Hava Durumu

#Bakırçay Havzası

Kırsal Haber - Bakırçay Havzası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakırçay Havzası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor Haber

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, zorlu koşullarda var olma mücadelesi veren çiftçiyi dirençli hale getirmek için, ülke genelinde hızla yayılarak milyonlarca dolarlık zarara neden olan kahverengi kokarca böceğine karşı mücadele başlattı. Ürünlere zarar veren istilacı türe karşı, üreticiler bilinçlendirilerek feromon tuzağı dağıtımına başlandı. 1000 adet tuzakla başlayan dağıtım İzmir geneline yayılacak. Böylece hem çiftçinin emeği hem de kentin gıda güvenliği korunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde son dönemde hızla yayılmaya başlayan, önemli ihracat kalemleri arasındaki ürünlere zarar veren kahverengi kokarca böceğine karşı harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçilerin ekonomik kayıp yaşamaması ve İzmir’in ihracat payında düşüş yaşanmaması için kent genelinde zararlıya karşı mücadele ve bilinçlendirme çalışmasına başladı. İzmir’in üretimde lider olduğu satsuma mandalina, mısır, kiraz ve domates başta olmak üzere fındık, elma, armut, turunçgiller, ceviz, biber, patlıcan gibi çok sayıda meyve ve sebzede hasar bırakarak ekonomik kayba neden olan kahverengi kokarca böceğiyle mücadele kapsamında çiftçiye feromon tuzağı dağıtıldı. Zararlının yayılımı kontrol altına alınacak Çalışma Bakırçay Havzası’nda Bergama’dan başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri, çiftçiyle bir araya gelerek kahverengi kokarca böceğinin zararlarına karşı üreticiyi bilgilendirdi. İlk etapta 1000 adet feromon tuzağı dağıtıldı. Dağıtımı yapılan tuzaklar aracılığıyla zararlının yoğun görüldüğü alanlarda popülasyonunun takibi sağlanarak, mücadelenin zamanında ve etkin şekilde yürütülmesi sağlanacak. Böylelikle zararlının yayılımı kontrol altına alınarak erken müdahale sağlanmış olacak. Ekolojik, sürdürülebilir mücadele Sahada tuzakların kurulumu hakkında çiftçiyi bilgilendiren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Barış Pasin, “Ülkemizde son yıllarda yayılan kahverengi kokarca zararlısıyla ilgili bir mücadele çalışması içerisindeyiz. Bu mücadeleyi daha efektif, daha kontrollü sağlayabilmek için feromon tuzağı dağıtıyoruz. Bu projenin asıl amacı, tuzakla canlının popülasyonunu ölçmek ve popülasyonun tespit edilmesi halinde üremesini engelleyebilmek için mücadele yönüne geçmek. Üreticilerimizi de bu konuda bilinçlendirebilmek istiyoruz. Ekolojik, sürdürülebilir bir mücadele yöntemi ile vatandaşlarımızla daha temiz, daha duyarlı bir üretim sahası oluşturabilmek” diye konuştu. “Öncülüğünü yapmış olacağız” Tuzak desteğinden faydalanan Bergamalı üretici Erol Akkul ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetine şimdiden teşekkür ediyoruz. Kahverengi kokarca böceğini inşallah burada görmeyiz. Görürsek de mücadelenin öncülüğünü yapmış olacağız. Yayılmasını engellenmek için öncelik bu tuzakların kurulumunu yapıyoruz” dedi. Bir sezonda 3 bin yumurta bırakan istilacı tür Kahverengi kokarca böceği, tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan tahripkâr ve istilacı bir zararlı olarak tanımlanıyor. Genellikle yaprakların altına, meyve kabuklarına ya da genç sürgünlere yumurta bırakan zararlılar, bir yaprağın üzerine tek seferde 28 yeşil yumurta, bir sezonda ise 3 bin yumurta yumurtlayabiliyor. Meyvelerin kökünü 20 günde kurutabilen kahverengi kokarca, günde 30 kilometre uçabiliyor. Bitkileri emmek için hortumunu kullanan zararlı beslendiği meyvelerin dış yüzeyinde nekroz alanları veya çukurlu bölgeler oluşabileceği gibi, yapraklarda benekler ortaya çıkabiliyor. Tohum kaybı ve bitki patojenlerinin bulaşmasına da sebep olabilen tür, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ciddi kayıplara yol açıyor. İhracatta milyonlarca dolarlık zarara neden oluyor Zararlı, mahsulde lekelenme, buruşma ve çökmelere neden oluyor. Bu durum hem hasat edilebilir ürün miktarını hem de kaliteyi düşürüyor. Hasat edilen ürünlerde tespit edilmesi halinde ise özellikle Avrupa ihracatında kabul sorunlarına yol açabiliyor. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde hızla yayılmaya başlayan kahverengi kokarca böceği, geçtiğimiz yıllarda yalnızca fındık üretiminde 500 milyon dolara varan zarara neden oldu. Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan’da da fındık hasadının yaklaşık üçte birini tahrip eden bu türe karşı İzmir’de mücadele erken dönemde başlatılmış oldu.

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor Haber

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor

Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3.038 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, 1.800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. TÜM PAYDAŞLAR KATILDI Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. SAHADA İNCELEMELER YAPILDI Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. ÖZGENER: KATILIMCILARIN İLGİSİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Oda ve Borsa Başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. ÇAKAN: YATIRIMCILARIN MEMNUNİYETİ HEYECANIMIZI ARTIRDI Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak” dedi.

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda Haber

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda

İzmir zeytininin hak ettiği yeri bulması için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Zeytin Bilim Kurulu oluşturuldu. Kurul; zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya her sürecinin analiz edilerek, doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlayacak. Kurulun ilk toplantısında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir’deki zeytin ve zeytinyağının kalitesini belgelemek ve kefil olmak istediklerini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mirası zeytinin ve zeytinyağının doğru yöntemlerle üretilmesi, kalitesinin artırılması ve doğru pazarlama stratejileriyle markalaşması için akademisyenlerden üreticilere, kamudan sivil topluma tüm paydaşların yer aldığı Zeytin Bilim Kurulu oluşturdu. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonundaki kurul ilk toplantısını “Zeytin Stratejileri” başlığıyla düzenleyerek yol haritasını oluşturdu. Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, zeytincilik alanında çalışan akademisyenler, zeytin üreticileri, kooperatifler, ihracatçılar, zeytinyağı üreticileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Topraktan sofraya zeytin ve zeytinyağının geleceği konuşuldu Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu üyeleri zeytin ve zeytinyağının geleceğine yön verecek bilgi alışverişinde bulundu. Zeytinciliğin ekonomik durumu, hasat, depolama sorunları, hastalık ve zararlılar ile mücadele, üreticinin girdi maliyetleri, üretimi ve kaliteyi etkileyen çevresel faktörler, uluslararası pazarlar, ihracat ve markalaşma gibi çok sayıda konu masaya yatırıldı. “Kontrolsüz ve başarısız bir üretim var” Cemil Tugay, İzmir’in tarih boyunca güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak tarımın hem istihdam hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol taşıdığını belirtti. Dünyada giderek artan gıda krizi riskine dikkat çeken Tugay, İzmir’in bu sürece karşı dirençli bir kent olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de birçok tarımsal ürünün katma değeri yüksek ürünlere dönüşmeden değerlendirildiğini söyleyen Tugay, bunun önemli örneklerinden birinin zeytin olduğunu dile getirdi. İzmir’de zeytinin çoğunlukla geleneksel yöntemlerle üretildiğini, zeytinyağı üretiminde ve depolanmasında ise kontrolsüz ve verimsiz süreçlerin bulunduğunu belirten Tugay, ürünün değerini basit hatalar nedeniyle kaybettiğini söyledi. Kasalarla taşıma yöntemlerinden sıkım tekniklerine kadar birçok aşamada iyileştirme gerektiğini ifade eden Tugay, doğru ağaç ve fidan seçimi, hastalıklarla etkin mücadele ve toprağın güçlendirilmesi gibi alanlarda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. “Zeytinciliğin en iyi nasıl yapılacağını anlatmamız lazım” Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Zeytin Eylem Planı hakkında da bilgi verdi. Tugay, zeytinin doğru şekilde kalite ölçümünün yapılması, markalaştırılması ve pazarlanması için ortak akılla oluşturulmuş bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirtti. İzmir zeytininin hak ettiği şekilde pazarlanmadığını ifade eden Tugay, zeytinyağı üretiminde hem Türkiye’nin hem de İzmir’in sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Yurt dışından bazı firmaların Türkiye’den zeytinyağı alarak kendi ülkelerinde ambalajlayıp paketledikten sonra farklı pazarlara sunduğunu dile getiren Tugay, bu nedenle üretimden pazarlamaya kadar bütüncül bir planlamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Üreticilere zeytinciliğin en doğru yöntemlerle nasıl yapılacağını anlatmak gerektiğini ifade eden Tugay, zeytinin en kaliteli zeytinyağına dönüştürülmesi için bilimsel ve teknik bir planlama yapılması gerektiğini belirtti. Tugay ayrıca, ürünün değerini artırmak için pazarlama süreçlerinde de profesyonellerin yer aldığı güçlü bir strateji oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Büyükşehir olarak bu zeytinyağı kalitelidir diye kefil olmak istiyoruz” Başkan Tugay, İzmir Olive Export Hub’ı oluşturmak istediklerini belirterek “Kooperatifleri ortak bir marka altında ihracata hazırlayan, uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran bir merkez oluşturacağız. İzmir’den zeytinyağı almak isteyenlerin sadece fuarlarda değil, her zaman yerinde bizzat kendilerinin göreceği bir hal yapalım istiyoruz. Bilgilerinize, yönlendirmelerinize ihtiyaç var. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak zeytin konusunda çalışmayı çok istiyoruz. Arkadaşlarımız pek çok çalışma yapıyor. Öncelikli amacımız, gıdada kendi kendine yeten bir şehir olmak. Zeytin ve zeytinyağının kalitesini ortaya koyacak bir kalite belgesi geliştirmek istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu zeytinyağı kalitelidir, tağşiş yoktur diye biz kefil olmak istiyoruz. Farklı markalar olabilir ama kalitenin belli olması lazım.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kurucu: İzmir zeytininin marka olmasını sağlayacağız Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu’nun yol haritası hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Zeytin üretiminde, hasat öncesi bakım, hasat şekli, depolama uygulamaları ve sofraya gelene kadar yapılacak çok şey var. Biz öncelikli olarak parsel bazlı zeytin haritası oluşturalım istiyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Küçük Menderes Havzası'nı tamamladık. Yakın sürede Gediz Havzası'nı da tamamlayacağız. Sonra da Bakırçay Havzası'na geçeceğiz. Bunu biraz daha bilimsel çalışalım diye yapıyoruz. İklim değişikliği, toprak yapısı, çeşit uyumu gibi pek çok konu var. Bir bölgede her çeşidin karışık bir şekilde dikilmesi bölgesel yağ özelliğinin oluşmasında sorun yaratıyor. Belediye bir bakanlık değil ama belediyenin yapabileceği çok şey var. Hastalıklarla mücadele, hasat, depolama ve sonuçta zeytinyağı kalitesinin artırılması gibi konularda sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz. İzmir’in zeytininin marka olması için, insanların İzmir’in zeytinyağını yiyorum demeleri için çalışacağız” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.