Hava Durumu

#Bitki Sağlığı

Kırsal Haber - Bitki Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bitki Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muğla'da Turunçgil Üreticilerine 8 Bin Akdeniz Meyve Sineği Tuzağı Dağıtıldı Haber

Muğla'da Turunçgil Üreticilerine 8 Bin Akdeniz Meyve Sineği Tuzağı Dağıtıldı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, turunçgil üretiminde verim ve kalite kayıplarının önlenmesi amacıyla yürütülen biyoteknik mücadele çalışmaları kapsamında Köyceğiz ilçesi Zaferler Mahallesi'nde Akdeniz Meyve Sineği Tuzak Dağıtım Programı gerçekleştirildi. Programa Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, siyasi parti temsilcileri, ilçe emniyet müdürü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda turunçgil üreticisi katıldı. Programda konuşan İl Müdürü Seyfettin Baydar, bitki koruma uygulamalarında sürdürülebilir ve çevre dostu mücadele yöntemlerinin önemine dikkat çekerek, 1 Temmuz 2026 tarihinde uygulamaya alınan B-Reçete Sistemi ile bitki koruma ürünlerinin doğru zamanda, doğru dozda ve doğru hedefe yönelik kullanılmasının sağlandığını, satış ve kullanım süreçlerinin kayıt altına alınarak izlenebilirliğin güçlendirildiğini ifade etti. Baydar, üreticilerin ÇKS, TÜKAS ve KOBÜKS kayıtlarını güncel ve doğru tutmalarının, bitki koruma ürünlerine sorunsuz erişim açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Muğla'da yaklaşık 107 bin dekar alanda 158 bin ton turunçgil üretimi yapıldığını belirten Baydar, ilin limon ve greyfurt üretiminde Türkiye'de dördüncü, portakal üretiminde beşinci sırada yer aldığını, mandalina üretiminde ise ilk 10 il arasında bulunduğunu söyledi. 2022 yılında coğrafi işaret tescili alan Köyceğiz Portakalı'nın bölge tarımı için önemli bir değer olduğuna işaret eden Baydar, Muğla'nın kaliteli sofralık turunçgil üretimi ve ihracat potansiyelini daha da geliştirmek amacıyla sektör paydaşlarıyla birlikte bir eylem planı hazırlığı yürüttüklerini ve bu kapsamda çalıştay düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Turunçgil üretiminde Akdeniz meyve sineğinin en önemli zararlılardan biri olduğunu belirten Baydar, entegre mücadele prensipleri doğrultusunda biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade etti. Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tahsis edilen bütçeyle 2026 yılı Bitki Sağlığı Uygulamaları ve Kontrolü Programı kapsamında 8 bin adet Akdeniz Meyve Sineği biyoteknik mücadele tuzağı ile 20 bin adet siyah çöp poşeti üreticilere dağıtıldı. Ayrıca zararlılarla mücadelede kullanılan yazlık ve kışlık mineral yağlar, kükürt ve portakal yağı uygulamalarına yönelik projelerin de üreticilere önemli katkı sağladığını belirten Baydar, Bakanlık tarafından biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının desteklendiğini, örtü altı üretimde dekara 4 bin 650 TL, açık alan üretiminde ise dekara 1 bin 550 TL destekleme verildiğini hatırlattı. Program kapsamında üreticilere Akdeniz meyve sineğiyle mücadelede tuzakların doğru kullanımı ve kültürel mücadele yöntemleri hakkında teknik bilgilendirme yapılırken, 8 bin biyoteknik mücadele tuzağının dağıtımı gerçekleştirildi. Yetkililer, biyoteknik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılmasıyla kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasının, çevrenin korunmasının, kalıntısız ve güvenilir gıda üretiminin desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde yürütülen Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys) Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi kapsamında Eskişehir’de kritik bir adım atıldı. Zararlının doğal düşmanı olan Samuray arıcıkları (Trissolcus japonicus) Eskişehir’de doğayla buluşturuldu. ​Riskli İlçelerde Eş Zamanlı Çalışma ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda; Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü teknik ekipleri ile il ve ilçe müdürlüklerinin personelleri ortaklaşa görev aldı. ​Kahverengi Kokarca açısından yüksek risk taşıyan şu dört ilçede biyolojik mücadele uygulaması hayata geçirildi: ​Odunpazarı ​Tepebaşı ​Mihalgazi ​Sarıcakaya ​2.016 Adet Samuray Arıcığı Doğaya Bırakıldı ​Zararlının popülasyonunu kimyasal kullanmadan baskı altına almayı hedefleyen çalışmalarda tabiatın dengesi gözetiliyor. Belirlenen alanlarda toplam 2.016 adet Samuray arıcığı, Kahverengi Kokarca yumurtalarını parazitlemesi amacıyla doğaya salındı. ​Bu biyolojik mücadele yöntemiyle: ​Zararlının yumurtaları etkisiz hale getirilerek popülasyon doğal yollarla kontrol altında tutuluyor. ​Kimyasal ilaç kullanımına duyulan bağımlılık en aza indiriliyor. ​Ekosistem ve doğal denge korunarak sürdürülebilir tarım destekleniyor. ​Tarımsal Üretimde Kalite ve Verim Güvence Altında ​Başta meyve ve sebze üretimi olmak üzere pek çok tarımsal üründe ciddi verim ve kalite kayıplarına yol açabilen Kahverengi Kokarca’ya karşı çalışmalar aralıksız sürecek. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin mahsulünü korumak ve bitkisel üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla sürvey, izleme ve biyolojik mücadele faaliyetlerinin ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Eskişehir’de Domates Güvesi ile Mücadele Aralıksız Sürüyor Haber

Eskişehir’de Domates Güvesi ile Mücadele Aralıksız Sürüyor

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında domates üretiminde büyük risk oluşturan Domates Güvesi (Tuta absoluta) zararlısına karşı izleme ve mücadele çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Üretim sezonu boyunca titizlikle yürütülen çalışmalarla tarımsal sürdürülebilirlik ve ürün kalitesinin korunması hedefleniyor. ​Feromonlu Tuzaklar ile Sıkı Takip ​Domates Güvesi Eylem Planı doğrultusunda seralarda fide dikim döneminden itibaren feromonlu tuzaklar kuruluyor. Sezon boyunca düzenli olarak gerçekleştirilen kontroller sayesinde: ​Zararlının popülasyon yoğunluğu anlık olarak takip ediliyor. ​Elde edilen veriler analiz edilerek üreticilere en doğru mücadele zamanı bildiriliyor. ​Doğru zamanda yapılan müdahalelerle olası ürün kayıplarının önüne geçiliyor. ​Entegre Mücadele ile Sürdürülebilir Üretim ​İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülen sürvey ve bilgilendirme faaliyetleri, üreticilere rehberlik etmeye devam ediyor. Yetkililer, zararlıya karşı en verimli sonucun alınabilmesi için entegre mücadele prensiplerinin önemine dikkat çekiyor: ​Kültürel Önlemler: Üretim alanlarında hijyen ve uygun tarımsal uygulamaların hayata geçirilmesi. ​Biyoteknik Mücadele: Feromon tuzakları ile popülasyon baskı altında tutulması. ​Kimyasal Mücadele: Yalnızca gerekli görülen durumlarda ve en uygun zaman aralığında uygulama yapılması. ​Eskişehir Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin verim kayıpları yaşamaması ve ürün kalitesinin düşmemesi için sezon boyunca sahada olmaya ve üreticileri bilgilendirmeye devam edecek.

Bakanlıktan "Çekirge İstilası" İddialarına Yanıt Haber

Bakanlıktan "Çekirge İstilası" İddialarına Yanıt

Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul ve çevre illerde "çekirge istilası" yaşandığına dair sosyal medyada yer alan iddiaları yalanladı. Yapılan incelemelerde, söz konusu türlerin biyolojik dengeye katkı sağlayan yerli çalı çekirgeleri olduğu açıklandı. Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında, İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde sürü halinde bir çekirge istilası yaşandığına dair paylaşımlar üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan resmi açıklama geldi. Bakanlık teknik ekiplerinin sahada yürüttüğü incelemeler sonucunda, tarımsal üretimi tehdit eden veya ekonomik zarar oluşturan herhangi bir çekirge istilasının bulunmadığı bildirildi. "İstila Değil, Doğal Yerli Popülasyon" Kamuoyuna yansıyan görüntülerdeki türlerin tamamının Türkiye’de doğal olarak yaşayan yerli popülasyonlara ait olduğu belirtildi. İddia edildiği gibi Balkanlar, Afrika veya farklı bir coğrafyadan sürü halinde gelen yabancı bir türün bulunmadığı vurgulandı. İstanbul'daki Tür Biyolojik Dengeye Katkı Sağlıyor Açıklamada, İstanbul'da görülen türün tarımsal üretime zarar vermediği, aksine zararlılarla beslenerek doğaya fayda sağladığı ifade edildi: "İstanbul'da tespit edilen türün tarımsal üretime zarar veren bir çekirge olmadığı, aksine tarımsal zararlılarla beslenerek biyolojik dengeye katkı sağlayan 'Beyaz Yüzlü Çalı Çekirgesi' (Decticus albifrons) olduğu belirlenmiştir. İklim koşulları ve sıcak havalarda ışığa yönelmeleri nedeniyle yerleşim alanlarında vatandaşlarımız tarafından daha sık fark edilmektedir. Bu durum tamamen doğal bir süreç olup bir istila anlamına gelmemektedir." 81 İlde Düzenli Takip Sürüyor Bakanlık, Yıllık Bitki Sağlığı Mücadele Programı kapsamında 81 ilde çekirge popülasyonlarının teknik ekiplerce aralıksız izlendiğini kaydetti. Mevcut durumda kimyasal veya teknik bir mücadeleyi gerektirecek ekonomik zarar eşiğine ulaşılmadığı bildirilirken, tarımsal üretimin korunması amacıyla saha izleme ve sürvey çalışmalarının bilimsel esaslar doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğü kamuoyuna duyuruldu.

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere Haber

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere

Türkiye, 1 milyon 400 bin dekar alanda yıllık 700 bin ton kiraz üretimiyle dünya lideri konumunda. Kiraz üretimindeki gücünü ihracata yansıtmak isteyen Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti’ne kiraz ihracatının başlaması için kritik bir eşikte. Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatının yeniden açılmasına yönelik çalışmalar kapsamında; Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden görevli iki teknik uzmandan oluşan heyet 22-28 Haziran 2026 tarihlerinde Türkiye’de kiraz bahçeleri, paketleme tesisleri ve soğuk işlem/fumigasyon uygulama tesislerinde incelemeler yaptı. Heyet, kirazın bahçeden nihai tüketiciye kadar olan izlenebilirliğini bahçelerde ve işletmelerde gözlemledi. Çin heyetinin vereceği rapor doğrultusunda Pekin Yönetiminin Türkiye’den kiraz ithalatı için vize vermesi bekleniyor. Çin heyeti yoğun bir hafta geçirdi Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden gelen Wenjun Chen ve Jinlu Cui, ilk olarak Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı’yla toplantıda bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Çinli uzmanlara Türkiye’nin kiraz üretiminde gıda güvenliği noktasında yürüttüğü projelerle ilgili bir sunum yaptı. Çin heyetinin ikinci durağı Tarım ve Orman Bakanlığı Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü oldu. Heyet, Enstitüde Akdeniz Meyve Sineği ve Kiraz Sineğiyle mücadele tuzaklarıyla ilgili yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bahçeler ve işletmeleri de incelediler Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatı için belirlenen 85 kiraz bahçesinden birisi olan AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’nin Salihli’de 520 dönüm arazide kurulu kiraz bahçesinde incelemelerde bulunan heyet kirazın üretim sürecindeki gıda güvenliği aşamalarını sahada gözlemledi. AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. Ziraat Mühendisi Gamze Göktaş ve Manisa Tarım İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Tarık Memiş kiraz üretiminde Akdeniz Meyve Sineği ve diğer zararlılarla mücadele yöntemlerini Çin heyetine aktardı. Kiraz bahçesinden sonra Çin’e ihracat yapabilecek 15 işletmeden biri Alaşehir’de kurulu Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’ye geçen heyet kirazın işletmeye girişinden itibaren fumigasyon, sterilizasyon, işleme, paketleme ve ihracat yolculuk süreçlerini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık’tan dinledi. Türk kirazının Çin’e ihracat yolculuğunda kritik kararı verecek heyet üyeleri Denizli, Isparta ve Afyonkarahisar’da da kiraz bahçeleri ve işletmelerde incelemelerde bulundu. Türk kirazı Avrupa’da premium ürün Türk kirazının kalitesi ve aroması nedeniyle en çok tercih edildiği ülkelerin Almanya, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, Orta Doğu ülkelerinde Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olduğu bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Avrupa Birliği pazarının, kalite ve standartları nedeniyle ürün ihraç etmenin en güç olduğu pazarlardan birisi olduğunu, AB’de Türk kirazının “premium ürün” olarak konumlandığının altını çizdi. Türkiye’de Akdeniz Meyve Sineğiyle mücadelede çok yol kat edildiğini vurgulayan Balık, “Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Akdeniz meyve sineğinin en dayanıklı dönemi olan olgun larva ile bulaşık meyvelerde, meyve iç sıcaklığı 20–22 °C aralığındayken 32 g/m³ dozunda metil bromid ile 3 saat süreyle fumigasyon uygulanıp, ardından havalandırma yapılarak 1 °C’nin altında 3 gün süreyle soğuk uygulama gerçekleştirildikten sonra yapılan analizlerde ürün kalitesinin korunduğu ve kalıntı seviyelerinin ilgili limitlerin altında kaldığını bilimsel olarak ortaya koydu. Bu çerçevede Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çin Tarım Bakanlığı’nın gerekli protokolleri imzalamasını ve Çin’e kiraz ihracatımızın başlamasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’de Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ilçesi ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadının, Salihli, Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde, Gaziantep, Mardin güzergahını takip ederek ağustos ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da sona erdiği bilgisini veren Balık sözlerini şöyle tamamladı; “Kiraz, Çin'de oldukça popüler ve pahalı bir ithal meyve. Kiraz zenginliği, refahı ve bereketi simgeliyor. Özellikle Çin Yeni Yılı'nda (Bahar Bayramı) dostlara ve aile büyüklerine verilen en prestijli hediyelerden birisi konumunda. Çin, yıllık yaklaşık 600 bin ton kiraz ithalatı gerçekleştiriyor. Bu ithalatın piyasa değeri 3,5 milyar dolar seviyelerine ulaşıyor. İthalat hacmine göre Çin, dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumunda. Günümüzde dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin’de 300 milyonun üstünde Avrupa standartlarında gelir sahibi bir kitle oluştu. 2019-2020 yıllarındaki hatalarımızdan ders alarak Çin’e kiraz ihracatımızın bir daha kesintiye uğramaması için sektördeki üretici ve ihracatçılarımızın üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getireceklerine inanıyoruz. Orta vadede Çin’e yıllık 100 milyon dolarlık kiraz ihraç etmeyi hedefliyoruz.”

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm Haber

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda'nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa'nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü'nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı. BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi. “Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz" Tat Gıda'nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı'nın bugün Türkiye'de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400'ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500'ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı. Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti. “Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı” Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı. Türkiye'de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı. Tat Gıda'nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi'nin Türkiye'deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti. “Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak” Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı. Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti. 9. Dijital Tarla Günü'nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: "Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz." Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik" panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti. Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda'nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı

Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yol haritasını belirlemek üzere ilk toplantısını koordinatör birlik Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirdi. AKİB yerleşkesinde düzenlenen buluşmada, alınan stratejik kararlar yalnızca sektörün gelecek rotasını çizmekle kalmadı; aynı zamanda Türk tarımının küresel pazarlardaki yükselişine yeni bir ışık tuttu ve ihracat hedeflerine yönelik kararlılığı gözler önüne serdi. Oğuzhan Altun sektör kurulu başkanlığına seçildi Toplantıda oy birliğiyle Sektör Kurulu Başkanlığı’na seçilen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Altun, 2026 -2027 sezonu vizyonunu net bir dille ortaya koydu. Başkan Yardımcılıklarına ise Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner getirildi. “2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız” Başkan Oğuzhan Altun, yaptığı açıklamada sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Ocak-Mart döneminde yaş meyve sebze ihracatımız 1 milyar 73 milyon dolar seviyesine ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydetti. Bu sadece bir başlangıç. 2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız. Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle sektör olarak tarih yazmaya hazırlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Bursa siyah incirinde Japonya’ya, narenciyede ABD’ye, elmada Mısır ve Hindistan’a odaklandık” Vizyoner bir yol haritasıyla yeni pazar açılımlarını ana gündemleri haline getireceklerini kaydeden Altun, “Japonya’ya prestijli bir adım atıyoruz. Bursa Siyah İnciri’nin Japonya’ya ihracatı için bitki sağlığı protokol görüşmelerini hızlandırdık. Bu sezon içerisinde ilk sevkiyatlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece ‘Uzak Doğu’nun İncisi’ olarak anılan Türk inciri, Japon pazarında hak ettiği yeri alacak. ABD pazarına narenciye hamlesi de çok yakında geliyor. Mandalina ve diğer narenciye ürünlerimizin ABD’ye ihracatının önünü açacak teknik ve diplomatik görüşmeler olumlu ilerliyor. Bu önemli pazara çok kısa bir zamanda adım atmayı planlıyoruz. Rekor elma üretimimizi de en iyi şekilde değerlendirmek için Mısır ve Hindistan’a odaklandık. Mısır’daki ithal vergilerinin düşürülmesi için diplomatik trafiğimiz yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda en büyük alıcımız Hindistan’daki lojistik sorunlara da çözüm arıyoruz, böylece üretimimizi ihracata dönüştürerek katma değeri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “2026 yılı ihracatta rekorlar yılımız olacak” Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu’nun ihracat hacminin önündeki en büyük engellerden biri olan lojistik ve sınır kapısı sorunlarının da masaya yatırıldığını kaydeden Altun, “Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya Federasyonu sınır kapılarındaki yoğunlukların azaltılması ve AB tarafındaki denetim süreçlerinin daha adil ve verimli hale getirilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın proaktif diplomasisi sayesinde bu sorunları aşacağız. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, geleneksel pazarlarımızı korumak, yeni pazarlar kazanmak ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla 2026 yılını rekorlar yılı yapmak için tüm üyelerimizin, paydaşlarımızın ve kurumlarımızın katkı ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Birlikte başaracağız.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.