Hava Durumu

#Ankara

Kırsal Haber - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmit Mezbahası: Tüketiciye Güven Veren Adres Haber

İzmit Mezbahası: Tüketiciye Güven Veren Adres

Ankara’da gerçekleştirilen “I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi”, helal uygunluk değerlendirme sistemlerinin küresel ölçekte taşıdığı stratejik önemi bir kez daha gözler önüne serdi. “Küresel Helal Kalite Altyapısında Güvenin Mihenk Taşı: Helal Akreditasyon” temasıyla düzenlenen kongrede Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmit Mezbahası, tüketiciye güven veren bir model olarak gösterildi. KONGREDE BİRÇOK BAŞLIK ÖNE ÇIKTI I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde güvenilir üretim, şeffaf denetim mekanizmaları, sürdürülebilirlik ve tüketici güveni gibi başlıklar öne çıktı. Akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör paydaşlarını bir araya getiren kongrede, helal akreditasyonun yalnızca dini bir gereklilik değil, aynı zamanda modern dünyada kalite, güven ve etik üretimin temel unsuru olduğu vurgulandı. İZMİT MEZBAHASI BU STANDARTLARI YILLARDIR KARŞILIYOR Kongrede dile getirilen tüm bu kriterlerin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren İzmit Mezbahası’nda uzun süredir uygulandığı dikkat çekiyor. Modern altyapısı, hijyenik üretim anlayışı ve düzenli denetim süreçleriyle öne çıkan tesis, helal akreditasyonun sahadaki başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle 2021 yılında Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından “Kesim Kalitesi Standardı” ile belgelendirilen mezbaha, aradan geçen 6 yıllık süreçte bu standartları sürdürülebilir şekilde koruyarak güvenilirliğini perçinledi. 6 AYDA BİR DENETİM, SÜREKLİ İYİLEŞTİRME İzmit Mezbahası’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri de düzenli denetim mekanizması. Tesis, TSE tarafından her 6 ayda bir detaylı denetime tabi tutuluyor. Bu denetimler yalnızca belgeyi korumaya yönelik değil, aynı zamanda sürekli iyileştirme ve geliştirme amacı taşıyor. Denetimlerde personelin kişisel hijyeninden tesisin genel koşullarına, kullanılan temizlik kimyasallarından arıtma sistemlerine kadar birçok başlık titizlikle inceleniyor. Ayrıca helal kesim kurallarına uygunluk ve personel eğitimlerinin sürekliliği de denetim sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor. HELAL KESİM, HİJYEN VE GIDA GÜVENLİĞİ BİR ARADA Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatına sahip olan tesis, son teknoloji ekipmanlarla hizmet veriyor. 4.300 metrekare kapalı alana sahip mezbahada, 900 metrekarelik soğuk hava depoları sayesinde etler uygun koşullarda muhafaza ediliyor. Aynı anda 200 adet büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip olan tesis, helal kesim kurallarına uygun üretim gerçekleştirirken, sıfır atık yaklaşımıyla da çevreye duyarlı bir model sunuyor. Biyolojik atıkların geri dönüştürülmesiyle sürdürülebilirlik hedefleri de destekleniyor. KONGREDE ANLATILAN MODELİN SAHADAKİ KARŞILIĞI Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde ele alınan güven inşası, risk analizi, sürdürülebilirlik ve uygunluk değerlendirme süreçleri gibi başlıkların, İzmit Mezbahası’nda aktif olarak uygulanıyor olması dikkat çekiyor. Bu yönüyle tesis, yalnızca yerel bir hizmet noktası olmanın ötesine geçerek, küresel ölçekte tartışılan helal kalite altyapısının somut bir örneğini oluşturuyor. TÜKETİCİYE GÜVEN VEREN BİR MODEL Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Mezbahası’nda yürüttüğü bu sistem; tüketicilere sağlıklı, güvenilir ve helal standartlara uygun et ürünleri sunarken, aynı zamanda kamu eliyle yürütülen başarılı bir gıda güvenliği modeli olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda dile getirilen hedeflerin, yerel ölçekte başarıyla uygulanıyor olması ise Türkiye’nin helal akreditasyon alanındaki güçlü konumunu pekiştiriyor.

Isparta Gülünde Sentetik Oyunu Son Bulacak! Haber

Isparta Gülünde Sentetik Oyunu Son Bulacak!

Isparta Ticaret Borsası (ITB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, gerçek gül suyunun değerini korumak ve sektördeki bilgi kirliliğine son vermek amacıyla Ankara’ya çıkarma yaptı! Isparta’nın dünya markası olan gül suyunun saflığını korumayı görev edinen Başkan Hüdai Şahin, Başkent’teki temasları kapsamında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Denetim Hizmetleri Başkan Yardımcısı Eray Kaplan ve Kozmetik Denetim Dairesi Başkanı Harun Cengiz Özmen ile bir araya geldi. Görüşmede, raflarda sentetik olmasına rağmen “gül suyu” ve “güllü su” imajıyla satılan ürünlerin oluşturduğu haksız rekabet ve tüketici mağduriyetini masaya yatırıldı. Üyelerimizin Alın Terini ve Tüketicinin Güvenini Korumaya Kararlıyız Başkan Şahin, ziyaret sırasında hazırladığı kapsamlı çözüm öneri dosyasını ve doğal gül suyunun eşsiz serüvenini anlatan tanıtım filmini yetkililere sunarken, sektör paydaşlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığını şu sözlerle vurguladı: ''Isparta’mızın en kıymetli hazinelerinden biri olan Isparta Gülünün, sentetik karışımlarla gölgelenmesine asla müsaade edemeyiz. Piyasada sentetik gül suyu veya sentetik güllü su ibareleriyle yer alan ürünler, hem binbir emekle üretim yapan üyelerimizin ticari menfaatlerine zarar vermekte hem de saf ve doğal ürün arayan tüketicimizi yanıltmaktadır. Bizim önceliğimiz, gerçek gül suyunun o kendine has, ayırt edici özelliklerini bilimsel ve yasal düzlemde en net şekilde ortaya koymaktır. Sektörümüzde faaliyet gösteren her bir üyemizin alın terini korumak, sahte ile gerçeği birbirinden ayıracak yasal setleri inşa etmekten geçiyor. Bu haksız rekabetin önüne geçerek, Isparta gülünün itibarını küresel pazarda ve iç piyasada en üst seviyede tutmaya devam edeceğiz.'' Ankara’dan Tam Destek Sözü! Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren TİTCK Başkan Yardımcısı Eray Kaplan ve Kozmetik Denetim Dairesi Başkanı Harun Cengiz Özmen, konunun hassasiyetini yakından takip edeceklerini belirttiler. Yetkililer, sentetik ürünlerin isimlendirilmesi ve denetimi noktasında gerekli yasal sürecin ivedilikle başlatılacağının ve Isparta gülünün marka değerini koruma yolunda atılacak her adımda iş birliği içinde olacaklarının sözünü verdiler.

Dünya Veteriner Hekimler Günü'nde “Tek Sağlık” ve “Özlük Hakları” Vurgusu Haber

Dünya Veteriner Hekimler Günü'nde “Tek Sağlık” ve “Özlük Hakları” Vurgusu

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) tarafından düzenlenen Dünya Veteriner Hekimler Günü kutlama programı, Ankara’da mesleğin geleceğine ışık tutan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı (TAGEM) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte; veteriner hekimlerin toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık sektöründeki vazgeçilmez rolü ile çözüm bekleyen yapısal sorunlar masaya yatırıldı. ​TVHB Başkanı Ali Eroğlu: “Veteriner Hekimlik Sağlık Hizmetleri Sınıfıdır” ​Programın açılış konuşmasını yapan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin hayvan sağlığından gıda güvenliğine, biyogüvenlikten ekosistem dengesine kadar kritik sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Mesleki statünün iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, şu ifadeleri kullandı: ​"Veteriner hekimler zorlu coğrafi şartlarda, gece gündüz demeden toplum sağlığı için görev yapmaktadır. Bu özverili emeğin karşılığı olarak veteriner hekimlerin özlük haklarının güçlendirilmesi ve fiilen dahil oldukları sağlık hizmetleri sınıfında hak ettikleri statüye kavuşturulması bir zorunluluktur." ​Eroğlu ayrıca, görevi başında şiddete maruz kalarak hayatını kaybeden Volkan Lale gibi meslek şehitlerini anarak, veteriner hekimlere yönelik şiddetin son bulması için yasal düzenleme çağrısını yineledi. ​Bakan Yardımcısı Gümen: “Genç Veteriner Hekimlere Hibe Desteği Geliyor” ​Programa katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, veteriner hekimliğin günümüzde stratejik bir savunma alanı haline geldiğini ifade etti. Bakanlık olarak yürütülen projeler hakkında bilgi veren Gümen, müjdeli haberler paylaştı: ​Genç Girişimci Desteği: Kırsal kalkınma yatırımları kapsamında genç veteriner hekimlere yönelik yeni hibe destekleri devreye alınacak. ​Tek Sağlık Kapasitesi: Erken uyarı sistemleri, laboratuvar altyapısı ve insan kaynağı kapasitesini güçlendirecek projelere hız verilecek. ​Stratejik Denetim: Gıda güvenliği ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede veteriner yol kontrol istasyonlarının sayısı ve etkinliği artırılacak. ​“Tek Sağlık” Yaklaşımı Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk ​Etkinlikte öne çıkan en önemli başlıklardan biri olan “Tek Sağlık” vizyonu üzerine hem akademi hem de sivil toplum temsilcileri ortak görüş bildirdi. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrılamayacağı vurgulanırken, Türkiye’de bu alanda etkin bir koordinasyon mekanizmasının kurulmasının pandemi ve zoonotik hastalık risklerine karşı hayati önem taşıdığı kaydedildi. ​Bilimsel Perspektif: Gıdanın Teminatı Veteriner Hekimler ​TVHB Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naim Deniz Ayaz, yaptığı sunumda veteriner hekimlerin "tarladan sofraya" gıda zincirindeki koruyucu rolünü bilimsel verilerle ortaya koydu. Ayaz, iklim değişikliği ve küresel krizler çağında veteriner hekimliğin gıda arz güvenliğinin anahtarı olduğunu hatırlattı. ​Ödül Töreni ve Hipodrom Coşkusu ​Program, mesleğe uzun yıllar emek veren duayen isimlere, bilimsel başarıları ile öne çıkan akademisyenlere ve mesleğin görünürlüğüne katkı sağlayan basın mensuplarına verilen ödüllerle devam etti. Kutlamalar, Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda düzenlenen Dünya Veteriner Hekimler Günü Koşusu ve kupa töreni ile görkemli bir şekilde tamamlandı.

Ankara’nın Su Sorununa Neşter: Çubuk-2 Barajı’na Koyunbaba’dan "Can Suyu" Haber

Ankara’nın Su Sorununa Neşter: Çubuk-2 Barajı’na Koyunbaba’dan "Can Suyu"

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ), kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye inen Çubuk-2 Barajı’nı kurtarmak için dev bir projeyi hayata geçiriyor. 1,3 milyar liralık yatırımlarla Koyunbaba Barajı’ndan bölgeye günlük 100 bin metreküp ek su sağlanacak. ​Başkent Ankara’nın su arz güvenliğini korumak için harekete geçen ASKİ, iklim değişikliği ve azalan yağışlar sonucu alarm veren Çubuk-2 Barajı için kalıcı bir çözüm üretti. Çankırı sınırındaki Koyunbaba Barajı’ndan kurulacak 42 kilometrelik dev isale hattı ile bölgenin su talebi garanti altına alınıyor. ​Kuraklık Riskine Karşı Alternatif Kaynak: Koyunbaba ​2025 yılının Ocak ayında Çubuk-2 Barajı’na gelen su miktarının yalnızca 50 bin metreküpte kalması, bölgedeki ilçeler için risk oluşturmuştu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın girişimleri ve DSİ ile varılan mutabakat sonucunda, Koyunbaba Barajı ek kaynak olarak sisteme dahil edildi. Proje tamamlandığında kurak dönemlerde dahi bölgeye kesintisiz su verilebilecek. ​1,3 Milyar Liralık Dev Altyapı Yatırımı ​ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu büyük mühendislik projesi, geniş kapsamlı bir altyapı ağını kapsıyor. Projenin teknik detayları şöyle: ​İsale Hattı: 42 kilometre uzunluğunda modern içme suyu iletim hattı. ​Depolama: Toplam 20 bin metreküp kapasiteli 4 yeni su deposu.​Terfi Merkezleri: Suyun iletimini sağlayacak 3 adet gelişmiş terfi merkezi.​Yatırım Bedeli: Toplam 1,3 milyar Türk Lirası.​Yıllık 9 Milyon Metreküp Ek Su Rezervi ​Projenin hayata geçmesiyle birlikte, özellikle Çubuk ve çevre ilçelerin su ihtiyacı uzun vadeli bir güvenceye kavuşacak. Günlük 100 bin metreküp, yıllık ise yaklaşık 9 milyon metreküp su temini sağlanarak bölgedeki içme suyu arzı modernize edilecek. ​Bu yatırım, Ankara’nın su yönetiminde sadece bugünü değil, gelecekteki olası kuraklık dönemlerini de planlayan stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ankara Kalesi’nde Tarih ve Lezzet Buluşuyor Haber

Ankara Kalesi’nde Tarih ve Lezzet Buluşuyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’in simgesi Ankara Kalesi’nin tarihi dokusunu korumak ve turizme kazandırmak amacıyla yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Kale, Kireçli, Berrak ve Doyran Sokaklarının kesişim noktasında bulunan üç tescilli taşınmaz, titiz bir restorasyon sürecinin ardından “Gastronomi Merkezi” olarak şehre kazandırıldı. ​Geleneksel Mimari Modern Gastronomiyle Birleşti ​ABB Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi tarafından yürütülen proje kapsamında, zamana yenik düşen üç tarihi konut aslına uygun olarak yeniden inşa edildi. Restorasyon sürecinde şu detaylar ön plana çıktı: ​El İşçiliğiyle Yenileme: Ahşap doğramalar, geleneksel yöntemlerle ve usta ellerde yeniden şekillendirildi. ​Özgün Doku Korundu: Taş duvarlardaki derzler onarılırken, cephe süslemeleri binanın tarihi kimliğine sadık kalınarak işlendi. ​Çatı ve Taşıyıcı Sistem: Yapıların taşıyıcı sistemlerindeki sorunlar giderilerek, dönemin malzeme ve tekniklerine uygun çatı kaplamaları yapıldı. ​Ankara’nın Mutfak Kültürü Bu Merkezde Tanıtılacak ​Gastronomi Merkezi, sadece mimari bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda Ankara’nın unutulmaya yüz tutmuş yerel ve otantik lezzetlerini geleceğe taşıyacak bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Merkezde yer alacak olan; ​Geniş avlular, ​Manzaralı teraslar, ​Açık oturma alanları, ​ziyaretçilere hem tarihi bir atmosfer hem de eşsiz bir tadım deneyimi sunacak. Ankara Kalesi’ni ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, Başkent’in zengin mutfak mirasını bu merkezde keşfetme imkânı bulacak. ​Ulus ve Kale Bölgesi Ekonomik Olarak Canlanacak ​Projenin temel hedeflerinden biri de Ulus ve Ankara Kalesi çevresindeki sosyal ve ekonomik canlılığı artırmak. Tarihi yapıların gastronomik bir işleve kavuşturulmasıyla bölgenin turizm potansiyelinin yükseltilmesi hedefleniyor. ​Ankara Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kaleyi, yaşayan bir tarih merkezi haline getirme vizyonunu güçlendiriyor. Gastronomi Merkezi, Ankara’nın kültürel mirasını korurken modern şehir yaşamıyla entegre eden örnek bir proje olarak dikkat çekiyor.

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü Haber

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlık bürokratlarıyla Ankara’da bir araya gelerek üreticinin sorunlarını masaya yatırdı. Toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatlarından besilik hayvan ithalatına kadar hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren önemli kararlar paylaşıldı. ​İşte zirveden öne çıkan başlıklar ve üreticilerin bilmesi gereken detaylar: ​Çiğ Süt Fiyatları Nisan Ayında Yeniden Belirleniyor ​Üreticilerin en çok merak ettiği konuların başında gelen çiğ süt tavsiye fiyatı hakkında Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) mevcut işleyişine dair bilgilendirme yapıldı. Üç Aylık Periyot: USK, çiğ süt fiyatlarını üç ayda bir değerlendirmeye ve açıklamaya devam edecek. Nisan Müjdesi: Son olarak Ocak ayında belirlenen fiyatların ardından, Nisan ayı içerisinde yeni bir fiyat artışı beklentisiyle güncelleme yapılacağı ifade edildi. ​Kalite Odaklı Fiyatlandırma: Bakanlık, açıklanan fiyatın "tavsiye" niteliğinde olduğunu hatırlatarak; sütün kalitesi, hijyen standartları ve tonajına göre piyasada fiyat farklılıklarının oluşabileceğini vurguladı. ​Hayvancılık Desteklemelerinde Yeni Strateji: Kalite ve Hijyen ​Bakanlık yetkilileri, hayvancılık desteklemelerinin temel amacının üreticiyi ayakta tutmak olduğunu belirtti. Ancak yeni dönemde desteklerin kaliteyi yükseltme odaklı planlandığı, hijyen standartlarını artıran işletmelerin uzun vadede gelirlerini daha fazla güvence altına alacağı kaydedildi. ​Besilik Hayvan İthalatı ve Dağıtım Takvimi ​Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen besilik hayvan ithalatı sürecine dair güncel veriler paylaşıldı: 2025 Taahhütleri: Planlanan dağıtım süreci hız kesmeden devam ediyor. Gemi Planlaması: Hali hazırda 4 geminin sevkiyat planlaması yapılmış durumda. Teslimat Tarihi: İthal edilen hayvanların dağıtımının bu ay sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. ​Su Kısıtı Olan Bölgelerde Silajlık Mısır Ekimi ​Su kısıtı uygulanan bölgelerdeki üreticileri ilgilendiren silajlık mısır ekimi kurallarında bu yıl bir değişiklik yapılmayacağı, mevcut uygulamaların aynen süreceği bildirildi. TÜSEDAD, sistemin tam olarak oturmasının ardından süt ve besi hayvancılığının yoğun olduğu bölgelere özel istisnalar getirilmesi için girişimlerini sürdüreceğini beyan etti. ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu, üyelerden gelen tüm taleplerin ve çözüm önerilerinin Bakan İbrahim Yumaklı’ya yazılı bir rapor halinde sunulduğunu belirterek, üreticinin sesi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında! Haber

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında!

TÜRKŞEKER ev sahipliğinde düzenlenen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", kamu, özel sektör ve kooperatifleri Antalya’da bir araya getirdi. Türkiye’nin şeker üretimindeki küresel gücü ve gelecek yüzyılın yol haritası tüm yönleriyle masaya yatırıldı. ​ANTALYA – Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), Cumhuriyetin asırlık çınarı olan şeker sanayisinin 100. yılını dev bir organizasyonla kutladı. 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", tarladan fabrikaya, teknolojiden sürdürülebilirliğe kadar sektörün dününe ışık tutarken yarınına rehberlik edecek kararların alınmasına vesile oldu. ​Ekonomik Bağımsızlığın Sembolü: Şeker Pancarı ​Sempozyumun açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, şeker sektörünün Türkiye’nin kalkınma tarihindeki stratejik önemine vurgu yaptı. 1926’da Uşak ve Alpullu’da başlayan üretimin milli bir şahlanış olduğunu belirten Polat, "Türkiye Yüzyılı hedeflerimizde dijitalleşme ve yenilikçi tarım uygulamaları sektörün önümüzdeki yüzyılını şekillendirecek temel unsurlar olacaktır" dedi. ​Dünyanın Devleri Arasındayız: Avrupa’da 4., Dünyada 5. Sıradayız ​TÜRKŞEKER Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, Türkiye’nin şeker üretimindeki gücünü çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Şahin, Türkiye genelinde 14’ü kamu, 12’si özel ve 6’sı kooperatiflere ait toplam 32 şeker fabrikasının omuz omuza çalıştığını belirtti. Bu güç birliğinin Türkiye’yi pancar şekeri üretiminde Avrupa’da 4., dünyada ise 5. sıraya taşıdığını ifade eden Şahin, sorunların "ortak akıl" ile çözüleceği bir döneme girildiğini müjdeledi. ​Bilim ve Teknoloji Işığında Dört Kritik Oturum ​Sempozyumun ikinci günü, şeker sektörünün geleceğini şekillendirecek dört ana başlığa ayrıldı: ​Bitki Islahı ve Yerli Tohum: Yerli ve milli tohumun verimlilik ve maliyet üzerindeki kritik rolü bilimsel verilerle ele alındı. ​Dijital Tarım ve Sulama: İklim değişikliğine karşı akıllı sulama ve modern tarım makinalarının kullanımı tartışıldı. ​Sürdürülebilir Sanayi: Şeker üretiminde atık yönetimi ve yan ürünlerin katma değerli hale getirilmesi projeleri sunuldu. ​Milli Makina Hamlesi: Türkşeker’in Ankara ve Eskişehir’deki makine fabrikalarının, savunma ve enerji sanayisindeki dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli vurgulandı. ​Geleceği Şekillendiren Çalıştay ​Etkinliğin son gününde gerçekleştirilen çalıştayda, şeker pancarı tarımı ve şeker sanayisindeki fırsatlar bilimsel süzgeçten geçirildi. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan sonuç raporu, sektörün önümüzdeki yıllardaki stratejik hamleleri için somut bir yol haritası niteliği taşıyor.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu Haber

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu

Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen "Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması" Ankara’da gerçekleştirildi. 38 gencin katıldığı etkinlikte tarımın geleceği ve etik değerler masaya yatırıldı. ​ANKARA – Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç üreticiler, 1-3 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen tarihi bir etkinlikte buluştu. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ile TARGET tarafından organize edilen “Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması”, tarım sistemlerindeki değer sorunlarını bilimsel bir perspektifle ele aldı. ​Geleceğin Tarımı İçin "Etik" Vurgusu ​Etkinliğin açılışında konuşan TARGET Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, “genç çiftçi” kavramının stratejik önemine dikkat çekti. Taluğ, gençlerin sadece üretici değil, aynı zamanda adil ve doğaya dost bir gıda sisteminin en büyük güvencesi olduklarını belirtti. ​Açılış oturumuna; TOB Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel gibi sektörün öncü isimleri katılarak gençlere destek verdi. ​Üç Günlük Yoğun Eğitim Maratonu ​Etkinlik süresince gençler, alanında uzman akademisyenlerden kritik konularda eğitim alma fırsatı buldu: ​İletişim ve Teknoloji: Prof. Dr. Fatih Keskin ile "Etkili İletişim ve Etik", Mine Ataman ile "Algoritmaların İştahı". ​Toprak ve Su Yönetimi: Prof. Dr. Ayten Namlı’dan "Toprak Sağlığı" ve Murat Mengüloğlu’ndan "Su Yönetiminde Humusun Önemi". ​Finans ve Girişimcilik: Prof. Dr. Kürşat Demiryürek ile "Girişim Etiği" ve İbrahim Oğuz ile "Finansman Etiği". ​Ar-Ge ve İnovasyon: TAGEM Genel Müdürü M. Altuğ Atalay’ın "AR-GE Etiği" sunumu katılımcılardan büyük ilgi gördü. ​Genç Çiftçilerin Sesi: Anket ve Değerlendirme ​Programın son gününde gerçekleştirilen anket çalışmasıyla, genç çiftçilerin tarım ve gıda etiği konusundaki görüşleri kayıt altına alındı. Sonuçların tartışıldığı oturumda, gençlerin sektördeki etik beklentileri ve karşılaştıkları zorluklar analiz edildi. ​Kapanış konuşmasında Prof. Dr. Cemal Taluğ, "Üretken, adil ve emeğe saygılı bir sistem için genç çiftçiler bizim en büyük teminatımızdır" diyerek, projenin sürdürülebilirliği mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.