Hava Durumu

#Ankara Büyükşehir Belediyesi

Kırsal Haber - Ankara Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi Eğitimi Düzenlendi Haber

Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi Eğitimi Düzenlendi

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), yerli üreticiyi desteklemek ve kırsal kalkınmayı artırmak için üreticilerle bir araya gelmeye devam ediyor. Arıcılıkla ilgilenen vatandaşların; geleneksel yöntemlerin dışına çıkıp modern üretimle kaliteli bala erişim sağlaması ve arıcılıkla ilgili birçok konuda bilgi sahibi olması için Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi Eğitimi verildi. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ve Gölbaşı Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlenen eğitime; Mamak, Balâ, Çankaya ve Gölbaşı ilçelerinde arıcılık yapan üreticiler katıldı. ARI SAĞLIĞINDAN ÜRETİME KADAR MERAK EDİLEN SORULAR YANITLANDI Eğitim kapsamında; kışlatma sürecinde dikkat edilmesi gereken detaylarla birlikte erken ilkbahar döneminden üretim sezonuna kadar; arı yetiştiriciliği, arı sağlığı ve arı ürünleri üretimi Ziraat Mühendisi Suat Musabeşeoğlu tarafından anlatıldı. Aynı zamanda ABB bünyesinde kurulan Arıcılık Araştırma Üretim ve Eğitim Merkezi faaliyetleri anlatılarak, yapılan teknik arıcılık uygulamaları konusunda da bilgi verildi. Üreticiler hem bilgilendi hem de sorularına cevap buldu. Eğitim sonunda ise vatandaşlara, Büyükşehir’in çıkardığı, akademisyenler tarafından titizlikle hazırlanan Başkent Arıcılık Dergisi dağıtıldı. “KIRSALDA ÜRETİMİN AKSAMADAN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, yerli üreticinin desteklenmesinin ve üretimin sürdürülebilir olmasının önemine değinerek şunları söyledi: “Ankara’mızın genelinde yaklaşık 928 kırsal mahallemiz var. Bu mahallelerde üretime devam edebilmesi için çiftçilerimizin eksiliklerinin giderilmesi için birçok alanda faaliyet gösteriyoruz. Kırsalda üretimin aksamadan devam etmesini istiyoruz. Kış aylarında da sonbahar aylarında da zamanımızı daha iyi değerlendirmek için eğitimler düzenliyoruz. Bugün burada kışlatma eğitimi dediğimiz arıcılıkta çok önemli olan kayıpların en fazla yaşandığı dönemdeki eğitimde size bildiğiniz şeyleri hatırlatmak, atladığınız şeyleri tekrar anlatmak için bu eğitimi gerçekleştiriyoruz.” ABB Hayvancılık Hizmetleri Şube Müdürü Hasan Hüseyin Karakuş ise arıcılığın günümüzdeki önemini belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak tarım ve hayvancılığı geliştirmek adına destekleme projeleri gerçekleştiriyoruz ve bununla birlikte eğitim faaliyetleri düzenliyoruz. Bugünde arıcılık eğitimi için burada toplanmış bulunuyoruz. Üretimi devam ettirdiğiniz için teşekkür ediyorum, lütfen üretimden vazgeçmeyelim, bizim ülkemizin kurtuluşu tarım ve hayvancılıktadır” dedi. ÜRETİCİLERDEN, ABB’YE TEŞEKKÜR -Ahmet Boran : “Ben Ankara Balâ Avşar kasabasında yaklaşık 30 yıldır arıcılık yapmaktayım. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bize fazlasıyla bilgi vermektedir ve bu bilgilerle biz kendimizi daha çok geliştirdik. Mansur Başkan’a teşekkür ediyorum. İlkbahar bakımı, sonbahar bakımı, yavru kuşu çürüklüğü, arı kuşu ile mücadele hakkında bilgi edindik ve bunların hepsinden de Büyükşehir’in nimetlerden yararlandık. Özellikle bir dergisi var ki Büyükşehir’in çıkardığı, o dergi de bize arıcılıkla ilgili değerli bilgiler öğretti.” -Türkan Güldoğan: “Gölbaşı Oğulbey Mahallesi’nde arıcılık yapıyorum. Yaklaşık beş yıldır çalışıyorum. Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı kurslara gerçekten ihtiyacımız var. Çünkü bizler daha yeniyiz, tecrübe edinmek istiyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederim, gerçekten buna ihtiyacımız var.”

Başkan Yavaş: "Ankara’da Şu Anda Su Problemi Yok!" Haber

Başkan Yavaş: "Ankara’da Şu Anda Su Problemi Yok!"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ABB Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, Ankara’da barajlardaki su seviyelerinin kritik düzeye gerilemesi sonrası hayata geçirilen debi ve basınç düşüklüğü uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. “BUNLAR AKLINI PEYNİR EKMEKLE YEMİŞ” Konuşmasına Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik dezenformasyon faaliyetlerinin arttığını dile getirerek başlayan Yavaş, Hıdırlıktepe’de yapımı devam eden 100. Yıl Şükran ve Şehitler Anıtı üzerinden yürütülen algı operasyonuna değindi. Yavaş, “Televizyonlara İletişim Başkanlığı’ndan talimat gitmiş. Oradan sürekli bu haliyle yayın yapın, o 2 kuleyi gösterin denmiş. O 2 kulenin maliyeti de 2.2 milyar diye yaygara edecekler. Bunlar aklını peynir ekmekle yemiş. Kim inanır benim buraya 2.2 milyar harcadığıma. Henüz yarım, inşallah bittiğinde projeyi gördünüz Ankara halkına yakışır, Cumhuriyet’i kuranlara Şükran Anıtı ve arka tarafında tüm şehitlerimizin isimlerinin bulunduğu bir rekreasyon anıtı ortaya çıkacak” diye konuştu. “YAĞMUR YAĞIYOR TOPRAĞA İŞLEMİYOR, KAR YAĞIYOR BARAJLARI DOLDURMUYOR” Yavaş, dünyanın içinden geçtiği sürecin sıradan bir kuraklık olmadığını vurgulayarak, yaşanan tabloyu “iklim kırılması” olarak tanımladı. Birleşmiş Milletler, Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevrelerinin Akdeniz havzasını dünyanın en hızlı kuruyan bölgesi olarak tanımladığını hatırlatan Yavaş, “Yani eski düzenin bittiği, yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor” dedi. Bu tablonun yalnızca Ankara’ya özgü olmadığını belirten Yavaş, Elazığ’dan Konya’ya, Kayseri’den Malatya’ya kadar birçok ilin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. “BİR YANDA 6 MİLYONA YAKLAŞAN ŞEHİR, ÖTE YANDA AZALAN SU” Ankara’daki durumu rakamlarla anlatan Yavaş, Başkent’in tarihinin en kurak hidrolojik döneminden geçtiğini vurgulayarak, kişi başına düşen yıllık su miktarındaki düşüşe dikkat çekti. Yavaş, şu verileri paylaştı: “1994’te Ankara’da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü. 2008’de 45 metreküptü. 2025’te bu rakam 19 metreküpe düştü. Yani Ankara, su açısından yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yanda her geçen yıl daha az gelen su… Ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, Ankara’nın bu gerçeğinin fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo; iklim krizinin Ankara’ya düşen payıdır. Bizim görevimiz bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara’yı ayakta tutmaktır.” GEREDE PROJESİ’NDEN DAMLA SU GELMİYOR Yavaş, Ankara’nın mevcut su rezervine de değinerek, “Ben bugün burada Ankara'yı izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. 'Ankara'nın 200 günlük suyu var' demiştim; 200 gün dediğiniz de göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Şimdi zaman zaman siyasiler 'var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı' gibi saçma sapan konuşmalar, dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz, barajlardan şehre gelecek su alma yapısının altında. 'Su neden verilemiyor?' deyince meşhur bir barut fıkrası vardır, hepiniz bilirsiniz. Komutan askere sormuş: 'Niye savaşı kaybettiniz?' Asker cevap vermiş, 'Bir, barut bitti.' Komutan demiş ki, 'Gerisini saymana gerek yok.' Su yok! Sizin '2050'ye kadar yetecek' dediğiniz baraja, Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok, olay bu kadar basit. Bunu da mazeret etmeden, elbette bir yönetici olarak şehre nasıl su vereceğimizin tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz” ifadelerini kullandı. “ANKARA SUSUZ KALDI” HABERLERİNE TEPKİ Son günlerde Anadolu Ajansı, Habertürk, TGRT gibi bazı medya kuruluşlarında yer alan haberleri eleştiren Yavaş, “şehir susuz kaldı”, “evlerde su yok”, “Ankara çöktü” şeklinde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Salonda bulunanlara “Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın” diyen Yavaş, bu iddiaların siyasi polemik konusu hâline getirildiğini dile getirerek şöyle konuştu: “İçlerinde bir kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine, halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor onları televizyon ekranlarında gördükçe, ‘Katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş.’ Kalkmış bunları anlatıyorlar. Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Eski dönemde şunlar oldu ya da bizim dönemde de böyle kıyasına ihtiyacımız yok arkadaşlar. Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk. Ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz.” “HABER YAYINLANDIĞI GÜN TRT HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM” TRT’de hazırlanmakta olduğu öne sürülen bir dosya habere ilişkin konuşan Yavaş, “Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım, buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz. Ve arkasına şunu söyleyecekler. ‘Ankara'da salgın hastalık başlıyor’, ‘İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor’, ‘Şehir susuz kaldı’ gibi sahte haberler de bundan sonra hazır olun. O konuşan insanlar, ilçe yöneticileri dahil hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan, halka panik yaratmaktan dolayı savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı’na, sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşının vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında, ‘Su akmayan çeşme bulun gidin oradan yayın yapın’, ‘Tankerle su verilen bir yer bulun, ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın’ şeklinde talimatlar verildiğini bilmediğimizi mi sanıyorsunuz? Şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum; o dosya haberin yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım” ifadelerini kullandı. “ASKİ VE ŞAHSIM ADINA ÖZÜR DİLİYORUM” Yavaş, sunum eşliğinde Ankara'yı küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadıklarını, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakârlıkla suyu korumaya çalıştıklarını anlatarak, konuşmasının sonunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle Ankaralılardan özür diledi. Yavaş, “Bugüne kadar hiçbir hemşehrimizin başını öne eğdirecek bir işin içinde olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Hiçbir zaman rantın, çıkarın, partiler üstü kirli ilişkilerin yanında olmadık. Ankara'yı bir avuç insanın değil, 6 milyon Başkentlinin şehri olarak gördük. Bundan sonra da böyle görmeye devam edeceğiz. Ben su sorunu yaşadığımız bu süreçte bundan etkilenen Mamak'ın yüksek kesimlerinde yaşayan, Çankaya'nın üst kotlarında oturan, Keçiören’in ve Yenimahalle'nin bazı bölgelerindeki ve Lalahanlı hemşehrilerimizden söz etmek istiyorum. Bu bölgelerimizde biraz önce söylediğim gibi Ankara'da kuraklıktan dolayı yaşanan su sorunu olmasa dahi problemlerimizin var olduğunu biliyorum. 2026 yılından itibaren bu problemleri çözmek için neler yapıyoruz biraz önce bunları hep tek tek gösterdim, tek tek anlattım. Ancak elimizden gelen her şeyi yapmamıza rağmen hatamız da olmamasına rağmen bu sıkıntı yaşandı. Ben sıkıntı yaşayan az da olsa çok da olsa hatta bir kişi de olsa sıkıntı yaşayan tüm Ankaralı hemşehrilerimizden, tüm abonelerimizden ASKİ ve şahsım adına da özür diliyorum. Hatta ister kabul etsinler, ister kabul etmesinler; barajlarımızda yeterli su olmadığı hâlde bunu öngörmeyen, önemsemeyen Devlet Su İşleri adına da özür diliyorum. Barajlarımızda su olmadığı için görevim olan musluklara Ankara'nın küçük bölümünde suyu ulaştıramadım. Hakkınızı helal edin” diye konuştu. “ANKARA’DA ŞU ANDA SU PROBLEMİ YOK” Yavaş, Ankara genelinde bir su kesintisi bulunmadığını vurgulayarak sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara, Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok. Ben burada asıl Kerbela'yı yaratanların, devrin Başbakanı'nı susuz bırakanların, ameliyathanelerde ameliyatı yarım bırakılıp hastaların dışarı çıkarıldığından, hatta o günün başbakanını da yağmur duasına çıkarmışlar. ‘Ankara'yı terk edin’ diyenleri tek tek anlatacak durumum yok. Asla eski yapılan kötü şeyler bizim örneğimiz, mazeretimiz, ölçümüz olamaz. Ankara halkı bizi bunun için seçti. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

''Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi'' Eğitimi Düzenlendi Haber

''Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi'' Eğitimi Düzenlendi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, yerli üreticileri desteklemeye ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Akyurt, Pursaklar ve Nallıhan ilçesinde arıcılık yapan üreticilere yönelik, “Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi” eğitimi verdi. Başkentli üreticilere, kışlatma sürecinde dikkat edilmesi gereken detaylar ile birlikte erken ilkbahar döneminden üretim sezonuna kadar; arı yetiştiriciliği, arı sağlığı ve arı ürünleri konularında bilgilendirme sağlandı. Alanında uzman eğitmenlerin katıldığı programda, arı yetiştiricilerin merak ettiği bütün sorular yanıtlandı. “UZMAN ARKADAŞLARIMIZ, ARICILIK EĞİTİMLERİ İLE GEREKLİ BİLGİLERİ ÜRETİCİLERE AKTARACAKLAR” Arıcılara yönelik düzenlenen eğitimi yerinde izleyen Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada kırsalda yaptığımız toplantılardan birini daha gerçekleştiriyoruz. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak kırsalda sık sık çiftçilerle bir araya gelip bilgi, belge, tecrübe konusuna birbirimizle istişare halindeyiz.” Arıcılıkla ilgili bilgileri yetiştiricilere anlatan Ziraat Yüksek Mühendisi Suat Musabeşoğlu ise; “Koloni başlığı adı altında sürdürdüğümüz arıcılık eğitimimizde; arı yetiştiriciliği, arı sağlığı, verimli bir şekilde arı yetiştiriciliğine değinerek, en önemlisi de arı yetiştiricilerimizin merak ettiği ve soruları, zorlandıkları konuları burada dinliyoruz. İlimiz genelinde teknik arıcılığı ilerletmek için eğitimlerimizi sürdürüyoruz” ifadesini kullandı. YERLİ ÜRETİCİLERDEN ABB’YE TEŞEKKÜR Yerli üreticilere yönelik desteklerinden dolayı Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden yerli üreticiler eğitimler ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: İrfan Köse: “15 yıldır Akyurt’ta arıcıyım. Arıcılık eğitimlerini başarılı buluyorum, böyle programların az bilgisi olanları da daha ileriye götüreceğini zannediyorum bunların da devamını bekliyorum.” Selahattin Gürleyük: “Doğma büyüme bu mesleği yapıyorum. Büyükşehir’in eğitimlerinden de yaptığı yardımlardan da çok memnunuz. Biz Mansur Başkan gelene kadar, Ankara’da büyük şehir olduğunu bilmiyorduk. Mansur Başkan gelince büyükşehir olduğunu, çiftçiye hangi yardımlar, neler yapılır, onları tek tek sağ olsun kafasında canlandırmış bizlere de çok büyük yardımları oldu.” Hasan Basri Erdoğan: “Nallıhan’da arıcılık yapmaktayım. Şu an 25-30 civarında arım var, daha da geliştirilmeyi düşünüyorum. Arıcılıkla ilgili daha önce bilgim yoktu ama bu arada eğitimini aldıktan sonra biraz daha bilgilendim. Sadece arıyı yetiştirmekle kalmıyor, bunların yöresel ve iklimlere göre hastalıkları oluyor. Bunlarla ilgili de nasıl başa çıkacağımızı hocamızdan öğrendik. Bu eğitimler için bize faydalı oldu. Geçen sene biraz bölgemizde coğrafi şartlardan dolayı çok arı kayıpları oldu. Bunlarla ilgili ne yapabiliriz, eğitimlerimizi aldık. Bu sene başarılı gidiyor. Şu an 25 arıdan 23’ü duruyor. Kendimi daha fazla geliştireceğim.” Cevat Debekli: “Sürekli kendimi geliştiriyorum sosyal medya aracılığıyla ve gruplarımızla alakalı ama burası insanları eski düzenle aracılık yapma yöntemlerini değiştirmeye başladı. Allah razı olsun Büyükşehir Belediyesi'nden. Bu seminerlere önem vermesi bizler için çok değerli gerçekten. İnsanlar duyuyor artık sistemin değişmesi gerektiğini, uygulamalarının yanlış olduğunu farkına varmaya başladılar. O yönden seminerlerimizin kıymetinin çok değerli olduğunu düşünüyorum.”

ABB ve TÜRÇEV Arasında İşbirliği Protokolü Haber

ABB ve TÜRÇEV Arasında İşbirliği Protokolü

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çevre dostu ve sürdürülebilir kent vizyonu doğrultusunda Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol kapsamında, çocuklar ve gençler için çevre bilincini güçlendirmeye yönelik eğitim programlar hayata geçirilecek. ÖĞRENCİLER ATA ÇİFTLİĞİ’NDE EĞİTİM ALACAK Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği, bu projeye ev sahipliği yapacak. Okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencileri ile birlikte; atık azaltımı, atığın kaynağından ayrılması, sıfır atık uygulamaları, iklim değişikliğine uyum, doğa koruma ve sürdürülebilirlik konularda çalışmalar yürütülerek, öğrencilere çevre bilinci kazandırılacak. Ayrıca Eko-Okul koordinatör öğretmenlerine yönelik eğitimler düzenlenecek; öğrencilerin Belediye’ye ait atık tesisleri ile biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanlara teknik ve eğitsel ziyaretler gerçekleştirmesi sağlanacak. Bunların yanı sıra resim ve fotoğraf sergileri gibi çevre temalı etkinliklerin de hayata geçirilmesi hedefleniyor. TÜZÜN: “SUYUN VE TOPRAĞIN ÖNEMİNİ DOĞRU ANLATMALIYIZ” ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, TÜRÇEV imzalanan protokolün çocuklar ve gençler için önemli bir proje olduğu vurgulayarak şunları söyledi: “Ankara’da büyük bir çiftlik kurduk; ATA Çiftliği adını vermiş olduğumuz üretim ve eğitim merkezi oluşturduk. ATA Çiftliği’nde, çok daha kapsamlı, daha geniş kitlelere ulaşacak şekilde bir eğitim programını uygulamaya başlayacağız. Bu çiftliğin kurulmasında, merkezin kurulmasındaki hedefemiz; insanların bir soya öğrenirken uygulamasını da yapmak, beraberinde o zorlukları da yaşaması ve sonunda başarıya ulaşması hedeflenmişti. Mottomuz şuydu; çocukların elleri kirlenmeli dedik. Kent merkezinde yaşayan büyük bir nüfus var bu nüfusun çocukları meyvenin, sebzenin manavda yetiştiğini zannediyorlar, gelsin oradan ağaçtan koparsın, hasadını yapsın ve bunun gerçekten nasıl yetiştiğini öğrensinler arzusundayız. Son dönemde yaşadığımız iklimdeki anomiliği biliyorsunuz; dolasıyla suyun ve toprağın önemini gençlerimize ve çocuklarımıza doğru anlatabilmemiz lazım. Tesisimiz bütün bunlar için ideal bir mekan. Çocukları yatılı olarak da orada barındırabiliriz, eğitimlerimizi yapabiliriz beraberce, doğayı sevmeyi ve sürdürelebilir kullanma ilkeleri doğrultulsunda faydalanmayı hep birlikte öğrenebiliriz.” ATEŞ: “GENÇLİĞİN ÖĞRENİMİNE KATKI YAPABİLMEK İÇİN BİR PROTOKOL İMZALIYORUZ” Eski Bakan, TÜRÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Ateş, ise şöyle konuştu: “Ankara Büyükşehir’in Gölbaşı’nda açmış olduğu ATA Çiftliği’nde, gençliğin öğrenimine katkı sunabilmek için bir protokol imzalıyoruz. ATA Çiftliği bundan böyle Türkiye’nin her tarafındaki, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın Eko Okullar öğrencileri bu tesiste doğayla karışacak; üretim, tarım üretimi nedir öğrenecek. Sınıf dışında tabiatla ve üretimle iç içe bir eğitim programından geçilmesini sağlamaya çalışacağız. İstiyoruz ki Ankara’da başlatılan bu proje Türkiye’nin her tarafındaki gerek yerel yönetimlerimizce gerekse oradaki merkezeki teşkilat temsilcilerimiz tarafından hep desteklesin istiyoruz.” TÜRÇEV Genel Müdürü, Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Almıla Kından Cebbari, daha önce Büyükşehir Belediyesi ile örnek çalışma yaptıklarından bahsederek protokolle ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Bugün burada Ankara Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte okullarda yürütülecek çevre eğitimi, programlarında iş birliğini imzaya dönüştürmek üzere bulunuyoruz. Bu çalışmaları arttırarak; çocuklarımızı hem iklim değişikliğine uyum hem sıfır atık uygulamaları hem de çevre eğitiminin bütün bileşenleri ile sürdürülebilir yaşamın inşa edilmesinde çocukların geleceğe taşınan yolda, doğru bilgilerle donatılması ve bilinç kazanması için iş birliklerimizi güçlendirmek istiyoruz.”

Başkan Yavaş Barajlarda Devam Eden Çalışmaları İnceledi Haber

Başkan Yavaş Barajlarda Devam Eden Çalışmaları İnceledi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kentin içme suyu güvenliğini güçlendirmek amacıyla Çamlıdere Barajı ve Eğrekkaya Barajı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. ASKİ’nin yüzer pompa sistemleriyle dip ve yüzey suyunu sisteme kazandırmaya yönelik yatırımlarında sona gelindiği açıklandı. “PLATFORMLAR TAMAMLANINCA ANKARA’DA BASINÇ VE SU PROBLEMİ KALMAYACAK” Çamlıdere Barajı’ndaki incelemelerin ardından açıklama yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, yapılan çalışmalar sonucunda Ankara’nın en zorlu kuraklık senaryolarına karşı dahi güçlü bir su rezervine kavuştuğunu vurguladı: “Burada, hiç yağmur yağmasa bile yaklaşık 200 günlük suyumuz var. Yüzey suyunu Ankara’ya aktarmak için uzun süredir devam eden çalışmalarda son platformun tamamlanmasıyla birlikte basınç ve su problemi ortadan kalkacak. En azından hiç yağmur, kar yağmasa bile 200 gün su sıkıntısı yaşamayacağımızı öngörüyoruz.” Yavaş, mevcut durumda Ankara merkezinde yaşanan basınç sorunlarının, eski sistemlerin yetersiz kapasitesinden kaynaklandığını belirterek, ekiplerin kimseyi susuz bırakmadan dengeli bir dağıtım sağlamak için zorlu kış koşullarında gece gündüz çalıştığını söyledi. GEREDE’DEN GELEN SU AZALDI, ÇÖZÜM SAHADA ÜRETİLDİ Gerede Projesi’nden beklenen su miktarının kuraklık nedeniyle sağlanamadığını hatırlatan Yavaş, geçmişte “2050’ye kadar su sorunu yaşanmayacak” denilen hesapların iklim kriziyle bozulduğunu söyledi. Yavaş; “Kuraklık yalnızca Ankara’yı değil, Gerede havzasını da etkiledi. Ancak biz, yağışı beklemeden alternatif çözümleri sahada hayata geçiriyoruz” dedi. “TASARRUF ŞART” Başkan Yavaş, su tasarrufunun da hayati önem taşıdığını vurguladı: “10 tonun altında, ihtiyaca uygun kullanım sağlanırsa bu 200 günlük süreyi bir yılın çok üzerine çıkarabiliriz. Su bollaşsa bile tasarruf etmek zorundayız. Dünya bu noktaya gidiyor.” ÇALIŞMALAR HAFTA SONU TAMAMLANIYOR ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Oktay Başkaya ise Çamlıdere’de yürütülen çalışmalarda sona gelindiğini belirterek şu bilgiyi paylaştı: “Cumartesi günü üçüncü dubayı da devreye alıyoruz. Şu anda Ankara’nın yüzde 98’i su alıyor, yalnızca yüksek kotlarda yüzde 2’lik bir kesimde sorun var. Platform tamamlandığında bu bölgelerde de kesintisiz su sağlanacak.” EĞREKKAYA BARAJI’NDA 50 BİN METREKÜPLÜK EK KAZANIM Mansur Yavaş, Eğrekkaya Barajı’ndaki çalışmaları da yerinde inceledi. ASKi Genel Müdürü Memduh Akçay ve Genel Müdür Yardımcısı Oktay Başkaya’dan bu barajda da yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Sanayi dalgıçlarıyla birlikte yürütülen ve sona yaklaşılan çalışmalar hakkında bilgi veren ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Oktay Başkaya, “Eğrekkaya Barajı’nda sanayi dalgıçlarımız çalışıyor. Zamanında su alma yapımıza bir bağlantı yapılmış. Verdiğimiz suyun bir kısmı buradan dönüyor. Bu çalışmayla birlikte 50 bin metreküp suyumuzu daha artırmış olacağız” diye konuştu. Bu arada Çamlıdere ve Eğrekkaya Barajlarında devam eden çalışmalar ASKİ'nin internet sitesi üzerinden canlı yayınlanmaktadır.

Yoksulluk ve Yoksunluğun Çözümüne Yönelik Anlamlı Bir Adım Haber

Yoksulluk ve Yoksunluğun Çözümüne Yönelik Anlamlı Bir Adım

ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma Grubu, geçtiğimiz aylarda düzenlenen “Neden Yoksuluz?” panelinin devamı niteliğindeki “Neden yoksuluz: Yoksunluğa, Yoksunluğa Hayır” çalıştayına ev sahipliği yaptı. İki gün boyunca Kocatepe Kültür Merkezi’nde “Neden Yoksuluz?” temasıyla, “Neden yoksuluz: Yoksunluğa, Yoksunluğa Hayır” vurgusunun yapıldığı çalıştayın açılış gününe; ABB eski Başkanı Murat Karayalçın, İktisat Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe, AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Güven, AKK Başkan Yardımcısı Dr. Süleyman Basa, AKK Onur Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma Grubu Sözcüsü Fikret Bahadan, AKK Genel Koordinatörü Ömer Şan, AKK İcra ve YK üyesi Murat Akyüz başta olmak üzere çok sayıda, ABB-AKK temsilcisi, STK temsilcisi, akademisyen ve davetli katıldı. ÇALIŞTAYDA YOKSULLUK KONUŞULDU, SONUÇ BİLDİRGESİ HAZIRLANDI Yoksulluğun ve yoksunluğun alanında uzman isimler tarafından ele alınarak nedenlerinin tartışıldığı çalıştayda; kent yoksulluğunun güncel durumu, yoksulluğun sosyal, ekonomik ve mekânsal nedenleri ile dezavantajlı grupların yaşadığı yoksunluk alanları tüm yönleriyle konuşuldu. ABB’nin kent yoksulluğu ile mücadele çalışmaları olmak üzere; çocuk yoksulluğundan göç yoksulluğuna, gıda yoksulluğundan yoksulluğun psikolojik etkilerine kadar birbirinden önemli tematik sunumların yer aldığı çalıştayda; çalışma grupları tarafından sorun analizi yapmak ve konuyla ilgili kalıcı çözüm yolları aramak amacıyla sonuç bildirgesi de hazırlandı. “ABB OLARAK TÜRKİYE’DE YENİ BİR BELEDİYECİLİĞE IŞIK OLDUK” Çalıştayın açılışında konuşan ABB Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Güven, “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yoksulluğu; geçici yardımlarla değil, hak temelli, sürdürülebilir ve insan onurunu esas alan politikalarla ele alıyoruz” diyerek, Büyükşehir’in kent yoksulluğuyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara değindi ve Aralık ayı itibarıyla Başkent’te sosyal yardımın 200 bin aileye ulaştığını vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’de yeni bir belediyeciliğe ışık olduk. Sosyal hizmetlerimizi şeffaf, kapsayıcı ve ihtiyaç odaklı bir anlayışla yürütüyor; çocuklardan gençlere, kadınlardan emeklilere kadar her kesimi kapsayan destek modelleri geliştiriyoruz. Gıdadan doğalgaza kadar 22 kalemde desteklerimizi sürdürüyoruz. Biz, sadece sosyal yardım yapmıyoruz, kentteki esnafa ve şehir ekonomisine büyük bir katkı sunuyor, her insana dokunmaya çalışıyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile sosyal belediyeciliğin de başkenti Ankara’dır.” “ÇALIŞTAYI YOKSULLUĞUN NEDENLERİNE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ARAMAK İÇİN DÜZENLENDİK” AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma grubu sözcüsü Fikret Bahadan, “Bu çalıştaya aylardır hazırlanıyoruz” sözleriyle konuşmasına başladı ve şöyle dedi: “Bu çalıştay; bireysel değil, kolektif bir emek ürünüdür ve yalnızca yoksulluğu tartışmak değil, yoksulluğun nedenlerini ortaya koymak aynı zamanda da çözüm önerileri aramak için düzenlenmiştir. Yoksulluk, bir tercih değil, sonuçtur. Yoksulluk ortadan kaldırılabilir; bunun yolu üretim ve dayanışmadır. Ayrıca, sosyal belediyecilik bir lütuf değil, kurumsal bir sorumluluktur.” “YOKSULLUĞU SOSYOLOJİK BİR KATEGORİ OLARAK GÖRMEMİZ VE İVEDİLİKLE ÇÖZMEMİZ LAZIM” ABB eski Başkanı ve AKK Onur Kurulu üyesi Murat Karayalçın, çalıştayın büyük bir anlam ifade ettiğini belirterek, “Yoksullukla ilgili tam resmi görebilmemiz için işin toplumsal ve kültürel yönünü görerek dikkate almamız gerekiyor. Yoksulluğu sosyolojik bir kategori ve özel bir sorun alanı olarak görmemiz ve ivedilikle çözmemiz lazım” dedi. AKK Onur Kurulu üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, “Yeni Kentsel Gündem” maddelerinden bahsederek, “Yoksulluk ve yoksunluk maddi değildir. ‘Yoksulluk’ deyince, insanların bilgi, bilinç ve kültür düzeylerinden de söz edebilirsiniz; bu yoksulluğun en önemli ve tehlikelisidir” diye konuştu. İktisat Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe ise “Yoksulluk, kendiliğinden ortaya çıkabilen bir şey gibi algılanmamalıdır. Kentsel dağıtımın, kentsel faydaya imkân verebileceği düzenlemelere de ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı. ÇALIŞTAYDA TEMATİK SUNUMLARLA YOKSULLUK DERİNLEMESİNE KONUŞULDU Çalıştayın ilk gününde, ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Güven “Belediyenin Yoksullukla Mücadele Çalışmaları” konulu sunum yaptı. Ardından, alanında uzman isimler, “Çocuk Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Eğitim Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Emeklilerin Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Kadın Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Göç Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksullaşan Kitleler, Demokrasi Pratiği ve Vatandaşlık Temel Geliri”, “Dijital Bağımlılık ve Yoksulluk” başlıklı sunumlarıyla katılımcılara ışık tuttu. Çalıştayın ikinci gününde de “Gıda Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksulluğun Eğitimde Fırsat Eşitliği Üzerine Etkileri”, “Enerji Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Genç Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksulluğun Psikososyal Etkileri”, “ Mesleki ve Teknik Eğitimin Sorunları ve Çözüm Önerileri” ve“Kadının Sosyal Hayattaki Yoksunluğu” başlıklı konular, sunumlar eşliğinde katılımcılara aktarıldı. ÇALIŞTAYIN SONUÇ RAPORU HAZIRLANACAK Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan Çalıştay Koordinatörü Prof. Dr. Habib Akdoğan, çalıştay ile ilgili sonuç raporu hazırlanacağının ve yayımlanacağının altını çizerek, “Yoksulluk, kader değildir. Yoksulluk, kor gibi yakar ve yalnızca yoksulluk olarak kalmaz, beraberinde yoksunluğu da getirir. Yoksulluk, herkesin sorunudur” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.