Hava Durumu

#Atık Yönetimi

Kırsal Haber - Atık Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31 Öncesi Sıfır Atık İçin Küresel Diyalog İstanbul’da Başladı Haber

COP31 Öncesi Sıfır Atık İçin Küresel Diyalog İstanbul’da Başladı

Türkiye’nin COP31 hazırlıkları sürerken, Sıfır Atık için 2. SWAP Küresel Diyaloğu İstanbul’da başladı. Uluslararası buluşmada, şehirlerin sıfır atığa geçişi, sürdürülebilir finansman ve döngüsel ekonomi uygulamaları ele alınıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından duyurulan Sıfır Atık için 2. SWAP Küresel Diyaloğu, 19 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da başladı. Etkinlikte, sürdürülebilir finansman mekanizmalarının şehirlerin sıfır atığa geçişini nasıl hızlandırabileceği ve çevre kirliliğinin önlenmesine sağlayabileceği katkılar değerlendiriliyor. Sürdürülebilir finansman ve döngüsel ekonomi gündemde Uluslararası diyalog kapsamında sıfır atık planlaması, kamu-özel sektör ortaklıkları, yenilikçi atık yönetimi çözümleri ve sürdürülebilir finansman modelleri öne çıkıyor. SWAP girişimi, şehirler arasında deneyim paylaşımını ve uygulamaya yönelik iş birliğini güçlendirerek döngüsel ekonomiye geçişi desteklemeyi amaçlıyor. Yerel düzeyde geliştirilen sıfır atık uygulamalarının küresel çevre ve iklim hedefleriyle bütünleştirilmesi de etkinliğin öncelikleri arasında yer alıyor. Kocaeli’nin de aralarında bulunduğu beş pilot şehir buluştu Etkinlik, SWAP kapsamında belirlenen beş pilot şehrin temsilcilerini İstanbul’da bir araya getiriyor. Türkiye’den Kocaeli’nin yanı sıra Tunus’tan Tunus, Sierra Leone’den Freetown, Uruguay’dan Büyük Montevideo ve Çin’den Tianjin etkinliğe katılıyor. Bosna Hersek, Gürcistan ve Özbekistan’dan katılımcıların da yer aldığı buluşmada, farklı şehirlerde uygulanan sıfır atık yaklaşımları ve atık yönetiminde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri değerlendiriliyor. COP31 öncesi uluslararası iş birliği vurgusu Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte düzenlenen küresel diyalog, yerel atık yönetimi politikaları ile uluslararası iklim hedefleri arasındaki bağlantıyı gündeme taşıyor. Etkinlikte, farklı şehirlerde uygulanabilecek ve yaygınlaştırılabilecek sıfır atık çözümlerinin paylaşılması, uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi ve iklim eylemini destekleyen finansman yaklaşımlarının değerlendirilmesi amaçlanıyor. İstanbul’daki buluşma, sürdürülebilir şehirler ve döngüsel ekonomi alanında geliştirilen uygulamaların uluslararası ölçekte paylaşılması açısından önemli bir platform oluşturuyor.

Gaziantep’te Sağlıklı Kentler Zirvesi Haber

Gaziantep’te Sağlıklı Kentler Zirvesi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 46. Olağan Meclis Toplantısı ve “Sağlıklı Kentlerde Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi” programı başladı. 16-17 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen organizasyonda iklim krizi, sürdürülebilir kentleşme, geri dönüşüm, atık yönetimi ve çevresel yatırımların finansmanı ele alınıyor. Gaziantep, Türkiye’nin dört bir yanından yerel yönetim temsilcilerini çevre ve sürdürülebilirlik gündeminde buluşturdu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Gaziantep Vali Yardımcısı Dr. Oktay Kaya katıldı. Programın açılışında sağlıklı, sürdürülebilir ve afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasına yönelik çalışmalar değerlendirilirken, belediyeler ile sanayi arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve atıkların ekonomik değere dönüştürülmesi ön plana çıktı. Fatma Şahin: Atıklar ekonomiye kazandırılmalı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehirlerde çevresel sorunların çözümü için bilimsel yöntemlerin ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Şehrin altyapı sorunlarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, çamur sorununun çözümü için Kocaeli ve Bursa’daki uygulamaları incelediklerini, kuraklık eylem planı üzerinde de çalıştıklarını söyledi. Atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulayan Şahin, belediyeler ile sanayi arasında kalıcı iş birlikleri kurulmasının önemini dile getirdi. Şahin, atık ısı ve enerjinin birlikte değerlendirilmesi, arıtılmış suyun yeniden kullanımının yaygınlaştırılması ve belediyelerle sanayi arasında sürdürülebilir iş birliği platformlarının oluşturulmasının toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını ifade etti. Geri dönüşümde hedef yüzde 60 Cumhurbaşkanının 2053 sıfır emisyon hedefi ve Sıfır Atık Projesi’ne değinen Fatma Şahin, Gaziantep’te geri dönüşüm oranını yüzde 15’ten yüzde 30’a çıkardıklarını belirterek yeni hedeflerinin yüzde 60 seviyesine ulaşmak olduğunu açıkladı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin iklim kriziyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmaları da sunumla anlatan Şahin, dirençli şehirlerin oluşturulması, afetlere hazırlık, öngörü belediyeciliği ve yeşil şehir hedefleri doğrultusunda hayata geçirilen projeler hakkında bilgi verdi. Şahin, atıkların ekonomik değere dönüştürülmesi, enerji kaynaklarının verimli kullanılması ve arıtılmış suyun yeniden değerlendirilmesi için belediyeler ile sanayinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Cemil Tugay: İklim krizi insan faaliyetlerinin sonucu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim krizinin giderek ağırlaşan etkilerine dikkat çekti. İklim krizinin insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıktığını belirten Tugay, bireylerin, yerel yönetimlerin, merkezi yönetimin ve kamu kurumlarının bu süreçteki sorumluluklarını değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Yanlış politikaların ve zamanında alınmayan önlemlerin ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Tugay, iklim krizi karşısında daha etkili ve ortak politikalar geliştirilmesinin önemini vurguladı. “Kentlerin çevre ve insan sağlığı açısından yönetimi hayati önemde” Türkiye’de kırsal nüfusun azalmasıyla kentlerde kontrolsüz ve hızlı büyüme yaşanabildiğine işaret eden Cemil Tugay, şehir planlamasının insan ve çevre sağlığı açısından kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Hava kirliliği, trafik sorunları ve yeşil alanlara erişimde yaşanan yetersizliklerin kent sakinlerinin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini kaydeden Tugay, sağlıklı kentler oluşturmak için çevresel koşulların iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Atık yönetiminin yalnızca teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda bilinç ve kültür meselesi olduğunu dile getiren Tugay, atık miktarının azaltılması ve oluşan atıkların doğru yöntemlerle yönetilmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğinin siyaset üstü bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini belirten Tugay, üye sayısını artırarak Türkiye’nin dört bir yanında ortak çalışmalar yürütmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bursa’dan afetlere karşı dirençli kentler vurgusu Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Türkiye’de şehirlerin hızlı ve belirli bölgelerde yoğunlaşan bir büyüme sürecinden geçtiğini belirtti. Bu durumun şehir planlamasında yeni yaklaşımları gerekli kıldığını ifade eden Biba, afet risklerinin belediyelerin çalışmalarında öncelikli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Biba, bu kapsamda Afetlere Karşı Dirençli Kentler Beyannamesi oluşturduklarını belirterek altyapı, üstyapı ve sosyal projelerde afetlere hazırlığın öncelik sıralamasına alınacağını aktardı. Yeni projelerin yalnızca günlük ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Biba, park, yol ve köprü gibi yatırımların gerektiğinde afet toplanma alanı olarak da kullanılabilecek şekilde planlanmasının önemine işaret etti. Gaziantep’te düzenlenen toplantıya teşekkür Gaziantep Vali Yardımcısı Dr. Oktay Kaya, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Meclis Toplantısı ve programın Gaziantep’te düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kaya, organizasyonda emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere katkı sunanlara teşekkür etti. Döngüsel ekonomi ve atık yönetimi paneli gerçekleştirildi Açılış konuşmalarının ardından programın ilk oturumunda “Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi” konusu ele alındı. Prof. Dr. Feza Örüç’ün moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Prof. Dr. Güray Çelik ve Doç. Dr. Özge Kozal panelist olarak yer aldı. 16-17 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen program kapsamında sürdürülebilir kentleşme, çevresel dönüşüm, atıkların yeniden değerlendirilmesi ve bu alanlardaki yatırımların finansmanı üzerine görüş alışverişinde bulunuluyor. Toplantının, yerel yönetimler arasında çevre politikaları ve sağlıklı kentlerin geleceğine yönelik iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Hayvancılık İşletmelerinde 5 Sınıflı Dönem Haber

Hayvancılık İşletmelerinde 5 Sınıflı Dönem

Tarım ve Orman Bakanlığının yeni yönetmeliğiyle sığır, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan işletmeler A, B, C, D ve E olmak üzere beş sınıfa ayrılacak. Mevcut işletmeler bir yıl içinde sınıflandırılacak, denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için ise 30 gün süre verilecek. Hayvancılık işletmelerinin fiziki altyapı ve biyogüvenlik şartlarını esas alan yeni sınıflandırma sistemi yürürlüğe girdi. Hayvancılık İşletmelerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında işletmeler, belirlenen asgari koşulları karşılama durumlarına göre A’dan E’ye kadar sınıflandırılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kayıtlı sığır, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapılan işletmeler, il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerince yerinde incelenecek. Yapılan değerlendirme sonucunda belirlenen işletme sınıfı Bakanlık veri tabanına kaydedilecek ve işletmeye ait belgelerde sınıflandırma harfine yer verilecek. İşletmelerin sınıfını hangi şartlar belirleyecek? Yönetmelikte sınıflandırma, işletmelerin fiziki altyapısı ve biyogüvenlik koşulları üzerinden kademeli olarak düzenlendi. Her sınıfta, bir önceki sınıf için aranan şartlara ek koşullar getirildi. D sınıfı, işletmeler için belirlenen asgari fiziki ve hijyenik şartları içerirken bu koşulları karşılayamayan işletmeler E sınıfında değerlendirilecek. C, B ve A sınıflarına geçildikçe altyapı, hayvan sağlığı, biyogüvenlik ve kayıt sistemlerine ilişkin yükümlülükler genişleyecek. D sınıfı: Temel altyapı ve hijyen koşulları D sınıfındaki işletmelerde hayvancılık faaliyetinin bağımsız ve sınırları belirli bir alanda yürütülmesi gerekiyor. Hayvan bakımında kullanılan ekipmanların düzenli dezenfekte edilmesi ve başka işletmelerle paylaşılmaması da şartlar arasında bulunuyor. İşletmelerde yem depolama alanı, temizlenebilir yemlik ve suluk, aydınlatma gereçleri ve hayvan refahını sağlayacak asgari havalandırma yapıları bulunması gerekiyor. Hayvanların bulunduğu alana girecek kişilerin ayakkabılarını dezenfekte edebilecek düzeneklerin de kurulması öngörülüyor. Koyun ve keçi yetiştirilen işletmelerde koç veya teke bölmesi ile kuzu veya oğlak bölmesi aranıyor. C sınıfı: Atık yönetimi ve hayvan kontrol ekipmanları C sınıfı işletmelerin D sınıfındaki şartları karşılamasının yanı sıra hayvan girişini engelleyecek şekilde çit, duvar veya benzeri malzemelerle çevrilmesi gerekiyor. Bu sınıfta otomatik suluk, aşı yolu veya kilit sistemi, canlı hayvan kantarı ve sabit ya da hareketli rampa bulunması öngörülüyor. Sığır ve manda yetiştirilen işletmelerde hayvanların güvenli biçimde sabitlenmesini sağlayan zapturapt ünitesi de aranıyor. Hayvansal atıklar dâhil işletmede oluşan atıkların ilgili mevzuata uygun şekilde toplanması ve yönetilmesi, veteriner sağlık ürünlerinin uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve kemirgenlerle mücadele düzeneklerinin bulundurulması da C sınıfının koşulları arasında yer alıyor. B sınıfı: Hastalıktan ari olma ve sıkı biyogüvenlik B sınıfındaki işletmelerin, C sınıfı için belirlenen koşullara ek olarak Bakanlıkça belirlenen hastalıklardan ari olduğunu gösteren sağlık sertifikasına sahip olması gerekiyor. İşletmeye giren araç ve ziyaretçilerin kayıt altına alınması, kontrolsüz giriş çıkışların engellenmesi ve araçların giriş-çıkışlarında temizlenip dezenfekte edilmesi öngörülüyor. Hayvanların bulunduğu alanlarda el ve ayak dezenfeksiyonu ile koruyucu kıyafet kullanımına yönelik düzenekler de bulunmalı. Yeni getirilen hayvanların diğerlerinden ayrı tutulacağı karantina alanı, doğumhane ve buzağı bölmesi veya kulübesi gibi düzenlemelerin yanı sıra jeneratör ya da alternatif güç kaynağı da bu sınıfın şartları arasında bulunuyor. Sütü piyasaya arz eden işletmelerde sağım sistemi ve süt soğutma tankı aranıyor. Koyun ve keçi yetiştirilen işletmelerde ise ayak banyosu, kırkım odası ve antiparaziter uygulama ünitesi bulunması gerekiyor. Mera kullanan işletmelerin sürüye özel tahsis edilmiş meraları kullanması ve göçer hayvancılık yapmaması şartı da getiriliyor. A sınıfı: Veteriner hekim ve bilgisayar destekli sürü yönetimi A sınıfı işletmelerin B sınıfındaki bütün şartları karşılaması ve bunlara ek olarak daha kapsamlı biyogüvenlik ve kayıt sistemlerine sahip olması gerekiyor. İşletmede veteriner hekim çalıştırılması, hayvan sağlığı hizmetlerinin veteriner hekimin veya sorumluluğundaki yardımcı sağlık personelinin kontrolünde yürütülmesi ve veteriner tıbbi ürün temin izninin bulunması öngörülüyor. Araç giriş ve çıkışları için dezenfeksiyon tüneli, ziyaretçiler için dezenfeksiyon kabini, tüm bölümlere yönelik biyogüvenlik prosedürleri ve yazılı atık yönetim planı bu sınıfın şartları arasında yer alıyor. Vektörle mücadele planı, acil durum planı, sağım hijyeni talimatları ve işletmenin yerleşim haritası da hazırlanması gereken unsurlar arasında bulunuyor. Ayrıca hayvanların kimlik ve soy bilgileri ile sağlık, üreme, besleme ve verim kayıtlarının tutulduğu, raporlandığı, depolandığı ve yedeklendiği bilgisayar destekli sürü yönetim sisteminin bulunması gerekiyor. E sınıfı: Asgari şartları karşılamayan işletmeler D sınıfı için belirlenen asgari koşulları sağlayamayan işletmeler E sınıfına dâhil edilecek. Böylece sınıflandırma sisteminin en alt kategorisini, yönetmelikte belirtilen temel fiziki ve biyogüvenlik şartlarını karşılamayan tesisler oluşturacak. Eksiklikler için 30 gün süre verilecek Yönetmelik, işletmelerin sınıflarına ilişkin denetim ve güncelleme sürecini de düzenliyor. İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri, gerekli gördükleri durumlarda işletmeleri fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşulları yönünden denetleyebilecek. Denetim sırasında mevcut sınıfının şartlarını karşılamadığı belirlenen işletmelerde eksiklikler tutanak altına alınacak ve bunların giderilmesi için 30 gün süre verilecek. Belirtilen süre içinde eksikliklerini gidermeyen işletmeler, şartlarını sağladıkları en yüksek sınıfa dâhil edilecek. İşletmenin sınıfı değiştiğinde Bakanlık veri tabanındaki kayıtları da güncellenecek. Mevcut işletmeler bir yıl içinde sınıflandırılacak Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte Bakanlık veri tabanına kayıtlı ve faal olan hayvancılık işletmelerinin bir yıl içinde sınıflandırılması öngörülüyor. Yönetmelik yayımlanmadan önce kurulmuş ve Bakanlık veri tabanına kayıtlı olduğu hâlde faaliyetlerine ara vermiş veya faaliyetlerini sonlandırmış işletmeler ise yeniden faaliyete başladıklarında sınıflandırılacak. İşletmelerin fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarında sonradan değişiklik meydana gelmesi durumunda, işletme sahibinin veya işletmecinin başvurusu üzerine yerinde inceleme yapılabilecek ve sınıf yeniden belirlenecek. Yeni düzenlemeyle hayvancılık işletmelerinin altyapı ve biyogüvenlik koşulları ortak kriterler üzerinden değerlendirilecek; sınıflandırma bilgileri Bakanlık veri tabanına işlenerek işletme kayıtlarında yer alacak.

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması Haber

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğinde yürütülen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında Yeşil Dönüşüm Kampı düzenlendi. Kadın üreticilerin dijital dönüşüm altyapılarını güçlendirmek amacıyla bilgisayar desteği sağlandı. Kadının emeğini teknolojiyle, üretimini sürdürülebilirlikle ve girişimciliğini geleceğin fırsatlarıyla buluşturmayı amaçlayan Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve Diyarbakır olmak üzere 9 ilden 30 kadın kooperatifi ve 374 kadın girişimci, Gaziantep’te düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı’nda bir araya geldi. Seyr-i Antep Gençlik Kampı’nda düzenlenen törende, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin kadın girişimcilerle bir araya gelerek tecrübe paylaşımında bulundu. Program kapsamında bilgisayarların dağıtımı da gerçekleştirildi. KAMP BİLGİ VE DENEYİM PAYLAŞIMINI SAĞLAYACAK Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki kadın kooperatiflerinin yeşil dönüşüm süreçlerine uyumunu güçlendirmek amacıyla geliştirilen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı, 6-8 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştiriliyor. Kamp, bölgedeki kadın kooperatifleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken sürdürülebilir üretim kapasitelerinin geliştirilmesine de katkı sunuyor. Kadın girişimcileri hedefleyen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi ile kadınların yeşil dönüşüme uyumunun artırılması, çevre dostu üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve ekonomik sürdürülebilirliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bölgedeki kadın kooperatiflerinin enerji verimliliği, atık yönetimi, su tasarrufu, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve markalaşma alanlarındaki kapasitelerinin geliştirilmesini hedefleyen proje kapsamında eğitim, mentorluk ve uygulamalı destekler sunuluyor. KATILIMCILAR TEORİK BİLGİYİ ÜRETİM SÜREÇLERİNDE DENEYİMLEME FIRSATI SUNULACAK Üç gün süren Yeşil Dönüşüm Kampı’nda katılımcıların teorik bilgilerin yanı sıra çevre dostu uygulamaları günlük yaşamda ve üretim süreçlerinde deneyimlemelerine imkan sağlanıyor. Kamp kapsamında ev içi enerji tasarrufu, kompost, geri dönüşüm, atıksız mutfak ve su yönetimi başlıklarında deneyim atölyeleri düzenleniyor. Bunun yanı sıra sosyal etki eğitimi, şehir gezisi, sosyal ve kültürel etkinlikler ile nefes ve motivasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. ŞAHİN: ÇOK BÜYÜK ORTAK SORUNLARIMIZ VAR VE ORTAK ÇÖZÜM ÜRETMEMİZ GEREKİYOR Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi’nin doğayla dost olmayı esas aldığını belirterek şunları söyledi: “Gökyüzünü korumak, toprağı, suyu, havayı korumaktır, insanımızı korumaktır. Kediyi, köpeği, uçan kuşu korumaktır. İnsan kendi eliyle o doğanın bütün güzelliklerini bozmaya çalıştığında karşımızda kocaman bir sorun oluyor. Küresel ısınma bir sorun. Buzulların erimesi bir sorun. Şu anda yaşadığımız süper hücre bir sorun. Yaşanan bu dünyada çok büyük ortak sorunlarımız var ve ortak çözüm üretmemiz gerekiyor. Kooperatifçilik disiplin, eğitim, vizyon ister. Dünyaya bakış ister. Geleneksel yapıyı geleceğe taşımak ister. Teknolojiyi kullanma, markalaşma ister. Bunların sürdürülebilirliğini döngüsel sistemi sağlayamadığınız zaman dilek ve temenni oluyor.” KENDİ KENDİMİZE YETMEMİZ LAZIM Kooperatifçilikte iyi örneklerin çoğaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Fatma Şahin, konuşmasını şu ifadelerle tamamlandı: “Kendi kendimize yetmemiz lazım. En önemli başlık ‘Yeşil Ekonomi’. Bugün otuz arkadaşımız ‘Ben kooperatiflerimi kurdum. Güneydoğu yeşil kadın inisiyatifinde de buradayım’ diyorsa bu bir başar hikayesi. Bu muhteşem bir başarı. Tecrübe çok önemli. Ayakta kalmak çok mühim. Kendi kendimize yetmemiz çok önemli. Aile bazlı bakışımız çok önemli. Biz kadına erkeğe birbirine rakip yapamayız. Bizim medeniyet kodlarımız toparlayıcıdır. Birleştiricidir. Sevgi ve muhabbettir.” MARAL: BİZ BU ÇALIŞMAYI BİR PİLOT VERSİYON OLARAK GÖRÜYORUZ GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Hasan Maral ise programda yaptığı konuşmada, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen projenin önemli amaçlar taşıdığını belirterek Başkan Şahin’in süreçte yer almasının kendilerine cesaret verdiğini aktardı ve şunları söyledi: “Bu bölge, buğdayın evcilleştiği, dünyaya yayıldığı yer. Başından beri bu sürecin içerisinde kadın emeği hep oldu. Kadınlar bu buğdayı ekti, hasat etti ve günümüze kadar taşınan bir süreç oluştu. Bu bölge dünyaya büyük dönüşümü öğreten toprakların olduğu bölge. Biz de bugün bir araya geldiğimiz bu çalışmada toprağa değil ama geleceğe bir tohum ekiyoruz. Çok ciddi altyapılar var. Dünyada yeni gelişmeler var. Bu gelişmelerden hareketle yeni çalışmaların yapılmasına da ihtiyaç var. Biz bu çalışmayı bir pilot versiyon olarak görüyoruz. Bugün otuz kooperatifimizle bir aradayız ama arka planda aslında biz bir çağrı uyguladık. Bölgede bu konuya ilgi duyabilecek kooperatiflerimizin her birisini ziyaret ettik ve özel reçeteler çıkardık. Bizim bölgede kadınlarımızın üretim gücü zaten var. Eksik olan yeni pazarları çeşitlendirmek, yeni pazarlara açılmak ve yeni finansman kapıları açmak. Bu yapacağımız hamleyle aslında birden fazla adımı bir arada atmak istiyoruz.” EVRAN: ESAS HEDEFİMİZ İSE TÜRKİYE'DE BİR İLK OLAN SOSYAL ETKİ TAHVİLİNİ ÇIKARABİLMEK Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Filiz Evran ise kadın kooperatifleriyle yıllardır sahada çalıştığını aktararak şöyle konuştu: “Yeşil Kadın literatüre girsin diye yıllardır sahada çalışıyoruz. Yüzlerce eğitim verildi. Yani bugüne kadar kadın kooperatiflerine verilmeyen eğitim herhalde kalmadı. E-ticaretten pazarlamaya kadar. Ama ilk defa sahada birebir gidip kendilerinin üretim tesislerini görerek, sahada ziyaretlerini de yaparak, üretim proseslerini gördük. İşlerinde çok başarılı olan artık bu iş başarısını yurt dışına taşıyan kooperatiflerimiz de var ama çok daha küçük mikro işletme olarak çalışan kooperatiflerimiz de var. Bizim buradaki esas hedefimiz ise Türkiye'de bir ilk olan sosyal etki tahvilini çıkarabilmek. Bütün aşamalar tamamlandı. Bu, yaptığımız çalışmanın ölçülebilir ekonomik değeri olduğu kadar sosyal etkisi de var ama ölçülmediğimiz için bugüne kadar bu konuyla ilgili bir tahvil oluşturulmamış. Bunu da başarırsak hep beraber Türkiye'de bir ilk olacağını düşünüyorum.” “BAŞKANIM FATMA ŞAHİN, BİZİM İÇİN BİR ÖRNEKSİNİZ, İDOLSÜNÜZ” Kooperatifleri temsilen konuşan Batman Sason Girişimci Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Muhsine Bozkurt ise, “Çok güzel işlere imza attık. Yüzlerce kadınımıza ulaştık. İstihdama yönelik kooperatifimizi de kurduk. Burada değerli Başkanım Fatma Şahin, bizim için bir örneksiniz, idolsünüz. Halen de ben sizi takip ediyorum. Eğer Sason gibi küçük bir yerde biz bunu başarabiliyorsa ben inanıyorum kadınlarımız çok güçlü bir şekilde çok şeyi başaracaktır” ifadelerini kullandı.

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım" Haber

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım"

Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Candan Yüceer’in başkanlığında gerçekleştirildi. Bölgesel işbirliği, su, afet, çevre, ortak projeler ve yerel yönetimlerin kapasitesinin güçlendirilmesinin öne çıktığı toplantıda konuşan Candan Başkan, “Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım” dedi. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretme anlayışının öne çıktığı toplantıda, belediyeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel ölçekte ortak çalışmaların geliştirilmesi mesajı verildi. Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya, Trakya genelinden belediye başkanları ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda Birlik tüzüğüne ilişkin düzenlemelerin yanı sıra yeni üyelik talepleri, belediyeler arası işbirliği, 2027 yılı yatırım planı ve çalışma programı ile bütçe konuları görüşüldü. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Trakya Belediyeler Birliği arasında yürütülecek iş birliğine ilişkin çalışmalar da ele alındı. Toplantıda ayrıca Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen temasların sonuçları değerlendirilirken, bölgesel ve yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar gündeme geldi. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Toplantıda katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Candan Başkan, yeni çalışma döneminin ilk önemli buluşmalarından birinde bölge belediyeleriyle ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetleri ile dün tüm gün birlikte vakit geçirdik, neler yapabileceğimiz üzerine konuştuk. Buna vesile olan, emeği ve katkısı bulunan herkese, ayrıca Trakya Belediyeler Birliğimizin çok kıymetli çalışma arkadaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Dünkü toplantılarımızda bölgesel ve yerel yönetimler arasında işbirliğini nasıl sağlayabileceğimiz üzerine çalışmalar yaptık. İşbirliği protokolümüzü ve birlikte hayata geçirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdik. Yeni çalışma dönemimizin ilk önemli buluşmalarından birinde, ortak akıl ve dayanışmayla buradayız. Bu dayanışmanın sizlerin katılımıyla daha da büyüyeceğinden, çoğalacağından ve güçleneceğinden dolayı çok mutluyuz. Çünkü biz biliyoruz ki Trakya bir bütündür. Sorunlarımız ortak; doğal olarak çözümlerimiz de ortak olmak zorundadır” dedi. “GÜÇLÜ BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ” Trakya Belediyeler Birliği’ni yalnızca toplantı yapan ve karar alan bir yapı olarak görmediklerini ifade eden Başkan Yüceer, belediyelerin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı, ortak projeler üreteceği bir işbirliği anlayışını büyütmek istediklerini ifade ederek, “Biz Trakya Belediyeler Birliğimizi sadece toplantı yapan ya da karar alan bir birlik olarak görmüyoruz. Bizim hedefimiz; belediyelerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşan, birbirimizin kapasitesini güçlendiren, ortak projeler üreten ve ortak meselelerde birlikte söz söyleyen güçlü bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek” şeklinde konuştu. “SU, BÖLGESEL VE BÜTÜNCÜL ANLAYIŞLA YÖNETİLMELİ” Trakya’nın ortak gündemindeki en önemli başlıklardan birinin su olduğunu vurgulayan Candan Başkan, iklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve artan su ihtiyacının bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Trakya’nın önündeki en önemli başlıklardan biri, takdir edersiniz ki, su sorunudur. İklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve yoğun göçle birlikte artan su ihtiyacı hepimizi ilgilendiren ortak sorunlardır. Su meselesi artık tek bir belediyenin çözüm üretebileceği bir mesele değildir. Su, havza bazında, bölgesel ve bütüncül bir anlayışla yönetilmelidir. Bu nedenle Trakya Belediyeler Birliği olarak su kaynaklarının korunması, kayıp kaçakla mücadele edilmesi, alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi, kuraklıkla mücadele edilmesi ve bu alandaki politikaların oluşturulması noktasında daha güçlü bir işbirliği geliştirmeliyiz.” “AMACIMIZ: AFET OLMADAN ÖNCE HAZIRLANAN BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK” Afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın da ortak sorumluluk olduğuna işaret eden Yüceer, belediyeler arasında ekipman, eğitim, arama kurtarma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların önemini vurgulayarak, “Bir diğer önceliğimiz afetlere karşı dirençli kentler oluşturmaktır. Geçtiğimiz yıllarda deprem, yangın ve sel gibi birbirinden farklı afetlerle karşı karşıya kaldık. İşte tam da bu nedenle afetlere karşı dayanışmayı hep birlikte kurumsallaştırmamız gerekiyor. Biraz sonra arkadaşlarımız ve bürokratlarımız bu konuda sunumlarını gerçekleştirecek. Ortak ekipman havuzları, eğitim programları, arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesi ve ortak müdahale alanlarının oluşturulması gibi başlıkları ele alacağız. Amacımız, afet olduktan sonra müdahale eden değil, afet olmadan önce hazırlanan bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmek” ifadelerini kullandı. “TRAKYA’NIN ÇEVRE POLİTİKASI ORTAK OLMALI” Çevre politikalarının da bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini belirten Candan Başkan, atık yönetimi, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve su kaynaklarının korunması gibi alanlarda ortak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Bölge belediyeleri olarak birlikte hareket etmenin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Yüceer, “Çevre de ortak sorumluluğumuzdur. Trakya’nın çevre politikası ortak olmalıdır. Atık yönetiminden iklim değişikliğiyle mücadeleye, yenilenebilir enerji kaynaklarından su kaynaklarının korunmasına kadar pek çok alanda birlikte çalışmamız gerekiyor. Finansman, Avrupa Birliği fonları, uluslararası ve ulusal hibe programları konusunda da bütün belediyelerimizin, küçük ya da büyük ölçekli fark etmeksizin, proje üretebilmesi için destek olacağız” dedi. “TRAKYA’NIN SESİ DE SÖZÜ DE İŞBİRLİĞİ SAYESİNDE DAHA GÜÇLÜ ÇIKMALI“ Belediyelerin farklı alanlarda ortaya koyduğu başarılı çalışmaların bölge genelinde paylaşılması gerektiğini ifade eden Yüceer, Trakya Belediyeler Birliği çatısı altında deneyim paylaşımını güçlendireceklerini belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: “Her bir belediyemizin farklı başarı öyküleri var. Biz inanıyoruz ki bu başarılar sadece o belediyenin sınırları içinde kalmamalı, bütün Türkiye’ye örnek olmalı. Bu işbirliği sayesinde birimizin iyi uygulamasını diğer belediyelerimiz örnek alacak, birimizin deneyiminden diğerleri yararlanacak, birimizin imkânını diğeriyle paylaşacağız. Çok güzel bir atasözümüz var: ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var.’ Trakya’nın sesi de sözü de işbirliği sayesinde daha güçlü çıkmalı.” “BU BİRLİĞİN GÜCÜ TÜM ÜYE BELEDİYELERİMİZİN ORTAK İRADESİDİR” Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik gibi başlıklarda ortak aklın büyütülmesi gerektiğini söyleyen Candan Başkan, Birliğin gücünün tüm üye belediyelerin ortak iradesinden geldiğini vurguladı. Yüceer, “Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik… Bütün bu alanlarda ortak aklı, ortak projeleri ve ortak mücadeleyi büyütmeliyiz. Trakya Belediyeler Birliği’nin gücü sadece birliğin ya da biz başkanların gücü değil, bu birliğin gücü tüm üye belediyelerimizin ortak iradesidir. Buna çok inanıyoruz. Her belediyemizin deneyimi, her başkanımızın önerisi, her meclis üyemizin katkısı bizim için çok kıymetli. Her deneyim, her fikir ve her sohbet çok önemli ve çok değerli. Ben inanıyorum ki bu dayanışmayı büyüttüğümüz, birlik içinde, bir ve beraber olduğumuz sürece Trakya’mızın ve bu coğrafyanın geleceğini el birliğiyle daha güzel inşa edeceğiz” diye konuştu. “TRAKYA’NIN VE BALKANLAR’IN GELECEĞİNİ BİRLİKTE KURALIM” Bölgesel dayanışma ve ortak mücadele mesajı veren Yüceer, toplantının Trakya, bölge belediyeleri ve yurttaşlar için hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sözlerimi bu anlayışla bitirmek istiyorum: Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım. Eylül ayı olağan meclis toplantımızın bölgemiz, belediyelerimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bugün aramızda bulunan ve bu işbirliğini geliştirmek için davetimize içtenlikle karşılık veren çok kıymetli Bulgaristan ve Romanya heyetlerine, belediye başkanlarına ve temsilcilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.” Trakya Belediyeler Birliği, ortak akıl ve dayanışma temelinde geliştirdiği işbirlikleriyle bölge belediyelerini aynı hedef etrafında buluşturmayı sürdürüyor. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak çözümler üretme anlayışıyla yürütülecek çalışmaların, bölgesel işbirliğini daha da güçlendirmesi ve Trakya’nın ortak geleceğine katkı sunması hedefleniyor.

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında Haber

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında

Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Hareketi 9. yılına girerken, geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi. Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırılırken, 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin 9. yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Emine Erdoğan’ın himayelerinde 27 Eylül 2017’de başlatılan hareketin bugün Türkiye sınırlarını aşan bir çevre ve iklim gündemine dönüştüğünü belirten Kurum, Sıfır Atık anlayışının Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine taşındığını ifade etti. Kurum, “9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor!” ifadeleriyle başladığı mesajında, Sıfır Atık Hareketi’nin “atma, dönüştür” çağrısıyla kaynaklara bakış açısında dönüşüm başlattığını belirterek, “Ortak evimiz için, ortak geleceğimiz için, dünya için 0’dan COP31’e” mesajını verdi. Sıfır Atık’ın 9. yıl teması: “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında yeni bir küresel hedefle öne çıkıyor. Türkiye’nin bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olması nedeniyle hareketin 9. yıl teması “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” olarak belirlendi. COP31’in 10 öncelikli temasından biri Sıfır Atık Antalya’da düzenlenecek COP31’in Eylem Gündemi’nde 10 öncelikli tema arasında Sıfır Atık da yer alıyor. Sıfır Atık, aynı zamanda “2035 Küresel Uygulama Hedefleri” kapsamında geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulama projesi olarak öne çıkıyor. COP31’in hedefleri arasında bulunan “Sıfır Atık ve metan azaltımı” başlığıyla, dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035 yılına kadar yarı yarıya azaltılması amaçlanıyor. Türkiye’nin geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi Sıfır Atık Hareketi kapsamında Türkiye genelinde atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar yıllar içinde genişletildi. Proje kapsamında; 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 28 milyon kişiye Sıfır Atık konusunda eğitim verildi. 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye’nin geri kazanım oranını 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarması hedefleniyor. 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırıldı Sıfır Atık Hareketi’nin başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu miktarın 36,1 milyon tonunu kağıt-karton, 10,2 milyon tonunu plastik, 3,5 milyon tonunu cam, 9,6 milyon tonunu metal, 30,6 milyon tonunu ise organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar oluşturdu. Geri kazanılan atıkların ekonomiye kazandırılmasıyla 365 milyar liralık katkı sağlandığı belirtildi. 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi Sıfır Atık uygulamalarının çevresel kazanımları arasında enerji ve su tasarrufunun yanı sıra doğal kaynakların korunması da bulunuyor. Proje kapsamında 54 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kWh enerji tasarrufu sağlandı. İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu elde edilirken, 60 milyar litre petrol tasarrufu gerçekleştirildi. Yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğündeki 390 milyon metreküp atık depolama alanı ihtiyacının önüne geçildi. Ayrıca 613 milyon ağacın kesilmesi önlenirken, yaklaşık 180 milyon ton sera gazı salımının da önüne geçildi. Sıfır Atık projeleri farklı alanlara yayılıyor Sıfır Atık Hareketi kapsamında yalnızca atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar değil, farklı alanlarda farkındalık oluşturmayı amaçlayan projeler de yürütülüyor. Denizlerin korunmasına yönelik Sıfır Atık Mavi, içecek ambalajlarının toplanarak yeniden değerlendirilmesini amaçlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) ile hareketin uygulama alanı genişletiliyor. 2023 yılında kurulan Sıfır Atık Vakfı da ulusal ve uluslararası projelerin yürütülmesinde rol üstleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda farklı bakanlıklar ve belediyelerle 81 ilde çeşitli projeler uygulanırken, UNDP, TRT, Türk Kızılay, TEMA Vakfı, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu gibi kuruluşlarla da çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Sıfır Atık’ın küresel boyutu Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’de başlayan çalışmaların uluslararası alana taşınmasıyla birlikte küresel çevre gündeminin de başlıklarından biri haline geldi. 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin ortak sunuculuğunda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oylamasında 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi kabul edildi. Emine Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler bünyesinde “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu” da oluşturuldu. 12 Nisan 2023’te kurulan kurulun başkanlığını Emine Erdoğan yürütüyor. Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı ise farklı ülkelerden kişi ve kuruluşların katılımıyla küresel ölçekte yaygınlaştırılmaya devam ediyor. Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında döngüsel ekonomi, geri dönüşüm, kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetimi başlıklarıyla küresel iklim gündemindeki yerini güçlendirmeyi hedefliyor.

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı Haber

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Beş yıllık yol haritasında 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” ile şehirlerin çehresini değiştirecek 5 yıllık yol haritası belirlendi. Eylem planında uygulamaya, izlemeye ve ölçmeye odaklanan 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer aldı. Yeni stratejiler, 2020-2023 döneminde kazanılan tecrübe ve kurumsal kapasitenin üzerine gelişmiş bir yönetim çerçevesi olarak inşa edildi. İleri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya vizyonuyla hareket eden yeni yol haritasında yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi teknolojilere odaklanılacak. Kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi alanında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmaları devreye alınacak. Bakan Kurum: 5 Yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız Hazır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eylem planının detaylarını sosyal medya hesabından infografikle paylaştı. Bakan Kurum paylaşımında, “5 yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız hazır. Belediyecilik, trafik sistemleri, atık yönetimi başta olmak üzere hemen her alanda vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak 50 akıllı şehir uygulamasını hayata geçireceğimiz düzenlemeler Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Trafikten Çevre Temizliğine Kadar Hizmetler Tek Noktadan Takip Edilecek Eylem planı kapsamında önümüzdeki 5 yıllık süreç ayrıntılı olarak düzenlendi. Buna göre 2026 sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanacak. Her belediyede özel akıllı şehir birimleri kurulacak ve mekansal planlamada semantik planlama modeline geçilmesi zorunlu olacak. 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesi sürece dahil edilecek ve 268 belediyede Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı gelişim planları hazırlanacak. 2028 yılı itibarıyla en az 50 akıllı şehir uygulaması sahada hayata geçecek. Kurulacak teknoloji kümelenmeleriyle yerli çözümlerin dünyaya ihraç edilmesi hedeflenecek. 2029 yılına gelindiğinde tüm illerde trafikten çevre temizliğine kadar hizmetlerin tek noktadan takip edileceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Koordinasyonu ise Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi sağlayacak. Akıllı Şehir Teknolojilerinde Yerli Üretim Şartı 2030 yılında akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim şartı aranacak. Sektörde dünya ile yarışacak 500 girişimci şirket desteklenecek ve sürecin hukuki altyapısını oluşturan Akıllı Şehir Kanunu yürürlüğe girecek. Vatandaşa Fayda Sağlayacak Teknolojik Çözümler Uygulanacak Yeni planla, kurumların birbirinden kopuk sistemler kurarak kaynak israfına yol açmasının engellenmesi amacıyla veri yönetişimi ve birlikte çalışabilirlik ilkeleri merkeze alındı. Şehirlerin teknoloji çöplüğüne dönüşmemesi için tüm teknolojiler yakından izlenecek. Şehirlere en uygun olanı tespit edilerek yalnızca vatandaşa doğrudan fayda sağlayacak çözümler uygulanacak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yerel yönetimlere rehberlik etmek amacıyla 50 uygulamaya ait fizibilite raporu ve 15 bin sayfalık eğitim dokümanı havuzu oluşturuldu. TOKİ ve Kentsel Dönüşüm Projeleri “Akıllı Bölgeler” Yaklaşımıyla Bütünleşecek Stratejinin önemli başlıklarından birini kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi oluşturdu. Yeni yol haritası kapsamında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmalarıyla afetlere hazırlık güçlendirilecek. TOKİ, kentsel dönüşüm ve yeni konut projelerini doğrudan “Akıllı Bölgeler” yaklaşımıyla bütünleştirecek. Yeni yaşam alanlarının yeşil enerjiyle çalışması, su ve enerji kayıplarının sensörlerle anlık olarak tespit edilmesi ve çevreye duyarlı tasarımların kullanılması hedefleniyor. Akıllı Sokak Aydınlatmalarıyla Enerji Tasarrufu Hedefleniyor Yeni stratejiyle birlikte sokaktaki vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleriyle yollarda kaybedilen zamanın en aza indirilmesi planlanıyor. Atık toplama araçları doluluk oranına göre rota çizecek, akıllı sokak aydınlatmalarıyla enerji tasarrufu sağlanacak. Vatandaşlar ise mahallelerindeki sorunları mobil uygulamalar üzerinden doğrudan ilgili birimlere ileterek şehir yönetiminde söz sahibi olabilecek. Yerli ve Milli Birikim Yakın Coğrafyayla Paylaşılacak Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ile her şehrin ihtiyacı ayrı ayrı ölçülecek. Hizmetlerin yaşlılar, engelliler ve dijital hizmetlere erişimde dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde adil dağıtılması hedeflenecek. Türkiye, bu yerli ve milli birikimini Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere de ihraç ederek uluslararası alanda iş birliğini geliştirecek.

Giresun’daki Balıkçı Barınakları İçin Modernizasyon Çağrısı Haber

Giresun’daki Balıkçı Barınakları İçin Modernizasyon Çağrısı

Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Eynesil’den Piraziz’e uzanan yaklaşık 122 kilometrelik kıyı şeridindeki balıkçı barınaklarının altyapı ve hizmet kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Giresun’da balıkçılık sektörünün ihtiyaçlarına yönelik altyapı yatırımlarının artırılması gündeme geldi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kent genelinde bulunan balıkçı barınakları ve kayık çekek yerlerinin önemli bölümünde modernizasyon ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın web sitesinde yayımlanan açıklamaya göre Çakırmelikoğlu, Eynesil’den Piraziz’e kadar uzanan yaklaşık 122 kilometrelik kıyı şeridinde yaklaşık 25 balıkçı barınağı ve kayık çekek yeri bulunduğuna dikkat çekti. Balıkçı Barınaklarında Altyapı İhtiyacı Mevcut tesislerin önemli bölümünün günümüz balıkçılığının ihtiyaçlarını karşılayacak teknik altyapıya sahip olmadığını belirten Çakırmelikoğlu; elektrik ve su altyapısı, atık yönetimi, bakım-onarım alanları ve çekek sahalarının yanı sıra soğuk hava depoları ile ürün satışına yönelik mezat alanlarında eksiklikler bulunduğunu kaydetti. Söz konusu sorunların balıkçıların günlük operasyonlarını doğrudan etkilediğini belirten Çakırmelikoğlu, çözüm amacıyla ilgili kurumlarla çeşitli görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Kumyalı Balıkçı Barınağı İçin Soğuk Zincir Vurgusu Giresun merkezde bulunan Kumyalı Balıkçı Barınağı’ndaki altyapı sorunlarına da dikkat çeken Çakırmelikoğlu, özellikle balıkların uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve pazarlanabilmesi için soğuk hava deposu, araç park alanları ve modern mezat sahasının önem taşıdığını belirtti. Balıkçılıkta ürünün avlanmasından tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte soğuk zincirin korunmasının ürün kalitesi ve ekonomik değer açısından önemli olduğunu ifade eden Çakırmelikoğlu, barınakların yalnızca teknelerin yanaşma ve barınma ihtiyacını karşılayan alanlar olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Balıkçı Barınaklarının Lojistik Merkezlere Dönüşmesi İsteniyor Keşap Uzuncakum mevkisinde yapımına 2021 yılında başlanan balıkçı barınağının bölge açısından önemli bir yatırım olduğunu belirten Çakırmelikoğlu, bununla birlikte Giresun’daki birçok barınakta altyapı ve modernizasyon ihtiyacının sürdüğünü ifade etti.

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, COP31 hazırlık süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı “COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep” toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.