Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Kırsal Haber - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “İşletmelerimiz İçin ‘Dikkatli Planlama’ Ve ‘Güçlü Mali Yapı’ Şart!” Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki; içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir. Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ''ateşten gömlek'' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı. “Bizim İçin ''Bekle-Gör'' Dönemi Bitmiştir; Artık ''Üret Ve Diren'' Dönemindeyiz!” Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için ''bekle-gör'' dönemi bitmiştir; artık ''üret ve diren'' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir.” “Biz Şehirlerle Değil, Ülkelerle Mücadele Ettik” Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı. Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi ''Kayseri’nin uluslararası arenadaki mührü'' olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir ''diplomasi mücadelesi'' neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi. Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, ''Kayseri üretirse en kalitesini üretir'' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada mühürlenmesidir.” “Sırada Sucuk Ve Mantı Var” Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de verdi: “Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı, moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. “Kayseri Purov Mantısı Ve Kayseri Pöç Kebabı Tescillendi” Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki ürün için daha müjde verdi: “Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik. Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.” Başkan Gülsoy’dan Duayen Gazeteci Oktay Ensari’ye Vefa Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.” dedi.

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım Haber

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasını “şehrin gastronomi mirası adına tarihi bir kazanım” olarak değerlendirdi. Kayseri’nin köklü lezzetlerinden Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla Kayseri Ticaret Odası ev sahipliğinde M.Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına katılan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu önemli gelişmenin şehir adına uluslararası ölçekte büyük bir prestij sağladığını vurguladı. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, AK Parti İl Başkan Vekili Muammer Topsakal, CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, rektörler, oda başkanları, STK temsilcileri katıldı. “Birliğimizin, Beraberliğimizin Bereketini Yaşıyoruz” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Bir sevinci yaşıyoruz, yüzümüz gülüyor. Birliğimizin, beraberliğimizin bereketini yaşıyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, bir coğrafi ürün tescillendiğinde şehrin bir üst lige çıktığını ifade ederek, Ankara’daki ziyaretleri kapsamında Kayseri Pastırması’nın konuşulduğunu belirtip, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Kayserililere selamlarını iletti. Esnafa Kayseri Pastırması’na sahip çıkılması ve korunması çağrısında bulunan Büyükkılıç, coğrafi tescillenmiş marka değere yakışır anlayış içerisinde ürünleri üretip, pazarlamayı çok önemsemelerini hatırlattı. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi'ne Kayseri’nin de girdiğini anımsatan Başkan Büyükkılıç, Mutfak Sanatları Merkezi başta olmak üzere hem tesislere hem ürünlere hem de eğitime önem vermeye gayretle devam edeceklerini kaydetti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise pastırma denilince kadim bir kültürden bahsettiklerini ifade ederek, “Pastırmadan bahsederken, aynı zamanda istihdamdan, turizmden, şehrimizin özgüveninden bahsediyoruz. Memduh başkanın söylediği gibi Kayseri denilince akla pastırma geliyor. Türkiye’nin 46’ncı ürün olması ülkemize sağladığımız katkı açısından da kıymetli” diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da Kayseri’deki markaların sürekli olarak her alanda çağdaş iletişim alanlarını kullanarak, daha fazla pazarlama yapılması gerektiğine vurgu yaptı. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy da Kayseri Pastırması’nın sadece sofralara gelen bir lezzet değil, şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve aidiyet nişanesi olduğunu dile getirdi. Gülsoy, pastırmanın anavatanının Kayseri olduğunu vurguladığı konuşmasında, Kayseri Pastırması’nın Türkiye’de coğrafi işaret tescili yapılan ilk pastırma olduğunu paylaşarak, Kayseri Pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesinin sadece hukuki bir tescil süreci değil, tarih karşısında bir vefa borcunun da yerine getirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Başkan Gülsoy konuşmasının sonunda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere bu süreçte katkısı olan ve şehrin değerlerine sahip çıkan Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkürlerini iletti. Toplantıda, Kayseri Pastırması’nın uluslararası pazarlarda daha etkin tanıtılması ve üretim standartlarının korunması yönünde atılacak adımlar da ele alındı. Konuşmaların ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile toplantı sona erdi.

Başkan Büyükkılıç: "Kayseri Pastırması Avrupa Birliği'nde" Haber

Başkan Büyükkılıç: "Kayseri Pastırması Avrupa Birliği'nde"

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürünü olarak listede yerini alması sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’nin zengin mutfak kültürünü dünyaya tanıtma gayretini sürdüren Başkan Büyükkılıç, bu doğrultuda proje ve yatırımlarını sürdürürken, şehrin eşsiz lezzetlerinin uluslararası tescil ve tanınırlığı için de girişimlerde bulunarak gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün olduğunu duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin, dayanışma içerisinde şehrin değerlerine sahip çıktığını kaydederek, “Zengin mutfağı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’mizi şehrin tüm kamu kurum ve kuruluşları, oda ve STK’ları ile dayanışma içerisinde tüm dünyaya tanıtma gayretimiz sürüyor. Bu gayretlerimiz de elhamdülillah meyvelerini veriyor. Kayseri Pastırmamız Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün oldu” dedi. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kentin gastronomi alanındaki atılımına sunduğu katkılara dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyesi olarak Gastronomi Günleri düzenliyor, şehrimizin mutfağını tanıtıyor, Mutfak Sanatları Merkezi’miz ile hem lezzetlerimizin tanıtımını sağlıyor hem de gastronomi eğitimleri veriyoruz. Kadim kent Kayseri’nin her bir köşesinde hem tarih hem de eşsiz lezzetler yer alıyor” ifadelerini kullandı. Kayseri Pastırmasının AB tescil sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, “Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen 46. ürün olan pastırma ile şehrimizin emeğini, alın terini ve asırlık ustalığını dünyaya bir kez daha gururla duyurduk. Biz Kayseri olarak sadece üretmiyoruz; değerlerimizi koruyor, markalaştırıyor ve bunları geleceğe emin adımlarla taşıyoruz. Bu gururda başta, Tarım ve Orman Bakanı’mız Sayın İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı’mız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Kayseri Ticaret Odası Başkanı’mız Ömer Gülsoy’a, Kayseri Ticaret Borsası Başkanı’mız Recep Bağlamış’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kayseri Pastırması, Türkiye’nin AB coğrafi işaret tescilli ürünler listesinde Adana Şalgamının ardından 46’ncı sırada yerini aldı.

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor Haber

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor

İki sezondur ihracatta kan kaybeden Türk zeytinyağı sektörü, doğru tespit edilen rekolteyle ve Avrupa Birliği’nden alınacak kotayla ihracattaki tıkanıklığı aşmayı hedefliyor. Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ.

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili Haber

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa Parlementosu ve Konseyi tarafından Kayseri Pastırmasına coğrafi işaret tescili verilmesinin onayladığını söyledi. Başkan Gülsoy, “Oda olarak yöresel ürünler ve coğrafi işaret tesciline büyük önem veriyoruz. Tescil sürecinde yapılan itirazlara rağmen uzmanlarımız ve hukukçularımız tarafından verilen büyük mücadelenin meyvesini toplamanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimize ulaştık, lezzetimizi dünyaya tescilledik. Bereketli topraklarımızın bu eşsiz değerini dünyaya tanıtmaya kararlıyız. Kayseri’mize ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) tarafından Avrupa Birliği Komisyonuna tescil başvurusu yapılan Kayseri Pastırması, tescil sürecinde yapılan itirazlar sonrası verilen mücadele ile Avrupa Birliği ülkelerinde de koruma altına alındı. Kayseri Pastırması Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alan 46. ürün oldu. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy yaptığı değerlendirmede, “Kayseri denince ilk akla gelen asırlık lezzetlerimizden Pastırmamız, Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili’ni alarak koruma altına alındı. 2024 yılında ilan aşamasına çıkan ürünümüze, Bulgaristan tarafından isim benzerliği gerekçesiyle yapılan itirazlar süreci zorlaştırsa da geri adım atmadık. Kayseri Ticaret Odası olarak, bu milli değerimizi uluslararası arenada sahipsiz bırakmamak adına adeta bir hukuk ve diplomasi savaşı verdik. Odamız bünyesinde kurulan özel çalışma grubu, TOBB Uyum ve Türk Patent ve Marka Kurumu uzmanlarımızla koordineli bir şekilde 2 yıl boyunca teknik ve hukuki süreç yürüttük. Kayseri Ticaret Odası’nın kararlı duruşu, sunduğu bilimsel kanıtlar ve tescil dosyasındaki titiz çalışmaları sayesinde tüm itirazlar boşa çıkarılarak hedefimize ulaştık. Kayseri Pastırmamız, AB Coğrafi İşaret Tescili alan 46. ürünümüz olarak şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun. Coğrafi işaretler, ürünlerin ait olduğu bölge ve yörenin tanıtımı için güçlü bir reklam kaynağıdır. Tüketiciler nazarında güvenin simgesi olan bu tescil, Odamızın vizyoner çalışmalarıyla artık uluslararası bir kimlik kazanmıştır. Bu başarı, sadece bir etiket değil; Kayseri Ticaret Odası’nın üreticimize sağladığı dev bir prestij ve ekonomik kalkınma hamlesidir. Alınan bu tescil ile Kayseri Pastırması’nın AB ülkelerinde haksız kullanımının önüne geçilecek, taklit üretimlerin yolu tamamen kapatılacaktır. Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği tescil etiketi, işlenmiş et ürünlerinin mevzuatsal anlamda ihracına müsaade edilen ülkeler tarafından da yine bir güven potansiyeli olarak algılanacaktır. Kayseri Ticaret Odası olarak, şehrimizin marka değerlerini dünyanın dört bir yanına taşımaya, "Kayseri" adının geçtiği her alanda haklarımızı savunmaya ve yerel lezzetlerimizi küresel birer güç haline getirmeye devam edeceğiz.“ ifadelerini kullandı. Kadim şehrimizin yöresel ürünlerini korumak ve kayıt altına almak için Kayseri Ticaret Odası olarak başarılı çalışmalar yapmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan Gülsoy, sözlerine şöyle sürdürdü: “Coğrafi işaret tescili Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılıyor. 2026 yılı itibariyle ülkemizde coğrafi tescil sayısı 1828’e ulaştı, 832 üründe başvuru aşamasında bulunuyor. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. 2 geleneksel ürün adı ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu şehrimiz açısından da çok büyük prestij olacak. Bizler, şehrimizin kadim geçmişini ve medeniyetler harmanını en iyi anlatan ve yaşatan yöresel ürünlerini bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Bu ürünlerin tescille hakkının ve hukukunun korunmasını, ticarileşmesini, üretiminin artırılarak yayılmasını, meslek gerektirenlerin yeni nesiller için cazibe alanı oluşturmasını ve nihayet kültürel değerler olarak tanınmasını sağlayacak sürekli etkinlikler bütünü olarak görmekteyiz. Yerel değerlerimizi ulusal bazda korumaya ve kayıt altına almaya devam ederken AB nezdinde yapılan coğrafi işaret tescil başvuruları ile Türkiye'nin zengin kültürel mirasını ve lezzetlerini uluslararası arenada tanıtmaya devam edeceğiz. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı AB Tescili için çalışmalarımızı da tüm hızıyla sürdürüyoruz. Yakın zamanda iki önemli ürünümüzün de tescilini alacağımıza inanıyoruz. Yerel değerlerin küresel pazarda korunması noktasında bizlere büyük destek veren, vizyoner liderliği ile bizlere yol gösteren Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. “

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yeni yılın ilk iki (ocak-şubat) ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk iki ayında 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 178 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.3 oldu. En fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, ilk iki ayda, değer bazında en fazla ihracatı 134 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, Irak ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Irak’a ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller sektörü; Amerika Birleşik Devletleri’ne ise hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 442 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ilk iki ayında, 568 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 526 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 343 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 222 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 147 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 89 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), 53.5 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Organize ettiğimiz Türkiye milli katılımları ile görünürlüğümüz ve gücümüz arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiğimiz etkinlikler ile yoğun bir ay geçirdik. Organize ettiğimiz milli katılımlarda, Türk ürünlerinin aynı alanda alıcıya çıkması, uluslararası arenada görünürlüğümüzü ve gücümüzü artırdı. Milli katılım organizasyonlarımızda, ocak ve şubat aylarında 100’e yakın firmanın yurtdışındaki önemli fuarlara katılmasını sağladık. Avrupa’nın en büyük şekerleme ve atıştırmalık ürünler fuarı ISM 2026, ISM altında bu yıl ilk defa düzenlenen ve gelecekte daha da gelişeceğini öngördüğümüz ham madde, yarı mamul ve gıda bileşenlerine yönelik ISM INGREDIENTS 2026, Rusya ve Doğu Avrupa'nın en büyük uluslararası gıda ve içecek fuarı Prodexpo 2026 ve Wine Paris 2026 Fuarı’nda milli katılım organizasyonları gerçekleştirdik. Japonya’da düzenlenen Süpermarket Trade Show’a, info stant ile katılarak, tadım etkinlikleri ile Türk hayvansal ürünlerinin tanıtımını yaptık. Japon alıcılar detaycı, uzun vadeli düşünen ve güvene dayalı iş yapmayı sevdiklerinden dolayı yüz yüze iletişimi tercih ediyorlar. Bundan dolayı, bu büyük ve önemli pazarda daha fazla yer bulmak için bu fuarda olmak bizim için önemliydi. Yeni Delhi’de düzenlenen MEWA Fuarı’nda Türk fındığını başarıyla tanıttık. Birliklerimizin UR-GE projeleri çalışmalarına devam ediyor. “Turkish Animal Pro II Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi” kapsamında projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” konulu eğitim düzenlendi. “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında ise “Raf Ömrü ve Hızlandırılmış Raf Ömrü Analizleri” eğitimi, firma temsilcileri ve akademisyenlerin katılımı ile yapıldı. “Dış Tıcaret Yönetim Sürecinde Lojistik Yönetimi ve Nakliye Şekilleri”, Gıda Bağışının Firmalar Açısından Vergi/Maliyet Avantajları” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenlendi. Türkiye’nin ekonomisi için biz ihracatçılar bir an bile durmadan çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz” dedi.

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı Haber

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu TKDK tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon Avro hibe desteği sağlayacak çağrılarla kırsalda yaklaşık 400 milyon Avroluk yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulanmaya başlanan IPARD III Programı'yla birlikte başvuru inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimcilere kolaylık sağlanması amacıyla başlatılan yıllık çağrı takvimi uygulamasının kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Yayımlanan yeni takvim doğrultusunda, sadece 2026 yılında çıkılacak çağrı dönemlerinde kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yatırımın ülke ekonomisine kazandırılmasının ve binlerce kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yumaklı, hayvansal üretimden bitkisel üretime, el sanatlarından kırsal turizme ve yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede üreticilere destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. 241 MİLYON AVROLUK DESTEK DÖRT FARKLI TEDBİRİ KAPSIYOR Açıklanan IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi'ne göre; nisan ayında 25 milyon avro bütçeli "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme", mayıs ayında ise 30 milyon avro bütçeli "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" tedbirleri için ilana çıkılacak. Haziran ayında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığında 30 milyon avroluk bir destek paketi devreye alınırken; temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu'ndan yetki devri alınmasının akabinde IPARD Programı kapsamında ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin faydalanabileceği 156 milyon avro bütçeli "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" çağrısı yayımlanacak. Desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiklik gösterirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 oranlarında hibe desteği sağlanacak. Özellikle kamu altyapı yatırımları ile paketlik içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsalın çehresini değiştirecek projelere 3 milyon avroya kadar hibe verilebilecek. KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK İLE ÜLKE EKONOMİSİNE DEV KATKI TKDK tarafından 2011 yılından bu yana uygulanan IPARD Programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, bu sayede ülkeye yaklaşık 273 milyar TL tutarında yatırım kazandırıldığını ve 107 bini aşkın kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolünün hayati olduğuna dikkati çeken Yumaklı, proje seçimlerinde ilave puan verilerek ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek hibe oranları sağlanarak pozitif ayrımcılık uygulandığını belirtti. Bu kapsamda bugüne dek 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını ifade etti. Yumaklı, 241 milyon avro bütçeli IPARD III Programı 2026 Çağrı Takvimi'nin ülkemize, yatırımcılara ve tüm tarım kesimine hayırlı olmasını temenni etti. ​

Adana Şalgamı Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Aldı Haber

Adana Şalgamı Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret Aldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana şalgamının Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili alan 45'inci ürün olduğunu belirterek, "Anadolu'nun kadim lezzetlerini dünyaya tanıtmaya, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı. Yumaklı, Adana şalgamının Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili almasını değerlendirdi. Anadolu'nun eşsiz tadının artık AB tescilli olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Geleneksel üretim tekniğiyle asırlardır Adana'da üretilen şalgamımız, AB tescili alan 45'inci ürünümüz oldu. Anadolu'nun kadim lezzetlerini dünyaya tanıtmaya, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz. Hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin AB tarafından tescillenen coğrafi işaretli ürünleri şu şekilde: "Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu, İpsala pirinci, Bursa kestane şekeri, Yenice ıhlamur balı, Maraş çöreği, Adana şalgamı

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi Haber

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu ev sahipliğinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Eskişehir İrtibat Ofisi’nin destekleriyle “Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği düzenlendi. Gerçekleştirilen etkinlikte kadın çiftçiler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında bir araya geldi. Etkinlikte, kadın çiftçiler başta IPARD destekleri olmak üzere TKDK tarafından sağlanan destekler çerçevesinde deneyimlerini paylaşırken, kırsal kalkınmadaki rollerini de ele aldı. Etkinliğe Eskişehir merkez ve ilçelerden 300’ü aşkın kadın çiftçi, kooperatif ve dernek temsilcisi ile kurum yetkilisi katıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki etkisinin ve IPARD desteklerinin önemine olan farkındalığı bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuyla düzenlenen ortak bir iftar programı eşliğinde gerçekleşti. Program kapsamında Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın kırsal kalkınma bileşeni olan IPARD programı hakkında bilgi verdi. Ardından açılış konuşmaları Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Bakılan ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak tarafından gerçekleştirildi. IPARD ile Kırsalda Sürdürülebilir Kalkınma Söyleşi bölümünde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray moderatörlüğünde, kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kırsal kalkınma ve Avrupa Birliği desteklerinin yerel etkileri ele alındı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, IPARD programı kapsamında sağlanan destekler ve başvuru süreçlerini detaylı olarak aktardı. Mihalıççık Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Fevziye Kartaltepe ise IPARD desteğiyle hayata geçirilen Mihalıççık Kadın Girişimi Süt İşleme Tesisi projesini paylaştı. 11 milyon 741 bin TL uygun harcama tutarına sahip proje, yüzde 70 hibe ile 8 milyon 219 bin TL destek alarak kaşar ve lor peyniri üretimine katkı sağladı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek de kadın çiftçilerin sahadaki deneyimlerini ve kırsal topluluklara katkılarını katılımcılarla aktardı. Etkinlik boyunca kadın çiftçilerin liderlik rolleri, kooperatifleşmenin kırsal kalkınmaya katkısı, kısa tedarik zincirlerinin önemi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları tartışıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, tarım sektöründe kadınların güçlenmesi için dayanışma ağlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki rolünün güçlendirilmesinin yerel ekonomilerin dayanıklılığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. 2011 yılından bu yana TKDK tarafından uygulanan Avrupa Birliği destekli IPARD programı, Türkiye’de kırsal kalkınmaya 1,9 milyar avronun üzerinde hibe desteği sağladı. Program; tarım ve gıda sektörünün rekabet gücünü artırmayı, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini desteklemeyi ve kırsal alanlarda istihdamı güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle kadınlar ve gençler için yeni fırsatlar yaratmayı amaçlayan IPARD, kısa tedarik zincirleri ve yerel değer zincirlerinin gelişmesine de katkı sağlıyor. Kadın çiftçilerin üretimdeki gücünü ve kırsal kalkınmadaki rolünü vurgulayan buluşma, gerçekleştirilen söyleşinin ardından düzenlenen iftar programı ve ney dinletisi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.