Hava Durumu

#Ata Tohumu

Kırsal Haber - Ata Tohumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ata Tohumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep’te Geleceğin Tarımı Ata Tohumlarıyla Filizleniyor Haber

Gaziantep’te Geleceğin Tarımı Ata Tohumlarıyla Filizleniyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, geçmişin tarımsal mirasını geleceğin üretim teknolojileriyle buluşturan 3’üncü Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği’ni başlattı. Ata tohumlarının korunmasından akıllı tarım uygulamalarına, sürdürülebilir üretimden çocukların doğayla buluşmasına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapan şenlikte, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gıda güvenliğinin stratejik önemine dikkat çekerek ata tohumlarını kentin en değerli kaynaklarından biri olarak nitelendirdi. Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen tarımsal birikimini korumak, yerel tohum çeşitliliğini gelecek nesillere aktarmak ve doğa dostu üretim anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen şenlik, Festival Park’ta kapılarını açtı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı organizasyonunda, Özge Şahin’in sunumuyla gerçekleştirilen programda çiftçiler, üreticiler, çocuklar ve vatandaşlar tarımın geçmişiyle geleceğini aynı alanda deneyimleme fırsatı buldu. Şenliğin ilk gününde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protokol üyeleri ve çocuklarla birlikte stantları gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çocuklara bitkiler, hayvanlar ve tarımsal üretim süreçleri uygulamalı olarak anlatılırken modern, sürdürülebilir ve doğa dostu tarım teknikleri tanıtıldı. Açılış konuşmaları öncesinde Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma, tarımsal üretim ve çiftçilere yönelik desteklerini anlatan tanıtım filmi katılımcılarla buluşturuldu. ŞAHİN: BİZ TOHUMA DÖNDÜK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, açılış konuşmasında iklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının korunması ve ata tohumlarının yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Gaziantep’te hayata geçirilen tarımsal kalkınma modelinin Türkiye’ye ve dünyaya örnek olmasını hedeflediklerini belirten Şahin, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Şahin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Allah'ın izniyle bu Gaziantep modeli bütün Türkiye'ye, bütün dünyaya örnek olacak. Evliya Çelebi bütün dünyayı dolaşıyor. Buraya gelince Şehr-i Ayıntab-ı Cihan diyor. Suyun gözü. Suyun gözünde su kalmadı. Öyle heder ettik ki dünyayı. Kendi elimizle doğayı bozuyoruz. Hiç kimsenin buna hakkı yok. O yüzden kent planlamacısını doğa dostu, tarım dostu yapmak zorundayız. Ata tohumu, ana tohumu. Ne oldu bunlara? Sahip çıkmazsak ya yanıp gidiyor. Ya kuraklıkta gidiyor ya selde gidiyor. Biz şimdi bankamızı kurduk. Bunların hepsi burada. Sof domatesinin tohumu burada. Bu burada olduğu sürece sof domatesi eski domates gibi kokacak. O yüzden tohum takas deyip geçmeyin. Biz tohuma döndük.” GIDA POLİTİKASI, SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİ Tarımda su yönetiminin ve üreticinin ekonomik açıdan güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade eden Başkan Şahin, Büyükşehir Belediyesi’nin içme suyu, tarımsal sulama, ata tohumu ve çiftçi desteklerini bütüncül bir anlayışla ele aldığını söyledi. Türkiye'nin gıda üretiminde kendi kendine yetebilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Can suyu projesine başladık. Önce içme suyu. Sonra can suyu. Sonra sulanabilir araziler. Sonra ata tohumlar. Sonra gelirleri arttırıp giderleri azaltacak çalışma burada çiftçinin cebinin rahatlaması lazım. Bu aile ekonomisi. Bu işin başı tarım. Biz buraya döndük battık. Tamamen bilimsel çalıştık. Bizim bu ata tohumumuz petrolümüz. Petrolümüz yok ama ata tohumumuz var. Petrolümüz doğal gazımız. Buraya baktığımız zaman bizim için çok önemli. Bunu birlikte başaracağız. Benim Anadolu'daki topraklarım yüzüme bakıp duruyor. Bu artık gerçekten savunma sanayi kadar önemli. Gıda politikası, savunma sanayi kadar önemli. Kendi kendimize yetmemiz lazım.” SAĞLAM: GAZİANTEP'TE ÇİFTÇİ OLMAK ÇOK KOLAY Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, geleneksel tohum takasının tarımsal üretimdeki önemine değinerek Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere sağladığı desteklerin üretime önemli katkı sunduğunu belirtti. Sağlam, “Eskiden ata tohumlarını yönetirken gerek bitkisel üretimde gerek hayvansal üretimde takas çok önemli. Gaziantep'te çiftçi olmak çok kolay. Mazotu veriyorlar, tohumu veriyorlar. Bir tek çalışma kalıyor. Hizmetlerinden dolayı hepsine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu. YILDIRIM: ATA TOHUMLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIKLI GENETİĞİ İÇİN EN BÜYÜK TEMELİ SAĞLIYOR Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, ata tohumlarının korunmasının sağlıklı nesiller ve sürdürülebilir tarım açısından önem taşıdığını belirterek üreticileri destekleyen çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Yıldırım, “Ata tohumlarımızın çocuklarımızın sağlıklı genetiği için en büyük temeli sağlıyor. Geçmişten gelen geleceği aktaracağımız tarımın ana temel noktası olan ata tohumlarının geliştirilmesine üreticimizle, çiftçimizle buluşturulmasına katkı sağlayan hep emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. AKCAN: YEREL TARIMSAL ÜRÜNLER İHRACAT İÇİN DE ÖNEMLİ Gaziantep İhracatçılar Birliği Başkanı Mete Akcan, Gaziantep topraklarında yetişen ürünlerin yalnızca yerel üretim açısından değil, ihracat potansiyeli bakımından da önemli bir değer taşıdığını ifade etti. Akcan, “Bu topraklarda doğan ürünlerin bizlere katkısını çok olduğunu düşünüyoruz. Bunlar aslında ihracat açısından da çok önemli. O yüzden tarıma sahip çıkmamızın öneminin bugün de bir kez daha gördüğümüzü düşünüyorum” açıklamasında bulundu. SEÇKİN: YARINLARIMIZI ÇOCUĞUMUZU DÜŞÜNÜYORSAK TOHUMLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma ve Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Kenan Seçkin, tohumun gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu belirterek tarımsal üretimin insan yaşamının temel ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma çalışmalarının ulusal düzeyde ödüllerle karşılık bulduğuna da değinen Seçkin, şunları kaydetti: “Yarınlarımızı çocuğumuzu düşünüyorsak tohumlarımıza sahip çıkacağız. Bugün dünyanın insanoğlu dünyada üç temeli ihtiyacı vardır. Bunlar olduktan sonra yaşam her zaman devam eder. Birincisi beslenme, ikincisi giyinme, üçüncüsü barınma. Hepsinin temeli tohum ve topraktır. O yüzden bugün burada böyle bir etkinlikte aramızda bulunuyorsunuz. Bize moral ve güç veriyorsunuz. İstanbul'da Altın Pusula yarışmasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi beş ayrı dalda ödüle layık görüldü. Bu gerçekten Fatma Şahin’in liderliğinde onun talimatıyla yaptığımız çalışmalarımızdır. Bir tane şehir markalaşması ve şehir markalaşmasında yerel lezzetle tanıtılması konusu oldu.” ATA TOHUMLARINDAN AKILLI TARIMA 3 GÜNLÜK ŞENLİK Festival Park’ta 22-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen 3’üncü Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği, her yaştan ziyaretçiyi toprağın ve üretimin dünyasıyla buluşturacak. Üç gün boyunca yerel ve ata tohumlarının tanıtılacağı etkinlikte tohum takası, fide dikimi, kompost yapımı, doğa dostu tarım atölyeleri, akıllı tarım uygulamaları, söyleşiler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Çocukların tarımı uygulamalı öğrenmesine olanak sağlayan şenlik, üreticiler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken Gaziantep’in yerel tohum zenginliğinin korunmasına ve sürdürülebilir tarım bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunacak. Açılış programı, protokol üyeleri ve katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesi ve şenlik alanındaki stantların gezilmesi ile son buldu.

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı Haber

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, yöreye özgü Yayla kavunu ile Ata tohumlarından yetiştirilen sebzelerin hasadı gerçekleştirildi. Karabağlar Yaylası’nda düzenlenen hasada Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile beraberindeki teknik ekip katıldı. Menteşe’de yöresel tarım ürünlerinin korunması, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Ata tohumlarının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında hasat gerçekleştirildi. Ata sebzeleri yetiştiricisi Mehmet Yıldız’a ve Yayla kavunu üreticisi Halise Dural’a ait bahçelerde gerçekleştirilen hasatta, Ata tohumlarından elde edilen sebzeler ile Muğla’nın kendine özgü lezzetiyle öne çıkan Yayla kavunları toplandı. Hasada; Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Süreyya Can, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eren Kaçmaz ve teknik personel katıldı. Karabağlar Yaylası’nda Geleneksel Üretim Sürüyor Hasat programında açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü bitki örtüsü, doğal yapısı ve tarımsal üretim kültürüyle Muğla açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Baydar, Karabağlar Yaylası’nın jeomorfolojik yapısı ve Muğla iklimi nedeniyle kış aylarında yoğun yağış aldığını, bazı bölümlerin kısa süreli olarak su altında kaldığını ifade etti. Yaz aylarında ise yaylanın hem üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldığını belirten Baydar, geleneksel üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Koruma altında bulunan Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü “irim”leriyle de dikkat çektiğini belirten Baydar, yağışlı dönemlerde ulaşım yollarının aynı zamanda drenaj kanalı işlevi gördüğünü kaydetti. Yayla Kavunu Susuz Yetiştiriliyor Karabağlar Yaylası başta olmak üzere Düğerek, Ortaköy ve Orhaniye mahallelerinde yaklaşık 400 dekar alanda Yayla kavunu yetiştiriciliği gerçekleştiriliyor. Mayıs ayında toprak tava geldiğinde dikimi yapılan kavunlar, üretim sürecinde sulama yapılmadan yetiştiriliyor. İki kez çapalama ve boğaz doldurma işlemlerinin ardından kavunların hasadı ağustos sonu ile eylül başında gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaşan Yayla kavunları, ağırlıklı olarak kışlık tüketim amacıyla değerlendiriliyor. Sapından koparıldıktan sonra tarlada bir gün bekletilen ve sap kısmı mühürlenen kavunlar pazara sunulabildiği gibi askıya alınarak kış aylarında da tüketilebiliyor. Muğla’nın geleneksel Yayla kavunları; Paris, Pıtraklı ve Hırsız Almaz gibi yerel isimlerle anılıyor. Paris Kavunu Altı mühürlü, dilimli veya dilimsiz düz kışlık tipleri bulunan Paris çeşidi, kendine özgü aroması ve kokusuyla öne çıkıyor. Haziran ayında ekimi yapılan çeşit, uygun koşullarda nisan ayına kadar saklanabiliyor. Uzun süre muhafaza edilebilmesi ve lezzeti nedeniyle üreticiler tarafından tercih ediliyor. Pıtraklı Kavun Karabağlar Yaylası’na özgü geleneksel yerel çeşitlerden biri olan Pıtraklı kavun, kabuğundaki pıtraklı ve dokulu görünümüyle tanınıyor. İnce kabuğu, kendine özgü kokusu ve aromasıyla dikkat çekiyor. Hırsız Almaz Kavunu Yaylanın bereketli topraklarında sulama yapılmadan yetiştirilen Hırsız Almaz çeşidi ise hem kültürel değeri hem de kendine özgü görünümüyle biliniyor. Şekli nedeniyle yörede bu isimle anılan kavunun dış görünümünün aksine iç kısmının oldukça lezzetli olduğu belirtiliyor. Kırkağaç Kavunuyla Ürün Çeşitliliği Artırılıyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen TAKE projeleri kapsamında, TAGEM Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle temin edilen ve yüzde 75 Bakanlık hibesiyle desteklenen Kırkağaç çeşidi kavun tohumları da üreticilerle buluşturuldu. Yuvarlak yapısı, çizgili görünümü, sıkı eti ve tatlı aromasıyla öne çıkan Kırkağaç kavunu, yüksek verimiyle de dikkat çekiyor. Yaklaşık 7-8 kilogram ağırlığa ulaşabilen çeşidin, 1963’ten günümüze Ata Sebzeleri Projesi kapsamında korunan yuvarlak tipinin tamamen yerli ve Ata tohumu niteliğinde olduğu belirtildi. Her türlü toprakta yetiştirilebilen Kırkağaç kavununun, kendi tohumundan yeniden üretilebilmesi ve diğer kavun çeşitlerine göre daha uzun süre dayanabilmesi üreticiler açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ata Sebzeleri Projesiyle 5,5 Milyondan Fazla Fide Üreticiyle Buluşturuldu Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında, 2021 yılında başlatılan ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülen Ata Sebzeleri Projesi kapsamında önemli miktarda üretim gerçekleştirildi. Proje kapsamında 2025 yılına kadar toplam 5 milyon 560 bin adet fide üreticilerle buluşturulurken, Ata Sebzeleri Projeleri için toplam 8 milyon 255 bin TL kaynak ayrıldı. 2026 yılında ise 2 milyon 177 bin TL bütçe ile 200 bin domates, 210 bin biber ve 90 bin patlıcan fidesinin yanı sıra 20 kilogram kavun, 20 kilogram kınalı bamya ve 1 kilogram marul tohumu olmak üzere toplam 500 bin Ata sebze fidesi ve 40 kilogram Ata tohumu, il genelinde 500 üreticiye yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle dağıtıldı. Ata Tohumları Üreticilere Katkı Sağlıyor Ata sebzelerinin yüksek adaptasyon kabiliyeti ve üreticilerin kendi tohumlarını sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi, projenin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Ata tohumlarından elde edilen ürünler ise kendine özgü tat, doku, koku ve aromalarıyla pazarda ilgi görüyor. Muğla’nın sahil ve yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen üretimler sayesinde yaklaşık 9 ay boyunca açıkta sebze üretimi yapılabiliyor. Proje kapsamında üreticilerin daha az tarımsal ilaç ve gübre kullanarak kaliteli ürün elde etmeleri hedefleniyor. Özellikle kadın üreticilerden projeye yönelik olumlu geri dönüşler alındığı ve Ata Sebzeleri Projesi’nin kadın üreticilere istihdam imkânı oluşturduğu ifade edildi. Yem Bitkileri Üretimi de Destekleniyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılında kaba yem ihtiyacının karşılanmasına yönelik yem bitkileri üretim projeleri de hayata geçirildi. Bu kapsamda yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle 100 üreticiye 1000 dekar alanda kullanılmak üzere silajlık mısır tohumu temin edildi. Üretimin yüzde 50’sinden fazlasının damla sulama sistemiyle gerçekleştirilmesi sağlandı. Ayrıca 94 üreticiye 2000 dekar alanda üretim yapılmak üzere sorgum tohumu temin edildi. Hedef Sürdürülebilir Tarım Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yürütülen projelerle üreticilerin desteklenmesi, yerel ve Ata tohumlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. İl Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, “Sürdürülebilir tarım ve çevre bilinciyle üreticimizi destekleyerek üretime katkı sunmak. Üretimin ve emeğin yanındayız.” mesajı verildi.

BM'de COP31 Damgası Haber

BM'de COP31 Damgası

Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği ve başkanlığı, BM 81. Genel Kurulu’na damga vurdu. Genel Kurul haftası kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsündeki görsellerinin bulunduğu “Dünya’nın Geleceği Türkiye’de” başlıklı COP31 tanıtım afişleri Türkevi binasına asıldı. LED ekranlı kamyonetler COP31 tanıtım afişlerini New York sokaklarında dolaştırdı. Türkevi’nin 3 ayrı katında ve Glasshouse’da da Türkiye’nin COP31 çalışmalarına ilişkin 3 boyutlu sergi ve deneyim alanları ile uluslararası kamuoyuna interaktif bilgilendirmeler yapılıyor. BM 81. Genel Kurulu etkinlikleri kapsamında Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği ve başkanlık süreci büyük ilgi görüyor. TÜRKEVİ VE TIMES MEYDANI’NDA COP31 TANITIMI Diplomatik temasların yanı sıra Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini görünür kılmak ve eylem gündemini dünyaya duyurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda New York’ta detaylı bir program hazırlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görsellerinin bulunduğu “Dünya’nın Geleceği Türkiye’de” ve “Dünya İklim İçin Türkiye’de Bir Araya Geliyor” başlıklı COP31 tanıtım afişi Türkevi binasına asıldı. Times Meydanı ve BM güzergahı boyunca dolaşan COP31 temalı giydirilmiş LED ekranlı kamyonlar büyük ilgi gördü. Hafta boyunca giydirilmiş kamyonetler COP31 tanıtım afişlerini New York sokaklarında dolaştırıyor. TÜRKEVİ’NDE COP31 MASKOTU KARŞILIYOR Yine Türkevi’nde Türkiye’nin COP31 çalışmalarına ilişkin sergi ve sunumlar yapılacak. Times Meydanı’nda ebru sanatçısı Garip Ay sunum gerçekleştiriyor. Türkevi’ndeki “Görünmeyeni Görmek, Duyulmayanı Duymak: Bir Gelecek Tasavvuru Olarak SCOPE” temalı sergide yapay zekadan ses ve mapping uygulamalarına, immersive gösterilerden sanat enstalasyonlarına uzanan çok katmanlı bir deneyim sunuluyor. SCOPE (kapsam) başlığı altında gerçekleştirilen COP31 Türkiye sergisinde giriş katta Caretta AI – COP31 Maskotu deneyim alanı ile başlıyor. Sanatçı Gökhan Doğan tarafından geliştirilen Türkiye’nin COP31 maskotu Caretta’nın yapay zeka destekli LED uygulaması ziyaretçilerle etkileşimli deneyim kuruyor. Kaleydoskop – Fotoğraf Alanı’nda ise Türk ebru sanatından geliştirilen görsel içeriklerin kullanıldığı interaktif fotoğraf deneyimi sunuluyor. ÜÇ BOYUTLU ANTALYA EXPO ‘COP31 Alanı 3D Maketi’ kısmında ise yine sanatçı Gökhan Doğan tarafından hazırlanan COP31 alanının üç boyutlu maketi üzerinde gerçekleştirilen mapping uygulamasıyla, Antalya’daki konferans alanının genel yapısı ve deneyimi ziyaretçilere aktarılıyor. Yine giriş katta bulunan COP31 Eylem Gündemi Duvarı’nda ise COP31 Eylem Gündemi, LED ekranlarda hareketli içeriklerle anlatılıyor. LET’S COP – TÜRKİYE’NİN İKLİM YOLCULUĞU 6. katta yer alan Steteskop Alanı’nda ise dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan iklim sorunlarının “sesini dinleme” fikri üzerine kurulu Mehmet Ünal’ın ses ve mapping çalışması yer alıyor. Periskop - DIVE DEEP Alanı’nda konukların deniz ve okyanusların derinliklerine inecekleri; su altı ekosistemlerinde iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla karşılaşacakları deneyim alanı yer alıyor. 7. kattaki Mikroskop Alanı’nda toprak ve tarım üzerindeki iklim baskısı, Gökhan Doğan’ın “Ata Tohumu” enstalasyonu üzerinden ele alınıyor. Aynı kattaki Teleskop Alanı’nda iklim değişikliği, sera gazı salımları ve küresel ısınma gibi küresel ölçekteki konular, teleskop uygulaması üzerinden ziyaretçilere aktarılıyor. Türkevi’ndeki serginin final bölümünde LET’S COP – Türkiye’nin İklim Yolculuğu Alanı’nda Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar geniş bir LED duvar üzerinde anlatılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un uluslararası düzeydeki çalışmalarından görüntüler ile Bakanlığın icraatları sunuluyor. GLASSHOUSE’DA 4 FARKLI ANLATIYLA İKLİM VE DOĞA New York’taki Glasshouse’da da COP31 sürecine ilişkin sergi düzenlendi. Yine giriş alanında Türkiye’nin iklim vizyonu, yürüttüğü çalışmalar ve Aksiyon Ajandası yer alıyor. Serginin merkezinde ise İlhami Atalay’ın “Kuşların Dönüşü – Tavaf” adlı eseri bulunuyor. Milli Saraylar’dan New York’a getirilen eser, kuşların doğadaki kusursuz ve kolektif hareketini, tavafın ortak bir merkez etrafında buluşan ritmiyle bir araya getiriyor. Ekrem Şahin’in fotoğraflarından oluşan “Suyun Sesi” sergisi ise bu kez iklim değişikliğini su üzerinden görünür kılıyor.

Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor    Haber

Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor  

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, bölgenin tarımsal mirasını oluşturan yerel çeşitlerin korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması amacıyla “Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor Projesi”ni sürdürüyor. Proje kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplanan toplam 102 çeşit ata tohumu Yerel Tohum Gen Bankası’nda muhafaza ediliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arasında imzalanan ortak protokol kapsamında yürütülen projeyle, bölgede yetiştirilen ve ekonomik öneme sahip yerel tahıl ve sebze çeşitlerinin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Yerel çeşitlerin toplanması, karakterize edilmesi, tescil süreçlerinin yürütülmesi ve sertifikalı tohum üretiminin ardından yeniden çiftçiye kazandırılmasını kapsayan çalışmalarla ata tohumlarının tarımsal üretimde yaygınlaştırılması amaçlanıyor. TARIM OKULU’NDA YEREL TOHUM GEN BANKASI OLUŞTURULDU Proje kapsamında Tarım Okulu bünyesinde Yerel Tohum Gen Bankası odası oluşturuldu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplanan 102 çeşit ata tohumu burada koruma altına alınırken, yerel çeşitlerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Ticari öneme sahip yerel çeşitlerin standart hale getirilerek bölgede faaliyet gösteren üreticiler tarafından yetiştirilmesi ve üretimin yaygınlaştırılması projenin temel hedefleri arasında bulunuyor. Böylece yerel tohumların yalnızca muhafaza edilmesi değil, yeniden üretim döngüsüne dahil edilerek sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor. 63 ÇEŞİT ANKARA’DA DA KORUMA ALTINA ALINIYOR Yerel Tohum Gen Bankası’nda bulunan çeşitlerden 63’ü ayrıca korunmak üzere Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’ne gönderildi. Böylelikle bölgenin genetik kaynaklarının güvence altına alınmasına yönelik koruma çalışmaları güçlendirildi. Yaşayan ve sürekli gelişen bir çalışma olarak sürdürülen proje kapsamında yeni ata tohumu çeşitlerinin araştırılması, tespit edilmesi ve çoğaltılması devam ediyor. Bölgede yeni yerel çeşitlere ulaşıldıkça bu tohumlar da Yerel Tohum Gen Bankası’na dahil edilerek Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

Ata Tohumları Çeşme’nin Topraklarında Çoğalıyor Haber

Ata Tohumları Çeşme’nin Topraklarında Çoğalıyor

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, ilçeye özgü tarımsal ürünlerin korunması, çoğaltılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Ovacık Mahallesi’ndeki Ata Tohumu Üretim Tarlası’nı ve son hazırlıkları tamamlanan Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi’ni ziyaret eden Başkan Denizli, sürdürülebilir üretim ve yerel üretici desteğinin önemine dikkat çekti Çeşme Belediyesi, ilçenin tarımsal mirasını korumak ve yerel üretimi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, belediye tarafından yürütülen tarımsal üretim çalışmalarını yerinde inceleyerek Ovacık Mahallesi’ndeki Ata Tohumu Üretim Tarlası ile son hazırlıkları tamamlanan Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi’ni ziyaret etti. Ata tohumları Çeşme’nin topraklarında çoğalıyor Ata Tohumu Yaygınlaştırma Projesi kapsamında üretim kapasitesini her geçen yıl artıran Çeşme Belediyesi, 2024 yılında 50 bin adet olan sebze fidesi üretimini 2026 yılında 80 bin adede çıkardı. Ovacık Mahallesi’nde 13 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen üretimde Çeşme kavunu başta olmak üzere domates, biber, patlıcan, acur, yerli karpuz, kınalı bamya, beyaz soğan, yerli susam, yerli nohut ve kara yulaf gibi ürünler yetiştiriliyor. Menemen Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden temin edilen coğrafi işaretli Çeşme Kavunu tohumu da üretim tarlasında çoğaltılarak elde edilen tohumlar yerel üreticilerle paylaşılıyor. Üretim sürecinde münavebe ve biyolojik mücadele yöntemlerinden yararlanılarak doğal dengenin korunması ve pestisit kullanılmadan sağlıklı, güvenilir ürün elde edilmesi hedefleniyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler koruma altına alınıyor Başkan Denizli’nin ziyaret ettiği bir diğer alan olan 650 metrekarelik Tıbbi Aromatik Anaç Bahçesi ise Çeşme’de yetişen tıbbi ve aromatik bitkilerin genetik özelliklerinin korunması, sağlıklı ve kaliteli çoğaltım materyali elde edilmesi ve türlerin devamlılığının sağlanması amacıyla oluşturuldu. Toplam 26 bitki yatağında 36 farklı bitki türünün yer aldığı bahçenin aynı zamanda üreticiler, öğrenciler, araştırmacılar ve ziyaretçiler için uygulamalı eğitim ve bilgi paylaşım alanı olarak hizmet vermesi hedefleniyor. Bahçedeki bitkilerin Türkçe ve Latince adları ile familyalarını içeren tanıtım levhaları da ziyaretçilere rehberlik edecek. Denizli: “Toprağımızın değerlerini geleceğe taşıyoruz” Çeşme’nin yalnızca turizmiyle değil, bereketli toprakları ve kendine özgü tarımsal değerleriyle de önemli bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Başkan Lâl Denizli, şunları söyledi: “Çeşme’mize özgü ürünleri korumak, çoğaltmak ve üreticilerimizle buluşturmak için emek verdiğimiz Ovacık Mahallemizdeki üretim tarlamızı ve son hazırlıklarını tamamladığımız Tıbbi Aromatik Anaç Bahçemizi ziyaret ettik. Ata tohumlarımızdan Çeşme Kavunumuza, tıbbi ve aromatik bitkilerimize kadar toprağımızın bize sunduğu değerleri korumayı çok önemsiyoruz. Yerel üretimi güçlendiren, çiftçilerimizi destekleyen ve bu zenginliği gelecek kuşaklara taşıyan çalışmalarımızı büyüterek sürdüreceğiz.” Çeşme Belediyesi, sürdürülebilir tarım anlayışı doğrultusunda toprağın verimliliğinin korunması, doğal kaynakların bilinçli kullanılması ve yerel çeşitlerin üretimdeki devamlılığının sağlanmasına yönelik çalışmalarına devam edecek

Nilüfer Belediyesi’nden “Hırsız Almaz Kavunu” İçin Coğrafi İşaret Hazırlığı Haber

Nilüfer Belediyesi’nden “Hırsız Almaz Kavunu” İçin Coğrafi İşaret Hazırlığı

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Konaklı Mahallesi’nde kavun hasadına katıldı. Başkan Şadi Özdemir, ata tohumundan yetiştirilen ve “Hırsız Almaz Kavunu” adıyla bilinen ürün için coğrafi işaret başvurusu hazırlıklarına başlandığını söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Konaklı Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlar ve üreticilerle bir araya geldi. Konaklı Mahalle Muhtarı Hasan Tosun ve NİLKOOP Başkanı Resul Tarman ile birlikte tarlaya giren Başkan Şadi Özdemir, “Hırsız Almaz Kavunu” olarak da bilinen kavunun hasadına katıldı. Hasat sırasında konuşan Başkan Şadi Özdemir, bölgenin kavun üretimindeki yerine dikkat çekerek, “Konaklı, Çaylı, Büyükbalıklı ve Karacaoba bölgeleri kavun üretiminde ciddi emek veren bölgeler. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre burada 3 bin 282 dönüm arazide kavun ekiliyor. Üreticinin desteklenmesi ve ürünlerinin daha değerli hale gelmesi için daha örgütlü olmak gerekiyor. O yüzden Konaklı’da bir kooperatif kurduk. Herkesin ürününü kooperatife verdiği, NİLKOOP ve diğer satış noktalarıyla anlaşmalar yapılan örgütlü bir yapı kurmamız lazım” dedi. GEÇMİŞ KUŞAKLARDAN AKTARILAN LEZZET Kavunun adının nereden geldiğini ve neden kıymetli olduğunu da anlatan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kavun çok kıymetli. Bunun bir adı da ‘Hırsız Almaz Kavunu’. Şekli çok güzel olmasa da çok lezzetli bir kavun. Bu da biraz geleneksel yetiştiricilik özelliklerinden geliyor; uzun yıllardır ata tohumu kullanılıyor. Eski kuşaklardan aktarıla aktarıla bugüne geliyor. Coğrafi işaret almak için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bütün Nilüferli ve Bursalı hemşehrilerimize bu kavunu denemelerini tavsiye ederim.” Nilüfer Belediyesi’nin tarım politikalarına de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Üreticinin üretimden vazgeçmeyerek ısrarla üretmesi lazım. Tarımı desteklemeye devam ediyoruz ve her zaman devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki tarımda sürdürülebilirliği sağlayamazsak bu toprakları koruyamayız. İnsanların burada geleceklerini görmesi lazım. Bu bölgede tarıma yatırım yapan genç girişimciler var. Bunun kazançlı olduğunu göstermemiz gerekiyor” diye konuştu. “TARIMI KORUMA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK” Göreve geldikleri günden bu yana gençlerin, kadınların, dezavantajlı grupların ve tarımın kırmızı çizgileri olduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Buraları korumaya çalışıyoruz. Tarımı koruma mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. ‘Nilüfer’in köylüsü Nilüfer’in efendisi olsun’ diye çalışıyoruz. Hemşehrilerimizi Nilüfer’in ürünlerini tüketmeye davet ediyorum” ifadelerini konuştu. NİLÜFER BOSTAN VE KANTİN NİLÜFER’DE SATILACAK Hasadı yapılan Hırsız Almaz Kavunu, NİLKOOP aracılığıyla Nilüfer Bostan ve Kantin Nilüfer satış noktalarında tüketiciyle buluşacak.

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday! Haber

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday!

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan, düzenlediği basın toplantısıyla yeni dönem borsa vizyonunu ve başkan adaylığını açıkladı. "Birlikte Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik. Şimdi Bu Gücü Üreticilerimizin ve Tüccarlarımızın Kazancına Dönüştürme Zamanı" mesajı veren Zeydan, yeni dönemin en büyük projesi olan "Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü" müjdesini paylaştı. ETB Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, üreticiler, tüccarlar, sanayiciler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda Ömer Zeydan; geçmiş dönemde tamamlanan dev yatırımları, borsanın finansal büyümesini, bölgesel hizmet ağını ve geleceğe yön verecek stratejik hedeflerini kamuoyuna duyurdu. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda yaşadığı zorlu sağlık/hayat sürecine ve bu süreçte kendisine destek veren hemşehrilerine teşekkür ederek başlayan Ömer Zeydan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Bugün sizlerle yalnızca bir adaylık kararını paylaşmak için değil; Eskişehir tarımının ve ticaretinin geleceğine dair inandığımız yeni vizyonu paylaşmak için bir aradayız. Hayatım boyunca üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya gayret ettim. Eskişehir Ticaret Borsası çatısı altında görev yaptığım her günü, bu şehre ve üyelerimize hizmet etmenin büyük bir sorumluluğu ve onuru olarak gördüm. Bu süreçte yalnızca Eskişehir Ticaret Borsasında değil; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Borsalar Konseyi Üyeliği, Ulusal Hububat Konseyi Meclis Üyeliği, BEBKA Kalkınma Kurulu Başkanlığı ve Anadolu ÜPAK Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli görevlerde de Eskişehir’imizi temsil etme sorumluluğunu üstlendim. Ancak benim için en büyük unvan; üyelerimizin, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin güvenini kazanmış olmaktır. En Büyük Gücümüz Birlik ve Güven Oldu Geçtiğimiz aylarda hayatımın en zorlu dönemlerinden birini yaşadım. Bu süreçte gösterdiğiniz ilgi, dualarınız, geçmiş olsun dilekleriniz ve samimi desteğiniz bana yalnız olmadığımı bir kez daha hissettirdi. Her telefon, her mesaj ve her ziyaret bana sadece moral vermedi; aynı zamanda Eskişehir’e hizmet etme sorumluluğumu daha da güçlendirdi. Bu vesileyle şahsıma ve aileme gösterdiğiniz tüm destek için gönülden teşekkür ediyorum. Bugün sizlerin karşısına yalnızca yeniden aday olmak için değil; bana duyduğunuz güvene layık olmak ve bu şehre olan hizmet yolculuğumu aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmek için yeniden huzurlarınızdayım. Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik Göreve ilk geldiğimizde hedefimiz; güçlü, güvenilir, kurumsal ve geleceğe hazırlanan bir Ticaret Borsası oluşturmaktı. Yönetim Kurulumuz, Meclisimiz, çalışma arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte bu hedef doğrultusunda önemli yatırımları hayata geçirdik: Organize Sanayi Bölgesinde modern depolama yatırımlarını gerçekleştirdik. Elektronik satış sistemlerini hayata geçirerek tarımsal ticarette dijitalleşmenin, şeffaflığın ve hızlı ticaretin önünü açtık. “ETB Mobil Borsam” uygulamasını hayata geçirerek üyelerimizin piyasa fiyatlarına ve Borsa hizmetlerine dijital ortamdan daha hızlı ulaşmasını sağladık. Laboratuvar altyapımızı yeni teknolojiler ve uzman kadrolarla güçlendirdik; Özel İstek Laboratuvarımızı hizmete açtık ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar statüsüne ulaşarak ürünlerimizin analiz, kalite ve sınıflandırma kapasitesini geliştirdik. Seyitgazi ve Alpu’da irtibat bürolarımızı kurduk; Beylikova’da Borsamıza kalıcı bir yerleşke kazandırdık. Çifteler ve Sivrihisar’daki altyapımızı güçlendirerek hizmet ağımızı ilçelerimize yaydık. Yeni tesisler ve teknik altyapılar kazandırdık. Borsamızın mali yapısını ve öz kaynaklarını önemli ölçüde güçlendirdik. Eskişehir’in uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern mezbaha yatırımının hayata geçirilmesi sürecinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesiyle yakın istişare içerisinde çalışarak projenin şehrimize kazandırılması için önemli katkılar sunduk. TOBB başta olmak üzere ulusal kurum ve kuruluşlardaki görev ve çalışmalarımızla Eskişehirli üreticimizin, tüccarımızın ve sanayicimizin sesini Türkiye’nin karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil ettik. Uluslararası temas ve iş birlikleriyle dünyadaki gelişmeleri ve iyi uygulamaları yakından takip ederek Borsamızın temsil gücünü artırdık. Elbette bu hizmet yolculuğu bizimle başlamadı. Görevi devraldığımız kıymetli başkanlarımızın ve yönetimlerimizin bizlere teslim ettiği hizmet bayrağını, onların emeklerine ve Borsamızın kurumsal birikimine sahip çıkarak daha ileriye taşıdık. Eskişehir Ticaret Borsasının bugün ulaştığı güçlü yapı, geçmişten bugüne bu kuruma emek veren herkesin ortak eseridir. Bugün Eskişehir Ticaret Borsası; güçlü mali yapısı, teknolojik ve kurumsal altyapısı, ilçelerimize ulaşan hizmet ağı ve ulusal düzeydeki temsil gücüyle Türkiye’nin örnek Ticaret Borsalarından biri olma yolunda önemli bir mesafe katetmiştir. Bu başarı hiçbir zaman tek bir kişiye ait olmadı. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, çalışma arkadaşlarımızın, üyelerimizin ve tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin eseridir. Her zaman söylediğim gibi: “Ben yaptım” değil, “Biz başardık.” Şimdi Yeni Bir Dönem Başlıyor İlk günden itibaren kurumumuzu güçlendirdik. Yeni dönem, geçmişi tekrar eden değil; ilk günden itibaren birlikte oluşturduğumuz güçlü kurumsal yapıyı üyelerimize daha fazla değer üreten kalıcı bir mirasa dönüştürme dönemi olacaktır. Artık yeni hedefimiz, bu güçlü kurumsal yapıyı üyelerimiz için daha fazla katma değer üreten bir yapıya dönüştürmektir. Çünkü güçlü bir Borsa tek başına yeterli değildir. Üreticilerimizin daha fazla kazanması gerekir. Tüccarlarımızın ticaretini daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli yapabilmesi gerekir. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir ürün tedarik altyapısını daha da güçlendirmemiz gerekir. Eskişehir tarımının teknolojiyle, bilgiyle ve katma değerle büyümesi gerekir. İşte yeni dönemde bütün enerjimizi bu hedefe yönlendireceğiz. Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana mali disiplini esas alan yönetim anlayışımız sayesinde Borsamızın öz kaynaklarını yaklaşık 40 kat artırmayı başardık. Bu güçlü mali yapı, bugün bizlere Eskişehir’in geleceğine yatırım yapabilecek imkânı sunmaktadır. Artık hedefimiz; yıllar içinde oluşturduğumuz bu kurumsal gücü ve mali birikimi, Eskişehir’e uzun yıllar hizmet edecek Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü'ne dönüştürmektir. Yeni dönemin en önemli projesi, Eskişehir’e kazandırmayı hedeflediğimiz bu kampüs olacaktır. Bu proje yalnızca yeni bir hizmet binası değil; üretimin, ticaretin, bilginin ve bereketin buluştuğu yaşayan bir merkez olacaktır. Bu kampüs: Lisanslı depoculuk sistemini, Elektronik satış altyapısını, Uluslararası standartlarda akredite ürün analiz laboratuvarlarını, Mevcut meslek gruplarımızın ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel binalar ve işleme alanlarını, Modern Canlı Hayvan Borsası hizmetlerini, Ata Tohumu Koruma ve Geliştirme Merkezini, Tarımsal Ar-Ge ve verimlilik çalışmalarını, Üniversite ve kamu iş birliklerini, Devlet destekleri ve proje danışmanlığını, Eğitim ve dijital dönüşüm programlarını aynı çatı altında buluşturan yaşayan bir üretim ve ticaret merkezi olacaktır. Bu hedef doğrultusunda yeni yerleşke için uygun alanların belirlenmesine yönelik çalışmalar 2025 yılından itibaren başlatılmış; ilgili kurumlarla yatırım planlamaları ve yer tahsisi konusunda görüşmelerimiz yapıcı bir anlayışla sürdürülmektedir. Hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; Eskişehir tarımını geleceğin koşullarına hazırlayan, değişime uyum sağlayan ve Türkiye’ye örnek olacak bir merkez oluşturmaktır. Hedefimiz Daha Üretken Bir Eskişehir İstiyoruz ki; Eskişehirli üretici daha çok kazansın. Eskişehirli tüccar daha güçlü rekabet edebilsin. Sanayicimiz ihtiyaç duyduğu kaliteli ürüne daha kolay ulaşabilsin. Gençler tarımı geleceğin mesleği olarak görsün ve tarımsal girişimcilik teşviklerle desteklensin. Kadın üreticilerimiz daha fazla desteklensin. Üniversitelerimizle bilgi üreten, sanayimizle katma değer oluşturan güçlü iş birlikleri kurulsun. Eskişehir yalnızca üretim yapan değil, tarım ticaretine yön veren şehirlerden biri olsun. Birlikte Geleceğe Eskişehir Ticaret Borsası büyük bir ailedir. Farklı düşüncelerimiz, farklı meslek gruplarımız ve farklı beklentilerimiz olabilir; ancak hepimizin ortak paydası Borsamızın ve Eskişehir’in geleceğidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil birleştirmek; yalnızca bize destek verenlerin değil, bütün üyelerimizin sesi olmak esastır. Seçimler gelip geçer; kurumlar, dostluklar ve birlikte çalışma kültürü kalır. Yeni dönemde de kapımız, fikri ve tercihi ne olursa olsun bütün üyelerimize açık olacaktır. Bugüne kadar ortak akla inandık. İstişare kültüründen hiç vazgeçmedik. Şeffaflığı, katılımcılığı ve hesap verebilirliği yönetim anlayışımızın temel ilkeleri olarak benimsedik. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum ki ilk günden itibaren Eskişehir Ticaret Borsasını birlikte güçlendirdik. Bu yeni dönemde ise hedefimiz, bu gücü Eskişehirli üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin daha fazla kazanacağı; Eskişehir tarımının daha köklü yarınlara taşınacağı kalıcı projelere dönüştürmektir. Çünkü; Güçlü Borsa, Güçlü Üretici... Güçlü Üretici, Güçlü Eskişehir demektir. Bugün sizlerden yalnızca destek istemiyorum. Sizleri, Eskişehir tarımının ve ticaretinin yeni dönemini birlikte inşa etmeye davet ediyorum.''

5 Bin Yıllık Kavılca Buğdayında Rekor Hasat! Haber

5 Bin Yıllık Kavılca Buğdayında Rekor Hasat!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Anadolu’nun kadim tarımsal mirasını yaşatmak için yürüttüğü çalışmalarda önemli bir başarıya imza attı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, ata tohumlarının korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ekimi gerçekleştirilen Kavılca buğdayında hasat başarıyla tamamlandı. Hasat programına katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu’nun binlerce yıllık tarımsal mirasını yeniden Eskişehir’in bereketli topraklarıyla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Çalışmalar kapsamında Kars’tan temin edilen yaklaşık 2 bin kilogram Kavılca buğdayı tohumu, 24 Ekim 2025 tarihinde Süpüren Mahallesi’nde 11 dekar, Yusuflar Mahallesi’nde ise 63 dekar olmak üzere toplam 73 dekarlık alana ekildi. Ekimden hasada kadar titizlikle takip edilen üretim sürecinin sonunda yaklaşık 17 ton Kavılca buğdayı elde edildi. Elde edilen yüksek verim, ata tohumu niteliğindeki Kavılca buğdayının Eskişehir’in iklim ve toprak koşullarına başarıyla uyum sağladığını ortaya koyarken, genetik mirasın korunması ve sürdürülebilir tarım anlayışı doğrultusunda yeniden üretime kazandırılması açısından da önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip Kavılca buğdayı, Eskişehir’in tarihî ve kültürel değerlerinden biri olan Küllüoba Ekmeği’nin en önemli hammaddeleri arasında yer alıyor. Hasadı gerçekleştirilen ürünün bir bölümü Küllüoba Ekmeği üretiminde kullanılacak, bir bölümü ise gelecek yıllardaki ekilişlerde değerlendirilmek üzere tohumluk olarak ayrılacak. Böylece hem ata tohumlarının çoğaltılması hem de gelecek nesillere aktarılması sağlanırken, Kavılca buğdayı üretiminin yaygınlaştırılması yönünde de önemli bir adım atılmış olacak. Hasat sonrasında tarlalarda kalan saplar da ekonomiye kazandırılacak. Balya haline getirilecek samanlar, aktif hayvancılık yapan yetiştiricilerin yem ihtiyacına destek olmak amacıyla değerlendirilecek. Böylece üretimin her aşamasında katma değer oluşturularak tarımsal kaynakların verimli kullanılması sağlanacak. Hasat programında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, şunları söyledi: “Yaklaşık 5 bin yıl önce bu topraklarda yetişen, Anadolu’nun kadim mirası Kavılca buğdayının tohumlarını yeniden Eskişehir’in bereketli topraklarıyla buluşturduk. Önce tohumu toprağa emanet ettik. Ardından yeşerip başağa duruşuna tanıklık ettik. Şimdi ise büyük bir mutlulukla hasadını gerçekleştirdik. Toprağımızdan aldığımız bu kadim buğdayı, geçmişten günümüze uzanan Küllüoba Ekmeğimizin üretiminde kullanacağız. Binlerce yıllık bir mirası yeniden canlandırıyor; kendi arazilerimizde emeğimiz ve toprağımızın bereketiyle geleceğe taşıyoruz. Çünkü bu yalnızca bir buğdayın değil, geçmişten bugüne şehrimizin kadim tarihinin yeniden filizlenmesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.