Hava Durumu

#Banka Kredisi

Kırsal Haber - Banka Kredisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Banka Kredisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan! Haber

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzüm üreticilerin sorunlarını dinledi. Genç bir üretici, “Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar” sözleriyle isyan etti. Bir diğer üretici, “Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan” dedi. Bir başka üretici, “Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Üzümünün geri dönmesi durumunda bir daha ki randevusunun Ekim’in 30’unda olduğunu belirten çiftçi, “Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz” sözleriyle isyan etti. Girdi maliyetleri altında ezilen üzüm üreticisi, önce TARİŞ sonra TMO’nun açıkladığı üzüm fiyatlarıyla mağdur oldu. Üzüm üreticileri şimdi de maliyetinin altına bile olsa üzümlerini satabilmek için TMO’nun alım ofislerinin önünde traktörlerle saatler, hatta günler süren uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Üstelik TMO, üzüm için türlü bahanelerle ciddi oranda üreticinin üzümünü almayarak ya geri çeviriyor ya da fire kesintisi yapıyor. Bu durum çiftçinin eline 75-80 lira kalmasına ve maliyeti 95 liralara varan üzümden zarar etmesine sebep oluyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzümünü satabilmek için uzun kuyruklar oluşturan üreticilerin sorunlarını dinledi. “BİZİM GİBİ GENÇLERE RESMEN ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR” Başevirgen’e dert yanan genç bir üzüm üreticisi, “10 numara üzüm bile getirsen direk 9 numara yazıyorlar. 10 numara için depo bile açmamışlar. Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. 4 ton üzüm sat öde. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar. Gidin asgari ücrete çalışın diyorlar. Baştaki paşalara çalışacağız mecbur. Üretmesek bir yerde çalışsak bu işten daha karlı. 85 lira hayal, öyle bir para elimize geçmiyor. 5 lira otomatikman kesiyorlar 80 lira, yüzde 3-5’te fire verdiler mi üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor. Zaten tüccar dışarıda 7 numara üzümü 60 liraya alıyor. TARİŞ’in bize hiçbir yararı yok. 3 sene önce ben bu üzümü 110 liraya satıyordum, 3 sene önce mazot kaç paraydı bir düşünsünler. Ben şimdi 1,5 ton üzüm satıyorum 1 ton mazot alıyorum. Ben yılda zaten 2 ton mazot yakıyorum. Özel tüketim vergisi bu motorlardan kaldırılmalı. Biz bunlarla üretim yapıyoruz. Şu anda 95 lira bu üzümün maliyeti var zaten. 120-130 lira olması lazım ki adam 40 lira dönümünden kazansın” sözleriyle isyan etti. “KORKUDAN ÜZÜM BİLE YEMİYORUM” Girdi maliyetleri altında ezilen bir diğer üretici ise artık üzümü yemek bile istemediğini söyledi. Üretici, “7 dönüm yer bakıyorum. Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan. Bir senelik kendi emeğim, gelip gitmem, sinirim stresim onlar bedava. Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım. Bu dönemde satmak istesem satamam da bırakayım, kurtulayım deme şansım da yok” sözleriyle durumunu anlattı. “TÜRKİYE’DE TARIM BİTİYOR, BUNU DEVLET GÖZETMİYOR” Üzüm üreticisinin durumunun çok kötü olduğunu belirten bir diğer çiftçi, “Maliyetlerimiz çok yüksek. Fiyatlarımızda geçen senenin çok çok altında. Yani döndürme şansımız çok zor. Eğer sigorta da yapmış olsaydım cebimden en az 150-200 bin para ödeyecektim. 80-85 liralarla çiftçinin döndürme şansı yok, mümkün değil. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Bugün 4-5 traktörü geri gönderdiler. Bu zamanla daha da artacak. Yani üzümü almamak için bahane üretiyorlar. Önümüzdeki yılların daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle Salihli’de bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” dedi. “BU SENE PARA KAZANMA ŞANSIMIZ YOK, BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ” Üzümden gelecek paranın borçlarını ödemeye bile yetmeyeceğini söyleyen üzüm üreticisi ise, “En maliyetlisi bağ ama şu anda karşılığını alamıyoruz. Bu sene borcumuz var onu seneye nasıl aktaracağız diye onu düşünüyoruz. Traktörü galericiden aldık 350 bin lira şimdi satmak istesek 200-250 bin liraya almazlar. Bağın dönümü 500’dü şimdi satayım de onu da yarı yarıya satamazsın. Almaz adam ne yapacak? Hayvanın varsa hayvanını satacaksın, borcunu elbette bir şekilde ödeyeceksin. Bu sene para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR” Bankalara çok borcunun olduğundan dert yanan başka bir üzüm üreticisi, “TMO’ya 80 liradan üzüm verdiğimizde borcumuzu kapatamayız. Önce bir Ziraat Bankası’ndaki opsiyonlu krediyi yatırıp, geri çekip öbür taraftaki borçları kapatabilir miyiz, üstüne bir daha kredi alabilir miyiz onu hesaplıyoruz. Çiftçinin herhalde sonu geliyor” dedi. Bir diğer çiftçi ise bağını sattığını ve üzüm üretimini bıraktığını söyledi. Üretici, “İşin içinden çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu maliyetlerle çiftçinin girdiği kapıdan bile çıkamayacağını söyleyen bir diğer üretici “Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz. Ortakçı dönümünde 15 bin lira, mal sahibi kafa kafaya çıkar. Sigorta yaptıysa mal sahibi de zarar eder” dedi. “MİLLET İNTİHAR ETME DERECESİNDE, BİZ ÇİFTÇİYİZ, KÖTÜLÜK YAPMIYORUZ” Gece 12’den beri TMO üzüm alım noktasında beklediğini öğle vakti gelmesine rağmen hala içeri alınmadıklarını dile getiren bir başka üretici, “Arkadaşlarımın altın gibi üzümüne 7 numara yazmışlar. Yazık günah. 4-12 vardiyaya gittim, vardiyadan çıktım traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu hala almadılar. Öğleden sonra birde fabrikaya işe gideceğim. Allah’tan fabrikaya işe gidiyoruz. TMO’nun üzümü alacağının da garantisi yok, elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz. Üzümün yüzde 99’unu 7 numaradan alıyorlar. Üzümüm geri dönerse bir daha ki randevum Ekim’in 30’unda. Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. TARSİM yaparken 130 liradan sigorta yaptılar. Üzümün düşüğünü 85 lira açıkladın. TARSİM’in bunu öngöremedik diyerek sigorta parasını 85 liraya çekmesi gerek. Veya ‘borcunuzu siliyoruz’ deyin. Üzümü verirsem hayır yapacağım. Veremezsem borçlarımı ödeyemeyeceğim. İlaççıda, amale de, gübreci de, mazotçu da ödenmeyecek. Altımda bir traktör var hacizli, diğer traktör emanet. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim” sözleriyle isyan etti. “ŞU ANDA TARSİM’İMİ, İLAÇÇIMI, MAZOTU, AMELESİNİ BENİM ÜZÜM ÇIKARTMIYOR” 20 ton üzümü olduğunu söyleyen üzüm üreticisi ise şu sözlerle sorunlarını dile getirdi: “Fiyatlara bakarsanız 78-80 lira civarlarında. Şu anda TARSİM’imi, ilaççımı, mazotu, amelesini benim üzüm çıkartmıyor. Bankada kredim var. O kredimi ne ile ödeyeceğim? Tarla mı satarız artık ne yapacağız bilmiyorum. TMO’ya üzüm veremediğin zamanda tüccar seni bekliyor. Daha önce 67 lira verdiği üzüme ‘gel senin üzümün 60 lira’ diyor. Benim beslenmeyen danalarım var. Daha 5-6 ay durması lazım ama üzüm kurtarmadığı için satacağım, belki borcumu onlarla öderim diye. Banka beklemiyor. Haciz koyacak, bir daha kredi çekmemiz lazım. TARSİM sigortası kilo başına 120 lira, bizden primini öyle tahsis ediyor. Ama üzümü 60-70 liradan vereceğim. Ne yapacağımızı bizde şaşırdık.”

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır" Haber

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde ili Bor İlçesinde Sinandı Bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan karalahananın çürüdüğünü söyledi. Gürer kara lahana tarlasında yaptığı incelemede, tarımda yaşanan derin soruna dikkat çekti. 25 dönümlük alana ekilen kara lahanaların tek bir tanesinin bile sökülmediği tarlada anlatan üretici Hasan Aydın ürettik ama satamadık” dedi. Karalahana tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün maliyetini karşılamadığı için tarlada bırakıldığını, bunun ise hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı. Gürer, “Kara lahana tarlasındayız. Bu tarlada yaklaşık 25 dönümlük bir alanda kara lahana ekilmiş ama üreticimiz bir tanesini bile sökmedi. Çünkü maliyetini karşılamadı. İşçilik giderini de kattığı zaman üretici zarar edeceğini düşündüğü için bu lahanaya sökmediğini anlattı. Görüldüğü gibi kara lahana tarlada kaldı” dedi. TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi ,Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda bugün tanesi 25 liraya satılan ürünün döneminde alan olmadığından sökülmediği için artık çürümek üzere olduğunu belirterek, “Bu tarlaya yaklaşık 500 bin liralık tohum ve işçilik masrafı yapıldı ve üretici büyük zarara erdi,” dedi. “SATILMADI, TARLADA KALDI; BORCU NASIL ÖDEYECEĞİZ BİLMİYORUM” Üretici Hasan Aydın ise yaşadığı tabloyu çaresizlikle anlattı. “Burası 25 dönüm. Buraya 500 bin lira masraf ettik. Satılmadı, tarlada kaldı. Tanesi 5 lira verdiler ama nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı” diyen Aydın, banka kredisi çiftçinin genelinin kullandığını ancak satılan ürün olmadığında ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi. “Banka kredi kullandık ama ürün yok tarlada. Nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.” sözleriyle içinde bulunduğu çıkmazı dile getirdi. Aydın, ürünün neden tarlada kaldığını ise maliyet kalemlerini tek tek sıralayarak anlattı: “Bunu 5 liraya kesmek, buradan yüklemek, Adana’ya, Mersin’e göndermek; işçiliğiyle, masrafıyla hiçbirini kurtarmıyor. Fidesi zaten 5-6 lira. Gübre var, su var. Bunların hepsi gider.” Aydın, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatların yüksek olmasına rağmen kendilerinin ürünü satamadığını da vurguladı. “ÜRÜN GİTMEYİNCE ORADA FİYAT ARTIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim zincirindeki kopuşun sonuçlarına işaret ederek, “Buradan ürün gitmeyince orada fiyat artıyor, vatandaş alamıyor. Sizde de binlerce dönüm ürün tarlada kalıyor,” dedi. “Bir üretici olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise Hasan Aydın’ın yanıtı net oldu: “Bırakacağız. Yapmayacağız. Zarar ettikten sonra ne yapalım? Emeğimizi karşılamadık. Çapası, gübresi, ilacı… Çoluk çocuk tırnaklarımız burada kaldı.” Aydın, daha önce de kara lahana ektiğini ancak aynı sonucun yaşandığını belirterek, “Binlerce dönüm ürün ne yazık ki çöp oldu. Bir liralık bile satış olmadı. Soğuklar başladı, dondu” dedi. “DESTEK YOK, KÖSTEK VAR” Tarladaki çürümüş ürünleri gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yaşananların somut bir kanıt olduğunu ifade ederek, “Bu, lahananın tarlada kaldığının somut göstergesi. Bu kara lahanadan bir tane bile satılmadı. Hava soğuyunca da dondu, yok oldu” dedi. Üreticinin zararını tespit eden bir mekanizma olmadığını da vurgulayan Gürer, “Destek deniyor ama ortada destek yok, köstek var. Konuşursa başı ağrıyor, konuşmazsa ürün tarlada kalıyor ve üretimden uzaklaşıyor” sözleriyle AKP iktidarının tarım politikalarını eleştirdi. Ömer Fethi Gürer, üretimden uzaklaşan çiftçinin sonucunun gelecek yıl raflarda daha pahalı ürün olarak yurttaşa döndüğünü belirterek, bu kısır döngünün kırılmadığı sürece sorunun büyüyerek devam edeceğini söyledi. “SENEYE EKİLİR Mİ? HAYIR” “Seneye buraya kara lahana eker misiniz?” sorusuna Hasan Aydın’ın yanıtı kısa ve kesin oldu: “Ekilmez. Bir de bunu yarın sürüp kaldıracaksın. Hayvan yemi bile olmadı. Zaten çürümüş.” Bu yanıtın, tarımın geleceği açısından son derece çarpıcı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Binlerce dönüm kara lahana tarlada kalıyor, Ankara’da, İstanbul’da vatandaş markette alamıyor. Emekli alamıyor, asgari ücretli alamıyor. Ülkenin tarım politikasının en acı tablolarından biri bu” dedi. “BU TARLA İSRAFIN EN SOMUT GÖSTERGESİ” Üreticinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, “Ürün tarlada kalıyor, üretici mağdur. ‘Borcumu nasıl ödeyeceğim?’ diyor ama borç yapılandırması yok. Bankaya gidince BAĞ-KUR prim borcun var deniyor, kredi verilmiyor. Çiftçi kredi alamadan üretimi nasıl yapacak?” diye sordu. Açıklamasının sonunda ülkeyi yönetenlere seslenen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu kara lahana tarlası israfın en somut göstergesidir. Bu çiftçiye sahip çıkın. Böyle giderse bir gün bu tarlada kara lahana da, başka ürün de olmayacak. Geriye sadece boz bir toprak kalacak” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.