Hava Durumu

#Ar-Ge

Kırsal Haber - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü

Anadolu Üniversitesi ile Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) arasında eğitim, staj, istihdam, Ar-Ge ve sektörel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Eğitim, Uygulama, Araştırma ve Sektörel İş Birliği Protokolü” imzalandı. Rektörlük Senato Salonunda gerçekleştirilen törende protokole Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile TAŞFED Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Özrek imza attı. Törenin ardından karşılıklı hediye ve plaket takdiminde bulunulurken TAŞFED heyeti, Eskişehir Meslek Yüksekokulunu (EMYO) da ziyaret ederek inceleme ve görüşmeler gerçekleştirdi. Protokol ile ulusal ve uluslararası gastronomi normları ile gıda güvenliği ve hijyen standartlarına uygun nitelikli mutfak profesyonellerinin yetiştirilmesi ve öğrencilerin mesleki yeterliliklerinin artırılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında Türk mutfak mirasının korunması, kayıt altına alınması ve modernize edilerek dünyaya tanıtılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra sürdürülebilir mutfak pratikleri, sıfır atık ve inovatif mutfak teknolojileri alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek. Rektör Adıgüzel: “Eğitim ve sektör arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversite-sektör iş birliklerinin öğrencilerin mesleki gelişimine ve eğitim süreçlerinin niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Gastronomi alanında akademik bilgi ile sektör deneyiminin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Adıgüzel, TAŞFED ile imzalanan protokolün öğrencilerin uygulamalı eğitim olanaklarını geliştirmesinin yanı sıra staj ve istihdam süreçlerini de güçlendireceğini ifade etti. Rektör Adıgüzel iş birliği kapsamında Türk mutfak kültürünün araştırılması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların da gerçekleştirileceğini belirterek protokolün Anadolu Üniversitesinin eğitim, uygulama ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlayacağını söyledi. Başkan Özrek: “Türk gastronomisinin geleceği adına önemli bir adım” TAŞFED Başkanı Bayram Özrek ise Anadolu Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin Türk gastronomisinin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eğitimden sektörel uygulamalara, staj ve istihdamdan Ar-Ge çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede yürütülecek iş birliğiyle gençlerin mesleki yetkinliklerinin güçlendirilmesini ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini amaçladıklarını ifade eden Özrek, Türk mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Özrek iş birliğine sağladıkları katkılar dolayısıyla Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Aşçılık Programı Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir’e teşekkür etti. Protokol kapsamında EMYO Aşçılık Programının ders içeriklerinin sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda TAŞFED uzmanlarının danışmanlığında güncellenmesi ve TURAK gibi ulusal ve uluslararası akreditasyon süreçlerine teknik destek sağlanması planlanıyor. TAŞFED bünyesindeki usta şeflerin EMYO uygulama mutfaklarında gerçekleştirilecek masterclass ve atölye çalışmalarına katılarak bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşması da hedefleniyor. Öğrencilerin mesleki deneyimlerini artırmaya yönelik olarak TAŞFED’e bağlı üye dernekler ile iş birliği yapılan otel ve restoran zincirlerinde staj olanaklarının geliştirilmesi, Anadolu Üniversitesi Kariyer Merkezi ile ortak kariyer günleri ve mentörlük programlarının düzenlenmesi planlanıyor. Türk mutfak kültürüne yönelik ortak projeler geliştirilecek İş birliği kapsamında Türk mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünler ve sürdürülebilir gastronomi başlıklarında TÜBİTAK, BAP, Kalkınma Ajansı ve Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası kaynaklara yönelik ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin Uluslararası İstanbul Gastronomi Festivali başta olmak üzere çeşitli yarışmalara katılımının TAŞFED tarafından teknik koçlukla desteklenmesi ve Eskişehir’de tematik mutfak etkinliklerinin düzenlenmesi de protokol kapsamında yer alıyor. Protokol kapsamında eğitim kalitesinin artırılması amacıyla endüstriyel mutfak ekipmanlarının tanıtılması ve inovatif araçların temininde de ortak çalışmalar yürütülecek. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Karabağlı "Teknoloji Başkenti İzmir" Hedefini Paylaştı Haber

Karabağlı "Teknoloji Başkenti İzmir" Hedefini Paylaştı

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Teknopark İzmir Genel Müdürü Dr. Sinan Yılmaz ve teknopark girişimcileriyle bir araya geldi. Karabağlı: "Hedef, İzmir teknoloji ekosistemini genişleterek yeni unicorn'lar çıkarmak" Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, "Teknoloji Başkenti İzmir" hedefi kapsamında kentteki üniversiteler ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle sanayicileri eşleştiren bir model öngördüklerini söyledi. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ve Teknopark İzmir Genel Müdürü Dr. Sinan Yılmaz'ı ziyaret ederek teknopark girişimcileriyle bir araya gelen Karabağlı, İzmir'de teknoloji ekosistemini genişletme planını açıkladı. Teknolojiyi, girişimlerinin merkezine yerleştiren bir iş insanı olduğunu, start-up'tan dev tesislere uzanan bu yolculukta önemli deneyimler elde ettiğini ifade eden Karabağlı, bu deneyimleri sanayiciler ve sanayici adaylarıyla paylaşmak üzere EBSO'da başkan adayı olduğunu belirtti. Yapay zekanın getirdiği risk ve fırsatlarla üretim kültürünün köklü bir dönüşüm süreci içine girdiğini, artık sanayici için teknolojiyi fabrikaya sokmanın hayati bir mesele haline geldiğini dile getiren Karabağlı, "Yeni Nesil Sanayicilik" manifestosuyla İzmir sanayisinde dönüşüm hareketi başlatmak istediklerini söyledi. Bu dönüşümün üniversiteler ve teknoloji geliştirme bölgeleri olmadan başarılamayacağına işaret eden Karabağlı, üniversite sanayi iş birliğini lafta bırakmayan, somut sonuçlara odaklanan bir planlama yaptıklarını kaydetti. "Teknoloji Başkenti İzmir" hedefiyle yola çıktıklarını belirten Karabağlı, şöyle konuştu: "İzmir'i teknoloji başkenti yapacağız derken bunu nasıl yapacağız, kiminle yapacağız? Tabii ki üniversitelerimizle yapacağız. Burada İYTE var, Teknopark İzmir var. Hemen yanında Bilişim Vadisi var. İzmir'in batı ve güney aksında bunlar varsa doğu ve kuzey aksına doğru da bunun eşleniklerini yaratmak ya da var olanları güçlendirip şehrin iki yakasında çekim merkezleri oluşturmak gerekiyor. Şehir merkezimizde de hatırı sayılır kuluçka merkezleri oluşturmalıyız. Üniversite öğrencisi ya da yeni mezun, master, doktora öğrencisi arkadaşlarımızın o kuluçka merkezlerinde yeni projeler üreterek yeni unicorn'ların çıkmasını sağlamalıyız. Onların üretimlerini gerçekleştirebilecekleri yüksek teknoloji bölgelerinin olduğu, organize sanayi bölgelerinin içerisinde ya da yanında yüksek teknoloji merkezleri oluşturabildiğimiz bir anlayışın İzmir'i başka bir safhaya taşıyacağını düşünüyorum." "Patron gelip gözüyle görecek, yaşayacak" Sanayiciyi üniversitelere çekmek üzere özel bir planlama yaptıklarını da dile getiren Karabağlı, bazı EBSO meclis toplantılarını üniversitelerde düzenleyeceklerini, üniversite sanayi haftaları ve proje pazarı etkinlikleri organize edeceklerini, fuarlarda kuracakları EBSO stantlarında genç girişimcilere de yer vererek teknolojilerini tanıtma fırsatı tanıyacaklarını anlattı. Sanayicileri üniversiteler ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle eşleştireceklerine işaret eden Karabağlı, "Sanayici, üniversiteye adım atmazsa, buna inanmazsa bu iş olmaz. Patron gelip gözüyle görecek, yaşayacak. Bence odaların en önemli bir vazifesi budur zaten, organize etmek. O zaman bunun gerisi gelir. Patronla hocalarımızı buluşturduğumuz zaman çözüm kendiliğinden gelir." ifadelerini kullandı. Türkiye'ye model bir kalkınma hamlesi" İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran da bu vizyonu gönülden desteklediklerini, İzmir'i teknoloji başkenti yapma hayalini birlikte başaracaklarına inandığını söyledi. Bir süre önce Teknopark İzmir bünyesindeki HubX'in 1,2 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak unicorn unvanını kazandığını hatırlatan Baran, bu yolda başka girişimlerin de bulunduğunu bildirdi. İzmir'e artık "inovasyon ve girişimcilik kenti" kimliği kazandırma zamanının geldiğini belirten Prof. Dr. Baran, "İzmir sanayicisiyle daha çok bir araya gelip iş dünyası örgütleriyle daha çıktı odaklı yolculuklar, ortaklıklar belirlersek eminim ki İzmir'de tüm paydaşların kazanacağı bir denklem olacak. Bunu nitelikli insan kaynağıyla, bilgi temelli yüksek teknolojiyle, inovasyon ve girişimcilikle birleştirdiğimizde İzmir, Türkiye'ye model bir kalkınma hamlesini de gerçekleştirebilir." dedi. Karabağlı, Teknopark İzmir Genel Müdürü Dr. Sinan Yılmaz ile gelecek planlamaları hakkında görüşerek teknoparkta faaliyet gösteren girişimciler ve Ar-Ge çalışanlarıyla sohbet etti.

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz" Haber

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz"

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışında konuştu. Başkan Er; kentin yeniden inşa ve ihya sürecinin yalnızca şehircilik ve ulaşım yatırımlarıyla sınırlı olmadığını, sanayi, turizm ve tarım alanlarında da geleceğin Malatya’sının inşa edildiğini vurguladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fuar, törenle kapılarını açtı. Orduzu Pınarbaşı Fuar Alanı'ndaki açılışa; Vali Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi partilerin il başkanları, belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, tarım birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, dernek ve oda başkanları, üreticiler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Deprem nedeniyle fuara 7 yıl ara verildiğini hatırlatan Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Malatya’yı sadece depremin yaralarını sararak bırakmadık. Yeni bir Malatya inşa ettik, inşa etmeye de devam ediyoruz." "GELECEĞİN MALATYA’SINI TARIMDA DA İNŞA EDİYORUZ" Malatya’nın tarım potansiyelini geliştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Er; fuarın, kenti ve bölgeyi tarım, gıda ve hayvancılık alanında daha güçlü bir merkez haline getirme hedefinin bir parçası olduğunu kaydetti. Fuarda klasik sergileme anlayışının ötesine geçilerek tarım teknolojileri ve çiftçiler için özel bölümlerin oluşturulduğunu söyleyen Başkan Er; drone gösterileri, akıllı sulama uygulamaları, çiftçi buluşmaları ve uzman eğitimlerinin yanı sıra çocuklara yönelik tohum ekme atölyeleri gibi etkinliklerin de düzenleneceğini ifade etti. 451 KAPALI SİSTEM SULAMA PROJESİ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından il genelinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Sami Er, çiftçi-devlet iş birliğiyle 432 milyon lira tutarında 451 kapalı sisteme dönüşüm projesinin hayata geçirildiğini aktardı. 2026 yılı sulama havuzu seferberliği kapsamında 218 sulama havuzunun yapımına yönelik saha çalışmalarının sürdüğünü belirten Başkan Er, Beydağı Ağaçlandırma Projesi kapsamında da binlerce fidan ve tohumun toprakla buluşturulduğunu kaydetti. Üreticilerin sadece tarla ve bahçelerde değil, mera ve yaylalarda da desteklendiğini ifade eden Er, hayvancılıkla uğraşan üreticilerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla bugüne kadar 500’ün üzerinde beton ve sac sıvat desteği sağlandığını belirtti. Zorlu coğrafi şartlarda üretim yapan hayvancı ve arıcılara yönelik enerji desteğinin de sürdüğünü aktaran Başkan Er, elektrik erişiminin güç olduğu bölgelerde üretimin devamlılığını sağlamak adına 400’ün üzerinde jeneratör desteği verildiğini söyledi. ÜRETİCİNİN YOLUNA 2,3 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla ürünlerin pazara ulaştırıldığı yollarda da önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Başkan Er; 945 kilometre asfaltlama, 261 kilometre yol açma ve genişletme çalışması yapıldığını açıkladı. Söz konusu yatırımların toplam tutarının 2 milyar 359 milyon liraya ulaştığını belirten Başkan Sami Er, üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak şöyle konuştu: "Üreticimizin tarlasına giden yolu açmak kadar hayvanın suya ulaşmasını sağlamak, yayladaki üreticimizin enerjisini temin etmek de belediyecilik hizmetlerimizin bir parçasıdır." Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'yı bir fuar şehrine dönüştürmek için ciddi çalışmalar yürüttüklerini ve fuarların artarak devam edeceğini sözlerine ekledi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, tarım ve hayvancılık fuarlarının üreticileri yeni teknolojilerle buluşturması açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Türkiye'nin artık sadece dışarıdaki teknolojileri takip eden değil; Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan, özgün teknolojiler geliştirip ihraç edebilen bir anlayışa yöneldiğini vurgulayan Vali Yavuz, Büyükşehir Belediyesinin tarımsal desteklerinden dolayı Başkan Er’e teşekkür etti. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, tarım fuarlarının yeni üretim teknikleriyle buluşma işlevini üstlendiğini söyleyerek Türkiye’nin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanında yaşadığı dönüşümün önemine değindi. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza Malatya’yı bir fuar kentine dönüştürdüğü için teşekkür ediyoruz. Büyükşehir Belediyemizle beraber çok sayıda projede ortaklık gerçekleştiriyoruz. Bir taraftan lisanslı depolar yaparken diğer taraftan Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi’ni aktif hale getirmek için gayretle çalışıyoruz." Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Kılınç da yıllar sonra yeniden düzenlenen fuarın hayata geçirilmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışı gerçekleştirildi. 160 MARKA ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR 7 yıl aradan sonra kapılarını açan ve 4 Ekim’de sona erecek olan fuar, 160 markanın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Fuar alanında tarım ve hayvancılıktaki son teknolojik gelişmeler sergilenirken, çocukların da tarımsal üretim süreçlerini yakından tanıması amacıyla uygulamalı tohum ekme etkinlikleri düzenleniyor. 'EN GÜZEL BUZAĞI' YARIŞMASI DÜZENLENDİ Fuar kapsamında Orduzu Mişmişpark Fuar Alanı’nda "12. En Güzel Buzağı Yarışması" yapıldı. 11 üreticinin katıldığı yarışma öncesinde konuşan Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılığın büyük emek istediğini belirterek üreticileri teşvik etmek amacıyla bu organizasyonu düzenlediklerini söyledi.

Aydın İnciri Çin'de Tanıtıldı Haber

Aydın İnciri Çin'de Tanıtıldı

Aydın İnciri, Çin’in Hangzhou kentinde düzenlenen uluslararası seminerde farklı ülkelerden bilim insanları ve ülke temsilcileriyle buluştu. İncir cipsi ve incir lokumu başta olmak üzere incirden geliştirilen katma değerli ürünler de uluslararası katılımcıların beğenisine sunuldu. Türk İnciri ve İnovatif Ürünler Çin’de Tanıtıldı Çin’in Hangzhou kentinde, 14 farklı ülkeden bilim insanları ve ülke temsilcilerinin katılımıyla uluslararası bir seminer gerçekleştirildi. Seminer kapsamında Çin’e davet edilen İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü araştırmacıları, Türkiye’nin dünyaca tanınan tarımsal ürünlerinden Aydın İnciri ile incirden geliştirilen inovatif ürünleri tanıttı. Tanıtım programında incir cipsi ve incir lokumu başta olmak üzere incirden elde edilen katma değerli ürünler uluslararası katılımcıların beğenisine sunuldu. Türkiye’ye özgü farklı tarımsal ürünler ve geleneksel lezzetler de etkinlik kapsamında tanıtıldı. İncir Cipsi ve İncir Lokumu İlgi Gördü İncirden geliştirilen katma değerli ürünler arasında yer alan incir cipsi ve incir lokumu, seminer katılımcılarından yoğun ilgi gördü. Farklı ülkelerden bilim insanları ve ülke temsilcilerinin bir araya geldiği uluslararası platformda, Türk incirinin yanı sıra incir sektöründe yürütülen Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları hakkında da tanıtım yapıldı. Aydın İncirinin Uluslararası Tanıtımına Katkı İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, incirin üretiminden işlenmesine ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine kadar farklı alanlarda çalışmalarını sürdürüyor. Enstitünün Hangzhou’daki uluslararası seminerde gerçekleştirdiği tanıtımla, Aydın İnciri ve Türkiye’nin zengin tarımsal ürün çeşitliliğinin farklı ülkelerden bilim insanları ve temsilcilere ulaştırılmasına katkı sağlandı.

Matlı: “Mevcut Oda Hizmetlerini Vizyon 2040 ile Yeni Bir Ölçeğe Taşıyacağız” Haber

Matlı: “Mevcut Oda Hizmetlerini Vizyon 2040 ile Yeni Bir Ölçeğe Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Odanın dijital hizmet, teknoloji transferi, test, Ar-Ge ve mesleki eğitim çalışmalarını Vizyon 2040 kapsamında yeniden yapılandıracaklarını açıkladı. Matlı; BTSO ONE, TechBridge Europe, BUTEKOM X, Bursa UstaTek ve BUTGEM Next projeleriyle mevcut hizmetlerin kapsamını genişleteceklerini ve her projeyi 60 bin üyeye yansıyan ekonomik sonuçlarla ölçeceklerini söyledi. BTSO ONE mobil uygulamayı üye işletim sistemine dönüştürecek Mevcut BTSO Mobil uygulaması haber, duyuru ve etkinliklerin yanı sıra borç, oda sicil numarası ve kapasite raporu sorgulama işlevleri sunuyor. Ödeme, belge talebi ve diğer çevrim içi işlemler ise farklı ekranlardan yürütülüyor. Özer Matlı'nın BTSO ONE projesi bu kanalları tek hesap ve tek firma dosyasında birleştirecek. Üye ödeme, randevu, başvuru ve danışmanlık işlemlerini aynı uygulamadan başlatacak. Her dosyaya bir sorumlu ve hedef tarih atanacak; üye işlemin hangi aşamada olduğunu görecek ve dosya ancak sonucu doğruladığında kapanacak. Yapay zekâ destekli yönlendirme, karar veren ve sonuç alan dijital komiteler, güvenli oylama, canlı meclis ve şeffaf harcama ekranları da BTSO ONE içinde çalışacak. Teknoloji köprüleri, teknolojiyi ülkeye getirip üretime taşıyacak Odanın teknoloji transferi hizmetleri bugün üniversite-sanayi iş birliği, destek programlarına erişim, akademik girişimcilik, Ar-Ge koordinasyonu ve fikrî mülkiyet başlıklarında yürütülüyor. TechBridge Europe bu hizmete Avrupa'dan doğrudan teknoloji edinme ve bunu Bursa'da üretime alma koordinasyon işlevini ekleyecek. TechBridge Europe ile Avrupa'dan şirket veya teknoloji satın alma, lisanslama, ortak girişim ve ekip transferi işlemleri teknik inceleme, ticari doğrulama, finansman ve entegrasyon planıyla yönetilecek. Dört yılda 20'nin üzerinde teknoloji edinimi, ortaklık ve lisanslama işlemi hedefleniyor. Edinilen teknoloji Bursa'da yeni ürüne, gelire ve nitelikli istihdama dönüştürülecek. BUTEKOM X teknolojiyi ürüne ve pazara bağlayacak BUTEKOM bugün Ar-Ge, test ve analiz, teknik destek, numune üretimi, raporlama, eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyor. Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi, İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi ile BUTEXCOMP prototip altyapısı bu yapı içinde faaliyet gösteriyor. BUTEKOM X ile mevcut hizmetler mobilite, medikal teknolojiler, robotik, sensörler, elektronik, gıda ve biyo-ekonomi, yeşil teknolojiler ile endüstriyel yazılıma genişletilecek. Test, prototip, akredite doğrulama, ortak Ar-Ge ve pilot üretim tek erişim düzeninde birleştirilecek. Merkezin başarısı cihaz veya bina sayısıyla değil; doğrulanan ürün, kısalan pazara çıkış süresi, patent, lisans ve satış geliriyle ölçülecek. BUTEKOM X'te test sonucu rafta kalmayacak. Her çalışma ürün geliştirme ve ticarileştirme dosyasına bağlanacak. KOBİ yeni ürününü Bursa'da geliştirecek, doğrulayacak ve pazara hazırlayacak. Bursa UstaTek, yeni nesil meslek lisesi kampüsü olacak ve diğer meslek liseleri yenilenecek Odanın mevcut mesleki eğitim faaliyetleri BUTGEM ve sektörel eğitim merkezlerinde meslek edindirme, uzmanlaşma ve uygulamalı teknik eğitim programlarıyla yürütülüyor. Matlı, Bursa UstaTek'in bir eğitim kurumu olarak kurulacağını vurguladı. Sanayinin içinde kurulacak yeni nesil meslek lisesi kampüsünün ilk uygulaması Beşevler Küçük Sanayi Sitesi'nde başlayacak. Teknoloji ile donatılacak lisede, öğrenciler usta eğiticilerle uzun süreli eşleştirilecek; modern atölyelerde ve gerçek üretim ortamında eğitim alacak. Girişimcilik ve doğrudan istihdam desteği de okul modelinin parçası olacak. Nitelikli istihdamın tüm sektörler için öncelikli olduğunu söyleyen Matlı, “Bursa’daki meslek liselerinin günümüz şartlarında daha verimli hale gelmesini hedefliyoruz. Daha önce hayata geçirdiğimiz Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneğinden yola çıkarak, bunu bütün meslek liselerine yaygınlaştıracağız.” diyerek açıklamalarda bulundu. BUTGEM Next beceriyi istihdam sonucuna bağlayacak BUTGEM bugün otomotiv-metal-makine, tekstil, endüstriyel otomasyon ve mekatronik, bilişim, enerji, inşaat ve hizmet alanlarında meslek edindirme, uzmanlık ve işletmelere yönelik modüler eğitimler veriyor. BUTGEM Next bu programları işverenlerin gerçek yetkinlik ihtiyacına göre yeniden düzenleyecek. Yetkinlikler uygulamalı sınavlar ve dijital kayıtlarla doğrulanacak. Başarı kurs ve sertifika sayısıyla değil; kapanan beceri açığı, işe yerleşme, yeni göreve geçiş ve istihdamın kalıcılığıyla ölçülecek. Mobilite, elektrifikasyon, yeşil üretim, medikal, gıda, ticaret ve hizmet alanlarında yeni programlar açılacak. Bütün projeler tek ekonomik sonuç zincirinde çalışacak Odanın üretim alanı, dijital hizmet, teknoloji, test ve mesleki eğitim çalışmaları bugün farklı birimler ve işlem kanalları üzerinden yürütülüyor. Matlı, Vizyon 2040'ın üstünlüğünün bu hizmetleri tek ekonomik sonuç zincirinde birleştirmesi olduğunu söyledi.

Kütahya Ekonomisinin Yol Haritası Konuşuldu Haber

Kütahya Ekonomisinin Yol Haritası Konuşuldu

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), 100’üncü kuruluş yılı kapsamında düzenlediği panelde Kütahya iş dünyasını ekonomi gazeteciliğinin iki duayen ismiyle bir araya getirdi. Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ile Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın konuşmacı olarak yer aldığı panelin açılışında konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin önündeki dört temel görevi sıraladı: Bilançoyu korumak, verimlilikten vazgeçmemek, çeşitlenmek ve birlikte hareket etmek. “KUTSO’nun 100. Yılında Kütahya Sanayisinin ve Ticaretinin Yol Haritası” başlıklı panel, 16 Eylül Çarşamba akşamı KUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanayiden ticarete, hizmet sektöründen girişimciliğe farklı alanlardan KUTSO üyelerinin katıldığı panel, Nasıl Bir Ekonomi’nin (NBE) YouTube kanalından da canlı olarak yayınlandı. “Asıl meselemiz, Kütahya ekonomisinin ikinci yüzyılına nasıl hazırlanacağıdır” Panelin açılış konuşmasını yapan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, KUTSO’nun 100. yaşını kutladıkları bir dönemde Kütahya sanayisi ve ticaretini ikinci yüzyıla taşıyacak yol haritasını konuşmanın önemine işaret ederek şunları söyledi: “KUTSO, geçen yüz yıl boyunca krizlerin, yüksek enflasyon dönemlerinin, kur dalgalanmalarının, teknolojik dönüşümlerin ve küresel ekonomideki büyük değişimlerin içinden geçti. Ama bütün bu dönemlerde Kütahya’da üretim devam etti, ticaret devam etti, girişimcilik devam etti. Dolayısıyla bugün yalnızca önümüzdeki birkaç ayı konuşmuyoruz. Asıl meselemiz, Kütahya ekonomisinin ikinci yüzyılına nasıl hazırlanacağıdır. İçinden geçtiğimiz dönem kolay bir dönem değil. Ama burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Belirsizlik, hareketsizlik gerekçesi değildir. Sanayi ve ticaret, hiçbir zaman bütün değişkenlerin belli olduğu bir ortamda yapılmadı. İş erbabının mahareti, geleceği eksiksiz tahmin etmek değil; farklı geleceklere karşı hazırlıklı olabilmektir.” “En önemli görevimiz birlikte hareket etmek” Kütahya ekonomisinin önündeki temel görevleri dört başlıkta özetleyen Esin Güral Argat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birincisi, bilançoyu ve nakit akışını korumak. Bu dönemde büyümek kadar sağlıklı büyümek de önemli. Finansman kararlarımızda, stok yönetimimizde ve yatırım planlarımızda daha seçici ve disiplinli olmak zorundayız. İkincisi, verimlilikten vazgeçmemek. Maliyetler yüksek diye teknoloji yatırımını, dijitalleşmeyi ve enerji verimliliğini ertelemek kolaydır. Oysa böyle dönemlerde bizi rakiplerimizden ayıracak olan bunlardır. Üçüncüsü, tek pazara, tek müşteriye ve sınırlı sayıdaki sektöre bağımlılığı azaltmalıyız. Dördüncüsü ve belki de en önemlisi, birlikte hareket etmek. Büyük işletmelerimizin, KOBİ’lerimizin, organize sanayi bölgelerimizin, üniversitemizin, kamu kurumlarımızın, girişimcilerimizin ve meslek kuruluşlarımızın birbirinden güç aldığı bir üretim ve yenilik ekosistemi kurmalıyız. Birbirimize yalnızca komşu değil; tedarikçi, müşteri, ortak ve çözüm ortağı olabilmeliyiz.” “Otomotiv, savunma ve sağlık endüstrileri Kütahya için yeni gelişme alanları” Kütahya’nın güçlü üretim geleneğinin korunması kadar ekonominin çeşitlenmesinin de önemine dikkat çeken Esin Güral Argat, şu değerlendirmeyi yaptı: “Seramikte, camda, porselende, madencilikte ve taş-toprağa dayalı sanayilerde ciddi bir bilgi birikimimiz var. Bu güçlü taraflarımızı koruyacağız. Ancak ikinci yüzyılımızda yalnızca mevcut sektörlerimizin büyümesi yetmez; ekonomimizin derinleşmesi ve çeşitlenmesi gerekir. İleri malzemeler, otomotiv yan sanayi, savunma sanayiinin alt bileşenleri ve enerji teknolojilerinin yanında sağlık endüstrilerini de Kütahya açısından yeni bir gelişme alanı olarak düşünmeliyiz. Bir başka önemli alan ise yaratıcı ve kültürel endüstriler. Seramikten çiniye, tasarımdan zanaata uzanan kültürel üretim mirasımızı yalnızca korunması gereken bir değer olarak değil, tasarım, marka, moda, dijital içerik, turizm ve yaratıcı girişimcilikle birleşen yeni bir ekonomik değer zincirinin başlangıç noktası olarak görmeliyiz.” “Belirsizliğe rağmen güçlenmek zorundayız” Kütahya’nın geleceğinin yalnızca faiz, kur ve küresel talep gibi dış değişkenlere bırakılamayacağını vurgulayan Esin Güral Argat, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim kontrol edebildiğimiz alan çok daha büyük. Daha verimli olabiliriz, daha fazla teknoloji kullanabiliriz, yeni pazarlara ve yeni sektörlere açılabiliriz, nitelikli insan kaynağımızı geliştirebiliriz ve hepsinden önemlisi birbirimizle daha fazla iş yapabiliriz. Kısacası, belirsizliğin geçmesini beklemek yerine belirsizliğe rağmen güçlenmek zorundayız. KUTSO’nun ilk yüz yılı Kütahya’nın üretim tarihinin önemli bir parçası oldu. İkinci yüz yılının ise daha rekabetçi, daha çeşitli, daha yüksek katma değer üreten ve dünyaya çok daha fazla açılmış bir Kütahya’nın hikâyesi olmasını istiyoruz.” Gündem küresel ekonomideki dönüşüm oldu Panelde Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, küresel ekonomideki dönüşümü ve Türkiye’de sanayicinin önündeki yol haritasını değerlendirdi. Konuşmalarda Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki konumu, Avrupa ile iş birliği fırsatları, imalat sanayiinde ölçek ve kümelenme konuları, Orta Vadeli Program'ın reel sektöre yansımaları ile ihracat ve sanayi istihdamına ilişkin güncel veriler öne çıkan başlıklar oldu. “Dünkü modeller bugün çalışmıyor” Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat dünyada üretim dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye'nin geleneksel sanayi modelinin değişim zamanının geldiğini vurguladı. Esin Güral Argat, "Türkiye bugüne kadar maliyet avantajı, lojistik gücü ve Avrupa Birliği ile ilişkileri sayesinde önemli bir ihracat fırsatı yakaladı ve bugüne gayet iyi bir şekilde geldi. Ama dünyadaki dengeler değişti. Dünkü ekonomik model bugün artık çalışmıyor, dünyada bütün kitabın yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. Belki de Türkiye'nin yepyeni bir gözlükle yepyeni bir sanayi stratejisi kurması; ucuz iş gücünde ve düşük maliyetli üretimde ısrar etmemesi gerekiyor. Markasına, tasarımına ve mühendisliğine sahip olmalıyız, Ar-Ge'sini geliştirmeliyiz. Katma değerli işleri Türkiye'de bırakıp üretim kabiliyetimizi dünyanın herhangi bir yerinde de koruyabilmeliyiz. Çin'in ölçek ekonomisi bir gerçek. Bunu bilerek ve ABD'nin yeni stratejilerini de görerek, Türkiye kendi geliştirdiği yetkinlikler çerçevesinde nasıl bir sanayi stratejisi ortaya koyacağına karar vermeliyiz. Nelere yatırım yapılacak, nelerden feragat edilecek?" değerlendirmesini yaptı. "Serbest ticaret anlaşmaları mevcut haliyle yeterli olmuyor" Dünyada yükselen korumacı politikaların karşılıklı duvarlar ördüğüne de dikkat çeken Esin Güral Argat, "Biz sanayimizi koruyacağız dediğimizde birileri de kendisini korumak isteyecek; dolayısıyla karşılıklı duvarlar örülecek. İhracatta bir tıkanmayı zaten yaşıyoruz. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda serbest ticaret anlaşmalarının yeterli olmadığını görüyoruz. Bugün Afrika'ya mal satmaya çıkın; her ülke yüzde 15, yüzde 20, yüzde 30 gümrük vergisi koyuyor. Orta Doğu'da da ülkelerin büyük çoğunluğunda yüksek gümrük vergileriyle karşılaşıyoruz. Bunu avantaja çeviren ülkeler var; Hindistan, Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşması yapıyor. Bizim de daha ufuk açıcı olmamız ve serbest ticaret anlaşmalarıyla geliştireceğimiz rekabet gücünü farklı pazarlara taşımamız gerekiyor" diye konuştu.

Biberiye Hasadında Bereketli Dönem    Haber

Biberiye Hasadında Bereketli Dönem  

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Sekapark A.Ş., organik tarım esaslarına dayalı sözleşmeli tarım modeli kapsamında yetiştirilen biberiyelerde hasat dönemini başlattı. Kocaelili üreticilerin emekleriyle yetişen tıbbi ve aromatik bitkiler, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek Ormanya markasıyla Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırılıyor. YEREL ÜRETİCİYLE GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ Sekapark A.Ş., sözleşmeli tarım modeliyle Kocaeli'deki üreticileri desteklemeye devam ediyor. Organik tarım prensiplerine uygun şekilde yetiştirilen biberiyeler, hasat döneminde özenle toplanarak işlenmek üzere üretim tesislerine ulaştırılıyor. Bu model sayesinde hem üreticilere sürdürülebilir bir gelir kaynağı sağlanıyor hem de yerel tarımsal üretimin gelişmesine katkı sunuluyor. TARLADAN ÜRETİM TESİSİNE UZANAN TİTİZ SÜREÇ Hasadı gerçekleştirilen biberiyeler, modern üretim tesislerinde kalite standartlarına uygun olarak işleniyor. Bitkinin doğal yapısını ve aromatik özelliklerini koruyacak yöntemlerle gerçekleştirilen kurutma ve işleme süreçlerinin ardından ürünler, Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen formüllerle katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. ORMANYA MARKASIYLA TEMİZ İÇERİKLİ ÜRÜNLER Sekapark A.Ş. bünyesinde yürütülen Ar-Ge ve üretim çalışmaları sonucunda biberiyeden kolonya, uçucu yağ, hidrosol, sabun, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri başta olmak üzere birçok temiz içerikli ürün hazırlanıyor. Doğadan ilham alan bu ürünler, kalite ve güvenilir üretim anlayışıyla tüketicilere sunuluyor. TÜRKİYE’NİN 81 İLİNE VE DÜNYAYA ULAŞIYOR Ormanya markasıyla üretilen tıbbi ve aromatik bitki ürünleri, sekapark.com.tr internet sitesi ile birlikte çeşitli e-ticaret platformları üzerinden satışa sunuluyor. Kocaeli'de yetişen biberiyelerden elde edilen ürünler bugün Türkiye’nin 81 iline ulaştırılırken, yurt dışındaki tüketicilerle de buluşarak yerel üretimin uluslararası pazarlara açılmasına katkı sağlıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE KATMA DEĞERLİ ÜRETİM Sekapark A.Ş., sözleşmeli tarım modeliyle yerel üreticiyi desteklerken sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı ve Kocaeli'nin tıbbi ve aromatik bitki potansiyelini katma değerli ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. Başlayan biberiye hasadı da bu yaklaşımın önemli adımlarından biri olarak hem kırsal kalkınmaya hem de yerel ekonomiye katkı sunuyor.

Yeşil Bodrum Mandalini Hasadı Devam Ediyor Haber

Yeşil Bodrum Mandalini Hasadı Devam Ediyor

Bodrum Belediyesi, coğrafi işaretli Yeşil Bodrum Mandalininin üretimini ve mandalin bahçelerinin sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Üretim alanlarını düzenli olarak ziyaret eden Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, ürünlerin gelişimini takip ederek üreticilere teknik destek sağlıyor. Bodrum’da yeşil dönem hasadının devam ettiği bugünlerde, ürünlerin kalite kriterleri de yakından takip ediliyor. Yeşil Bodrum Mandalininin yaklaşık 35-45 milimetre kalibrasyonda olması; yeşil, parlak ve sulu olması, henüz tam olarak tatlanmamış olması hasat açısından önem taşıyor. Pazara Erişimin Artırılması İçin Çalışmalar Hızla Sürüyor Bodrum Belediyesi, teknik desteğin yanı sıra Bodrum Belediye A.Ş. iş birliğiyle Yeşil Bodrum Mandalinini tüketici ve sektör temsilcileriyle buluşturuyor. Ürünün gastronomi, turizm ve içecek sektörlerinde kullanımının yaygınlaştırılması ve pazara erişiminin artırılması için çalışmalar devam ediyor. “Yeşil Bodrum Mandalini aranan bir ürün haline geldi” Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı, Ziraat Mühendisi Ercan Pehlivan, Yeşil Bodrum Mandalininin üreticilere yeni bir ekonomik değer sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Bodrum mandalin üreticilerini desteklemek, bahçelerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve Bodrum’a yeni bir değer kazandırmak amacıyla mandalinimizi yeşil formuyla pazara sunduk. Özellikle otel, restoran ve eğlence işletmelerinin menülerinde kullanılmaya başlamasıyla Yeşil Bodrum Mandalini aranan bir ürün haline geldi. Bodrum Belediye A.Ş. ile birlikte ürünü talep eden işletmelere ve sektör temsilcilerine ulaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde yüksek tonajlı hasatlarımız olacak. Üreticilerimizin bu süreçte bizden gelecek haberleri takip etmelerini istiyoruz. Bunun yanında Yeşil Bodrum Mandalininin farklı sektörlerde değerlendirilmesi, katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve yıl boyunca temin edilebilmesi amacıyla AR-GE çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sektör temsilcileri ve fabrikalarla görüşerek ürünün endüstriyel alanda nasıl değerlendirilebileceği ve hangi yeni ürünlere dönüştürülebileceği konusunda çalışmalar yürütüyoruz.” Üreticiler İçin Ekim Ayında Müjdeli Haberler Var Ercan Pehlivan, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünde görevli teknik ekiple birlikte Yeşil Bodrum Mandalininin yıl boyunca tüketicilere ulaştırılabilmesi amacıyla soğuk zincir kapsamında yeni ürünler geliştirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Pehlivan, Yeşil Bodrum Mandalininin donuk meyve ve meyve suyu sektörünün yanı sıra alkollü ve alkolsüz içeceklerde, özellikle kokteyllerde de değerlendirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Üreticilerimiz merak etmesin. Ürünün yeşil kalibresinin büyük, su oranının yüksek ve henüz tam olarak tatlanmamış olduğu ekim ayının ilk ve ikinci haftasında yüksek tonajlı hasatlarımız olacak. Bu süreçte üreticilerimizin bizden gelecek haberleri takip etmelerini istiyoruz. Bodrum’da Yeşil Bodrum Mandalini ile mandalin bahçelerimizi sürdürülebilir hale getireceğiz. Bodrum Belediye Başkanımız Sayın Tamer Mandalincinin önderliğinde, üreticilerimizle el ele vererek Bodrum’a yeni bir değer kazandıracağız.” Üreticiler Yeşil Mandalinden Umutlu Mandalin üreticileri ise Yeşil Bodrum Mandalini’nin değerlendirilmesinin, üretimin ve bahçelerin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade etti. Üretici Hasan Çakır, Yeşil Bodrum Mandalininin hasat döneminin başladığını belirterek verimli bir sezon beklediklerini söyledi. Geçen yıl belediyenin desteğinden memnun kaldıklarını ifade eden Çakır, “Bu bahçeler benimle yaşıt” diyerek babasından kalan bahçede yıllardır üretimi sürdürdüğünü dile getirdi. Üretici Altan Akdemir, bakım, budama ve ilaçlama çalışmalarının tamamlandığını söyleyerek üreticilere verdiği desteklerden dolayı Bodrum Belediyesine teşekkür etti. Akdemir, “Atalarımızdan ve dedelerimizden kalan bu bahçeleri korumak için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah hepimiz için hayırlı ve bereketli bir hasat dönemi olur.” dedi. Üretici Ali İhsan Tarsus, 80 yıl önce Bodrum’a getirilen ve Türkiye’de ilk üretiminin yalnızca Bodrum’da yapıldığını belirttiği Yeşil Bodrum Mandalininin kendine özgü aromasının özellikle yeşil döneminde yoğunlaştığına dikkat çekti. Tarsus, yeşil mandalinin Bodrum halkının sofralarında kullandığı önemli bir yerel değer olduğunu ifade ederek üreticilerin en önemli sorunlarından birinin ürünün pazarlanması olduğunu söyledi. Üretici Ahmet Muslu, mandalin bahçelerinde yıl boyunca sürdürülen budama, ilaçlama, gübreleme ve sulama çalışmalarının ürün kalitesi açısından önem taşıdığını belirtti. Geçtiğimiz yıl Bodrum Belediyesinin desteğiyle ürünlerin değerlendirilmesinin üreticilere katkı sağladığını söyleyen Muslu, bu yıl da hasat döneminde pazar desteği beklediklerini ifade etti. Üretici Meral Uyar ise ailesinden kalan bahçede üretimi sürdürdüklerini belirterek Yeşil Bodrum Mandalininin salata, içecek, reçel ve kokteyl gibi farklı alanlarda değerlendirilebildiğini söyledi. Erken hasadın ağaçların bakım sürecine de katkı sağladığını belirten Uyar, “Bodrum Mandalininin kendine özgü aroması hiçbir şeyde yok.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.