Hava Durumu

#Anadolu

Kırsal Haber - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı Haber

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı

Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in açılışı yapıldı. YÖREX’in açılışına, Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, il ve ilçe belediye başkanları, oda ve borsa başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. "KÜLTÜRÜMÜZ BİR UMMANDIR" Antalya Valisi Hulusi Şahin konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğünü vurgulayan Şahin, bu alanda Türkiye'nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX'in Türkiye'nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya'nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX'e getirmeliyiz" dedi. HİSARCIKLIOĞLU’NDAN YÖREX’E MARKA VURGUSU TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in Antalya'nın markası haline geldiğini ve ulusal nitelik kazandığını belirtti. YÖREX’in yöresel ürünlerin tanınmasına ve markalaşmasına büyük destek olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, “Ülkemizdeki coğrafi işaret bilincinin gelişmesine de önemli katkılar sunuyor. YÖREX ile coğrafi işarete sahip ürün sayısında adeta patlama yaşandı, 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800'ün üzerine çıktı." dedi. Bu rakamın yaklaşık yarısını odaların, borsaların ve kadın girişimcilerin ülkeye kazandığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, katkıda bulunan herkese teşekkür etti. YÖRESEL ZENGİNLİKLER AB NEZDİNDE KORUMA ALTINA ALINIYOR Yöresel ürünlerin yurt dışında da tanınması için çalışma yaptıklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Yerel zenginliklerimizi AB nezdinde de koruma altına almaya başladık. Eskiden hiç yoktu bu işe başladığımız zaman, şimdi ise 46 ürünümüz AB'den coğrafi işaret tescilini aldı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. TOBB Brüksel Ofisimizle, coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, hem ülkede hem de AB'de tescilli ürün sayısını artırmaya devam edeceklerini bildirdi. YÖREX sayesinde tüm illerde yerel ürünlerin tanındığını ve daha fazla talep gördüğünü anlatan Hisarcıklıoğlu, ülkenin tüm renklerinin, Anadolu'nun el emeği, göz nuru yüzlerce ürünün fuarda bir araya geldiğini belirtti. Fuarın Türkiye'nin 7 bölgesinin yöresel ürünlerini sergileyen bir vitrin görevi gördüğünü dile getiren Hisarcıklıoğlu, milli kültürün zenginliklerini görmek isteyen, memleket hasretini gidermek isteyenler için de eşsiz bir fırsat sunduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in dünyada da ses getirdiğini ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ödüllendirildiğini vurguladı. Türkiye'nin yöresel zenginliğinin kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmeliyiz ki dışarda da bunu pazarlayabilelim. Bakın dünyada çok az coğrafyaya nasip olan, Allah bize müthiş bir ürün çeşitliliği vermiş, yatıp kalkıp şükretmemiz lazım. Tüm bunları zenginliğe dönüştürmek de bizim elimizde. Ülkemizde ve dünyada insanlar, gelir düzeyi yükseldikçe, yöresel ve organik ürünleri daha fazla talep etmektedir. Sağlıklı yaşama yönelik artan ilgi, doğal ve coğrafi işaretli ürünleri ön plana çıkarmaktadır. Bunların fiyatları da muadili ürünlere göre daha yüksek oluyor. Böylelikle hem ülke ihracatına ve hem de yerel kalkınmaya ilave gelir sağlıyor. Bölgelerde istihdam artışına ve özellikle de kadınların iş gücüne katılmasına, girişimci olmalarına destek veriyor." ÇANDIR VE ATB’YE TEŞEKKÜR TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in düzenlenmesine öncülük eden ATB Başkanı ve yönetimini kutlarken, “Bu işin mimarını öncelikle kutlamak istiyorum. Antalya Ticaret Borsası Başkanımız, TOBB Yönetim Kurulu’ndaki çalışma arkadaşım Ali Çandır, YÖREX fikrini ortaya çıkardı ve müthiş bir başarıya imza attı. Burada büyük emekleri olan, Antalya TB yönetimini, meclisini, genel sekreterini ve tüm çalışanlarını da ayrıca tebrik ediyorum” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLER BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, YÖREX'in Anadolu'nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Özdemir, bir ülkenin gerçek zenginliğinin, sahip olduğu yerel değerlerde saklı olduğuna dikkat çekerek, “Yöresel ürünler bir milletin hafızasıdır. Toprağın kokusunu, coğrafyanın iklimini, ustanın emeğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliği taşır. Gördüğünüz, tattığınız her ürün; sadece lezzetten ibaret değildir, onun tarihi, kültürü, kimliği vardır. İşte tam bu noktada, ürünün ait olduğu toprakla kurduğu bağı koruyarak o ürünün özgünlüğünü ve kalitesini güvence altına alan coğrafi işaretlerin gerçek değeri ortaya çıkmaktadır. YÖREX ise bu değerlerin görünür olup, sürdürülebilir hale gelmesine ve ekonomiye kazandırılmasına güçlü bir zemin sağlamaktadır. Biz, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana Muhittin Başkanımızın ortaya koyduğu yerelden kalkınma hedefimizle; yerel üretimin güçlenmesi, kadın kooperatiflerinin kalkınması, sürdürülebilir tarımın yaygınlaşması ve Antalya’mızın bereketli topraklarının canlandırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. YÖREX ANADOLU’NUN HİKAYESİDİR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, konuşmasına “YÖREX’e, Anadolu’nun kalbine, üretimin ve kültürün buluşma noktasına hoş geldiniz. Bugün burada fuardan öte, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyeyi birlikte büyütüyoruz” diyerek başladı. 2009 yılında “Bu toprakların ürettiği değer, hak ettiği yeri bulmalı” anlayışıyla YÖREX’e başladıklarını kaydeden Çandır, “İşte YÖREX, o ufkun vücut bulmuş halidir” dedi. ÜRETİCİLERE VE TOBB’A TEŞEKKÜR Yöresel Ürünler Projesini en başından beri destekleyen, güç veren, yönlendiren ve coğrafi işaretli ürünlere sahip çıkan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Çandır, “Anadolu’nun dört bir yanından ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen üreticilerimiz… Sizler sadece ürün getirmediniz; Emeğinizi, ustalığınızı, kültürünüzü ve hikâyenizi getirdiniz. Az önce izlediğimiz gösteriler bize tekrar hatırlattı: Bu topraklar sadece üretmez… Anlatır. Hissettirir. Yaşatır. Şimdi ise o hikâyenin en güçlü kısmındayız” dedi. BU TOPRAKLAR DEĞER ÜRETİYOR YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca 14 bin yıllık medeniyetlerin izlerinin görüleceğini kaydeden Çandır, “Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir taşta ustalığı, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, Biz sadece ürün üretmiyoruz… Biz değer üretiyoruz” dedi. VATAN ÜRETEREK YAŞATILIR Vatanın sadece uğruna can verilen yer olmadığını ifade eden Çandır, “Vatan aynı zamanda, ürettiğimiz, değer kattığımız ve geleceğe miras bıraktığımız yerdir. İşte YÖREX’in ruhu tam olarak budur” dedi. B2B’LERLE KÜRESEL PAZARLARA AÇILIYORUZ 2009’dan bugüne yerelde üretim artsın, istihdam güçlensin, göç azalsın, refah yayılsın. Ürünlerimiz markalaşsın, hakları korunsun, standartları yükselsin ve dünya pazarlarında hak ettiği yeri alsın hedefiyle çalıştıklarını belirten Ali Çandır, şunları kaydetti: “Bu yıl yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin güçlü desteğiyle kurduğumuz B2B alanı sayesinde; Üreticilerimizi doğrudan alıcılarla buluşturuyor, Ticaret hacmini büyütüyor, yeni pazarlara kapı açıyoruz. Şimdi yeni bir aşamadayız. Coğrafi işaretlerde önemli bir sayıya ulaştık. Ama artık mesele sadece sayı değil…Mesele değer üretmek. Mesele kaliteyi büyütmek. Mesele bu ürünleri dünya markası yapmaktır. Sayın Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ortaya koyduğu bu vizyon doğrultusunda; valiliklerimizle, yerel yönetimlerimizle, oda ve borsalarımızla, üreticilerimizle, girişimcilerimizle birlikte ürünlerimizi daha güçlü sahiplenmeliyiz. Daha fazla katma değer üretmeli ve daha iddialı olmalıyız. Çünkü bu hikâye sadece geçmişimizin değil… Geleceğimizin de hikâyesidir.” YÖREX TEŞEKKÜRÜ YÖREX’i yerelde sahiplenen katkılar sunan Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’e, ilçe belediye başkanlarına ve tüm kurum kuruluşlara, YÖREX’in Türkiye projesi olmasını sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğu ve oda borsa başkanlarına teşekkür eden Çandır, “Uzak, yakın demeden bugün bizlerle bir arada bulunan tüm katılımcılarımıza , ziyaretçilerimize ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. COĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARI HIZLANDI Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya'nın coğrafi işaret konusunda çok ciddi potansiyeli olduğunu ve bunun başvuru sürecine yansıdığını belirtti. Ürünlerin AB sürecini de takip ettiklerini dile getiren Durak, her geçen yıl AB tescilli ürün sayısını artırdıklarını kaydetti. Durak, coğrafi işaretli ürünlerin markalaştırılması çalışmalarına da ağırlık verdiklerini aktardı. ANTALYA FUARCILIKTA DA GÜÇLÜ OLMALI ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya'nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun dans gösterisi sunduğu programda, AB’den Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket verildi. 70 İLDEN 520 KATILIMCI 22-26 Nisan tarihleri arasında açık kalacak fuarda, 70 ilden yaklaşık 520 katılımcı yer alıyor. YÖREX, 26 Nisan'a kadar açık kalacak

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı! Haber

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara Polatlı Tarım İşletmesi’ni ziyaret ederek hayvancılıkta yeni yol haritasını ve "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin detaylarını açıkladı. Yumaklı, küçükbaş sürülerinin %11 artışla 58 milyon başa yükseldiğini müjdeledi. Anadolu Küçükbaş Hayvancılığın Merkezi Olacak Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan TİGEM işletmesinde incelemelerde bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin hayvansal üretim stratejisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç’ten işletmedeki hayvancılık faaliyetleri hakkında bilgi alan Yumaklı, Anadolu’nun coğrafi avantajlarını kullanarak bölgeyi küçükbaş hayvancılığın küresel merkezi haline getireceklerini vurguladı. 2024 yılında açıklanan 5 yıllık hayvancılık yol haritasının olumlu sonuçlarını almaya başladıklarını belirten Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir üretimi hayvansal üretimde tesis edeceğiz" dedi. Kırsalda Bereket Projesi: 100 Hayvan ve Aylık 15 Bin TL Destek Küçük aile işletmelerini, gençleri ve kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" hakkında detayları paylaşan Bakan Yumaklı, başvuruların 30 Nisan’da sona ereceğini hatırlattı. Proje kapsamında öne çıkan destekler şunlar: Hayvan Dağıtımı: Hak sahiplerine 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilecek. Bakım Desteği: Üreticilere aylık 15 bin TL, yıllık toplamda 180 bin TL bakım ve gider desteği sağlanacak. Finansman Avantajı: Ziraat Bankası aracılığıyla %100’e varan faiz desteği ve 2 ile 7 yıl arasında değişen vade imkanları sunulacak. Yüksek Verimli Irklar: Dağıtılacak hayvanların tamamı TİGEM’in ıslah edilmiş, en iyi ırk sürülerinden seçilecek. Gençlere, Kadınlara ve Mühendislere İlave Puan Bakan Yumaklı, projenin sadece bir hayvan dağıtımı değil, bir üretim modeli olduğunu belirtti. Başvurularda puanlama sisteminin devreye alınacağını açıklayan Yumaklı, şu grupların avantajlı olacağını söyledi: Gençler ve Kadınlar: Üretime katılan genç ve kadın girişimcilere ilave puan verilecek. Şehit Yakınları: Sosyal sorumluluk kapsamında şehit yakınları öncelikli olacak. Eğitimli Girişimciler: Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri mesleki bilgilerinden dolayı ek puan alacak. Örgütlü Üretim: Tarımsal kooperatif veya sivil toplum kuruluşlarına üye olan aile işletmeleri desteklenecek. "3 Yılda 150 Bin Hayvan Dağıtımı Hedefliyoruz" Projenin ilk etapta 150 bin hayvanı kapsadığını belirten Bakan Yumaklı, bu rakamın Bakanlık bünyesinde bir model oluşturacağını ifade etti. Birlik ve kooperatiflerin de bu modele dahil olmasıyla birlikte küçükbaş hayvancılıkta Türkiye'nin potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor.

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor Haber

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) desteğiyle 17 yıl önce başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), 22 Nisan Çarşamba günü ziyaretçilere kapılarını açacak. 26 Nisan’a kadar 5 gün devam edecek YÖREX’te tam bir Anadolu şöleni yaşanacak. MEMLEKET HASRETİ ÇEKENLERİ YÖREX’E BEKLİYORUZ ATB Başkanı Ali Çandır, Anadolu’nun yöresel şöleni YÖREX’in 22- 26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini belirtirken, kuzeyden güneye, doğudan batıya Anadolu’nun 7 bölgesinin YÖREX’te yer alacağını söyledi. Kayseri’nin pastırmasından Gaziantep Baklavasına, Trabzon Tereyağından Tokat Basmasına, Erzurum Oltu Taşından Döşemealtı Halısına, Afyonkarahisar Sucuğundan İzmir Şambalisine, Edirne Ciğerinden Ağrı Balına kadar yüzlerce ürünün YÖREX'te ziyaretçiyle buluşacağını kaydeden Çandır, “Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e bekliyoruz” dedi. AÇILIŞTA ANADOLU ATEŞİ OLACAK, GİRİŞ ÜCRETSİZ Bu yıl YÖREX’e 70 il ve 500 civarında katılımcının katılımının beklendiğini belirten Çandır, ziyaretçi sayısını 400 bin olarak hedeflediklerini söyledi. Çandır, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek açılışta Anadolu Ateşi’nin gösterisi sunacağını kaydetti. YÖREX’e girişin ücretsiz olduğunu vurgulayan Çandır, “Her gün sabah 10.00'dan akşam 20.30'a kadar fuarımız açık olacak” dedi. Çandır, YÖREX’in açılışında Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket takdim edileceğini kaydetti. ÇOCUKLAR YÖREX’İ GÖRSÜN Anadolu’nun yöresel zenginliğini özellikle çocukların ve gençlerin görmesi gerektiğini vurgulayan Başkan çandır, “YÖREX'e gelen ziyaretçiler mutlaka çocuklarını da getirsin. Çünkü bu zenginlikle çocuklarımızı, gençlerimizi tanıştıramazsak bu ürünlere talebi artıramayız, bu ürünlerin üretimini tetikleyemeyiz. Annelerimizden, babalarımızdan çocuklarıyla birlikte YÖREX'e gelmelerini bekliyoruz” diye konuştu. İKİLİ GÖRÜŞMELER TİCARETE İVME KAZANDIRACAK Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te TOBB’un organizasyonuyla B2B görüşmeleri olacağını belirten Çandır, “İkili görüşmelerde büyük market zincirleri ve e-ticaret siteleriyle yerel üreticiler bir araya gelecek, iş bağlantıları sağlanacak. Küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üretici YÖREX’te yan yana gelecek. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX'te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” diye konuştu. KRİZDE ORTAYA ÇIKAN CAN SUYU ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX'in 2008 ekonomik krizi döneminde TOBB'un "Kriz varsa çare de var" kampanyası kapsamında ortaya çıktığını belirtirken, “Biz de 14 bin yıllık Anadolu birikimine güvenerek, medeniyetlerden süzülüp gelen, kıyıda köşede kalmış yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmak için Yöresel Ürünler Fuarı’nı hayata geçirdik. 'Sizin oraların nesi meşhur' dedik” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYISI 109'DAN BİN 837'YE ÇIKTI YÖREX’in başladığı 2010 yılında Türkiye’de 109 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Çandır, bugün bu sayının 1837'ye ulaştığını, 848 yöresel ürünün de tescil için beklediğini kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini taşıyan büyük bir ekonomik değer olduğunu vurgulayan Çandır, bu değerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. 200 MİLYAR DOLARLIK COĞRAFİ İŞARET PASTASI Avrupa Birliği nezdinde tescil süreçlerinin sürdüğünü belirten Çandır, “Dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretli ürün piyasasından pay almak için Avrupa Birliği'nde tescillerimize başladık. Şu anda 46 ürünümüz Avrupa Birliği'nde tescil edildi, 40 ürünümüzün süreci devam ediyor. Yine 500 yıldır dünyanın her yerinde Türk kahvesi olarak içilen Türk kahvesi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından geleneksel ürün adı olarak tescillendi” diye konuştu. 13 FUARDA 2,5 MİLYONU AŞKIN ZİYARETÇİ Yöresel Ürünler Projesi’nin başladığı 17 yıllık dönemde önemli bir birikim ortaya konulduğunu ifade eden Çandır, “O günden bugüne 13 fuar gerçekleştirdik. Bu 13 fuarımıza 5 bin katılımcı katıldı. 2,5 milyonun üzerinde kişi fuarımızı ziyaret etti. 81 ilimizin Kuzey Kıbrıs'la birlikte ürünlerini bu platformda insanlarımızla buluşturdu” dedi

Bakan Yumaklı’dan Küçükbaş Hayvancılık Müjdesi: 100 Hayvan ve Yıllık 180 Bin TL Destek! Haber

Bakan Yumaklı’dan Küçükbaş Hayvancılık Müjdesi: 100 Hayvan ve Yıllık 180 Bin TL Destek!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında nisan ayı başvurularının başladığını duyurdu. Proje ile üreticilere 95 dişi, 5 erkek damızlık hayvanın yanı sıra yıllık 180 bin lira bakım desteği verilecek. ​Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nü ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılık sektöründe üretimi şahlandıracak yeni destek paketinin detaylarını paylaştı. Küçükbaş sürülerinin %11 artışla 58 milyona ulaştığını belirten Yumaklı, Anadolu’yu küçükbaş hayvancılığın merkezi yapma hedefine odaklandıklarını vurguladı. ​Küçükbaş Hayvancılıkta "Bereket" Dönemi Başladı ​Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulan projenin uygulama takvimini açıkladı. 1 Nisan - 30 Nisan 2026 tarihleri arasında başvuruların kabul edileceği proje, özellikle genç ve kadın girişimcileri sektöre kazandırmayı amaçlıyor. ​Destek Paketinin Öne Çıkan Detayları: ​Hayvan Desteği: 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan teslim edilecek. ​Maddi Destek: Bakım ve diğer giderler için aylık 15 bin TL, yıllık toplamda 180 bin TL nakdi destek sağlanacak. ​Finansman: Ziraat Bankası aracılığıyla %100’e varan faiz desteği ve 2 ila 7 yıl arası vade imkanı sunulacak. ​Kaliteli Irk: Verilecek hayvanların tamamı TİGEM’in en iyi ırk çalışmalarından elde edilen damızlık sürülerden seçilecek. ​Kimler Öncelikli Olacak? ​Bakanlık tarafından oluşturulan modelde, belirli gruplara avantaj sağlayacak bir puanlama sistemi uygulanacak. Proje kapsamında ilave puan alacak gruplar şunlar: ​Genç ve Kadın Girişimciler: Üretime katılmak isteyen gençler ve kadınlar. ​Şehit Yakınları: Sosyal sorumluluk kapsamında öncelik tanınacak. ​Uzmanlar: Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri. ​Örgütlü Üreticiler: Tarımsal kooperatif veya sivil toplum kuruluşlarına üye olan aile işletmeleri. ​Hedef: Sürdürülebilir ve Verimli Üretim ​Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için çalıştıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: ​"Şu an için öngördüğümüz rakam 150 bin işletme. Bu rakam küçük gibi görünebilir ancak biz Bakanlık olarak sürdürülebilir bir model oluşturuyoruz. Amacımız, Anadolu'nun tecrübesini modern tekniklerle birleştirerek hayvansal üretimde dışa bağımlılığı bitirmek ve küresel bir tedarik gücü haline gelmektir." ​Proje Takvimi ve Başvuru Bilgileri: ​Başvuru Başlangıcı: 1 Nisan 2026 ​Son Başvuru Tarihi: 30 Nisan 2026 ​Uygulama Süresi: 3 Yıl

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor! Haber

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor!

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, 2018 yılından bu yana her platformda dile getirdiği Boğazköprü mevkiinde yükselecek olan Lojistik Merkez konusunda değerlendirmelerde bulundu. Lojistik merkez projesinin Kayseri için bir tercih değil, bir ‘beka meselesi’ olduğunu vurgulayarak; “Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olurvdiye değil,volmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz.” dedi. Kayseri’yi lojistikte bölgesel bir cazibe merkezi haline getirecek olan “Lojistik Merkez” projesinde somut adımlar atılmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde yapılan istişare toplantısının ardından, Kayseri Ticaret Odası’nda Başkan Ömer Gülsoy, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2. Başkanı Ergün Bilen, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Cingi, UND bölge üyeleri ve sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Başkan Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 4 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle artık kabına sığmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz lobi faaliyetlerinde, Ankara temaslarımızda ve her kürsüde ısrarla bir gerçeği dillendirdik: Ulaşım olmadan ticaret olmaz! Bugün dünya devleriyle yarışıyoruz. Üretim maliyetlerimiz başa baş olsa bile, lojistik avantajı olan bir adım öne geçiyor. ‘Denizimiz yok’ diye hayıflanmıyoruz. Raylı sistemle Kayseri’yi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o koridor, bizim denizimizdir. Ürünümüz konteynere Kayseri’de girecek, gümrüklemesi burada bitecek ve durmaksızın limana akacak.” Kayseri’nin son yıllarda ulaştığı ulaşım yatırımlarına dikkat çeken Gülsoy; “Israrlı taleplerimiz neticesinde yeni terminal binamız hizmete açıldı. Hızlı tren projesi sürüyor, otoyol bağlantısı için ilk ihale yapıldı. Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkelerden çok şehirlerin yarıştığı günümüzde, Kayseri’nin geriye gitmemesi adına ne gerekiyorsa yüksek sesle dillendirmeyi sürdüreceğiz. Ticaretimizi etkileyecek her yatırımı sonuna kadar takip ediyoruz.” dedi. Boğazköprü mevkiinin stratejik önemine vurgu yapan Başkan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olur diye değil, olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta, Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Lojistik Merkezimiz, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. UND’nin teknik birikimi ve belediyemizin öncülüğüyle bu projeye dün olduğu gibi bugün de en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Başta Sayın Valimiz olmak üzere yerel yönetimimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa ticaret vardır, ticaret varsa bereket vardır. Bu projeye öncülük eden, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kayseri’yi bölgesel bir lojistik cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan bu kritik süreçte, projenin hayata geçirilmesi noktasında UND 2. Başkanı Ergün Bilen’in sektördeki tecrübesi ve uzmanlığına olan güvendiğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, sürecin bundan sonra çok daha hızlı ilerleyeceğini belirtti. Gülsoy, Lojistik merkez projemizin teknik koordinasyonu ve başarıyla neticelenmesi noktasında Ergün Bilen’in bu işi en profesyonel şekilde yürüteceğine ve sonuçlandıracağına inanıyorum. Sektörün içinden gelen bu birikim, Kayseri’nin hayalinin gerçeğe dönüşmesindeki en büyük teminatımızdır mesajını verdi. BİLEN : “SADECE KAYSERİ DEĞİL, TÜM ANADOLU KAZANACAK!” Uluslararası Nakliyeciler Derneği 2. Başkanı Ergün Bilen’de Lojistik merkez projesinin sadece Kayseri için değil Anadolu sanayisi için de çok önemli olduğunu vurgu yaptı. Bilen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kayseri’de atılacak doğru bir adım, sadece bir şehre değil, bütün Anadolu’ya moral verecektir. Anadolu taşımacısı, yıllardır yükün en ağırını taşıyor. Zor günlerde geri çekilmeyen, krizlerde rotasını kaybetmeyen, ülkenin ihracatını hangi şart olursa olsun taşımaya devam eden bu iradenin artık daha güçlü biçimde desteklenmesi gerekiyor. Bunun yolu da sahayı bilen, sektörün dilini konuşan, üretimin ritmini anlayan ve çözümü proje ile ortaya koyan bir yaklaşımdan geçiyor. Tam da bu nedenle, lojistik merkez projelerine bakışımızda çok net, çok kararlı ve çok açık bir duruşumuz vardır. Biz, ölü doğacak lojistik merkezlere en baştan müdahale eden bir anlayıştayız. Geçici depolama alanı olmayan, otoyol bağlantısı bulunmayan, 7/24 hizmet veremeyen, dijital altyapısı olmayan, yeterli gümrük personeliyle desteklenmeyen, hem şoförlerimiz hem de tüm çalışanlar için insani ve operasyonel şartları taşımayan, intermodal bağlantıları kurulmamış, hızlı ve verimli işlem altyapısı oluşturulmamış bir lojistik merkez; ülkemize gereksiz bir maliyet, sektörümüze ise büyük bir hayal kırıklığı olur. Bizim için önemli olan, tabelada lojistik merkez yazması değil; gerçekten işleyen, yaşayan, hız üreten, maliyet düşüren ve taşımacının yükünü hafifleten bir sistemin kurulmasıdır. Bu yüzden sürecin başından itibaren işin içinde olmayı, ortak aklı devreye almayı ve sahadaki gerçek ihtiyaçları projeye yansıtmayı çok önemsiyoruz. Sadece sorunları tespit eden değil, çözüm mekanizması kuran; sadece eleştiren değil, yol açan; sadece bugünü konuşan değil, yarını hazırlayan bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü sektörümüzün ihtiyacı olan şey, kararsızlık değil iradedir; seyircilik değil sahiplenmedir. Biz bu sorumluluğun farkındayız ve bunun gereğini yerine getirmek için çalışıyoruz. Bu vesileyle, Kayseri’nin lojistik geleceğine verdiği önemi yakından bildiğimiz Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’a ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. “ Toplantıda; Kayseri’nin lojistik altyapısının güçlendirilmesi, uluslararası taşımacılık arenasında hak ettiği etkin konuma taşınması için atılacak somut adımlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin istişare edildiği buluşmada, projenin şehre sağlayacağı ekonomik sıçrama kapsamlı şekilde ele alındı.

Giresun’un Çepni Koyunu Koruma Altında Haber

Giresun’un Çepni Koyunu Koruma Altında

Giresun'da yüzyıllardır yetiştirilen ve bölgenin genetik mirası olan “Çepni Koyunu”, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü proje ile geleceğe taşınıyor. 2023 yılından bu yana devam eden proje kapsamında yetiştiricilere sağlanan destek miktarı 1,2 milyon TL’ye ulaştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin hayvancılık tarihindeki en önemli figürlerden biri olan Çepni Koyunu’nun neslini korumak ve geliştirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda önemli bir aşamaya geldi. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından hayata geçirilen “Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında, Giresun’un dört ilçesinde titiz bir çalışma yürütülüyor. 4 İlçede 1.000 Baş Koyun İzleniyor Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlarının liderliğinde; Çanakçı, Eynesil, Görele ve Tirebolu ilçelerinde faaliyet gösteren 8 ayrı işletmede bulunan toplam 1.000 baş Çepni koyunu, projenin odak noktasını oluşturuyor. 11 Mart 2026 tarihinde yapılan saha kontrollerinde, uzman ekipler ve teknik personel işletmeleri ziyaret ederek hayvanların ırk özelliklerini, sağlık durumlarını ve kayıtlarını inceledi. Özellikle sürü yenilemesinde kullanılacak genç damızlıkların seçimi yapılırken, ırkın safiyetinin korunması için farklı ırktan koç kullanımı gibi riskler de denetlendi. Nakdi Destekler Katlanarak Artıyor Yetiştiricilerin bu zorlu koruma görevini sürdürebilmeleri için devlet desteği de her geçen yıl artıyor. Projenin mali tablosu ise şöyle şekillendi: 2023 Yılı: 240 bin TL 2024 Yılı: 400 bin TL 2025 Yılı (Hakediş): 600 bin TL Böylece projeye dahil olan 8 işletmeye toplamda 1 milyon 240 bin TL nakdi destek sağlanmış olacak. Bilim Dünyasının Yeni Gözdesi: “Ayrı Bir Irk Olabilir” Çepni koyunu, geçmişte literatürde Karayaka ırkının bir alt varyetesi (Çakrak) olarak anılsa da, son bilimsel çalışmalar bu durumun değişebileceğini gösteriyor. Karayaka, Of, Hemşin ve Artlı koyunlarından genetik olarak farklı olduğu tespit edilen Çepni koyunu, kendine has fiziksel özellikleriyle dikkat çekiyor: Siyah baş, kulaklar ve bacaklar. Erkeklerde görkemli spiral boynuzlar. Uzun, dar vücut yapısı ve ince kuyruk. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, bu projenin sadece bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda Anadolu’nun biyolojik zenginliğini koruma misyonu olduğunu vurguluyor.

Türkiye’nin İlk Kaz Kooperatifi Samsun’da Kuruldu Haber

Türkiye’nin İlk Kaz Kooperatifi Samsun’da Kuruldu

Samsun merkezli olarak Burak Şahinkaya öncülüğünde 30 üreticinin katılımıyla Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi kuruldu. Kooperatif, entegre tesis yatırımıyla kaz eti ve yan ürünlerini işleyerek üretimde katma değeri artırmayı ve Türk kaz ürünlerini uluslararası pazara taşımayı hedefliyor. Türkiye’de kaz yetiştiriciliği alanında önemli bir adım atıldı. Burak Şahinkaya öncülüğünde 30 üreticinin bir araya gelmesiyle Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi kuruldu. Samsun merkezli olarak kurulan kooperatifin hedefi, kaz yetiştiriciliğini planlı ve sürdürülebilir bir üretim modeline dönüştürerek Türkiye genelinde yaygınlaştırmak. Kooperatif üyeleri ilk toplantılarını gerçekleştirirken, sektörde katma değeri artıracak önemli projeler için de yol haritası belirlendi. ENTEGRE TESİS KURULACAK Kooperatifin ilk etap hedefleri arasında Samsun’da modern bir kesimhane ve soğuk hava deposu kurulması yer alıyor. Bu sayede üreticilerin yetiştirdiği kazların değerinde değerlendirilmesi ve pazara daha güçlü şekilde sunulması amaçlanıyor. Planlanan entegre tesis içerisinde ayrıca üretimhane, kesimhane, soğuk hava deposu ve kaz tüyü işleme merkezi bulunacak. Böylece kaz eti, kaz tüyü, kaz yağı ve diğer yan ürünlerin işlenmesi sağlanarak üretimde katma değer artırılacak. HEDEF ULUSLARARASI PAZAR Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Burak Şahinkaya, sadece bölgesel üretimi güçlendirmekle kalmayıp Türk kaz ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Kurulacak altyapı ile kaz eti, kaz tüyü ve diğer yan ürünlerin yurt dışına ihraç etmeyi planlıyoruz. Kooperatifimizin uzun vadeli hedefleri arasında üreticileri ortak bir yapı altında güçlendirmek, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak ve yeni istihdam alanları oluşturmak yer alıyor. Anadolu’nun köklü üretim kültürlerinden biri olan kaz yetiştiriciliğinin, kurulacak kooperatif sayesinde daha güçlü bir ekonomik değere dönüşmesini hedefliyoruz. Samsun’dan başlayan bu girişimin ilerleyen süreçte Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlıyoruz" şeklinde konuştu.

Eskişehir'in Yerel Tohumları Türkiye'nin Dört Bir Yanına Ulaşıyor Haber

Eskişehir'in Yerel Tohumları Türkiye'nin Dört Bir Yanına Ulaşıyor

Toprağın hafızasını taşıyan yerel tohumlar, yalnızca Eskişehir’de değil, Türkiye’nin dört bir yanında da filizlenmeye devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir’de üretilen ve özenle çoğaltılan yerel tohumların tüm Türkiye’ye gönderilmeye devam edildiğini duyurdu. Böylece Eskişehir’in bereketi sınırları aşarak Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticilerle buluşuyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekiplerinin titizlikle yürüttüğü organizasyon kapsamında, ata mirası yerel tohumlar üreticilerle buluşturuluyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından süzülen bu kadim mirasın korunması, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, paylaşmanın ve üretmenin değeri bir kez daha vurgulanıyor. Tohum talebinde bulunmak isteyen vatandaşlar, ecm.eskisehir.bel.tr/WebBasvuru/tohum adresinden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tohum Talep Formu’nu doldurabiliyor. Başvurusu onaylanan üretici ve vatandaşlara, 115 TL kargo ücreti karşılığında anlaşmalı kargo firması aracılığıyla yerel tohumlar ulaştırılıyor. Paylaşmanın bereketi büyüttüğüne inanan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel tohumlarını yaşatarak hem yerel üretimi destekliyor hem de sürdürülebilir tarıma katkı sunuyor. Eskişehir’den yükselen bu dayanışma hareketi, Türkiye’nin dört bir yanında toprağa umut, sofralara sağlık olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.