Hava Durumu

#Buğday

Kırsal Haber - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİGEM’de Hasat Seferberliği: Ülke Genelinde Bereketli Sezon Başladı Haber

TİGEM’de Hasat Seferberliği: Ülke Genelinde Bereketli Sezon Başladı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), 2026 üretim sezonu hububat hasadı çalışmalarını hızlandırdı. Çukurova’dan Karacabey’e, Aksaray’dan Bursa’ya kadar geniş bir coğrafyada, sertifikalı tohumluk üretimi ve verimli tarım uygulamalarıyla hasat süreci titizlikle yönetiliyor. ​TİGEM bünyesindeki tarım işletmeleri, modern ekipman ve planlı üretim anlayışıyla ülke tarımına değer katmaya devam ediyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte; verimliliği artırmak, ürün kayıplarını minimuma indirmek ve en yüksek kaliteyi yakalamak amacıyla ülke genelindeki işletmelerde hummalı bir çalışma yürütülüyor. ​Çukurova’da Modern Hasat Teknolojileri ​Çukurova Tarım İşletmesi, 2026 sezonuna Ziyabey-98 buğday çeşidiyle hızlı bir giriş yaptı. İşletmede toplam 24 bin 152 dekar buğday ekili alanda hasat faaliyetleri devam ediyor. ​Üretim sezonunda öne çıkan çeşitler: ​Golia: 14 bin 693 dekar ​Ziyabey-98: 8 bin 193 dekar ​Şahika: 1.266 dekar ​Aksaray Koçaş’ta Tohumluk Hasadı Hız Kazandı ​TİGEM Koçaş Tarım İşletmesi, 2025-2026 güzlük ekilişleri kapsamında tohumluk hasadına başladı. Aksaray’da yürütülen çalışmalarda toplam 7 bin 695 dekar alan hasat edilecek. ​Hasat edilecek ürün çeşitleri: ​Arpa (Refleksiyon, Kral 97, Burakbey): 5 bin 518 dekar ​Tohumluk Tritikale: 343 dekar ​Tohumluk Fiğ: 1.834 dekar ​700 Yıllık Gelenek: Karacabey Tarım İşletmesi ​Osmanlı döneminden günümüze uzanan yaklaşık 700 yıllık köklü bir tarımsal üretim mirasına sahip olan Karacabey Tarım İşletmesi, 2026 hububat hasadına start verdi. Bursa’nın Karacabey ilçesinde yer alan işletme, sadece bitkisel üretimle değil, aynı zamanda büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, safkan Arap atı ve Türk çoban köpekleri (Kangal ve Akbaş) yetiştiriciliğiyle de tarım sektörünün lokomotifi konumunda. ​Karacabey'de hasat verileri: ​Toplam Hasat Alanı: 15 bin 367 dekar ​Pehlivan Buğdayı: 3 bin 214 dekar ​Flamura 85 Buğdayı: 12 bin 153 dekar ​Ekipman Gücü: 6 biçerdöver ve 6 kamyon ​"Tohumlukta Öncü, Üretimde Güçlü" ​TİGEM, sertifikalı tohumluk ve üstün vasıflı damızlık üretimindeki öncü konumuyla çiftçilere yüksek verimli ürünler sunmaya devam ediyor. Tüm işletmelerde teknik ekiplerin koordinasyonunda, ürünlerin en uygun zamanda hasat edilmesi için 7/24 esaslı bir çalışma takvimi uygulanıyor. Bu stratejik hamleler, Türkiye’nin gıda arz güvenliğine ve tarımsal ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor.

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi Haber

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel yöntemlerle desteklemek amacıyla düzenlediği "Kalkanlı Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi Tarla Günü"nde çiftçileri uzmanlarla buluşturdu. Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Eskişehir'in iklimine uygun 15 farklı buğday, arpa ve tritikale çeşidi üreticilerin beğenisine sunuldu. Tarla Günü'ne Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, muhtarlar ve çok sayıda üretici katıldı. BAŞKAN KURT: "TARIM BAĞIMSIZ TÜRKİYE'NİN EN TEMEL GÜCÜDÜR" Programda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tarımın bir ülkenin ekonomik gücünün ve bağımsızlığının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Tarım bağımsız Türkiye'nin en temel gücüdür. Tarımı güçlü olmayan bir ülkenin ekonomisinin de güçlü olması kolay değildir" diyen Kurt, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çekti. Bir kamyon buğday satılarak ancak bir cep telefonu alınabildiğini hatırlatan Kurt, bu durumun tarım ürünleri ile sanayi ürünleri arasındaki fiyat dengesizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, üreticinin emeğinin gerçek değerini bulamadığını gösteriyor" dedi. Türk tarımının uzun yıllardır yeterince desteklenmediğini ifade eden Kurt, bunun hem üretimde hem de ülke ekonomisinde önemli kayıplara yol açtığını söyledi. Yerel yönetimler olarak üreticinin yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Kurt, "Üretimi desteklemeyen, üreticiyi teşvik etmeyen hiçbir anlayış köylünün refahını sağlayamaz. Belediye olarak kırsal mahallelerdeki imkânlarımızı üreticimizin yararına kullanıyor, yeni üretim modellerini deniyor ve başarılı sonuçları çiftçilerimizle paylaşarak onların önünü açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Kurt, Tarla Günü kapsamında gerçekleştirilen deneme çalışmalarının üreticilere yol göstereceğine inandığını belirterek projede emeği geçen belediye çalışanlarına, akademisyenlere ve paydaş kurumlara teşekkür etti. 15 FARKLI ÇEŞİT ÜRETİCİYLE BULUŞTU Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, NBC Tarım A.Ş. ve Odunpazarı Ziraat Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kurulan deneme parsellerinde 9 buğday, 3 arpa, 2 ata buğdayı ve 1 tritikale çeşidi tanıtıldı. Üreticiler, çeşitlerin gelişim durumlarını doğal tarla koşullarında inceleme fırsatı bulurken, ziraat mühendislerinden verim, dayanıklılık ve iklim uyumu konusunda uygulamalı bilgi aldı. BAŞKAN KURT'A TEŞEKKÜR Programda konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Ziraat Mühendisleri Odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını belirtti. Polat, üreticiyi bilimsel çalışmalarla buluşturan bu projeyi hayata geçiren Odunpazarı Belediyesi'ne ve Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu da Tarla Günü'nün üreticilerin yeni çeşitleri yerinde görerek değerlendirmesi açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade ederken, çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ise yerel yönetimlerin tarıma yönelik ortak çalışmalarının kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyleyerek, üreticiyi destekleyen projeleri nedeniyle Odunpazarı Belediyesi'ni ve Başkan Kazım Kurt'u kutladı. Tarla Gününde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, protokolde bulunan isimler ve üreticiler deneme alanlarını gezerek farklı tohum çeşitlerini yerinde inceledi, uzmanlardan birebir bilgi aldı. Bilimsel verilerle desteklenen uygulamalı eğitimlerin, bölge tarımında verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Bakan Yumaklı Hasat Sezonunu Kırıkkale'de Başlattı: "Bu Yıl Rekor Üretim Bekliyoruz" Haber

Bakan Yumaklı Hasat Sezonunu Kırıkkale'de Başlattı: "Bu Yıl Rekor Üretim Bekliyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesinde katıldığı arpa hasadı programında 2026 yılı hasat dönemi için müjdeli verileri paylaştı. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl 140 milyon ton bitkisel üretimle tüm zamanların rekorunu kırmayı hedeflediğini belirtti. ​Hasat döneminin bereketli geçmesi temennisinde bulunan Bakan Yumaklı, son 66 yılın en iyi yağış oranlarına ulaşıldığını ve baraj doluluk oranlarının %81 seviyesine çıktığını vurguladı. ​"Buğday ve Arpada Büyük Artış" ​Üretim planlamasının stratejik iki ürünü olan buğday ve arpada beklentilerin üzerinde bir verim öngördüklerini ifade eden Yumaklı, şu verileri paylaştı: ​Buğday: Geçen yıla göre %27 artışla 22 milyon 750 bin ton. ​Arpa: %50 artışla 9 milyon ton. ​Toplam Bitkisel Üretim Hedefi: 140 milyon ton (Tüm zamanların rekoru). ​Bakan Yumaklı, Aydın'da 10 Mayıs'ta başlayan hasadın, Doğu Anadolu bölgesi hariç Türkiye'nin genelinde başarıyla devam ettiğini, buğdayda %19, arpada ise %17 seviyesinde bir hasat gerçekleştirildiğini belirtti. ​TMO’dan Rekor Alım: "21 Günde 1 Milyon Ton" ​Üreticinin emeğinin korunması adına Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasa regülasyonunda aktif rol oynadığını söyleyen Bakan Yumaklı, ödemeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu: ​"TMO, 650 noktada üreticilerimizin yanında. Şu ana kadar 2 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdik, bunun 1 milyon tonu sadece son 21 günde alındı. Ödemeleri 21'inci günden itibaren hesaplara yatırıyoruz ve şu ana kadar üreticilerimize 2 milyar TL'lik ödeme yapıldı." ​Üreticiye "TARSİM" ve "Gelir Koruma Sigortası" Çağrısı ​İklim değişikliği ve ani hava olaylarına karşı üreticileri uyaran Bakan Yumaklı, devlet destekli sigortaların önemine dikkat çekti: ​TARSİM: Devlet, poliçe bedelinin %70'ine kadar destek sağlıyor. ​Gelir Koruma Sigortası: Verim kaybı veya fiyat düşüşlerine karşı koruma sağlayan bu yeni sistemin %60'ı devlet tarafından karşılanıyor. ​Kırıkkale'de Mera Islahı Projesi ​Kırıkkale'de 3 bin dönümlük alanda modern mera ıslah yöntemlerinin uygulandığını açıklayan Yumaklı, 10 farklı arpa çeşidiyle yapılan denemelerin, yöreye en uygun ve verimli türlerin belirlenmesini amaçladığını söyledi. Proje kapsamında ayrıca protein değeri yüksek olan "tuz çalısı" gibi bitkilerle hayvancılık sektörüne kaliteli kaba yem desteği sağlanması hedefleniyor.

Eskişehir Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği Haber

Eskişehir Büyükşehir'den Üreticiye Balya Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik yem bitkisi balyası desteğini sürdürdü. Sarıcakaya’da düzenlenen Balya Dağıtım Töreni’nde, Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde faaliyet gösteren 79 üreticiye toplam 2 bin 850 adet yem bitkisi balyası desteği ulaştırıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, belediye yöneticileri, muhtarlar, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılış konuşmasında, Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmaya yönelik desteklerinin artarak devam ettiği vurgulandı. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yem maliyetlerini azaltmak ve üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında belediyeye ait Sarıcakaya ilçesi Laçin Mahallesi'ndeki 80 dekarlık alanda kuru tarım modeliyle yetiştirilen Macar fiği ve buğday karışımı yem bitkilerinden toplam 3 bin 350 balya elde edildiği ifade edildi. Üretilen balyaların 500 adedinin, Mihalıççık Belediyesi ile imzalanan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği İş Birliği Protokolü kapsamında Mihalıççık Belediyesine teslim edildiği belirtilirken, kalan 2 bin 850 balyanın ise destek başvurusunda bulunan Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerindeki 18’i kadın, 79 üreticiye dağıtıldığı kaydedildi. Destek kapsamında her üreticiye 35'er balya teslim edildi. ÜRETİCİLERDEN BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Törende ilk olarak Sarıcakayalı üretici Ayşenur Toygar söz aldı. Toygar, verilen desteğin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Büyükşehir Belediyemizin kırsal kalkınma yatırımları kapsamında çiftçilerimize yönelik başvurduğumuz balya desteği projesi, bizleri son derece memnun etti. Üreticinin her zaman yanında olan, tarıma ve kırsala nefes aldıran Büyükşehir Belediyemize ve Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce'ye içten teşekkürlerimizi iletiyoruz." Ardından konuşan Mihalgazili üretici Sabri Ay da destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Mihalgazi'den yaptığımız balya desteği başvurumuz olumlu sonuçlandı ve çok şükür desteklerimizi teslim alma aşamasına geldik. Tarıma, toprağa ve üreticiye sundukları bu değerli katkılardan dolayı Büyükşehir Belediyemize, Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm ekibe yürekten teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun." "SİZ ÜRETTİKÇE BİZLER GÜÇLÜ OLACAĞIZ" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin şehir dışı programı nedeniyle katılamadığı törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Ünal, Başkan Ünlüce'nin selamlarını üreticilere iletti. Kendisinin de tarımın içinden gelen biri olduğunu belirten Ünal, günümüzde tarım ve hayvancılığın ancak bilimsel ve verimli yöntemlerle sürdürülebileceğini ifade etti. Türkiye'nin tarım açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Ünal, üretimin önemine dikkat çekerek, "Bizim odaklanmamız gereken tek bir gerçek var; üretim. Bizler ürettikçe güçlüyüz." dedi. Hayvancılığın birçok bölgede gerileme yaşadığına işaret eden Ünal, Sarıcakaya ve Mihalgazi'nde üretimin devam etmesinin umut verici olduğunu belirterek, "Sizler, Sarıcakaya ve Mihalgazi halkı olarak bu anlamda çok şanslısınız. Köylerinizde hayvancılığın hâlâ aktif olarak sürdüğünü bilmek bizlere umut veriyor. Sizler üretmeye devam etmelisiniz; çünkü siz ürettikçe bizler güçlü olacağız." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından balyalar hak sahibi üreticilere teslim edilirken, Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmaya yönelik desteklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında Haber

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında

Muharrem ayının bu yıl 16 Haziran Salı günü başlamasıyla birlikte, paylaşmanın, bereketin, birlik ve dayanışmanın en özel simgelerinden biri olan aşure geleneği yeniden sofralara taşınacak. 25 Haziran Perşembe gününe denk gelen Aşure Günü vesilesiyle Reis Gıda, “Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında” söylemiyle hem geleneksel aşurenin köklü lezzetini hem de yeni nesil fit aşureyi sofralarla buluşturuyor. Aşure, Anadolu mutfağının en köklü lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra, farklılıkların aynı kazanda uyumla buluşmasının da güçlü bir sembolüdür. Buğdayın bereketi, nohudun doyuruculuğu, fasulyenin geleneksel lezzeti, pirincin kıvam veren dokusu; kuru meyveler ve kuruyemişlerle birleşerek her kaşıkta paylaşmanın anlamını yaşatır. Reis Gıda, 1981 yılından bu yana sofralara taşıdığı pirinç, bulgur, bakliyat ve tahıl ürünleriyle geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunuyor. Aşure gibi doğru ürün seçimi, özenli hazırlık ve sabır isteyen tariflerde; buğdaydan nohuda, kuru fasulyeden pirince kadar kullanılan her malzeme lezzetin ve kıvamın tamamlayıcısı oluyor. Geleneksel aşurenin lezzeti doğru malzemeden gelir Geleneksel aşure; buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kayısı, incir, fındık, ceviz, nar ve tarçın gibi malzemelerin bir araya gelmesiyle hazırlanır. Aşurenin lezzetini ve kıvamını belirleyen en önemli unsurlardan biri, buğdayın yeterince haşlanması ve bakliyatların doğru şekilde pişirilmesidir. Reis buğday, nohut, kuru fasulye ve pirinç gibi temel ürünler, aşurenin hem geleneksel lezzetini hem de kıvamını destekleyen ana malzemeler arasında yer alır. Büyük tencerelerde pişirilip kaselere bölünen aşure; komşularla, dostlarla ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşılarak evlerden sokaklara, sofralardan gönüllere uzanan bir iyilik geleneğini temsil eder. Chia ile glutensiz fit aşure Son yıllarda geleneksel tarifler, farklı beslenme tercihlerine uygun alternatiflerle yeniden yorumlanıyor. Bu anlayışın öne çıkan örneklerinden biri olan chia tohumlu glutensiz fit aşure; daha hafif, pratik ve modern bir seçenek sunuyor. Chia ile yapılan fit aşurede chia tohumu genellikle süt veya bitkisel sütle bekletilerek jel kıvamı alıyor. Bu karışıma nohut, fasulye, hurma, kuru kayısı, kuru üzüm, tarçın, fındık, badem ve ceviz gibi malzemeler eklenebiliyor. Böylece geleneksel aşurenin bereketli ve çok malzemeli yapısı korunurken, daha hafif ve yeni nesil bir sunum elde ediliyor. Aşure; geçmişten bugüne yalnızca gelen bir tatlı olmakla birlikte paylaşma kültürünü yaşatan güçlü bir gelenek olarak sofralarda yerini alıyor. Reis Gıda, 25 Haziran Aşure Günü’nde tüm sofralara bereket, tüm kalplere birlik ve paylaşma duygusu diliyor.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor! Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Ankara’da düzenlenen tahıl konferansında lisanslı depoculuk, ELÜS piyasasının gelişimi ve tarım sektörüne çağ atlatacak yeni borsa projeleri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Kırali, tarım ticaretini daha şeffaf ve güvenli bir yapıya kavuşturacak olan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası ve Uluslararası Ürün Piyasası’nın 2026 yılında devreye alınacağını müjdeledi. Peki, TÜRİB vadeli işlem sözleşmeleri neleri kapsayacak? Lisanslı depo kapasitesinde son durum ne? İşte tarım piyasalarına yön verecek dev hamlenin tüm detayları... TÜRİB İşlem Hacmi 423 Milyar TL’ye Ulaştı TÜRİB ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasası’nın faaliyete geçtiği 26 Temmuz 2019 tarihinden bu yana tarım ticaretinin kalbi konumunda olduğunu belirten Ali Kırali, borsanın güncel verilerini paylaştı. Borsada bugüne kadar yaklaşık 423 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını ifade eden Kırali, bu süreçte tam 61 milyon ton ürünün el değiştirdiğini açıkladı. Lisanslı Depo Kapasitesi 14,3 Milyon Tonu Aşarak Rekor Kırdı Piyasa derinliğinin en büyük göstergesi olan lisanslı depoculuk tarafında da dev bir büyüme kaydedildi. TÜRİB’in kurulduğu 2019 yılında 4 milyon ton olan saklama kapasitesi, bugün itibarıyla 264 lisanslı depo işletmesi ve 359 lokasyonda 14,3 milyon ton faal kapasiteye ulaştı. Kapasitenin yıl sonuna kadar 15 milyon tonu aşmasını beklediklerini söyleyen Kırali, Türkiye'nin son 5 yıllık hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 40'ının lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesinin ELÜS piyasası için çok güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurguladı. 2026’nın İkinci Yarısında Büyük Eşik: Vadeli İşlem Piyasası Geliyor Tarım sektöründe fiyat riskini yönetmek ve ileri tarihli fiyat oluşumunu desteklemek amacıyla tasarlanan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için geri sayım başladı. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bu yeni katman sayesinde üretici, tüccar, sanayici ve yatırımcı gelecekteki fiyat risklerini önceden görebilecek ve yönetebilecek. Vadeli İşlem Piyasası'nın Öne Çıkan Özellikleri: İlk Aşamadaki Ürünler: İlk etapta dayanak varlık olarak ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile bu ürünlere ilişkin TÜRİB fiyat endeksleri işleme açılacak. İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat gerçekleştirilecek; TÜRİB endekslerine dayalı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma sistemi uygulanacak. Güvenli Altyapı: Vadeli işlem sözleşmeleri; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ürünü alma veya satma yükümlülüğü getirecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise vade sonunda gerçekleşecek. Küresel Ticaret İçin Tarihi Adım: Uluslararası Ürün Piyasası TÜRİB'in önümüzdeki dönemde hayata geçireceği bir diğer vizyon proje ise Uluslararası Ürün Piyasası olacak. Bu proje ile gümrüklü antrepolarda bulunan, depolanmaya uygun ve standardize edilebilir tarım ürünlerinin TÜRİB işlem sistemi üzerinden doğrudan alınıp satılması sağlanacak. Piyasada işlem görecek tüm ürünler; menşei, antrepo bilgisi, kalite özellikleri ve analiz belgeleriyle birlikte şeffaf bir şekilde tanımlanacak. Alım-satım işlemleri, belirli teslim süreleri ve güvenli ödeme-takas mekanizmalarıyla yürütülecek. Bu hamle, Türkiye’nin tarım ürünleri ticaretindeki uluslararası erişim gücünü zirveye taşıyacak. Dijital Dönüşüm ve LİDBİS ile Tam Güvenlik TÜRİB’in gelişim stratejisinin teknolojik dönüşüm ve güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Genel Müdür Ali Kırali, 13 Ocak 2025'te TÜRİS işlem platformuyla geçilen aracılı yapının (ÜPAK entegrasyonu) piyasanın sahadaki erişim kapasitesini artırdığını belirtti. Güven altyapısını pekiştirmek amacıyla Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş.'nin kurulduğunu ifade eden Kırali, TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi sayesinde depolardaki fiziksel ürünler ile elektronik kayıtların ve analiz süreçlerinin çok daha güçlü bir şekilde anlık olarak izleneceğini müjdeledi.

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Haber

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yerli tohumda 17 türde 39 yeni çeşidin daha tescil aldığını belirterek, "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı.

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak Haber

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladığını belirterek, TMO tarafından ton başına makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO’nun alım yapacağını belirten Başkan Tefenlili, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. TMO, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla kıyasla geciktiği ancak belirli bölgelerde halihazırda başladığı ifade edildi. Hasadını gerçekleştiren üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''TMO tarafından 21 Mayıs'tan itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlenmiştir.'' TMO HUBUBAT ALIM FİYATLARI- (2. Gruplar için ton başına) HUBUBAT 2025 2026 Makarnalık Buğday 13.500 TL 16.500 TL Ekmeklik Buğday 13.500 TL 16.500 TL Arpa 11.000 TL 12.750 TL Üreticilere Ton Başına 3 Bin 14 Lira Destek Sağlanacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere verilecek desteklemelere ilişkin detayların da yer aldığı açıklamada; temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Bu tutarın, ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam 3 bin 14 lira destek ödemesine tekabül edeceği kaydedildi. Üreticinin Eline Geçecek Tutar Belli Oldu Desteklerle birlikte üreticilerin eline geçecek net rakamlara ilişkin açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: ''Böylece desteklerle birlikte üreticilerin eline ton başına ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 lira, arpa için ise 15 bin 764 lira geçecektir. Ödemeler ürün teslimatına müteakip 45 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır.'' Hububat Satışları 1 Ekim'de Başlıyor TMO’nun hububat alımlarının yanı sıra iç piyasa satış takvimine ve fiyat politikasına da açıklık getirildi. Kurumun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağının altı çizilerek, satış fiyatları şu şekilde ilan edildi:" Ton başına 2. grup makarnalık buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup ekmeklik buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için 14 bin lira olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." ifadeleri kullanıldı. “Yeni Sezonun Tüm Üreticilerimize Bereketli Olmasını Diliyorum” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, yeni hasat döneminin şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı ve bereketli olmasını temenni ederek, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarlalarda yeniden emek ve umudun filizlenmeye başladığını ifade eden Başkan Tefenlili, “Toprağa emek veren, alın teriyle üreten tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyorum. Umuyorum ki bu sezon hem verimlilik hem de kazanç açısından üreticimizin yüzünü güldüren bir yıl olur. Hasat dönemi boyunca tüm çiftçilerimize kolaylıklar ve hayırlı işler temenni ediyorum. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO alım yapacak olup üreticilerimiz için TMO randevularının açıldığı bilgisi edinilmiştir” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.