım politikalarında günü kurtaran kararlar yerine, üreticilerin geleceğini planlayabileceği uzun vadeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade eden Ölce, pancar fiyatlarının belirlenmesinde üretici temsilcilerinin görüşlerinin alınmasını istedi. Gerçek üretim maliyetlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması ve çiftçiye makul kazanç sağlayacak bir fiyat politikasının uygulanması gerektiğini belirten Ölce, tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının da önem taşıdığını vurguladı. “Çiftçimiz Daha Fazla Üretmek İstediğini Söylemeli” Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak üreticilerin sorunlarını gündeme getirmeyi sürdüreceklerini belirten Çağlar Ölce, çiftçilerin üretimden vazgeçmek zorunda kalmadığı bir tarım politikası istediklerini ifade etti. Ölce, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz çiftçimizin ‘Artık ekmeyeceğim.’ demesini değil, ‘Önümüzdeki yıl daha fazla üreteceğim.’ diyebilmesini istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretmeyen bir Türkiye'nin ekonomik olarak güçlenmesi mümkün değildir. Tarımda güçlü olmanın yolu, üreticiyi ayakta tutmaktan geçmektedir.” Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi ve çiftçilerin üretimden çekilmesini önleyecek somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirterek, çiftçilerin sorunlarını ve taleplerini gündeme getirmeye devam edeceklerini kaydetti.

CHP'li Gürer: "Çeltik ve Şeker Pancarı Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Çeltik ve Şeker Pancarı Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çeltik, şeker pancarı, fındık, üzüm, incir, limon, elma ve diğer tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerinin altında kaldığını belirterek tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve işçilik maliyetlerinin arttığını, buna karşın birçok üründe alım fiyatlarının enflasyonun gerisinde kaldığını ifade eden Gürer, çiftçinin borcunu ödeyebilmek için ürününü düşük fiyattan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. Çiftçilerin toplam kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını belirten Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini vurguladı. TÜRKİYE’DE ÜRETİCİLER NEREDEYSE HER İLDE TEPKİ GÖSTERİYOR Tarım ürünlerinin alım fiyatlarında yaşanan sorunların ülke genelinde üreticileri etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çeltik ve şeker pancarı ile ilgili yapılan açıklamalarda da üreticilerimizin beklentilerinin altında, enflasyonun altında artışlar sağlandı. Tabii ki bunların çiftçi ve üretici üzerinde önemli ölçüde olumsuz yansıması oldu. Bir yerde Türkiye’de üretim yapan çiftçiler neredeyse her ilde ürettikleri ürünlerle ayaklanmış durumdalar” dedi. Fındık, üzüm, incir, narenciye, çay, zeytin, domates, buğday, karpuz, şeker pancarı, çeltik ve elma üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Gürer, pek çok üründe fiyatların geçen yılın seviyesinin dahi gerisine düştüğünü belirtti. Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında gelir kaybına uğradığını ifade ederek, alım fiyatlarının belirlenmesinde çiftçinin emeğinin ve üretim giderlerinin esas alınması gerektiğini söyledi. ÇELTİKTE YÜZDE 12’LİK ARTIŞ MALİYETLERİN GERİSİNDE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çeltik üreticisinin açıklanan alım fiyatları karşısında beklentilerinin karşılanmadığını belirterek, “Çiftçilerin umutları, geçen yıla göre bu yıl daha iyi bir üretim olduğu için ürününü girdi maliyeti artı makul bir kârla satarım, borcumu öderim noktasındaydı. Çeltikle ilgili gruplar için 45 lira, Osmancık grubu için 38 lira, diğer çeşitler için de 32 liralık bir fiyat açıklandı” dedi. Temel tarımsal girdilerdeki artışları hatırlatan Ömer Fethi Gürer, “Mazotta yüzde 90’a, azotlu gübrede yüzde 45’e, tarımsal elektrikte yüzde 27’ye erişen artışların yaşandığı bir süreçte çeltik için verilen yüzde 12’lik bir artış oldu” dedi. Türkiye’nin çeltik ve pirinç ithal eden bir ülke olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye çeltik ve pirinci ithal eden bir ülke. Bu bağlamda yurt dışına bağımlılığımızın azalması için çeltik üreten üreticinin desteklenmesi gerekirdi. Ama bir yıl öncesine göre verilen bu yüzde 12’lik artış, üretici için önemli ölçüde düşündürme noktası oldu” diye konuştu. ŞEKER PANCARI FİYATI 4 BİN 500 LİRANIN ÜZERİNE ÇIKARILMALI Şeker pancarı alım fiyatındaki artışın da üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında şeker pancarına ton başına 2 bin 375 lira fiyat verilmişti. 2025 yılında 3 bin 100 liralık bir fiyat açıklandı. Burada oran yüzde 30 civarındaydı. 2025-2026 arasında yeni verilen fiyatta artış yüzde 20 olarak gerçekleşti. 3 bin 750 liralık bir fiyat verildi. Bunu şeker pancarı çiftçisi kabullenemiyor. Çünkü şu anda şeker pancarı için beklenti tonunun 4 bin 500 lira aralığında olmasıydı” dedi. Şeker fiyatındaki artışla pancar alım fiyatındaki artışın aynı düzeyde olmadığını belirten Gürer, “Şekere yüzde 24’lük bir artış sağlandı ama şeker pancarına bir yıllık artış yüzde 20’de kaldı” ifadelerini kullandı. Şeker pancarının stratejik bir tarım ürünü olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı ürettiğini ve bundan yaklaşık 2 milyon 800 bin ton şeker elde edildiğini söyledi. Stoklardaki şeker miktarının pancar alım fiyatına da yansıdığını belirten Gürer, üreticinin korunması gerektiğini dile getirdi. Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı sökümünün devam ettiğini, kampanyanın ise 20 Eylül’de başladığını hatırlatarak fiyatın yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Mutlaka revize edilmesi, şeker pancarı fiyatının 4 bin 500 liranın üzerine çıkarılması bekleniyor ve talep ediliyor” dedi. ŞEKER PANCARI ÜRETİCİSİ MALİYETİNİ KARŞILAYAMIYOR Şeker pancarı üretiminde tohum, sulama ve elektrik giderlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Gürer, “6 dekara 40 bin lira kaliteli bir ürün alabilmek için tohumun gittiği, sulama suyunun, elektrik fiyatlarının katlandığı bir süreçte üretici ürettiği üründen para kazanamadığı için dertleniyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticilerinin sayısındaki düşüşe de dikkat çekerek, “Şeker pancarı çiftçimiz 300 binlerin üzerindeyken 100 binlerin altına düşmüştü. Böyle giderse nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcılara yönelim artacak. İnsan sağlığı açısından eleştiri konusu olan tatlandırıcıların tüketimi daha da yükselecek. Şeker pancarı üreticisinin sayısı daha da düşecek” değerlendirmesinde bulundu. ÜZÜM, FINDIK VE İNCİRDE ÜRETİCİ GEÇEN YILIN FİYATINI ARIYOR Ömer Fethi Gürer, çeltik ve şeker pancarının yanı sıra ihracat açısından önemli ürünlerde de üreticilerin fiyat sorunu yaşadığını belirtti ve düşük alım fiyatlarının gelecek yılın üretimini de riske atabileceğini söyledi. Türkiye’nin fındık, üzüm, incir, narenciye ve zeytin gibi ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini hatırlatan Gürer, üreticinin yeterli gelir elde edememesinin üretim kararlarını etkileyeceğini ifade etti. Üzüm fiyatlarındaki gerilemeye dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Üzümde geçen yılki fiyat 120 lira civarındayken bu yıl 100 lira civarında bir fiyata geriledi. Bırakın artışı, daha düşük fiyatta alınıyor” dedi. Fındık üreticisinin beklentisinin karşılanmadığını kaydeden Gürer, “Fındık üreticisinin beklentisi 370 lira civarında bir fiyattı. 200 lira civarında, 250 lira civarında bir fiyatla alıma girildi. Fındık üreticisi de isyanda” ifadelerini kullandı. Gürer, girdi maliyetlerinin artmaya devam ettiği bir ortamda ürün fiyatlarının düşmesinin çiftçiyi üretimden uzaklaştırabileceğini vurguladı. LİMON ÜRETİCİDE 5 LİRA, MARKETTE 50 LİRA Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Gürer, limon fiyatlarını örnek göstererek tarımsal ürünlerin tarladan market rafına ulaşana kadar geçirdiği fiyat değişimini eleştirdi. Gürer, “Limon dalında 5 lira, şu anda marketlerde 50 lira civarında satılıyor. Yani ürünler üreticideyken para kazanılmıyor. Üretici mağdur durumda. İşçiliği, tarla kirası da artıyor. Ama üreticiden ürün çıktıktan sonra fiyatta artış başlıyor. Oradan da rafa daha yüksek fiyatla ürün gidiyor. Böyle olunca da üreten kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Arada aracılar ve ithalatçılar kazanıyor” diye konuştu. DÜŞÜK ALIM FİYATLARI İTHALATA KAPI ARALIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu tarafından belirlenen alım fiyatlarının yalnızca üreticinin bugünkü gelirini değil, gelecek yıllardaki üretim miktarını da etkilediğini belirterek, “Türkiye’nin bu yıl uyguladığı kamu alım fiyatları, yeni ithalatlara önümüzdeki yıllarda daha çok kapı aralayacağını gösteriyor. Onun için bu fiyatların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor” dedi. Nohut ve mercimekte yaşananlara da değinen Gürer, üreticinin borçlarını ödemek amacıyla ürününü elinden çıkarmak zorunda kaldığını, ürün tüccara geçtikten sonra fiyat artışlarının görülebildiğini ifade etti. “Üretici çiftçi elindeki ürünü satıp bir an önce borcunu ödemek istiyor. Orada fiyat artışları da beraberinde geldi. Şu anda buğdayda da benzer bir artış görülüyor” diyen Gürer, tarım politikalarının üreticinin hasat dönemindeki zorunlu satışlarını önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini kaydetti. “ÜRETİCİYE BİR YIL ÖNCEDEN HANGİ ÜRÜNÜ, HANGİ FİYATA ALACAĞINIZI SÖYLEMELİSİNİZ” Tarımda planlı üretimin önemini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, çiftçinin ekim yapmadan önce hangi ürünü yetiştireceğini, ne kadar verim elde edebileceğini ve ürününü hangi fiyattan satacağını bilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, “Esas olan, üreticinin ürettiği ürünün değer bulması. Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek, buradan ne kadar verim alınır, rekolte ne olur, bunun fiyatı ne olması gerekir; planlanarak belirlenirse ve üreticiye ‘Ben senin ürününü şu fiyata alacağım’ denirse o da tercihini ona göre belirler. Ürün oluyor, hasat dönemi geliyor. Gene açıklanmıyor alım fiyatı. Ardından açıklanan alım fiyatı girdi maliyetlerinin altında olunca çiftçi ne yapacağını şaşırıyor. Borcunu ödeyemiyor, icra kapıya dayanıyor. Farklı bölgelerde üreticiler traktörlerine binip tepkilerini gösteriyorlar” diye konuştu. MAZOT 55 LİRADAN 100 LİRAYA, TABAN GÜBRESİ 30 LİRADAN 50 LİRAYA ÇIKTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Geçtiğimiz yıl ekim yaptığı dönemde mazotun litresi 55 liraydı. Şimdi 100 liraya geldi. Taban gübresinin fiyatı 50 liraya geldi. Geçen yıl 30 lira civarındaydı. Fiyatlar girdi olarak durmuyor. Girdi fiyatlarının durmadığı yerde üretici enflasyon gerekçesiyle baskılanıyor. Ama bunun yansıması üretimden çekilmesi oluyor” diyen Gürer, tarımsal üretimin devamı için maliyet ve fiyat dengesinin gözetilmesi gerektiğini belirtti. ELMA VAR, FİYAT YOK; ÜRETİCİNİN GEÇEN YILKİ ZARARI DA ÜZERİNDE Elma üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Gürer, “Bu yıl ürün var, alım fiyatı yok. Girdi maliyeti artıyor. Çiftçiye, üreticiye gerekli alım fiyatı verilmiyor. Taban fiyatı uygulaması olmadığı için de bu kez tüccar devreye giriyor. Tüccar daha düşük fiyatla, peşin fiyatına ürün alıyor. Şimdi elma meyve suyu fabrikaları için 4,5 liradan toplanıyor. Bazı bölgelerde 3,5 liraya da satılıyor” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl zirai don nedeniyle elma üretiminde önemli kayıplar yaşandığını hatırlatarak, “Geçen yıl zirai don nedeniyle elmada önemli kaybımız vardı. Bu yıl elma var, fiyat yok. Fiyat olmayınca geçen yılın zararı da çiftçinin, üreticinin üzerinde olunca sıkıntılar daha da yoğunlaşıyor” diye konuştu. “ÇELTİK VE ŞEKER PANCARI FİYATLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ” Açıklanan fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere tarımsal ürünlerde alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Gürer, “Şeker pancarı ve çeltik başta olmak üzere tüm açıklanan fiyatlar yeniden değerlendirilerek enflasyonun altında bir alım uygulaması yapılmaması gerekiyor. Çiftçi için girdi maliyeti artı makul bir kârı sağlayamazsak çiftçi refahını sağlayamayız” dedi. Üreticinin refahının sağlanamaması durumunda tarımsal üretim deseninin değişeceğini, bazı ürünlerin ekiminden vazgeçilebileceğini belirten Gürer, bunun Türkiye’nin dışa bağımlılığını artırabileceği uyarısında bulundu. Gürer, “Çiftçi refahını sağlayamazsak üretim desenindeki değişmelerden dolayı dışa bağımlılığımız artar, sorunlar katlanır ve Türkiye gıda açısından riskli bir sürece yuvarlanır” ifadelerini kullandı. Çeltik fiyatının da gecikmeden yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin mevcut koşullar dikkate alınarak belirlenecek yeni fiyat üzerinden ürününü satabilmesinin önemini vurguladı.

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu: “Artık Pancar Ekmeyeceğiz!” Haber

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu: “Artık Pancar Ekmeyeceğiz!”

Eskişehir Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarına tepki göstererek üreticilerin yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Fiyatların çiftçide büyük bir hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan Çelikoğlu, artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek gelecekte pancar üretimi yapmayacaklarını beyan etti ve tüm pancar üreticilerine ekim yapmama çağrısında bulundu. ​"Açıklanan Fiyat Hayal Kırıklığı Oldu" ​Şeker pancarı taban fiyatının beklentileri karşılamadığını ve üreticiyi tatmin etmekten uzak olduğunu belirten Burhan Çelikoğlu, fiyat duyurusunun yapılış şeklini de eleştirdi. Çelikoğlu, şu ifadeleri kullandı: ​“Açıklanan pancar alım fiyatları bizim için yine çok büyük bir hayal kırıklığı, yine büyük bir hüsran oldu. Bu yıl çiftçinin tek umudu, pancar taban fiyatının üreticiyi tatmin edecek seviyede açıklanmasıydı. Maalesef yine büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Zaten çok iyi bir fiyat açıklanmış olsaydı, televizyonlarda bangır bangır duyurulurdu. Ancak fiyat, Şeker Enstitüsünün yayımladığı bir yazıyla üreticiye tebliğ edildi.” ​"Pancar Sadece Bir Tarım Ürünü Değil, Sanayinin Lokomotifidir" ​Şeker pancarının stratejik önemine vurgu yapan Çelikoğlu, ürünün sanayideki ve yan ürünlerdeki kritik yerine değindi: ​“Şeker pancarı, Türk çiftçisinin en önemli üretim alanlarından, tarımın lokomotiflerinden biridir. Şeker pancarı hiçbir zaman yalnızca bir tarım ürünü değildir. Aynı zamanda bir sanayi ürünüdür. Şeker pancarından küspe, melas ve şilempe gibi birçok yan ürün elde ediliyor. Biliyorsunuz, koronavirüs döneminde Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından biri alkol teminiydi. Alkol üretiminde kullanılan melas da şeker pancarından elde ediliyor.” ​Girdi Maliyetlerindeki Artış Çiftçinin Belini Büküyor ​Gübre ve mazot fiyatlarındaki yükselişin üretimi imkânsız hale getirdiğini kaydeden Çelikoğlu, belirsizliklere işaret etti: ​“Geçen yıl 35 liraya aldığımız DAP gübresi bugün 51-52 lira bandında. 53 liraya aldığımız mazot ise bugün 100 lira seviyesine geldi. Üstelik biz pancarın parasını şubat ayında alacağız. Şubat ayına kadar gübre kaç lira olacak, mazot kaç lira olacak, bilmiyoruz. Bugün dünya piyasalarında mazot fiyatlarında yine yüzde 10’luk bir artış yaşandı. Önümüzdeki süreçte maliyetlerin nereye ulaşacağı da belirsiz.” ​"Bundan Sonra Pancar Ekmeyeceğiz" ​Eskişehir ziraat odaları ve çiftçiler adına sert mesajlar veren Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı, üretimi durdurma kararı aldıklarını açıkladı: ​“Biz Eskişehir çiftçileri ve ziraat odaları olarak bu konuda daha sonra kapsamlı bir açıklama yapacağız. Ancak şunu açıkça söylüyoruz: Biz bundan sonra pancar ekmeyeceğiz. Devlet şekeri bir şekilde dışarıdan getirebilir. Ama hayvancılıkta kullanılan küspeyi, melası ve şilempeyi nereden temin edecekse oradan temin etsin. Çünkü artık Türk çiftçisinin, Türk pancar üreticisinin dayanacak gücü kalmadı.” ​Pancar Üreticisi Sayısı Hızla Düşüyor ​Üretici sayısındaki gerilemeye dikkat çeken Çelikoğlu, tablonun vahametini şu sözlerle aktardı: ​“2012 yılında 140 bin olan pancar üreticisi sayısı, 2025 yılında 75 bine düştü. Bu gidişle gelecek yıl bu sayı 25 bine kadar düşer. Pancar ekim alanları boş kalır. Biz de gider arpamızı, buğdayımızı ekeriz. Ondan sonra devlet düşünsün, bu millete şekeri nereden getireceğini, alkolü nasıl üreteceğini.” ​Tüm Üreticilere Çağrı: "Gelecek Yıl Pancar Ekmeyelim" ​Çiftçilerin sesini kimsenin duymadığını savunan Çelikoğlu, radikal bir çağrıda bulundu: ​“Bizim pancar üreticilerinden isteğimiz ve çağrımız şu: Arkadaşlar, gelecek yıl pancar ekmeyelim. Çünkü Türk çiftçisi, Türk pancar üreticisi şu anda yok hükmünde. Bizim sesimizi, feryadımızı, çığlığımızı duyan yok.” ​"Bir Tır Pancarla Ancak 1 Ton Mazot Alınabiliyor" ​Nakliye maliyetleri ve oran verimsizliğini kıyaslayan Çelikoğlu, alım gücünün düştüğünü şu örneklerle gözler önüne serdi: ​“Nakliyeci arkadaşlarımız da haklı olarak feryat ediyor. Aldıkları paranın yetmediğini söylüyor, nakliye ücretlerine fark istiyorlar. Bu farkı da çiftçi kendi cebinden karşılıyor. ​Arkadaşlar, bir tır pancar yaklaşık 27-28 ton geliyor. Nakliyeciye herhangi bir fark ödemediğimiz durumda bile bir tır dolusu pancarın karşılığında ancak 1 ton mazot alabiliyoruz. Yine 27-28 tonluk bir tır pancarın karşılığında yaklaşık 2 ton DAP gübresi, yani taban gübresi alabiliyoruz. Bu çiftçiye hak mı? Bu çiftçiye reva mı?” ​Eskişehir Özelinde Düşük Polar Oranı Kayıpları Artırıyor ​Açıklanan fiyatın detaylarına ve polar kayıplarına da değinen Çelikoğlu: ​“Artık çiftçinin dayanacak hiçbir gücü kalmadı. Bir de Eskişehir özelinde şeker pancarının polar oranları düşük geliyor. Açıklanan 3 bin 720 liralık fiyat, kota tamamlama primi dahil olan fiyat. Kotasını tamamlayamayan üreticiler zaten 3 bin 500 küsur liradan ödeme alacak. Polar oranları düştüğünde ise her bir polar düşüşünde 150-200 liralık kaybımız olacak. Özellikle Eskişehir merkezdeki çiftçilerimizin pancarlarında polar oranları düşük geliyor. Dolayısıyla şeker pancarı artık Türk çiftçisi için bir lokomotif olmaktan çıktı. Çiftçinin sırtında bir yük, bir kambur haline geldi.” ​"Telefonlarımız Susmuyor, Ben de Üretimi Bırakıyorum" ​Tepkilerin çığ gibi büyüdüğünü ifade eden Burhan Çelikoğlu, kendisinin de yıllık bin ila 2 bin ton arasındaki üretimini sonlandıracağını duyurdu: ​“Dünden beri telefonlarımız hiç susmuyor. Benim ve diğer 13 ziraat odası başkanımızın telefonları sürekli çalıyor. Eskişehir’deki pancar üreticileri artık pancar üretmek istemediklerini, gelecek yıl ekim yapmayacaklarını söylüyor. Ben kendi adıma her yıl bin ila 2 bin ton arasında pancar üretiyorum. Ancak artık ben de pancar ekmeyeceğim. Benimle birlikte hareket edecek çok sayıda üretici arkadaşımız da var.”

Sarıgöl’de Üzüm Üreticisinden Traktörlü Protesto Haber

Sarıgöl’de Üzüm Üreticisinden Traktörlü Protesto

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde, artan girdi maliyetlerine karşılık üzüm alım fiyatlarının gerilemesi çiftçiyi sokağa döktü. İYİ Parti heyetinin düzenlediği "Üzümüne Sahip Çık" eyleminin ardından onlarca traktörle konvoy oluşturan bağcılar, korna sesleriyle ilçe meydanında seslerini duyurmaya çalıştı. ​Manisa Sarıgöl’de bağcılık yapan üreticiler, yüksek enflasyon, katlanan mazot ve gübre giderleri ile dip yapan üzüm fiyatları kıskacında tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki mağduriyete dikkat çekmek amacıyla harekete geçen İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç ve Sarıgöl İlçe Başkanı Ahmet Aktan’dan oluşan parti heyeti, bağları ve sumalık üzüm alım merkezlerini ziyaret ederek üreticinin durumunu yerinde inceledi. ​Saha taramasının ardından gerçekleşen kitlesel basın açıklamasında üreticiler, yaşadıkları çaresizliği göz önüne serdi. ​"Ürün Dalında Kaldı, Üzüm Yere Kesiliyor" ​Üreticinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirten İYİ Parti Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç, maliyet yükünün altından kalkamayan çiftçinin radikal kararlar almak zorunda kaldığını vurguladı. Aytaç, işçilik, mazot ve gübreye gelen zamlar karşısında alım fiyatlarının çakıldığını söyleyerek, zarar eden pek çok üreticinin üzümü dalında bıraktığını ya da ürünü yere kesmek zorunda kaldığını ifade etti. ​İYİ Partili Ulusoy’dan Bakan’a Acil Çağrı: "İşi Gücü Bırakın, Manisa'ya Gelip Hali Görün" ​Sert eleştirilerde bulunan İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nı doğrudan hedef aldı. Sahadaki tablonun bir dram dönüştüğünü belirten Ulusoy, şunları kaydetti: ​"Tarım Bakanı'na buradan sesleniyorum; yarın işi gücü bırakın Manisa'ya gelin. Kuru üzüme, taze üzüme ve zeytinin durumuna bir bakın. Bağ sahipleri mahcubiyetinden, gözündeki yaş nedeniyle bağına giremiyor. Sadece bağ sahibi değil, üzümle birlikte günlük 1.400 liraya çalışan tarım işçileri de derin bir mağduriyet yaşıyor." ​Korna Sesleriyle İlçe Meydanına Akın Ettiler ​Basın açıklamasının tamamlanmasıyla birlikte Sarıgöllü üzüm üreticileri tepkilerini eyleme dönüştürdü. Onlarca traktörün katılımıyla oluşan dev konvoy, korna sesleri eşliğinde ilçe merkezine yürüdü. ​Girdi maliyetlerine acil müdahale edilmesini ve taban fiyatların yeniden düzenlenmesini isteyen çiftçiler, seslerini yetkililere duyurana kadar mücadele edeceklerinin mesajını verdi.

Başkan Özel: "Çiftçinin Emeği Bir Bardak Çay Parasına Satılamaz!" Haber

Başkan Özel: "Çiftçinin Emeği Bir Bardak Çay Parasına Satılamaz!"

Aydın’ın Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, zeytin üreticilerinin yaşadığı fiyat krizine tepki göstererek, "Çiftçimizin bir yıllık emeği bir bardak çay parasına satılamaz" dedi. Zararına satış yapılmaması gerektiğini belirten Özel, gerekirse zeytin toplamaya ara verme seçeneğinin değerlendirilmesini istedi. ​Aydın ve Ege Bölgesi'nin en önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinde, açıklanan düşük alım fiyatları üreticilerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, zeytin üreticisinin yaşadığı mağduriyete dikkat çekerek yetkililere ve alıcılara çağrıda bulundu. ​"Zeytin Fiyatları Çiftçiyi Zarara Sürüklüyor" ​Üreticinin yıl boyunca büyük masraflar yaparak ve alın teri dökerek hasat dönemini beklediğini vurgulayan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, mevcut fiyatların kabul edilemez olduğunu belirtti. ​Başkan Özel açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Çiftçimiz yıl boyunca emek veriyor, masraf ediyor, alın teri döküyor. Hasat zamanı ürününden kazanacağı parayla borçlarını kapatmayı, evini geçindirmeyi bekliyor. Ama bugün 'Bir bardak çay fiyatına zeytinini alırım' demek, çiftçiye yapılan haksızlıktır. Bugünkü zeytin fiyatlarıyla üreticimizin evine bir lokma ekmek girmesi bir yana, çiftçimiz zarar ediyor." ​"Gerekirse Zeytin Toplamaya Ara Verilmeli" ​Düşük alım fiyatlarının yalnızca bugünü değil, gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğine dikkat çeken Özel, üreticilere şu çağrıda bulundu: ​"Bu yıl yaşanan zarar, önümüzdeki yıllarda hem zeytin hem zeytinyağının üretimini ve devamını da tehlikeye atar. Bunun telafisi kolay olmaz. Bu yüzden üreticimize emeğini ve masrafını karşılayan bir fiyat verilmelidir. Fiyatlar yükselmezse, zararına ürün satmamak için gerekirse zeytin toplamaya ara vermeyi de değerlendirmeliyiz." ​"Çiftçimizin Alın Terinin Yok Sayılmasına Sessiz Kalmayacağım" ​Hem bir belediye başkanı hem de kendisi bir üretici olarak çiftçilerin her zaman yanında olacağını vurgulayan Özel, "Bir çiftçi, bir üretici ve belediye başkanı olarak çiftçilerimizin her zaman yanındayım. Çiftçimizin alın terinin yok sayılmasına sessiz kalmayacağım. Emeğinin karşılığını alması için sesimi yükseltmeye devam edeceğim" dedi.

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?" Haber

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe üretim artışının çiftçi refahına yansımadığını belirterek yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, artan borç yükü ve yetersiz tarımsal desteklerin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Gürer, 2006-2026 döneminde çiftçiye verilmesi gereken destek ile gerçekleşen destek arasında 1 trilyon 630 milyar 523 milyon liralık fark bulunduğunu belirtti. ÜRETİM ARTTI AMA ÇİFTÇİNİN REFAHI ARTMADI 2025 yılında kuraklık ve zirai don nedeniyle bitkisel ve bahçe üretiminde 2023 yılı üretimine göre yaklaşık 20 milyon ton ürün kaybı yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında iklim koşullarının daha olumlu seyretmesiyle üretimde artış yaşandığını ancak bunun üretici gelirlerine yansımadığını söyledi. Gürer, “2025 yılı bitkisel üretim ve bahçe üretiminde 2023 yılına göre yaklaşık 20 milyon ton civarında ürün kaybı oluşmuştu. Çünkü kuraklık ve zirai don önemli ölçüde üretime zarar vermişti. 2026 yılı ise iklim açısından 2025'e göre daha iyi koşullarda oluştu ve bunun yansıması verimde, rekoltede, üretim artışı olarak ortaya çıktı. Ancak üretim artışının çiftçi refahına katkısı umuluyordu öyle olmadı. Kamu tarafından açıklanan alım fiyatları düşük tutuldu ve bir yerde üretici tüccara mahkûm edildi” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, alım şartlarının da üreticinin elindeki ürünü gerçek değerinin altında satmasına neden olduğunu belirterek, “Alım fiyatlarının düşük olmasının ötesinde, alım şartlarının kamu alımlarında kurallara bağlanması, tarlaya gelen tüccarın daha düşük fiyatını çiftçinin tercih etmesine neden oldu” dedi. ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATIP BANKAYA BORCUNU ÖDÜYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en önemli sorunlarından birinin borçluluk olduğunu, çiftçinin üretim yapmak için kredi kullanmak zorunda kaldığını belirterek, “1 trilyon 511 milyar liraya ulaşan kredi borçlarından dolayı çiftçinin tarladaki ürününü hemen satıp paraya çevirerek bankaya kredi borcunu ödemek zorunda kaldığı bir süreç yaşandı. Ama bazı ürünlerde tarlada da ürün önemli ölçüde kaldı ve bu da yine çiftçiler için yeni sorunlu bir süreci yarattı” dedi. ÜRETİCİ AÇIKLANAN FİYATLARDAN MEMNUN OLMADI İncirden üzüme, fındıktan buğdaya, domatesten narenciyeye ve çaya kadar birçok üründe açıklanan fiyatların üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle üzümde geçen yılın altında fiyat açıklanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Gürer, “Açıklanan alım fiyatları incirde, üzümde, fındıkta, buğdayda, domateste, narenciyede ve çayda üreticileri mutlu etmedi. Bir yıl önceki alım fiyatı dikkate alındığında mevcut enflasyonun altında bu yıl ürüne alım rakamlar verilirken özellikle üzümde geçen yılın altında bir fiyat açıklandı. Bu durumda gelirinin bu yıl daha iyi olacağını düşünen çiftçimiz hüsrana uğradı. Karpuzun turfandası para etti ama son hasat o da tarlada kaldı” şeklinde konuştu. ŞEKER PANCARI FİYATI HÂLÂ AÇIKLANMADI Şeker pancarının sözleşmeli üretim açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin kampanya döneminde fiyatın açıklanmasını beklediğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin münavebeli ekim yaptığı, sözleşmeli tarım olarak da çiftçiyi en azından alım garantili gördüğü şeker pancarı ile ilgili de her yıl 20 Eylül'de başlayan kampanya dönemi içinde ya da o ayın sonunda açıklanan şeker pancarı fiyatı şu ana kadar açıklanmadı.” Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini belirten Gürer, bu yıl da yaklaşık 22 milyon ton üretim beklendiğini ifade etti. Şeker tüketiminin yıllık 2 milyon 700 bin ile 2 milyon 900 bin ton arasında değiştiğini belirten Gürer, geçen yıldan bu yıla yaklaşık 700 bin ton stokla girildiğini söyledi. ŞEKER PANCARI ÇİFTÇİSİ BEKLİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticisi sayısının gerilediğini ve üreticinin maliyetler nedeniyle sektörden çekildiğini belirtti. Gürer, “Şeker pancar üreten Çiftçi sayımız yıllar öncesi 350 binlerdeyken 83 binlere kadar geriledi. Bu yıl 90 bin civarında bir şeker pancarı çiftçisi varlığından söz ediliyor. Şeker pancarının 2026 yılında, yani hasat edilecek ürünün tohumu, 6 dekar için 40 bin lira civarında bir fiyata sahip. Dekara 8 ton pancar elde ediliyor. Klasik tohum 10 bin lira civarında olmasına rağmen doğal olarak üretici verimi daha iyi olduğu için 40 bin lira olan tohumu kullanıyor” dedi. BİR DEKARIN SULAMA MALİYETİ 25 BİN LİRAYA ULAŞTI Şeker pancarında sulama maliyetinin de üreticiyi zorladığını belirten Gürer, “Sulama suyu maliyeti Niğde'de bir dekara yaklaşık 25 bin lira tutuyor. Yılda en az 13 kez şeker pancarı sulama gerektiriyor. Su ve elektrik giderleri de artıyor” şeklinde ifade etti. Ömer Fethi Gürer, pancar üreticisinin yalnızca tohum ve sulama değil, mazot, gübre, ilaç ve diğer girdiler nedeniyle de yüksek maliyetle karşı karşıya olduğunu belirtti. TRAKTÖR MAZOTU 6 YILDA UÇTU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında 7,50 lira olan mazotun bugün 91,30 liraya yükseldiğini belirterek, “20 Temmuz 2021 tarihinde ülkemizde mazotun litresi 7 lira 50 kuruştu. 2025 yılı üretim döneminde 55 liraya çıkmıştı. Şu anda mazot 91 lira 30 kuruş. Altı yılda çok ciddi ve fahiş artış gösteren mazot fiyatı çiftçi için büyük bir külfete dönüştü” dedi. Mazottaki artışın sadece çiftçiyi değil, nakliye sektörünü de etkilediğini belirten Gürer, “Traktörü tarlaya soktuğunda gideri traktörün yalnızca mazot üzerinden artarken, tırcı ve kamyoncu da bu ürünü üretildikten sonra nakliyesini yaparken mazottaki artış fiyatlarından doğrudan etkileniyor” diye konuştu. 2026’DA ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEĞİN BÜYÜK BÖLÜMÜ VERİLMEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılında Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde yüzde 1 olarak verilmesi gereken toplam tutar 722 milyar lira. Ancak Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında yer aldığı biçimiyle bu anlamda verilen destek 168 milyar lira.” Diye konuştu. Gürer, aradaki farkın yaklaşık 604 milyar lira olduğunu belirterek, iktidarın farklı kaynak kalemlerini bir araya getirerek yaptığı açıklamalar ile tarımsal destekleme rakamlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. “İktidar açıklama yaparken tarım kesimine yapılmış tüm kaynakları toplayarak bir desteğin verildiğinden söz ediyor. Ama Cumhurbaşkanlığı kitabına baktığımız zaman orada yalnızca tarım için verilen desteğin 168 milyar lira olduğu kendi açıklamalarında yer alıyor.” ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI Tarım sektörünün banka borcundaki artışa dikkat çeken TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Temmuz 2026 itibarıyla borcun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldiğini belirterek, “2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara borcu 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldi. Çiftçilerimizin borcu son bir yılda 411 milyar 249 milyon lira arttı. Ayrıca, tarım sektörünün bankalara kredi borcunun 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olduğu dikkate alındığında aradaki farkın ne kadar katlandığını gösteriyor. Yaklaşık 230 kat artış gerçekleştiği görülüyor” diye konuştu. BORÇSUZ ÜRETİM ZOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin yalnızca bankalara değil, piyasaya da borçlu olduğunu, mevcut tablo nedeniyle üreticinin borçlanmadan üretim yapmasının mümkün olmadığını ifade etti. Gürer, “Üreticinin alın teriyle, emeğiyle, üretimiyle ayakta tuttuğu tarım sektöründe kanunda öngörülen kaynak aktarılmamış. Çiftçinin hakkı olan destek yıllar boyunca eksik bırakıldı ve tarım kesimi bu nedenle borçlanmanın ötesinde giderek icra ve haciz kıskacı altında. Bu borçların 1 trilyon 511 milyar liralık kısmı bankalara. Bir de piyasaya olan borçlar var. 2 milyon 300 bin çiftçimiz olduğuna göre borçsuz üretim şu anda olası değil” dedi. TARIM SAYIMI AÇIKLANMALI Tarımda planlamanın sağlıklı yapılabilmesi için güncel verilere ihtiyaç olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sayımı sonuçlarının açıklanmasını isteyerek, “2001 yılından beri bu ülkede tarım sayımı yapılmıyordu. 2025 yılında tarım sayımının başladığı ifade edilmişti. 2026 yılının sonuna geldik. TÜİK ve Bakanlık bu konuda tarım sayımının sonuçlarını şu ana kadar açıklamadı” şeklinde konuştu. ÇİFTÇİ BİR YIL SONRASINI GÖREBİLMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde planlamanın yalnızca hangi ürünün ekileceğini belirlemekten ibaret olmadığını, üreticinin maliyet ve gelir hesabını da önceden yapabilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek? Bu üründen ne kadar verim sağlanır? Maliyeti nedir? Ve bu maliyetin üstüne konacak makul kârla üreticinin cebine ne girecek? Çiftçimiz bunları bilmeli. Girdi maliyetlerinin bu kadar arttığı, ilacın, tohumun, gübrenin, elektriğin, sulama suyunun, yem fiyatının bu kadar yükseldiği bir süreçte üreticinin artan girdi maliyetleri eğer dengelenmezse önümüzdeki süreçte yaşanacak sorunlar artar” diye konuştu. ÜRETİM BiR YILLIK EMEK CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer tarımın zor bir iş olduğunu belirterek “Çiftçi için ekmek elden su gölden değil aslanın ağzından. Çiftçi,üretici,hayvancılık yapan en az bir yıl uğraşarak ürün elde ediyor.Sofraya gelen gıdayı yetiştirenler yaşadığı soruna rağmen emek veriyor.Gece,gündüz çalışıyor.Çiftçi refahı hak ediyor.Sahipsiz bırakılırsa sorunlar mutfağa da daha yüksek yansır.. “ dedi. Gürer alım fiyatı yerine taban fiyat uygulamasına yeniden dönülmesini de istedi.Kamu belirlediği alım fiyatı altında tüccar fiyat belirliyor.Her ürün için kamu taban fiyat belirlemelidir ve altında tüccarda alım yapamamalıdır” diye konuştu.. ÇİFTÇİNİN HAKKI OLAN DESTEK 1 TRİLYON 630 MİLYAR LİRA EKSİK KALDI Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinin çiftçiye millî gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesini öngördüğünü belirten Gürer, kanunun kabulünden bu yana üreticinin hak ettiği desteği alamadığını ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “18 Nisan 2006 tarihinde kabul edilen ve 25 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre her yıl çiftçiye millî gelirin yüzde 1'inin destek olarak verilmesi zorunlu. Ancak kendi çıkardıkları kanuna uymuyorlar” dedi. Gürer, 2006-2026 dönemindeki toplam desteği ve kanuna göre verilmesi gereken tutarı şöyle açıkladı: “2006-2026 döneminde 20 yılda 682 milyar 185 milyon lira destek verildi. Kanuna göre verilmesi gereken destek ise 2 trilyon 312 milyar 780 milyon liraydı. Aradaki fark tam 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira.” Bu farkın çiftçinin bugün yaşadığı borç sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Gürer, “Üretici sürekli borçlanmak durumunda kalıyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.