Hava Durumu

#Bolu

Kırsal Haber - Bolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Keskin Göleti'nde Balıklandırma Çalışması Haber

Eskişehir Keskin Göleti'nde Balıklandırma Çalışması

Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen “Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi” kapsamında, Eskişehir'deki su kaynaklarının ekolojik dengesini korumak ve balık popülasyonunu zenginleştirmek amacıyla yeni bir adım atıldı.Bolu’da üretilen sazan yavruları Keskin Göleti ile buluşturuldu. ​Keskin Göleti'nde Canlı Hayat Destekleniyor ​Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesindeki Gölköy Su Ürünleri Üretim Tesislerinde özenle yetiştirilen sazan yavruları, Eskişehir’in önemli su kaynaklarından biri olan Keskin Göleti'ne dualarla ve katılımcıların eşliğinde bırakıldı. ​Proje ile; Göletteki mevcut balık varlığının artırılması ve nesli desteklenen türlerin çoğaltılması. Sucul ekosistemin dengede tutularak gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması hedefleniyor. ​Projeye Geniş Katılım ​Keskin Göleti'nde düzenlenen balıklandırma programına Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden üst düzey katılım sağlandı. Etkinlikte İl Müdür Yardımcısı ​Hasan Öz, ​Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Dr. Reşat Tazegül, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nizamettin Çetiner, Su Ürünleri Mühendisi Yusuf Güngör katıldı. ​Eskişehir'de Su Ürünleri Çalışmaları Sürecek ​Eskişehir genelindeki su kaynaklarının korunması, amatör ve ticari balıkçılığın sürdürülebilir kılınması amacıyla yürütülen bu tür balıklandırma faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde de hız kesmeden devam edeceği bildirildi.

Bolu’da Organik Aronya Hasadı Başladı Haber

Bolu’da Organik Aronya Hasadı Başladı

Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Örencik köyünde, Orman Meyveleri Organik Tarım Projesi kapsamında yetiştirilen organik aronya meyvelerinin hasadına başlandı. 12 dekarlık bahçede gerçekleştirilen üretimle aronya yetiştiriciliğinin bölgede yaygınlaştırılması hedefleniyor. Mudurnu’da Organik Aronya Hasadı Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Örencik köyünde yetiştirilen organik sertifikalı aronyalarda hasat dönemi başladı. Yüksek antioksidan, antosiyanin ve flavonoid içeriğiyle öne çıkan aronya, taze tüketimin yanı sıra farklı sektörlerde de değerlendiriliyor. Meyvenin ilaç ve şekerleme sanayisinin yanı sıra sirke, tarhana, meyve suyu ve reçel gibi ürünlerin üretiminde de kullanılması dikkat çekiyor. 12 Dekarlık Bahçede Organik Üretim Üretici Öyküm Özbay Coşkun, Örencik köyünde 12 dekarlık bahçesinde organik sertifikalı aronya üretimi gerçekleştiriyor. Üretici, yetiştirdiği ürünlerin katma değerini artırmak ve aronya üretimini farklı ürünlere dönüştürmek amacıyla organik işleme tesisi kurmayı hedefliyor. Organik Aronya Üretimine Destek Hasat etkinliğine katılan Bolu İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Ar, bölgede organik orman meyvesi üretiminin giderek yaygınlaştığına dikkat çekti. Aronya gibi ürünlerin işlenerek daha yüksek katma değerle değerlendirilmesinin üreticilere ve bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirten İl Müdürü Zekeriya Ar, işleme tesisi kurmak isteyen yatırımcıların destekleneceğini ifade etti. Aronya Üretimi Bolu’da Yaygınlaşıyor Orman Meyveleri Organik Tarım Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla Bolu’da organik orman meyvelerinin üretiminin artırılması amaçlanıyor. Örencik köyündeki aronya üretiminin de bölgedeki tarımsal çeşitliliğe ve üreticilerin gelir kaynaklarının artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Bolu’da başlayan organik aronya hasadının üreticiler için verimli ve bereketli bir sezon olması temenni edildi.

Bolu'da Agroekoloji Dönemi Haber

Bolu'da Agroekoloji Dönemi

Tarım ve Orman Bakanlığı, FAO ve GEF iş birliğiyle Bolu’da yürütülen "Tarımsal Ekolojik Yönetim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi" kapanış töreniyle taçlandırıldı. Bolu’nun Seben ve Yeniçağa ilçelerinde agroekolojik üretimi merkeze alan proje, çiftçilere modern ve sürdürülebilir tarım kapılarını açtı. ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü öncülüğünde Aralık 2022’de başlatılan ve doğal kaynakların korunmasına dayalı üretim modellerini hedefleyen proje, 15 Haziran 2026 tarihinde Bolu’da düzenlenen kapanış programıyla sona erdi. Bölge tarımına yeni bir soluk getiren çalışma, çiftçilerden kooperatiflere kadar tüm paydaşları kapsayan bir başarı hikayesine dönüştü. ​Sürdürülebilir Tarımda 32 Pilot Uygulama ​Proje süresince Bolu genelinde agroekolojik üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması adına önemli adımlar atıldı: ​Pilot Uygulama: Seben ve Yeniçağa'da toplam 32 farklı demonstrasyon alanı oluşturuldu. ​Agroekolojik Üretim: Yaklaşık 22,3 hektarlık alanda münavebe sistemleri, doğrudan ekim, karışık ekim ve baklagil entegrasyonu gibi yenilikçi teknikler başarıyla uygulandı. ​Mera Islahı: 50 hektarlık mera alanında ıslah çalışmaları gerçekleştirilerek hayvancılığın temel girdisi olan otlaklar güçlendirildi. ​696 Çiftçiye Agroekoloji Eğitimi ​Uygulamalı Çiftçi Okulları (UÇO) aracılığıyla bölgedeki üreticilere teorik ve pratik eğitimler verildi. Toplam 696 üretici (252 kadın, 444 erkek/teknik personel) agroekoloji konusunda yetkinlik kazandı. Kadın kooperatiflerinin üretim süreçlerine aktif katılımı teşvik edilerek kırsal kalkınmada kadın emeğinin değeri artırıldı. ​Yerel Üretim ve Ekonomik Çeşitlilik ​Bolu’nun yerel değerlerini koruma ve geliştirme vizyonuyla hareket edilen projede şu sonuçlar elde edildi: ​Fidan ve Bahçe Desteği: 1.300 adet Kızık armudu fidanı dağıtılırken, 32 çilek bahçesi kurularak aile gelir kaynakları çeşitlendirildi. ​Makine ve Ekipman Desteği: Katı gübre dağıtma ekipmanları ve otomatik silaj paketleme sistemleri gibi modern makineler çiftçilerin hizmetine sunuldu. ​Coğrafi İşaret: İZA bulgurunun coğrafi işaret süreci desteklenerek yerel ürünlerin marka değeri güçlendirildi. ​Ulusal Strateji İçin "Bolu Modeli" ​Proje kapsamında kurulan Bolu Agroekoloji Platformu, yerel bilgi ve deneyimlerin paylaşılacağı kalıcı bir yapı haline getirildi. Projeden elde edilen veriler, hazırlıkları devam eden Ulusal Agroekoloji Stratejisi için de temel bir kaynak oluşturdu. ​Bakanlık yetkilileri, projenin sadece bugünü değil, Türkiye’nin tarımsal geleceğini şekillendirecek "sürdürülebilir üretim" vizyonuna önemli bir katkı sağladığını belirtti.

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması! Haber

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması!

TBB ve İBB, belediyeler arasındaki imkan farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla “Ortak Hizmet Modeli”ni hayata geçirdi. Pilot bölge seçilen Batı Karadeniz’de 22 belediyeye teknik ekipman ve personel desteği sağlanıyor. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yerel yönetimlerde dayanışma odaklı yeni bir dönemi başlattı. “Türkiye’nin Belediyeleri Millete Hizmet Götürüyor” mottosuyla başlatılan “Ortak Hizmet Modeli”, ilk olarak Batı Karadeniz Bölgesi’nde uygulanmaya başlandı. Pilot Bölge Batı Karadeniz: 22 Belediye Destek Alıyor TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından geliştirilen model kapsamında, güçlü teknik kapasiteye sahip kurumlar ile hizmet ihtiyacı olan belediyeler bir araya getiriliyor. Pilot bölge olarak seçilen Batı Karadeniz’de; Bolu, Düzce, Sinop, Kastamonu, Bartın, Zonguldak ve Karabük illerindeki 22 belediye bu destekten yararlanmaya hak kazandı. Güç Birliği: Araçlar TBB’den, Teknik Destek İBB’den TBB ve İBB arasında imzalanan protokol uyarınca görev paylaşımı şu şekilde yapıldı: TBB: Kepçe, greyder, ekskavatör, damperli kamyon, vidanjör ve yol süpürme araçları gibi kapsamlı iş makinesi parkını bölgeye sevk etti. İBB: Bu araçların kullanımı için gerekli olan kalifiye insan kaynağını, teknik desteği, bakım ve işletme süreçlerini üstlendi. İlk Saha Çalışması Safranbolu’da Başladı Modelin ilk somut adımı Safranbolu’da atıldı. TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse tarafından 18 Şubat 2026’da imzalanan protokolün ardından, 11 Mart itibarıyla ekipler sahaya indi. Safranbolu’da yeni imara açılan Barış Mahallesi’nin ana yola bağlanması için altyapı ve yol açma çalışmaları hızla devam ediyor. Vahap Seçer (TBB Başkanvekili): "Bu modelle belediyeler arasındaki kapasite farklarını kapatıyoruz. Amacımız dayanışma kültürünü deprem bölgesi dahil tüm Türkiye’ye yaymak." Nuri Aslan (İBB Başkan Vekili): "Mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanarak vatandaşa en hızlı hizmeti ulaştırmayı hedefliyoruz. Dayanışmayı büyüterek hizmeti büyüteceğiz." Model Tüm Türkiye’ye Yayılacak Yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 başvuru arasından seçilen 22 belediyede; yol genişletme, kanalizasyon, altyapı temizliği ve tarımsal alan iyileştirme gibi hayati projeler yürütülecek. TBB, bu başarılı pilot uygulamanın ardından modeli Türkiye genelindeki diğer bölgelere de taşımayı planlıyor.

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü Haber

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü

21 Şubat’ta Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, iklim krizinin ertelenemez bir küresel meydan okuma olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yılki ödül, sürdürülebilir tarım ve iklim dostu üretim anlayışı ile öne çıkan Reis Gıda’ya verildi. 21 Şubat’ta gerçekleştirilen Kurultay’da bilim dünyası, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek iklim dönüşümünün kentlere, ekonomiye ve yaşam biçimlerine etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Toplantıda, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi yönünde kararlılık mesajları paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, 2000’li yılların başından bu yana sürdürülebilir tarımı şirket vizyonunun temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Mehmet Reis, 2016 Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirdiği sunumda; su verimliliği, toprak sağlığının korunması ve planlı üretimin stratejik önemine dikkat çekmiş, bakliyatın hem çevresel hem ekonomik değer üreten bir ürün grubu olduğunu ifade etti. Reis, farklı platformlarda yaptığı açıklamalarda üretimin doğayla uyum içinde yürütülmesinin hem ekonomik kalkınma hem de gelecek kuşaklar için değer oluşturduğunu vurguluyor. Sürdürülebilir Tarımda Güçlü ve Yapıcı Bir Model Mehmet Reis’in yaklaşımında sürdürülebilir tarım, verimlilik artışı ile doğal kaynakların korunmasını aynı potada buluşturan bütüncül bir model olarak tanımlanıyor. Tarımın iklim koşullarına hızlı uyum sağlayabilen bir sektör olduğunu ifade eden Reis, suyun etkin kullanımı, toprağın verimliliğinin desteklenmesi ve yerel üretimin güçlendirilmesiyle dayanıklı bir tarım yapısının mümkün olduğunu belirtiyor. Kırsalda üretim dinamizminin artırılması, gençlerin tarıma kazandırılması ve dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, Reis Gıda’nın vizyonunun önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, üretim kapasitesini güçlendirirken aynı zamanda tarımsal sürdürülebilirliği desteklemektedir. Mehmet Reis’in vizyonunu yansıtan ifadelerden biri şu şekilde: “İklim değişikliği tarımı, tarım ekonomiyi, ekonomi ise toplumsal refahı doğrudan etkiliyor. Üretirken doğayı gözetmek bir sorumluluktur. Toprağı korumak geleceği korumaktır.” Sahada Hayata Geçen Projelerle Güçlenen Vizyon Reis Gıda’nın Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görülmesi, sürdürülebilirlik vizyonunun sahadaki uygulamalarla desteklenmesinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. 2020 yılında başlatılan Reis Bakliyat Köyleri Projesi ile yerli ve sertifikalı tohum kullanımı yaygınlaştırılırken; Samsun Bafra’da çeltik ve bakliyat üretimi gerçekleştirildi, Bolu Çamyayla’da kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde üretim modeli güçlendirildi. Proje sonraki yıllarda da devam ederken, Niğde Çarıklı köyünde ata tohumlarıyla üretim yapılarak yerel çeşitliliğin korunmasına katkı sağlandı. Bu çalışmalar, toprağın verimliliğini destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren bir model ortaya koyuyor. Reis Gıda, sürdürülebilir tarımı yalnızca üretim modeli olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Bu kapsamda, gıda israfının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte yürütülen 10x20x30 girişimine destek vererek, tedarik zincirinde kayıpların azaltılması ve daha verimli üretim süreçlerinin teşvik edilmesi yönünde sorumluluk üstleniyor. Uluslararası ölçekte benimsenen bu yaklaşım, üretimden perakendeye kadar uzanan değer zincirinde daha bilinçli bir sistem kurulmasına katkı sağlıyor. Reis Gıda aynı zamanda “Sofrana Sahip Çık” gibi ulusal farkındalık kampanyalarına katılarak, tüketiciden üreticiye kadar tüm paydaşları kapsayan bir bilinç dönüşümünü destekliyor. Reis bakliyatın hem çevresel sürdürülebilirlik hem de sağlıklı beslenme açısından taşıdığı değeri farklı platformlarda anlatarak iklim dostu ürün gruplarının yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Gençlerin tarıma kazandırılması ve kırsalda üretim dinamizminin artırılması ise şirket vizyonunun önemli bir parçası. Mehmet Reis’in söylemlerinde de sık sık vurguladığı üzere, genç nüfusun tarıma dahil edilmesi ve çiftçilerin bilgi teknolojileri ile desteklenmesi, sürdürülebilir tarım için kritik öncelikler arasında yer alıyor. Mehmet Reis’in bu yılki Kurultay’daki değerlendirmeleri, Reis Gıda’nın vizyonunu özetler nitelikte olup şu ifadelere yer verildi: “Tarım, iklim değişikliğine karşı en ön cephedir. Toprağı korumak, suyu verimli kullanmak ve yerel üretimi güçlendirmek, hem ulusal gıda güvenliğimizi hem de iklim dayanıklılığımızı artırır.” Reis Gıda, Yeşil Ekonomi Ödülü ile bu vizyonunu bir kez daha tescil ederken stratejik, uzun vadeli ve somut iklim eylem planlarını sürdürme kararlılığını bir kez daha gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.