Hava Durumu

#Baş Ağrısı

Kırsal Haber - Baş Ağrısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baş Ağrısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri Haber

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. EN KRİTİK ÖĞÜN, SAHUR Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. SAHUR NASIL YAPILMALI? Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, “Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz” dedi. İFTARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ? İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, “Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir” diye konuştu. RAMAZAN’DA SIVI TÜKETİMİ ÖNEMLİ Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, “Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.