Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Kırsal Haber - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin ocak ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artış sağlayarak 513,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.Yılın ilk ayında yüzde 49 artışla 258,6 milyon dolar ihracat değerine ulaşan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatına yüzde 50 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Ferhat Gürüz, “Türkiye geneli yaş meyve sebze ihracatı ocak ayında miktarda yatay seyrederken değerde güçlü artış kaydetti. Ancak alt kalemlere bakıldığında sektör içinde ciddi bir ayrışma yaşandığı görülüyor. Narenciye ihracatındaki sıçrama sektörün değer üretme kapasitesini ortaya koyarken, yaş meyvede yaşanan sert daralma yapısal risklere işaret ediyor.” dedi. “Türk yaş meyve sebze sektörü Berlin’de küresel rekabet gücünü pekiştirdi” Küresel yaş meyve ve sebze sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Fruit Logistica Fuarı’na milli katılım organizasyonunu 23’üncü kez başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, 4-6 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Berlin kentinde Türk ihracatçıların uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağlayarak 2026 ve sonrası ihracat hedefleri için önemli bir zemin oluşturduklarını söyledi. Başkan Ferhat Gürüz, “Bu yıl 90 ülkeden yaklaşık 2.500 firmanın katıldığı ve 151 ülkeden alıcının ziyaret ettiği Fruit Logistica’da, yapay zekâ, otomasyon, dijital lojistik çözümleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ön plana çıktı.995 metrekarelik milli katılım alanında 39 Türk firmasının yer aldığı fuar, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki rekabet gücünü ve küresel pazardaki konumunu pekiştirmesi açısından kritik bir platform sundu. Berlin Büyükelçimiz Sayın Gökhan Turan ve Berlin Ticaret Başmüşavirimiz Sayın Devran Ayık, Türkiye standını ziyaret ederek ihracatçı firmalarla bir araya geldi. Fuarda Türk firmaları; taze meyve ve sebzenin yanı sıra paketleme, soğuk zincir, kalite kontrol ve işleme teknolojileri alanlarında da potansiyel alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdi.” diye konuştu. Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 30,6 olduğunu, diğer Avrupa ülkelerinin payının ise yüzde 6,1 düzeyinde oluştuğunu ifade eden Başkan Ferhat Gürüz, şunları söyledi: “Avrupa’da taze ve sürdürülebilir ürün talebinin artması, Türkiye’nin organik ve iyi tarım uygulamalarıyla üretilen ürünlerini öne çıkarıyor. Dijital tedarik zinciri ve izlenebilirlik çözümleri, Türk ihracatçılara premium pazarlara erişim imkânı sağlıyor. Lojistik ve depolama altyapısındaki gelişmeler, Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor. Yakın coğrafyadaki üretim avantajı, Avrupa’nın tedarik risklerini azaltmak için Türkiye’ye yönelmesini destekliyor. Bu kapsamda Fruit Logistica Fuarı’nı Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründe küresel marka algısını güçlendirmesi, yeni pazarlara açılması ve katma değerli ihracat hedeflerini desteklemesi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriyoruz.” “Mandalina lokomotif ürün oldu, pazar çeşitlendirmesi hızlandı” Türkiye’nin ocak ayındaki yaş meyve ve sebze ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Ferhat Gürüz, şöyle konuştu: “Türkiye genelinde yaş meyve sebze ihracatında ilk 20 ürün verileri, sektörün değer odaklı dönüşümünün somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Mandalinanın yüzde 131 artış ve 215,3 milyon dolarlık ihracat değeriyle liderliğini güçlendirmesi ve toplam ihracattan yüzde 42 pay alması, narenciyenin Türkiye’nin tarımsal ihracat vizyonunda stratejik bir kaldıraç görevi üstlendiğini gösteriyor. İkinci sırada yüzde 31 artış ve 60,7 milyon dolar diğer ile limon, üçüncü sırada yüzde 4 azalış ve 48,2 milyon dolar değer ile domates yer aldı. Ülke bazında ise yüzde 161 artış sağladığımız Irak 139,5 milyon dolar değerle ilk sırada yer aldı. Yüzde 60 artış ve 103,1 milyon dolar değer ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 8 artış ve 38,8 milyon dolar değer ile Romanya üçüncü oldu. Söz konusu dönemde ihracat hacminde ivmelenme yakaladığımız pazarlar arasında Irak ile birlikte Gürcistan, Çekya, Macaristan ve Beyaz Rusya öne çıkarken, Doğu Avrupa ve Kafkasya hattındaki bu genişleme Türk yaş meyve sebze ihracatının pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu.”

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma Haber

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma

Türkiye’nin önde gelen sanayi ve gıda gruplarından Matlı Şirketler Grubu, gıda ve tarım odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir satın almaya imza attı. Grup, İzmir Çiğli’de faaliyet gösteren Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ üretiminde kapasitesini ve entegre yapısını güçlendirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekleyerek tarımdan sofraya uzanan entegre zincirini daha da sağlamlaştırdı. Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip olup ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor. Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor. “Protein Şirketi” vizyonunda yeni halka Matlı Şirketler Grubu, tarım ve gıda başta olmak üzere 10 farklı sektörde faaliyet gösteren entegre yapısıyla Türkiye’nin protein ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Grup için protein; yalnızca bir ürün değil, gıda güvenliği, sağlıklı nesiller ve güçlü bir ekonomi açısından stratejik bir unsur olarak konumlanıyor. Türkiye’yi kişi başı protein tüketiminde Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına taşımayı amaçlayan Grup; yerli üretimi, yem ve hammadde fiyatlarında istikrarı ve toplumsal bilinçlenmeyi önceliklendiriyor. 60 yıllık deneyimiyle yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve üretim kapasitesini sürekli artıran Matlı; tarımdan perakendeye, enerjiden lojistiğe kadar “topraktan sofraya” tüm süreci tek çatı altında yönetiyor. 10 Sektörde 30 Şirket, 12 Marka Bugün Matlı Şirketler Grubu; 30 şirketi, 12 markası, 2 Ar-Ge merkezi, binlerce çalışanı ve yaygın bayi ağıyla Türkiye ekonomisinin stratejik aktörleri arasında yer alıyor. Entegre üretim modeli ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla gıda zincirinin tüm halkalarında katma değer yaratmayı hedefliyor. Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor. Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özer Matlı; “Tarımdan sofraya uzanan entegre yapımız var” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, satın almaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey’den çıkan ve bugün Türkiye’ye mal olmuş bir marka olarak, stratejik sektörlerin başında gelen tarıma kararlılıkla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, hammadde tedarik güvenliğini artıran yatırımları son derece kritik görüyoruz. Bu satın alma ile hem ülkemizin tarım ve gıda sektörüne uzun vadeli katkı sağlamayı hem de Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı Haber

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

Bursa'nın, Balkan Şehirleri Ağı'na Üyeliği Kesinleşti Haber

Bursa'nın, Balkan Şehirleri Ağı'na Üyeliği Kesinleşti

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Balkanlar'daki yerel yönetimleri bir araya getirmek amacıyla kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağına üyeliği kesinleşti. Avrupa Birliği'nin doğu sınırlarını ve Avrasya'nın batı ayağını oluşturan önemli bir bölge olan Balkanlar'daki yerel yönetimleri bir araya getirmek amacıyla 2021 yılında kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın 5. Yıllık Zirvesi, Hırvatistan’ın Zagreb kentinde yapıldı. BALKANLARLA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ Belediye başkanları, yerel yönetim temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya geldiği zirvede, Balkanlar ile güçlü bağları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de üyeliği de kesinleşti. Bu üyelikle Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik, demokratik yönetişim, kültürel ve ekonomik iş birlikleri ile bölgesel dayanıklılığın artırılmasına yönelik somut, iş birliğine dayalı ve geleceğe dönük projelerde aktif rol üstlenecek. “BURSA, BALKAN COĞRAFYASINDA AKTİF ROL ÜSTLENECEK” Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, B40 Balkan Şehirleri Ağı üyeliğinin tarihi bir adım olduğunu söyledi. Balkanlar ile olan köklü tarihi ve kültürel bağları, bugünün vizyonu ve yarının projeleriyle birleştirdiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Avrupa ve Balkanlar’ın en kapsamlı yerel yönetim ağının bir parçası olarak; yeşil dönüşümden sürdürülebilir şehirciliğe kadar pek çok stratejik alanda iş birliğinin kurumsal temelini attıklarını dile getirdi. Tarihi ve kültürel bağların en güçlü olduğu Balkan coğrafyasına Bursa’nın tecrübesini aktaracaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Hayata geçireceğimiz ekonomik projelerle şehrimizi geleceğe hep birlikte hazırlayacağız. Sınırları aşan kardeşliğimizi, bölgesel kalkınma ve ortak bir gelecek hedefiyle çok daha ileriye taşıyacağız” dedi. ÜYE ŞEHİRLER ARASINDA BİLGİ PAYLAŞIMI Zirve programında ‘Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik’, ‘Kültür ve turizm alanında iş birliği’, ‘Demokrasi ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi’ başlıkları ön plana çıktı. Program kapsamında üye şehirler arasında bilgi paylaşımını artırmayı ve ortak eylemleri hızlandırmayı hedefleyen yuvarlak masa toplantıları düzenlendi. YÜKSEK DÜZEYLİ İKİLİ GÖRÜŞMELER Zirve kapsamında ayrıca B40 Genel Kurulu, Yürütme Kurulu Toplantısı, Şehir liderleri arasında gerçekleştirilen yüksek düzeyli ikili görüşmeler düzenlendi. Eurocities iş birliğiyle organize edilen Yerel Demokrasi Paneli de birçok büyük Avrupa kentinin belediye başkanını bir araya getirerek yerel demokrasinin korunması ve güçlendirilmesine odaklandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, program kapsamında Selanik Belediye Başkanı Stelios Aggeloudis ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević ile de ikili görüşmeler gerçekleştirdi. 60’TAN FAZLA ÜYE ‘Daha İyi Gelecek, Daha İyi İşbirliği’ temasıyla 2021 yılında düzenlenen İstanbul Zirvesi sonrasında imzalanan ‘İstanbul Deklarasyonu’ ile kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın gelinen aşamada 60’tan fazla üye kenti bulunuyor.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden, 12 Milyar 732 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden, 12 Milyar 732 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2025 yılında, bir önceki yıla kıyasla, ihracatını yüzde 5.7 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 12 milyar 732 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçıları, ihracatını artırmaya yönelik etkinlikleri ile 2025 yılını yoğun bir şekilde geçirdi. Birliklerimiz, geçtiğimiz yıl, 8 farklı ülkede düzenlenen 13 önemli ve büyük fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştirdi. 15 farklı ülkede, bölgenin büyük fuarlarına info stantlı 27 katılım sağladık. Birliklerimiz, bir önceki sene 7 olan UR-GE projesi sayısını, 2025 yılında yeni başlayan projelerimizle beraber 9’a çıkarttı” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2025 yılında 12 milyar 732 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, bir önceki yıla kıyasla, yüzde 5.7 oranında ihracat artışı sağladı. İstanbul İhracatçıları, geçtiğimiz yıl, 198 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payını yüzde 5.4’e çıkarttı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, aralık ayında ise bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17.7 oranında artış ile 1 milyar 295 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. 2025 yılında, Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), geçtiğimiz yıl, değer bazında en fazla ihracatı 773 milyon dolar ile ABD’ye gerçekleştirdi. Mal grupları bazında; ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründen şeker ve şeker mamulleri alt sektörü ile gemi, yat ve hizmetleri satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Irak, Almanya, Birleşik Krallık ve Norveç’e ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta, Irak’a en fazla ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller; Almanya’ya fındık ve mamulleri; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şeker mamulleri alt sektörü; Norveç’e ise gemi, yat ve hizmetleri çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 3 milyar 301 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat, 2025 yılında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7.7 oranında arttı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2025 yılında, 3 milyar 856 milyon dolar; İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 3 milyar 743 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 2 milyar 244 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 1 milyar 341 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), yaklaşık 729 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 627 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 344 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: 2025 yılında yakaladığımız ihracat artışının 2026 yılında da devam edeceğini öngörüyoruz İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, 2025 yılını yüzde 5.7 oranında artış ile tamamlayarak, iyi bir yıllık ihracat rakamına ulaştı. Geçtiğimiz yılın ihracat rakamlarına detaylı bakarsak, ülke grupları bazında, önemli artışlara imza attık. 2025 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 7.7 oranında artış ile Avrupa Birliği ülkelerine 3 milyar 301 milyon dolar, Diğer Avrupa ülkelerine yüzde 13.7 artış ile 1 milyar 464 milyar dolar, Afrika ülkelerine yüzde 4.8 oranında artış ile 1 milyar 279 milyon dolar, Bağımsız Devletler Topluluğuna yüzde 5.1 oranında artış ile 1 milyar 58 milyon dolar, Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Bölgesi ülkelerine yüzde 15.2 oranında artış ile 909 milyon dolar tutarlarında ihracat gerçekleştirdik. İstanbul İhracatçıları, ihracatını artırmaya yönelik etkinlikleri ile 2025 yılını yoğun bir şekilde geçirdi. Birliklerimiz, geçtiğimiz yıl, 8 farklı ülkede düzenlenen 13 önemli ve büyük fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştirdi. 15 farklı ülkede, bölgenin büyük fuarlarına info stantlı 27 katılım sağladık. Birliklerimiz, bir önceki sene 7 olan UR-GE projesi sayısını, 2025 yılında yeni başlayan projelerimizle beraber 9’a çıkarttı. Eğitimlerimize de ara vermeden devam ettik. Genel sekreterliğimiz, 2000’e yakın ihracatçının katılımı ile ücretsiz 33 farklı eğitim düzenledi. Farklı ülkelere yönelik ticaret ve alım heyeti programlarımız hız kesmeden devam etti. İİB, geçtiğimiz yıl, 3 farklı ülkeye 3 sektörel ticaret heyeti, farklı ülkelere yönelik 15 alım heyeti programı organize etti. İİB; 2025 yılında, bir önceki yıla kıyasla, yüzde 5.1 oranında üye firma sayısını artırarak, büyümeye devam etti. Yeni yılda, dünya ticaretinden daha fazla pay almayı, hedef pazarlarımızda ürünlerimizi tanıtıcı etkinlikler, organizasyonlar yapmayı planlamaktayız. Sürdürülebilir, katma değerli üretimi önceleyen; bir büyüme stratejisini esas alacağız. 2026 yılının ilk çeyreğinden itibaren çeşitli ülkelere yapmayı planladığımız fuar ve heyet faaliyetlerinin çalışmalarına başladık, üyelerimizle sık sık bir araya gelerek sektörün istek ve ihtiyaçlarına yönelik faaliyetler yapmayı sürdüreceğiz. 2025 yılında yakaladığımız ihracat artışının 2026 yılında da devam edeceğini öngörüyoruz. Geçtiğimiz yıl, ihracatımıza katkısı olan bütün ihracatçı firmalarımızı başarılarından dolayı tebrik ederim” dedi.

CHP'li Gürer: "Pestisitle Mücadele Arttırılmalı" Haber

CHP'li Gürer: "Pestisitle Mücadele Arttırılmalı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ait Avrupa Birliği Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerine göre Türkiye’den gönderilen 476 ürünün “kusurlu” bulunduğunu belirtti. Gürer, bu ürünlerin 291’inin sınır reddi aldığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin gıda ihracatında Avrupa Birliği’ne gönderilen ürünlerde sorunların devam ettiğini ifade etti. Ülkemizden 168 farklı ülkeye ürün gönderildiğini belirten Gürer, yalnızca Avrupa Birliği’nin 2025 yılı RASFF verilerine göre Türkiye menşeli gıda ürünleri için Avrupa kapılarında 476 kez alarm verilmesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı. Gürer, 2023-2024 yıllarında Avrupa Birliği Hızlı Alarm Sistemi’ne takılan, farklı ülkelerden gönderilen ürünlerin on binlercesinin pestisit ve aflatoksin gibi istenmeyen zararlı maddeler nedeniyle ret aldığını, iki yılda Türkiye menşeli ürün toplamının ise 853 olduğunu belirterek, 2023 yılında 359, 2024 yılında ise 492 ürünümüzün kusurlu bulunduğunu söyledi. 2025 yılında bu rakamın 476 olduğuna dikkat çeken Gürer, “Bu yıl ihracatta meydana gelen önemli bir düşüş var. Bunun da bir önceki yıla göre gerilemeye neden olduğunu dikkate alırsak, Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta olumsuzluk devam ediyor.” dedi. PESTİSİTLE MÜCADELE ARTIRILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada özellikle 2025 verilerine göre ihraç edilmek istenen 291 ürüne sınır reddi verildiğini belirtti. Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, kendi vatandaşlarının sağlığını korumak için gümrükte adeta duvar örüyor. Farklı ülkelerin yanı sıra ülkemizden gönderilen 291 ürün, içinde zararlı maddeler, yasaklı pestisitler veya aflatoksin bulunduğu gerekçesiyle sınırdan geri çevrildi. Toplamda 476 bildirim var. Bu ürünler, Avrupa’nın ‘sakıncalı’ dediği ürünlerdir. Bu durum ülkemiz açısından hem prestij kaybına hem de ihracat olanaklarının daralmasına yol açıyor. Tarımda kullanılan zehirli maddelere karşı mücadele artırılmalı, eğitim yaygınlaştırılmalıdır. Bu sorun ciddidir. Ayrıca ülkemiz pazarlarında da pestisit ve aflatoksinle ilgili denetimler ve eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Marketlerde yapılan incelemelerde pestisit varlığının saptanması, alan çalışmalarının artırılmasının zorunlu olduğunu göstermektedir. Tarımda kullanılan kimyasalların, insan sağlığına olumsuz yansımayacak biçimde kullanılması sağlanmalıdır.” dedi. SEBZE VE MEYVE LİSTENİN BAŞINDA Gürer, “AB girişinde sorun yaşanan 295 vaka ile meyve ve sebze ilk sırada yer alıyor. Listenin devamında ise kuruyemiş, baharat ve şekerleme bulunuyor.” dedi. Veriler şöyle: Meyve ve sebze: 295 Kuruyemiş: 75 Baharatlar: 34 Şekerleme: 19 Diyetik gıdalar: 10 Kakao ve kakao preparatları: 9 ALMANYA VE BULGARİSTAN’DAN “DUR” İHTARI Avrupa kapılarında Türkiye menşeli ürünlere en çok engel koyan ülkelerin başında Almanya ve Bulgaristan geliyor. Almanya 121 bildirimle ilk sırada yer alırken, Bulgaristan 89, Fransa 60, İtalya ve Hollanda ise 41’er bildirimle sıralanıyor. “8 BİN DENETÇİYLE 1 MİLYON İŞLETME DENETLENEMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının pestisit ve gıda zehirlenmelerinin arttığı bir yıl olarak önemli dersler içerdiğini söyledi. Gürer, gıda güvenliği zincirindeki en büyük sorunun “denetim eksikliği” olduğunu vurguladı. Belediye laboratuvarlarının kapatılmasına ve denetim yetkilerinin kısıtlanmasına dikkat çeken Gürer, “Türkiye genelinde 1 milyona yakın gıda işletmesi var ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yalnızca 8 bin denetçisi bulunuyor. Yurt içinde de gıda üretiminde alınması gereken önlemler artırılmalıdır.” dedi. GÜRER, DETAYLI LİSTEYİ PAYLAŞTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, RASFF verilerine göre toplam 476 bildirimin 291’inin sınır reddi, 59’unun uyarı, 93’ünün dikkate yönelik bilgilendirme ve 33’ünün takip amaçlı bilgilendirme olduğunu belirtti. Bildirim yapılan ürün gruplarının başında 295 bildirimle meyve ve sebze gelirken; kuruyemiş, baharat, şekerleme, diyetik gıdalar, kakao ve kakao preparatları, tahıllar ve unlu mamuller, hazır gıdalar ve gıda ile temas eden malzemeler de listede yer aldı. Ülkelere göre dağılımda Almanya 121 bildirimle ilk sırada bulunurken, Bulgaristan 89, Fransa 60, İtalya ve Hollanda 41’er bildirimle sıralandı. Gürer, yurt içi ve yurt dışı denetimlerin üretimin her aşamasında etkin biçimde yapılması ve üretici eğitimlerinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Avrupa Birliği’nin iade yaklaşımı, alınması gereken önlemler açısından yol göstericidir. Tarımda var olan sorunları azaltmak, Bakanlığın öncelikli görevlerinden biri olmalıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.