Hava Durumu

#Asgari Ücret

Kırsal Haber - Asgari Ücret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asgari Ücret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZTO Başkanı Özgener:"Zaman, En Az Finansman Kadar Kritik" Haber

İZTO Başkanı Özgener:"Zaman, En Az Finansman Kadar Kritik"

İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İZMİR’DE BİR İLK İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, “Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz” etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. FİNANSMANA ERİŞİM BİRİNCİ SIRADA Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. ÜYELERDEN YOĞUN İLGİ Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. ÖZGENER: ZAMAN EN AZ FİNANSMAN KADAR KRİTİK Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Gürer: "Asgari Ücret Temel Ücrete Dönüştü Emekçi Yoksullaştı" Haber

Gürer: "Asgari Ücret Temel Ücrete Dönüştü Emekçi Yoksullaştı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle açıklamada, emekçilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Taksim’in işçiler için yalnızca bir meydan değil bir hafıza ve mücadele alanı olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçilerin özgürce, kardeşçe ve dayanışma içinde kutlayacağı gün olmalıdır” dedi. Gürer, çalışma yaşamının taşeronlaşma, güvencesizlik, düşük ücret, sendikasızlaştırma ve hak kayıplarıyla “modern köleliğe dönüştürüldüğünü” belirtti. “1 MAYIS, EMEĞİN HAK ALMA MÜCADELESİNİN ADIDIR” 1 Mayıs’ın tarihsel kökenine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs emeğin özgürlüğünün, dayanışmanın ve hak alma mücadelesinin adıdır. 1886’da işçilerin insanca çalışma koşulları için başlattığı mücadele, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bu yalnızca bir bayram değil; emeğin tarihsel direnişidir,” diye konuştu. Türkiye’de 1923’ten bu yana İşçi Bayramı olarak kabul edilen 1 Mayıs’ın anlamına uygun yaşatılması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ülkenin emekçileri yıllarca bu günü bedel ödeyerek savundu. 12 Eylül ile yasaklanan, mücadeleyle geri alınan bu günü bugün kısıtlamalarla tartışmalı hale getirmek doğru değildir,” dedi. “1 MAYIS TAKSİM’DE KUTLANMALIDIR” Taksim Meydanı’nın işçi sınıfı açısından tarihsel önemine işaret eden Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçi ve emekçilerin Taksim’de kutlamasına izin verilmelidir. Taksim, tüm işçilerin kardeşçe, dostça duygularını ve düşüncelerini bir arada yansıttıkları yer olmalıdır,” şeklinde konuştu. Her yıl kutlamaların engellenmesini de eleştiren Gürer, “Her yıl 1 Mayıs’ta emekçilere yapılan baskıyı kabul etmek mümkün değil. İşçiye bayram günü engel çıkarmak, emeğe saygı değildir. 1 Mayıs işçinin bayramıysa işçi Taksim’de olmalıdır.Ülkemiz bu olumsuz görüntülerden arındırılmalıdır” dedi. Gürer, yasakçı anlayışın son bulması gerektiğini vurguladı. “ÇALIŞMA YAŞAMI MODERN KÖLELİĞE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Ömer Fethi Gürer, AKP döneminde emek politikalarını eleştirerek, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında çalışma yaşamı emekçiler açısından modern kölelik dönemine dönüştürülmüştür,” dedi. Taşeronlaşmayı, düşük ücret politikalarını ve sendikal baskıları eleştiren Gürer, “Kamuda taşeron uygulamasıyla düşük ücret kalıcı hale getirildi. Sendikalaşmanın önü kesildi. Grevler ertelendi. Toplu sözleşme hakkından yararlanan işçi sayısı sınırlı bırakıldı,” diye konuştu. “Asgari ücret artık en düşük ücret değil, temel ücret haline getirilmiştir” diyen Ömer Fethi Gürer, milyonlarca çalışanın yoksulluğa mahkûm edildiğini söyledi. “SENDİKAL HAKLAR DARALTILDI” Sendikal örgütlenmede yaşanan gerilemeye ilişkin rakamlar paylaşan CHP Milletvekili. Ömer Fethi Gürer, tabloyu “alarm verici” olarak tanımladı. Gürer, “2002’de 5 milyon 223 bin sigortalı işçi vardı, 2 milyon 680 bini sendikalıydı. Bugün işçi sayısı 16 milyon 699 bini aşmış durumda ama sendikalı işçi sayısı 2 milyon 413 bin. Sendikalaşma oranı yüzde 14,45. Nüfus artmış, çalışan sayısı artmış ama örgütlenme gerilemiş. Bu başlı başına emekçilerin içine düşürüldüğü durumun göstergesidir. 1980’in dahi gerisinde kalan bir örgütlenme tablosu var. Bu kabul edilemez” dedi. “12 EYLÜL’ÜN BASKICI MİRASI SÜRÜYOR 12 Eylül darbesinin emek hayatında yarattığı tahribatın hâlâ sürdüğünü belirten Gürer, “12 Eylül sendikacılığın önünü kesti. Sonraki iktidarlar bunu düzeltmek yerine sürdürdü. AKP iktidarları döneminde daha da ağır uygulamalar getirildi. Veriyor gibi yapıp sınırlayan düzenlemelerle sendikal faaliyet zorlaştırıldı” dedi. “Taşeron mağduriyeti bitmedi” 696 sayılı KHK sonrası yaşanan sorunlara değinen Ömer Fethi Gürer, “ Tüm taşeron çalışana kadro verilmedi.Hizmet alım sözleşmesine takılan taşeronda kaldı.Binlerce taşeronsa çalışan var.Tamamı kamu kadrolarına alınmalıdır.Kadroya alındı denilen işçilere de gerçek anlamda özlük hakları verilmedi. Tayin hakkı yok, nakil hakkı yok. Belediye işçileri kadroya değil şirket elemanlığına geçirildi.” Dedi “4 Aralık bir gün önce sözleşmesi biten ve yeni alım bekleyenler bir gün ile kadro dışı kaldı.4 Aralık mağdurlarının sorunları hâlâ çözülmedi” diyen Gürer, bu mağduriyetin sürdüğünü vurguladı. “İş cinayetlerinde Avrupa birincisiyiz” Çalışma hayatındaki güvencesizliğe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Son üç ayda 500 bin işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor. İş güvencesi budanmış durumda. İşçinin güvencesi olması gereken fon, adeta iktidar ve işveren destek fonuna dönüştürülmüştür. Ülkemiz iş cinayetlerinde Avrupa birincisi konumuna yükselmişse burada ciddi bir emek ile ilgili sorunu vardır,” dedi. “EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA" Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmesinde CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emeklilik şartları ağırlaştırıldı. Adil ve eşit olmayan sistem mağduriyet yarattı. Kademeli geçiş yapılmaması önemli hak kayıpları doğurdu” dedi. 2008 AKP çıkardığı düzenlemeleri eleştiren Gürer, “Aylık bağlama oranı düşürüldü, emekli düşük maaşa mahkûm edildi” ifadelerini kullandı. “Emekli ve asgari ücretli açlık sınırı altında yaşama mahkûm edilmiştir” dedi. “STAJYER GENÇLER UCUZ İŞGÜCÜ OLARAK KULLANILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Staj başlangıcının emeklilikte sigorta başlangıcı sayılmaması önemli bir haksızlıktır, Yaklaşık 1 milyon öğrencinin fiilen işçi statüsünde çalıştırılmaktadır.Bu süreç eğitim diye tanımlanıyor ama ucuz işçilik ve sömürü düzenine dönüşmüş durumda. Staja başlayan gence verilen SGK kartının emeklilik başlangıcı sayılmaması kabul edilemez. staj ve çırak SGK kartı verildiği gün emekliliğe esas sigorta başlamalıdır.TÜİK genç işsizliği düşürmek için işçi saydığı Bakanlığın ise öğrenci olarak tanıımladığı çalışanlar büyük bedenlere yüklenen işleri yapmaktadır.18 yaş öncesi primini ödeyerek emekliliğe esas süre başlamalıdır ” dedi. “VERGİ SİSTEMİ DE ÇALIŞANI EZİYOR” “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı. Ama bugün çalışanlardan dolaylı vergilerle daha fazla alınıyor,” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çalışanın yalnız ücretle değil vergi sistemiyle de ezildiğini belirtti. “1 MAYIS SORUNLARIN GÖRÜNÜR OLDUĞU MÜCADELE GÜNÜ OLMALI” 1 Mayıs’ın yalnızca kutlama değil mücadele günü olduğunun altını çizen Ömer Fethi Gürer, “İşsizliğin arttığı, hakkını isteyenin işsiz kaldığı, düşük maaşlarla modern köleliğe dönüşen iş yaşamında 1 Mayıs’ın anlamı daha büyüktür. 1 Mayıs yalnızca bayram değildir, emekçilerin sesini yükselttiği gündür. İşçinin hakkı teslim edilmeli, sendikal özgürlükler güçlendirilmeli, emeklilikte adalet sağlanmalı, taşeron mağduriyetleri giderilmeli ve 1 Mayıs işçiler tarafından Taksim’de özgürce kutlanmalıdır,” dedi.

CHP'li Gürer: "Günde Bir Dilim Peynirin Aylık Maliyeti 2 Bin 640 TL!" Haber

CHP'li Gürer: "Günde Bir Dilim Peynirin Aylık Maliyeti 2 Bin 640 TL!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde yılbaşından bu yana süt ve süt ürünlerine gelen zamlarla artan fiyatlara dikkat çekti. Gürer, "Sadece dört ay içinde temel gıda olan peynire gelen zamlar peyniri lüks haline getirdi. Vatandaşın değişmez katığı olan ekmek-peynir, artık dar gelir için hesap kitap yaparak tüketeceği ürün noktasına erdi. Tüketici için porsiyon küçülürken, lokantada tabağın boyutunu küçültmeye doğru gidildiği günlere geldik," dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, doğrudan üretici ve tüketiciyi koruması beklenen Tarım Kredi Marketlerindeki fiyat değişimlerini analiz ederek, gıda enflasyonunun geldiği noktayı verilerle değerlendirdi. 2026 yılının başındaki etiketler ile güncel Nisan ayı fiyatlarını karşılaştıran Gürer, süt ürünlerindeki artışın toplumsal beslenmeyi sorunlu kıldığını vurguladı. YÜZDE 47’YE VARAN ARTIŞLAR CHP’li Ömer Fethi Gürer, kamuoyunda "uygun fiyat" beklentisiyle takip edilen Tarım Kredi Marketlerindeki etiket değişimlerini paylaştı. Gürer, yılbaşında daha "erişilebilir" olan ürünlerin, kısa sürede katlanan fiyatlarını şu şekilde sıraladı: Yılbaşında 34 TL olan 1 litrelik tam yağlı sütün 50 TL’ye yükselmesiyle, kısa sürede %47,05 oranında bir artış gerçekleşti. Tarım Kredi Olgunlaştırılmış Klasik Peynir (900gr), 339 TL’den 440 TL’ye çıkarak %29,79 oranında zamlandı. Beyaz peynirin kilogram fiyatı ise %18,91 artışla 220 TL oldu. Tarsüt Tereyağı’nın (1 kg) 410 TL’den 500 TL seviyesine çıkmasıyla %21,95'lik bir artış kaydedildi. Tarsüt Tulum Peyniri (1 kg) %20,47 artışla 512 TL’ye ulaşırken, Kaşar Peyniri (1kg) %17,40’lık bir yükseliş gösterdi. PEYNİR ETLE YARIŞIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt ürünleri artık ‘lüks segmentte’ yer alan kırmızı et fiyatlarıyla yarışır hâle gelmiştir. Bir kilogram peynirin bedeli, kasaptaki bir kilogram kıyma veya kuşbaşı etin maliyetini zorlar duruma ulaşmıştır. Vatandaşın mutfağında protein kaynağı olarak ete alternatif gördüğü süt ürünleri de dar ve sabit gelirli emekliler için ulaşılması zor bir noktaya evrilmiştir. Toplumun beslenme temelinin sarsıldığı bir döneme girilmiştir. Bu süreç, taklit ve tağşişin yanı sıra sahte gıdaya da kapı aralamaktadır. İçinde süt bulunmayan; kemik unu, nişasta ve bitkisel yağ ile üretilip peynir adı altında satılan ürünler, farklı dönemlerde tespit edilmiştir. Artan fiyatlarla birlikte bu sürecin denetiminin yapılması zorunlu hâle gelmektedir.” dedi. SAĞLIKLI BESLENMEK LÜKS OLDU CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenme standartlarına uygun şekilde, fert başına günlük sadece 50 gram peynir tüketmesi durumunda, hanenin aylık peynir ihtiyacı toplamda 6 kilogramı bulmaktadır. Kilogram fiyatı 440 liraya ulaşan bir peynir türü baz alındığında, bu ailenin sadece kahvaltıdaki peynir gideri aylık 2.640 TL gibi bir rakama tekabül etmektedir. Asgari ücret ve emekli maaşlarının gıda enflasyonu karşısında her geçen gün eridiği bir ekonomik tabloda, sadece tek bir süt ürünü için bütçeden bu denli yüksek bir pay ayrılmak zorunda kalınması, beslenmenin bir lüks haline doğru gittiğini göstermektedir. Uzmanların önerdiği 50 gramlık dilim, bugün artık sofralarda besleyici bir gıda olarak koyabilen vatandaş sayısı da azalmaktadır,” diye konuştu. "BESİCİ AHIRDA, TÜKETİCİ KASADA KAYBEDİYOR" Süt ürünlerindeki yükselişin süt inekçiliği yapan üreticinin gelirine yansımadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Yılbaşından bugüne geçen dört ayda, temel protein kaynağı olan peynir ve sütte rafta yüzde 50’ye varan artışlar görülmektedir. Bu artışlar, asgari ücretlinin ve emeklinin alım gücünü doğrudan mutfakta eritmektedir. Tüketici, süt ve süt mamullerinde artan fiyatlardan dert yanmaktadır. İşin düşündürücü tarafı ise her gün yem ve ahır giderleri artarken, süt inekçiliği yapan üreticiye yıl başında belirlenen litre fiyatının 22,22 kuruş olarak değişmemiş olmasıdır. Süt inekçiliği yapanın gideri artmış, geliri ise aynı kalmıştır. Bu bağlamda hayvancılık zarar ederken, rafta artan fiyatların kaymağını aracılar ve şirketler yemektedir. Süt inekçiliği ile geçimini sağlayan üretici kaybederken, rafta artan süt ve süt mamulü ürünler nedeniyle yurttaş da ürünü almakta zorlanmaktadır. Çiğ süt fiyatının Ulusal Süt Konseyi tarafından Nisan ayında güncelleneceği duyurulmuştu. Ancak bu fiyat açıklanmadan süt mamullerinin fiyatı artmıştır.” dedi. Gürer, “İktidarın hayvancılığı bitirme noktasına getiren yem ve girdi politikaları düzeltilmeden, aracılık sisteminin ve raf fiyatlarının makul bir düzeye gelmesi de olası görünmemektedir.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!” Haber

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mart 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek emekli maaşlarındaki erimeye dikkat çekti. Kış, “Yılın ilk üç ayında enflasyon yüzde 10’u aştı, verilen zammın yüzde 82’si daha cebe girmeden yok oldu” dedi. ​MERSİN – Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve temel tüketim maddelerine gelen zamlar, emekli vatandaşların belini bükmeye devam ediyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık bir "toplumsal kriz" seviyesine ulaştığını belirterek, mutfaktaki yangının rakamlarla gizlenemeyeceğini vurguladı. ​"Verilen Zam Daha İlk Çeyrekte Eridi" ​2026 yılı Mart ayı itibarıyla TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 10,04’e ulaştığını hatırlatan Kış, işçi ve Bağ-Kur emeklisine yapılan yüzde 12,19’luk artışın anlamsız kaldığını ifade etti. ​Kış, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verilere yer verdi: ​Zammın Kaybı: Yıl başında verilen zammın yüzde 82’si üç ayda eridi. ​Maaşlardaki Kayıp: En düşük emekli aylığı olan 20 bin liranın yaklaşık 2 bin lirası enflasyon karşısında değer kaybetti. ​Enflasyon Hedefi Sapması: 2026 için öngörülen yüzde 16 enflasyon hedefinin yüzde 63’ü ilk üç ayda aşıldı. ​Elektrik ve Doğalgaz Zamları Emekliyi Vurdu ​Gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra enerji maliyetlerinin de emekli maaşlarını tükettiğini söyleyen Gülcan Kış, “Elektrik ve doğalgaza gelen yüzde 25’lik zamlar ve doğalgazdaki kademeli tarife uygulaması, bazı tüketicilerde yükü yüzde 132’ye kadar çıkarıyor. Emekli, ısınma ve aydınlanma masrafları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor” dedi. ​"Türkiye'de Bir Bölüşüm Krizi Var" ​Türkiye’deki gelir adaletsizliğine dikkat çeken Kış, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğünü belirtti: ​“En zengin yüzde 20, toplam gelirin yarısını alırken; en yoksul yüzde 20 sadece yüzde 6 pay alabiliyor. Bu sadece bir enflasyon sorunu değil, açık bir bölüşüm krizidir.” ​CHP’nin Çözüm Önerileri Meclis’te Reddedildi ​Emekli sorunlarının çözümü için CHP olarak sundukları kanun tekliflerinin iktidar tarafından geri çevrildiğini ifade eden Kış, şu taleplerini yineledi: ​En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. ​Bayram ikramiyeleri en az 5 bin lira olarak güncellenmelidir. ​Kira ve gıda destekleri ile emeklinin alım gücü korunmalıdır. ​"Emekli Sadaka Değil, Onuruyla Yaşamak İstiyor" ​Milletvekili Kış, açıklamasını emeklilerin yükselen sesine dikkat çekerek tamamladı: “Hafta sonu 81 ilde meydanlara çıkan emekliler artık susmuyor. AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlayıp geçim zamanı unutuyor. Emekli sadaka değil, yıllarca verdiği emeğin karşılığını, onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor.”

Gürer: ''900 Gram Bebek Maması 1140 Lira Oldu'' Haber

Gürer: ''900 Gram Bebek Maması 1140 Lira Oldu''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu belirtti. Yoksulluk verileri açıklandığında durumun daha iyi görüldüğünü ifade eden Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım.” dedi. Gürer, 2024-2026 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak, iktidarın nüfus politikası ile ekonomi politikası arasındaki çelişkiyi mama fiyatları üzerinden gösterdi. “MAAŞ ARTIYOR, ALINABİLEN PAKET SAYISI AZALIYOR!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in hazırladığı analizde, üst segment mamanın %119, alt segment mamanın ise %97 zamlandığı görüldü. Asgari Ücretin Mama Alım Gücü (900 Gr. Paket): Yıl Asgari Ücret (TL) Alt Segment Fiyat (TL) Maaşla Alınan (Adet) Üst Segment Fiyat (TL) Maaşla Alınan (Adet) 2024 17.002 345 49 Paket 520 32 Paket 2025 22.104 495 44 Paket 750 29 Paket 2026 28.075 680 41 Paket 1.140 24 Paket “3 ÇOCUK DEMEK, AYLIK 10 BİN LİRA SADECE MAMA PARASI DEMEK!” “3 çocuk” söylemine özünde yaşlanan nüfus dikkate alındığında olağan görülebileceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır,” dedi. “VATANDAŞIN CEBİNDEN 8 PAKET MAMA ÇALINDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer: Üst Segment Kaybı: “2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi.”Maliyet Yükü: “Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda..” “BEBEK MAMASI LÜKS TÜKETİM DEĞİLDİR” CHP’ Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün sayı vermekte değil, halkın alım gücünü korumakta olduğunu belirterek, “İktidarın ekonomi modeli, bebeklerin rızkını enflasyon ile eritmiştir. Bebek maması lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” diye konuştu.

Ülke Yangın Yeri, Çiftçi ve İşçi Destek Bekliyor Haber

Ülke Yangın Yeri, Çiftçi ve İşçi Destek Bekliyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda 14 farklı kanunu ilgilendiren kanun teklifini eleştirdi. Bedelli askerlikten özelleştirmeye, İşsizlik Fonu’ndan ekonomik kriz önlemlerine kadar pek çok konuya değinen Gürer, İktidars acil adımlar atılmadı çağrısında bulundu. BEDELLİ ASKERLİK İÇİN YARIM MİLYON BEDEL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bedelli askerlikte yapılan düzenlemeye dikkat çekerek, “14 farklı kanunu ilgilendiren bu kanun teklifinde de halkın faydasına olacak çok önemli maddeler yok ama dikkat çekici değişiklikler var; bunlardan biri, askerlikle ilgili. Bedelli askerlik katsayı düzenlemesiyle yarım milyon liraya çıkıyor. Böylece fakir fukaranın, garip gurebanın, orta hâlli çocukların, orta gelirli hanelerin çocuklarının artık askerliği bedelli yapma şansı ortadan kaldırılıyor. Parası olanın askerlikten faydalanmayacağı bir boyuta evriliyor,” diye konuştu. Gürer, askerliğin toplumsal bir olgu olduğuna da vurgu yaptı: “Askerlik bir yerde zengin çocuğu ile fakir çocuğunun aynı ortamda buluştuğu, birbirlerini tanıdığı, Türkiye'nin yapısının anlaşıldığı bir olguydu. Önce 'Yığılma var.' dendi, bedellinin ardından askerlik uzmanlar eliyle profesyonelleştirildi. Şimdi geldiğimiz noktada yarım milyon lira vermeden bedelli askerlik yapabilme olanağı kalmadı. Böylece artık yine orta hâlli ailelerin çocukları bedelli askerlik yapamayacak.”Dedi. KAMU ARAZİLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE TEPKİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinde özelleştirmeye ilişkin düzenlemeyi eleştirerek, “Bunun yanı sıra, 230 tane ayrı taşınmazın etki analizinde yazdığına göre, kamu kuruluşunun yetkilisine demişler ki: 'Sende atıl bir yer varsa bize bildir de satalım, bunları paraya çevirelim.' Bir bakıyorsunuz, Türkiye'nin en önemli merkezlerinde en önemli rant sağlayacak araziler buradaki kanun teklifiyle özelleştiriliyor,” dedi. Gürer, liyakat eksikliğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Arkadaşlar, 100 fabrikayı, limanı, enerji santrallerini sattınız, hazine arazilerini sattınız, pasaport karşılığında bina alanlara da vatandaşlığı sattınız, şimdi de geldiniz, 230 tane kamu kurum ve kuruluşundaki araziyi de burada özelleştiriyorsunuz. Eğer liyakat kavramı olsa, Özelleştirme İdaresine bu soruyu sorduğumda 'Ben bu alanın, taşınmazın satılmasını istiyorum.' diyen genel müdürü, daire başkanını o görevde ben oturtmazdım. (CHP sıralarından alkışlar) İşini yapamayacak ve kendisine ait değerleri değerlendiremeyecek adamın ne işi var, orada yöneticilik yapıyor? Ha, o iş öyle değil, onlara diyorlar ki: 'Şuralardan vazgeç, biz buraları ranta açacağız, birilerine kazanç sağlayacağız.'” İŞSİZLİK FONU DÜZENLEMESİ ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İşsizlik Fonu’ndaki değişikliklere de tepki göstererek, “Bir de İşsizlik Fonu'nda devlet katkısının yüzde 1'den yüzde 0,5 düşürüp 1,5'a artırılması için Cumhurbaşkanına yetki veriliyor. Şimdi, tabii, bu geriye doğru işleyecek, 0,5'e getirilecek katkı. İşsizlik Fonu'nda zaten o kadar ağır şartlar var ki çoğu işsiz doğru dürüst yararlanamıyor. Bu fonda öyle düzenleme yapmalıyız ki ekonomik anlamda konkordato ilan eden veya iflasını isteyen iş yerlerinde işsiz kalan işçilerin de lehine bu İşsizlik Fonu kullanılır duruma getirelim. Bunun yerine ne yapıyoruz? İşsizlik Fonu'nun da kendi içinde devlet katkısını düşürüyoruz, oradaki fondan farklı alanlarda kullanmanın da zaten yolu açılmıştı, bu sürdürülüyor,” şeklinde konuştu. EKONOMİK KRİZ VE TOPLUMSAL SORUNLARA ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI CHP’li Ömer Fethi Gürer, ülke genelindeki ekonomik sorunlara da dikkat çekti: “Şunu da söylemek zorundayız: Ülke yangın yeri; nakliyeciler isyanda, çiftçi isyanda, işçi isyanda, esnaf isyanda, her kesimin sorunları birikmiş. Bakınız arkadaşlar, yapılacak basit işler var: ÖTV'yi, KDV'yi akaryakıtta kaldırın, köprü-yol geçiş ücretlerini bir yıllık erteleyin, borçları yapılandırın, faizleri silin, emekli maaşını, asgari ücreti oluşan kayıpları dikkate alarak arttırın. Önümüz Kurban Bayramı gelin, şu kurban bayramı ikramiyesini asgari ücret düzeyine çıkarın. İçinde bulunduğumuz koşullarda sorunlar katlanıyor. Ne diyor Bakan Bey: 'Rafta ürün eksiğimiz yok, arz açığımız yok.' E, cepte para yok ki gitsin, vatandaşa o ürünü alabilsin. Böylesi sorunların oluştuğu bir yerde kalıcı çözümleri yaratmak yerine bunları seyretmenin kimseye faydası olmaz.” Ömer Fethi Gürer, “Bakın, dünya genelinde bu anlamda bazı devletler öncelikle savaşın etkisini dikkate alıp bu konuda paketler açıklıyor. Ya, siz 2025 yılının desteklerini hâlâ vermediniz çiftçiye. En azından 2025 yılı desteklerini hemen ödeyin. Çiftçi nasıl ekim yapacak? Mazotun bu fiyatıyla tarlaya traktörü nasıl sokacak?” diye konuştu. ARZ AÇIĞI VE TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN ÖNLEM ÇAĞRISI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanına doğrudan çağrıda bulunarak, “Alım garantili, sözleşmeli, üret kardeşim, ben alacağım, sana zarar ettirmeyeceğim.” diye Cumhurbaşkanı açıklama yapsın. 21 üründe arz açığımız var; hububatta, bakliyatta. Bunlarla ilgili önlem alalım yoksa bu savaşın yansıması İran'dan fazla bize olacak,” diye konuştu.

TÜSEDAD Şubat Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı Haber

TÜSEDAD Şubat Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 2026 yılı Şubat ayı çiğ süt üretim maliyetlerini açıkladı. Verilere göre 1 litre sıcak çiğ sütün maliyeti 27,64 TL’ye yükseldi. ​Süt üreticilerinin maliyet yükü artmaya devam ediyor. TÜSEDAD tarafından yapılan son açıklamada, Şubat ayı itibarıyla çiğ süt üretim maliyetlerinde bir önceki aya göre %8,9 oranında bir artış yaşandığı belirtildi. ​Yem Fiyatlarındaki Artış Maliyeti Tetikledi ​TÜSEDAD Maliyet Komisyonu'nun verilerine göre, maliyet artışının temel nedeni yem fiyatlarına gelen zamlar oldu. Açıklamada şu detaylara yer verildi: ​Rasyon Maliyeti: Hayvan başına rasyon maliyeti bir önceki aya göre %10,49 arttı. ​Kaba ve Kesif Yem: Şubat ayında kaba yem fiyatlarında ortalama %6,40, kesif yem fiyatlarında ise %3,50 artış gözlemlendi. ​"Asgari Ücret Etkisini Geride Bıraktı" ​Dernek yönetimi, yem fiyatlarındaki bu yükselişin, Ocak ayında asgari ücret artışıyla birlikte gelen personel maliyeti yükünü dahi geride bıraktığına dikkat çekti. Maliyet hesaplamaları; 100 baş sağmal kapasiteli, günlük ortalama 30 litre verim alan bir işletme baz alınarak, güncel yem ve diğer tüm gider-gelir dengeleri gözetilerek yapıldı. ​Desteklemeler 2025 Verilerine Göre Hesaplandı ​2026 yılına ait çiğ süt prim ve buzağı destekleri henüz netleşmediği için hesaplamalarda, 2025 yılına ait ödenmiş ortalama destek miktarları gelir olarak dikkate alındı. ​Özetle Şubat 2026 Maliyet Tablosu: ​1 Litre Sıcak Çiğ Süt Maliyeti: 27,64 TL/L Aylık Artış Oranı: %8,9 Ana Gerekçe: Yem fiyatları ve rasyon maliyetlerindeki yükseliş.

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil! Haber

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil!

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Gürer, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın yaşadığı gerçekler arasında derin bir çelişki bulunduğunu ifade ederek, özellikle emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin ağırlaşan geçim sıkıntısına ve emekliye reva görülen ikramiye tutarına dikkat çekti. “BÜYÜME VAR DENİYOR, TARIMDA YÜZDE 8,8 DÜŞME VAR” Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 büyürken, 2025’in son çeyreğinde de yüzde 3,4’lük büyüme kaydedildiğini belirten Gürer, bu tabloya karşın tarım sektöründe yüzde 8,8’lik bir gerileme yaşandığını vurguladı. Tarımda yaşanan düşmenin , uzun süredir dile getirdikleri sorunların rakamlara yansımış hali olduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda her şeyin iyi olduğu yönündeki açıklamalar, resmi verilerle çökmüştür” dedi. İthalata dayalı tarım anlayışının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın en çok emeklileri ve asgari ücretlileri vurduğunu söyledi. “KİŞİ BAŞI GELİR 18.440 DOLAR DENİYOR AMA EMEKLİYE ARTIŞ YOK” Hazine ve Maliye Bakanı’nın kişi başına gelirin 18.440 dolara yükseldiği ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğu yönündeki açıklamalarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, büyüme söylemi ile emeklinin yaşadığı hayat arasındaki çelişkiye işaret etti. “Büyüyen bir ülkede emekli maaşına cüzi miktarda dahi artış yapılamıyorsa burada ciddi bir tutarsızlık vardır” diyen Gürer, 17 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi konusunda yapılan açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. BAYRAM İKRAMİYESİ TARTIŞMASI: “2018’DE BİR KOYUN ALINABİLİYORDU” Bayram ikramiyesinin 2018 yılında başlatıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, o dönem verilen 1.000 liralık ikramiye ile bir koyun alınabildiğini, bugün ise 4.000 liralık ikramiyenin alım gücünün o günün çok gerisinde kaldığını söyledi. İktidar cephesinden bayram ikramiyesinde artış olmayacağı yönünde yapılan açıklamaların emekliler için yeni bir hüsran yarattığını belirten Gürer, “Bayram ikramiyesi en azından asgari ücret düzeyine çıkarılmalıydı. Asgari ücret talebinden vazgeçtik; mevcut 4.000 lira üzerine dahi artış yapılmayacağı açıklanmıştır. Bu büyük bir haksızlıktır” dedi. “BÜTÇE DİSİPLİNİ SÖZ KONUSU OLUNCA HEP EMEKLİ HATIRLANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ne zaman emekliye ya da asgari ücretliye artış gündeme gelse bütçe disiplini hatırlanıyor. Ancak yandaşa ya da rant odaklarına yönelik harcamalarda aynı hassasiyet gösterilmiyor” ifadelerini kullandı. Açıklanan enflasyon rakamları nedeniyle yılbaşında yapılan maaş artışlarının kısa sürede eridiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yılbaşından bu yana bir emekli maaşında yaklaşık 2.500 liralık alım gücü kaybı oluştuğunu söyledi. 20 bin liraya çıkan emekli maaşının reel olarak geçen yılın başındaki seviyenin altına gerilediğini ifade etti. “EMEKLİ AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” CHP’li Ömer Fethi Gürer, kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve özellikle gıda giderlerindeki artışın emeklileri ağır biçimde etkilediğini belirtti. Mevcut maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayan Gürer, emekli maaşlarının asgari ücretin altına düşmemesi gerektiğini söyledi. 2008 yılında çıkarılan düzenleme ile aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 30’lara kadar düşürülmesinin emekli maaşlarında ciddi kayba yol açtığını ifade eden Gürer, şu talepleri sıraladı: Tüm emekli maaşları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Ayrımsız tüm emeklilere seyyanen zam yapılmalı. Enflasyona karşı koruyucu düzenleme getirilmeli. Farklı dönemlerde emekli olanlar için intibak düzenlemesi yapılmalı. Aynı prim ve gün sayısıyla emekli olanlar arasındaki maaş farkı giderilmeli. Hizmete dayalı intibak sistemi uygulanmalı. İlaç katkı payı kaldırılmalı. Emeklilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı.” Dedi. “ET VE SÜT KUYRUĞU EMEKLİNİN GERÇEĞİ OLDU” Emeklilerin artık çarşı pazarda zorunlu ihtiyaçlarının dışına çıkamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, et ve süt ürünlerine erişimin dahi kamu kurumlarının uygun fiyatlı satış noktalarında kuyruğa girerek sağlanabildiğini söyledi. Protein ürünlerinde tüketiminde ciddi düşüş yaşandığını vurguladı. Pazarlarda dahi uygun fiyatlı ürün bulunamadığını ifade eden Gürer, tarımdaki gerilemenin gıda enflasyonunu artırdığını ve bunun da doğrudan dar gelirliyi etkilediğini belirtti. “50 MİLYONA YAKIN KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” Bölgede devam eden savaşların Türkiye ekonomisine olası etkilerine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önümüzdeki dönemin daha zorlu geçeceğini söyledi. Yaklaşık 50 milyona yakın kişinin yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu ifade eden Gürer, sosyal devlet anlayışının gereği olarak bu kesimlerin korunması gerektiğini vurguladı. Bu grubun 17 milyonunu emeklilerin oluşturduğunu belirten Gürer, “Açlık sınırının altında yaşıyor” dedi. “KARAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram ikramiyesi kararının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde bir gelire kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gürer, seyyanen zam ve ikramiye artışının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. “Gıdasız yaşam olmaz” diyen Ömer Fethi Gürer, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığı sürece anlamlı olmayacağını belirterek, emekli ve dar gelirli yurttaşların alım gücünü artıracak adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.

2018’de 16 Koli Alınan İkramiye, Bugün Beş Kolinin Altına Düştü Haber

2018’de 16 Koli Alınan İkramiye, Bugün Beş Kolinin Altına Düştü

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, emekli bayram ikramiyesinin alım gücündeki düşüşü Ramazan kolisi fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, 2018 yılından 2026 yılına uzanan süreçte ikramiyenin nominal olarak artsa da reel olarak ciddi şekilde eridiğini rakamlarla ortaya koydu. Gürer, “2018 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin girişimi ile emekliye 1000 TL bayram ikramiyesi verildi. 2025 ve 2026 yıllarında ikramiye 4000 TL. Kâğıt üzerinde 4 kat artış var. Ramazan kolisi fiyatlarına baktığımızda tablo tam tersini gösteriyor. Emeklinin alım gücü katlanarak düşmüş durumda dünde aldığı gelirin alım gücü bugüne yansıdığında gıdada önemli ölçüde eridiği görülüyor” dedi. 2018’DE İKRAMİYE İLE KAÇ KOLİ ALINIYORDU? 2018 yılında 1000 TL bayram ikramiyesi ile Aldığı Ramazan kolilerinde aynı ürün grubu üzerinden değerlendirildiğinde önemli ölçüde alım gücünde kayıplar oluştu.2018-2026 aralığında oluşan kayıp oluştu.2018 yılında 1000 lira Bayram ikramiyesi ile; Klasik Koli (59,9 TL) → 16 adet Süper Koli (59,9 TL) → 16 adet Mega Koli (69,9 TL) → 14 adet Lüks Koli (99,9 TL) → 10 adet Gürer, “2018 yılında emekli aldığı 1000 TL ile 14–16 koli arasında alışveriş yapabiliyordu. Lüks koliden bile 10 tane alınabiliyordu. Bugün aynı tabloyu görmek mümkün değil” diye konuştu. 2025’TE DURUM NE? 2025 yılında bayram ikramiyesi 4000 TL olarak uygulanıyor. Ancak koli fiyatları da ciddi şekilde arttı: Klasik Koli (369 TL) → 10 adet Süper Koli (629 TL) → 6 adet Mega Koli (799 TL) → 5 adet Gürer, “2018’de 16 klasik koli alınırken 2025’te 10 koliye düştü. Mega kolide ise 14’ten 5’e geriledi. Yani mega kolide alım gücü yüzde 64 oranında düştü” dedi. 2026’DA TABLO DAHA DA AĞIR 2026 yılı koli fiyatları ise daha da yükseldi: Klasik Koli (499 TL) → 8 adet Süper Koli (799 TL) → 5 adet Mega Koli (1099 TL) → 3 adet CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018’de mega koliden 14 adet alınırken 2026’da sadece 3 adet alınabiliyor. Bu yüzde 78’lik bir alım gücü kaybıdır. Lüks koli satıştan kaldırıldı. Mega koli ise 10 tane alınırken bugün 3 mega koli alınabiliyor. Aradaki fark dramatiktir” ifadelerini kullandı. FİYAT ARTIŞ ORANLARI ÇARPICI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yaptığı hesaplamalara göre: Klasik Koli 2018: 59,9 TL 2026: 499 TL Artış oranı: %733 Mega Koli 2018: 69,9 TL 2026: 1099 TL Artış oranı: %1472 Bayram İkramiyesi 2018: 1000 TL 2026: 4000 TL Artış oranı: %300 Gürer, “Koli fiyatları yüzde 700 ila yüzde 1500 arasında artmış. Bayram ikramiyesi ise sadece yüzde 300 artmış. Enflasyon karşısında ezilen yine emekli olmuştur” dedi. “KOLİNİN İÇİ AYNI, İKRAMİYENİN ETKİSİ YARIM” Mega kolinin içeriğini de değerlendiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, ayçiçek yağı, pirinç, mercimek, bulgur, şeker, çay, makarna, salça, bakliyat ve temel gıda ürünlerinden oluşan bir kolinin artık emekli için lüks haline geldiğini belirtti. Gürer, “Mega kolide 1 litre yağ, 1 kilo mercimek, 1 kilo pirinç, 2 kilo un, makarna, şeker, çay, salça gibi temel ürünler var. Bunlar sofranın olmazsa olmazıdır. 2018’de emekli bu temel gıdalardan 14 koli alabiliyordu. Bugün aynı emekli 3 koli alabiliyor. Bu tablo ekonomik gerçekliğin en somut göstergesidir” dedi. 8 YILDA ALIM GÜCÜ ERİMESİ Gürer’in hesaplamasına göre: Mega kolide alım gücü kaybı: %78 Klasik kolide alım gücü kaybı: %50 Süper kolide alım gücü kaybı: %69 Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin cebine giren para 4 katına çıkmış görünüyor ama mutfaktaki yangın 10–15 kat büyümüş durumda” dedi. “EMEKLİ BAYRAMDA KOLİ HESABI YAPIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram ikramiyesi emeklinin yüzünü güldürmek için verildi. 2018’de 16 koli alınan ikramiye bugün 8 kolinin altına düştü. Mega kolide ise 14’ten 3’e geriledi. Bayram ikramiyesi yılda 2 kez verilmekte olup asgari ücret seviyesine mutlaka çıkarılmalıdır. Böyle giderse bayram ikramiyesi toruna verilen harçlığı dahi karşılayamaz duruma gerileyecektir,” dedi. SONUÇ: RAKAMLAR GERÇEKLERİ GÖSTERİYOR 2018–2026 karşılaştırması açık biçimde gösteriyor ki: İkramiye 4 kat artmış Koli fiyatları 8 ila 15 kat artmış Emeklinin alım gücü yarıdan fazla erimiş Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin sofrasındaki eksilme sadece bir istatistik değildir; ekonomide emekli, dar ve sabit gelirlilerin gelirindeki erimenin de göstergesidir. Bayram ikramiyesi artık sembolik değil, gerçek ihtiyaçlara cevap veren asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır” diyerek çağrısını yineledi. EMEKLİ, BAYRAM İKRAMİYESİNDE OLSUN YÜZÜ GÜLSÜN Emeklinin artık bayram öncesi torununa harçlık vermeyi değil, temel gıda alabilme hesabı yapmayı düşündüğünü belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram sabahı torunun kapısını çalıp cebine harçlık koyamayan bir dede tablosu, bu ülkenin en ağır ekonomik göstergesidir. Emeklinin bayramını geri verin. Bayram ikramiyesi göstermelik değil, gerçek alım gücünü koruyan bir düzeye çıkarılmalıdır. Büyüklerin torununa gönül rahatlığıyla harçlık verebildiği günler geri gelmeden ülkede ekonomi düzeldi denemez” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.