Hava Durumu

#Bitki Koruma

Kırsal Haber - Bitki Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bitki Koruma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sarı Cücelik Virüsü Tekirdağ’da Ele Alındı Haber

Sarı Cücelik Virüsü Tekirdağ’da Ele Alındı

Tekirdağ Ticaret Borsası’nda düzenlenen Sarı Cücelik Virüsü eğitiminde, özellikle hububat üretiminde verim kayıplarına neden olabilen hastalığın tanınması, mücadelesi ve alınabilecek önlemler anlatıldı. Sarı Cücelik Virüsü Tekirdağ’da Ele Alındı Tekirdağ’da hububat üretimini yakından ilgilendiren Sarı Cücelik Virüsü konusunda üreticilere yönelik eğitim düzenlendi. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitim, Tekirdağ Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde yapıldı. Eğitim programına Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Tekirdağ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Feyzullah Sügür, Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Dündar ve Genel Sekreter Ercan İzgi katıldı. Hastalığın Tanınması ve Mücadele Yöntemleri Anlatıldı Programda Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Fitopatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İlbağı tarafından Sarı Cücelik Virüsü hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle hububat üretiminde verim kayıplarına yol açabilen hastalığın nasıl tanınacağı, hastalıkla mücadelede hangi yöntemlerin uygulanabileceği ve üretim sürecinde hangi önlemlerin alınabileceği ele alındı. Eğitimde, üreticilerin hastalığa ilişkin bilgi düzeyinin artırılması ve sahada karşılaşılabilecek risklere karşı daha bilinçli hareket edilmesine katkı sağlanması amaçlandı. Tarımsal Üretimde Bilgi ve Mücadele Öne Çıkıyor Sarı Cücelik Virüsü konusunda gerçekleştirilen eğitim, Tekirdağ’da tarımsal üretimde karşılaşılabilecek bitki hastalıklarına yönelik bilgilendirme çalışmalarının bir parçası olarak öne çıktı. Program, üreticilerin hastalığı daha erken tanımasına ve mücadele konusunda doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan başlıklara odaklandı.

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 3 Ürüne Kritik Yasak Haber

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 3 Ürüne Kritik Yasak

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla kritik bir karara imza attı. Yapılan son değerlendirmeler neticesinde, tarımda kullanılan "Thiophanate Methyl", "Indoxacarb" ve "Phosmet" aktif maddelerini içeren bitki koruma ürünlerinin ithalatı, imalatı ve kullanımı belirli bir takvim çerçevesinde tamamen sonlandırılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal üretimde kullanılan bitki koruma ürünlerinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor. Bilimsel gelişmeler ve uluslararası değerlendirmeler doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda, risk taşıyan bazı etken maddeler için yasaklama kararı alındı. Hangi Aktif Maddeler Yasaklanıyor? Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan kamuoyu duyurusuna göre, Avrupa Birliği'ndeki onay durumları ve alternatif ürünlerin mevcudiyeti göz önünde bulundurularak şu üç aktif madde hedef alındı: Thiophanate Methyl Indoxacarb Phosmet Bu maddeleri içeren bitki koruma ürünleri, insan sağlığı ve çevre açısından oluşturdukları potansiyel riskler nedeniyle piyasadan çekilecek. Yasak ve Sonlandırma Takvimi Açıklandı Söz konusu aktif maddeleri içeren ürünlerin sektörde ani bir boşluk yaratmaması ve yeterli alternatif ürünlerin ruhsatlandırılması süreçleri dikkate alınarak kademeli bir takvim belirlendi. Bakanlık duyurusuna göre sonlandırma takvimi şu şekildedir: Fiili İthalatları: 13 Kasım 2026 İmalatları: 18 Aralık 2026 Kullanımları: 31 Aralık 2027 Belirtilen tarihler itibarıyla bu aktif maddelerin ülkeye girişi, üretimi ve tarlalardaki uygulamaları tamamen yasaklanmış olacak. Çiftçilerin ve üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına alternatif bitki koruma ürünlerine yönelmeleri önem arz ediyor.

Türkiye ile Çin Arasında Bitki Koruma Ürünlerinde İş Birliği Güçleniyor Haber

Türkiye ile Çin Arasında Bitki Koruma Ürünlerinde İş Birliği Güçleniyor

Çin Halk Cumhuriyeti Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Tarım Kimyasalları Kontrol Enstitüsü (ICAMA) Genel Müdürü ve beraberindeki heyet, Tarım ve Orman Bakanlığının resmi davetiyle 25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret etti. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında bitki koruma ürünleri alanındaki teknik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulunuldu. ICAMA heyeti, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber’i makamında ziyaret etti. Ziyarette iki ülke arasında bitki koruma ürünleri alanındaki mevcut çalışmalar değerlendirilirken, teknik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye-Çin Pestisit Yönetim Teknolojisi Teknik Bilgi Çalıştayı düzenlendi Ziyaret kapsamında, Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkanlığı koordinasyonunda “Türkiye-Çin Pestisit Yönetim Teknolojisi Teknik Bilgi Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştayda, Türkiye’nin bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, risk değerlendirmesi, piyasa kontrolleri, izlenebilirlik ve yeni teknolojiler alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ile Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkanı Dr. Nesrin Çakır Arıcan tarafından bilgi verildi. ICAMA heyeti de Çin’deki bitki koruma ürünleri sektörü ile ICAMA’nın görev, yetki ve yürüttüğü çalışmalara ilişkin sunum gerçekleştirdi. Program, Bakanlık, ICAMA ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle tamamlandı. Teknik iş birliğinde yeni dönem Görüşmelerde, Türkiye ile Çin arasındaki bitki koruma ürünleri alanındaki teknik iş birliğinin önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Bu kapsamda karşılıklı teknik ziyaretler, uzman değişimleri ve düzenli bilgi paylaşımının artırılması kararlaştırıldı. ICAMA heyeti ayrıca program kapsamında Ulusal Gıda Referans Laboratuvarını ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından onaylı bir Bitki Koruma Ürünleri Üretim Tesisini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Türkiye ile Çin arasında bitki koruma ürünleri alanında gerçekleştirilen temasların, pestisit yönetimi, teknik bilgi paylaşımı ve sektörel iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Ziyaret, iki ülke arasındaki teknik iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Tarlada Erken Uyarı, Üreticide Güven Haber

Tarlada Erken Uyarı, Üreticide Güven

Tepebaşı Belediyesi’nin tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede üreticilere yol gösteren Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, tarladaki emeği korurken üretim maliyetlerini de aşağı çekiyor. Gökdere Mahallesi’nde üretim yapan Mustafa Şahan, sistemden gelen uyarılar sayesinde hastalıkları daha ortaya çıkmadan takip ettiklerini ve sezonun yarısında yalnızca iki kez ilaçlama yaptığını söylüyor. Sistem, Eskişehir’de kamu hizmetine ilk sunulan erken uyarı istasyonları özelliğini taşıyor. Tarımda artan girdi maliyetleri, özellikle zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş, üreticinin her geçen gün daha dikkatli ve planlı hareket etmesini gerektiriyor. Tepebaşı Belediyesi ise tarımsal üretimde teknoloji ve veriyi kullanarak üreticinin hem ürününü hem de emeğini korumasına destek oluyor. Tepebaşı Belediyesi’nin 2022 yılında BEBKA desteğiyle hayata geçirdiği Tarımsal Üretimde Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, Tepebaşı’nın kırsal mahallelerinde aktif olarak üreticilere hizmet veriyor. Sistem kapsamında Cumhuriyet, Beyazaltın, Kavacık, Yusuflar ve Takmak mahallelerinde bulunan istasyonlardan alınan meteorolojik ve toprak verileri değerlendirilerek, bitkilerde hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için uygun koşullar önceden belirleniyor. Üreticiler, ihtiyaç duyulan durumlarda kısa mesaj ve http://ziraitahmin.tepebasi.bel.tr web sitesi üzerinden bilgilendiriliyor. “Sezonun yarısındayız, daha bir sefer ilaç kullandım” Sistemin üretici açısından karşılığını ise en iyi tarladaki deneyim gösteriyor. Gökdere Mahallesi’nde domates, biber ve çeşitli sebzelerin yanı sıra hububat ve mısır üretimi yapan Mustafa Şahan, belediyenin düzenlediği bilgilendirme toplantısıyla sistem hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtiyor. Erken uyarı sistemi sayesinde bitkilerinde oluşabilecek hastalıkları önceden takip ettiğini anlatan Şahan, gelen mesajların ilaçlama kararında kendisine önemli bir yol gösterdiğini ifade ediyor: “Ben uyarılarla bitkilerimi kontrol ediyorum ve kullandığım ilaçlar da minimuma indi. Hastalıkları daha önceden tespit ediyoruz. Belediyemizin göndermiş olduğu mesajlardan faydalanarak hastalıklar ilerlemeden ilaçla müdahale ediyorum. Sezonun yarısındayız, daha iki sefer ilaç kullandım. İlaçlama maliyetimiz oldukça düştü.” Şahan’ın deneyimi, erken uyarı sisteminin yalnızca hastalıklarla mücadeleye değil, üreticinin ekonomik yükünün azaltılmasına da katkı sunduğunu ortaya koyuyor. Hastalık görülmeden rutin ve gereksiz ilaçlama yapmak yerine, bitkinin gelişim durumu ve arazi koşulları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan zamanda müdahale edilmesi hedefleniyor. Tarladan merkeze saatlik veri Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, temel olarak hastalık veya zararlı organizmaların ortaya çıkması için uygun koşullar oluştuğunda üreticinin zamanında bilgilendirilmesini sağlıyor. Bunun için istasyonlarda hava ve toprak sıcaklığı, nispi nem, yağış, yaprak ıslaklığı, basınç, rüzgar ve solar radyasyon gibi veriler ölçülüyor. Toprak nemi, sıcaklığı ve tuzluluğu da sensörlerle takip edilebiliyor. Arazi şartlarından saatlik olarak toplanan veriler merkeze aktarılıyor ve bilgisayar destekli olarak değerlendiriliyor. Böylece hastalık ve zararlıların gelişimi açısından risk oluştuğunda üreticiye zamanında uyarı gönderiliyor. Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’nde görev yapan Ziraat Mühendisi Duygu Doğandor, sistemin temel amacının üreticinin doğru zamanda, doğru müdahaleyi yapmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Doğandor, “Erken uyarı sistemleri birer iklimlendirme istasyonları. Hava sıcaklığı, havanın nemi, toprağın nemi, sıcaklığı, tuzu, yaprak ıslaklık süresi gibi sensörlerle saatlik veriler alarak bitkilerde oluşabilecek hastalıkları ve zararlıları tahminliyoruz ve üreticilerimizi haberdar ediyoruz” diyor. Domatesten buğdaya, cevizden mısıra geniş takip Sistem yalnızca tek bir ürün grubuna yönelik çalışmıyor. Tepebaşı’nın farklı tarımsal üretim alanlarında yetiştirilen ürünlere yönelik çok sayıda hastalık ve zararlı takip edilebiliyor. Domates ve patateste mildiyö, alternaria, kurşuni küf, külleme ve yaprak küfü gibi hastalıkların yanı sıra patates böceği; mısırda çeşitli yaprak yanıklıkları, gri yaprak lekesi, fusarium ve yeşil kurt; cevizde antraknoz, bakteriyel yanıklık ve iç kurdu; şeker pancarında cercospora ve külleme; buğday ve arpada ise pas, septoria, rizoctonia ve fusarium gibi hastalıklar izlenebiliyor. Bağlarda mildiyö, kurşuni küf, külleme ve salkım güvesi; elma, armut ve ayvada kara leke, ateş yanıklığı ve iç kurdu gibi hastalık ve zararlılar da sistem kapsamında takip ediliyor. Kiraz, vişne, şeftali, erik ve kayısı gibi sert çekirdekli meyvelerde de çeşitli hastalık ve zararlılara ilişkin riskler değerlendiriliyor. Bunun yanında feromon kameraları aracılığıyla domates güvesi, elma iç kurdu, gibi zararlıların ergin uçuşları izleniyor. Böylece zararlı popülasyonunun ekonomik zarar eşiğine ulaşma ihtimali değerlendirilerek mücadele zamanı konusunda üreticiye yol gösteriliyor. Beş istasyon, geniş bir kırsal alan Tepebaşı’nda beş farklı noktada kurulan erken uyarı sistemleri, yalnızca istasyonların bulunduğu mahallelerdeki üreticilere değil, benzer iklim ve üretim özelliklerine sahip geniş bir kırsal alana hizmet veriyor. Beyazaltın istasyonunun verilerinden Kozlubel, Yakakayı, Kızılcaören, Danişment ve Gündüzler; Cumhuriyet istasyonundan Gökdere, Hasanbey, Fevziçakmak ve Muttalip; Kavacık istasyonundan Kozkayı, Emirceoğlu, Alınca, Eğriöz, Bektaşpınarı, Hekimdağ ve Uludere; Yusuflar istasyonundan Satılmışoğlu, Yukarısöğütönü, Çukurhisar, Aşağısöğütönü, Keskin, Turgutlar, Boyacıoğlu ve Karagözler; Takmak istasyonundan ise Kızılinler, Yeniakçayır, Yörükakçayır, Aşağıkartal, Yukarıkartal, Nemli, Mollaoğlu, Çanakkıran, Musaözü, Yeniincesu ve Gökçekısık mahallelerindeki üreticiler yararlanabiliyor. Hedef: Daha az ilaç, daha sağlıklı ürün Sistemin ortaya çıkışında önemli bir ihtiyaç bulunuyor: Hastalık ve zararlıların gelişimi, hava koşulları ve bitkinin gelişme dönemiyle doğrudan ilişkili. Her yıl aynı hastalık veya zararlının aynı yoğunlukta ortaya çıkmaması nedeniyle, üreticinin yalnızca takvime bakarak ilaçlama yapması yerine arazi koşullarına dayalı verilerle hareket etmesi önem taşıyor. Bu nedenle sistem, kimyasal mücadele gerektiğinde en uygun zamanın belirlenmesine yardımcı oluyor. Böylece gereksiz ilaçlamaların önüne geçilmesi, mücadele maliyetlerinin azaltılması, ürünün ekonomik değerinin korunması ve ilaç kalıntısı riskinin düşürülmesi hedefleniyor. Tepebaşı Belediyesi’nin çalışması aynı zamanda faydalı organizmaların ve doğal dengenin korunmasına, insan sağlığı ve çevrenin gözetilmesine ve daha sürdürülebilir bir tarımsal üretim anlayışının güçlenmesine katkı sağlıyor. Meteorolojik veriler yalnızca hastalık ve zararlı takibinde değil; olası don, sel ve dolu riskleri, bitki koruma ve ilaçlama koşulları, gübreleme verimliliği ile ekim ve hasat dönemlerindeki hava koşullarının değerlendirilmesinde de kullanılıyor. Tarladaki sensörlerden üreticinin cep telefonuna ulaşan uyarıya uzanan sistem, böylece teknolojiyi doğrudan üreticinin günlük kararlarına taşıyor. Gökdere’de Mustafa Şahan’ın sözleri ise bu teknolojinin sahadaki karşılığını net biçimde ortaya koyuyor: Daha doğru zamanda müdahale, daha az ilaçlama ve daha düşük maliyet. Tepebaşı’nda tarımsal üretimde erken uyarı sistemi, üreticinin hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, risk oluşmadan önce harekete geçmesine yardımcı olarak hem emeği hem de ürünün geleceğini koruyor

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu Haber

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu

Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) ev sahipliğinde ve İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Cooperation Centre for Scientific Research Relative to Tobacco/Centre de Coopération pour les Recherches Scientifiques Relatives au Tabac (Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi) 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı, 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını, araştırmacıları ve tütün sektör temsilcileri ile zirai ilaç firmalarını Türk tütününün kalbi İzmir’de bir araya getirdi. Geçtiğimiz yıl Belgrad / Sırbistan'da 64'üncüsü düzenlenen etkinlik, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı. Toplantının açılışında konuşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün Türkiye için yalnızca ticari bir ürün değil, ülkenin sosyal ve ekonomik dokusuna işlemiş köklü bir değer olduğunu vurguladı. Ege bölgesinin iklimi ve toprağıyla dünyanın en kaliteli oryantal tütünlerine hayat verdiğini belirten Başkan Jimi, küresel pazarda kalıcı itibarın ancak kalite, güvenlik ve mevzuat mükemmelliğine verilen sürekli taahhütle mümkün olacağını ifade etti. Jimi, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel pazardaki mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu belirterek, yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartların oluşturduğu sinerjinin önemine dikkat çekti. Gündemde Bitki Koruma Ürünleri ve Sürdürülebilirlik Vardı 28–31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen program çerçevesinde; küresel ticaret engellerini aşmak, ürün güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve ortak bir bilimsel dil oluşturmak adına son derece kritik başlıklar masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Türkiye’deki tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA’nın küresel misyonu, vizyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi'nin (ACAC) sektörel hedefleri paylaşıldı. Yerel bilimsel merkezlerin teknik altyapıları, analiz kapasiteleri ve küresel standartlara katkıları sunulurken; bitki koruma ürünlerinin (CPA) güvenli kullanımı, firmaların zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu da kapsamlı şekilde ele alındı. Diğer yandan, yasaklanan zirai ilaçlardan DDT'nin geçmişten günümüze geçirdiği tarihsel dönüşüm ve topraktaki kalıcı etkileri teknik boyutuyla incelenirken, çevrede ve ürünlerde kalıcılık gösteren "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerinin tütün analizlerindeki güncel durumu aktarıldı. Bunun yanı sıra laboratuvar analizlerinde sıklıkla karşılaşılan kalıcı kimyasal bileşikler ("klasik şüpheliler") ve bunların tespitindeki analitik zorluklar tartışılırken, küresel ve yerel sektör temsilcileri ile laboratuvar yöneticilerinin katıldığı interaktif bir panelde zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçekleri ve çözüm yolları değerlendirildi. Programın devamında Manisa’daki tütün tarlalarına yapılan saha ziyaretiyle çiftçilerin geleneksel ile modern üretimi bir arada nasıl uyguladıkları yerinde incelendi. Tanzanya’dan Arjantin’e dünyanın dört bir yanından uzmanların bir araya geldiği programda, tütün üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar yerinde incelendi; sektörün güncel gelişmeleri üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu.

Muğla'da Turunçgil Üreticilerine 8 Bin Akdeniz Meyve Sineği Tuzağı Dağıtıldı Haber

Muğla'da Turunçgil Üreticilerine 8 Bin Akdeniz Meyve Sineği Tuzağı Dağıtıldı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, turunçgil üretiminde verim ve kalite kayıplarının önlenmesi amacıyla yürütülen biyoteknik mücadele çalışmaları kapsamında Köyceğiz ilçesi Zaferler Mahallesi'nde Akdeniz Meyve Sineği Tuzak Dağıtım Programı gerçekleştirildi. Programa Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, siyasi parti temsilcileri, ilçe emniyet müdürü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda turunçgil üreticisi katıldı. Programda konuşan İl Müdürü Seyfettin Baydar, bitki koruma uygulamalarında sürdürülebilir ve çevre dostu mücadele yöntemlerinin önemine dikkat çekerek, 1 Temmuz 2026 tarihinde uygulamaya alınan B-Reçete Sistemi ile bitki koruma ürünlerinin doğru zamanda, doğru dozda ve doğru hedefe yönelik kullanılmasının sağlandığını, satış ve kullanım süreçlerinin kayıt altına alınarak izlenebilirliğin güçlendirildiğini ifade etti. Baydar, üreticilerin ÇKS, TÜKAS ve KOBÜKS kayıtlarını güncel ve doğru tutmalarının, bitki koruma ürünlerine sorunsuz erişim açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Muğla'da yaklaşık 107 bin dekar alanda 158 bin ton turunçgil üretimi yapıldığını belirten Baydar, ilin limon ve greyfurt üretiminde Türkiye'de dördüncü, portakal üretiminde beşinci sırada yer aldığını, mandalina üretiminde ise ilk 10 il arasında bulunduğunu söyledi. 2022 yılında coğrafi işaret tescili alan Köyceğiz Portakalı'nın bölge tarımı için önemli bir değer olduğuna işaret eden Baydar, Muğla'nın kaliteli sofralık turunçgil üretimi ve ihracat potansiyelini daha da geliştirmek amacıyla sektör paydaşlarıyla birlikte bir eylem planı hazırlığı yürüttüklerini ve bu kapsamda çalıştay düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Turunçgil üretiminde Akdeniz meyve sineğinin en önemli zararlılardan biri olduğunu belirten Baydar, entegre mücadele prensipleri doğrultusunda biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade etti. Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tahsis edilen bütçeyle 2026 yılı Bitki Sağlığı Uygulamaları ve Kontrolü Programı kapsamında 8 bin adet Akdeniz Meyve Sineği biyoteknik mücadele tuzağı ile 20 bin adet siyah çöp poşeti üreticilere dağıtıldı. Ayrıca zararlılarla mücadelede kullanılan yazlık ve kışlık mineral yağlar, kükürt ve portakal yağı uygulamalarına yönelik projelerin de üreticilere önemli katkı sağladığını belirten Baydar, Bakanlık tarafından biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının desteklendiğini, örtü altı üretimde dekara 4 bin 650 TL, açık alan üretiminde ise dekara 1 bin 550 TL destekleme verildiğini hatırlattı. Program kapsamında üreticilere Akdeniz meyve sineğiyle mücadelede tuzakların doğru kullanımı ve kültürel mücadele yöntemleri hakkında teknik bilgilendirme yapılırken, 8 bin biyoteknik mücadele tuzağının dağıtımı gerçekleştirildi. Yetkililer, biyoteknik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılmasıyla kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasının, çevrenin korunmasının, kalıntısız ve güvenilir gıda üretiminin desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.

2026 Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Sınavı Tarihi Belli Oldu! Haber

2026 Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Sınavı Tarihi Belli Oldu!

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen 2026 Yılı Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Yazılı Sınavı (2026-BKUBTS) için geri sayım başladı. Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilecek sınav, 18 Ekim 2026 Pazar günü yapılacak. ​Sınav Tarihi ve Merkezleri ​Adayların dikkatle takip etmesi gereken sınav detayları şu şekilde belirlendi: ​Sınav Tarihi: 18 Ekim 2026 ​Sınav Saati: 10.15 ​Sınav Binalarına Giriş: Saat 10.00'dan sonra aday kabul edilmeyecektir. ​Sınav Merkezleri: Adana, Ankara (Çankaya), Antalya, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir ve Samsun. ​Başvuru Şartları Nelerdir? ​Sınava başvuru yapabilmek için adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve aşağıdaki meslek gruplarından birine sahip olması gerekmektedir: ​Ziraat Mühendisleri ​Eczacılar ​Kimya Mühendisleri ve Kimyagerler ​Orman Mühendisleri ve Orman Endüstri Mühendisleri ​Bitki sağlığı alanındaki dersleri alarak mezun olmuş Teknikerler ve Ziraat Teknisyenleri ​Başvurular Nasıl Yapılacak? ​Sınav başvuruları, ÖSYM Başvuru Merkezleri üzerinden, https://ais.osym.gov.tr adresi aracılığıyla veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 Trilyon Liralık Devasa Destekle Üreticimizin Yanındayız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 Trilyon Liralık Devasa Destekle Üreticimizin Yanındayız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması’nda çiftçilere yönelik müjdeler verdi. 2026 yılı tarımsal destek bütçesinin 939 milyar liraya ulaştığını açıklayan Erdoğan, kadın ve genç çiftçi kredi limitlerini 5 milyon liraya yükselttiklerini duyurdu. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da katılımıyla gerçekleşen 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprağın insan hayatındaki stratejik önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin yerli üretim gücünü zirveye taşıyacak yeni dönemi başlattıklarını ifade etti. ​"1 Trilyon Liralık Devasa Destek Paketi" ​Tarımsal üretimi milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda tarıma reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek sağladıklarını hatırlattı. Erdoğan, "2026 yılı için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz," dedi. ​Tarım ve Hayvancılıkta Yeni Müjdeler ​Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve hayvancılık sektörünü dönüştürecek yeni destek paketlerini şu şekilde sıraladı: ​Genç ve Kadın Çiftçi Kredisi: Limit 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıldı. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vade ve Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği sağlanacak. ​Atıl İşletmelere Dönüş: Atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmeleri yeniden üretime kazandırılıyor. Süt hayvancılığına 60 milyon TL, besicilik yatırımlarına 40 milyon TL’ye kadar kredi desteği sunulacak. ​Yenilenebilir Enerji: Çiftçilerin kendi elektriğini üretmesi için 15 milyon liraya kadar 8 yıl vadeli, yüksek sübvansiyonlu kredi imkanı getirildi. ​Hayvancılık Limitleri: Küçükbaş hayvancılık kredi limiti 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılık kredi limiti ise 3 milyon liraya yükseltildi. ​"Tüm Zamanların En Büyük Rekoru Bekleniyor" ​Türkiye'nin tarımsal başarısının tesadüf olmadığını belirten Erdoğan, "117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. 206 çeşit ürün yetişen ülkemizde, sebzede dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. Bu yıl inşallah tüm zamanların en büyük üretim rekorunu kıracağız," değerlendirmesinde bulundu. ​Bakan Yumaklı: "Tarım, Milli Güvenliğimizdir" ​Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, tarımın sadece bir ekonomi değil, bir bağımsızlık unsuru olduğunu vurguladı. "Bereket, emek ister, akıl ister, plan ister," diyen Yumaklı, hayata geçirdikleri üretim planlamasının meyvelerini vermeye başladığını belirtti. ​Bakan Yumaklı, 1 Temmuz itibarıyla başlayan B-Reçete sistemi ile bitki koruma ürünlerinde daha bilinçli kullanım, daha az pestisit kullanımı ve daha güvenilir gıda hedeflerine doğru ilerlediklerini ifade ederek, "Gençlerimiz tarımdan uzaklaşıyor ezberi bozuldu. Gençlerimize imkan verildiğinde toprağa nasıl sahip çıktıklarını görüyoruz," dedi. ​2026'da İhracatta Rekor Artış ​Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve gıda ürünleri ihracatının Haziran ayında %23,3 artışla 2,8 milyar dolara ulaştığını müjdeledi. 2026'nın ilk 6 ayında tarım ve gıdada 693 milyon dolar dış ticaret fazlası verildiğini kaydeden Erdoğan, organize tarım bölgeleriyle hedeflerini büyüterek 42 ilde 61 yeni bölge kuracaklarını sözlerine ekledi.

Fındık Üreticilerine Uyarı: Kahverengi Kokarca ve Külleme Hastalığı İçin İlaçlama Zamanı! Haber

Fındık Üreticilerine Uyarı: Kahverengi Kokarca ve Külleme Hastalığı İçin İlaçlama Zamanı!

Giresun genelindeki fındık bahçelerinde büyük ekonomik kayıplara yol açabilen Fındıkta Külleme Hastalığı ve son yılların en büyük tehdidi olan Kahverengi Kokarca zararlısına karşı ilaçlı mücadele tüm hızıyla sürüyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, saha kontrollerinin ardından üreticilere yönelik çok önemli uyarılarda bulundu. Peki, fındık bahçelerinde külleme ve kahverengi kokarca ilaçlaması ne zaman ve nasıl yapılmalı? İşte üreticilerin mutlaka dikkat etmesi gereken hayati detaylar... Haziran Ayında İlaçlama Neden Kritik? Yapılan saha incelemelerinde, fındıkta külleme hastalığının yoğunlaştığı; kahverengi kokarca erginlerinin ise kışlaklardan çıkarak fındık bahçelerine yerleştiği tespit edilmiştir. Özellikle yağışlı havalar nedeniyle ilaçlama yapamayan ya da ilaçlama yapmasına rağmen bahçesinde hastalık belirtisi gören üreticilerin Haziran ayı içinde mutlaka harekete geçmesi gerekiyor. Bu dönem, kahverengi kokarca erginlerinin beslenerek zarar verdiği ve dişilerinin yumurta bırakmaya başladığı kritik bir evredir. Temmuz Başından İtibaren Tehlike Büyüyor! Temmuz ayının başından itibaren kahverengi kokarca erginleri ve nimfleri (yavruları), olgunlaşmakta olan fındıklarda emgi yapmaya başlar. Bu durum fındıkta; Buruşuk iç oluşumu, Lekeli iç oluşumu ve doğrudan pazar değerinin düşmesine neden olur. Önemli Eşik: Üreticiler bahçelerini sık sık kontrol etmelidir. Yapılacak örnekleme yönteminde 10 ocakta en az 1 ergin zararlı görüldüğü takdirde ilaçlama uygulamasına kesinlikle devam edilmelidir. Fındık İlaçlaması Yapılırken Nelere Dikkat Edilmeli? (Doğru Doz ve Yöntem) İlaçlamadan maksimum fayda sağlamak ve emeğin boşa gitmesini önlemek için şu kurallara harfiyen uyulmalıdır: Su ve Doz Ayarı: Dekara (50-60 ocağa) verilen ilaç dozu; motorlu sırt atomizörü kullanılıyorsa en az 40-50 litre, motorlu pülverizatörler kullanılıyorsa 100 litre su ile karıştırılarak uygulanmalıdır. Uygulama Yönü: İlaçlamanın fındık ocaklarının altından yukarıya doğru yapılmasına azami dikkat gösterilmelidir. Böylece yaprakların alt kısımlarına ve gövdeye gizlenen zararlılara doğrudan temas sağlanır. Karışım Durumu: Mücadelede kesinlikle tavsiye edilmeyen Bitki Koruma Ürünü (BKÜ) kullanılmamalıdır. Yaprak gübreleri hariç, herhangi bir kimyasal madde ilaçla karıştırılmadan önce mutlaka etiketindeki karışılabilirlik durumu kontrol edilmelidir. İnsan ve Hayvan Sağlığı İçin Alınması Gereken Önlemler Kimyasal mücadelenin çevreye ve sağlığa zarar vermemesi için şu güvenlik önlemleri hayati önem taşımaktadır: Kullanılan Bitki Koruma Ürününün hasat aralığı (bekleme süresi) mutlaka dikkate alınmalıdır. İlaçlama yapılan bahçelerde hayvan otlatılmamalı ve bu bahçelerden kesinlikle meyve yenmemelidir. Kullanılacak ilaçlar, İl Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş Bitki Koruma Ürünleri Bayisinden alınmalı ve uygulama mutlaka BKÜ Uygulama Belgesi sahibi kişilerce yapılmalıdır. Fındıkta verim ve kalite kaybı yaşamamak, gelecekteki fındık rekoltesini korumak için ilaçlama takvimini kaçırmayın. Üreticilerimiz daha detaylı ve geniş bilgi almak için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat edebilirler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.