Hava Durumu

#Amerika

Kırsal Haber - Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarında Emre Uygun Güven Tazeledi Haber

​Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarında Emre Uygun Güven Tazeledi

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda Emre Uygun, 55 oyla yeniden başkanlığa seçildi. Genel kurulda sektörün ihracat rakamlarını ve gelecek vizyonunu paylaşan Uygun, kısıtlamaların zeytinyağı ihracatına vurduğu darbenin altını çizdi. ​Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatını yöneten en önemli çatılardan biri olan EZZİB’de seçim heyecanı yaşandı. Mevcut başkan Emre Uygun, üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Genel kurulda, sofralık zeytindeki başarılar ve zeytinyağındaki ihracat kaybı öncelikli gündem maddesi oldu. ​Zeytinyağı İhracatında %50 Kayıp: Yasaklar Sektörü Etkiledi ​Başkan Emre Uygun, 2023/24 sezonunda 763 milyon dolar olan ihracatın, 2024/25 sezonunda %27 gerileyerek 559 milyon dolara düştüğünü açıkladı. İhracat rakamlarında iki farklı tablonun oluştuğunu belirten Uygun, şu detayları paylaştı: ​Sofralık Zeytin Başarısı: Siyah zeytin ihracatı %19 artışla 194 milyon dolara, yeşil zeytin ise %29 artışla 61 milyon dolara ulaştı. Türk zeytini tam 117 ülkenin sofrasında yer buldu. ​Zeytinyağında Daralma: Kısıtlama ve fon uygulamaları nedeniyle zeytinyağı ihracatı döviz bazında %50 azalarak 252 milyon dolara geriledi. Miktar bazında ise 70 bin ton seviyelerinden 50 bin tona inildi. ​"Kısıtlamalar Güvenilir Tedarikçi İmajını Zedeledi" ​Dökme ve varilli zeytinyağına yönelik uygulanan yasakların küresel pazarda rekabet gücünü düşürdüğünü ifade eden Uygun, pazar paylarının rakip ülkelere geçtiğini vurguladı. 2025/26 sezonunda da kaybın sürdüğünü belirterek, Mart 2026 itibarıyla zeytinyağı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında %73 azaldığını kaydetti. ​OLIVEtoLIVE: Rekor Katılımlı UR-GE Projesi Başlıyor ​Sektörün orta ve uzun vadeli rekabet gücünü artırmak için hayata geçirilen OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi, 60 firmalık rekor başvuruyla başlıyor. Başkan Uygun, projenin hedeflerini şöyle özetledi: ​Firmaların altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve eğitim desteği. ​Stratejik pazarlama ve markalaşma faaliyetleriyle küresel rekabetin artırılması. ​Ambalajlı ve katma değeri yüksek ürün ihracatının teşvik edilmesi. ​DİR Talebi ve Pestisit Tehlikesi ​Genel kurulda öne çıkan diğer kritik başlıklar ise Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve pestisit kalıntıları oldu: ​Sürekli DİR Talebi: Emre Uygun, pazar payını kaybetmemek için DİR sisteminin sürekli açık olması gerektiğini savundu. Uygun, "İhtiyaç varsa kullanılır, yoksa kullanılmaz ancak enstrüman olarak her zaman masada olmalı" dedi. ​Pestisit Uyarısı: Özellikle Uzakdoğu ve Amerika pazarlarında pestisit analizlerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Uygun, Ege Bölgesi’nden alınan numunelerin yarısından fazlasında kalıntı çıktığını ifade ederek üreticileri ve ihracatçıları önlem almaya çağırdı. ​EZZİB Yeni Yönetim Kurulu Listesi ​Yapılan seçim sonrası Emre Uygun başkanlığındaki yeni yönetim ve denetim kurulları şu isimlerden oluştu: ​Yönetim Kurulu: Davut Er, M. Kadri Gündeş, Güngör Şarman, Aykut Eker, Şafi Tunç, İsmail Selçuk, Rahmi Balsarı, Halil Can, Ayhan Bakan, Vural Gözgeç. ​Denetim Kurulu: Ekin Fırıncıoğulları, Aydın Şensal, Orhan Önal.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yeni yılın ilk iki (ocak-şubat) ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk iki ayında 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 178 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.3 oldu. En fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, ilk iki ayda, değer bazında en fazla ihracatı 134 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, Irak ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Irak’a ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller sektörü; Amerika Birleşik Devletleri’ne ise hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 442 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ilk iki ayında, 568 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 526 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 343 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 222 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 147 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 89 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), 53.5 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Organize ettiğimiz Türkiye milli katılımları ile görünürlüğümüz ve gücümüz arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiğimiz etkinlikler ile yoğun bir ay geçirdik. Organize ettiğimiz milli katılımlarda, Türk ürünlerinin aynı alanda alıcıya çıkması, uluslararası arenada görünürlüğümüzü ve gücümüzü artırdı. Milli katılım organizasyonlarımızda, ocak ve şubat aylarında 100’e yakın firmanın yurtdışındaki önemli fuarlara katılmasını sağladık. Avrupa’nın en büyük şekerleme ve atıştırmalık ürünler fuarı ISM 2026, ISM altında bu yıl ilk defa düzenlenen ve gelecekte daha da gelişeceğini öngördüğümüz ham madde, yarı mamul ve gıda bileşenlerine yönelik ISM INGREDIENTS 2026, Rusya ve Doğu Avrupa'nın en büyük uluslararası gıda ve içecek fuarı Prodexpo 2026 ve Wine Paris 2026 Fuarı’nda milli katılım organizasyonları gerçekleştirdik. Japonya’da düzenlenen Süpermarket Trade Show’a, info stant ile katılarak, tadım etkinlikleri ile Türk hayvansal ürünlerinin tanıtımını yaptık. Japon alıcılar detaycı, uzun vadeli düşünen ve güvene dayalı iş yapmayı sevdiklerinden dolayı yüz yüze iletişimi tercih ediyorlar. Bundan dolayı, bu büyük ve önemli pazarda daha fazla yer bulmak için bu fuarda olmak bizim için önemliydi. Yeni Delhi’de düzenlenen MEWA Fuarı’nda Türk fındığını başarıyla tanıttık. Birliklerimizin UR-GE projeleri çalışmalarına devam ediyor. “Turkish Animal Pro II Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi” kapsamında projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” konulu eğitim düzenlendi. “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında ise “Raf Ömrü ve Hızlandırılmış Raf Ömrü Analizleri” eğitimi, firma temsilcileri ve akademisyenlerin katılımı ile yapıldı. “Dış Tıcaret Yönetim Sürecinde Lojistik Yönetimi ve Nakliye Şekilleri”, Gıda Bağışının Firmalar Açısından Vergi/Maliyet Avantajları” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenlendi. Türkiye’nin ekonomisi için biz ihracatçılar bir an bile durmadan çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz” dedi.

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi! Haber

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında pamukta derinleşen üretim ve dış ticaret krizine dikkati çekti. Sarıbal, iktidarın ithalata dayalı tarım politikalarının pamuk üretimini zayıflattığını belirterek Türkiye’nin net ithalatçı bir yapıya sürüklendiğini vurguladı. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre Türkiye, 2025 yılında 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal etti, 1 milyar 727 milyon dolar ödedi. AKP döneminde lif pamukta yaklaşık 2 milyon 257 bin ton ihracata karşılık 19 milyon 7 bin ton ithalat yapıldı. Bu dönemde 4 milyar 360 milyon dolarlık ihracata karşılık 34 milyar 157 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Milletvekili Orhan Sarıbal; “Maliyet üreticiyi eziyor, destekler göstermelik kalıyor, fiyat politikası üretimi cezalandırıyor. Bu koşullar pamuktan kaçışı teşvik ediyor” dedi. Türkiye’de pamuk üretiminin hem kuraklığın hem de tarım politikalarındaki plansızlığın etkisiyle gerilediğini belirten Sarıbal, artan girdi maliyetlerine karşın son dört yıldır yerinde sayan hatta gerileyen fiyatların üreticiyi pamuktan uzaklaştırdığını söyledi. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 2024 yılında 2 milyon 243 bin ton olan kütlü pamuk üretimi, 2025’te 1 milyon 935 bin tona geriledi. Üretimde yüzde 13,7’lik düşüş yaşandı. Milletvekili Sarıbal, “Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilene göre 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 30 milyon 692 bin hektar pamuk ekim alanında 25 milyon 287 bin ton pamuk üretimi yapıldı. Türkiye pamuk ekim alanında 465 bin hektarla 12’nci sırada yer alırken pamuk üretiminde ise 7’nci sırada yer buldu. Pamuk ithalatında ise yaklaşık 1 milyon ton ile 4’üncü sırada yer aldı. ICAC 2025-2026 sezonuna ilişkin tahminlerini incelediğimizde, dünya genelinde 30 milyon 418 bin hektar ekim alanında 25 milyon 438 bin ton pamuk üretimi bekleniyor. Türkiye pamuk ekim alanlarının ise 430 bin hektara gerilemesi, üretimin ise 780 bin tona düşmesi öngörülüyor. Tekstil ve hazır giyim sektörünün hammaddesi pamuk, stratejik bir ürün. Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacı yaklaşık 1,6 milyon ton. Artan maliyetler, yetersiz destekler ve yanlış tarım politikaları üreticiyi pamuktan kopardı. Bu tablo, ithalat bağımlılığının neden kalıcılaştığını açıkça gösteriyor. Amerika ve Brezilya, Türkiye’ye pamuk satabilmek için yarışıyor” diye konuştu. SULAMA POLİTİKASI ÇÖKTÜ, PAMUK PLANSIZLIĞA KURBAN EDİLDİ Yaz aylarında yaşanan kuraklığın özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu’da üretimi ciddi biçimde etkilediğini belirten Sarıbal, “Aydın, İzmir, Adana ve Urfa’da pamuk üreticisi tarladan çekiliyor ya da ürün değişikliğine gidiyor. Örneğin Çukurova 2026 sezonuna daralan ekim alanları ve artan maliyet baskısıyla girdi. Adana’da pamuk ekim alanı, 2018’deki 455 bin dönümden, 2025 itibarıyla 124 bin dönüme kadar gerileyerek son 7 yılda yüzde 70’in üzerinde küçüldü” dedi. ÇİFTÇİ HASAT DÖNEMİNDE ZARAR ETTİ Milletvekili Sarıbal, çiftçiyi üretimde tutacak fiyat ve destek politikalarının hayata geçirilmemesi halinde Türkiye’nin hem pamukta hem de tekstil sanayisinde dışa bağımlılığının daha da derinleşeceğini vurguladı. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine dikkati çeken Sarıbal, ocak ayında endeksin aylık bazda yüzde 8,46, yıllık bazda ise yüzde 43,58 arttığını hatırlattı. Tarladaki maliyet enflasyonu resmi rakamlarla bile ortadayken, üreticiye dayatılan destekleme politikalarının gerçeklikle bağını kopardığını kaydeden Sarıbal, “Pamuk üretim maliyeti kilo başına 25–28 lira arasındayken, hasat döneminde kütlü pamuk fiyatları 26–31 lira arasında kaldı. Yani çiftçi ya zarar etmiş ya da neredeyse sıfır karla üretim yaptı. Üstelik iktidarın yeni sistemde verdiği destek, kilogram bazına çevrildiğinde kilo başına yaklaşık 2,20 lira. Bu destek, pamuk üretimini sürdürmek için yetersiz. Borsalar ve ziraat odalarının ortak maliyet çalışmalarına göre kütlü pamuğun kilogram maliyeti 35,63 TL. Üretici ise pamuğunu ortalama 26 TL civarında satabildi” dedi. ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ETKİSİZLEŞTİ Pamuk üretimindeki düşüş ve istikrarsızlığın bir diğer nedeninin üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu belirten Sarıbal, Tariş Pamuk Birliği, Çukobirlik ve Antbirlik’in kamu desteğinin yetersizliği nedeniyle piyasadaki etkisini büyük ölçüde yitirdiğini söyledi. Bu üç birliğin kütlü pamuk alımlarındaki payının 1998/99 sezonunda yüzde 25 olduğunu hatırlatan Sarıbal, 2024/25 sezonunda bu oranın yüzde 3,5’e kadar gerilediğini aktardı. “Bugün bu birlikler piyasa fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynayamıyor. Üretici örgütsüz, piyasa ise tüccarın insafına bırakılmış durumda. Bu koşullarda pamuk üretimi değil, pamuktan kaçış teşvik ediliyor” ifadelerini kullandı.

Ege’nin İhracat Şampiyonları Ödüllendirildi Haber

Ege’nin İhracat Şampiyonları Ödüllendirildi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2025 yılında 1 milyar 231 milyon dolarlık ihracatının yüzde 35’ini gerçekleştiren 18 üyesi için üç farklı kategoride “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”ni düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2025 Yılında; Birbirinden kıymetli 718 üyemizin emekleriyle 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Narenciyesinden, incirine, üzümüne, Salçasından turşusuna, kuru domatesine, Yüzü aşkın ürünü dünya sofralarına ulaştırmayı, hep birlikte başardık.” dedi. Birliğimiz ihracatına isimlerini altın harflerle yazdırmayı başardılar Başkan Uçak, “Biz üreticisiyle, ihracatçısıyla, nakliyecisiyle, tedarikçisiyle, çalışanıyla çok büyük bir aile olduk. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ailemizin her üyesine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün ödüllerini takdim edeceğimiz 18 firmamıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Zorlu geçen bir yıl sonunda Birliğimiz ihracatına isimlerini altın harflerle yazdırmayı başardılar. Başarılarından dolayı 18 firmamızı tebrik ediyor ve kutluyorum.” diye konuştu. Üyelerimize yeni pazarlar bulmaya gayret ettik Hayrettin Uçak, “2025 yılında üretim odaklı çalışmalarımıza; Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Üniversitelerimizi, Enstitülerimizi dahil ettik. İhracat odaklı çalışmalarımızda, firmalarımızın ve Ticaret Bakanlığımızın destekleri her zaman yanımızda oldu. Norveç ve İngiltere’ye heyetler düzenledik, üyelerimize yeni pazarlar bulmaya gayret ettik. Amerika Birleşik Devletleri’nde ürünlerimizin en prestijli ortamlarda tanıtılması için uğraştık. Gençlerimize tarımı teşvik etmek amacıyla eğitim programımızın üçüncüsünü gerçekleştirdik.” dedi. 16 ülkede toplam 46 fuara, 8 ülkede 11 ticaret heyetine katıldık Başkan Uçak, “Gıda kayıplarını azaltmak ve önlemek için firmalarımıza eğitim verdik. Yönetim Kurulumuzun çalışma döneminde; 16 ülkede toplam 46 fuara, 8 ülkede 11 ticaret heyetine, katılım sağladık. Yaptığımız tüm çalışmaların tek bir amacı vardı; Üretimimizi ve ihracatımızı sürdürülebilir bir şekilde artırarak, kaliteli ve kalıntısız ürünler ile global piyasada örnek gösterilmek. 60.yılını büyük bir gururla tamamlayan Birliğimizin 2025 ödül töreninin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.” diye konuştu. MEYVE SEBZE MAMULLERİ 30 MİLYON $ ÜZERİ EURO GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ SİBAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ TREKO GIDA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ MEYVE SEBZE MAMULLERİ 20 MİLYON $ ÜZERİ MAPEKS GIDA VE SANAYİ MAMULLERİ İHRACAT VE TİCARET A.Ş. TUKAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ NİLBATU GIDA TEKSTİL SOĞUK HAVA DEPOLARI TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. LİDYA KONSERVECİLİK MÜTEAHHİTLİK İNŞAAT TURİZM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. MEYVE SEBZE MAMULLERİ 15 MİLYON $ ÜZERİ IŞIK TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÖZGÖRKEY OTOMOTİV TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 5 MİLYON $ ÜZERİ ZEYPA GIDA NAKLİYE TARIM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ANATOLİA TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ PİA-FRUCHT GIDA LOJİSTİK VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ENJOY TRADE GIDA İHRACAT İTHALAT DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. AYHAN-34 TARIM ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT MÜMESSİLLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 10 MİLYON $ ÜZERİ KÖLLA TURKEY TARIM VE GIDA TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 15 MİLYON $ ÜZERİ UÇAK KARDEŞLER GIDA ANONİM ŞİRKETİ 2025 YILINDA ÜYE OLARAK EN FAZLA İHRACAT GERÇEKLEŞTİREN FİRMA SEMES GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

USDA Raporu Türkiye’de Hayvancılıkta Yaşanan Sorunlara Dikkat Çekti Haber

USDA Raporu Türkiye’de Hayvancılıkta Yaşanan Sorunlara Dikkat Çekti

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer “ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayımlanan “Hayvancılık ve Ürünler Yıllık Raporu”nda yer alan iddialar ve çarpıcı sayısal veriler, Türkiye’de hayvancılığın sürüklendiğini durumu dışardan bir öngörü ile gözler önüne serdi. Raporda, ithalata dayalı politikaların yerli üretimi güçlendirmediği, aksine sürü kaybını hızlandırdığı ve üreticiyi üretimden kopardığı ileri sürüldü,” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, USDA raporunda yer alan iddiaların rakamlarla desteklendiğine dikkat çekerek, “İktidarın yıllardır görmezden geldiği gerçekler, bu kez yabancı bir resmi raporda sayılarla iddia edilmesi düşündürücü” dedi. HAYVAN VARLIĞI TAM BİLİNMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde Büyükbaş Hayvan varlığı Cumhurbaşkanlığı Strateji Planında 16 milyon 800 bin baş olarak yer alıyordu. USDA raporunda, Türkiye’nin büyükbaş hayvan varlığının 2026 yılında yüzde 4 azalarak 14,3 milyon başa düşeceği iddia ediliyor. Rapora göre bu gerilemenin temel nedenleri; yüksek kesim oranları, artan üretim maliyetleri ve düşük kârlılık. Raporda, 2025 yılında da sığır sayısının yüzde 4 azalarak 14,9 milyon başa düştüğü, bu düşüşte Haziran 2025’te yaşanan şap hastalığı salgını ve artan zorunlu kesimlerin etkili olduğu öne sürülüyor. Bakan ısrarlı sorularımıza rağmen şap hastalığı ile telef olan hayvan varlığı açıklamadı. ABD raporuna göre 14.9 milyon baş hayvan varlığı ifade edildiğine göre 2 milyondan fazla hayvan ya ölmüş ya da kesime gitmiş,” diye konuştu. Gürer, “Sürü küçülüyor, hayvan hastalıkları ülkeyi kapsıyor. Üretici hayvanını elden çıkarıyor. Bu tablo, hayvancılığın bilinçli olarak ithalata mahkûm edildiği iddiasını güçlendiriyor” dedi. DAMIZLIK HAYVAN KESİMİ GELECEĞİ TEHDİT EDİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “USDA raporunda, son yıllarda kesime gönderilen hayvan sayısındaki artışın ‘normal dışı’ olduğu, özellikle süt üretiminde kârlılığın kalmaması nedeniyle damızlık hayvanların kesildiği iddia ediliyor. Rapora göre, çiftçiler süt için belirlenen çiftlik kapısı fiyatının üretim maliyetlerini karşılamaması nedeniyle zarar etmemek adına damızlık hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalıyor. Bu eğilimin yalnızca mevcut hayvan varlığını değil, gelecekteki üretim kapasitesini de tehdit ettiği ileri sürülüyor, Bu bağlamda da çok uyardık. Bir inek en az beş kez doğum yapar. Kesilen her inek süt ve buzağı kaybını da beraberinde getirir. İnek kesimini bu şekilde okumak görmek önemli dedik. Bakanlık seyretti.” diye konuştu. HER YIL İTHALAT KADAR BUZAĞI KAYBEDİLİYOR Rapordaki en çarpıcı iddialardan biri buzağı kayıplarına ilişkin olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “USDA’ya göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 400 bin ile 500 bin buzağı kaybediliyor. Bu sayının, yıllık ithal edilen sığır sayısına neredeyse eşit olduğu vurgulanıyor. Raporda ayrıca, doğum sonrası buzağı ölüm oranının yüzde 10–15 seviyesinde olduğu, bunun da dünya ortalamasının oldukça üzerinde olduğu belirtiliyor Yıllardır bu sorunu meclis konuşmaları, soru önergeleri, basın toplantıları ile kamuoyu gündemine taşıdık. Bu bağlamda da yeterli önlem alınmadı. Hatta bakanlık buzağı ölümleri normalmiş gibi soruna baktı,” şeklinde konuştu. Gürer, “Bir ülke her yıl ithal ettiği kadar buzağıyı kaybediyorsa, sorun ithalatta değil yönetimdedir” dedi. VERİLER BİRBİRİNİ TUTMUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “USDA raporunda, Türkiye’de hayvan varlığına ilişkin resmi veriler arasındaki tutarsızlıklara da dikkat çekiliyor. TÜİK 2024 yılı için sığır sayısını 15,5 milyon baş, Tarım ve Orman Bakanlığı ise 16,9 milyon baş olarak açıklamıştı. Raporda, bu farkın sağlıklı planlama yapılmasını zorlaştırdığı ve sektöre olan güveni zedelediği ifade ediliyor. Ülkemizde mera alanı da hayvan varlığı da tam olarak bilinmediği için planlamada yapılamıyor. Çok küçük işletme kapanmış durumda. Hayvan varlığı sağlıklı olmadığı için piyasa da sağlıklı oluşmuyor.600 bini aşkın 2025 yılı ithalat dahi sorunu çözmedi. Hayvancılıkta sorunların artması et sorununu yaratıyor. Rafta artan et fiyatı da vatandaşa olumsuz yansıyor. İthal et dahi et ürününe zammı durduramıyor,” dedi. YEM MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ EZİYOR USDA raporuna göre yem maliyetleri, hayvancılıkta en büyük sorun hâline geldiğini belirten CHP’li Gürer, “Raporda, toplam çiftlik giderlerinin yüzde 65–75’inin yem maliyetlerinden oluştuğu ileri sürülüyor. Türkiye’nin yem hammaddelerinin yaklaşık yüzde 60’ını ithal ettiği, yem bitkilerinde kendine yeterlilik oranının yalnızca yüzde 75 olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca Türkiye’de 13,1 milyon hektar mera alanı bulunmasına rağmen, sığır başına düşen mera alanının yaklaşık 0,80 hektar olduğu ve meraların verimsiz kullanıldığı iddia ediliyor. TAGEM verilerine atıfla, Türkiye’de meralarda hektar başına ortalama 700 kg ot verimi alınırken, Avrupa’da bu rakamın 5,8 ton olduğu belirtiliyor. Bu verilerde mera ot alanı ifade edileninde altında. Ayrıca ülkemizde büyükbaş hayvanda mera hayvancılığı birkaç bölge hariç yok denecek noktaya erdi.12 ay kapalı alanda hayvancılık sürdürülmek zorunda kalıyor. Veteriner, aşı, yem, işçilik giderleri bu nedenle de artıyor ,” ifadelerini kullandı. SÜT FİYATI MALİYETİN ALTINDA Gürer, “Raporda, Ulusal Süt Konseyi’nin Temmuz 2025’te çiğ süt referans fiyatını litre başına 19.35 TL olarak belirlediği; buna karşın üreticilerin 1 litre sütün maliyetinin yaklaşık 20,50 TL olduğunu ifade ettiği aktarılıyor. USDA raporunda, bu fiyat-maliyet makasının çiftçilerin sürülerini satmasının temel nedenlerinden biri olduğu söyleniyor. Süt inekçiliği yapan bir litre süt satıp 1,5 Kg yem alamıyor. Çiğ süt halen maliyetin altında aracılar topluyor. Küçük işletmeler bu bağlamda sorun yaşıyor ,”dedi. TÜRKİYE CANLI HAYVAN İTHALATINDA DÜNYANIN ZİRVESİNDE CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Rapora göre Türkiye, 2024 yılında 514.869 baş sığır ithal ederek 788 milyon dolarlık canlı hayvan ithalatı yaptı ve bu rakamla dünyanın en büyük ikinci canlı hayvan ithalatçısı konumuna geldi. 2025 yılında toplam sığır ithalatının 460 bin baş, 2026 yılında ise yaklaşık 450 bin baş seviyesinde kalmasının beklendiği belirtiliyor. İthalatın büyük bölümünün Brezilya ve Uruguay’dan besilik sığır olduğu ifade ediliyor,” şeklinde konuştu. ET ÜRETİMİ ARTIYOR GÖRÜNÜYOR Ömer Fethi Gürer, “USDA raporunda, sığır eti üretiminin 2025’te 1,7 milyon ton, 2026’da ise 1,8 milyon ton olmasının beklendiği; ancak bu artışın sürülerin küçülmesi pahasına gerçekleştiği iddia ediliyor. Raporda, kesim ağırlıklarının geçmişte 400 kg’ın üzerindeyken bugün 270–300 kg seviyelerine düştüğü, üreticinin zarar etmemek için düşük kilolu hayvanları kestiği belirtiliyor. Girdi maliyeti artması ve yem fiyatları ile baş edemeyen hayvanını kesime verip sektörden kopuyor ” dedi. “HAYVANCILIKTAKİ KRİZİN SAYILARA YANSIYOR” Gürer, USDA raporunda yer alan iddiaların bir bütün olarak hayvancılıktaki sorunları ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu rapor bir muhalefet raporu değildir. Dünyada Tarımın durumunu gözleyerek raporlar hazırlayan ABD Tarım Bakanlığı raporudur, Türkiye’nin hayvancılıkta neden ithalata mahkûm hâle geldiği rakamlarla iddia ediliyor. Sürü küçülüyor, damızlık kesiliyor, buzağılar kaybediliyor, üretici üretimden çekiliyor. İktidar bu uyarıları dikkate almazsa hayvancılıkta kriz daha da derinleşecektir. Çözüm ithalat değil, planlı ve üreticiyi koruyan politikalardır. Mutlak surette yem fiyatları ve ahır giderleri düşürülüp hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri engellenerek yeniden mera hayvancılığına geçilmelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.