Hava Durumu

#Belediye

Kırsal Haber - Belediye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın Tescilli Lezzetleri Gastronomi Arenası’nda Tanıtıldı Haber

Manisa’nın Tescilli Lezzetleri Gastronomi Arenası’nda Tanıtıldı

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen “Manisa’nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri” programı, Ulupark Gastronomi Arenası’nda gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna’nın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, kentin gastronomi kültürü ve tescilli yerel lezzetleri masaya yatırıldı. Manisa’nın kültürel mirasını ve mutfak zenginliğini vatandaşlarla buluşturan festivalde; 17 ilçeye özgü tescilli değerler ve yöresel tarifler detaylı bir şekilde ele alındı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Mesir Macunu geleneğinin merkezde olduğu programda, kentin gastronomi potansiyeli ve köklü lezzet hafızası katılımcılara aktarıldı. ​“Lezzetiyle Yaşayan Festival” temasıyla düzenlenen etkinlikte; 1.500 yıllık ağaçlardan elde edilen zeytinyağları, Akhisar Köfte, Salihli Odun Köfte, Alaşehir Kapama, Keşkek, Manisa Kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok coğrafi işaretli ürün tadılarak değerlendirildi. Ünlü şef Danilo Zanna, Manisa’ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini ifade ederek, bu lezzeti MasterChef programındaki pide bölümüne taşıyacağının müjdesini verdi. Başkan Dutlulu: “Festivali Bilim, Sanat ve Gastronomiyle Çeşitlendirdik” ​Programda konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, festivalin kapsamını genişlettiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Mesir Festivali 486 yıllık köklü bir geçmişe sahip. Son iki yıla kadar daha kısıtlı bir konseptte kutlanan bu geleneği, geçtiğimiz yıl rahmetli Ferdi Başkanımızla başlattığımız vizyonla bu sene daha da zenginleştirdik. Kurduğumuz gastronomi panayırının yanı sıra doğa sporları, fitoterapi (tıbbi bitki bilimi) konferansları, tiyatro oyunları ve sergilerle dolu dolu bir program hazırladık. Mesir aslında 41 çeşit baharatın karışımıyla oluşan şifalı bir ilaçtır. Biz bu şifayı bilim ve sanatla harmanladık.” ​Başkan Dutlulu ayrıca Manisa’nın bereketli ovası ile Spil Dağı’nın sunduğu bitki çeşitliliğinin, kentin mutfak kültüründeki en büyük şans olduğunu belirtti. Danilo Zanna: “Manisa Gastronomik Açıdan Çok Şanslı” ​Ünlü şef Danilo Zanna ise Manisa ile olan bağının Türkiye’ye geldiği ilk yıllara dayandığını belirterek, “Türkiye’de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa’ydı. Gastronomik açıdan çok büyük bir zenginliğe sahipsiniz; burada bu lezzet mirasını sizlerle birlikte değerlendirmekten büyük mutluluk duyuyorum” dedi.

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor! Haber

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor!

Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi, Araban ilçesindeki karpuz üreticilerini sevindiren kararı onayladı. 2026 üretim sezonu kapsamında, üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. ​Yerel kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak amacıyla projelerine hız kesmeden devam eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Araban ilçesindeki karpuz üreticileri için dev bir adım attı. Nisan ayı meclis toplantısında alınan kararla, artan girdi maliyetlerine karşı çiftçiye nefes aldıracak hibe programı resmiyet kazandı. ​Üretim Maliyetine %50 Büyükşehir Desteği ​Arabanlı üreticilerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen proje, çiftçinin cebini rahatlatmayı hedefliyor. Dağıtılacak olan 150 bin adet karpuz fidesinin toplam maliyeti 6 milyon 300 bin lira olarak açıklandı. ​Hibe Miktarı: 3 milyon 150 bin TL (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak). ​Üretici Katkısı: 3 milyon 150 bin TL. ​Faydalanma Şartı: Araban ilçesinde ikamet eden ve ÇKS'ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı olan tüm üreticiler bu destekten yararlanabilecek. ​Fatma Şahin: "Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" ​Meclis toplantısında tarımsal desteklerin önemine değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çiftçilerle yaptıkları görüşmelerde en büyük sorunun maliyet artışları olduğunu vurguladı. ​Başkan Şahin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​“Ramazan ayında üreticilerimizle bir araya geldiğimizde bize iletilen en büyük konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçimiz 'Kalitemiz ve üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor' dedi. Biz de tarım dairemizle hızlı bir çalışma yürüterek bu hibe desteğini hayata geçirdik. Bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen çalışmalarımızla her zaman yanlarında olacağız.” ​Araban Karpuzu Dünya Pazarına Hazırlanıyor ​Gaziantep’in tarım potansiyelini teknoloji ve hibe destekleriyle birleştiren Büyükşehir Belediyesi, sadece fide desteğiyle değil; teknik danışmanlık ve makineleşme çalışmalarıyla da Araban karpuzunun kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu destek sayesinde Arabanlı üreticiler, 2026 sezonuna daha güçlü ve güvenli bir giriş yapacak.

Sarıcakaya’da İpek Yolu Yeniden Canlanıyor Haber

Sarıcakaya’da İpek Yolu Yeniden Canlanıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlelerine bir yenisini daha ekledi. İpekböcekçiliğini canlandırmak ve çiftçiye alternatif gelir kapısı açmak amacıyla üretilen 600 adet dut fidanı, Sarıcakaya İğdir Mahallesi’ndeki üreticilere teslim edildi. ​İpekböcekçiliği İçin Dev Adım: Koza Birlik İş Birliği ​Eskişehir’de tarımsal üretimi çeşitlendirmek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek isteyen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarihi bir gelenek olan ipekböcekçiliğini modern yöntemlerle destekliyor. Koza Birlik ile imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde, belediyeye ait tesislerde üretilen yüksek kaliteli dut fidanları, ipek böceğinin temel besin kaynağı olarak büyük önem taşıyor. ​Çelikten Fidana: Titiz Bir Üretim Süreci ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen süreçte, bilimsel yöntemler ön planda tutuluyor: ​Köklendirme: Temin edilen dut çelikleri, belediyenin çelik köklendirme tesislerinde işleme alınıyor. ​Yetiştirme: Köklendirme sürecini başarıyla tamamlayan çelikler, bir yıllık titiz bakımın ardından fidan haline getiriliyor. ​Dağıtım: 2025 yılında hazırlıkları tamamlanan fidanlar, 2026 yılı itibarıyla planlı bir şekilde üreticilere ulaştırılıyor. ​Örnek Köy Projesi ile Yerinde Destek ​Sarıcakaya’nın İğdir Mahallesi, "Örnek Köy Projesi" kapsamında bu desteğin merkezi oldu. Toplamda 600 fidanın dağıtıldığı etkinlikte, üreticilerin memnuniyeti gözlerinden okundu. İpekböcekçiliği yaparak ek gelir elde etmeyi planlayan mahalle sakinleri, tarıma ve üreticiye verdiği desteklerden dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkürlerini iletti.

Ordu’da Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı 24’e Yükseldi Haber

Ordu’da Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı 24’e Yükseldi

Ordu Büyükşehir Belediyesinin Ordu’ya ait yöresel ürünleri Türkiye ve dünyaya tanıtmak, pazar değerini yükseltmek, üretimini yaygınlaştırmak ve marka değeri oluşturmak amacıyla yürüttüğü ‘coğrafi işaret tescil’ çalışmaları hızla devam ediyor. Başkan Güler öncülüğünde yapılan çalışmalarla 16’sı Büyükşehir Belediyesi tarafından olmak üzere 24 yöresel lezzet coğrafi işaret aldı. Ordu Büyükşehir Belediyesinin girişimleri ile yerli ve yabancı turistlerden gelen ‘sizin oraların nesi meşhur’ sorusuna Ordulular artık tescilli olarak cevap verebiliyor. 16’sı Büyükşehir Belediyesi girişimleriyle olmak üzere Ordu ili genelinde toplam 24 lezzet coğrafi işaret alarak tescillendi. Fındık dışında yöre halkı tarafından bilinen ancak tanıtımı yapılmamış pek çok tat, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde tescillenerek markalaştırıldı. TESCİL BELGELERİNİ KURUM BAŞKANI TAKDİM ETTİ Büyükşehir Belediyesinin bu girişimleri ile alınan son 4 ürünün ‘coğrafi işaret tescilleri’ Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın katılımı ile Ordu Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda takdim edildi. Programa Ordu Valisi Muammer Erol ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in yanı sıra kurumların yetkilileri ve yöresel ürünlerin üretimi ve işlemesini yapan işletmeciler katıldı. BAŞKAN GÜLER: “MARKA BİR ŞEHİR OLMAYA ÇALIŞIYORUZ” Programda konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, her alanda Ordu’yu marka bir şehir yapma hedefi içinde olduklarını söyledi. Tekne üretiminde enerjiye, aktif karbonda kadın kooperatiflerinin kurulmasına kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Güler, şöyle konuştu: “Bugün özel bir günü yaşıyoruz. Emeğin markaya dönüşmesini kutluyoruz. Bende eski bir TUBİTAK’lı olarak araştırmaya AR-GE’ye ağırlık veren biri olarak 50 yıldır bu çalışmaların içindeyiz. Savunma sanayiinde çalışmalarımız oldu. Makini Kimya Genel Müdürlüğü’nden uçak sanayine kadar önemli çalışmalar yaptık. Şimdi mahalli idarelerde bu çalışmalara devam ediyoruz. Fındıkta dünyanın en fazla fındık üreten iliyiz. Ordu’muzda bir ilk yaparak Aktif Karbon Fabrikası kurduk. Süperkritik akışkan teknolojisi ile fındığın proteininden tutun zarına kadar çalışmalar yapacağız. Tarım ve hayvancılıkta çok iyi işler yaptık. Dalga enerjisinden tekne üretimine birçok alanda üretimlerimize devam ediyoruz. Yaptığımız bu çalışmalarla bir marka şehir olmaya çalışıyoruz. Ordu’muzu dünyanın sayılı yaşanabilir bir kent haline getirmek istiyoruz. Daha önce hiç yoktu. 19 adet kadın kooperatifi kurduk. Çok güzel işler yapıyorlar. Göreve geldiğimizde ürün sayımız çok azdı şimdi 24’e çıkardık. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANI DURAK: “AMACIMIZ BU DEĞERLERİ KORUMAK VE DÜNYA DA MARKA HALİNE GETİRMEK” Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ta konuşmasında coğrafi işaretin önemine vurgu yaptı. Ordu’nun ürünlerinden Avrupa Birliği’nde de tescil için çalışma yapmak istediklerini kaydeden Durak, şunları kaydetti: “Coğrafi işaret çok önemli. Coğrafi işaret bölgenin ve o ilin yerel değeri. O yörenin markası oluyor ve önemli bir kazanım sağlıyor. Bugün de sizlere destek olmak için Ordu’ya geldik. Bu değerler tamamen bölgenin değeri. Daha iyi neler yapabiliriz diye çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Sayın Valimiz ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız bölgenin değerlerini koruma altına almak için çok değerli çalışmalar yapıyorlar. Bizim de amacımız bu değerleri korumak ve dünyada marka haline getirmek. Bir diğer yandan da bu ürünleri Avrupa Birliği’nde tescil ettirmek. Şu anda Avrupa Birliği’nde tescilli 46 ürünümüz var. Bu sayı her geçen gün artıyor. Ordu’dan da bir ürünümüzü Avrupa Birliği’nde tescillemek için çalışma başlatmak ve destek olmak istiyoruz.” ÜRÜNLERİN TESCİL BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ Konuşmaların ardından son olarak coğrafi işaret alan Ordu Fındık Tirmidi Kavurması, Ordu Fırın Fasulyesi Kavurması, Ordu Dağ Çileği Reçeli ve Ordu Çakıldak Fındığı ürünlerinin tescil belgeleri Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak tarafından Ordu Valisi Muammer Erol ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e takdim edildi. Daha sonra katılımcılara, hazırlanan stantta geçmişten bugüne coğrafi işaret alınan ürünlerin ikramı yapıldı. ORDU’NUN TESCİLLENEN ÜRÜNLERİ 16’sı Ordu Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının girişimleri ile olmak üzere tescillenen toplam 24 adet ürün ise şu şekilde: Ordu Tostu (Tescil Yılı:2021), Yalıköy Köftesi (Tescil Yılı:2022), Ordu Taflan Turşusu (Tescil Yılı:2022), Ordu Sakarca Mıhlaması (Tescil Yılı:2022), Ordu Galdirik Kavurması (Tescil Yılı:2022), Ordu Melocan Kavurması (Tescil Yılı:2022), Mesudiye Kuru Ekmeği/Mesudiye Goliti (Tescil Yılı:2022), Ordu Fındıklı Burma Tatlısı (Tescil Yılı:2023), Ordu Pidesi/Ordu Yağlısı (Tescil Yılı:2023), Ordu Pancar Çorbası/Ordu Karalahana Çorbası (Tescil Yılı:2023), Ordu Zeytinyağlı Karalahana Sarması/Ordu Pancar Sarması (Tescil Yılı:2023), Ordu İçli Tava (Tescil Yılı:2023), Ordu Fındık Tirmidi Kavurması (Tescil Yılı :2024), Ordu Fırın Fasulyesi Kavurması (Tescil Yılı:2025), Ordu Dağ Çileği Reçeli(Tescil Yılı:2026), Ordu Çakıldak Fındığı(Tescil Yılı:2026), Akkuş Şeker Fasulyesi, Ordu Perşembe Cevizli Helvası, Kabataş Helvası, Ordu Yayla Pancarı Turşusu/ Ordu Dürme Pancarı Turşusu, Ordu Kivisi, Gürgentepe Çoban Fasulyesi, Gürgentepe Çakıldak Fındığı ve Ünye İzabella Üzüm Suyu.

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi Haber

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ, Marmaraereğlisi’nin kronikleşen altyapı sorununa son veriyor. Yeniçiftlik Mahallesi'nde 30 kilometrelik dev kanalizasyon hattı projesi, Başkan Dr. Candan Yüceer’in katıldığı törenle başladı. ​Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Marmara Denizi’nin incisi Marmaraereğlisi’nde tarihi bir yatırıma imza attı. Yıllardır çözüm bekleyen atık su ve kanalizasyon sorunu için hazırlanan projenin ilk harcı döküldü. Özellikle yaz aylarında artan nüfus yoğunluğu dikkate alınarak planlanan proje, bölgenin gelecek 30 yılını güvence altına alacak. ​Başkan Candan Yüceer: "Mazeret Değil, Hizmet Üretiyoruz" ​Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, halkın beklentilerine kalıcı çözümler sunduklarını vurguladı. Başkan Yüceer, konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: ​"Marmaraereğlisi ve Yeniçiftlik’te yıllardır süregelen altyapı çilesine bugün neşter vuruyoruz. Biz sorumluluktan kaçmıyoruz. Geleceği inşa etmek için zahmetli ama hayati olan bu yatırımı başlatıyoruz. Tek bir mahallemizde altyapı sorunu kalmayana dek durmayacağız." ​TESKİ’nin Araç Filosu Güçlendi ​Belediyecilikte tasarruf ve verimlilik vurgusu yapan Yüceer, TESKİ bünyesine katılan 259 yeni araç ve iş makinesi ile kiralama döneminin kapandığını, 5 olan vidanjör sayısının ise 30’a çıkarılarak hizmet hızının artırıldığını belirtti. ​Projenin Kapsamı ve Avantajları Neler? ​Yeniçiftlik, Dereağzı ve Yenice mahallelerini doğrudan etkileyecek olan bu dev yatırımın detayları şunlar: ​30 Kilometrelik Hat: Modern standartlarda inşa edilecek olan hat, atık suları güvenle tahliye edecek. ​30 Yıllık Projeksiyon: Nüfus artışı ve yazlıkçı yoğunluğu hesaplanarak kapasite planlaması yapıldı. ​3.000 Haneye Doğrudan Çözüm: İlk etapta yaklaşık 3 bin hanenin atık su sorunu tamamen ortadan kalkacak. ​Çevre Dostu Sistem: Atık sular modern arıtma tesislerine yönlendirilerek Marmara Denizi ve halk sağlığı korunacak. ​Çevre ve Halk Sağlığı İçin Kritik Adım ​TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, projenin teknik detaylarına değinerek, vidanjör bağımlılığının sona ereceğini müjdeledi. Özgül, "Atık suların modern sistemlerle toplanması, sadece koku ve çevre kirliliğini önlemekle kalmayacak, aynı zamanda yer altı sularımızı da koruyacak," dedi. ​"Gerçek Belediyecilik Geleceği İnşa Etmektir" ​Marmaraereğlisi’ne verilen sözlerin tutulduğunu ifade eden Başkan Yüceer, kazı çalışmaları sırasında yaşanabilecek geçici rahatsızlıklar için vatandaşlardan sabır isteyerek, çalışmanın en kısa sürede tamamlanacağını taahhüt etti. Törene ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılarak bu tarihi ana tanıklık etti.

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı Haber

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem tarladaki üreticiyi hem de mutfağındaki vatandaşı sevindiren dev bir dayanışma operasyonuna imza attı. 2025 yılı yazında meydana gelen yangınlardan etkilenen Ödemişli üreticilerin mahsulünü tarlada bırakmayan Büyükşehir, satın aldığı 300 ton patatesi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı. ​Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı ​Geçtiğimiz yıl yaşanan yangın felaketlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Ödemişli çiftçilere müjdeli haber İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Üreticinin elindeki ürünün değer görmesi ve zayi olmaması amacıyla harekete geçen belediye ekipleri, 300 ton patates alımı gerçekleştirerek yerel ekonomiye doğrudan can suyu oldu. ​60 Bin Dar Gelirli Haneye Mutfak Desteği ​Satın alınan tonlarca patates, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne (SYTS) kayıtlı olan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan dağıtım ağı sayesinde tam 60 bin hane, bu destekten faydalanarak sofralarına katkı sağlıyor. ​"Amacımız Hem Üreticiyi Hem Vatandaşı Korumak" ​Projenin detayları hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, belediyenin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: ​"Başkanımızın talimatlarıyla Ödemişli üreticimizden aldığımız 300 ton patatesi 60 bin ailemize ulaştırıyoruz. Buradaki temel vizyonumuz; üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve takip sistemimizdeki vatandaşlarımızın gıda ihtiyacına destek olmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak zor günleri dayanışma ile aşmaya devam ediyoruz." ​Sosyal Belediyecilikte "İzmir Modeli" ​İzmir Büyükşehir Belediyesi, SYTS üzerinden yürüttüğü bu sistemle yardımların en doğru noktaya, en hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Yangın sonrası yaraları sarma çalışmaları kapsamında başlatılan bu gıda desteği, belediyenin kırsal kalkınma ile sosyal yardımı birleştiren projelerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Başkan Tugay’dan İzmir Körfezi İçin Ortak Mücadele Çağrıs Haber

Başkan Tugay’dan İzmir Körfezi İçin Ortak Mücadele Çağrıs

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda konuşan Başkan Tugay “Bize dip temizliği için gerekli yetkiyi vermezseniz, kil uygulamasına engel olursanız, Gediz Nehri’nin kirliliğini durdurmazsanız, davet ettiğimiz toplantılara gelmezseniz, bu soruna nasıl katkı vermiş olacaksınız?” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın ikinci gün oturumlarının açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta konuşan Başkan Tugay, kamuoyunun İzmir Körfezi’nin yaşamış olduğu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını söyledi. Merkezi hükümet de dahil olmak üzere farklı kesimlerden farklı şeyler söylendiğini vurgulayan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ama bu sorunu kimse sahiplenmiyor ve çözüm için de yeterli çaba gösterilmiyor. Birbirilerinin üstüne sorumluluk atıyorlar gibi bir düşünce içindeler. Haklılar; maalesef bu bilgi kirliliği böyle bir algının ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu. “Yoğun nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir” İzmir Körfezi’nin yapısına değinen Başkan Tugay, “İzmir Körfezi, dünyada çok nadir olan körfezlerden birisi. Şehrin metropolü körfez çevresine yerleşmiş. Yoğun bir nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir. Benzer sorun çok yerde var ama insanların yerleşim yerlerinden uzak olduğu için bu şekilde gündeme gelmiyor. En uç kısmında bir liman olan bir körfez bu. Farklı havzalardan gelen tam 33 tane akarsu bu körfeze boşalıyor. Bunların içinde Gediz Nehri de var” dedi. “Gediz, körfezi kirletmiyor demek art niyetli” Gediz Nehri’nin körfezi kirletmediği iddialarının art niyetli olduğunu dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Gediz’in kirli suyu kesinlikle körfeze giriyor. Gediz’in dışında da hepimizin bildiği birçok akarsu, pek çok yerden topladığı atıkları körfeze boşaltıyor. Bir kısmı kentsel ve sanayi atıkları, bir kısmı da doğal alüvyonlar. Dün hocamızın da söylediği gibi, körfez artık bir depolama alanı. En doğru ifadelerden birisi bu. Bu derelerden gelen atıklar körfezde dibe çöküyor ve birikiyor. Efes Antik Kenti’nin bir liman kentiyken bin yıllar içinde Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla nasıl dolduğunu görüyorsunuz. Akarsu yataklarının yanında bu kaçınılmaz bir şey” şeklinde konuştu. “Koku ve balık ölümleri travmatize etti” İklim krizinin etkisiyle özellikle yaz aylarında sıkça görülen alg patlamasına bağlı koku ve balık ölümleri hakkında konuşan Başkan Tugay, konferansın temel amaçlarından birinin bu soruna biyolojik çözüm bulmak olduğunu belirtti. Başkan Tugay, “Çok rahatsız edici bir sorunla karşı karşıyayız. Körfezde ‘alg patlaması’ olarak adlandırılan biyolojik bir problem var. Yaz aylarında ortaya çıkan koku ve balık ölümleri, insanları adeta travmatize etti. İzmir Körfezi’nin kanalizasyon atıklarıyla kirletildiği ve bu durumun belediye hizmetlerinin yetersizliğinden kaynaklandığı yönünde suçlamalar yapılıyor. Ben 59 yaşındayım; kendimi bildim bileli İzmir Körfezi’nde koku ve kirlilik vardı ancak balık ölümleri yaşanmıyordu. Bu durumda şu soruyu sormalıyız: Sorun, son dönemde artan kentsel atık kirliliğinin bir sonucu mu, yoksa başka bir nedeni mi var? Cevap çok açık; bu durum farklı bir nedene dayanıyor. Alg patlaması yeni bir olgu. Üstelik yalnızca İzmir Körfezi’ne özgü değil, dünyanın birçok bölgesinde görülüyor. Avustralya’nın güney kıyılarında da bu durumun yaşandığını biliyoruz. İstanbul’a yaptığım yolculuk sırasında Karadeniz kıyılarında da alg oluşumlarını gözlemledim. Bu durum hem denizlerde hem de tatlı sularda ortaya çıkıyor. Bu, çağımızın yeni sorunlarından biri. Temel nedeni ise iklim krizi, artan hava sıcaklıkları ve deniz suyunun ısınması. İzmir Körfezi’nde de karasal alanlarda olduğu gibi sıcaklık rekorları kırılıyor. Yaz aylarında su sıcaklığı 30 dereceye kadar yükseldi. Bu aşırı sıcaklık, alglerin çok hızlı ve yoğun şekilde çoğalmasına neden oluyor” dedi. “Alg patlaması çözmemiz gereken ağır ve yoğun bir sorun” Sıcaklığın yanı sıra körfez dibinde biriken atıkların da alg patlamasını tetiklediğini belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Bu toplantının düzenlenme amacı da, alg patlamasına biyolojik bir çözüm bulup bulamayacağımız sorusuna yanıt aramak. Çünkü biyolojik sorunlara kalıcı çözümler de yine biyolojik yöntemlerle geliştirilebilir. Ancak bugün itibarıyla alg patlamasıyla etkin şekilde mücadele edebilecek kesin bir yöntem bulunmuyor. Biz bu konuya dikkat çekmek ve İzmir’i bu alanda önemli bir bilimsel çalışma merkezi haline getirmek istiyoruz. Şehrimizdeki bilim insanlarının ve deniz biyologlarının bu meseleye daha fazla odaklanmasına ihtiyaç var. Vatandaşlarımız şunu bilsin ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuyu son derece ciddiye alıyor. Bu, bizim en öncelikli gündem maddelerimizden biri.” “Arıtma nedenli kirliliği durdurduk, 1 ton çamur çıkardık” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “sağlıklı körfez” hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Tugay, arıtma kaynaklı kirliliğin tamamen önlendiğini vurguladı. Körfezde kapsamlı temizlik çalışmalarının sürdüğünü belirten Tugay, “İzmir tarihinde yapılan en büyük dip temizliğini gerçekleştiriyoruz ve bu çalışmalara kararlılıkla devam edeceğiz. Şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldı. Bakanlıktan alınan 4 milyon tonluk izin kapsamında çalışmalarımız sürecek” ifadelerini kullandı. Körfezin yapısal özelliklerine de dikkat çeken Tugay, “Körfezin güney kesimi daha derinken, kuzey kesiminde ciddi bir sığlık söz konusu. Hatta körfezin orta kesimindeki derinlik yer yer 2 metreye kadar düşüyor. Bu durum, körfez suyunun açık denizle yeterince sirkülasyon yapmasını engelliyor. Su adeta bir göl gibi durağan, hareket çok sınırlı. Bu düşük sirkülasyon da alg patlamasını kolaylaştırıyor” diye konuştu. “Körfezin en sıkıntılı yerinde tersane ve yük limanı işletemezsiniz” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfez temizliği kapsamında müdahale edemediği alanlara dikkat çeken Başkan Tugay, yetki sınırlamalarına vurgu yaptı. Tugay, “Müdahale edemediğimiz en önemli noktalardan biri Gediz Nehri. Murat Dağı’ndan temiz çıkan su, Manisa ve İzmir’e ulaştığında kirlenmiş halde geliyor. Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken” dedi. Körfezin yapısal özelliklerine uygun olmayan faaliyetlere de değinen Tugay, “Bu kadar sığ bir körfezin en uç ve en sığ noktasına tersane kurulamaz. Tersane kaynaklı kirlilik, ekiplerimiz tarafından defalarca ortaya kondu. Aynı şekilde, ağır yük gemilerinin atıklarını kontrolsüz şekilde bırakabildiği bir düzene de izin verilmemeli. Körfezin en hassas bölgesinde bu tür faaliyetlerin yürütülmesi doğru değil” ifadelerini kullandı. Bu konularda belediyenin yetkisinin bulunmadığını belirten Tugay, “Ne yazık ki bu alanlarda karar verme yetkisi bizde değil. Belediye olarak gemi atıklarını izleyebileceğimiz bir sistem kurma konusunda kararlıyız. Ancak bu sistemle yalnızca tespit yapabiliriz; yaptırım uygulama yetkimiz yok” diye konuştu. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine de değinen Tugay, “Bazı çevreler konuyu çarpıtarak farklı yönlere çekmeye çalışıyor. Oysa biz kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini çok önemsiyoruz” dedi. “Körfezin sürekli bir temizliğe ihtiyacı var” Başkan Tugay, konuşmasının devamında körfezde sürdürülebilir temizlik ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Körfezde sürekli ve sistemli bir temizliğe ihtiyacımız var. Bunun için özel donanımlı bir temizlik gemisi edinilmeli. Bu yatırımı ya biz yapmalıyız ya da bakanlık üstlenmeli. Bakanlığın İzmit Körfezi’nde yürüttüğü çalışmanın benzeri mutlaka İzmir Körfezi’nde de hayata geçirilmeli. Vakumlu sistemlerle dipte biriken çamuru çekmeli ve çevreye zarar vermeden bertaraf etmeliyiz. Bu konuyu bakanlıkla defalarca, hatta bakan düzeyinde görüştük. Ancak ne yazık ki beklediğimiz desteği alamıyoruz. Herhangi bir çözüm önerisi sunulmadığı gibi, sürekli suçlamalara maruz bırakılıyoruz. Gerekli yetkiler verilmezse, dip temizliği çalışmalarımız engellenirse, kil uygulamasına izin verilmezse, Gediz Nehri’ndeki kirlilik durdurulmazsa ve düzenlediğimiz toplantılara dahi katılım sağlanmazsa bu sorunu nasıl çözeceğiz? Biz inanıyoruz ki bu süreçte halkın doğru bilgilendirilmesi, bilinçlenmesi ve duyarlılığı büyük önem taşıyor. Bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumların çözüm sürecine aktif katkı sunması gerekiyor. Biz de belediye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha fazla ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya, çalışmaya devam edeceğiz. Öte yandan İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi, sorunun çözümünü hızlandırabilir. Körfezde sürekli temizlik yapılmazsa zamanla dolma, karasallaşma ve doğal yapının kaybolması riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.”

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları Haber

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğü, Tekirdağ’ın su kaynaklarını korumak ve geliştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Marmaraereğlisi’nde bulunan ve bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Türkmenli Göleti’nde 2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle göletten içme suyu temini geçici olarak durdurulmuştu. 2026 yılı ile birlikte artan yağışların da etkisiyle gölet su seviyesinde gözle görülür bir yükselme başladı. Bu gelişme ile birlikte elde edilen su kalitesini korumak ve alg oluşumunu kontrol altına almak amacıyla ivedilikle harekete geçen TESKİ ekipleri tarafından önemli bir adım atıldı. TESKİ tarafından Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmalar kapsamında su kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor. Uygulamalar çevreye ve halk sağlığına zarar vermeyecek şekilde titizlikle yürütülüyor. Gölet ekosistemi korunarak sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması adına önemli çalışmalar yapılıyor. Yapılan uygulama ile özellikle sıcaklık artışıyla birlikte yeniden oluşabilecek alg çoğalmasının kontrol altına alınması hedefleniyor. Çalışmaların, gölet suyunun içme suyu standartlarına uygunluğunu desteklemesi ve arıtma süreçlerini kolaylaştırması bekleniyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ ekipleri, Marmaraereğlisi’nde yaşayan vatandaşlara sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyunu ulaştırmak, su kaynaklarını korumak ve geleceğe güvenle ulaştırmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. CANDAN BAŞKAN: “İÇME SUYU KAYNAKLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ TÜM TEKNİK VE İDARİ ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, içme suyu kaynaklarının korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle Türkmenli Göleti’nden içme suyu teminine ara vermek zorunda kalmıştık. 2026 yılıyla birlikte yağışların artmasıyla göletimizde su seviyesinin yeniden yükselmesi bizler için sevindirici bir gelişme oldu. Ancak su miktarındaki artış kadar, su kalitesinin korunması da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda TESKİ ekiplerimiz hızla harekete geçerek Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmalarını başlattı. Amacımız, suyumuzu kaynağında korumak, olası alg oluşumlarını kontrol altına almak ve hemşehrilerimize sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli içme suyu teminini kesintisiz şekilde sağlamaktır. İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak, izlemek ve bilimsel yöntemlerle yönetmek zorundayız. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak içme suyu kaynaklarımızın korunması için gerekli tüm teknik ve idari çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yetkililer, Türkmenli Göleti’nde yürütülen çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceğini ve su kalitesinin sürdürülebilir şekilde korunması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti. Ayrıca gölet havzasında su kalitesini olumsuz etkileyebilecek unsurların da takip edildiği ve bütüncül bir su yönetimi yaklaşımıyla çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.