Hava Durumu

#Ar-Ge

Kırsal Haber - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BATEM’in Turunçgil ve Avokado Çalışmaları Japonya’da Tanıtılacak Haber

BATEM’in Turunçgil ve Avokado Çalışmaları Japonya’da Tanıtılacak

Antalya Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM), yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve bölge tarımına kazandırdığı araştırma projeleriyle uluslararası bir yayın kuruluşunun ilgisini çekti. Japonya’nın köklü hava yolu gruplarından All Nippon Airways (ANA) Group’un uçak içi dergisi Tsubasa-Global Wings’in çekim ekibi, BATEM’i ziyaret ederek Enstitü bünyesinde yürütülen bilimsel ve teknik çalışmaları yerinde inceledi. Gerçekleştirilen çekimler kapsamında BATEM uzmanları Dr. Zeynep Eryılmaz ve Alper Arslan, Japon basın mensuplarına Enstitünün köklü geçmişi, bölge ve ülke tarımına yönelik yürüttüğü AR-GE çalışmaları hakkında bilgi verdi. Turunçgil ve avokado yetiştiriciliği mercek altında Ziyarette özellikle Türkiye’nin önemli tarımsal üretim alanlarından biri olan Antalya ve Batı Akdeniz’de turunçgil ve avokado yetiştiriciliğine yönelik çalışmalar ele alındı. Uzman personel tarafından portakal ve avokado yetiştiriciliği ile ıslahı alanında yürütülen teknik çalışmalar, araştırma faaliyetlerinin üretime sağladığı katkılar ve BATEM’in bu alanlardaki çalışmaları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. BATEM’in bilimsel mirası uluslararası platforma taşınıyor BATEM’in uzun yıllara dayanan araştırma ve geliştirme birikiminin uluslararası bir yayın aracılığıyla Japonya’daki okuyuculara aktarılması hedeflenirken, çekimlerin Enstitünün özellikle turunçgil ve avokado alanındaki çalışmalarının tanıtımına katkı sağlaması bekleniyor.

Asya Tohumculuk Kongresi (ASC 2026) İçin Geri Sayım Haber

Asya Tohumculuk Kongresi (ASC 2026) İçin Geri Sayım

Dünya tohumculuk sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Asya Tohumculuk Kongresi (Asian Seed Congress - ASC 2026), 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde Türkiye’de ilk kez düzenlenecek. Dev organizasyon öncesinde, Asya-Pasifik Tohumcular Birliği (APSA) heyeti ve Türkiye’nin tohumculuk sektörü temsilcileri Antalya Granada Luxury Otel’de 2. Tanıtım Toplantısı kapsamında bir araya geldi. Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) iş birliğiyle organize edilecek kongrenin bilgilendirme toplantısına Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, APSA Yönetim Kurulu Başkanı Teck Wah Koh ve uluslararası heyetin yanı sıra kamu, akademi ve özel sektörden çok sayıda üst düzey yetkili katıldı. Türkiye Tohumculukta Küresel Gücünü ASC 2026 ile Pekiştirecek Toplantının açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Türkiye'nin sertifikalı tohum üretiminde 1 milyon 351 bin tona ulaştığını ve 117 ülkeye 368 milyon dolarlık tohum ihracatı gerçekleştirerek net ihracatçı bir küresel aktör haline geldiğini vurguladı. Erdem, Belek'te gerçekleşecek dev kongreye Asya-Pasifik bölgesi başta olmak üzere dünya genelinden 1.500’e yakın sektör temsilcisinin katılmasının beklendiğini aktardı. TÜRKTED Başkanı Gönen: "İş Birliğimiz Ticaretin Ötesine Geçecek" TÜRKTED Yönetim Kurulu Başkanı Burak Gönen, Türkiye’nin uluslararası tohum pazarındaki yerine dikkat çekerek kongrenin Asya-Pasifik ülkeleri ile stratejik ortaklıklar kurmak adına tarihi bir fırsat olduğunu belirtti. Gönen, bu iş birliğinin yalnızca ticaretle sınırlı kalmayıp ortak AR-GE projeleri, teknoloji transferi ve ortak tohum üretimi alanlarında yeni kapılar açacağını ifade etti. Gönen ayrıca, Türk uzmanların APSA teknik komitelerindeki temsil gücünün 2025 yılındaki 1 üyeden 2026 yılında 9 üyeye yükseldiğini açıklayarak Türkiye’nin küresel ölçekteki etkinliğinin hızla arttığını vurguladı. TÜRKTOB Başkanı Yıldırım: "Bu Organizasyon Stratejik Bir Fırsat" TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun gıda arz güvenliği ve ülke stratejileri açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. ASC 2026’yı sadece birkaç günlük bir etkinlik olarak görmediklerini, Türkiye'nin üretim ve AR-GE altyapısını dünyaya tanıtacak uzun vadeli bir vizyon projesi olarak kabul ettiklerini söyledi. Yıldırım, kamu kurumları, sektör paydaşları ve basının koordineli desteğiyle organizasyonun küresel ölçekte büyük bir başarıya ulaşacağını belirtti. APSA Başkanı Koh: "Türkiye, Avrupa ile Asya Arasında Güçlü Bir Köprü" APSA Yönetim Kurulu Başkanı Teck Wah Koh ise Türkiye’nin jeopolitik konumu, gelişmiş tarım altyapısı ve AR-GE yetkinliği ile ASC 2026 için en ideal ev sahiplerinden biri olduğunu belirtti. İklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi küresel krizlerin yalnızca uluslararası dayanışma ile aşılabileceğini ifade eden Koh, Antalya’da atılacak imzaların ve kurulacak temasların uzun yıllar boyunca sektörün geleceğine yön vereceğini dile getirdi. Açılış ve protokol konuşmalarının ardından toplantı, TÜRKTOB, TÜRKTED ve APSA temsilcilerinin gerçekleştirdiği detaylı sunumlar ve otel sahasındaki organizasyon incelemeleri ile sona erdi.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi. Gıda İhtisas OSB: Bir Sanayi Bölgesinden Çok Daha Fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’dan Bölgeye, Bölgeden Yakın Coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi. Üç Yıldır Sektörle Birlikte Çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, “Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz” dedi. Karapınar Projesinde de Çalışmalar Uzun Süredir Devam Ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, “Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak” dedi. 13 Yılda Ekosistemin Taşları Tek Tek Yerine Konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, “Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek” dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 Yıllık Birikimin Yeni Aşaması Başkan Özer Matlı, “Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır” dedi. “TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır.” “Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz.” “13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.”

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday! Haber

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday!

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan, düzenlediği basın toplantısıyla yeni dönem borsa vizyonunu ve başkan adaylığını açıkladı. "Birlikte Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik. Şimdi Bu Gücü Üreticilerimizin ve Tüccarlarımızın Kazancına Dönüştürme Zamanı" mesajı veren Zeydan, yeni dönemin en büyük projesi olan "Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü" müjdesini paylaştı. ETB Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, üreticiler, tüccarlar, sanayiciler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda Ömer Zeydan; geçmiş dönemde tamamlanan dev yatırımları, borsanın finansal büyümesini, bölgesel hizmet ağını ve geleceğe yön verecek stratejik hedeflerini kamuoyuna duyurdu. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda yaşadığı zorlu sağlık/hayat sürecine ve bu süreçte kendisine destek veren hemşehrilerine teşekkür ederek başlayan Ömer Zeydan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Bugün sizlerle yalnızca bir adaylık kararını paylaşmak için değil; Eskişehir tarımının ve ticaretinin geleceğine dair inandığımız yeni vizyonu paylaşmak için bir aradayız. Hayatım boyunca üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya gayret ettim. Eskişehir Ticaret Borsası çatısı altında görev yaptığım her günü, bu şehre ve üyelerimize hizmet etmenin büyük bir sorumluluğu ve onuru olarak gördüm. Bu süreçte yalnızca Eskişehir Ticaret Borsasında değil; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Borsalar Konseyi Üyeliği, Ulusal Hububat Konseyi Meclis Üyeliği, BEBKA Kalkınma Kurulu Başkanlığı ve Anadolu ÜPAK Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli görevlerde de Eskişehir’imizi temsil etme sorumluluğunu üstlendim. Ancak benim için en büyük unvan; üyelerimizin, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin güvenini kazanmış olmaktır. En Büyük Gücümüz Birlik ve Güven Oldu Geçtiğimiz aylarda hayatımın en zorlu dönemlerinden birini yaşadım. Bu süreçte gösterdiğiniz ilgi, dualarınız, geçmiş olsun dilekleriniz ve samimi desteğiniz bana yalnız olmadığımı bir kez daha hissettirdi. Her telefon, her mesaj ve her ziyaret bana sadece moral vermedi; aynı zamanda Eskişehir’e hizmet etme sorumluluğumu daha da güçlendirdi. Bu vesileyle şahsıma ve aileme gösterdiğiniz tüm destek için gönülden teşekkür ediyorum. Bugün sizlerin karşısına yalnızca yeniden aday olmak için değil; bana duyduğunuz güvene layık olmak ve bu şehre olan hizmet yolculuğumu aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmek için yeniden huzurlarınızdayım. Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik Göreve ilk geldiğimizde hedefimiz; güçlü, güvenilir, kurumsal ve geleceğe hazırlanan bir Ticaret Borsası oluşturmaktı. Yönetim Kurulumuz, Meclisimiz, çalışma arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte bu hedef doğrultusunda önemli yatırımları hayata geçirdik: Organize Sanayi Bölgesinde modern depolama yatırımlarını gerçekleştirdik. Elektronik satış sistemlerini hayata geçirerek tarımsal ticarette dijitalleşmenin, şeffaflığın ve hızlı ticaretin önünü açtık. “ETB Mobil Borsam” uygulamasını hayata geçirerek üyelerimizin piyasa fiyatlarına ve Borsa hizmetlerine dijital ortamdan daha hızlı ulaşmasını sağladık. Laboratuvar altyapımızı yeni teknolojiler ve uzman kadrolarla güçlendirdik; Özel İstek Laboratuvarımızı hizmete açtık ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar statüsüne ulaşarak ürünlerimizin analiz, kalite ve sınıflandırma kapasitesini geliştirdik. Seyitgazi ve Alpu’da irtibat bürolarımızı kurduk; Beylikova’da Borsamıza kalıcı bir yerleşke kazandırdık. Çifteler ve Sivrihisar’daki altyapımızı güçlendirerek hizmet ağımızı ilçelerimize yaydık. Yeni tesisler ve teknik altyapılar kazandırdık. Borsamızın mali yapısını ve öz kaynaklarını önemli ölçüde güçlendirdik. Eskişehir’in uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern mezbaha yatırımının hayata geçirilmesi sürecinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesiyle yakın istişare içerisinde çalışarak projenin şehrimize kazandırılması için önemli katkılar sunduk. TOBB başta olmak üzere ulusal kurum ve kuruluşlardaki görev ve çalışmalarımızla Eskişehirli üreticimizin, tüccarımızın ve sanayicimizin sesini Türkiye’nin karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil ettik. Uluslararası temas ve iş birlikleriyle dünyadaki gelişmeleri ve iyi uygulamaları yakından takip ederek Borsamızın temsil gücünü artırdık. Elbette bu hizmet yolculuğu bizimle başlamadı. Görevi devraldığımız kıymetli başkanlarımızın ve yönetimlerimizin bizlere teslim ettiği hizmet bayrağını, onların emeklerine ve Borsamızın kurumsal birikimine sahip çıkarak daha ileriye taşıdık. Eskişehir Ticaret Borsasının bugün ulaştığı güçlü yapı, geçmişten bugüne bu kuruma emek veren herkesin ortak eseridir. Bugün Eskişehir Ticaret Borsası; güçlü mali yapısı, teknolojik ve kurumsal altyapısı, ilçelerimize ulaşan hizmet ağı ve ulusal düzeydeki temsil gücüyle Türkiye’nin örnek Ticaret Borsalarından biri olma yolunda önemli bir mesafe katetmiştir. Bu başarı hiçbir zaman tek bir kişiye ait olmadı. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, çalışma arkadaşlarımızın, üyelerimizin ve tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin eseridir. Her zaman söylediğim gibi: “Ben yaptım” değil, “Biz başardık.” Şimdi Yeni Bir Dönem Başlıyor İlk günden itibaren kurumumuzu güçlendirdik. Yeni dönem, geçmişi tekrar eden değil; ilk günden itibaren birlikte oluşturduğumuz güçlü kurumsal yapıyı üyelerimize daha fazla değer üreten kalıcı bir mirasa dönüştürme dönemi olacaktır. Artık yeni hedefimiz, bu güçlü kurumsal yapıyı üyelerimiz için daha fazla katma değer üreten bir yapıya dönüştürmektir. Çünkü güçlü bir Borsa tek başına yeterli değildir. Üreticilerimizin daha fazla kazanması gerekir. Tüccarlarımızın ticaretini daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli yapabilmesi gerekir. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir ürün tedarik altyapısını daha da güçlendirmemiz gerekir. Eskişehir tarımının teknolojiyle, bilgiyle ve katma değerle büyümesi gerekir. İşte yeni dönemde bütün enerjimizi bu hedefe yönlendireceğiz. Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana mali disiplini esas alan yönetim anlayışımız sayesinde Borsamızın öz kaynaklarını yaklaşık 40 kat artırmayı başardık. Bu güçlü mali yapı, bugün bizlere Eskişehir’in geleceğine yatırım yapabilecek imkânı sunmaktadır. Artık hedefimiz; yıllar içinde oluşturduğumuz bu kurumsal gücü ve mali birikimi, Eskişehir’e uzun yıllar hizmet edecek Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü'ne dönüştürmektir. Yeni dönemin en önemli projesi, Eskişehir’e kazandırmayı hedeflediğimiz bu kampüs olacaktır. Bu proje yalnızca yeni bir hizmet binası değil; üretimin, ticaretin, bilginin ve bereketin buluştuğu yaşayan bir merkez olacaktır. Bu kampüs: Lisanslı depoculuk sistemini, Elektronik satış altyapısını, Uluslararası standartlarda akredite ürün analiz laboratuvarlarını, Mevcut meslek gruplarımızın ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel binalar ve işleme alanlarını, Modern Canlı Hayvan Borsası hizmetlerini, Ata Tohumu Koruma ve Geliştirme Merkezini, Tarımsal Ar-Ge ve verimlilik çalışmalarını, Üniversite ve kamu iş birliklerini, Devlet destekleri ve proje danışmanlığını, Eğitim ve dijital dönüşüm programlarını aynı çatı altında buluşturan yaşayan bir üretim ve ticaret merkezi olacaktır. Bu hedef doğrultusunda yeni yerleşke için uygun alanların belirlenmesine yönelik çalışmalar 2025 yılından itibaren başlatılmış; ilgili kurumlarla yatırım planlamaları ve yer tahsisi konusunda görüşmelerimiz yapıcı bir anlayışla sürdürülmektedir. Hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; Eskişehir tarımını geleceğin koşullarına hazırlayan, değişime uyum sağlayan ve Türkiye’ye örnek olacak bir merkez oluşturmaktır. Hedefimiz Daha Üretken Bir Eskişehir İstiyoruz ki; Eskişehirli üretici daha çok kazansın. Eskişehirli tüccar daha güçlü rekabet edebilsin. Sanayicimiz ihtiyaç duyduğu kaliteli ürüne daha kolay ulaşabilsin. Gençler tarımı geleceğin mesleği olarak görsün ve tarımsal girişimcilik teşviklerle desteklensin. Kadın üreticilerimiz daha fazla desteklensin. Üniversitelerimizle bilgi üreten, sanayimizle katma değer oluşturan güçlü iş birlikleri kurulsun. Eskişehir yalnızca üretim yapan değil, tarım ticaretine yön veren şehirlerden biri olsun. Birlikte Geleceğe Eskişehir Ticaret Borsası büyük bir ailedir. Farklı düşüncelerimiz, farklı meslek gruplarımız ve farklı beklentilerimiz olabilir; ancak hepimizin ortak paydası Borsamızın ve Eskişehir’in geleceğidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil birleştirmek; yalnızca bize destek verenlerin değil, bütün üyelerimizin sesi olmak esastır. Seçimler gelip geçer; kurumlar, dostluklar ve birlikte çalışma kültürü kalır. Yeni dönemde de kapımız, fikri ve tercihi ne olursa olsun bütün üyelerimize açık olacaktır. Bugüne kadar ortak akla inandık. İstişare kültüründen hiç vazgeçmedik. Şeffaflığı, katılımcılığı ve hesap verebilirliği yönetim anlayışımızın temel ilkeleri olarak benimsedik. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum ki ilk günden itibaren Eskişehir Ticaret Borsasını birlikte güçlendirdik. Bu yeni dönemde ise hedefimiz, bu gücü Eskişehirli üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin daha fazla kazanacağı; Eskişehir tarımının daha köklü yarınlara taşınacağı kalıcı projelere dönüştürmektir. Çünkü; Güçlü Borsa, Güçlü Üretici... Güçlü Üretici, Güçlü Eskişehir demektir. Bugün sizlerden yalnızca destek istemiyorum. Sizleri, Eskişehir tarımının ve ticaretinin yeni dönemini birlikte inşa etmeye davet ediyorum.''

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Arıcılara Yüzde 50 Hibeli Kovan Desteği Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Arıcılara Yüzde 50 Hibeli Kovan Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi , kırsal kalkınmayı ve teknik arıcılığı yaygınlaştırmak amacıyla 25 ilçede 5 bin adet yüzde 50 hibeli modern arı kovanını üreticilere ulaştırıyor. ​25 İlçede Kırsal Kalkınma Hamlesi ​Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerine arıcılık alanında yenilerini ekliyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen yüzde 50 hibeli Arı Kovanı Desteği kapsamında, 2026 yılı içerisinde 25 ilçede toplam 5 bin adet 20 çıtalı, çift katlı modern arı kovanı üreticilere dağıtılıyor. ​Bu kapsamlı destek programıyla; ​Üreticilerin ekipman maliyetlerinin azaltılması, ​Standart ekipman kullanımının yaygınlaştırılması, ​Arıcılıkta verimliliğin artırılması hedefleniyor. ​Ayrıca ABB, kovan desteğinin yanı sıra Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi aracılığıyla uygulamalı eğitimler, teknik danışmanlık ve AR-GE çalışmalarıyla da üreticilerin yanında yer almayı sürdürüyor. ​"Üreticileri Daha İyi Noktalara Getireceğiz" ​Kalecik’teki kovan dağıtım töreninde konuşan Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, verilen desteklerin üretime olan katkısına vurgu yaparak şunları söyledi: ​"Bu destek arıcılarımıza büyük bir katkı. Ankara’nın kırsalında tarımla ve üretimle ilgili ne varsa Mansur Başkan orada. Ardı arkası kesilmeyen hizmetlerle köylüye, çiftçiye yapılan hizmetlerle üreticileri daha iyi noktalara getireceğiz." ​Modern Kovanlar Üreticilerle Buluşuyor ​ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Hayvancılık Hizmetleri Şube Müdürü Hasan Hüseyin Karakuş ise yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı: ​"Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak arıcılıkla uğraşan vatandaşlarımızı desteklemek ve üretime katkıda bulunmak amacıyla kovan desteğinde bulunuyoruz. Kalecik ile birlikte 25 ilçenin tamamında dağıtım yapıyoruz. Kaliteli malzemeden üretilen kovanlarımızın yüzde 50 katkı paylı yüzde 50 hibe şeklinde dağıtımını gerçekleştiriyoruz."

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek Haber

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek

Erzurum, sahip olduğu zengin biyoçeşitliliği ekonomiye kazandırmak adına dev bir adım atıyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) desteğiyle, Erzurum Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Kooperatifi tarafından yürütülecek olan "Erzurum Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Biyoekonomi Pilot Tesisi Fizibilitesi" projesinin sözleşmesi imzalandı. ​Bu stratejik girişimle, bölgenin doğal zenginlikleri yüksek teknolojiyle işlenerek küresel pazarlara taşınacak. ​Erzurum'un Doğal Zenginliği Endüstri 4.0 ile Buluşuyor ​KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve kooperatif temsilcilerinin katılımıyla resmiyet kazanan proje, Erzurum'u tıbbi ve aromatik bitki üretiminde bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Fizibilite çalışması kapsamında kurulması planlanan yıllık 100 bin ton kapasiteli pilot tesis, bölge ekonomisi için kritik bir rol oynayacak. ​Projenin öne çıkan teknolojik ve stratejik hedefleri: ​İleri Teknoloji: Süperkritik CO₂ ekstraksiyon teknolojisi ile bitkilerden yüksek verimli ve katma değerli ürün eldesi. ​Dijital Dönüşüm: Endüstri 4.0 entegrasyonu, dijital izlenebilirlik sistemleri ve Ar-Ge odaklı üretim modelleri. ​Yeşil Büyüme: Yenilenebilir doğal kaynaklar ve sürdürülebilir biyokütle değer zinciri. ​15 Stratejik Bitki ile İhracat Hamlesi ​Proje sadece teknolojik altyapıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda yerel üreticiyi merkeze alan güçlü bir tedarik zinciri oluşturulacak. Özellikle kuşburnu, ışkın, yabani kekik ve meyan kökü gibi Erzurum coğrafyasına özgü 15 stratejik bitki için detaylı üretici envanteri hazırlanacak. ​Fizibilite raporunda, bu bitkilerden elde edilen nihai ürünlerin Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarına ihracatı için kapsamlı bir strateji belirlenecek. Kooperatif modeliyle hayata geçirilecek bu sistem, kırsal kalkınmayı desteklerken yerel üreticilerin gelir düzeyini artırmayı hedefliyor. ​Bölgesel Kalkınma ve Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Bir Sayfa ​Erzurum’un biyoekonomi alanındaki rekabet gücünü artıracak olan bu çalışma, bölgeyi sürdürülebilir sanayi yatırımları için bir çekim merkezi yapacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte: ​Ekonomik Değer: Doğal kaynakların ham madde olarak değil, işlenmiş yüksek katma değerli ürün olarak satılması. ​Kırsal Kalkınma: Yerel üreticinin modern tarım ve biyoteknoloji ile entegre olması. ​Yatırım İklimi: Yeşil dönüşüm odaklı yeni girişimler için güçlü bir yol haritası oluşması. ​Erzurum, biyoekonomi potansiyeliyle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

Balık Yemi İhracatında Türkiye Küresel Pazarda Güç Kazanıyor Haber

Balık Yemi İhracatında Türkiye Küresel Pazarda Güç Kazanıyor

Türkiye’nin balık yemi ihracatı 2026 yılının ilk yarısında yüzde 31’lik artışla 27 milyon dolardan 35,4 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, balık yemi ihracatında 30,5 milyon dolarlık tutarla Türkiye ihracatının yüzde 86’sına tek başına imza attı. Yüksek üretim kapasitesi, kaliteli hammadde kullanımı ve uluslararası standartlara uygun üretim anlayışı sayesinde Türk balık yeminin, dünya pazarlarında giderek daha fazla tercih edildiğini vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde kaydettiği gelişime paralel olarak balık yemi üretimi ve ihracatında da istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü dile getirdi. Balık yemi ihracatında 2027 yılı hedefi 100 milyon dolara ulaşarak dünyada ilk 10 ülke arasına girmek Balık yemi sektörünün yıllık 626,5 bin ton su ürünleri yetiştiricilik ve 2,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan Türk su ürünleri sektörüne stratejik katkı sağladığı değerlendirmesinde bulunan Öztürk; “Su ürünleri sektöründeki büyüme balık yemi sanayisini doğrudan destekliyor. Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışı uluslararası alıcılardan olumlu karşılık görüyor. Yem sanayicilerimizin yüksek kalite standartlarında ürettiği yemler hem ülkemizdeki yetiştiricilik faaliyetlerini destekliyor hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir talep görüyor. İhracattaki artış, sektörümüzün teknolojiye, Ar-Ge'ye ve sürdürülebilir üretime yaptığı yatırımların somut bir sonucudur. Sektörümüz üretim ve ihracattaki seviyesini koruduğu takdirde 2027 yılında 100 milyon doları aşabiliriz ve dünya genelinde ihracatta ilk 10 ülke arasına girebiliriz” ifadelerini kullandı. Balık yemi ihracatında Rusya, Tunus ve Özbekistan zirvede Balık yemi ihracatındaki artışın sektörün uluslararası rekabet gücünü ortaya koyduğunun altını çizen Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Başta Akdeniz havzası, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazarda artan talep, ihracattaki yükselişi destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. 2026 yılında Rusya Federasyonu 21,2 milyon dolarlık taleple ilk sırada yer aldı. Tunus’a 3,5 milyon dolarlık, Özbekistan’a 2,4 milyon dolarlık, Arnavutluk’a 1,3 milyon dolarlık ve Kırgızistan’a 1,2 milyon dolarlık balık yemi ihraç ettik. Balık yemi ihraç ettiğim ülke sayısı 41 oldu.”

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı! Haber

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin bitkisel üretimde 140 milyon tonluk rekor hedefi doğrultusunda, gıda güvenliğini önceleyen "Kalıntı Eylem Planı" ve "B Reçete" uygulamasının meyvelerini verdiğini açıkladı. İhracatta geri dönen ürün oranının son 5 yılda %74 düştüğünü vurgulayan Bakan Yumaklı, biyolojik mücadelenin Türkiye tarımı için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. ​Muğla’nın Fethiye ilçesinde faydalı böcek üretimi yapan biyolojik mücadele tesisini ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal vizyonu ve sürdürülebilir üretim hedefleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ​“Kalıntı ile Mücadelede Yeni Dönem: B Reçete” ​Dünya genelinde iklim değişikliği ve zararlı popülasyonlarındaki artışın bitkisel üretim üzerindeki baskısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, pestisit kullanımının kontrollü bir şekilde yürütülmesi için atılan adımları şu sözlerle aktardı: ​"Bakanlık olarak, bitki koruma ürünlerinin sürdürülebilir ve doğru kullanımı için 15 ilimizde 'Kalıntı Eylem Planı' uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla başlattığımız 'B Reçete' sistemi ile zirai ilaçların kontrolsüz kullanımını engelliyoruz. Bu gayretler, son 5 yılda ihracattan geri dönen ürün oranımızı %74 oranında düşürdü. Hedefimiz, bu başarıyı yurt içi kullanımda da aynı seviyeye taşımak." ​Biyolojik Mücadeleye 1,9 Milyar Lira Destek ​Zirai ilaç yerine zararlının doğal düşmanlarıyla mücadelenin (biyolojik ve biyoteknik mücadele) tarımsal verimliliği artırdığını belirten Bakan Yumaklı, son 15 yılda bu alana 1,9 milyar liralık destek sağlandığını ifade etti. ​TAGEM bünyesindeki 9 enstitüde kahverengi kokarca, turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği gibi bölgesel tehditlere karşı avcı böcekler yetiştirildiğini hatırlatan Yumaklı, bu entegre mücadele yöntemleriyle yaklaşık 9 milyar liralık ürün zararının önüne geçildiğini vurguladı. ​Genç Girişimcilere Tam Destek ​Ziyaret ettiği tesisteki genç ziraat mühendisi Ali Rıza Günal’ın başarısını örnek gösteren Bakan Yumaklı, tarımın gençleştiğine ve modernleştiğine dikkat çekti: "Artık gençlerimiz, tarımsal üretimi hayatlarını kazanacakları ve ülkeye değer katacakları bir alan olarak görüyor. Biz de Bakanlık olarak, biyolojik mücadele gibi inovatif alanlarda yatırım yapan genç girişimcilerimizin yanında olmaya ve bu modeli Türkiye genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." ​Hedef: 140 Milyon Ton Bitkisel Üretim ​Türkiye’nin gıda arz güvenliğini teminat altına almak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Yumaklı, 2026 yılı için belirlenen 140 milyon tonluk bitkisel üretim rekoruna odaklandıklarını söyledi. Kamu altyapısı, AR-GE çalışmaları ve özel sektör iş birliğiyle Türk tarımının uluslararası alandaki marka değerini artırmaya kararlı olduklarının altını çizdi.

Başkan Dalgıç: ''Zeytinin Başkenti Tirilye’dir'' Haber

Başkan Dalgıç: ''Zeytinin Başkenti Tirilye’dir''

Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği “Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali”, büyük ilgi ve coşkuyla başladı. “Zeytinin Evinde Bulaşalım” çağrısını yineleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye zeytinini hak ettiği yere getirmeyi, üreticinin emeğini görünür kılmayı ve zeytin kültürünü gelecek kuşaklara taşımayı hedeflediklerini söyledi. Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. Dünyanın en kaliteli zeytinlerinin yetiştiği Tirilye’de başlayan festival, tarihi sokakları, yerel üreticileri, atölyeleri ve etkinlikleriyle ilk günden yoğun ilgi gördü. Festival, Tirilye Kültür Merkezi önündeki asırlık çınar ağacının altından başlayan ve sahilde son bulan kortej yürüyüşüyle başladı. Zeytin çiçeği dalları taşıyan traktörün eşlik ettiği kortejde, bando takımı festival coşkusunu Tirilye sokaklarına taşırken, zeytin çiçeği taçları takan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Tirilye’yi dolduran ziyaretçiler, gün boyunca kurulan üretici stantlarını gezerken, zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Mudanya’nın zeytin kültürünü, üreticisini ve bereketli toprağını görünür kılan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali’nin Mudanya’nın üretim kimliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu söyleyerek, zeytin ve zeytinyağında markalaşmanın önemine dikkat çekti. Dalgıç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zeytinin katma değerini artırmak ve üreticimizin emeğini daha görünür kılmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Çepni İmece Zeytinyağı Fabrikası’nda ürettiğimiz zeytinyağıyla uluslararası bir yarışmada gümüş madalya kazandık. Bu başarı bizim için yalnızca bir başlangıç. Mudanya yerinde sayan bir kent olmayacak; üreten, gelişen ve ufkunu genişleten bir kent olacak. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında limon ve mandalina aromalı zeytinyağları da üretiyoruz. Çok daha iyilerini başararak bu zenginliği geleceğe taşımakta kararlıyız.” ZEYTİNİN GÖLGESİNDE FESTİVAL COŞKUSU Festivalin ilk gününde Taş Mektep avlusunda “Kadim Ağaçların Gölgesinde Bölgemizde Zeytin Üreticiliği” ve “Kitapların Hikaye Anlatıcılığı” söyleşileri gerçekleştirildi. Zeytin yetiştiriciliğinin öneminin masaya yatırıldığı söyleşilerde, katılımcılar geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıktı. Şeflerin katılımıyla düzenlenen yemek atölyelerinde zeytinyağlı lezzetlerin incelikleri paylaşılırken, yetişkinler ve çocuklar için hazırlanan üretim atölyeleri yoğun ilgi gördü. Çocuklar gün boyunca kendileri için oluşturulan etkinlik alanlarında eğlenirken, aileleri de yerel üreticilerin ürünlerini keşfetme ve alışveriş yapma imkanı buldu. Festivalin en heyecanlı anlarından biri ise büyük ilgi gören Zeytinyağlı Yemek Yarışması oldu. Birbirinden iddialı tariflerin yarıştığı etkinlikte “Kabak Sıyırma” yemeğiyle Ayşe Aydın birinci, “Zeytinyağlı Enginar” ile Şadıman Sözen ikinci, “Zeytinyağlı Yaprak Sarma” ile Nilgün Sözen ise üçüncü oldu. Gün boyu süren etkinlikler, akşam saatlerinde Tirilye sahilinde gerçekleştirilen Ceren Toksöz konseriyle taçlandı. Gün batımının eşsiz atmosferinde düzenlenen konserde yüzlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu sahile taşıdı. Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 31 Mayıs Pazar günü de birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Tirilye, festivalin ikinci gününde de ziyaretçilerini zeytin kültürü, lezzet ve müzikle buluşturacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.