Hava Durumu

#Batem

Kırsal Haber - Batem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buğdayda Yağmur Bereketi Haber

Buğdayda Yağmur Bereketi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi. REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. ANIZ YAKIMI AZALDI ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda drone ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, drone ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak Haber

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı. “GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ BİTKİSEL ÜRETİM" Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi. Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı. “ZARARLILARLA MÜCADELEDE İLK 5 İÇİNDEYİZ" Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: "Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz." "O KÜÇÜCÜK, BİZLER İÇİN SAVAŞAN CANLILAR, O ZARARLI BÖCEKLERİN ÜRETİME OLAN ETKİSİNİ EN AZA İNDİRİYOR" Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu. BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi. BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.