Hava Durumu

#Bekir Başevirgen

Kırsal Haber - Bekir Başevirgen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bekir Başevirgen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Artık Su Bile Ucuz Değil! Haber

Artık Su Bile Ucuz Değil!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafını hesapladı. Başevirgen, “Standart bir su bardağının 200 mililitre olduğu düşünüldüğünde 19 litrelik bir damacanadan 95 su bardağı su çıkıyor. Bu da bir bardak suyun yaklaşık 2 liraya dayandığı anlamına geliyor. Uzmanların önerisine göre bir yetişkinin günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketmesi gerekiyor. Yani bu kişi başına ayda yaklaşık 75 litre su anlamına geliyor. Günlük 2,5 litre tüketen bir kişi ise her gün yaklaşık 25 liralık, aylık ise 750 liralık su içmiş oluyor. Dört kişilik bir aile üzerinden hesapladığımızda ise tablo daha karanlık hale geliyor. Dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafı 3 bin lirayı buluyor. Rakam makyajları, ‘enflasyon düşüyor’ söylemleri, pembe tablolar gerçeği değiştirmiyor. Vatandaşın mutfağındaki gerçek çok net: ‘Sudan ucuz’ söylemi geçerliliğini yitirdi çünkü artık su bile ucuz değil” dedi. Musluk suyuna güven sorunu yaşayan geniş kesimler için damacana su bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Her kalemde olduğu gibi enflasyon damacana suları da vurdu. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 kişilik bir ailenin su giderinin maliyetini hesapladı. “DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN AYLIK İÇME SUYU MASRAFI 3 BİN LİRAYI BULUYOR” Türkiye’de ortalama damacana su fiyatının 180 lirayı bulduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Standart bir su bardağının 200 mililitre olduğu düşünüldüğünde 19 litrelik bir damacanadan 95 su bardağı su çıkıyor. Bu da bir bardak suyun yaklaşık 2 liraya dayandığı anlamına geliyor. Uzmanların önerisine göre bir yetişkinin günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketmesi gerekiyor. Yani bu kişi başına ayda yaklaşık 75 litre su anlamına geliyor. Günlük 2,5 litre tüketen bir kişi ise her gün yaklaşık 25 liralık, aylık ise 750 liralık su içmiş oluyor. Dört kişilik bir aile üzerinden hesapladığımızda ise tablo daha karanlık hale geliyor. Dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafı 3 bin lirayı buluyor” dedi. “İÇME SUYU KRİZ HALİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA” Aylık su giderinin 3 bin lirayı bulmasının bir kriz başlığı haline geldiğini vurgulayan Başevirgen, “Gıda enflasyonu, kira artışları ve enerji faturaları zaten dar gelirlinin belini bükmüşken, asgari ücretle geçinen bir aile için yalnızca içme suyuna ayrılan 3 bin lira ayrı bir kriz başlığı haline gelmiş durumda. Temiz içme suyuna erişim, temel bir insan hakkıdır. Ancak bugün gelinen noktada su, fiilen yüksek maliyetli bir tüketim ürünü haline dönüştü. Türkiye’de ekonomik kriz artık saklanamaz noktada. Rakam makyajları, ‘enflasyon düşüyor’ söylemleri, pembe tablolar gerçeği değiştirmiyor. Vatandaşın mutfağındaki gerçek çok net: ‘Sudan ucuz’ söylemi geçerliliğini yitirdi çünkü artık su bile ucuz değil” diye konuştu. “BU TABLO, İKTİDARIN YILLARDIR ANLATTIĞI ‘GÜÇLÜ EKONOMİ’ MASALININ EN SOMUT ÇÖKÜŞÜDÜR” İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Başevirgen, “İktidar yıllardır ‘büyüme’ ve ‘istikrar’ söylemini tekrarlıyor. Fakat vatandaş için büyüyen tek şey faturalar. İstikrar kazanan ise zamların sürekliliği. Bir ülkede insanlar içtikleri suyu hesaplamak zorunda kalıyorsa, mesele yalnızca ekonomi değil; sosyal adalet sorunudur. Ve görünen o ki, bugün en temel ihtiyaç bile AKP’nin siyasi tercihlerden bağımsız değil. Su hayattır denir. Ama artık hayatın kendisi bu kadar pahalıyken, su da lüks haline gelmiş durumda. Bugün Türkiye’de insanlar tasarrufu tatilden, eğlenceden değil; sudan yapmayı düşünüyor. Ve bu tablo, iktidarın yıllardır anlattığı ‘güçlü ekonomi’ masalının en somut çöküşüdür” ifadelerini kullandı.

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti! Haber

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, peynir üreticilerini ziyaret etti. Başevirgen’e dert yanan bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bir diğer esnaf ise, “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben bile alamıyorum” dedi. Kendi üretim yaptığı için ayakta kalabildiğini söyleyen bir başka esnafta kiloluk peynir paketlerinin gramlara düştüğünü ifade etti. Esnaf, “Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da peynir üreticilerini ziyaret etti. Sofraların değişmez gıdalarından biri olan peynir artık lüks hale geldi. Artan maliyetlerle birlikte fiyatları ulaşılamaz noktaya gelen peyniri vatandaş alamamaktan, üretici de satamamaktan şikayetçi. “ŞU ANDA 300 GRAMLIK PEYNİR PAKETLERİNİN DAHA KÜÇÜĞÜ VAR MI DİYE SORUYORLAR” Şarküteri işleten bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bu yıl kadar kötü bir yıl görmediğini belirten esnaf, “Bu yıl berbat bir durumdayız. Evimiz kira, dükkan kira, iki tane evladım var. Geçim sıkıntısı gerçekten de çok zor. Önce gelip peyniri kilo kilo alıyorlardı. Şu anda 300 gramlık peynir paketlerinin daha küçüğü var mı diye soruyorlar. Vatandaşlar gelip peynirlerin fiyatına bakıyor kilosu 80 lira olan çökelek ve lor alıyor, peyniri alacak bütçesi yok. Masraflarımızı çıkaramıyoruz. Ailemizden destek alıyoruz. Desteksiz olmuyor. Borçlanıyoruz, kartlara yöneliyoruz. 2-3 tane kartım kapalı halde. Nereye kadar ailelerden destek isteyeceksin? Bu şartlarda esnafın ayakta durma şansı yok. Ramazan ayında indirime gidelim dedik olmazsa kepenk kapatacağız” dedi. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. “EMEKLİ ZATEN PEYNİR ALAMIYOR ALABİLDİKLERİ LOR VE ÇÖKELEK” Bir diğer esnaf ise Başevirgen’e şu sözlerle dert yandı: “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben alamıyorum. Vatandaş içinde yağı olmayan, yağı alınmış kilosu 195 lira olan peyniri alabiliyor. Kilosu 400-500 lira olan peynire vatandaş yaklaşamıyor.” Kendi besi çiftliği olduğu için maliyetinin az olduğunu ve bir şekilde çarkı döndürebildiğini söyleyen bir diğer esnaf ise, “Eğer dışarıdan alırsan bu işin içinden çıkamazsın. Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu.

CHP'li Başevirgen'den Milli Parklar Kanunu Teklifine Sert Eleştiri Haber

CHP'li Başevirgen'den Milli Parklar Kanunu Teklifine Sert Eleştiri

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi. Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” dedi. CHP Manisa Milletvekili, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi. “DOĞA TALANINA VE RANTA HİZMET EDECEK BİR TEKLİFLE KARŞI KARŞIYAYIZ” Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Tarımın, çiftçinin, üreticilerin çözülmesi gereken çok daha acil can alıcı sorunları varken, böyle bir teklifin meclis gündemine getirilmesi hazindir. Çiftçilerin, üreticilerin, besicilerin sorunlarını konuşmalıydık. Ekilen ürünlerin tarlada kalmasını, tarlada ucuz, tezgahlardaki yüksek fiyat farklarını konuşmalıydık. Ama AKP’nin Milli Parkları talana açan teklifini konuşuyoruz. 1 trilyon lirayı aşan ve ödenemeyen çiftçi borçlarını, banka kredilerini konuşmalıydık ama doğal mirasımızı korumaktan ziyade, onu yönetilebilir bir ‘kaynak’ haline getirmeyi hedefleyen kanun teklifini görüşüyoruz” dedi. “ÇARŞI, PAZAR AKP SAYESİNDE YANGIN YERİ” İktidarın çiftçiye yeterli destek vermediğinin altını çizen Başevirgen, “İktidarın, Tarım Kanununa uymayarak çiftçimize vermesi gereken 770 milyar lira destek yerine, verdiği 168 milyar lirayı konuşmalıydık. Ama iktidar ne yaptı, her zaman olduğu gibi üretimin ve üreticinin yanında olmak yerine, yandaş sermayenin, talanın, yağmacıların yanında olmayı seçti. Anadolu’nun dört bir yanındaki üretici bitme noktasına geldi ve son çare olarak, ekipmanını, traktörünü, tarlasını satıyor. İktidar ise milli parklarımızı, önemli su kaynaklarımızı, hayvanların göç yollarını bir avuç imtiyaz sahibine peşkeş çekiyor. İktidarın ithalatçı, tarımı bitiren politikaları yüzünden emekli, asgari ücretli, dar gelirli vatandaşlarımız temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. Mutfak boş, kiler boş, gıdaya ulaşmak mucize. Çarşı, pazar AKP sayesinde yangın yeri” diye konuştu. “İKTİDAR YİNE BİRİLERİNE RANT KAPILARINI AÇIYOR VE DOĞA TALANINA İZİN VERİYOR” AKP’nin 23 yıllık iktidarının sonunda, toplumun her kesiminden yükselen çığlığı duymadığını da belirten Başevirgen, “İktidarları artık hiçbir sorunu çözemez hale gelmişken, getirdikleri bu teklifle halkımızın çözüm bekleyen hangi sorunu çözülecek? İktidar, kimlere söz veriyor kimlere göz kırpıyor? Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” ifadelerini kullandı. “HİÇBİR STK’DAN, MESLEK ODASINDAN VEYA KONU PAYDAŞINDAN GÖRÜŞ ALINMADI” Görüşülmekte olan teklifin hazırlanırken hiçbir STK’dan, meslek odasından veya konu paydaşından görüş alınmadığına da vurgu yapan Başevirgen, “Bu teklifle, millî parklarda turistik amaçlı bina ve tesis kurulmasına Bakanlık görüşüyle izin verilmesi hedefleniyor ve 49 yıllığına tahsis sağlanıyor. Bu teklifle, korunan alanların yönetimi yerel yönetimlerden ve bağımsız kurumlardan alınarak merkezi idareye devrediliyor. Bu teklif doğal yaşamı ve koruma alanlarını yok etmeyi amaçlıyor. Yandaş sermayenin doğayı talan etmesinin önünü açıyor. Bu teklif, imtiyazlarla denetim ve gözetimle ilgili yetkiyi sadece iktidara bırakıyor ve maalesef keyfiyet meşrulaştırılıyor” dedi.

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor Haber

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da etkili olan yağış sonrasında selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen üretici, “Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti. Manisa genelinde etkili olan sağanak yağışı sonrası sel suları hayatı olumsuz etkiledi. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Turgutlu ilçesinde selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. “MANİSA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ” Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Hayvan yemlerinin de sular altında kalmasıyla beraber zarar görmeyen hayvanlarında bu kez de aç kalma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken üreticiler, sel sularından kapanan yollar nedeniyle hayvanlar için yem almaya gidemediklerini de belirttiler. Manisa’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında da bulunan üreticiler, destek bekliyor. “BİZ HAYVANCILAR OLARAK SULAR ALTINDAYIZ” Bir üretici selden kaynaklı zarar gören silajın maliyetinin 150-200 bin lirayı bulduğunu belirtirken, “Evimizde halı, koltuk, televizyon ne varsa her şey gitti. 3 tane kuzu öldü. Hayvanlarımızdan ayağı kırılanlar var. Sadece saman verebiliyoruz yetmiyor, besi yemi veriyorduk o selde gitti” dedi. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen bir diğer üretici ise, “Bir yolum vardı oradan da şu an hiçbir nakliye arabası geçmez. Yemim bitiyor, içeriye şu an yem koyacak durumum yok. Nakliyeciden istesem yemi nereden getireceğim diyecek. Komşudan isteyeceğim suyun içinden sırtımda taşıyarak bir şekilde geçireceğim. Ödenecek borçlarım var, ticaretim durdu mal satamıyorum. Bir yandan alacaklılar arıyor. Malımızı mı kurtaracağız, canımızı mı kurtaracağız, ödemeleri mi yapacağız? Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti.

Saruhanlı'da Elektrik Kesintileri Hayatı Durma Noktasına Getirdi Haber

Saruhanlı'da Elektrik Kesintileri Hayatı Durma Noktasına Getirdi

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’nın Saruhanlı ilçesine bağlı kırsal mahallelerini dolaşarak aylardır devam eden elektrik kesintisi problemini yerinde inceledi. Başevirgen’e dert yanan bölge halkı, elektrik altyapısının yetersizliğinden şikayetçi olurken, yağmurun başlaması veya rüzgarın şiddetini biraz artırmasıyla birlikte şebekede yaşanan arızaların, hayatı durma noktasına getirdiğini belirtiyor. Sık sık yaşanan kesintiler nedeniyle evlerindeki elektronik eşyaların zarar gördüğünden yana Başevirgen’e dert yanan mahalleli özellikle evde cihaza bağlı yaşayan hastaların sağlık durumlarından endişe ediyor. Vatandaş, Saruhanlı’da 2026 yılında olmalarına rağmen özellikle son 2-3 aydır elektriksiz yaşamak zorunda kalmalarına isyan ediyor. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’nın Saruhanlı ilçesine bağlı kırsal mahallelerde yaşanan elektrik kesintilerini yerinde inceledi. Özellikle son 2-3 aydır artan sağlık, ısınma gibi problemlerin yanı sıra maddi hasarlara da yol açan elektrik kesintilerine bölge halkı artık isyan ediyor. “ELEKTRİK DİREKLERİ 1970’Lİ YILLARDA KURULDU BUGÜNE KADAR BİR DAHA BAKIM GÖRMEDİ” Sık sık yaşanan kesintiler nedeniyle evlerindeki elektronik eşyaların zarar gördüğünden yana Başevirgen’e dert yanan mahalleli özellikle evde cihaza bağlı yaşayan hastaların sağlık durumlarından endişe ediyor. Günlük işlerini yapamaz hale gelen vatandaşlar iktidarın ‘yeni Türkiye’ söylemine atıfta bulunarak 2026 yılında olmalarına rağmen yeni Türkiye’de son 2-3 ayda elektriksiz yaşamak zorunda kalmalarına isyan ediyor. Özellikle elektrik direklerinin bakımsızlığına da dikkat çeken mahalleli elektrik direklerinin 1970’li yıllarda kurulduğunu ve bugüne kadar bir daha bakım görmediğini ifade ediyor. ESNAFLAR DÜKKANLARINI AKÜYLE AYDINLATIYOR Esnaflar ise işlerini yürütebilmek için farklı çözüm arayışlarına başvuruyor. Başevirgen’in ziyaret ettiği esnaflardan bazıları aydınlatma için akü kullanırken, ısınmak için ise tüplü ocak veya soba yakıyor. Vatandaşlar Başevirgen’e, elektrik sorunlarının derhal çözülmesini ve seslerini duyurmak istediklerini belirtirken hem hastaların sağlık durumlarından endişe ettiklerini hem ısınma problemi yaşadıklarını hem de elektronik aletlerin bozulmasından dolayı maddi kayıp yaşadıklarını söyledi. Manisa’nın birçok ilçesinde benzer problemlerin yaşandığını belirten Başevirgen ise, “Gittiğim her yerde benzer sorunlardan bahsediliyor ama alt yapıyla ilgili hiçbir çalışma yapılmıyor. Faturaları alıyorlar, ödemeleri her türlü alıyorlar ama o para özelleştiği için doğrudan kendilerinde kalıyor. Onun için elektriğin kamuda kalması gerektiğini hep söyledik” dedi.

Borcu Olan Çiftçi ve Esnafa Kredi Yolları Kapandı Haber

Borcu Olan Çiftçi ve Esnafa Kredi Yolları Kapandı

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son çare krediyle işlerini döndürmeye çalışan ancak borçları nedeniyle ne esnaf kefaletten ne de diğer bankalardan kredi alamayan esnafların sorunlarını dinledi. Bıçağın artık kemiğe dayanmadığını, kemiği kırdığını ifade eden bir esnaf, “BAĞ-KUR borçlarını ödemeden kredilendirme yapmıyorlar. Taksitlendirme yapmıyorlar. Bu milletten ne istiyorlar?” sözleriyle isyan etti. Bir diğer esnaf, “Kredimiz onaylandı ama BAĞ-KUR borcu çıktı, o borcu kapatmamız gerekiyormuş. O borcu kapattıktan sonra kredi verebiliyorlarmış. Borcum olmasa zaten krediye başvuru yapmam” dedi. Başka bir esnaf ise, “Küçük esnafın yüzde 80’i bu şartlarda esnaf kefalet kredisine ulaşamaz” sözleriyle dert yandı. Esnafların yanı sıra, prim borcu olan besicilerde kredi kullanamıyor. Kredi alamadığı için hayvanlarının bazılarını kestirdiğini bazılarını ise sattığını söyleyen bir besici, “1 milyon lira para çekmek istiyoruz ama BAĞ-KUR borcumuz var o yüzden kredi alamadık, durdu askıda bekliyor. İşimi çeviremedim. Hayvanlarımı kestim borcumu ödedim” dedi. Yüksek girdi maliyetleri altında ezilen esnaf, işini döndürebilmek için kredi kullanmak istiyor. Ancak borcu olan esnafa ne esnaf kefalet ne de diğer bankalar kredi veriyor. Son çare krediyle işlerini döndürmeye çalışan esnafa kredi yolları kapandı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da kredi alamayan esnafların sorunlarını dinledi. “BIÇAK ARTIK KEMİĞE DAYANMADI, KEMİĞİ KIRDI” Bıçağın artık kemiğe dayanmadığını, kemiği kırdığını ifade eden bir esnaf, “BAĞ-KUR borçlarını ödemeden kredilendirme yapmıyorlar. Taksitlendirme yapmıyorlar. Bu milletten ne istiyorlar? Esnaf kefaletten kredi kullanmak istiyoruz ancak prim borcumuzu ödemediğimiz için kredi kullanamıyoruz. Sadece esnaf kefalet değil hangi bankadan kullanmak isterseniz isteyin bu durum karşınıza çıkıyor. Devlette para yok bu kadar zam yapıyorsunuz vatandaş bu parayı nereden bulacak? Yani şu an tıkalı bir piyasa var. Herkesin paraya ihtiyacı var. Esnaflık ahilikten gelir. Biz bu işi yapıyoruz devlete para kazandırıyoruz, vergimizi ödüyoruz, vatandaşa hizmet veriyoruz. Biz bunun için gururluyuz ama bize destek yok. Biz destek bekliyoruz” dedi. “TIKANDIK, KIPIRDAMA ŞANSIMIZ KALMADI” Bir oto yıkamacı da BAĞ-KUR prim borçlarından dolayı kredi alamadığından dert yandı. Esnaf, “Kredi başvurusu yaptık. Kredimiz onaylandı ama BAĞ-KUR borcu çıktı, o borcu kapatmamız gerekiyormuş. O borcu kapattıktan sonra kredi verebiliyorlarmış. Borcum olmasa zaten krediye başvuru yapmam. Alacak olduğum para 550 bin lira, 525 bin lira BAĞ-KUR borcu çıktı. Bende vazgeçtim. Bu şartlar altında BAĞ-KUR primlerimi ödeme şansım yok. Her yıl daha iyi olacağımız yerde her yıl daha da kötüye gidiyoruz. Kredi alabilseydim kredi kartı borcumu, ufak tefek borçlarımı kapatacaktım, tek bir yere borcum olacaktı. Tıkandık, kıpırdama şansımız kalmadı” diye konuştu. BAĞ-KUR prim borcu olmadığı için kredi alma şansı olan bir esnaf ise ancak krediyle işleri döndürebildiğini belirtti. Kasaplık yapan esnaf, “Borcu olan esnaf arkadaşlarımız kesinlikle kredi alamıyor. Başvuruda biz en öne geçeceğiz. 100 tane kredi başvurusu yapan esnaf arkadaşımız varsa 90 tanesinin BAĞ-KUR borcu var. Hangi bankada indirimli bir kredi bulursak koşarak oraya gidiyoruz” ifadelerini kullandı. “BU ŞEKİLDE AYAKTA DURMAMIZ ÇOK ZOR, ZATEN ÇOĞU ESNAF KEPENK KAPATIYOR” Kredi çekmenin zorlaştığını söyleyen kasaplık yapan bir diğer esnaf, “Ben burayı ilk açtığımda her gün 300-400 kilo tavuk satarken şu anda 80-100 kilo satabilirsek ne mutlu bize. 8-10 yıldan beri bu iş yeri var. Dönmediği için kredi kullanmak istiyoruz ama BAĞ-KUR prim borcu olduğu için nereden kredi kullanmak istersem isteyim bu borç önüme çıkıyor. Bu dükkanı döndürebilmem için o krediyi almam gerekiyor, mecburum. Şu an kitlenmiş durumdayız. Bu şekilde ayakta durmamız çok zor, zaten çoğu esnaf kepenk kapatıyor” diye konuştu. Kredi kullanamadıklarını ve durumların çok kötü olduğundan dert yanan bir esnaf ise, “40 yıldır bu işin içindeyim. Esnafın durumu hiç bu kadar kötü olmadı. Antep fıstığının ortalama kilo fiyatı 2 bin lira, fındık bin 500 lira. Vatandaşın bunları alma şansı yok. Onlar almayınca benim para kazanma şansım yok. İşler dönmediği için kredi başvurusu yapıyoruz ama esnaf kefalet borcum olduğu için kredi vermiyor. Bu şekilde gitmez. Küçük esnafın yüzde 80’i bu şartlarda esnaf kefalet kredisine ulaşamaz” açıklamasını yaptı. “BAĞ-KUR BORCUMUZ VAR O YÜZDEN KREDİ ALAMADIK, İŞİMİ ÇEVİREMEDİM HAYVANLARIMI KESTİM” Esnafların yanı sıra, prim borcu olan besicilerde kredi kullanamıyor. Kredi alamadığı için hayvanlarının bazılarını kestirdiğini bazılarını ise sattığını söyleyen bir besici, “Kullandığımız yem kredisini ödedikten sonra, 5 milyonluk teminat veriyoruz, 1 milyon lira para çekmek istiyoruz ama BAĞ-KUR borcumuz var o yüzden kredi alamadık, durdu askıda bekliyor. İşimi çeviremedim. Hayvanlarımı kestim borcumu ödedim. Kredi iki aydan beri onayda bekliyor alamıyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.