Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Kırsal Haber - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yedi ayında (ocak-temmuz), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.9 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye, farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk yedi ayında, 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4.9 oranında ihracat artışı sağladı. İstanbul İhracatçıları, bir önceki yılın ayını dönemine kıyasla, yılın ilk yedi ayında, 193 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, temmuz ayında ise 1 milyar 107 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, değer bazında en fazla ihracatı 463 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Almanya, Norveç ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e gemi; Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.2 oranında artış sonucu 1 milyar 889 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk yedi ayında, yaklaşık 2 milyar 193 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2 milyar 60 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 727 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 640 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 532 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 334 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 168 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: “İhracatımızı artırırken yeni pazarlarda da güçlü bir ivme yakalıyoruz” İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin yılın ilk yedi ayına ilişkin ihracat performansını değerlendirerek, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatını yüzde 4,9 oranında artırdı. Farklı pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesi ve pazar çeşitliliğimizin güçlenmesi açısından bizler için oldukça değerli. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yılın ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 5,2, Afrika ülkelerine yüzde 7,2, Uzak Doğu ülkelerine yüzde 32,8 ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 1,2 oranlarında ihracat artışı gerçekleştirdik. Özellikle Uzak Doğu ve Afrika pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirme kapasitesini ortaya koyuyor. Mevcut pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, yeni pazarlara açılma konusunda da ihracatçılarımızı desteklemeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında da ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki bağlantılarını güçlendirecek önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) organizasyonunda mobilya, ev tekstili ve halı sektörlerine yönelik düzenlenen Birleşik Krallık-Londra Ticaret Heyeti ile Türk ihracatçılarını Birleşik Krallık iş dünyasıyla bir araya getirdik. Bu tür ticaret heyetleriyle firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurmasına, mevcut ilişkilerini geliştirmesine ve ihracat potansiyellerini artırmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İhracatçılarımızın yalnızca yeni pazarlara ulaşmasını değil, değişen küresel ticaret koşullarına daha güçlü şekilde hazırlanmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda temmuz ayında İİB Genel Sekreterliği organizasyonunda; ‘Markanızı Dünyaya Açın: E-İhracat Yol Haritası’, ‘Dijital Okuryazarlık’ ve ‘Kambiyo ve Dış Ticaret Uyum Süreçleri’ başlıklarında genel katılıma açık, çevrim içi ve ücretsiz eğitimler düzenledik. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına yönelik eğitim, ticaret heyeti ve pazar geliştirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İstanbul İhracatçı Birlikleri olarak hedefimiz, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki varlığını daha da güçlendirmek ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmak. Mevcut pazarlarımızda derinleşirken yeni pazarlara açılmaya, ihracatçılarımız için yeni fırsatlar yaratmaya ve ihracat bayrağımızı dünyanın dört bir yanında daha güçlü şekilde dalgalandırmaya devam edeceğiz” dedi.

Safran Soğanları Toprakla Buluştu Haber

Safran Soğanları Toprakla Buluştu

Karabük’ün tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü Safranbolu ilçesinde, “Kontrollü Koşullarda Bilimle Yeşeren Safran Yetiştiriciliği Projesi” kapsamında 2026 yılı safran dikim sezonu düzenlenen törenle açıldı. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan kentte, coğrafi işaretli “kırmızı altın” safranın üretiminde kalite ve sürdürülebilirliğin artırılması hedefleniyor. İki Ayrı Lokasyonda Safran Soğanları Toprakla Buluştu Safranbolu’nun geleneksel tarım ürününü geleceğe taşımayı amaçlayan projenin dikim etkinliği iki farklı alanda gerçekleştirildi: Yukarıçiftlik Köyü Keten Mahallesi: İsmail Yılmaz’a ait 20 dönümlük safran üretim çiftliği. Safranbolu Eski Çarşı: Onur Şen’e ait Lokum ve Safran Müzesi bahçesindeki 2 dönümlük alan. Dikim törenine Safranbolu Kaymakamı Hayrettin Baskın, Safranbolu Cumhuriyet Savcısı Muhammet Refik Çavuş, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, İl Müdür Yardımcısı Fatoş Şahin, Safranbolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Erdal Kaya, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve teknik personel katıldı. Proje 2 Yıl Sürecek: Verim ve Kalite Laboratuvar Titizliğiyle İncelenecek Safran üretim çiftliği işletmecisi Ziraat Mühendisi Mine Yılmaz, yürütülen bilimsel çalışmanın detaylarını paylaştı. İki yıl sürecek proje kapsamında safranın en yüksek verim ve kalitede yetiştirilebilmesi için ideal toprak ve iklim koşullarının belirleneceğini ifade eden Yılmaz, elde edilecek sonuçların üreticilerle paylaşılarak bölge ve ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlanacağını belirtti. Safranbolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Erdal Kaya ise üretimde karşılaşılan temel sorunlara odaklandıklarını vurguladı. Kaya; köstebek gibi zararlılarla mücadele, yabancı ot kontrolü ve hastalıkların önlenmesi amacıyla projede özel yöntemlerin uygulanacağını aktardı. AB Tescilli Safranbolu Safranı 110 Dekar Alanda Üretiliyor Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, safranın bölge için stratejik ve kültürel bir değer olduğuna dikkat çekti. Binlerce yıllık geçmişe sahip bu özel bitkinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Önder, Safranbolu Safranı’nın Avrupa Birliği (AB) nezdinde Coğrafi İşaret tescili alarak uluslararası boyutta marka değerini kanıtladığını hatırlattı. Önder, güncel üretim verilerini de paylaşarak Safranbolu genelinde 52 üretici tarafından toplam 110 dekar alanda safran yetiştiriciliğinin kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve üreticiler safran soğanlarını (yumru) toprağa dikerek yeni sezonun açılışını yaptı.

AYTO’dan Aydın İncirinde Marka Güvencesi Haber

AYTO’dan Aydın İncirinde Marka Güvencesi

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret tescili Aydın Ticaret Odası’na (AYTO) ait olan dünyaca ünlü Aydın İncirinin 2026 yılı saha denetimleri tamamlandı. AYTO koordinasyonunda; Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İncir Araştırma Enstitüsü uzmanlarından oluşan Denetim Komisyonu, ürün kalitesini ve marka değerini korumak amacıyla sahaya indi. Yaş İncir Üretim Alanları Ve İşletmeler Mercek Altında Denetimler kapsamında Aydın’ın farklı ilçelerinde yer alan yaş incir üretim alanları ile işleme tesisleri tek tek ziyaret edildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen incelemelerde ürünler; aroma, büyüklük, renk, kalite standartları ve yetiştirme koşulları bakımından ayrıntılı değerlendirmelere tabi tutularak Coğrafi İşaret tescil şartlarına uygunlukları denetlendi. Başkan Ülken: "Aydın İncirinin Kalitesini Ve Tescilini Koruyoruz" Aydın İncirinin hem ulusal hem de uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek için denetimlerin her yıl aralıksız sürdürüldüğünü belirten TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken, şu değerlendirmelerde bulundu: "Aydın’ımızın gözbebeği olan Aydın İncirinin Türkiye ve Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescilini Odamız bünyesinde korumaktan gurur duyuyoruz. Ürünümüzün dünya pazarlarındaki kalitesini, özgünlüğünü ve güvenilirliğini sürdürmek en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda her yıl gerçekleştirdiğimiz denetimlerle hem üreticimizin emeğini koruyor hem de tüketicinin doğru ve kaliteli ürüne ulaşmasını sağlıyoruz. Aydın İncirinin marka değerini daha da yukarılara taşımak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz." Hem Üreticiye Hem Tüketiciye Çifte Güvence Aydın Ticaret Odası, gerçekleştirdiği bu periyodik denetimlerle taklit ve sahte üretimin önüne geçmeyi, yöresel ürün kalitesini standartlaştırmayı ve Aydın İncirinin uluslararası pazardaki katma değerini artırmayı hedefliyor.

Anamur Muz Üreticisi İsyanda: "Maliyet 42 TL, Satış 8 TL!" Haber

Anamur Muz Üreticisi İsyanda: "Maliyet 42 TL, Satış 8 TL!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin ve Anamur’daki muz üreticilerinin artan girdi maliyetleri ve ithalat baskısı sebebiyle büyük bir ekonomik krize sürüklendiğini belirtti. Küresel ölçekteki üretici ülke örneklerine dikkat çeken Kış, Türkiye'deki üreticilerin kaderine terk edildiğini vurgulayarak ithalat politikalarının acilen gözden geçirilmesini talep etti. ​Anamur'da Üretici Çıkmazda: "Seramı Sökerim" İsyanı ​Türkiye’nin en önemli muz üretim merkezlerinden olan Mersin’de çiftçiler ciddi bir borç sarmalı ve darboğazla karşı karşıya. Üretici verilerine göre tablo şu şekilde: ​1 Kilogram Muzun Maliyeti: 42 Türk Lirası ​Satış Fiyatı: Kalitesine göre 8 TL ile 25 TL arasında değişiyor. ​Sonuç: Üretici, en iyi ihtimalle dahi ürününü maliyetinin çok altında satmak zorunda bırakılıyor. ​Milletvekili Kış, yıllarca sera yatırımları yapılarak büyütülen Türkiye muz üretim kapasitesinin bugün ithalat karşısında savunmasız bırakıldığını belirterek, "Bir ülkenin tarım politikası, üreticisine yatırım yaptırıp yıllar sonra onu ithal ürün karşısında savunmasız bırakmak olamaz" dedi. ​Dünya Üreticilerini Nasıl Destekliyor? Gülcan Kış’tan Küresel Örnekler ​Dünyanın önde gelen muz üreticisi ve ihracatçısı ülkelerinin piyasayı üretici aleyhine asla yalnız bırakmadığına dikkat çeken Kış, şu örnekleri paylaştı: ​Ekvador (Dünya Lideri): Üreticinin alacağı asgari fiyat kamu otoritesi tarafından güvence altına alınıyor. Üretici piyasanın insafına bırakılmıyor. ​Filipinler (Yeniden 2. Büyük İhracatçı): Tarım Bakanlığı eliyle çiftçiye fidan, organik gübre ve biyolojik mücadele girdileri sağlanıyor. 2025 yılında ihracatını yüzde 25,6 artırarak 2,93 milyon tona çıkardı. ​Avrupa Birliği (POSEI Programı): Fransa, İspanya ve Portekiz muz sektörüne yıllık toplam 278,9 milyon avro kaynak aktarıyor. Yalnızca Kanarya Adaları için 2025 kampanyasında 141,1 milyon avro ayrıldı. ​"İthalat Çiftçiyi Terbiye Etme Aracı Olamaz" ​Geçmişte uygulanan yüzde 145,8'lik gümrük vergisi oranının üreticilerin temel talebi olduğunu hatırlatan Kış, Ticaret Bakanlığına çağrıda bulundu: ​"İthalat, çiftçiyi fiyatla terbiye etmek için kullanılabilecek bir araç değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de daha önce gündeme getirildiği üzere geçmişte yüzde 145,8 olan gümrük vergisinin değiştirilmesi üreticiler açısından ciddi bir tartışma yaratmıştır. Ticaret Bakanlığı bu politikayı yeniden değerlendirmelidir." ​Mersin ve Türkiye İçin Uzun Vadeli Muz Politikası Önerileri ​Mersin'in muzda yalnızca üreten değil, dünyayla rekabet eden bir merkez haline gelmesi gerektiğini belirten Gülcan Kış, acil çözüm önerilerini sıraladı: Yerli üreticiyi ithalat baskısına karşı koruyacak önlemler alınmalı. Üretim maliyetini baz alan sürdürülebilir bir fiyat mekanizması kurulmalı. Sera yatırımları ve yüksek enerji maliyetleri sübvanse edilmeli. Hastalıklarla mücadele ve verimlilik artışı için bilimsel destekler artırılmalı. Mersin Limanı'ndaki ithal ürün denetimleri sıkılaştırılmalı; yerli muzun zincir marketlerdeki payı güçlendirilmeli. ​Kış, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Anamur'un üreticisi sadaka istemiyor. Üretmek, emeğinin karşılığını almak ve dünyayla rekabet etmek istiyor. Anamur'un seralarını söktürmeyin; Anamur'un muzunu dünyaya sattırın."

Antalya Büyükşehir’in Isı Eylem Planı’na BM’den Yakın Takip Haber

Antalya Büyükşehir’in Isı Eylem Planı’na BM’den Yakın Takip

Birleşmiş Milletler Küresel Isıdan Sorumlu Üst Yöneticisi Dr. Eleni Myrivili, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Isı Eylem Planı çalışmalarını yerinde inceledi. Görüşmelerde, planın Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nde tanıtılmasına yönelik işbirliği öne çıktı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği destekli CLIMAAX-MUHIR Projesi kapsamında Birleşmiş Milletler Küresel Isıdan Sorumlu Üst Yöneticisi Dr. Eleni Myrivili'yi ağırladı. Ziyaret kapsamında Antalya Isı Eylem Planı'nın hazırlık süreci masaya yatırıldı. Çalışma kapsamında belediyenin kurakçıl peyzaj, pasif serinletme ve iklim değişikliğine uyum çalışmaları yerinde incelendi. SAHA UYGULAMALARI İNCELENDİ Antalya Isı Eylem Planı’nın uluslararası bilimsel altyapısını güçlendirmek amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin davetini kabul eden Dr. Myrivili, planın Gönüllü Danışmanı ve Eş Baş Editörü olarak görev yapıyor. Bu görevi, planın baş danışmanı ve baş editörü Prof. Dr. Murat Türkeş ile gönüllü bilim insanlarından oluşan Bilim ve Editörya Kurulu ile birlikte yürüten Myrivili, süreci yerinde değerlendirmek üzere geldiği Antalya’da kentin iklim projelerini ve saha uygulamalarını inceledi. TEKNİK GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNULDU Ziyaret programı kapsamında ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi'nde teknik bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Avrupa Birliği destekli CLIMAAX-MUHIR Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar ile Antalya Isı Eylem Planı'nın hazırlık süreci ve temel bileşenleri detaylı şekilde ele alındı. Proje kapsamında hazırlanan aşırı sıcak risk haritaları katılımcılarla birlikte değerlendirilirken, Antalya'nın öncelikli risk alanları, kırılgan grupları ve plan kapsamında öngörülen strateji ve eylemler üzerine teknik görüş alışverişinde bulunuldu. ISI EYLEM PLANI ÖRNEK MODELE DÖNÜŞTÜRÜLECEK Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Isı Eylem Planı’nın uluslararası standartlar doğrultusunda geliştirilmesi ve Akdeniz kentleri için örnek bir model hâline getirilmesi ele alındı. Hacıoğlu, “Antalya, COP31’e ev sahipliği yapacak bir kent olarak iklim değişikliğine uyumda somut ve bilime dayalı bir örnek ortaya koyuyor. Dr. Myrivili’nin eş baş editörlüğünde hazırladığımız Isı Eylem Planımızı Birleşmiş Milletler’in bilimsel desteğiyle uluslararası standartlara taşıyor; kurakçıl peyzajdan pasif serinletmeye kadar sahadaki uygulamalarımızı Akdeniz kentleri için aktarılabilir bir modele dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi.

Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor Haber

Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirerek Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik bildirimlerin endişe verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Yılbaşından 17 Temmuz 2026 tarihine kadar olan süreci kapsayan verilere göre, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin yapılan 270 bildirimin 197'si sınırda geri çevrilirken, 195'i "ciddi risk" kategorisinde değerlendirildi. ​270 Bildirimin Dörtte Üçü Sınırda Kaldı ​Avrupa Birliği’nin resmi kayıtlarına yansıyan verilere göre Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yaşanan sorunlar şu şekilde dağılım gösterdi: ​197 bildirim sınır reddi ile sonuçlandı. ​13 bildirim alarm niteliği taşıdı. ​49 bildirim bilgilendirme amacıyla yapıldı. ​11 bildirim ise takip amaçlı kayda geçti. ​İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınır kapılarından geri çevrildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bu tablonun üreticiden ziyade denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri ve yanlış tarım politikalarını gözler önüne serdiğini vurguladı. ​Bildirimlerin Yüzde 86’sı Yüksek Risk Grubunda ​Yapılan toplam 270 bildirimin 195’inin doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirildiğini, 38 bildirimin ise potansiyel ciddi risk taşıdığını belirten Gürer, toplam vakaların yaklaşık %86’sının yüksek risk grubunda yer aldığını ifade etti. Bu durumun ihracat öncesi gerçekleştirilen denetimlerin yeterince etkin olmadığını kanıtladığını dile getirdi. ​Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Çok Üzerinde ​Türkiye’de pestisit (tarım ilacı) kullanımının yoğun tarım yapılan bölgelerde dünya ortalamasını katbekat aştığına dikkat çeken Gürer, şu rakamları paylaştı: ​Dünya genelinde hektar başına ortalama pestisit kullanımı 2,6 kilogram düzeyinde seyrediyor. ​Türkiye genel ortalaması 2,1–2,3 kg arasında görünse de, yoğun üretim yapılan ilk 10 ilde bu rakam 6,7 kilograma çıkıyor. ​Konya hariç tutulduğunda, 9 üretim ilinde ise hektar başına 9,5 kilograma kadar ulaşıyor. ​En Büyük Sorun: Mikotoksinler ve Pestisit Kalıntıları ​AB pazarına gönderilen ürünlerde en sık karşılaşılan problemin mikotoksinler olduğunu belirten Gürer; kurutulmuş meyve, baharat ve sert kabuklu ürünlerde görülen Ochratoksin A, Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin sorunlarına işaret etti. Uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarının bu toksinlerin oluşumuna zemin hazırladığını belirtti. ​Ayrıca ihracatta sorun yaratan başlıca pestisit kalıntıları arasında Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil ve Fosthiazate maddelerinin yer aldığı açıklandı. ​En Çok Bildirim Yapan Ülkeler: Bulgaristan, Almanya ve Fransa ​Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik en fazla bildirimin gerçekleştirildiği Avrupa ülkeleri şu şekilde sıralandı: ​Bulgaristan: 65 bildirim ​Almanya: 61 bildirim ​Fransa: 53 bildirim ​Bu üç ülkenin tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu, yaşanan bu tablonun Türkiye'nin uluslararası pazardaki güvenilirliğini olumsuz etkilediği ifade edildi. ​"Sorun Çiftçide Değil, Plansız Yönetimde" ​Artan girdi maliyetleriyle (gübre, ilaç, mazot) mücadele eden üreticinin yalnız bırakıldığını belirten CHP’li Gürer, tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü için Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulundu: ​İhracata gidecek ürünlerde kalıntı analizleri artırılmalı. ​Üreticiye yönelik teknik destek ve eğitim faaliyetleri yaygınlaştırılmalı. ​Pestisit kullanımı sıkı bir şekilde denetlenmeli. ​Hasat sonrası depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartlar eksiksiz uygulanmalı. ​Gürer, Avrupa kapılarından geri dönen her ürünün yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.

Avustralya Küresel İklim Dezenformasyon Girişimi'ne Katıldı Haber

Avustralya Küresel İklim Dezenformasyon Girişimi'ne Katıldı

İklim değişikliği ile ilgili dezenformasyonla mücadelede bir dönüm noktası olan Küresel İklim Değişikliği Bilgi Bütünlüğü Girişimi’ne (GIIICC) Avustralya da katıldı. Avustralya ve Pasifik ülkeleri iklim bakanlarının Sidney'deki toplantısının ardından atılan bu imza ile girişimdeki ülke sayısı Avrupa Birliği dahil 27 ülkeye ulaştı. ​Karar, Ekim ayında Fiji’de yapılacak pre-COP ve Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 öncesinde stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. ​GIIICC Nedir? Amacı Ne? ​UNESCO, Brezilya ve Birleşmiş Milletler tarafından kurulan GIIICC; iklim değişikliğiyle ilgili dezenformasyonun araştırılması, ortaya çıkarılması, ortadan kaldırılması ve sonuçların kamuoyuna duyurulmasını amaçlıyor. ​COP30 kapsamında Belem’de duyurulan bildirge; ​Doğru bilgiye duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor, ​İklim bilimini korumayı hedefliyor, ​"Big Tech" (büyük teknoloji şirketleri) ve reklam endüstrisi gibi özel sektör çıkarlarının sorumsuz içeriklerini engellemek için güçlü bir siyasi mesaj veriyor. ​Türkiye'den Uzman Görüşü: "Türkiye Bu İttifaka Katılmalı" ​İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, sürecin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkati çekti: ​"Avustralya COP başkanı olmamasına rağmen müzakereler başkanlığını güçlendirecek imzalar atıyor. Türkiye ise şu ana kadar sadece elektrifikasyon, iklim uygulama köprüsü ve sıfır atık gibi kendi öncülük ettiği girişimlerle sesini duyuruyor. Oysa Türkiye’nin de COP başkanı olarak uluslararası iklim politikalarının önünü açan girişimlerin parçası olması çok önemli. Bilgi Dürüstlüğü bunların en önemlilerinden biri ve geçen sene İklim Kanunu öncesindeki dezenformasyon kampanyaları vesilesiyle gördüğümüz gibi, Türkiye için de hassas ve hükümetin duruşunu ilan etmesi ve üzerinde ciddi çalışması gereken bir konu." ​Şahin, Türkiye'nin COP31 başkanı olarak bilimi savunması ve fosil yakıtlardan çıkış (TAFF) yol haritası, Küresel Metan İttifakı ile Kömürü Geride Bırakma İttifakı gibi kritik girişimlere de dâhil olması gerektiğini vurguladı. ​Uluslararası Değerlendirmeler ve Avustralya'nın Rolü ​Brezilya Cumhuriyet Başkanlığı Sosyal İletişim Sekreterliği Dijital Politikalar Sekreteri João Brant, Avustralya'nın katılımını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bu adımın COP30'dan COP31'e geçişte ivmeyi artırdığını ifade etti. ​Avustralya Senatosu’ndan Senatör Peter Whish-Wilson ise anlaşmanın toplum genelinde bilgi bütünlüğünü sağlamak ve büyük teknoloji şirketlerinin bilimi baltalamasını engellemek adına öncü bir adım olduğunu kaydetti. ​GIIICC Üyesi Ülkeler Hangileri? ​Avustralya'nın katılımıyla güncellenen üye listesi şu ülkelerden ve birlikten oluşuyor: ​Avrupa Birliği ​Almanya ​Avusturya ​Avustralya ​Belçika ​Brezilya ​Çekya ​Danimarka ​Ermenistan ​Estonya ​Fiji ​Finlandiya ​Fransa ​Hollanda ​İspanya ​İsveç ​İzlanda ​Kanada ​Lüksemburg ​Mauritius ​Norveç ​Peru ​Polonya ​Portekiz ​Seyşeller ​Slovenya ​Şili ​Uruguay Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk altı ayında sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. Bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile Türkiye ekonomisine güç katan İİB, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artışla 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracata imza attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yarısında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 193 ülke pazarına ürün sattı ve birliğin ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, haziran ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32.8 oranında artışla 1 milyar 105 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta artış İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk altı ayında, değer bazında en fazla ihracatı 407.5 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Norveç, Almanya ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Norveç’e gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.1 oranında artış sonucu 1 milyar 663 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında, yaklaşık 1 milyar 820 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 1 milyar 738 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), yaklaşık 1 milyar 561 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), yaklaşık 538 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 466 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 287 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 145 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: İİB, yılın ilk yarısında başarılı bir performans sergiledi İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını, yüzde 7.3 oranında ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi. Haziran ayını, hedef pazarlarımıza yönelik etkinliklerimizle tamamladık. Dünya denizcilik sektörünün kalbi, Atina'da düzenlenen Posidonia 2026 Fuarı'nda attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, fuarın Türkiye Milli Katılım organizasyonu başarı ile tamamladı. Kolombiya’da düzenlenen ve Güney Amerika’daki gıda endüstrisinin önemli fuarlarından Alimentec-Anuga Select Colombia 2026’da Türkiye Milli Katılımını organize ederek, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show’da, İHBİR tarafından yürütülen “İHBİR Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi” kapsamında, standlı fuar katılımı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen “Print in İstanbul Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi”, çalışmalarına devam ediyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “Uluslararası pazarlarda ticari istihbarat” konulu eğitim düzenlendi. İİB; ABD Pazarı İçin Stratejik Adımlar”, “Gelecekte Gerekli Temel Yetkinlikler” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenledi. Hedef pazarlarımıza yönelik yaptığımız çalışmalar ve yurt dışında organize ettiğimiz milli katılımlı fuarlar başta olmak üzere planlamalarımız doğrultusunda hareketle ihracatımızı artıracak, ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz” dedi.

Türk Kuru Meyve Sektöründen Dev Hamle: 2026 Hedefi 2 Milyar Dolar Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Dev Hamle: 2026 Hedefi 2 Milyar Dolar

Türkiye’nin dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatında 2026 yılı hedefleri büyüdü. Yılın ilk yarısında 752 milyon dolarlık ihracat başarısı gösteren sektör, yıl sonunda toplam 2 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor. ​Türk kuru meyve sektörü, küresel pazarlardaki güvenilir tedarikçi konumunu 2026 yılının ilk yarısında perçinledi. Ege Bölgesi’nin sektördeki öncü rolü dikkat çekerken, toplam ihracatın yüzde 62’lik kısmını tek başına gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMİB), 465 milyon dolarlık performansla zirvedeki yerini korudu. ​Ege İhracatçısı Sektörün Lokomotifi Oldu ​2026 yılının ilk altı ayını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye’nin yalnızca üretim kapasitesiyle değil; kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle küresel pazarlarda tercih edildiğini belirtti. ​Başkan Gabay, sektörün başarısının arkasında yatan temel unsurları şu sözlerle özetledi: ​"Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün yeterli değil. Üretimin çevresel sorumluluk, izlenebilirlik ve gıda güvenliği ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin anahtarıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı, ihracatçılar ve üniversitelerimizle birlikte yürüttüğümüz yatırımlarla Türk kuru meyveleri, dünyanın dört bir yanında gönül rahatlığıyla tüketiliyor." ​İhracatta Yeni Pazar Hedefleri: Hindistan ve TURQUALITY ​Avrupa Birliği ve ABD gibi geleneksel pazarlardaki güçlü varlığını koruyan sektör, rotasını Uzak Doğu ve Güney Asya’ya çevirdi. Özellikle Hindistan pazarında büyümeyi hedefleyen EKMİB, TURQUALITY Projesi ile Türk kuru meyvelerinin marka değerini ve bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. ​Sektörel Veriler ve 2026 İhracat Raporu ​2026 yılı ocak-haziran dönemi verilerine göre sektörün durum analizi şu şekilde: ​Çekirdeksiz Kuru Üzüm: 215 milyon dolar ile ihracatın lideri. ​Kuru İncir: 136 milyon dolar ile yükselişini sürdürdü. ​Kuru Kayısı: Yaşanan don olayı nedeniyle 60 milyon dolar seviyesinde kaldı. ​İngiltere İhracatta Zirveye Yerleşti ​EKMİB verilerine göre, 2026’nın ilk yarısında 94 ülkeye ihracat gerçekleştirildi. İngiltere, 81 milyon dolarlık talep ile Türkiye’nin kuru meyve ihracatında ilk sırada yer alırken; Almanya 55,2 milyon dolarla ikinci, ABD ise 54,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fransa ve İtalya ise Türk kuru meyvelerinin en yoğun tercih edildiği diğer Avrupa pazarları oldu. ​Gelecek Vizyonu: Bilim ve Teknoloji Temelli Üretim ​İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında üniversiteler ve TÜBİTAK ile ortak projeler yürüttüklerini belirten Gabay, bilimsel veriye dayalı üretimin sektörün en önemli rekabet gücü olacağını vurguladı. Yılın ikinci yarısında beklenen rekolte artışlarıyla birlikte Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde ise 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.