Hava Durumu

#Biyolojik Mücadele

Kırsal Haber - Biyolojik Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Biyolojik Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı Biyolojik Mücadele

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı çerçevesinde yürütülen Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys) Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi kapsamında Eskişehir’de kritik bir adım atıldı. Zararlının doğal düşmanı olan Samuray arıcıkları (Trissolcus japonicus) Eskişehir’de doğayla buluşturuldu. ​Riskli İlçelerde Eş Zamanlı Çalışma ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordinesinde gerçekleştirilen operasyonda; Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü teknik ekipleri ile il ve ilçe müdürlüklerinin personelleri ortaklaşa görev aldı. ​Kahverengi Kokarca açısından yüksek risk taşıyan şu dört ilçede biyolojik mücadele uygulaması hayata geçirildi: ​Odunpazarı ​Tepebaşı ​Mihalgazi ​Sarıcakaya ​2.016 Adet Samuray Arıcığı Doğaya Bırakıldı ​Zararlının popülasyonunu kimyasal kullanmadan baskı altına almayı hedefleyen çalışmalarda tabiatın dengesi gözetiliyor. Belirlenen alanlarda toplam 2.016 adet Samuray arıcığı, Kahverengi Kokarca yumurtalarını parazitlemesi amacıyla doğaya salındı. ​Bu biyolojik mücadele yöntemiyle: ​Zararlının yumurtaları etkisiz hale getirilerek popülasyon doğal yollarla kontrol altında tutuluyor. ​Kimyasal ilaç kullanımına duyulan bağımlılık en aza indiriliyor. ​Ekosistem ve doğal denge korunarak sürdürülebilir tarım destekleniyor. ​Tarımsal Üretimde Kalite ve Verim Güvence Altında ​Başta meyve ve sebze üretimi olmak üzere pek çok tarımsal üründe ciddi verim ve kalite kayıplarına yol açabilen Kahverengi Kokarca’ya karşı çalışmalar aralıksız sürecek. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin mahsulünü korumak ve bitkisel üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla sürvey, izleme ve biyolojik mücadele faaliyetlerinin ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

ABB'den Üreticiye "Akıllı Böcek" Desteği Haber

ABB'den Üreticiye "Akıllı Böcek" Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk kez uygulamaya koyduğu ücretsiz “Akıllı Böcek Kiti” projesiyle domates güvesine karşı biyolojik mücadele başlattı. İlk olarak Ayaş, Güdül ve Beypazarı’nda hayata geçirilen uygulamayla hem üreticinin maliyetinin düşürülmesi hem de daha sağlıklı ürün elde edilmesi amaçlanıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve çevre dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. Domates üretiminde büyük verim kaybına yol açan tuta absoluta (domates güvesi) zararlısına karşı Ayaş, Güdül ve Beypazarı’nda ücretsiz “Biyolojik Mücadele-Akıllı Böcek Kiti” dağıtımına başlandı. TÜZÜN: “AKILLI BÖCEKLE TUTAYI ENGELLEYECEĞİZ” ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, akıllı böcek uygulamasının hem üretici hem tüketici hem de çevre açısından önemli katkıları olduğunu belirterek, “Projeye üç ilçemizde başladık; Ayaş, Güdül ve Beypazarı’nda. Bu sayede hem çevreyi korumuş olacağız hem de tüketicinin daha sağlıklı ürün tüketmesini sağlamış olacağız. Akıllı böcekler zaten doğadan toplanmış, ekolojimizde var olan böcekler. Bu böcekleri bir kutunun içerisine enjekte edilmiş şekilde üreticimize dağıtıyoruz. Uygulama sonrasında bu böcekler 2-3 gün içerisinde aktif hale geliyor. 10 gün boyunca ürünü korumuş oluyor, özellikle tutaya karşı. Tutanın ilacı yok mücadele yapılamıyor. Akıllı böcek marifetiyle tutayı engelleyeceğiz. Sadece tuta değil tüm kelebeklerin de bu akıllı böcek tarafından yok edilmesini sağlayacağız” dedi. Türkiye’de bu uygulamayı ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiğini ifade eden Tüzün, biyolojik mücadelenin üretim maliyetlerini düşürürken kaliteli ve sağlıklı ürünler elde edilmesine de katkı sağlayacağını söyledi. PESTİSİT KULLANIMI AZALACAK ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise pilot uygulama kapsamında 47 üreticiye, toplam 147 dekarlık alanda kullanılmak üzere biyolojik mücadele kitlerinin yüzde 100 hibe ile dağıtıldığını belirtti. Zobu, “15 günde bir alanlara geleceğiz ve çiftçilerimizle birlikte tekrardan salınımları yapıp düzenli olarak gözetimini yapacağız. Bu sayede çiftçilerimiz hem pestisit kullanımını azaltmış olacaklar hem de çevreye duyarlı sürdürülebilir tarım ilkeleri doğrultusunda bir üretim gerçekleştirmiş olacaklar” diye konuştu. “EN ÇEVRECİ MÜCADELE YÖNTEMİ” Kırıkkale Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Organik Tarım Programı Öğretim Görevlisi Şahin Tatlı da biyolojik mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Amacımız hem insan sağlığı hem çevre sağlığı hem de katma değerli ürünler elde etmek. Böceğimiz faydalı bir arıcıktır. Özellikle kelebeklerin yani güvelerin yumurtalarına kendi yumurtasını bırakarak içinden kendi faydalı böceğin çıkmasıdır. En sürdürülebilir, en ekonomik, en çevreci mücadele yöntemi biyolojik mücadeledir” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı! Haber

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin bitkisel üretimde 140 milyon tonluk rekor hedefi doğrultusunda, gıda güvenliğini önceleyen "Kalıntı Eylem Planı" ve "B Reçete" uygulamasının meyvelerini verdiğini açıkladı. İhracatta geri dönen ürün oranının son 5 yılda %74 düştüğünü vurgulayan Bakan Yumaklı, biyolojik mücadelenin Türkiye tarımı için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. ​Muğla’nın Fethiye ilçesinde faydalı böcek üretimi yapan biyolojik mücadele tesisini ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal vizyonu ve sürdürülebilir üretim hedefleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ​“Kalıntı ile Mücadelede Yeni Dönem: B Reçete” ​Dünya genelinde iklim değişikliği ve zararlı popülasyonlarındaki artışın bitkisel üretim üzerindeki baskısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, pestisit kullanımının kontrollü bir şekilde yürütülmesi için atılan adımları şu sözlerle aktardı: ​"Bakanlık olarak, bitki koruma ürünlerinin sürdürülebilir ve doğru kullanımı için 15 ilimizde 'Kalıntı Eylem Planı' uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla başlattığımız 'B Reçete' sistemi ile zirai ilaçların kontrolsüz kullanımını engelliyoruz. Bu gayretler, son 5 yılda ihracattan geri dönen ürün oranımızı %74 oranında düşürdü. Hedefimiz, bu başarıyı yurt içi kullanımda da aynı seviyeye taşımak." ​Biyolojik Mücadeleye 1,9 Milyar Lira Destek ​Zirai ilaç yerine zararlının doğal düşmanlarıyla mücadelenin (biyolojik ve biyoteknik mücadele) tarımsal verimliliği artırdığını belirten Bakan Yumaklı, son 15 yılda bu alana 1,9 milyar liralık destek sağlandığını ifade etti. ​TAGEM bünyesindeki 9 enstitüde kahverengi kokarca, turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği gibi bölgesel tehditlere karşı avcı böcekler yetiştirildiğini hatırlatan Yumaklı, bu entegre mücadele yöntemleriyle yaklaşık 9 milyar liralık ürün zararının önüne geçildiğini vurguladı. ​Genç Girişimcilere Tam Destek ​Ziyaret ettiği tesisteki genç ziraat mühendisi Ali Rıza Günal’ın başarısını örnek gösteren Bakan Yumaklı, tarımın gençleştiğine ve modernleştiğine dikkat çekti: "Artık gençlerimiz, tarımsal üretimi hayatlarını kazanacakları ve ülkeye değer katacakları bir alan olarak görüyor. Biz de Bakanlık olarak, biyolojik mücadele gibi inovatif alanlarda yatırım yapan genç girişimcilerimizin yanında olmaya ve bu modeli Türkiye genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." ​Hedef: 140 Milyon Ton Bitkisel Üretim ​Türkiye’nin gıda arz güvenliğini teminat altına almak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Yumaklı, 2026 yılı için belirlenen 140 milyon tonluk bitkisel üretim rekoruna odaklandıklarını söyledi. Kamu altyapısı, AR-GE çalışmaları ve özel sektör iş birliğiyle Türk tarımının uluslararası alandaki marka değerini artırmaya kararlı olduklarının altını çizdi.

Kene ve Kahverengi Kokarca Tehdidine Karşı 51 Bin Keklik ve Sülün Salınacak Haber

Kene ve Kahverengi Kokarca Tehdidine Karşı 51 Bin Keklik ve Sülün Salınacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yıl 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere, toplam 51 bin kanatlıyı doğaya kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, “62 ilde, 156 farklı alanda, keklik ve sülün salımları gerçekleştirilecek. Salınacak türler, kene ve kahverengi kokarca ile biyolojik mücadeleye destek verecek." dedi. Bakan Yumaklı, Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünün, kene ve kahverengi kokarca ile mücadele hazırlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Her yıl üretim merkezlerinde, binlerce keklik ve sülün üretilerek, uygun alanlarda doğaya salındığını anlatan Yumaklı, DKMP'nin kanatlı türleri doğayla buluşturmak üzere gerçekleştirdiği hazırlıkları bu yıl da tamamladığını söyledi. Bakan Yumaklı, yaban hayatının desteklenmesi, bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilmesi ve yaban hayvanı popülasyonlarının güçlendirilmesi amacıyla doğaya salınan keklik ve sülünlerin doğal avlanma içgüdüleri sayesinde, kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla biyolojik mücadeleye de katkı sağladığına işaret ederek, DKMP bünyesinde Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Yozgat, Gaziantep ve Malatya'daki istasyonlarda keklik, Samsun, İstanbul ve Gümüşhane'deki istasyonlarda ise sülün üretimi gerçekleştirildiğini aktardı. “10 YILDA 1 MİLYON KANATLIYI DOĞAYLA BULUŞTURDUK" Söz konusu merkezlerde yetiştirilen kanatlı yaban hayvanlarının, doğaya salınarak hem popülasyonların desteklendiğini, hem de doğal dengenin güçlendirildiğine dikkati çeken Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: “DKMP Genel Müdürlüğümüz, 2025 yılında 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünü doğayla buluşturdu. Bu yıl, 39 bin 250 keklik ve 11 bin 750 sülün olmak üzere, toplam 51 bin kanatlıyı doğaya kazandırmayı hedefliyoruz. Son 10 yılda, yaklaşık 750 bin keklik ve 250 bin sülün olmak üzere, 1 milyon kanatlıyı doğayla buluşturduk." Bakan Yumaklı, bu kapsamda arazi çalışmaları, habitat değerlendirmeleri ve teknik analizlerin yapıldığına değinerek, “Bu yıl belirlenen 62 ilde, 156 farklı alanda, keklik ve sülün salımları gerçekleştirileceğiz." dedi. “SALIM YAPILAN ALANLAR 3 YIL SÜREYLE AVA KAPATILIYOR" Salım alanlarının seçiminde, büyük bir titizlikle çalışıldığının altını çizen Yumaklı, türlerin ekolojik gereksinimleri, habitat uygunluğu, besin ve su kaynaklarının yeterliliği, barınma imkanları, yırtıcı baskısı, insan faaliyetlerinin yoğunluğu ve önceki yıllara ait izleme sonuçlarının dikkate alındığını dile getirdi. Bakan Yumaklı, 50 ilde 116 noktada kınalı keklik, 16 ilde 34 noktada sülün ve 5 ilde 6 noktada çil keklik salımının planlandığını belirterek şunları kaydetti: “Keklik ve sülün salımları, kene ve kahverengi kokarca ile biyolojik mücadeleye de katkı sağlıyor. Özellikle keklikler, salım öncesinde kene tutulumuna karşı ilaçlanıyor. Sülünler ise tarım zararlısı kahverengi kokarcayla biyolojik mücadele kapsamında, Karadeniz Bölgesi'ndeki illerde doğaya bırakılacak. Ayrıca salım yapılan alanlar, 3 yıl süreyle ava kapatılmaktadır. Bütün amacımız, yaban hayatının korunması, geliştirilmesi, bu alanlardan şuurlu, planlı faydalanılması, sürdürülebilir bir yönetim anlayışıyla, gelecek nesillere intikalinin sağlanmasıdır."

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak Haber

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı. “GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ BİTKİSEL ÜRETİM" Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi. Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı. “ZARARLILARLA MÜCADELEDE İLK 5 İÇİNDEYİZ" Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: "Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz." "O KÜÇÜCÜK, BİZLER İÇİN SAVAŞAN CANLILAR, O ZARARLI BÖCEKLERİN ÜRETİME OLAN ETKİSİNİ EN AZA İNDİRİYOR" Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu. BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi. BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.