Hava Durumu

#Besici

Kırsal Haber - Besici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Besici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son Beş Yılda 4 Milyon Sığır ve 112 Bin İşletme Yok Oldu Haber

Son Beş Yılda 4 Milyon Sığır ve 112 Bin İşletme Yok Oldu

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılığın içinde bulunduğu tabloya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı hayvan varlığı verilerinin sahadaki gerçeklerle ve birliklerin açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini belirten Gürer, açıklanan rakamların ciddi soru işaretleri barındırdığını vurguladı. TÜİK’in Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine dayandırarak açıkladığı 2025 yılı büyükbaş hayvan varlığının 17 milyon 709 bin baş olarak duyurulduğunu hatırlatan Gürer, bu rakamların muhtemelen bir yıl önceye ait olduğunu ifade etti. 2025 yılı boyunca ülke genelinde etkili olan şap hastalığı nedeniyle çok sayıda hayvanın telef olduğunu belirten Gürer, özellikle buzağı kayıplarının doğum sırasında ya da doğumdan kısa süre sonra yaşandığını, farklı kaynaklara göre kaybın 400-500 bin baş seviyesine ulaştığını söyledi. Buna rağmen aynı yıl içinde 735 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı yapıldığını belirtti. “HAYVAN VARLIĞI ARTIYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın öngörülerine göre Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 2026 yılında 14 milyon 300 bin başa düşeceğinin tahmin edildiğini, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin ise 2026 yılı için bu sayıyı 13 milyon 685 bin baş olarak açıkladığını ifade etti. Buna karşın iktidarın 2025 yılı için 17 milyon 709 bin başlık bir hayvan varlığı açıklamasının yaklaşık 4 milyon başlık ciddi bir fark yarattığını belirten Gürer, bu çelişkinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Şap hastalığının yoğun yaşandığı bir dönemde hayvan varlığının artıyor gibi gösterilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında hayvan varlığının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 16 milyon 800 bin baş civarında olduğunu belirtildiğini ifade etti.. Gürer, bu çelişkili veriler üzerinden yapılan planlamaların sağlıklı ve öngörülebilir olmadığını vurguladı. SON BEŞ YILDA 4,2 MİLYON BAŞ SIĞIR KAYBI Türkiye’nin sığır varlığına ilişkin yıllara göre verileri paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020 yılında 17 milyon 965 bin baş olan sığır sayısının 2021’de benzer seviyede kaldığını, 2022’de 16 milyon 851 bine, 2023’te 16 milyon 421 bine, 2024’te ise 16 milyon 824 bine gerilediğini söyledi. 2025 yılında ise sığır sayısının 13 milyon 685 bin başa düştüğünü belirten Gürer, son beş yılda toplam 4 milyon 279 bin baş sığır kaybı yaşandığını ifade etti. Bu düşüşün temel nedenleri arasında artan girdi maliyetleri ve şap hastalığı nedeniyle yaşanan hayvan ölümlerinin yer aldığını dile getiren Gürer, Bakanlığın bu konuda kamuoyuna net ve şeffaf resmi veriler sunmadığını söyledi. 2010 yılından bu yana yapılan et ve canlı hayvan ithalatının toplamda 11 milyon başa ulaştığını belirten Gürer, buna rağmen hayvancılıktaki sorunların azalmadığını, et fiyatlarının düşmediğini, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümlerinin önüne geçilemediğini ifade etti. Gürer, neredeyse ithal edilen hayvan sayısı kadar buzağı ölümünün yaşandığını vurguladı. “1980’İN BİLE GERİSİNE DÜŞTÜK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta gelinen noktayı bakanlık verileriyle anlatarak, “2025 yılında 735 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı yapılmış. Yetmiyor, 2026 yılı için de 500 bin baş ithalat planlanıyor. Bu tablo bize şunu açıkça gösteriyor: Türkiye hayvancılıkta 1980 yılının bile gerisine düşmüştür” dedi. Ömer Fethi Gürer, rakamlarla yaşanan gerilemeyi şöyle anlattı:“1980 yılında Türkiye’de 16 milyon 925 bin baş büyükbaş hayvan vardı. Bugün bu sayı 13 milyon 685 bine düşmüş durumda. Aradan 45 yıl geçti, nüfusumuz 35-40 milyon arttı ama hayvan sayımız azaldı. Bu, son 50 yılın en çarpıcı gerilemelerinden biridir.” Toplam hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “1980’de büyükbaş ve küçükbaş toplam hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün 71 milyona gerilemiş durumda. Hayvancılık bitme noktasına gelmiştir” diye konuştu. Büyükbaş hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini vurgulayan Gürer, “Hayvanlar 12 ay boyunca ahırlarda yemle beslenmek zorunda kalıyor. Meralar etkin kullanılmıyor. Yem maliyetleri arttıkça üretici ayakta duramıyor” ifadelerini kullandı. “112 BİN İŞLETME KAPANDI, KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ TASFİYE EDİLDİ” Hayvancılık işletmelerinde yaşanan çöküşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Veriler bize çok net bir tablo sunuyor. Son üç yılda 112 bin ahır işletmesi kapandı” dedi. Sayıları tek tek açıklayan Gürer, şunları söyledi: “2022 yılında sığır işletme sayısı 1 milyon 150 bindi. 2025 itibarıyla bu sayı 1 milyon 37 bine düştü. Yani üç yılda 112 bin 161 işletme üretimden çekildi. Şahıs işletmeleri 1 milyon 139 binden 1 milyon 30 bine geriledi. 108 bin 694 küçük aile işletmesi artık yok.” Kooperatiflerin de dağıldığını belirten Gürer, “Hayvancılık kooperatifi sayısı 7 bin 519’du. Bugün 3 bin 635’e düştü. 3 bin 684 kooperatif ya işlevsiz hale geldi ya da tamamen kapandı. Kamuya ait hayvancılık işletmeleri de 83’ten 58’e düştü” dedi. Gürer, bu sürecin bilinçli bir tasfiye olduğunu savunarak, “Küçük aile tipi işletmeler tarımdan siliniyor. Et ve Süt Kurumu üreticiyi destekleyen bir kurum olmaktan çıktı, ithalatçı bir yapıya dönüştü. İthalattan belli kesimler kazanıyor ama yerli üretici her geçen gün kaybediyor” diye konuştu. “SÜT FİYATI ÜRETİCİYİ AYAKTA TUTMUYOR” Süt ve besi üreticisinin para kazanamadığını vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici kazanamıyor, giderini karşılayamıyor. Sonuçta ahırını kapatıyor. Bu düzende kazanan ithalat lobileri, kaybeden üretici oluyor” dedi. “Dört milyon sığırı, 112 bin işletmeyi kaybettik” diyen Gürer, hayvancılığın acilen doğru politikalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatın sahada karşılığı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “22 lira 22 kuruş olarak açıklanan süt fiyatı taban fiyat değildir. Üretici sütünü fiilen 20 lira 50 kuruşa satmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Gürer, kesintilere dikkat çekerek, “Süt aracıya gidiyor, nakliye üreticiye yükleniyor, kesintiler üreticinin sırtına bindiriliyor. Bu şartlarda süt inekçiliği sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır” dedi. ÜRETİCİ: “ÇİFTÇİ ÇIKMAZDA, ACİL KOLAYLIK BEKLİYORUZ” Besici Bülent Özden ise yaşanan tabloyu şu sözlerle özetledi: “Artan maliyetler, yem fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle süt inekçiliği çıkmaza girdi. Çiftçi artık dayanacak gücü kalmadığını söylüyor.” Şap hastalığının etkilerine dikkat çeken Özden, “Hayvan varlığımızda yaklaşık yüzde 40 azalma oldu. Et ve süt üretimi ciddi biçimde etkilendi. Çok sayıda hayvan telef oldu” dedi. Buzağı ölümlerinin alarm verdiğini belirten Özden, “Buzağı ölümleri yüzde 30-40 seviyelerine ulaştı. Şap giren işletmelerde hayvan hastalığı atlatsa bile buzağıyı kaybediyoruz” diye konuştu. Hayvancılığı bırakan üretici sayısının hızla arttığını söyleyen Özden, “İki yıldır tarım ürünleri para etmiyor. Borcunu ödeyemeyen çiftçi ineğini, danasını satmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Özden, çiftçinin taleplerini ise şöyle dile getirdi: “Ziraat Bankası kredi musluklarını kapattı. BAĞ-KUR şartları ağırlaştırıldı. Çiftçi büyük bir çıkmazda. Devletten acil ve somut kolaylıklar bekliyoruz.”

Yem Sektörüne Yönelik İlave Stoklar Satışa Sunuldu Haber

Yem Sektörüne Yönelik İlave Stoklar Satışa Sunuldu

Toprak Mahsulleri Ofisi hububat satışlarının sürdüğünü ve yem sektörüne yönelik ilave stokların da satışa sunulduğunu açıkladı. TMO'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO); başta hububat olmak üzere görev alanı kapsamındaki tarımsal ürünlerde arz güvenliğini sağlamak, piyasa istikrarını korumak ve üretici, sanayici ve tüketiciyi gözeten dengeli bir piyasa yapısının devamlılığını temin etmek amacıyla regülasyon araçlarını devreye alarak piyasaların sağlıklı işleyişine katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda Ekim-2025’ten bu yana sabit fiyatlarla yapılan hububat satışlarına Şubat ayında da devam edilecektir. Bununla birlikte son haftalarda yem fiyatlarındaki artış TMO tarafından yakından takip edilmekte ve piyasa dengelerini bozabilecek her türlü fiyat hareketine karşı görev ve sorumluluklarımız çerçevesinde gerekli değerlendirmeler titizlikle sürdürülmektedir. Piyasadaki yem hammadde arzının güçlendirilmesi ve spekülatif nitelik taşıyan fiyat oluşumlarının önüne geçilmesi amacıyla öncelikle besici ve yetiştiricilerimiz ile yem sektörüne yönelik olmak üzere Şubat ayında TMO stoklarından yüksek miktarda yem hammaddesi satışı yapılmasına karar verilmiştir. Başta mısır ve arpa olmak üzere yem sektörünün kullanımına uygun düşük vasıflı ekmeklik ve makarnalık buğdaylar da dâhil toplam 1,7 milyon ton yem hammaddesi makul fiyatlar ile yem sektörüne yönelik satışa açılmıştır. Ayrıca un, makarna, bulgur vb. işletmeleri için satışa açılan 2,2 milyon ton buğday stokları ile birlikte Şubat ayında toplam 3,9 milyon ton hububat satışa arz edilmiştir. Satışlarımıza başvurular 28 Ocak 2026’dan itibaren yapılabilecek olup detaylı bilgiler ise www.tmo.gov.tr adresinden paylaşılmıştır. Kuruluşumuz güçlü stok yapısıyla piyasaları regüle etmek için gerekli olan yetki ve imkanlara sahiptir. TMO, piyasa düzenleyici rolü çerçevesinde, kendisine tanınan tüm yetkileri etkin ve kararlı biçimde kullanmaya hazırdır. Piyasa gelişmeleri, stok durumu ve sektör ihtiyaçları eş zamanlı olarak izlenmekte olup gerekli görülmesi hâlinde ilave regülasyon tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirilecektir. Temel ve stratejik tarımsal hammaddelerde arz güvenliğinin korunması ve piyasa istikrarının sağlanması, devletimizin öncelikli hassasiyet alanları arasında yer almaktadır. TMO bu hassasiyet doğrultusunda görev ve sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Gürer: "654 Bin Hayvan İthal Edildi, Et Yine Rekor Kırdı" Haber

Gürer: "654 Bin Hayvan İthal Edildi, Et Yine Rekor Kırdı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece son 20 günde kombina ve kesimhanelerdeki et fiyatlarına gelen zamlara dikkat çekerek, "İktidar, yerli besiciyi bitirip ithalat lobilerini zengin etme yolunu seçmiştir. Bu yolun sonu da et fiyatlarının her hafta artmasına neden olmuştur.," dedi. Gürer, "Kombinadaki bu artışlar birkaç güne kalmaz reyonlara yansıyacak. Vatandaş kasaba gitmekte zorlanacak” dedi. "20 GÜNDE ET %6 ZAMLANDI" Kombina ve kesimhanelerden gelen son rakamları paylaşan Ömer Fethi Gürer, fiyatlar artış başka bir noktaya ulaştığını belirterek, "Daha 25 Aralık 2025’te kilogramı 569 TL olan dana bıçak fiyatı, 8 Ocak’ta 587 TL’ye, bugün yani 15 Ocak 2026 itibarıyla ise 601 TL’ye çıktı. Kuzu etinde de durum aynı; 536 TL’den 566 TL’ye çıktı. Sadece 20 günde ete gelen zam %6’yı buldu! Geçen yılın aynı dönemine baktığımızda dana etindeki artış %61,3. Vatandaşın mutfağındaki yangın sönmüyor, çünkü iktidar yangına körükle gidiyor," diye konuştu. Ürün Tipi (Yağsız KG) 25 Aralık 2025 8 Ocak 2026 15 Ocak 2026 20 Günlük Değişim Dana Bıçak 569,16 TL 587,19 TL 601,24 TL + %5,6 Kuzu Bıçak 536,26 TL 552,57 TL 566,79 TL + %5,7 "KOMBİNADAKİ YANGIN MUTFAĞI KÜL EDECEK" Ömer Fethi Gürer, kesim fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasının sorun olacağını belirterek, "Kesimhanede kilosu 601 TL olan dana etinin; kemiği, firesi, dükkan kirası ve nakliyesi eklendiğinde reyon fiyatı halkın alım gücünün tamamen üzerine çıkacaktır,” dedi. "654 BİN SIĞIR İTHAL ETTİNİZ, FİYAT NEDEN DÜŞMÜYOR?" İktidarın "ithalat yaparsak fiyat düşer" yanılgısını rakamlarla ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2025 yılının ilk 11 ayında bu ülke tam 654 bin 430 baş sığır ithal etti. 1 milyar 52 milyon 719 bin 806 doları yabancı çiftçinin cebine koydunuz. Hani fiyatlar düşecekti? Hani vatandaş ucuz et yiyecekti? Tam tersi oldu; hayvan ithal ettikçe fiyat arttı, fiyat arttıkça iktidar yine ithalata sarıldı. İthalatla fiyatın düşmeyeceğini AKP iktidarı ne zaman anlayacak?" "KENDİ TOPRAĞINDA ARPADA KENDİ KENDİNE YETEMEYEN ÜLKE, ETİ PAHALIYA YER" Besicinin en büyük sorunu olan yem maliyetlerine değinen CHP'li Gürer, üretimden uzaklaşan politikaları şu sözlerle eleştirdi: "Besici yemle baş edemiyor. 2024’te 51 bin ton olan arpa ithalatını, 2025’in ilk 11 ayında 334 bin tona çıkardınız. Kendi topraklarımızda arpa üretimi gerilerken, elin arpasını 6 kat fazla ithal etmek hangi aklın ürünüdür? Üstelik geçen yıl 198 dolar olan arpanın tonuna şimdi 243 dolar ödüyoruz. Mısır ithalatı 4,3 milyon tonu aştı, kepeğin tonu bile bir yılda 175 dolardan 207 dolara çıktı. Bu maliyetlerle besici hayvanına nasıl baksın? Besici ahırını boşaltıyor, iktidar ise sadece seyrediyor." "İKTİDAR İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAYINCA YİNE İTHALATA SARILACAK" Hayvancılık politikalarının geçici sorunlarla değil gerçekçi çözümler ile aşılacağı belirten Ömer Fethi Gürer, "AKP iktidarının hayvancılık politikaları her yönüyle tükeniyor . Yerli üreticiyi yem maliyetleri altında ezen, ahırları boşaltan bu zihniyet, halkın protein erişimini engellemektedir. Şimdi işin içinden çıkamayınca yine yakındır hayvan ithalatına sarılacaklar. Ama bilinmelidir ki; ithalat çözüm değil, sorunun kendisidir. Kendi yemini üretmeyen, kendi besicisini desteklemeyen bir sistemde et fiyatlarındaki artış önlenemez," şeklinde konuştu.

2021’den Bu Yana Et İthalatı 46 Katına Ulaştı! Haber

2021’den Bu Yana Et İthalatı 46 Katına Ulaştı!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 2025 yılında artan canlı hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da devam edeceğinin ve yerli hayvancılık yapanların bu yılda dertli bir yıl yaşayacağını söyledi .2021 yılı ile 2025 yılı arası ithal canlı sığır ve et verileri değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, “İthalat yoluyla piyasayı dengeleme iddiası bir kez daha amacına ulaşmamıştır. Artan maliyetler nedeniyle ithal hayvanlar da pahalı hâle gelmiş, sonuçta kazanan ne üretici ne de tüketici olmuştur. Kaybeden ise yine ülke ekonomisi ve yerli hayvancılık sektörü olmuştur. Artık taşıma suyla değirmen dönmeyeceğinin anlaşılması gerekir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, 2026 yılı besilik hayvan ithalatının Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirileceği, kapasite büyüklüğüne bakılmaksızın tüm başvuruların 12–23 Ocak 2026 tarihleri arasında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla alınacağı ve başvuruların Türkvet sistemi üzerinden değerlendirileceği belirtilmiştir. Yani 2026 yılında da ithalat devam edecektir,” dedi. RESMİ VERİLER SORUNU GÖSTERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık ve kırmızı et politikasındaki "ithalat sarmalını" resmi verileri irdeleyerek değerlendirdi. 2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatını 2021-2025 yıllarını kapsayan veriler üzerinden yorumlayan Gürer , Türkiye’nin sadece daha fazla hayvan almadığını, aynı zamanda "küresel bir fiyat kıskacına" alınarak her geçen yıl daha pahalıya ithalat yapmak zorunda bırakıldığına dikkat çekti. Son 4 yılın verileri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye artık sadece et değil, yabancı çiftçinin enflasyonunu ve kâr marjını da ithal ediyoruz .” Dedi. Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarında her gelen bakan, ithalatı bitirmek için üç yıl istedi. Yıllar geçti, bakanlar değişti; ancak bu üç yıl bir türlü gelmedi.Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı içinde ithalatın Et ve Süt Kurumu aracılığı ile devam edeceğini açıkladı,” dedi. CANLI HAYVAN İTHALATINDA "BİRİM FİYAT" ARTIŞI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın besilik sığır ithalatında hem adet hem de fiyat bazında son yıllarda bir yükseliş yaşandığı da görülüyor” diye konuştu. Gürer, “2021 yılında bir adet besilik sığırın ortalama ithalat fiyatı 975 dolar iken, 2025 yılının iitibarıyla bu rakam 1.561 dolara fırladı. Bu, dövizden bağımsız olarak sadece dolar bazında %60’lık bir artış anlamına geliyor. Damızlık sığır ithalatı 2025 yılında adet başına 2.019 dolara kadar çıktı,” diye konuştu 261 BİN BAŞ'TAN 654 BİN BAŞ'A İthalatın sadece fiyatı değil, miktar olarak da arttığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında toplam 261.688 adet sığır ithal edilirken, 2025’in ilk 11 ayında bu sayı 654.430 adede ulaştı. Artış oranı yaklaşık %150. 2021’de sığır ithalatına 285,7 milyon dolar ödenirken, 2025’in ilk 11 ayında bu rakam 1 milyar 52 milyon dolara (1,05 Milyar $) çıktı. Toplam tutardaki artış %268 olarak hesaplandı.” Dedi. KIRMIZI ET İTHALATI: 4 YILDA 60 KATLIK ARTIŞ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatı gibi kırmızı et ithalat artış sürüyor, 2021 yılında yalnızca 1.204 ton et ithal edilirken, 2024 yılında bu miktar 79.127 tona ulaştı. 2025 yılının ilk 11 ayında ise geçici verilere göre 56.240 ton et gümrüklerden geçti. 2021’de toplam 7,2 milyon dolar olan et ithalat faturası, 2024’te 504,9 milyon dolara, 2025’in ilk 11 ayında ise 443,1 milyon dolara ulaştı. 2021’de ithal etin kg fiyatı 5,98 dolar iken, 2022’de 7,52 dolara, 2025’te ise rekor kırarak 7,88 dolara yükseldi,” dedi. “YERLİ BESİCİ YERİNE YABANCI BESİCİ KAZANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2021 yılında canlı hayvan ve et ithalatına toplamda 300 milyon dolar bile ödemezken, bugün sadece 11 ayda 1,5 milyar doları (yaklaşık 50 milyar TL) aşan bir fatura önümüzde duruyor. Bu para yerli üreticiye destek olarak verilseydi, bugün ahırlarımız boş kalmazdı. İktidar, 'ithalatla ucuzlatacağız' dedi; ancak rakamlar gösteriyor ki dışarıdan aldıkça fiyat artıyor, biz aldıkça yabancı besici zam yapıyor,” şeklinde konuştu. "TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMÜYOR" Gürer, 2025 yılında 587 binden fazla besilik hayvanın ithal edilmesine rağmen, bu ithalatın ne tüketicinin ödediği et fiyatlarında bir düşüş sağladığını ne de besicilik yapan üreticilere kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı.

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı'' Haber

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı hafta kırmızı et fiyatlarında değişim yaşandığını ve enflasyonu son ay düşürmek adına ertelenen fiyat artışlarının gerçekleştiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicinin zarar noktasına erdiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılık yapanların sıkıntılarının katlandığını belirtti. Buna rağmen fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek adına son iki ay baskılandığını, yıl bitmeden fiyat artışlarının yeniden ortaya çıktığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, yem fiyatlarındaki artış önlenmeden raftaki fiyatlar durmaz. Hayvancılık yapan ‘zarardayız’ diyor, vatandaş ise ‘cepteki gelirle et alacak hâlimiz kalmadı’ diyor. Süreci yönetmesi gereken iktidar seyrediyor. Yeme yüzde 50 sübvansiyon verilmeli ki maliyet düşsün. 50 kilogram süt yemi 900 lira olmuş, besici zor durumda. Emekli ve asgari ücretli ise açlık sınırı altında kalan gelirle et için bütçe ayıramıyor. Gramla alırsa şükür ediyor. Fiyat arttıkça ete bakıp geçiyor,” diye konuştu. Gürer, “İktidar ithalatla fiyatları düşüreceğini sanıyor ama veriler tam tersini söylüyor. 1,3 milyar dolardan fazla parayı yabancı besiciye yedirdiler. Bizim vatandaşımız ise hâlâ pahalı et yiyor ve görünen o ki daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi. ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ, ET FİYATLARI DA ARTMAYA BAŞLADI 24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Sanki asgari ücreti bekler gibi, ertesi gün kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri için baskılanan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Ömer Fethi Gürer, • 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak yağsız etin kilogram fiyatının, • 25 Aralık’ta, yani asgari ücretin açıklandığı günün ertesi günü, 569 TL’ye çıktığını söyledi. Gürer, sadece 14 günde dana etindeki artışa dikkat çekerek, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira birden arttı. Kuzu etinde de benzer bir hareketlilik var. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi. İTHALAT LOBİLERİ KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerine göre şu bilgileri paylaştı: 2025 Yılı (İlk 10 Ay): Canlı sığır: 585.855 baş – 927.064.286 dolarKırmızı et (kemikli/kemiksiz): 52.811 ton – 410.637.908 dolar Toplamda 1.337.702.194 dolar ödendi. “1,3 MİLYAR DOLARI YABANCI ÇİFTÇİYE VERDİLER!” Gürer, “2025’in ilk 10 ayında toplamda 1,33 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 56 milyar TL’den fazla para canlı hayvan ve et ithalatı için yurt dışına gönderildi. Bu kaynak yerli üreticiye destek olarak verilse, yem fiyatları sübvanse edilseydi bugün et fiyatlarını konuşuyor olmazdık. İktidar ithalat politikasında ısrar ettikçe, hayvancılıktaki sorunlar devam ediyor,” diye konuştu. “YERLİ HAYVANCILIK BİTİRİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın sadece fiyatları düşürmemekle kalmadığını, yerli besiciyi de üretimden kopardığını belirterek şunları söyledi: “52 bin tonun üzerinde et ithal etmişiz, yarım milyondan fazla canlı hayvan getirmişiz ama hâlâ raflarda sorun var. Bu tablo gösteriyor ki ithalat çözüm değil, aksine bir bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri bayram ederken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatları kontrol altına alınmadan et fiyatlarının düşmesi zor.” GÜRER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Siyasi iktidara çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, şu önerileri sıraladı: “Besicinin en büyük gideri olan yem fiyatları sübvanse edilmeli. İthal değil, yerli yem üretimi sağlanmalı. On iki ay kapalı beslenmek zorunda kalan hayvanlar için mera hayvancılığının yolu açılmalı. Yerli ırklar için daha fazla destek verilmeli. Ahır giderlerini düşürecek önlemler artırılmalı. Küçük aile tipi işletmeler korunmalı. Bir litre süt, en az bir buçuk kilo yem alabilir hâle getirilmelidir. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat taban fiyat olmalıdır. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleriyle mücadele güçlendirilmelidir. Hayvancılığın temeli olan meralar ranta değil, ıslah edilerek kaliteli yem alanları olarak açılmalıdır. Marka ürünler üretilerek katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapılmalıdır. Yerli aşı geliştirilmeli, veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Hayvan bakımı zordur, meşakkatlidir. Hayvancılık yapanın zarar etmemesi, vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşması doğru tarım politikalarıyla mümkündür. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir. Asıl sorun, bu ete ulaşamayanlara hak ettikleri ücretin verilmemesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.