Hava Durumu

#Belediye

Kırsal Haber - Belediye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor! Haber

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor!

Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi, Araban ilçesindeki karpuz üreticilerini sevindiren kararı onayladı. 2026 üretim sezonu kapsamında, üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. ​Yerel kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak amacıyla projelerine hız kesmeden devam eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Araban ilçesindeki karpuz üreticileri için dev bir adım attı. Nisan ayı meclis toplantısında alınan kararla, artan girdi maliyetlerine karşı çiftçiye nefes aldıracak hibe programı resmiyet kazandı. ​Üretim Maliyetine %50 Büyükşehir Desteği ​Arabanlı üreticilerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen proje, çiftçinin cebini rahatlatmayı hedefliyor. Dağıtılacak olan 150 bin adet karpuz fidesinin toplam maliyeti 6 milyon 300 bin lira olarak açıklandı. ​Hibe Miktarı: 3 milyon 150 bin TL (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak). ​Üretici Katkısı: 3 milyon 150 bin TL. ​Faydalanma Şartı: Araban ilçesinde ikamet eden ve ÇKS'ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı olan tüm üreticiler bu destekten yararlanabilecek. ​Fatma Şahin: "Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" ​Meclis toplantısında tarımsal desteklerin önemine değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çiftçilerle yaptıkları görüşmelerde en büyük sorunun maliyet artışları olduğunu vurguladı. ​Başkan Şahin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​“Ramazan ayında üreticilerimizle bir araya geldiğimizde bize iletilen en büyük konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçimiz 'Kalitemiz ve üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor' dedi. Biz de tarım dairemizle hızlı bir çalışma yürüterek bu hibe desteğini hayata geçirdik. Bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen çalışmalarımızla her zaman yanlarında olacağız.” ​Araban Karpuzu Dünya Pazarına Hazırlanıyor ​Gaziantep’in tarım potansiyelini teknoloji ve hibe destekleriyle birleştiren Büyükşehir Belediyesi, sadece fide desteğiyle değil; teknik danışmanlık ve makineleşme çalışmalarıyla da Araban karpuzunun kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu destek sayesinde Arabanlı üreticiler, 2026 sezonuna daha güçlü ve güvenli bir giriş yapacak.

Sarıcakaya’da İpek Yolu Yeniden Canlanıyor Haber

Sarıcakaya’da İpek Yolu Yeniden Canlanıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlelerine bir yenisini daha ekledi. İpekböcekçiliğini canlandırmak ve çiftçiye alternatif gelir kapısı açmak amacıyla üretilen 600 adet dut fidanı, Sarıcakaya İğdir Mahallesi’ndeki üreticilere teslim edildi. ​İpekböcekçiliği İçin Dev Adım: Koza Birlik İş Birliği ​Eskişehir’de tarımsal üretimi çeşitlendirmek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek isteyen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarihi bir gelenek olan ipekböcekçiliğini modern yöntemlerle destekliyor. Koza Birlik ile imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde, belediyeye ait tesislerde üretilen yüksek kaliteli dut fidanları, ipek böceğinin temel besin kaynağı olarak büyük önem taşıyor. ​Çelikten Fidana: Titiz Bir Üretim Süreci ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen süreçte, bilimsel yöntemler ön planda tutuluyor: ​Köklendirme: Temin edilen dut çelikleri, belediyenin çelik köklendirme tesislerinde işleme alınıyor. ​Yetiştirme: Köklendirme sürecini başarıyla tamamlayan çelikler, bir yıllık titiz bakımın ardından fidan haline getiriliyor. ​Dağıtım: 2025 yılında hazırlıkları tamamlanan fidanlar, 2026 yılı itibarıyla planlı bir şekilde üreticilere ulaştırılıyor. ​Örnek Köy Projesi ile Yerinde Destek ​Sarıcakaya’nın İğdir Mahallesi, "Örnek Köy Projesi" kapsamında bu desteğin merkezi oldu. Toplamda 600 fidanın dağıtıldığı etkinlikte, üreticilerin memnuniyeti gözlerinden okundu. İpekböcekçiliği yaparak ek gelir elde etmeyi planlayan mahalle sakinleri, tarıma ve üreticiye verdiği desteklerden dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye teşekkürlerini iletti.

Ordu’da Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı 24’e Yükseldi Haber

Ordu’da Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı 24’e Yükseldi

Ordu Büyükşehir Belediyesinin Ordu’ya ait yöresel ürünleri Türkiye ve dünyaya tanıtmak, pazar değerini yükseltmek, üretimini yaygınlaştırmak ve marka değeri oluşturmak amacıyla yürüttüğü ‘coğrafi işaret tescil’ çalışmaları hızla devam ediyor. Başkan Güler öncülüğünde yapılan çalışmalarla 16’sı Büyükşehir Belediyesi tarafından olmak üzere 24 yöresel lezzet coğrafi işaret aldı. Ordu Büyükşehir Belediyesinin girişimleri ile yerli ve yabancı turistlerden gelen ‘sizin oraların nesi meşhur’ sorusuna Ordulular artık tescilli olarak cevap verebiliyor. 16’sı Büyükşehir Belediyesi girişimleriyle olmak üzere Ordu ili genelinde toplam 24 lezzet coğrafi işaret alarak tescillendi. Fındık dışında yöre halkı tarafından bilinen ancak tanıtımı yapılmamış pek çok tat, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde tescillenerek markalaştırıldı. TESCİL BELGELERİNİ KURUM BAŞKANI TAKDİM ETTİ Büyükşehir Belediyesinin bu girişimleri ile alınan son 4 ürünün ‘coğrafi işaret tescilleri’ Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın katılımı ile Ordu Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda takdim edildi. Programa Ordu Valisi Muammer Erol ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in yanı sıra kurumların yetkilileri ve yöresel ürünlerin üretimi ve işlemesini yapan işletmeciler katıldı. BAŞKAN GÜLER: “MARKA BİR ŞEHİR OLMAYA ÇALIŞIYORUZ” Programda konuşan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, her alanda Ordu’yu marka bir şehir yapma hedefi içinde olduklarını söyledi. Tekne üretiminde enerjiye, aktif karbonda kadın kooperatiflerinin kurulmasına kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Güler, şöyle konuştu: “Bugün özel bir günü yaşıyoruz. Emeğin markaya dönüşmesini kutluyoruz. Bende eski bir TUBİTAK’lı olarak araştırmaya AR-GE’ye ağırlık veren biri olarak 50 yıldır bu çalışmaların içindeyiz. Savunma sanayiinde çalışmalarımız oldu. Makini Kimya Genel Müdürlüğü’nden uçak sanayine kadar önemli çalışmalar yaptık. Şimdi mahalli idarelerde bu çalışmalara devam ediyoruz. Fındıkta dünyanın en fazla fındık üreten iliyiz. Ordu’muzda bir ilk yaparak Aktif Karbon Fabrikası kurduk. Süperkritik akışkan teknolojisi ile fındığın proteininden tutun zarına kadar çalışmalar yapacağız. Tarım ve hayvancılıkta çok iyi işler yaptık. Dalga enerjisinden tekne üretimine birçok alanda üretimlerimize devam ediyoruz. Yaptığımız bu çalışmalarla bir marka şehir olmaya çalışıyoruz. Ordu’muzu dünyanın sayılı yaşanabilir bir kent haline getirmek istiyoruz. Daha önce hiç yoktu. 19 adet kadın kooperatifi kurduk. Çok güzel işler yapıyorlar. Göreve geldiğimizde ürün sayımız çok azdı şimdi 24’e çıkardık. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANI DURAK: “AMACIMIZ BU DEĞERLERİ KORUMAK VE DÜNYA DA MARKA HALİNE GETİRMEK” Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ta konuşmasında coğrafi işaretin önemine vurgu yaptı. Ordu’nun ürünlerinden Avrupa Birliği’nde de tescil için çalışma yapmak istediklerini kaydeden Durak, şunları kaydetti: “Coğrafi işaret çok önemli. Coğrafi işaret bölgenin ve o ilin yerel değeri. O yörenin markası oluyor ve önemli bir kazanım sağlıyor. Bugün de sizlere destek olmak için Ordu’ya geldik. Bu değerler tamamen bölgenin değeri. Daha iyi neler yapabiliriz diye çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Sayın Valimiz ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız bölgenin değerlerini koruma altına almak için çok değerli çalışmalar yapıyorlar. Bizim de amacımız bu değerleri korumak ve dünyada marka haline getirmek. Bir diğer yandan da bu ürünleri Avrupa Birliği’nde tescil ettirmek. Şu anda Avrupa Birliği’nde tescilli 46 ürünümüz var. Bu sayı her geçen gün artıyor. Ordu’dan da bir ürünümüzü Avrupa Birliği’nde tescillemek için çalışma başlatmak ve destek olmak istiyoruz.” ÜRÜNLERİN TESCİL BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ Konuşmaların ardından son olarak coğrafi işaret alan Ordu Fındık Tirmidi Kavurması, Ordu Fırın Fasulyesi Kavurması, Ordu Dağ Çileği Reçeli ve Ordu Çakıldak Fındığı ürünlerinin tescil belgeleri Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak tarafından Ordu Valisi Muammer Erol ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e takdim edildi. Daha sonra katılımcılara, hazırlanan stantta geçmişten bugüne coğrafi işaret alınan ürünlerin ikramı yapıldı. ORDU’NUN TESCİLLENEN ÜRÜNLERİ 16’sı Ordu Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının girişimleri ile olmak üzere tescillenen toplam 24 adet ürün ise şu şekilde: Ordu Tostu (Tescil Yılı:2021), Yalıköy Köftesi (Tescil Yılı:2022), Ordu Taflan Turşusu (Tescil Yılı:2022), Ordu Sakarca Mıhlaması (Tescil Yılı:2022), Ordu Galdirik Kavurması (Tescil Yılı:2022), Ordu Melocan Kavurması (Tescil Yılı:2022), Mesudiye Kuru Ekmeği/Mesudiye Goliti (Tescil Yılı:2022), Ordu Fındıklı Burma Tatlısı (Tescil Yılı:2023), Ordu Pidesi/Ordu Yağlısı (Tescil Yılı:2023), Ordu Pancar Çorbası/Ordu Karalahana Çorbası (Tescil Yılı:2023), Ordu Zeytinyağlı Karalahana Sarması/Ordu Pancar Sarması (Tescil Yılı:2023), Ordu İçli Tava (Tescil Yılı:2023), Ordu Fındık Tirmidi Kavurması (Tescil Yılı :2024), Ordu Fırın Fasulyesi Kavurması (Tescil Yılı:2025), Ordu Dağ Çileği Reçeli(Tescil Yılı:2026), Ordu Çakıldak Fındığı(Tescil Yılı:2026), Akkuş Şeker Fasulyesi, Ordu Perşembe Cevizli Helvası, Kabataş Helvası, Ordu Yayla Pancarı Turşusu/ Ordu Dürme Pancarı Turşusu, Ordu Kivisi, Gürgentepe Çoban Fasulyesi, Gürgentepe Çakıldak Fındığı ve Ünye İzabella Üzüm Suyu.

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi Haber

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ, Marmaraereğlisi’nin kronikleşen altyapı sorununa son veriyor. Yeniçiftlik Mahallesi'nde 30 kilometrelik dev kanalizasyon hattı projesi, Başkan Dr. Candan Yüceer’in katıldığı törenle başladı. ​Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Marmara Denizi’nin incisi Marmaraereğlisi’nde tarihi bir yatırıma imza attı. Yıllardır çözüm bekleyen atık su ve kanalizasyon sorunu için hazırlanan projenin ilk harcı döküldü. Özellikle yaz aylarında artan nüfus yoğunluğu dikkate alınarak planlanan proje, bölgenin gelecek 30 yılını güvence altına alacak. ​Başkan Candan Yüceer: "Mazeret Değil, Hizmet Üretiyoruz" ​Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, halkın beklentilerine kalıcı çözümler sunduklarını vurguladı. Başkan Yüceer, konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: ​"Marmaraereğlisi ve Yeniçiftlik’te yıllardır süregelen altyapı çilesine bugün neşter vuruyoruz. Biz sorumluluktan kaçmıyoruz. Geleceği inşa etmek için zahmetli ama hayati olan bu yatırımı başlatıyoruz. Tek bir mahallemizde altyapı sorunu kalmayana dek durmayacağız." ​TESKİ’nin Araç Filosu Güçlendi ​Belediyecilikte tasarruf ve verimlilik vurgusu yapan Yüceer, TESKİ bünyesine katılan 259 yeni araç ve iş makinesi ile kiralama döneminin kapandığını, 5 olan vidanjör sayısının ise 30’a çıkarılarak hizmet hızının artırıldığını belirtti. ​Projenin Kapsamı ve Avantajları Neler? ​Yeniçiftlik, Dereağzı ve Yenice mahallelerini doğrudan etkileyecek olan bu dev yatırımın detayları şunlar: ​30 Kilometrelik Hat: Modern standartlarda inşa edilecek olan hat, atık suları güvenle tahliye edecek. ​30 Yıllık Projeksiyon: Nüfus artışı ve yazlıkçı yoğunluğu hesaplanarak kapasite planlaması yapıldı. ​3.000 Haneye Doğrudan Çözüm: İlk etapta yaklaşık 3 bin hanenin atık su sorunu tamamen ortadan kalkacak. ​Çevre Dostu Sistem: Atık sular modern arıtma tesislerine yönlendirilerek Marmara Denizi ve halk sağlığı korunacak. ​Çevre ve Halk Sağlığı İçin Kritik Adım ​TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, projenin teknik detaylarına değinerek, vidanjör bağımlılığının sona ereceğini müjdeledi. Özgül, "Atık suların modern sistemlerle toplanması, sadece koku ve çevre kirliliğini önlemekle kalmayacak, aynı zamanda yer altı sularımızı da koruyacak," dedi. ​"Gerçek Belediyecilik Geleceği İnşa Etmektir" ​Marmaraereğlisi’ne verilen sözlerin tutulduğunu ifade eden Başkan Yüceer, kazı çalışmaları sırasında yaşanabilecek geçici rahatsızlıklar için vatandaşlardan sabır isteyerek, çalışmanın en kısa sürede tamamlanacağını taahhüt etti. Törene ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılarak bu tarihi ana tanıklık etti.

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı Haber

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem tarladaki üreticiyi hem de mutfağındaki vatandaşı sevindiren dev bir dayanışma operasyonuna imza attı. 2025 yılı yazında meydana gelen yangınlardan etkilenen Ödemişli üreticilerin mahsulünü tarlada bırakmayan Büyükşehir, satın aldığı 300 ton patatesi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı. ​Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı ​Geçtiğimiz yıl yaşanan yangın felaketlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Ödemişli çiftçilere müjdeli haber İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Üreticinin elindeki ürünün değer görmesi ve zayi olmaması amacıyla harekete geçen belediye ekipleri, 300 ton patates alımı gerçekleştirerek yerel ekonomiye doğrudan can suyu oldu. ​60 Bin Dar Gelirli Haneye Mutfak Desteği ​Satın alınan tonlarca patates, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne (SYTS) kayıtlı olan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan dağıtım ağı sayesinde tam 60 bin hane, bu destekten faydalanarak sofralarına katkı sağlıyor. ​"Amacımız Hem Üreticiyi Hem Vatandaşı Korumak" ​Projenin detayları hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, belediyenin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: ​"Başkanımızın talimatlarıyla Ödemişli üreticimizden aldığımız 300 ton patatesi 60 bin ailemize ulaştırıyoruz. Buradaki temel vizyonumuz; üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve takip sistemimizdeki vatandaşlarımızın gıda ihtiyacına destek olmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak zor günleri dayanışma ile aşmaya devam ediyoruz." ​Sosyal Belediyecilikte "İzmir Modeli" ​İzmir Büyükşehir Belediyesi, SYTS üzerinden yürüttüğü bu sistemle yardımların en doğru noktaya, en hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Yangın sonrası yaraları sarma çalışmaları kapsamında başlatılan bu gıda desteği, belediyenin kırsal kalkınma ile sosyal yardımı birleştiren projelerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Başkan Tugay’dan İzmir Körfezi İçin Ortak Mücadele Çağrıs Haber

Başkan Tugay’dan İzmir Körfezi İçin Ortak Mücadele Çağrıs

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda konuşan Başkan Tugay “Bize dip temizliği için gerekli yetkiyi vermezseniz, kil uygulamasına engel olursanız, Gediz Nehri’nin kirliliğini durdurmazsanız, davet ettiğimiz toplantılara gelmezseniz, bu soruna nasıl katkı vermiş olacaksınız?” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın ikinci gün oturumlarının açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta konuşan Başkan Tugay, kamuoyunun İzmir Körfezi’nin yaşamış olduğu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını söyledi. Merkezi hükümet de dahil olmak üzere farklı kesimlerden farklı şeyler söylendiğini vurgulayan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ama bu sorunu kimse sahiplenmiyor ve çözüm için de yeterli çaba gösterilmiyor. Birbirilerinin üstüne sorumluluk atıyorlar gibi bir düşünce içindeler. Haklılar; maalesef bu bilgi kirliliği böyle bir algının ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu. “Yoğun nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir” İzmir Körfezi’nin yapısına değinen Başkan Tugay, “İzmir Körfezi, dünyada çok nadir olan körfezlerden birisi. Şehrin metropolü körfez çevresine yerleşmiş. Yoğun bir nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir. Benzer sorun çok yerde var ama insanların yerleşim yerlerinden uzak olduğu için bu şekilde gündeme gelmiyor. En uç kısmında bir liman olan bir körfez bu. Farklı havzalardan gelen tam 33 tane akarsu bu körfeze boşalıyor. Bunların içinde Gediz Nehri de var” dedi. “Gediz, körfezi kirletmiyor demek art niyetli” Gediz Nehri’nin körfezi kirletmediği iddialarının art niyetli olduğunu dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Gediz’in kirli suyu kesinlikle körfeze giriyor. Gediz’in dışında da hepimizin bildiği birçok akarsu, pek çok yerden topladığı atıkları körfeze boşaltıyor. Bir kısmı kentsel ve sanayi atıkları, bir kısmı da doğal alüvyonlar. Dün hocamızın da söylediği gibi, körfez artık bir depolama alanı. En doğru ifadelerden birisi bu. Bu derelerden gelen atıklar körfezde dibe çöküyor ve birikiyor. Efes Antik Kenti’nin bir liman kentiyken bin yıllar içinde Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla nasıl dolduğunu görüyorsunuz. Akarsu yataklarının yanında bu kaçınılmaz bir şey” şeklinde konuştu. “Koku ve balık ölümleri travmatize etti” İklim krizinin etkisiyle özellikle yaz aylarında sıkça görülen alg patlamasına bağlı koku ve balık ölümleri hakkında konuşan Başkan Tugay, konferansın temel amaçlarından birinin bu soruna biyolojik çözüm bulmak olduğunu belirtti. Başkan Tugay, “Çok rahatsız edici bir sorunla karşı karşıyayız. Körfezde ‘alg patlaması’ olarak adlandırılan biyolojik bir problem var. Yaz aylarında ortaya çıkan koku ve balık ölümleri, insanları adeta travmatize etti. İzmir Körfezi’nin kanalizasyon atıklarıyla kirletildiği ve bu durumun belediye hizmetlerinin yetersizliğinden kaynaklandığı yönünde suçlamalar yapılıyor. Ben 59 yaşındayım; kendimi bildim bileli İzmir Körfezi’nde koku ve kirlilik vardı ancak balık ölümleri yaşanmıyordu. Bu durumda şu soruyu sormalıyız: Sorun, son dönemde artan kentsel atık kirliliğinin bir sonucu mu, yoksa başka bir nedeni mi var? Cevap çok açık; bu durum farklı bir nedene dayanıyor. Alg patlaması yeni bir olgu. Üstelik yalnızca İzmir Körfezi’ne özgü değil, dünyanın birçok bölgesinde görülüyor. Avustralya’nın güney kıyılarında da bu durumun yaşandığını biliyoruz. İstanbul’a yaptığım yolculuk sırasında Karadeniz kıyılarında da alg oluşumlarını gözlemledim. Bu durum hem denizlerde hem de tatlı sularda ortaya çıkıyor. Bu, çağımızın yeni sorunlarından biri. Temel nedeni ise iklim krizi, artan hava sıcaklıkları ve deniz suyunun ısınması. İzmir Körfezi’nde de karasal alanlarda olduğu gibi sıcaklık rekorları kırılıyor. Yaz aylarında su sıcaklığı 30 dereceye kadar yükseldi. Bu aşırı sıcaklık, alglerin çok hızlı ve yoğun şekilde çoğalmasına neden oluyor” dedi. “Alg patlaması çözmemiz gereken ağır ve yoğun bir sorun” Sıcaklığın yanı sıra körfez dibinde biriken atıkların da alg patlamasını tetiklediğini belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Bu toplantının düzenlenme amacı da, alg patlamasına biyolojik bir çözüm bulup bulamayacağımız sorusuna yanıt aramak. Çünkü biyolojik sorunlara kalıcı çözümler de yine biyolojik yöntemlerle geliştirilebilir. Ancak bugün itibarıyla alg patlamasıyla etkin şekilde mücadele edebilecek kesin bir yöntem bulunmuyor. Biz bu konuya dikkat çekmek ve İzmir’i bu alanda önemli bir bilimsel çalışma merkezi haline getirmek istiyoruz. Şehrimizdeki bilim insanlarının ve deniz biyologlarının bu meseleye daha fazla odaklanmasına ihtiyaç var. Vatandaşlarımız şunu bilsin ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuyu son derece ciddiye alıyor. Bu, bizim en öncelikli gündem maddelerimizden biri.” “Arıtma nedenli kirliliği durdurduk, 1 ton çamur çıkardık” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “sağlıklı körfez” hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Tugay, arıtma kaynaklı kirliliğin tamamen önlendiğini vurguladı. Körfezde kapsamlı temizlik çalışmalarının sürdüğünü belirten Tugay, “İzmir tarihinde yapılan en büyük dip temizliğini gerçekleştiriyoruz ve bu çalışmalara kararlılıkla devam edeceğiz. Şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldı. Bakanlıktan alınan 4 milyon tonluk izin kapsamında çalışmalarımız sürecek” ifadelerini kullandı. Körfezin yapısal özelliklerine de dikkat çeken Tugay, “Körfezin güney kesimi daha derinken, kuzey kesiminde ciddi bir sığlık söz konusu. Hatta körfezin orta kesimindeki derinlik yer yer 2 metreye kadar düşüyor. Bu durum, körfez suyunun açık denizle yeterince sirkülasyon yapmasını engelliyor. Su adeta bir göl gibi durağan, hareket çok sınırlı. Bu düşük sirkülasyon da alg patlamasını kolaylaştırıyor” diye konuştu. “Körfezin en sıkıntılı yerinde tersane ve yük limanı işletemezsiniz” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfez temizliği kapsamında müdahale edemediği alanlara dikkat çeken Başkan Tugay, yetki sınırlamalarına vurgu yaptı. Tugay, “Müdahale edemediğimiz en önemli noktalardan biri Gediz Nehri. Murat Dağı’ndan temiz çıkan su, Manisa ve İzmir’e ulaştığında kirlenmiş halde geliyor. Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken” dedi. Körfezin yapısal özelliklerine uygun olmayan faaliyetlere de değinen Tugay, “Bu kadar sığ bir körfezin en uç ve en sığ noktasına tersane kurulamaz. Tersane kaynaklı kirlilik, ekiplerimiz tarafından defalarca ortaya kondu. Aynı şekilde, ağır yük gemilerinin atıklarını kontrolsüz şekilde bırakabildiği bir düzene de izin verilmemeli. Körfezin en hassas bölgesinde bu tür faaliyetlerin yürütülmesi doğru değil” ifadelerini kullandı. Bu konularda belediyenin yetkisinin bulunmadığını belirten Tugay, “Ne yazık ki bu alanlarda karar verme yetkisi bizde değil. Belediye olarak gemi atıklarını izleyebileceğimiz bir sistem kurma konusunda kararlıyız. Ancak bu sistemle yalnızca tespit yapabiliriz; yaptırım uygulama yetkimiz yok” diye konuştu. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine de değinen Tugay, “Bazı çevreler konuyu çarpıtarak farklı yönlere çekmeye çalışıyor. Oysa biz kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini çok önemsiyoruz” dedi. “Körfezin sürekli bir temizliğe ihtiyacı var” Başkan Tugay, konuşmasının devamında körfezde sürdürülebilir temizlik ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Körfezde sürekli ve sistemli bir temizliğe ihtiyacımız var. Bunun için özel donanımlı bir temizlik gemisi edinilmeli. Bu yatırımı ya biz yapmalıyız ya da bakanlık üstlenmeli. Bakanlığın İzmit Körfezi’nde yürüttüğü çalışmanın benzeri mutlaka İzmir Körfezi’nde de hayata geçirilmeli. Vakumlu sistemlerle dipte biriken çamuru çekmeli ve çevreye zarar vermeden bertaraf etmeliyiz. Bu konuyu bakanlıkla defalarca, hatta bakan düzeyinde görüştük. Ancak ne yazık ki beklediğimiz desteği alamıyoruz. Herhangi bir çözüm önerisi sunulmadığı gibi, sürekli suçlamalara maruz bırakılıyoruz. Gerekli yetkiler verilmezse, dip temizliği çalışmalarımız engellenirse, kil uygulamasına izin verilmezse, Gediz Nehri’ndeki kirlilik durdurulmazsa ve düzenlediğimiz toplantılara dahi katılım sağlanmazsa bu sorunu nasıl çözeceğiz? Biz inanıyoruz ki bu süreçte halkın doğru bilgilendirilmesi, bilinçlenmesi ve duyarlılığı büyük önem taşıyor. Bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumların çözüm sürecine aktif katkı sunması gerekiyor. Biz de belediye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha fazla ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya, çalışmaya devam edeceğiz. Öte yandan İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi, sorunun çözümünü hızlandırabilir. Körfezde sürekli temizlik yapılmazsa zamanla dolma, karasallaşma ve doğal yapının kaybolması riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.”

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları Haber

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğü, Tekirdağ’ın su kaynaklarını korumak ve geliştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Marmaraereğlisi’nde bulunan ve bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Türkmenli Göleti’nde 2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle göletten içme suyu temini geçici olarak durdurulmuştu. 2026 yılı ile birlikte artan yağışların da etkisiyle gölet su seviyesinde gözle görülür bir yükselme başladı. Bu gelişme ile birlikte elde edilen su kalitesini korumak ve alg oluşumunu kontrol altına almak amacıyla ivedilikle harekete geçen TESKİ ekipleri tarafından önemli bir adım atıldı. TESKİ tarafından Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmalar kapsamında su kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor. Uygulamalar çevreye ve halk sağlığına zarar vermeyecek şekilde titizlikle yürütülüyor. Gölet ekosistemi korunarak sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması adına önemli çalışmalar yapılıyor. Yapılan uygulama ile özellikle sıcaklık artışıyla birlikte yeniden oluşabilecek alg çoğalmasının kontrol altına alınması hedefleniyor. Çalışmaların, gölet suyunun içme suyu standartlarına uygunluğunu desteklemesi ve arıtma süreçlerini kolaylaştırması bekleniyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ ekipleri, Marmaraereğlisi’nde yaşayan vatandaşlara sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyunu ulaştırmak, su kaynaklarını korumak ve geleceğe güvenle ulaştırmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. CANDAN BAŞKAN: “İÇME SUYU KAYNAKLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ TÜM TEKNİK VE İDARİ ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, içme suyu kaynaklarının korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle Türkmenli Göleti’nden içme suyu teminine ara vermek zorunda kalmıştık. 2026 yılıyla birlikte yağışların artmasıyla göletimizde su seviyesinin yeniden yükselmesi bizler için sevindirici bir gelişme oldu. Ancak su miktarındaki artış kadar, su kalitesinin korunması da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda TESKİ ekiplerimiz hızla harekete geçerek Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmalarını başlattı. Amacımız, suyumuzu kaynağında korumak, olası alg oluşumlarını kontrol altına almak ve hemşehrilerimize sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli içme suyu teminini kesintisiz şekilde sağlamaktır. İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak, izlemek ve bilimsel yöntemlerle yönetmek zorundayız. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak içme suyu kaynaklarımızın korunması için gerekli tüm teknik ve idari çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yetkililer, Türkmenli Göleti’nde yürütülen çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceğini ve su kalitesinin sürdürülebilir şekilde korunması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti. Ayrıca gölet havzasında su kalitesini olumsuz etkileyebilecek unsurların da takip edildiği ve bütüncül bir su yönetimi yaklaşımıyla çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi.

TBB'den 88 Belediyeye 90 Hizmet Aracı Haber

TBB'den 88 Belediyeye 90 Hizmet Aracı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), 88 belediyeye toplam 90 yeni hizmet aracı daha kazandırdı. Hibe edilen araçlar, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in katılımıyla Ankara’da düzenlenen törenle belediyelere teslim edildi. Belediyelerin sosyo-ekonomik yapısı, yüzölçümü, nüfusu ile ihtiyaç ve talepleri esas alınan hibe programı kapsamında; Cumhuriyet Halk Partisi, AK Parti, DEM Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti ile Yeniden Refah Partisi’ne mensup ve bağımsız belediye başkanlarının yönetimindeki 88 belediyeye toplamda 90 yeni hizmet aracı desteği sağlandı. Törende teslim edilen araçlarla birlikte yeni dönemde belediyelere toplam 619 araç hibe edilmiş oldu. Teslim edilen hizmet araçları; 36 çöp kamyonu, 15 damperli kamyon, 12 ekskavatör, 11 arazöz, 11 kazıcı yükleyici, 3 pikap, 1 cenaze aracı ve 1 greyderden oluştu. Seçer: “Vatandaşın derdini en iyi bilen belediye başkanlarıdır” TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, törende yaptığı konuşmada Birliğin yeni döneminde benimsediği dayanışma ve adalet anlayışına vurgu yaptı. TBB’nin araç destekleriyle belediyelerin işlerini kolaylaştırmayı ve yüklerini hafifletmeyi amaçladığını belirten Seçer, yerel yönetimlerin millet iradesinin yansıdığı, vatandaşa en yakın siyasi makamlar olduğunu hatırlattı. “Vatandaşın derdini en iyi bilen belediye başkanlarıdır. İhtiyacını, önceliklerini, yöresinin özelliklerini her noktasını karış karış en iyi bilen belediye başkanlarıdır.” diyen Seçer, “Belediye başkanları önemli görevler yapıyor. Bu önemli görevleri güçlü belediyeleri ile yaparlarsa çok daha etkin, çok daha sürdürülebilir görev ifa ederler. İşte belediyelerimizin güçlü olması demek, Türkiye’de demokrasinin güçlü olması demektir.” ifadelerini kullandı. TBB olarak belediyelere yalnızca araç-gereç ya da ayni destekler konusunda yardım yapmadıklarını belirten Seçer, belediye personelinin gelişmelerine, daha yeni projeler edinmelerine ve bilgiye ulaşmalarına katkı sağlamaya çalıştıklarını kaydetti. Seçer: “Daha yeni başlıyoruz” Araç desteği konusunda ise “Hibelerimiz bugün dağıtacağımız araçlarla sınırlı değil, daha yeni başlıyoruz.” ifadesini kullanan Seçer, teslim edilecek 90 aracın ardından Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da hibelere devam edileceğini açıklayarak, “Salavat güçten doğar. Bizim kaynaklarımız geldikçe bu kaynakları biz de size aktaracağız. Zaten bu kaynakları bize sağlayanlar da sizlersiniz. Sizin kesenize bereket. Allah size, siz bize.” diye konuştu. Konuşmasında sık sık adalet vurgusu yapan Seçer, “Uygulamalarımızda adaleti önceliyoruz. Diyoruz ki ‘Her yerde adalet.’ Adaletin olmadığı yerde, adaletin sağlanmadığı yerde gerisi teferruat olarak kalır. Bu nedenle yaptığımız desteklerde parti ayrımı gözetmeksizin, belirli kriterleri göz önüne alarak, puanlama sistemine bağlı kalarak belediyelerimizin tamamına destek olma gayreti içerisinde oluyoruz.” dedi. Seçer, adil hizmet anlayışının TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile başladığının ve daha sonra TBB Başkan Vekili Zeydan Karalar ile devam ettiğinin altını çizerek, halen aynı felsefeyle hareket ettiklerini belirtti. Seçer: “Bütün belediyelerin başkanları bizim belediye başkanlarımızdır” “Bütün belediyelerin başkanları bizim belediye başkanlarımızdır. Biz onlara adaletli hizmet verelim, onlar da vatandaşlarımıza adaletli hizmet götürsün.” diyen Seçer, “Dayanışma ve iş birliği kültürünü belediyelerimiz arasında güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu nedenle de yeni projeleri hayata geçiriyoruz. “Ortak Hizmet Projesi” protokolü kapsamında çalışmalarımızı başlatıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyemizle TBB ortak çalışması olarak aramızda bir protokol yaptık. Araçları biz veriyoruz, İBB insan kaynağı ve teknik destek veriyor böylece birçok belediyemize ulaşabiliyoruz. İlk olarak bu çalışmayı Batı Karadeniz Bölgesi’ni pilot olarak belirlediğimiz için Safranbolu’da başlattık.” dedi. Seçer, TBB Belediye Akademisi tarafından yürütülen “Yönetici Geliştirme Programı” kapsamında ise belediyelerin her alanda daha iyi yetişmiş, liyakatli kadrolar elde etmesi adına eğitim çalışmalarına imza attıklarını söyledi. Birliğin afet bölgesine yönelik çalışmalarına da değinen Seçer, “Biz ilk araç dağıtımını 6 Şubat depreminde zarar gören illerimizin belediyeleri ile başlatmıştık. Yine aynı felsefeyle devam ediyoruz. Onlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Sadece ayni ve nakdi yardım çerçevesinde desteklerimiz olmuyor, proje destekleri de yapıyoruz. Adıyaman Belediyemizde yaptığımız kent içi ulaşım iyileştirme stratejisi ve eylem planını biz belediyemizle beraber hazırladık. Bu da depremden yoğun zarar gören Adıyaman için Sayın Belediye Başkanımızla birlikte çok önemli bir ortak çalışma oldu. Darısı diğer belediyelerimizin başına olsun istiyoruz.” dedi. Seçer: “Yasal düzenlemelerle ilgili TBB’nin görüşüne başvurulmalı” Dünyada yaşanan gelişmelerden etkilenen kurumların başında yerel yönetimlerin geldiğine dikkati çeken Seçer, mevcut mali mevzuatlarla belediye başkanlığı yapmanın her geçen gün zorlaştığına değindi. Seçer, merkezi yönetim tarafından yapılan yasal düzenlemelerde TBB’nin de dahil edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “TBB, bütün belediyelerimizin kanunla üye olduğu önemli bir yapı, deneyimli bir kurumdur. Bir geçmişi var, bir birikimi var, liyakati var. Sahanın deneyimini bütün kurumlardan daha önce alabilecek nitelikte bir kurumdur çünkü belediye başkanlarıyla direkt iletişim içerisindedir. Bu yasal düzenlemelerle ilgili bakanlıkların TBB’nin görüşüne de başvurma gerekliliğine inanıyoruz ve bunu kendilerinden bekliyoruz. Bu düzenlemeleri yaparken TBB’nin de görüşünü alınız. Fikir fikirden üstündür. Belki sizin düşündüğünüzden bir tık daha iyi bir fikri size Türkiye Belediyeler Birliği aracılığıyla verebiliriz.” dedi. Seçer’den Belediyelerin Mali Sorunları İçin Çözüm Önerileri Seçer, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında yaşanan artışların her alana sirayet ettiğini, ancak en fazla belediyeleri etkilediğini kaydetti. Belediye hizmetlerinin sekteye uğramaması için iktidardan beklentileri olduğunu söyleyen Seçer, belediye başkanlarının bazı kamu alacaklarından özellikle Mayıs-Eylül aylarını kapsayacak şekilde Cumhurbaşkanlığı Kararı ile geçici olarak kesinti yapılmaması yönünde talepleri olduğunu belirtti. Akaryakıt fiyatlarındaki artıştan da söz eden Seçer, “KDV oranlarının düşürülmesi, ÖTV’nin tamamen ortadan kaldırılması özellikle belediye hizmetlerinin aksamaması için başta ulaşım olmak üzere çok önemli kararlar olacaktır. Bunu buradan bir kez daha duyurmak istiyoruz, bu konuda iktidarın dikkatini çekmek istiyoruz.” şeklinde konuştu. Belediyelere aktarılan payların artırılması ve öz gelir kaynaklarının güncel ekonomik koşullara uygun olarak yeniden düzenlenmesi konularına da değinen Seçer, bu talebini “Bu olağanüstü ekonomik sıkıntılar döneminde bir karar ile, geçici de olsa, merkezi bütçeden aktarılan payların artırılması yönünde bir çalışma yapılmasını istiyoruz.” sözleriyle ifade etti. Seçer, son olarak belediye başkanlarının kutsal ve zor bir görev yaptığını anımsatarak, “Vatandaşın derdine derman olmak, onun acısını, onun mutluluğunu paylaşmak, her hal ve şartta onunla beraber olmak bana göre bir insan için dünyanın en büyük servetidir. İşte böyle değerli bir görevi yapıyoruz. Hepimizin Allah yar ve yardımcısı olsun, hepimizin yolu açık olsun. Yaptığınız görevlerde başarılar diliyorum.” dedi. Seçer’in konuşmasının ardından hibe edilen araçların anahtarları belediye başkanları ve yöneticilerine teslim edildi. Hibe araçlar ülkenin dört bir yanına doğru yola çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.