Hava Durumu

#Bilimsel Araştırma

Kırsal Haber - Bilimsel Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilimsel Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Chef Seasons İnovaLİG 2026’da Egeli İhracatçıların Gururu Oldu Haber

Chef Seasons İnovaLİG 2026’da Egeli İhracatçıların Gururu Oldu

İnovatif lezzetleriyle öne çıkan Chef Seasons, sıvı soya sosunu çıtır yaprakçıklara dönüştüren Aged Soy Flakes ile, SIAL Innovation 2026 kapsamında “Savory Grocery” ve Public Choice Prize ödüllerini kazandıktan sonra Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen İnovaLİG 2026’da İnovasyon Döngüsü kategorisinde birincilik ödülü kazandı ve Egeli ihracatçıların gururu oldu. Chef Seasons’ın yenilikçi ürünü Aged Soy Flakes, dünyanın en önemli gıda fuarlarından SIAL Paris’te hem inovasyon jürisinin hem de ziyaretçilerin beğenisini kazanarak önemli bir başarıya imza attığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Chef Seasons firmasının Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen İnovaLİG 2026’da İnovasyon Döngüsü kategorisinde birincilik ödülünü de İzmir’e getirdiğini, Chef Seasons’ın hem geliştirdiği ürünlerle hem de bu ürünlerin arkasındaki inovasyon kültürüyle sektöründe iz bırakan adımlar attığını dile getirdi. Chef Seasons’ı arka arkaya kazandığı ödüllerden dolayı kutlayan Öztürk, “Türkiye’de yüksek enflasyon ve yüksek faiz sarmalında ihracatçıların katma değerli ürün üreterek rekabetçi olabileceklerini ortaya koydular. Chef Seasons bu noktada inovatif yenilikçi ürünleriyle tüm ihracatçılarımızın ufkunu açıyor. Uluslararası arenada yenilikçi bir ürünün, Türkiye’de ise bu tür yenilikleri sürekli kılan kurumsal inovasyon sisteminin ödüllendirilmesi, Chef Seasons’ın inovasyon yaklaşımının birbirini tamamlayan iki boyutunu görünür kılıyor. Bu başarılar, şirketin yalnızca farklı ürünler geliştirme becerisini değil, yaratıcı fikirleri sistematik biçimde katma değere dönüştürme yetkinliğini de ortaya koyuyor. Chef Seasons Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyemiz Burak Hucuptan’ı ve tüm ekibini bu başarılarından dolayı gönülden kutluyorum” şeklinde konuştu. Soya Sosunu Sıvı Formdan Çıtır Yapraklara Dönüştürdüler Chef Seasons CEO’su Burak Hucuptan, Aged Soy Flakes ürünüyle geleneksel olarak sıvı formda kullanılan soya sosunu ince, çıtır yaprakçıklara dönüştürüp, fermente edip olgunlaştırılmış soya sosunun karakteristik umami lezzetini korurken ona yeni bir doku, kullanım biçimi ve gastronomik deneyim kazandırdıklarını bu inovasyonla SIAL Paris’te ödüle layık görüldüklerini vurguladı. Aged Soy Flakes’in uluslararası başarısının, Chef Seasons’ın inovasyona yaklaşımındaki temel bir düşünceyi de yansıttığına temas eden Hucuptan; “Yenilik, yalnızca yeni lezzetler yaratmakla değil, bildiğimiz lezzetlerin yapabileceklerini yeniden düşünmekle de mümkün. Chef Seasons’ın İnovaLİG 2026’da İnovasyon Döngüsü kategorisinde kazandığı ödül ise yenilikçi ürünlerin arkasındaki kurumsal yetkinliği öne çıkarıyor. Chef Seasons, inovasyonu yalnızca yeni ürün geliştirme faaliyetleriyle sınırlamıyor; araştırmadan ürün tasarımına, üretimden kaliteye, teknolojiden pazarlamaya kadar şirketin farklı fonksiyonlarını kapsayan bütünsel bir süreç olarak yönetiyor. Bu yaklaşımın merkezinde Flavor Intelligence (Lezzet Zekâsı) ve Flavor Engineering (Lezzet Mühendisliği) yer alıyor. Flavor Intelligence, tüketici içgörülerini, kültürel değişimleri ve gastronomik eğilimleri analiz ederek yeni fırsatların keşfedilmesini sağlıyor. Flavor Engineering ise bu içgörüleri bilimsel araştırma, teknoloji ve gastronomik yaratıcılıkla buluşturarak yenilikçi ürünlere ve iş ortakları için değer yaratan çözümlere dönüştürüyor” ifadelerini kullandı. İnovasyonu, tekil fikirlerin veya bireysel yaratıcılığın ötesine geçerek, farklı disiplinlerin birlikte değer ürettiği, öğrenen ve sürekli gelişen bir kurumsal yetkinliğe dönüştüklerini sözlerine ekleyen Hucuptan, “Şefler, gıda bilimcileri, moleküler biyoloji ve genetik uzmanları, mühendisler ve teknoloji ekipleri aynı inovasyon ekosisteminin parçası olarak çalışıyor. Yapay zekâ ve veri odaklı uygulamalar ise tüketici eğilimlerinin anlaşılmasından reçete geliştirmeye ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesine kadar farklı aşamalarda bu yapıyı destekliyor. İnovasyon bizim için bir sonuç değil, sürekli gelişen bir düşünme ve çalışma biçimi. Bizim için inovasyon, yalnızca daha önce yapılmamış bir ürün geliştirmek değil; herkesin bildiği bir lezzete bile yeniden bakabilmek, alışılmışın ötesindeki olasılıkları görebilmek ve bunları gerçeğe dönüştürebilmek demek. Bunun için yaratıcılık kadar bilimsel derinliğe, teknolojiye ve farklı uzmanlıkların birlikte çalışma gücüne inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

ATA Çiftliği'nde 2026 Yılının İlk Bal Hasadı Haber

ATA Çiftliği'nde 2026 Yılının İlk Bal Hasadı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi. Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden elde edilmiş olmasıdır. Böylelikle hem kaliteli bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor. “Arı, Tarımsal Üretimin ve Biyoçeşitliliğin Korunması İçin Çok Önemli” Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora, yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirterek 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, şunları söyledi: “Burada 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koloniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan biri, mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumaktır. Larva transferi yaptığımız kovanlarda, elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece kolonilerimizin genetik verimini artırmayı ve gen kaynaklarını en iyi şekilde korumayı hedefliyoruz. Yani hem bal üretirken hem de gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde balın yanı sıra 'apiterapi ürünleri' olarak adlandırılan propolis, perga ve arı zehri gibi yan ürünleri üretiyor; bunları uygulamalı eğitimlerle çiftçilerimize anlatıyoruz.” İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle yaşadığımız bu iklimsel dalgalanmalarda arıcıların mutlak surette aktif olarak süreçte bulunması lazım. Arı; tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için kritik öneme sahip. Bu iklim değişikliği sürecinde mevcut Anadolu ırkıyla uyum sağlamış durumdayız ve bu ırkı biyolojik gen kaynaklarımızı korumak adına en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz.” Uysal: “Ankara’da İlk Defa Yapılan Bir Çalışma” Merkezde yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların akademik yayınlar, üniversiteler ve üreticilerle paylaşılacağını belirten ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal ise şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar ve 2026 yılı ilkbahar koloni yönetiminin ardından uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu durum, yaptığımız uygulamaların doğruluğunu kanıtlayan bir üretim sezonu olacak. Esas amacımız; doğru tekniklerle üretilen bal ve polenlerin üniversitelerle iş birliği yapılarak analiz edilmesini sağlamak ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarındaki verimini göstermektir. Aynı zamanda bu üretim merkezimiz vasıtasıyla çiftçilerimize yerinde eğitimler vererek onların da tecrübelerimizden yararlanmasını ve arıcılıkta daha ileri seviyelere ulaşmalarını amaçlıyoruz.”

İznik Gölü Alarm Veriyor! Haber

İznik Gölü Alarm Veriyor!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’ndeki kritik su kaybına dikkat çekti. 14-15 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan İznik Gölü Sempozyumu öncesinde konuşan Sarıbal, gölün sanayi ve rant politikalarına kurban edildiğini belirterek, "Gerçekleri açıklayın, yağmayı durdurun" çağrısında bulundu. ​İznik Gölü’nde 232 Milyon Metreküplük Dev Kayıp ​Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü kıyısında yaptığı açıklamada gölün ekolojik bir yıkımla karşı karşıya olduğunu vurguladı. 2013 yılından bu yana su seviyesinin yaklaşık 3,55 metre düştüğünü ifade eden Sarıbal, bu kaybın toplamda 232 milyon metreküp hacme denk geldiğini hatırlattı. ​Sarıbal’ın dikkat çektiği çarpıcı veriler şu şekilde; "​Su Kaybı Oranları 2022'de %16, 2023'te %40 ve 2024'te %30 oranında kayıp yaşandı. Göl su seviyesi, 21 Nisan 2025 itibarıyla 82,74 m olan minimum işletme kotunun altına geriledi. Buharlaşma ve aşırı kullanım nedeniyle yıllık su açığı 65 milyon metreküpe ulaştı." ​"Faturayı Çiftçiye Kesip Sanayiyi Görmezden Gelemezsiniz" ​İktidarın su krizinin yükünü yalnızca çiftçinin ve iklim değişikliğinin sırtına yüklediğini savunan Orhan Sarıbal, sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımını eleştirdi. Çiftçiye "tasarruf et" denilirken fabrikaların milyonlarca metreküp su çektiğini belirten Sarıbal, şu soruları yöneltti: ​İznik Gölü’nden tarım dışı amaçla su kullanma izni hangi firmalara verildi? ​Gemlik Gübre Fabrikası ve Cargill gibi tesislerin yıllık gerçek su kullanımı ne kadar? ​Yeraltı su kuyularının denetimi yapılıyor mu? ​Bilimsel Araştırma: Betonlaşma Su Rejimini Bozdu ​Haziran 2025’te yayımlanan güncel bir bilimsel çalışmaya atıfta bulunan Sarıbal, İznik Gölü Havzası’ndaki plansız yapılaşmanın altını çizdi. Araştırmaya göre 1990-2018 yılları arasında; ​Ticari ve sanayi alanları %461,5 arttı. ​Ulaşım ve madencilik alanları 730 hektara çıktı. ​Yağış miktarı sabit kalsa da betonlaşma nedeniyle yeraltı suyunu besleyen süzülme %7,5 azaldı. ​Şeffaf Havza Yönetimi ve Acil Eylem Çağrısı ​Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nün kurtarılması için sempozyumların ötesinde somut adımlar atılması gerektiğini ifade ederek çözüm önerilerini sıraladı: ​Yıllık su dengesi ve sanayi kullanım miktarları kamuoyuna açıklanmalı. ​Üniversiteler ve meslek odalarının dahil olduğu bir Havza Yönetim Planı hazırlanmalı. ​Sanayi tesislerinin su çekimi ve atık su deşarjları sıkı takip edilmeli. ​Sarıbal, konunun araştırılması için TBMM’ye sunduğu önergenin takipçisi olacağını belirterek, "İznik Gölü bir yönetim krizinin kurbanı olmamalıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.