Hava Durumu

#Bakanlık

Kırsal Haber - Bakanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

19,5 Milyar TL’lik Tarımsal Destek Ödemeleri Hesaplara Yatıyor! Haber

19,5 Milyar TL’lik Tarımsal Destek Ödemeleri Hesaplara Yatıyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerin merakla beklediği destek paketinin detaylarını açıkladı. Toplamda 19 milyar 538 milyon 43 bin lira tutarındaki tarımsal destekleme ödemesi bugün itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılmaya başlanıyor. ​Bakan Yumaklı: "Üreticimizin Gücüne Güç Katıyoruz" ​Bakan Yumaklı, sosyal medya hesapları ve resmi kanallar aracılığıyla yaptığı açıklamada, üretimin sürekliliğine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: ​"Üreticimizin gücüne güç katıyor, bereketi birlikte artırıyoruz. 19 milyar 538 milyon TL tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ​19,5 Milyar TL'lik Desteğin Detayları Neler? ​Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, ödemelerin aslan payı "Planlı Üretim Desteği" kalemine ayrıldı. İşte ödeme kalemlerinin tam listesi: ​Planlı Üretim Desteği: 19.484.148.403 TL ​Kırsal Kalkınma Yatırımları Desteği: 49.686.547 TL ​Hayvan Gen Kaynakları Desteği: 4.208.050 TL ​Bu dev bütçe ile hem bitkisel üretimin planlanması hem de hayvancılık ve kırsal kalkınma projelerinin ivme kazanması hedefleniyor. ​Ödeme Takvimi: Paralar Ne Zaman Yatacak? ​Üreticiler, TCKN ve VKN son hanelerine göre ödemelerini alabilecekler. Bakanlık, sistemde yoğunluk oluşmaması adına ödemeleri belirli bir takvime göre gerçekleştiriyor. ​TCKN ve VKN Son Hanesine Dikkat! ​10 Nisan 2026 saat 18:00 itibarıyla ödemesi yapılacak gruplar: ​TC Kimlik Numarası (TCKN) son hanesi: 0, 2 ve 4 olanlar. ​Vergi Kimlik Numarası (VKN) son hanesi: 0, 1, 2, 3, 4, 5, 7 ve 9 olanlar. ​Yukarıdaki kriterlere uyan üreticilerin Planlı Üretim Desteği ve diğer tüm kalemlerdeki ödemeleri bu akşamdan itibaren banka hesaplarında olacak. ​Çiftçi Destek Ödemesi Nasıl Sorgulanır? ​Üreticiler, hesaplarına yatan destekleme ödemelerini e-Devlet kapısı üzerinden "Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)" sorgulama ekranını kullanarak veya ilgili bankaların mobil şubeleri aracılığıyla takip edebilirler.

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor Haber

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor

Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3.038 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, 1.800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. TÜM PAYDAŞLAR KATILDI Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. SAHADA İNCELEMELER YAPILDI Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. ÖZGENER: KATILIMCILARIN İLGİSİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Oda ve Borsa Başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. ÇAKAN: YATIRIMCILARIN MEMNUNİYETİ HEYECANIMIZI ARTIRDI Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak” dedi.

Elektrik Maliyetleri Tarımsal Üretimi Durma Noktasına Getirdi Haber

Elektrik Maliyetleri Tarımsal Üretimi Durma Noktasına Getirdi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine verilen yanıt, tarımsal sulamada elektrik maliyetlerinin çiftçiler üzerindeki ağır yükünü ortaya koydu. Resmi verilere göre son dört yılda yaklaşık 75 bin tarımsal abonenin elektriği borç nedeniyle kesildi. Gürer, artan elektrik maliyetlerinin çiftçiyi borç sarmalına sürüklediğini belirterek üreticiyi koruyacak özel tarifeler ve desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. TARIMSAL SULAMADA ELEKTRİK MALİYETİ KRİZİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde kullanılan elektriğe gelen zamların üreticiyi ciddi şekilde zorladığını belirterek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na soru önergesi verdi. Gürer, özellikle sulama dönemlerinde elektrik fiyatlarının yükselmesi nedeniyle çiftçilerin borçlandığını ve bazı üreticilerin üretim faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını ifade etti. 4 YILDA 75 BİNE YAKIN ÇİFTÇİNİN ELEKTRİĞİ KESİLDİ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verdiği yanıt, tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Borcunu ödeyemediği için elektriği kesilen abone sayısı ise şu şekilde gerçekleşti: 2022: 19 bin 454 2023: 16 bin 18 2024: 21 bin 106 2025: 18 bin 214 Böylece dört yılda yaklaşık 74 bin 792 tarımsal abonenin elektriği borç nedeniyle kesildi. BAKANLIK: TARİFELER MALİYETLERE GÖRE BELİRLENİYOR Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın verdiği yanıtta elektrik tarifelerinin; üretim, iletim, dağıtım ve perakende satış maliyetlerinden oluştuğu belirtilerek tarifelerdeki değişimlerin bu maliyetlerdeki artış veya azalışların sonucu olduğu ifade edildi. Yanıtta ayrıca belirli tüketici gruplarına yönelik sübvansiyonların 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında Cumhurbaşkanı kararıyla yapılabileceği, tarımsal desteklerin ise 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütüldüğü belirtildi. ÇİFTÇİYE ÖZEL TARİFE VAR MI? Gürer ise tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin giderek büyüyen bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek çiftçiler için özel düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Elektrik maliyetlerinin düşürülmesi için dağıtım bedellerinin azaltılması, KDV’nin kaldırılması ve üreticilere özel tarife uygulanması gerektiğini belirtti. TARIMDA MALİYET BASKISI ARTIYOR Tarımda maliyetlerin hızla arttığını ve üreticinin her geçen gün daha ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle tarımsal sulamada kullanılan elektriğin çiftçiler için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Gürer, “Tarlada üretimin sürdürülebilmesi için suya, suyun tarlaya ulaşması için de elektriğe ihtiyaç var. Ancak bugün çiftçi elektrik faturasını ödeyemediği için sulama yapamaz hale getiriliyor. Borç nedeniyle elektriğin kesilmesi yalnızca bir hizmetin durması değil, doğrudan üretimin kesilmesi anlamına gelir. Elektriği kesilen çiftçi ya ürününü kurutmak zorunda kalıyor ya da borçlanarak üretime devam etmeye çalışıyor. Bu tablo, tarımda işlerin iyi gitmediğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Elektrik kesintilerinin tarımsal üretimde zincirleme sorunlara yol açtığını ifade eden Gürer, “Çiftçi sulama yapamazsa verim düşer, üretim azalır ve sonuçta gıda fiyatları daha da artar. Enerji maliyetleri üretimin en kritik girdilerinden biri haline gelmiş durumda. Çiftçiye özel bir elektrik tarifesi uygulanmadan, dağıtım bedelleri ve vergiler düşürülmeden üreticinin ayakta kalması mümkün değil. Tarım stratejik bir sektördür; üreticinin elektriğini kesmek, aslında ülkenin gıda güvenliğini riske atmaktır” diye konuştu.

KOOPBİS Veri Girişi İçin Son Tarih 26 Nisan! Haber

KOOPBİS Veri Girişi İçin Son Tarih 26 Nisan!

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) için veri giriş süreci azalıyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif yönetim kurulu üyelerini, binlerce liralık idari para cezalarının yanı sıra hapis cezası riski de bekliyor. ​Kooperatiflerin şeffaflığını artırmak ve dijitalleşmesini sağlamak amacıyla başlatılan KOOPBİS veri girişlerinde geri sayım başladı. Bakanlık tarafından yayımlanan yönetmelik uyarınca, tüm kooperatiflerin verilerini sisteme işlemesi için belirlenen son tarih 26 Nisan 2026 olarak açıklandı. ​İhmalin Bedeli Ağır: Hem Para Hem Hapis Cezası ​Yönetmeliğin 17’nci maddesi uyarınca, veri girişini süresi içinde tamamlamayan kooperatif yöneticilerini ciddi yaptırımlar bekliyor. Bilgileri eksik veya hatalı giren ya da hiç girmeyen yönetim kurulu üyelerine; ​İdari Para Cezası: Her bir eksik işlem için ayrı ayrı uygulanmak üzere yaklaşık 8.600 TL tutarında para cezası kesilecek. İşlem sayısı arttıkça bu tutar katlanarak büyüyecek.​ Adli Yaptırımlar: Kanunun Ek-2’nci maddesi kapsamında, yükümlülüklerini yerine getirmeyen yöneticiler hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası istemiyle dava açılabilecek.​Hangi Bilgilerin Girilmesi Zorunlu? ​Kooperatiflerin mağduriyet yaşamaması için sisteme şu bilgileri eksiksiz işlemesi gerekiyor: ​Ticaret sicili kayıtları ve finansal tablolar.​Yönetim kurulu ve denetçi raporları.​Genel kurul toplantı evrakları.​Ortaklara ait kimlik, iletişim, pay ve ödeme bilgileri.​"15 Gün" Kuralına Dikkat! ​Haberde dikkat çeken bir diğer önemli detay ise genel kurul süreçleri. Ortakların incelemesine sunulması gereken yıllık faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider farkı hesapları ve denetçi raporlarının, genel kurul toplantısından en az 15 gün önce sisteme yüklenmiş olması yasal bir zorunluluk teşkil ediyor. ​Mağduriyet Yaşanmaması İçin Son Çağrı ​Yetkililer, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir adli veya idari yaptırımla karşılaşmamaları adına, işlemlerini son güne bırakmadan 26 Nisan 2026 tarihine kadar KOOPBİS üzerinden tamamlamaları gerektiği konusunda kritik uyarıda bulundu.

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak Haber

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sonrası tarımsal üretimi etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacağını belirterek, "Gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim." dedi. Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanlığı ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Külliye'de Ramazan" etkinliklerine katılarak stantları gezdi, çocuklarla sohbet etti. Burada gazetecilere değerlendirmede bulunan Yumaklı, Külliye'deki ramazan etkinliklerinin artık bir gelenek haline geldiğini, çocukların sevincini görmenin ve bakanlıkların yapmış olduğu faaliyetleri anlatma imkânı bulmanın kendileri açısından mutluluk verici olduğunu söyledi. Yumaklı, etkinliğe çocukların büyük bir ilgisinin olduğunu belirterek, "Bakanlığımızın tarımla, ormanla, suyla alakalı birçok konusunu burada onlara sevdirerek öğretmek, anlatarak onların ilgisini çekmek üzerine ciddi bir alanı tahsis ettiler." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Yumaklı, böyle bir ortamı oluşturmanın, çocuklar ve ailelerle, bakanlıklar veya farklı kurumların bir araya gelmesini sağlamanın son derece önemli olduğunu bildirdi. "HERHANGİ BİR GÜBRE PROBLEMİ OLMAYACAK" Bakan Yumaklı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle gübre tedarikinde sorun yaşanıp yaşanmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayarak, risklerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren hazırlık yaptıklarını, gübre stokları anlamında hiçbir problemin olmadığını ifade etti. Bu kapsamda arzı artırma yönünde de tedbirlerinin bulunduğuna işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Bunları peyderpey açıklıyor olacağız. Şu an için çiftçilerimizin üretimini etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacak. Bununla ilgili yeterli stokumuz da imkânlarımız da bağlantılarımız da var. Gıda açısından zaten problemimiz yok. Bu tarz krizlerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren gerekli tedbirleri bütün Bakanlık birimlerimiz olarak aldık. Dolayısıyla da şu anda gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim."

Bakan Yumaklı: ''Tarımsal Üretim Kapasitesini Artıracak'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Tarımsal Üretim Kapasitesini Artıracak''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım Kefalet Destek Programı kapsamında ilk aşamada 30 milyar liralık tarımsal krediye teminat sağlanacağını belirterek, "İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Tarım Kefalet Destek Programı Tanıtımı ve İmza Töreni'ndeki konuşmasının başında ramazanın hayırlı olmasını, bütün dünyaya barış getirmesini temenni etti. Tarımı sadece bir sektör olarak ele almanın yanılgı olacağını belirten Yumaklı, "Ülkelerin istiklali ve istikbali için son derece önemli bir başlıktır. Sosyal ve stratejik güvenliğin de aynı zamanda temelidir. Gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, ihracat kapasitesi bunların hepsi doğrudan tarım sektörünün gücüyle alakalıdır." diye konuştu. Yumaklı, sürdürülebilir bir üretimin olabilmesi için arazi, emek ve sermaye üçlüsünün eşgüdüm içerisinde çalışması gerektiğine dikkati çekerek, "Bakanlığımız son yıllarda tarımsal üretimde çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirmeye, hayata geçirmeye devam ediyor. Burada özellikle üzerinde durduğumuz husus gıda arz güvenliğinin temini. Bu başta en büyük hedefimiz elbette. Kaynakların etkin kullanımı, stratejik ürünlerin en uygun havzalarda yetiştirilmesi ki suyu merkeze alan bir üretim olarak da bunu ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı. Doğal kaynakların da sürdürülebilir olmasını sağlamak amacıyla üretim planlamasına başladıklarını, 2025'in ilk yıl olduğunu anımsatan Yumaklı, üreticilerin, çiftçilerin, tarım sektörünün üretim planlamasını ne denli sahiplendiğini ve pozitif sonuçlar oluşturmaya daha ilk yılından başladığını görmekten mutluluk duyduğunu kaydetti. "FİNANSMAN SADECE BİR KAYNAK DEĞİL, AYNI ZAMANDA BİR KALDIRAÇTIR" Bakan Yumaklı, planlamada üretim kapasitesini artırmanın en önemli unsurlarından birinin de zamanında uygun koşullarda ve erişilebilir bir finansman elde etmek olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır. Bakanlık olarak üretim planlamasının uygulama etkinliğini artırmak için özellikle finansal araçlarımızı yeniden düzenledik. Bu kapsamda üretim planlamasıyla uyumlu hem destek sistemimiz yeniden revize edildi hem de kredilere ulaşım konusu üretim planlamasına entegre edildi. Yani birbirlerinden bağımsız bir şekilde çalışmasını sona erdirmiş olduk. Kaynaklar sonsuz değil, dolayısıyla elde ettiğimiz kaynakları da bu anlamda uygun şekilde kullanmak durumundayız. Planlamaya uygun hareket eden üreticilerimize ilave destekler ve yüzde 20 faiz indirimi uyguluyoruz. Hazine faiz kar payı destekli krediler, tarım sektörünün her alanında 28 farklı kredi konusunda tarım politikalarıyla uyumlu bir halde uygulanmaya başladı. Elbette zaman içerisinde bazı farklı anlaşmalar olabilecektir. Üç yıllık bir perspektif vermiştik zaten bu üç yılın içerisinde inşallah herkes son derece etkin bir finansman kullanımı gerçekleşmiş olacak. 2025'te bu kredilerden faydalanan üretici sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşmış." Ziraat Bankası, Ziraat Katılım ve Tarım Kredi Kooperatiflerince 2025'te 661 milyar liralık hazine faiz ve kâr payı destekli kredi kullandırıldığını söyleyen Bakan Yumaklı, "Rakamın büyüklüğünü dikkate alacak olursak burada bu programda aslında Kredi Garanti Fonuyla birlikte finansmanın nasıl bir kaldıraç etkisinin olabileceğini de tahmin etmek zor değil." diye konuştu. "TARIMSAL ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRACAK" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, tarımı desteklemenin sadece bir sektörü desteklemek olmadığını, aslında ülkenin bütün unsurlarını desteklemek anlamına geldiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü tarım varsa üretim vardır, büyüme vardır. Büyüme varsa da elbette refah vardır. Bugün hayata geçirilecek olan bu kefalet programı da teminat yetersizliği sebebiyle finansmana erişimde zorlanan üreticilerimiz için güçlü bir güven mekanizması olacaktır. Finansal sistemle tarımsal üretim arasında daha güçlü ve sağlam bir kapsayıcı yapının da böylece tahkim edilmesi de sağlanmış olacak. Kredi hacmini artıran bir etki sağlamayacak tarım kefalet programı. Tarımsal üretim kapasitesini artıracak. Bu ikisinin ayrımını özellikle ifade etmek istiyorum. Buradaki amaç tarımsal üretimin kapasitesini artırmak." Programın bugüne itibarıyla 8 kamu ve özel bankayla başlayacağını anlatan Yumaklı, "İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak. İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz. Programın elbette diğer bir etki unsuru da tarım sektöründe Kredi Garanti Fonu kefalet kullanım oranı yaklaşık yüzde 1'ler düzeyindeydi. Artık bu oranları umuyorum ki bir daha konuşmamış olacağız." açıklamasında bulundu. Yumaklı, kurulan bu yapının bugün üretim ihtiyaçlarını karşılayan bir finansman mekanizması değil, yine belirtildiği gibi ülkenin gıda arz güvenliği başta olmak üzere doğal kaynaklarının korunması, tarım sektörünün uzun vadeli rekabet avantajı kazanması açısından da son derece önemli olduğunu vurguladı. Bu hususu sadece Türkiye içerisindeki tarımsal üretimin artması ya da diğer önemli unsurlar olarak görmediklerinidile getiren Yumaklı, "Aynı zamanda dünyada gerçekten başarı hikayeleri yazan ve ihracat anlamında ülkemize çok ciddi ekonomik getiriler sağlayan sektör içinde önemli bir etki oluşturacaktır. Genelde tarım için 'çok önemli, o kadar önemli ki savunma sanayisi kadar ciddi bir önemi vardır' denilir. Tarım sektörünün önemi ve değeri bir eşgüdüm halinde düşünülmesi gereken bir husustur." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.