Hava Durumu

#Arpa

Kırsal Haber - Arpa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arpa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Haber

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yerli tohumda 17 türde 39 yeni çeşidin daha tescil aldığını belirterek, "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı.

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak Haber

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladığını belirterek, TMO tarafından ton başına makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO’nun alım yapacağını belirten Başkan Tefenlili, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. TMO, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla kıyasla geciktiği ancak belirli bölgelerde halihazırda başladığı ifade edildi. Hasadını gerçekleştiren üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''TMO tarafından 21 Mayıs'tan itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlenmiştir.'' TMO HUBUBAT ALIM FİYATLARI- (2. Gruplar için ton başına) HUBUBAT 2025 2026 Makarnalık Buğday 13.500 TL 16.500 TL Ekmeklik Buğday 13.500 TL 16.500 TL Arpa 11.000 TL 12.750 TL Üreticilere Ton Başına 3 Bin 14 Lira Destek Sağlanacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere verilecek desteklemelere ilişkin detayların da yer aldığı açıklamada; temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Bu tutarın, ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam 3 bin 14 lira destek ödemesine tekabül edeceği kaydedildi. Üreticinin Eline Geçecek Tutar Belli Oldu Desteklerle birlikte üreticilerin eline geçecek net rakamlara ilişkin açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: ''Böylece desteklerle birlikte üreticilerin eline ton başına ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 lira, arpa için ise 15 bin 764 lira geçecektir. Ödemeler ürün teslimatına müteakip 45 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır.'' Hububat Satışları 1 Ekim'de Başlıyor TMO’nun hububat alımlarının yanı sıra iç piyasa satış takvimine ve fiyat politikasına da açıklık getirildi. Kurumun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağının altı çizilerek, satış fiyatları şu şekilde ilan edildi:" Ton başına 2. grup makarnalık buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup ekmeklik buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için 14 bin lira olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." ifadeleri kullanıldı. “Yeni Sezonun Tüm Üreticilerimize Bereketli Olmasını Diliyorum” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, yeni hasat döneminin şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı ve bereketli olmasını temenni ederek, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarlalarda yeniden emek ve umudun filizlenmeye başladığını ifade eden Başkan Tefenlili, “Toprağa emek veren, alın teriyle üreten tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyorum. Umuyorum ki bu sezon hem verimlilik hem de kazanç açısından üreticimizin yüzünü güldüren bir yıl olur. Hasat dönemi boyunca tüm çiftçilerimize kolaylıklar ve hayırlı işler temenni ediyorum. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO alım yapacak olup üreticilerimiz için TMO randevularının açıldığı bilgisi edinilmiştir” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı! Haber

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında hububat üretimindeki sert düşüşü ve artan ithalat rakamlarını verilerle ortaya koydu. Gürer, "Üretici üretimden kaçıyor, dışa bağımlılık katlanıyor" diyerek gıda arzı güvenliği konusunda uyardı. Üretim Verilerinde Alarm: Buğday ve Arpada Büyük Düşüş 2024 ve 2025 yılı üretim verilerini kıyaslayan Ömer Fethi Gürer, hububatın stratejik kalemlerinde yaşanan kaybın boyutlarını paylaştı. Gürer’in paylaştığı verilere göre; iki yıllık toplam üretim kaybı 8 milyon tonu aştı. 2025 yılı üretimindeki düşüş oranları: Arpa: %25,9 azalış Yulaf: %26,3 azalış Çavdar: %20,9 azalış Buğday: %13,7 azalış Gürer, 2002 yılına göre nüfusun 30 milyon artmasına rağmen buğday üretiminin 19,5 milyon tondan 17,9 milyon tona gerilediğine dikkat çekerek acı tabloyu özetledi. Buğday İthalatına Milyarlarca Dolar Gidiyor Yurt içinde üretim düşerken ithalatın hız kesmediğini belirten Gürer, yurt dışına ödenen döviz miktarını açıkladı. 2025 Yılı: 4,5 milyon tondan fazla buğday ithalatı için 1 milyar 159 milyon dolar ödendi. 2026 Başlangıcı: Yılın ilk döneminde 915 bin ton buğday karşılığında 231 milyon dolar yurt dışına gitti. Gürer ayrıca, "Dahilde İşleme Rejimi" (DİR) kapsamındaki verilerin "ticari sır" denilerek gizlendiğini ve gerçek ithalat boyutunun tam olarak bilinemediğini savundu. "TMO Çiftçiyi Yalnız Bıraktı, Destekler Kağıt Üstünde Kaldı" Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım politikalarını eleştiren Gürer, ofisin alım miktarının 12 milyon tondan 2,5 milyon ton seviyelerine gerilediğini belirtti. Maliyetler ve Destek Uçurumu: Mazot Fiyatı: 80 TL sınırına dayandı. Borç Yükü: Çiftçinin toplam kredi borcu 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştı. Destek Yetersizliği: Tarım Kanunu'na göre 2026'da verilmesi gereken destek 772 milyar TL olması gerekirken, bütçede ayrılan pay sadece 168 milyar TL. "Milli gelirin %1'i çiftçiye verilmelidir diyen yasaya uyulmuyor. Çiftçi zarar ettiği için ekmiyor, zevkine tarlasını boş bırakmıyor." Kırsalda Yaşam Bitiyor: Gıda Arzı Risk Altında Okulların ve sağlık ocaklarının kapandığı, internetin olmadığı bir kırsalda üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, "Traktörü, tarlası ve hayvanı elinden giden çiftçiye sahip çıkılmazsa, Türkiye'nin geleceğinde ciddi gıda sorunları yaşanacak" dedi.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor! Haber

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Konya’da düzenlenen "UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nde tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Kırali, sürdürülebilir tarım için spot ve vadeli piyasaların entegre edildiği güçlü bir finansal altyapı kurduklarını müjdeledi. ​ELÜS Piyasasında 406 Milyar TL’lik Dev Hacim ​TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana katettiği mesafeyi rakamlarla paylaşan Ali Kırali, bugüne kadar 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ve 406 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını belirtti. ​Lisanslı depoculuk kapasitesinin piyasa derinliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kırali, "Bugün 263 lisanslı depo, 14 milyon tonun üzerinde kapasiteyle hizmet veriyor. Türkiye'nin hububat rekoltesinin %38’inin lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesi, büyüme için çok güçlü bir altyapıdır" dedi. ​TÜRİB’in Üç Temel Stratejisi: Teknoloji, Güven ve Çeşitlilik ​Ürün ihtisas borsacılığının etkinliğini artırmak için üç ana eksene odaklandıklarını belirten Kırali, stratejik yol haritasını şöyle özetledi: ​Teknolojik Dönüşüm: Öz kaynaklarla geliştirilen TÜRİS işlem platformu ve ÜPAK’ların (Ürün Piyasası Aracı Kurumları) sisteme entegrasyonu ile sahadaki erişim kapasitesi artırıldı. ​Güven Altyapısı: Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve Ar-Ge merkezince geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) ile fiziksel ürün ve dijital kayıt uyumu en üst seviyeye taşınıyor. ​Hizmet Çeşitliliği: Mevcut ELÜS piyasasına ek olarak vadeli işlem, teverruk ve uluslararası ürün piyasaları için çalışmalar hız kesmeden sürüyor. ​Vadeli İşlem Piyasası 2026’nın İkinci Yarısında Devreye Giriyor ​Tarım ticaretinde fiyat riskini yönetmek isteyen üretici ve sanayici için kritik öneme sahip olan Vadeli İşlem Piyasası için tarih verildi. Ali Kırali, piyasanın 2026 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesini hedeflediklerini açıkladı. ​Vadeli İşlemlerde Neler Olacak? ​Dayanak Varlıklar: İlk aşamada arpa, ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. ​İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks bazlı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma imkanı sunulacak. ​Risk Yönetimi: Üretici, tüccar ve sanayici ileri tarihli fiyat oluşumlarını görerek fiyat riskine karşı korunma imkanı bulacak. ​"Tarım Piyasası Uluslararası Standartlara Kavuşuyor" ​Ali Kırali, projelerin ortak amacının tarım ticaretini daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir kılmak olduğunu ifade ederek; "Spot ve türev piyasalar arasındaki entegrasyonla Türkiye tarım piyasaları daha kurumsal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.

TÜRİB 2026 Yılı İlk Çeyrek Bilançosu Haber

TÜRİB 2026 Yılı İlk Çeyrek Bilançosu

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), 2026 yılının ilk üç ayına dair ELÜS Piyasası verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk çeyreğinde işlem hacmi 30,7 milyar TL’ye ulaşırken, arpa ve mısır piyasalarındaki rekor artışlar dikkat çekti. ​Türkiye’de lisanslı depoculuk ve tarım ürünleri ticaretinin merkezi konumundaki TÜRİB, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. 1 Ocak – 31 Mart tarihleri arasını kapsayan ilk çeyrekte, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasasında toplam 2,3 milyon ton ürün el değiştirdi. 23 bin işlemin gerçekleştiği bu dönemde, lisanslı depo kapasitesindeki genişleme de sürdürülebilir büyümenin lokomotifi oldu. ​Lisanslı Depoculuk Ağı 54 İle Yayıldı ​Tarımsal ürünlerin dijital ortamda güvenle işlem görmesini sağlayan lisanslı depoculuk sistemi, 2026 itibarıyla Türkiye genelinde dev bir kapasiteye ulaştı. Güncel verilere göre: ​Toplam Kapasite: 14,2 milyon tona yükseldi. ​Hizmet Ağı: 54 il ve 163 ilçede, toplam 263 faal lisanslı depo ve 357 şube ile üreticilere hizmet veriliyor. ​Ürün Bazlı Günlük İşlem Ortalamaları ​2026’nın ilk üç ayında miktar bazında piyasanın en hareketli ürünleri belli oldu. Günlük ortalama işlem miktarında 14.632 ton ile ekmeklik buğday liderliğini korurken; onu 11.280 ton ile mısır ve 8.163 ton ile makarnalık buğday takip etti. Arpa piyasasında günlük ortalama 3.379 ton, çeltikte ise 690 ton işlem gerçekleştirildi. ​Arpa ve Mısır Piyasasında Rekor Yükseliş ​Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, bazı ürün gruplarında olağanüstü büyüme rakamları kaydedildi. Arpa, işlem hacminde yüzde 610, işlem miktarında ise yüzde 432 artış göstererek dönemin en çok büyüyen ürünü oldu. ​Mısır piyasasında işlem hacmi yüzde 124 artışla 8,6 milyar TL’ye, işlem miktarı ise yüzde 73 artışla 699 bin tona ulaştı. Makarnalık buğdayda hacim yüzde 75 artarak 6,9 milyar TL olurken, çeltik piyasası yüzde 311’lik hacim artışıyla 257 milyon TL seviyesine çıktı. Ekmeklik buğday ise 12,1 milyar TL’lik hacmiyle toplam işlem hacminin en büyük payını oluşturmaya devam etti. ​Tarımsal Endekslerde Son Durum ​TÜRİB bünyesinde takip edilen tarımsal ürün endeksleri, 2026’nın ilk üç ayında genel bir yükseliş eğilimi sergiledi. Ay sonu kapanış değerlerine göre değişimler şu şekilde yansıdı: ​Mısır Endeksi: Yüzde 22,77 artışla 7.523,69 puan. ​Arpa Endeksi: Yüzde 17,30 artışla 7.820,02 puan. ​Hububat Endeksi: Yüzde 5,52 artışla 6.366,81 puan. ​Buğday Makarnalık Endeksi: Yüzde 3,24 artışla 6.209,07 puan. ​Buğday Ekmeklik Endeksi: Yüzde 1,06 artışla 6.735,79 puan.

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız Haber

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin tarımsal üretim verilerini paylaşarak gıda güvenliğinde kritik eşiğin altına inildiğini açıkladı. Sarıbal, "Hiç olmadığı kadar üretimden uzak, ithalata bağımlıyız" dedi. ​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin 2002-2025 yılları arasındaki tarımsal üretim verilerini analiz eden kapsamlı bir açıklama yayımladı. Tahıl, baklagil ve endüstriyel bitkilerdeki kişi başına düşen üretim miktarının alarm verdiğini belirten Sarıbal, Türkiye’nin stratejik ürünlerde "kendine yeterlilik" özelliğini kaybettiğine dikkat çekti. ​Tahıl Üretiminde Sert Düşüş ​Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, gıda sisteminin omurgasını oluşturan tahıllarda iç talebi karşılama oranı son bir yılda yüzde 111,9’dan yüzde 91,1’e gerileyerek kritik eşiğin altına düştü. ​Buğday: Yeterlilik oranı %118,4’ten %104,3’e geriledi. ​Arpa: %115,7’den %84,6’ya sert bir düşüş yaşadı. ​Mısır: %96,5’ten %73,1’e kadar gerileyerek dışa bağımlılığı tescilledi. ​Kişi Başına Üretim Alarm Veriyor ​Nüfus artışına rağmen üretimin gerilediğini vurgulayan Sarıbal, 2002 yılı ile bugünü kıyaslayarak kişi başına düşen ürün miktarlarındaki kaybı şu rakamlarla özetledi: ​"2002’de kişi başına 295 kilogram olan buğday üretimi 208 kilograma, 126 kilogram olan arpa üretimi ise 70 kilograma düştü. Protein kaynağımız olan baklagillerde durum daha da vahim; kırmızı mercimek kişi başına 8 kilogramdan 3 kilograma, nohut ise 10 kilogramdan 5 kilograma geriledi." ​Sanayi ve İhracat Ürünleri de Kan Kaybediyor ​Sadece gıda değil, tekstil gibi stratejik sektörlerin ham maddesi olan pamukta da üretimin kişi başına 15 kilogramdan 9 kilograma düştüğünü belirten Sarıbal; üzüm, incir ve fındık gibi geleneksel ihraç ürünlerinde de benzer bir gerileme yaşandığını ifade etti. Soya üretiminde yeterliliğin yüzde 4,2 gibi sembolik bir seviyede kalması, hayvancılık sektörü için de büyük bir ithalat yükü anlamına geliyor. ​"Çözüm: Kamucu ve Planlı Tarım" ​Mevcut tablonun "üreticinin sistematik olarak tasfiye edilmesi" olduğunu savunan Orhan Sarıbal, acil önlem alınması çağrısında bulundu. Sarıbal, şu çözüm önerilerini sıraladı: ​İthalat odaklı politikalardan vazgeçilmeli. ​Girdi sübvansiyonları (gübre, mazot, tohum) artırılmalı. ​Çiftçiye gerçekçi taban fiyat güvencesi sağlanmalı. ​Kooperatifleşme devlet eliyle güçlendirilmeli. ​Sarıbal, "Eğer kamucu ve planlı bir tarım politikasına dönülmezse, bu negatif eğilim tersine dönmeyecek ve halkın gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaşacaktır," diyerek sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.