Hava Durumu

#Bankalar

Kırsal Haber - Bankalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bankalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO’DA Yeni Dönemin İlk Meclis Toplantısı Yapıldı Haber

KTO’DA Yeni Dönemin İlk Meclis Toplantısı Yapıldı

Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) yeni dönemin ilk meclis toplantısı, meclis ve meslek komitesi üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dualarla açılan meclis toplantısında, odacılık tarihinde bir ilke imza atılarak tüm üyelerin katılımıyla “Oda Andı” içildi. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, “Yeni dönemin bu ilk meclis toplantısında, aramızdaki kardeşlik ve çalışma bağını perçinleyecek, enerjimizi ortak bir vizyona dönüştürecek çok özel bir adım atıyoruz. Odamıza yakışan bir ‘Oda Andı’ hazırladık. İnanıyoruz ki bugün yakacağımız bu meşale, bizden sonra gelecek nesillere de ışık tutacak, köklü bir geleneğin ilk harcı olacaktır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası’nın 2026-2030 döneminin ilk meclis toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Ercan Aras yönetiminde, M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Başkan Ömer Gülsoy’un yanı sıra yönetim, meclis ve meslek komitesi üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gündem maddeleri görüşülerek kabul edildi. Toplantıda, Hesapları İnceleme Komisyonu Başkanlığına Ahmet Sosyal getirildi. Ayrıca ay içerisinde gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgilendirme yapıldı. Meclis toplantısında konuşan Başkan Gülsoy, Kayseri Ticaret Odası olarak iş dünyasında bir ilke imza attıklarını belirtti. Yeni dönemin ilk meclis toplantısında kardeşlik bağlarını güçlendirmek ve ortak bir vizyon oluşturmak amacıyla “Oda Andı” hazırladıklarını ifade eden Gülsoy’un konuşmasının ardından meclis üyeleri hep birlikte şu yemini etti: “Üyelerimizin iradesini ve emanetini onurla taşıyacağıma, Ahilik ilkelerinden ayrılmayacağıma, işime, aşıma, aileme sahip çıkacağıma, meclis ve komite toplantılarına katılacağıma söz veriyorum.” Başkanlık Divanı ve tüm komite üyelerinin katıldığı bu anlamlı seremoninin, gelecek nesillere aktarılacak köklü bir gelenek hâline getirilmesinin hedeflendiği vurgulandı. 61 komite ve 158 meclis üyesiyle güçlü yeni dönem Toplantıda Başkan Ömer Gülsoy, geride kalan seçim sürecinin demokrasiye yakışır bir olgunlukla tamamlandığını belirtti. Her mesleğin kendisini daha spesifik biçimde temsil edebilmesi amacıyla komite sayısını 41’den 61’e, meclis üyesi sayısını ise 114’ten 158’e çıkardıklarını ifade etti. Yeni dönemde hayata geçirilen Sektörel Danışma, İhtisas ve İstişare Kurulları sayesinde her üyenin sektörüne doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayan Gülsoy, komitelerin ayda bir, ilgili kurulların ise üç ayda bir bütüncül bir yaklaşımla toplanacağını bildirdi. Dijitalleşme ve KTO Diji TEKMER vurgusu Kayseri’nin köklü ticaret kültürünü geleceğin teknolojileriyle harmanlayacaklarını belirten Başkan Gülsoy, yeni dönemde dijital dönüşüme liderlik edeceklerini söyledi. Artık yalnızca alım satım yapmanın yeterli olmadığını ifade eden Gülsoy, yapay zekâ, otomasyon, Yeşil Mutabakat ve e-ticaret odaklı, yüksek katma değerli bir ticaret düzeni kurulması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda atılacak en somut adımlardan biri olan KTO Diji TEKMER projesinin önümüzdeki ay çağrıya çıkacağını belirten Gülsoy, gençlerin ve girişimcilerin teknoloji tabanlı projeleri için tüm üyelerden destek istedi. Başkan Gülsoy’dan ekonomi ve reel sektör değerlendirmesi Konuşmasında reel sektörün gündemindeki ekonomik gelişmelere de değinen Başkan Gülsoy, enflasyonla mücadelenin yolunun üretimi baskılamak değil, teşvik etmek olduğunun altını çizdi. Merkez Bankasının faiz indirimi kararını piyasalar açısından olumlu bir başlangıç olarak değerlendirdiklerini belirten Gülsoy, bu adımların kesintisiz, öngörülebilir ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Politika faizindeki düşüşlerin ticari kredi faiz oranlarına ve kredi olanaklarına aynı hızla yansıtılması gerektiğini ifade eden Gülsoy, bankaların da sorumluluk üstlenerek reel sektörün finansman yükünü hafifletmesini beklediklerini dile getirdi. Başkan Gülsoy’dan çağrı: İhracat destekleri güçlendirilmeli, fon meselesi acilen çözülmeli İhracatçıların yaşadığı sıkıntılara da değinen Başkan Ömer Gülsoy, döviz dönüşüm desteğinde yapılan yeni düzenlemenin, özellikle düşük kâr marjıyla çalışan ancak yüksek ihracat hacmine sahip firmaların destekten yararlanmasını zorlaştırdığını söyledi. İhracatçıların ciddi maliyet ve rekabet baskısı altında olduğunu belirten Gülsoy, bu dönemde desteklerin daraltılması yerine güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Son günlerde ülke gündemini meşgul eden fon meselesine de değinen Gülsoy, finans piyasalarında ortaya çıkan sorunun reel sektörü de olumsuz etkilemeye başladığını söyledi. Sorunun bir an önce ve kararlılıkla çözüme kavuşturulması, piyasaların rahatlatılması gerektiğini belirten Gülsoy, hükümetin bu konuda atacağı adımları yakından takip ettiklerini ve Cumhurbaşkanı’nın konuya ilişkin kararlı tutumunu kıymetli bulduklarını dile getirdi. Başkan Gülsoy’dan şirket sahiplerine uyarı: “İtimat kontrole mâni değildir, kontrol elden bırakılmamalı!” Son dönemde bazı işletmelerde ortaya çıkan sorunlara dikkat çeken Başkan Ömer Gülsoy, işletmeler ile bankalar arasındaki ticari ilişkilerde bankaların yasal açıdan önemli sorumlulukları bulunduğunu söyledi. Bankalardan işletmeleri zor durumda bırakmayacak çözümler beklediklerini ifade eden Gülsoy, işletmelere de bu noktada önemli görevler düştüğünü belirtti. Yıllardır şirketlerin kurumsallaşmasını istediklerini ve bu doğrultuda sürekli eğitimler düzenlediklerini dile getiren Gülsoy, kurumsallaşmanın yanlış anlaşılmasının kendilerini üzdüğünü söyledi. İşletme sahiplerini ve şirket yöneticilerini, karar mekanizmalarından ve uygulamalardan haberdar olmak için işlerinin başında daha sıkı durmaya davet etti. Şirket sahiplerine seslenen Gülsoy, itimadın kontrole asla mâni olmadığını vurgulayarak güven duyulsa dahi kontrol etmekten çekinilmemesi gerektiğini ifade etti. Kurumsallaşmanın, işletmenin kontrolünü tamamen bir başkasına bırakmak anlamına gelmediğini belirten Gülsoy, işin başında bulunmanın asla ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti. Gerek fon krizinde gerekse bankalar ile işletmeler arasında yaşanan sorunlarda kontrolün öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Gülsoy, zamanında yapılmayan kontrollerin yalnızca durum tespitine imkân sağladığını, düzeltici tedbirlerin alınmasını ise mümkün kılmadığını vurguladı. Bu nedenle tüm işletmelerde kontrolün elden bırakılmaması, düzenli ve sürekli denetim yapılması ve iç denetim mekanizmalarının etkin biçimde çalıştırılmasının elzem olduğunu sözlerine ekledi. Toplantının sonunda Başkan Gülsoy tarafından, Kayseri Ticaret Odasına verdikleri hizmetlerden dolayı önceki dönem Yönetim Kurulu üyeleri Hacı Bekir Kuzucu, Latif Başkal, Şevket Uyar ve Mehmet Ali Yörük ile önceki dönem Meclis Başkan Yardımcısı Ahmet Şapçı’ya teşekkür plaketi takdim edildi.

Başkan Arnik'ten Bankaların Yüksek POS Komisyonlarına Tepki Haber

Başkan Arnik'ten Bankaların Yüksek POS Komisyonlarına Tepki

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, bankaların yüksek POS komisyon oranlarının küçük esnafın belini büktüğünü belirterek acil yasal düzenleme çağrısında bulundu. Anayasa’nın 173. maddesini hatırlatan Arnik, "Küçük esnafı bankaların yüksek komisyon yükü altında sahipsiz bırakmayın" dedi. ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, artan banka POS komisyonları ve finansman maliyetleri nedeniyle esnafın karşı karşıya kaldığı ekonomik çıkmaza dikkat çekerek milletvekillerine, ilgili kamu kurumlarına ve kamu bankalarına seslendi. ​"Kartlı Ödemenin Bedelini Yalnızca Esnaf Ödememelidir" ​Nakit kullanımının azalmasıyla birlikte POS cihazlarının işletmeler için vazgeçilmez hâle geldiğini vurgulayan Arnik, bankalar ve ödeme kuruluşları tarafından uygulanan komisyon oranlarının kabul edilemez seviyelere ulaştığını ifade etti. ​Esnafın bir yandan artan giderlerle mücadele ettiğini, diğer yandan banka kesintileri nedeniyle kâr marjının eridiğini belirten Arnik, "Kartlı ödeme sistemleri vatandaş için kolaylık sağlıyor olabilir; ancak bu kolaylığın bedelini yalnızca esnaf ödememelidir" diye konuştu. ​"Yüzde 3,74'lük Komisyon Esnafın Belini Büktü" ​Ekonomik POS uygulamasında paket limiti aşımında vergi dahil %3,74 oranının uygulandığını hatırlatan Başkan Arnik, yaşanan maliyet yükünü şu somut örnekle paylaştı: ​"Aylık 1 milyon liralık kartlı tahsilatın tamamına %3,74 uygulandığını varsayarsak aylık kesinti 37 bin 400 liradır. Aynı hacim ve oran 12 ay sürerse 448 bin 800 liraya ulaşır. Yazarkasa POS'u satın alan, rulosunu temin eden, bakım ve yazılım giderlerini kendisi karşılayan esnafa bir de bu denli ağır komisyon yükü yüklenemez." ​"Anayasa Esnafı Koruyun Diyor; Bu Hükmü Hayata Geçirin" ​Ağustos 2026 Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 562 bin 615 esnaf ve sanatkâr bulunduğunu belirten Arnik, Anayasa'nın 173'üncü maddesindeki "Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır" hükmünün hayata geçirilmesini istedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TCMB ve BDDK’yı göreve çağıran Arnik, komisyon oranlarının düşürülmesinin enflasyonla mücadeleye de doğrudan katkı sağlayacağını vurguladı. ​Kamu Bankalarına ve Milletvekillerine Çağrı ​Eskişehir'deki ve Türkiye genelindeki tüm milletvekillerine seslenen Arnik, esnafın sorunlarının yalnızca seçim dönemlerinde hatırlandığını belirterek vicdani sorumluluk çağrısı yaptı. ​Özellikle kamu bankalarına seslenen ESLOK Başkanı Murat Arnik, şu taleplerde bulundu: ​Kalıcı Tarifeler: Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank küçük esnafa kalıcı düşük komisyon tarifesi oluşturmalıdır. ​Komisyonsuz Tahsilat: Belirli aylık ciroya kadar komisyonsuz, en geç ertesi iş günü ödemeli sistemlere öncülük edilmelidir. ​Gizli Kesintiler Olmamalı: Sağlanan avantajlar birkaç aylık kampanyalarla sınırlı kalmamalı; komisyon indirimi başka ücretler veya uzun blokaj süreleriyle geri alınmamalıdır. ​Açıklamasını "Esnaf sahipsiz değildir, sahipsiz bırakılamaz! Alın terimiz bankaların komisyon hedeflerinin finansmanı değildir" sözleriyle tamamlayan Arnik, yetkilileri esnafın sesini duymaya davet etti.

Ticaret ve İhracat Finansmanı İstanbul’da Masaya Yatırılacak Haber

Ticaret ve İhracat Finansmanı İstanbul’da Masaya Yatırılacak

GTR Türkiye, 20 Ekim’de İstanbul’da düzenleyeceği Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı 2026’da ihracatçıları, KOBİ’leri, üreticileri, bankaları ve finans kuruluşlarını bir araya getirecek. Konferansta ticaret finansmanı, risk yönetimi, hazine stratejileri ve küresel rekabet gibi başlıklar ele alınacak. Ticaret ve ihracat dünyası İstanbul’da buluşacak Global Trade Review (GTR) Türkiye tarafından düzenlenen Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı 2026, 20 Ekim Salı günü İstanbul’daki Swissôtel The Bosphorus Hotel’de gerçekleştirilecek. Geçen yıl 560’tan fazla katılımcıyı ağırlayarak rekor kıran etkinlik, 2026 yılında da Türkiye’nin ticaret ve ihracat ekosistemindeki farklı paydaşları bir araya getirmeyi hedefliyor. Konferansta ihracatçılar, KOBİ’ler, üreticiler, bankalar, ihracat kredi kuruluşları (ECA), kalkınma finansmanı kuruluşları (DFI) ve politika yapıcıların bir araya gelmesi planlanıyor. İhracat finansmanında yeni gelişmeler gündemde Sektörün önde gelen finans kuruluşları, hizmet sağlayıcıları ve kamu kurumlarının desteklediği bir günlük forumda, uluslararası ticaretin finansmanına ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilecek. Etkinlik oturumlarında kurumsal ticaret finansmanı, risk yönetimi ve hazine stratejileri ile KOBİ’lere yönelik işletme sermayesi çözümlerindeki son gelişmeler ele alınacak. Türk firmalarının küresel rekabet gücü konuşulacak Konferansın gündeminde yalnızca finansman başlıkları yer almayacak. İş dünyasının karşı karşıya olduğu operasyonel baskılar ile döviz kuru ve tedarik zinciri kaynaklı zorlukların nasıl yönetilebileceği de değerlendirilecek. Oturumlarda ayrıca Türk firmalarının küresel rekabet ortamında karşılaştıkları koşullar ve sektör trendlerinin bir adım önünde kalabilmeleri için ihtiyaç duyabilecekleri pazar içgörüleri ele alınacak. İş dünyasına bağlantı ve pazar içgörüsü fırsatı GTR Türkiye’nin Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı, katılımcılara bankalar, şirketler, finans kuruluşları ve alanında uzman isimlerle ağ oluşturma fırsatı da sunacak. Konferans kapsamında düzenlenecek panellerle uluslararası ticaretin finansmanı, işletmelerin karşılaştığı güncel riskler ve küresel pazarlardaki rekabet koşulları farklı yönleriyle ele alınacak.

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor Haber

Savaş Ortamı ve Büyüyen Kriz Gıda Egemenliğini Tehdit Ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi. "KRİZ BÜYÜYOR" ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu. "HIZLI ADIMLAR ATILMALI" Sürdürülebilir tarımsal üretim için iktidarı adım atmaya çağıran Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savöaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.