Hava Durumu

#Boza

Kırsal Haber - Boza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1.Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali Sona Erdi Haber

1.Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali Sona Erdi

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin köklü bağcılık kültürünü, zengin gastronomi mirasını ve yerel değerlerini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla düzenlenen 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, üç gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerin ardından sona erdi. Festivalin son gününde şef masaları, atölyeler, gastronomi söyleşileri, yarışmalar, halk oyunları ve Erkan Özkan konseri düzenlenirken, kapanış seremonisiyle üç günlük festival programı tamamlandı. Süleymanpaşa Sahil Dolgu Alanı’nda gerçekleştirilen festivalin son gününde de Tekirdağ’ın yerel lezzetleri, üretim değerleri ve bağcılık kültürü farklı etkinliklerle ziyaretçilerle buluştu. Gün boyunca müzik, dans ve eğlencenin eksik olmadığı festival alanında aerodans gösterisiyle başlayan program, şef masaları, atölyeler, yarışmalar ve söyleşilerle devam etti. Gün içerisinde etkili olan yoğun yağmura rağmen vatandaşlar festivale ilgi göstermeyi sürdürdü. ŞEFLERDEN TEKİRDAĞ LEZZETLERİNE FARKLI YORUMLAR Festivalin son gününde gerçekleştirilen Şef Masası etkinliklerinde, Türkiye’nin yanı sıra Makedonya’dan gelen şefler Tekirdağ’ın yerel ürünlerini farklı mutfak yorumlarıyla ele aldı. Şef Furkan Burak Ünal çikolata temperleme tekniğiyle çikolatalı üzüm hazırlarken, Makedonyalı Şef Eftim Angelov teleşka çorbası, dana çorbası, tavçe gravçe so kebap (kuru fasulye köfte) ve gulaş sundu. Sergen Özen Tekirdağ köftesi, Dilara Başaran kaçamak, Emre Ün biberli ekşimikli tava böreği, Batuhan Bayır ise çene çarpan çorbası hazırladı. Şef Arda Kocabaş da Tekirdağ’ın yerel lezzetlerinden ilhamla hazırladığı farklı yorumları ziyaretçilerle buluşturdu. Leblebi helvası, boza ve üzüm gibi yerel ürünlerden yararlanarak hazırladığı çalışmaları sunan Kocabaş, aynı zamanda Yağmur İlgün’ün moderatörlüğündeki “Kaybolanı Yakalamak, Bir Coğrafyanın Hafızası Sofrada Nasıl Yaşar?” başlıklı söyleşide gastronomi kültürünün geçmişten geleceğe aktarılması üzerine değerlendirmelerde bulundu. CANDAN BAŞKAN MİNİK ŞEFLERİN HEYECANINA ORTAK OLDU Festivalin son gününde alan ziyaretlerini sürdüren Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, yerel üretici stantlarını gezerek üreticilerle bir araya geldi ve ürünler hakkında bilgi aldı. Minik Şefler Atölyesi’ni de ziyaret eden Candan Başkan, burada çocukların çalışmalarını izleyerek heyecanlarına ortak oldu. Çocukların gastronomi kültürüyle erken yaşta tanışmasına yönelik atölye, festivalin renkli etkinliklerinden biri oldu. Festival alanında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yüceer, "Festivalimizin son gününde de hemşehrilerimizle hep birlikteyiz. Üreticilerimizin stantlarını ziyaret ettik, Minik Şefler Atölyesi’nde çocuklarımızın heyecanına ortak olduk. Tekirdağ Köftesi Yeme Yarışması’nda ise yarışmacılarımızın tatlı rekabetini izledik. Tekirdağ’ımızın gastronomi değerlerini ve bağcılık kültürünü dünyaya tanıtmak adına attığımız bu adımın gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki yıllarda çok daha büyük organizasyonlarla Tekirdağ’ımızın zenginliklerini ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Festivalimize katılan, bu güzel buluşmaya katkı sunan tüm hemşehrilerime ve paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. EN İYİ ÜZÜMLÜ TATLI İÇİN YARIŞTILAR “Tekirdağ Sofrası Üzümlü Tatlılar Yarışması”nda da birbirinden farklı tarifler yarıştı. Şeflerden oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından Nadide Altın birinci, Gönül Ayan ikinci, Aleyna Aksoy ise üçüncü oldu. Yarışmada birinciye çelik tencere seti, ikinciye düdüklü tencere, üçüncüye ise çaydanlık hediye edildi. Dereceye giren yarışmacıların ödülleri şefler tarafından takdim edildi. TEKİRDAĞ KÖFTESİ İÇİN NEFES KESEN MÜCADELE Festivalin son gününün en heyecanlı etkinliklerinden biri, Tekirdağ’ın coğrafi işaretli lezzetlerinden Tekirdağ köftesinin tanıtımı amacıyla düzenlenen Tekirdağ Köftesi Yeme Yarışması oldu. Yoğun ilgi gören yarışmada kura çekimiyle belirlenen 10 yarışmacı, bir dakika içerisinde önlerine konulan 30’ar adet Tekirdağ köftesini tüketmek için mücadele etti. Vatandaşların geri sayımıyla başlayan yarışmada renkli görüntüler yaşanırken, yarışmacıların mücadelesi izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Yarışmanın sonunda Hüseyin Erdem birinci, Nadide Altın ikinci, Ömer Altın üçüncü oldu. Birinciye çeyrek altın, ikinciye gram altın, üçüncüye ise yarım gram altın ödül verildi. Hüseyin Erdem’in ödülünü Candan Başkan, Nadide Altın’ın ödülünü Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Ömer Altın’ın ödülünü ise Genel Sekreter Yardımcısı Erdin Eral takdim etti. ROMAN DANSLARI VE ERKAN ÖZKAN KONSERİYLE FİNAL Festivalin akşam programı, konser öncesinde gerçekleştirilen halk oyunları gösterisiyle başladı. Roman danslarının da yer aldığı gösteriyi vatandaşlar ilgiyle izledi. Ardından sahne alan Erkan Özkan, seslendirdiği şarkılarla Tekirdağlılara keyifli bir akşam yaşattı. Yağmura rağmen festival alanını dolduran vatandaşlar konser boyunca şarkılara eşlik etti. Konserin ardından yapılan kapanış seremonisiyle birlikte üç günlük festival programı tamamlandı. ÜÇ GÜN BOYUNCA TEKİRDAĞ’IN SOFRASI KURULDU İlk kez düzenlenen 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, Tekirdağ’ın gastronomi mirasını, köklü bağcılık kültürünü ve yerel üretim değerlerini aynı çatı altında buluşturdu. Türkiye’nin yanı sıra Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya’dan şeflerin katıldığı festivalde; Şef Masaları, gastronomi söyleşileri, Minik Şefler Atölyeleri, yemek yarışmaları, Kınalı Yapıncak yarışması, üretici stantları, halk oyunları ve konserler gerçekleştirildi. Festivalin onur konuğu, Türk sinemasının efsane ismi Türkan Şoray da açılış programında Candan Başkan ile birlikte mutfağa girerek asma yaprağında Tekirdağ köftesi hazırladı. Tekirdağ’ın köftesinden üzümlü tatlılarına, sini mantısından yerel üzüm çeşitlerine uzanan çok sayıda değer, festival boyunca farklı sunum ve etkinliklerle ziyaretçilerle buluştu. Üç gün boyunca müzik, dans, gastronomi ve kültürle dolu anların yaşandığı festivalde, yoğun yağmura rağmen Tekirdağlıların ilgisi ve katılımı son ana kadar sürdü. Tekirdağ’ın lezzetini, emeğini, üretimini ve bağcılık kültürünü aynı sofrada buluşturan 1. Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, üç gün boyunca yaşanan buluşmaların ardından sona erdi. Tekirdağ’ın gastronomi ve bağcılık kültürünü uluslararası platforma taşımayı hedefleyen festival kapsamında, 5-9 Ekim tarihleri arasında Türkiye Bağcılık ve Teknoloji Sempozyumu da uluslararası katılımla gerçekleştirilecek.

Eskişehir’in Bir Asırlık Lezzet Durağı: Karakedi Bozacısı’nın İlginç Hikâyesi Haber

Eskişehir’in Bir Asırlık Lezzet Durağı: Karakedi Bozacısı’nın İlginç Hikâyesi

Eskişehir’in sembolleşmiş markalarından biri olan Karakedi Bozacısı, 1925 yılından bu yana süregelen yolculuğuyla bir işletmeden çok, kentin yaşayan hafızası haline geldi. Tozlu yollardan bakır kazanlara, komşu hatırasından dünya markası olma yolundaki bu hikâye, Eskişehir kültürünün nasıl ilmek ilmek işlendiğini gözler önüne seriyor. ​1925’te Helva ile Başlayan Serüven ​Karakedi Bozacısı’nın temelleri, 1925 yılında Hacı Tahir Ürersoy tarafından atıldı. Kurtuluş Savaşı sonrası dönemin zorlu şartlarında, Eskişehir’in henüz gelişmekte olan sokaklarında helva ve şerbet satarak başlayan bu yolculuk, bugün dört şubeyle kentin en popüler duraklarından biri konumunda. İşletmenin İbrahim Karaoğlan Şubesi Sorumlusu Ümit Bozkuş, o yılları "toz toprak içindeki bir şehirde tutunma mücadelesi" olarak tanımlıyor. ​Karakedi İsmi Nereden Geliyor? ​Pek çok kişinin merak ettiği "Karakedi" isminin hikâyesi ise tamamen bir tesadüfe dayanıyor. Bozkuş, ismin hikâyesini şu sözlerle anlatıyor: ​"O dönem yan dükkânımızda çok meşhur olan Karakedi Kolonyaları vardı. Komşumuz dükkânı kapatınca, herkes bize 'Karakedi nerede?' diye sormaya başladı. Sorulardan bunalan patronlarımız, en sonunda bu ismi sahiplenmeye karar verdi." ​Bozanın Kaderini Değiştiren Bursa Gezisi ​İşletmenin asıl kimliğini kazandığı boza üretimi, 1950’li yıllarda gerçekleşen bir Bursa ziyaretiyle başladı. Bursa’da bozayı gören ve Eskişehir’de bu lezzeti denemeye karar veren aile, geleneksel yöntemlerle üretime geçti. Bugün boza, Karakedi’nin lokomotif ürünü ve Eskişehir denince akla gelen ilk lezzetler arasında yer alıyor. ​Geleneksel Yöntem: Neden Bakır Kazan? ​Teknoloji gelişse de Karakedi Bozacısı’nda bazı şeyler hiç değişmiyor. Geçmişte odun ateşinde pişirilen bozalar, bugün modern enerji kaynaklarıyla hazırlansa da bakır kazan kullanımından asla vazgeçilmiyor. Gıdada bakırın lezzet ve sağlık açısından önemine dikkat çeken Bozkuş, mısır, şeker ve sudan oluşan bu mayalı içeceğin asırlık sırrının bu geleneklerde saklı olduğunu vurguluyor. ​Eskişehir: Bir Öğrenci Şehri ve Boza Kültürü ​Eskişehir’in bir üniversite kenti olması, Karakedi’nin ününü Türkiye sınırlarının ötesine taşıdı. Şehirde eğitim gören binlerce öğrenci, mezun olduktan sonra bu kültürü kendi memleketlerine taşıyarak gönüllü birer marka elçisi oldu. Bugün Eskişehir’e gelen turistlerin yapılacaklar listesinde boza içmek ilk sıralarda yer alıyor. ​Yaz-Kış Değişmeyen Lezzet ​Boza her ne kadar kışla özdeşleşse de Karakedi’de üretim yazın da durmuyor. Yaz aylarında menüye limonata ve dondurma eklense de sadık müşteriler için taze boza her daim tezgahta yerini alıyor. ​Yeni Nesil ve Sosyal Medya Etkisi ​Dijitalleşen dünyada Karakedi Bozacısı, sosyal medya sayesinde genç kuşaklarla bağını koparmıyor. Gençlerin işletmeyi dijital platformlar üzerinden keşfettiğini belirten Ümit Bozkuş, "Reklamı artık müşteri kendisi yapıyor. Sosyal medyanın gücü sayesinde bu asırlık hikâye her gün binlerce yeni kişiye ulaşıyor," diyerek dijital görünürlüğün önemine değiniyor. ​Eskişehir seyahatlerinizin vazgeçilmez durağı olan Karakedi Bozacısı, nostaljik atmosferi ve değişmeyen lezzetiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.