Hava Durumu

#Buğday

Kırsal Haber - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO Kasım Ayında Piyasaya 5,5 Milyon Ton Hububat Arz Edecek Haber

TMO Kasım Ayında Piyasaya 5,5 Milyon Ton Hububat Arz Edecek

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), hububat piyasalarında arz güvenliğini sağlamak ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla Kasım ayında 5,5 milyon ton ürünün piyasaya arz edileceğini duyurdu. Satışların hasat başında açıklanan fiyatlar üzerinden devam edeceği ve herhangi bir fiyat artışı yapılmadığı bildirildi. ​Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, hububat piyasalarında arz güvenliğinin sağlanması, sektörlerin hammadde ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması ve gıda fiyatlarında istikrarın desteklenmesi amacıyla satış faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. ​1,5 Milyon Ton Hububat Satışı Gerçekleştirildi ​Satışlara başlanılan 1 Eylül'den bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyon ton hububat satışı yapılarak ülke genelindeki ilgili sektörlerin hammadde ihtiyacı karşılandı. TMO, Kasım ayında da toplam 5,5 milyon ton ürünü piyasaya sunacak. Yapılan açıklamada, satışların hasat başında açıklanan fiyatlar üzerinden devam edeceği ve herhangi bir fiyat artışına gidilmediği vurgulandı. ​Satış Kapsamı ve Detaylar ​Bu kapsamda yürütülecek çalışmalar şu şekilde sıralandı: ​Lisanslı depolarda bulunan stoklar, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) olarak TÜRİB üzerinden kişi ve kuruluş ayrımı gözetilmeksizin serbest satışa sunulmaya devam edecektir. ​TMO depolarında bulunan stokların ise doğrudan kullanıcısına (un, makarna, bulgur, bisküvi, irmik, yem, besici-yetiştirici ve kanatlı sektörleri) yönelik serbest satışları sürdürülecektir. ​Yem hammaddesi arzını artırmak amacıyla besici-yetiştirici ve yem fabrikalarına yönelik devam eden arpa satışlarına ilave olarak, düşük vasıflı buğdaylar (yemlik) da ilgili sektörlerin yanı sıra yem sanayine satışa sunulmuştur. ​Lojistik Güçlüklere Karşı Yeni Kolaylık ​Yakın coğrafyada devam eden savaşın Karadeniz üzerinden ürün tedarikinde yol açtığı lojistik güçlükler göz önünde bulundurularak önemli bir adım atıldı. Hammadde tedarikinin kolaylaştırılması, sektör maliyetlerinin desteklenmesi ve gıda enflasyonuyla mücadeleye katkı sağlanması amacıyla; ilgili sektörlere yönelik 1 milyon ton düşük vasıflı buğday (yemlik), vade farksız 90 gün vadeli ve/veya kredi kartına üç taksitle ödeme imkânıyla satışa açıldı. ​TMO, piyasa gelişmeleri ile sektör ihtiyaçlarını yakından takip etmeye devam ederek arz güvenliği ve fiyat istikrarını destekleyici tedbirleri kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi.

TÜİK 2026 Yılı İkinci Dönem Üretim Tahminlerini Açıkladı Haber

TÜİK 2026 Yılı İkinci Dönem Üretim Tahminlerini Açıkladı

TÜİK’in 2026 yılı ikinci bitkisel üretim tahminine göre tahıl üretiminin yüzde 30,9 artarak yaklaşık 44,8 milyon tona, meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretiminin yüzde 60,8 artarak yaklaşık 31,5 milyon tona ulaşması bekleniyor. Sebze üretiminin ise geçen yıla göre azalarak 33 milyon ton olacağı öngörülüyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2026 yılı Bitkisel Üretim 2. Tahmini sonuçları, ürün gruplarına göre üretim beklentilerini ortaya koydu. Buğday, arpa, ayçiçeği ve birçok meyvede artış öngörülürken; mısır, patates, soya ve bazı sebzelerde azalış tahmin edildi. Buğdayda 24,8 milyon ton, arpada 10 milyon ton beklentisi Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2026 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30,9 artarak yaklaşık 44,8 milyon ton olacağı tahmin edildi. Buğday üretiminin yüzde 37,9 artarak yaklaşık 24,8 milyon tona, arpa üretiminin yüzde 66,7 artarak 10 milyon tona ulaşması bekleniyor. Çavdar üretiminin yüzde 21,5 artışla 247 bin ton, yulaf üretiminin ise yüzde 3,9 artışla 298,7 bin ton olacağı öngörüldü. Mısır üretiminin ise bir önceki yıla göre yüzde 4,7 azalarak 8,1 milyon tona gerileyeceği tahmin edildi. Baklagillerde üretim tahminleri belli oldu Kuru baklagiller grubunda nohut üretiminin 525 bin ton, kuru fasulye üretiminin 204,3 bin ton ve kırmızı mercimek üretiminin 368,6 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre yüzde 3,1 azalarak 6,2 milyon ton üretileceği öngörüldü. Ayçiçeği ve şeker pancarında artış öngörüldü Yağlı tohumlardan ayçiçeği üretiminin yüzde 21,8 artarak 2,4 milyon tona ulaşması beklenirken, soya üretiminin yüzde 14,3 azalarak 127,6 bin tona gerileyeceği tahmin edildi. Şeker pancarı üretiminin ise yüzde 5,8 artarak 22 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü. Sebze üretiminde azalış beklentisi Sebze ürünleri üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre azalacağı ve 33 milyon ton olacağı tahmin edildi. Ürün bazında hıyarda yüzde 10,2, havuçta yüzde 7,5, beyaz lahanada yüzde 9,1 ve karnabaharda yüzde 13,7 üretim artışı bekleniyor. Buna karşılık kuru soğanda yüzde 30,8, sakız kabakta yüzde 5,2, kıvırcık marulda yüzde 13,0 ve taze soğanda yüzde 12,6 üretim azalışı öngörüldü. Meyve grubunda yüzde 60,8 artış tahmini Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2026 yılında bir önceki yıla göre yüzde 60,8 artarak yaklaşık 31,5 milyon ton olacağı tahmin edildi. Meyveler grubunda elmada yüzde 97,4, şeftalide yüzde 109,2, nektarinde yüzde 114,9, kirazda yüzde 289,7 ve üzümde yüzde 60,5 üretim artışı öngörüldü. Turunçgiller ve sert kabuklu meyvelerde artış bekleniyor Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 36,0, portakalda yüzde 76,4 ve limonda yüzde 65,0 üretim artışı tahmin edildi. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 62,6, cevizde yüzde 86,8 ve Antep fıstığında yüzde 42,6 artış beklentisi açıklandı. Muz üretiminin geçen yıla göre yüzde 2,4 azalacağı, zeytin üretiminin ise yüzde 75,5 artacağı öngörüldü.

1 Ton 600 Kilogram Un, İhtiyaç Sahibi Ailelere Ulaştırılacak Haber

1 Ton 600 Kilogram Un, İhtiyaç Sahibi Ailelere Ulaştırılacak

Odunpazarı Belediyesi, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi yurttaşlarla dayanışmayı sürdürüyor. Belediyenin sosyal yardım modeli olan Halk Market aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere, Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından 1 ton 600 kilogram un bağışlandı. Kalkanlı Çiftçi Eğitim ve Yeni Çeşit Deneme Merkezi’nde yürütülen tarımsal çalışmalar sonucunda elde edilen unlar, 25’er kilogramlık 63 çuval halinde teslim edildi. Odunpazarı Belediyesi, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi yurttaşlarla dayanışmayı sürdürüyor. Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından Kalkanlı Çiftçi Eğitim ve Yeni Çeşit Deneme Merkezi’nde elde edilen unlar, ihtiyaç sahibi yurttaşlara ulaştırılmak üzere belediyenin sosyal yardım modeli Halk Market’e bağışlandı. TARIMSAL ÜRETİM DAYANIŞMAYA DÖNÜŞTÜ Kalkanlı Çiftçi Eğitim ve Yeni Çeşit Deneme Merkezi’nde denemeleri yapılan 17 çeşit buğday ve arpa, karışık biçimde hasat edildi. Hasat edilen ürünlerden elde edilen unlar, 25’er kilogramlık çuvallara konuldu. Toplam 63 çuvaldan oluşan 1 ton 600 kilogram un, ihtiyaç sahibi yurttaşlara dağıtılmak üzere Halk Market’e ve Tarım İşleri Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi. Belediyenin tarımsal çalışmalarından elde edilen ürünlerin ihtiyaç sahibi yurttaşlara destek amacıyla değerlendirilmesi, üretimin toplumsal faydaya dönüştürülmesine örnek oldu. Unlar, Halk Market aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılarak sofralara katkı sağlayacak. HALKÇI VE SOSYAL BELEDİYECİLİKLE DAYANIŞMA Odunpazarı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ihtiyaç sahibi yurttaşların temel gereksinimlerine destek olmayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu anlayışla yürütülen çalışmalar kapsamında belediyenin imkânları, yurttaşların ihtiyaçları doğrultusunda değerlendiriliyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından bağışlanan 1 ton 600 kilogram un da üretimden dayanışmaya uzanan bu yaklaşımın bir parçası olarak ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Odunpazarı Belediyesi, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla paylaşmayı, dayanışmayı ve kamusal kaynakların toplum yararına kullanılmasını esas alan çalışmalarına devam ediyor.

Edirne Belediyesi Kadın Üreticileri Bir Araya Getirdi Haber

Edirne Belediyesi Kadın Üreticileri Bir Araya Getirdi

Edirne Belediyesi’nin Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte kadın üreticiler bir araya geldi. Kadın Ritim Grubu’nun konseriyle başlayan programda, tarımda kadın emeği, teknolojinin üretime katkısı ve belediyenin üreticilere yönelik destekleri ele alındı. Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın da deneyimlerini kadın çiftçilerle paylaştı. Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, il genel meclisi üyeleri, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, üreten kadınlar ve vatandaşların katıldığı program, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Programda Edirne Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem açılış konuşmasını gerçekleştirdi. “ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDA OLMAYI KALICI BİR ÇALIŞMA ALANI HALİNE GETİRDİK” Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, kadın çiftçilerin tarımın her aşamasında büyük emek verdiğini belirtti. Tarladan bahçeye, hayvancılıktan aile işletmelerine kadar kadınların üretimde üstlendiği sorumluluğun önemine dikkat çekti. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin de kadınların üretimdeki rolünün görünür kılınması açısından önemli olduğunu ifade etti. Edirne Belediyesi’nin üreticilere yönelik çalışmalarına da değinen Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla tohum desteği sağlandığını, yerli tohumların korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla 10 bin sebze fidesinin hemşehrilerle buluşturulduğunu aktardı. Belediyeye ait tarım arazilerinin üretime kazandırıldığını da belirterek bu alanlarda ayçiçeği, arpa ve buğday yetiştirildiğini; üretilen ayçiçeğinin yağa dönüştürülerek ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere değerlendirildiğini kaydetti. Sözlerinin sonunda ise tarımda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki deneyimlerini paylaşmak üzere programa katılan Tülin Akın’ın sunumunun da kadın çiftçiler açısından değerli bir fırsat olduğunu belirterek tüm kadın çiftçilerin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutladı. EDİRNE BELEDİYESİ’NİN TARIMSAL ÇALIŞMALARI ANLATILDI Açılış konuşmasının ardından Edirne Belediyesi’nin tarımsal faaliyetlerini ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kuruluşundan bu yana hayata geçirilen destekleri anlatan video gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde, üreticilere yönelik destekler ve belediyenin tarımsal üretime katkı sunan çalışmaları katılımcılarla paylaşıldı. TÜRKİYE’NİN İLK AKILLI KÖYÜNÜ KURAN TÜLİN AKIN DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI Programın devamında, Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın sunumunu gerçekleştirdi. Tarımda teknoloji ve dijitalleşme üzerine deneyimlerini paylaşan Akın; kendi çalışma yolculuğunda karşılaştığı zorlukları, Türkiye’de ve dünyada tarımın geldiği noktayı, üretimin önemini ve kendisini motive eden unsurları anlattı. Kadın çiftçilerle bir araya gelen Akın, tarımda yeni teknolojilerin ve yenilikçi üretim yöntemlerinin sunduğu imkânlara dikkat çekti. Sunum, katılımcıların tarımın geleceğine ilişkin farklı deneyim ve yaklaşımları değerlendirmesine olanak sağladı. Soru-cevap bölümünde katılımcılar, tarımda yeni teknolojilerin kullanımı, sürdürülebilir üretim yöntemleri ve kadın çiftçilerin sektördeki rolüne ilişkin merak ettikleri konuları dile getirme fırsatı buldu. Karşılıklı fikir alışverişiyle zenginleşen etkinlik, kadın çiftçilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına ve tarımın geleceğine yönelik yenilikçi yaklaşımlar üzerine değerlendirmelerde bulunmalarına katkı sağladı. KADIN ÜRETİCİLERE HEDİYE TAKDİMİ Etkinliğin sonunda Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan adına Tülin Akın’a hediye takdiminde bulundu. Kadın çiftçilere ise ıspanak, dereotu, roka ve maydonoz tohumununda bulunduğu hediyeler takdim edildi. Katılımcılara lokma ikramının da yapıldığı program, kadın üreticilerin bir araya geldiği güzel bir buluşma olarak tamamlandı.

CHP'li Gürer: "Çeltik ve Şeker Pancarı Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Çeltik ve Şeker Pancarı Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çeltik, şeker pancarı, fındık, üzüm, incir, limon, elma ve diğer tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerinin altında kaldığını belirterek tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve işçilik maliyetlerinin arttığını, buna karşın birçok üründe alım fiyatlarının enflasyonun gerisinde kaldığını ifade eden Gürer, çiftçinin borcunu ödeyebilmek için ürününü düşük fiyattan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. Çiftçilerin toplam kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını belirten Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini vurguladı. TÜRKİYE’DE ÜRETİCİLER NEREDEYSE HER İLDE TEPKİ GÖSTERİYOR Tarım ürünlerinin alım fiyatlarında yaşanan sorunların ülke genelinde üreticileri etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çeltik ve şeker pancarı ile ilgili yapılan açıklamalarda da üreticilerimizin beklentilerinin altında, enflasyonun altında artışlar sağlandı. Tabii ki bunların çiftçi ve üretici üzerinde önemli ölçüde olumsuz yansıması oldu. Bir yerde Türkiye’de üretim yapan çiftçiler neredeyse her ilde ürettikleri ürünlerle ayaklanmış durumdalar” dedi. Fındık, üzüm, incir, narenciye, çay, zeytin, domates, buğday, karpuz, şeker pancarı, çeltik ve elma üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Gürer, pek çok üründe fiyatların geçen yılın seviyesinin dahi gerisine düştüğünü belirtti. Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında gelir kaybına uğradığını ifade ederek, alım fiyatlarının belirlenmesinde çiftçinin emeğinin ve üretim giderlerinin esas alınması gerektiğini söyledi. ÇELTİKTE YÜZDE 12’LİK ARTIŞ MALİYETLERİN GERİSİNDE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çeltik üreticisinin açıklanan alım fiyatları karşısında beklentilerinin karşılanmadığını belirterek, “Çiftçilerin umutları, geçen yıla göre bu yıl daha iyi bir üretim olduğu için ürününü girdi maliyeti artı makul bir kârla satarım, borcumu öderim noktasındaydı. Çeltikle ilgili gruplar için 45 lira, Osmancık grubu için 38 lira, diğer çeşitler için de 32 liralık bir fiyat açıklandı” dedi. Temel tarımsal girdilerdeki artışları hatırlatan Ömer Fethi Gürer, “Mazotta yüzde 90’a, azotlu gübrede yüzde 45’e, tarımsal elektrikte yüzde 27’ye erişen artışların yaşandığı bir süreçte çeltik için verilen yüzde 12’lik bir artış oldu” dedi. Türkiye’nin çeltik ve pirinç ithal eden bir ülke olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye çeltik ve pirinci ithal eden bir ülke. Bu bağlamda yurt dışına bağımlılığımızın azalması için çeltik üreten üreticinin desteklenmesi gerekirdi. Ama bir yıl öncesine göre verilen bu yüzde 12’lik artış, üretici için önemli ölçüde düşündürme noktası oldu” diye konuştu. ŞEKER PANCARI FİYATI 4 BİN 500 LİRANIN ÜZERİNE ÇIKARILMALI Şeker pancarı alım fiyatındaki artışın da üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında şeker pancarına ton başına 2 bin 375 lira fiyat verilmişti. 2025 yılında 3 bin 100 liralık bir fiyat açıklandı. Burada oran yüzde 30 civarındaydı. 2025-2026 arasında yeni verilen fiyatta artış yüzde 20 olarak gerçekleşti. 3 bin 750 liralık bir fiyat verildi. Bunu şeker pancarı çiftçisi kabullenemiyor. Çünkü şu anda şeker pancarı için beklenti tonunun 4 bin 500 lira aralığında olmasıydı” dedi. Şeker fiyatındaki artışla pancar alım fiyatındaki artışın aynı düzeyde olmadığını belirten Gürer, “Şekere yüzde 24’lük bir artış sağlandı ama şeker pancarına bir yıllık artış yüzde 20’de kaldı” ifadelerini kullandı. Şeker pancarının stratejik bir tarım ürünü olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı ürettiğini ve bundan yaklaşık 2 milyon 800 bin ton şeker elde edildiğini söyledi. Stoklardaki şeker miktarının pancar alım fiyatına da yansıdığını belirten Gürer, üreticinin korunması gerektiğini dile getirdi. Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı sökümünün devam ettiğini, kampanyanın ise 20 Eylül’de başladığını hatırlatarak fiyatın yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Mutlaka revize edilmesi, şeker pancarı fiyatının 4 bin 500 liranın üzerine çıkarılması bekleniyor ve talep ediliyor” dedi. ŞEKER PANCARI ÜRETİCİSİ MALİYETİNİ KARŞILAYAMIYOR Şeker pancarı üretiminde tohum, sulama ve elektrik giderlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Gürer, “6 dekara 40 bin lira kaliteli bir ürün alabilmek için tohumun gittiği, sulama suyunun, elektrik fiyatlarının katlandığı bir süreçte üretici ürettiği üründen para kazanamadığı için dertleniyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticilerinin sayısındaki düşüşe de dikkat çekerek, “Şeker pancarı çiftçimiz 300 binlerin üzerindeyken 100 binlerin altına düşmüştü. Böyle giderse nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcılara yönelim artacak. İnsan sağlığı açısından eleştiri konusu olan tatlandırıcıların tüketimi daha da yükselecek. Şeker pancarı üreticisinin sayısı daha da düşecek” değerlendirmesinde bulundu. ÜZÜM, FINDIK VE İNCİRDE ÜRETİCİ GEÇEN YILIN FİYATINI ARIYOR Ömer Fethi Gürer, çeltik ve şeker pancarının yanı sıra ihracat açısından önemli ürünlerde de üreticilerin fiyat sorunu yaşadığını belirtti ve düşük alım fiyatlarının gelecek yılın üretimini de riske atabileceğini söyledi. Türkiye’nin fındık, üzüm, incir, narenciye ve zeytin gibi ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini hatırlatan Gürer, üreticinin yeterli gelir elde edememesinin üretim kararlarını etkileyeceğini ifade etti. Üzüm fiyatlarındaki gerilemeye dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Üzümde geçen yılki fiyat 120 lira civarındayken bu yıl 100 lira civarında bir fiyata geriledi. Bırakın artışı, daha düşük fiyatta alınıyor” dedi. Fındık üreticisinin beklentisinin karşılanmadığını kaydeden Gürer, “Fındık üreticisinin beklentisi 370 lira civarında bir fiyattı. 200 lira civarında, 250 lira civarında bir fiyatla alıma girildi. Fındık üreticisi de isyanda” ifadelerini kullandı. Gürer, girdi maliyetlerinin artmaya devam ettiği bir ortamda ürün fiyatlarının düşmesinin çiftçiyi üretimden uzaklaştırabileceğini vurguladı. LİMON ÜRETİCİDE 5 LİRA, MARKETTE 50 LİRA Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Gürer, limon fiyatlarını örnek göstererek tarımsal ürünlerin tarladan market rafına ulaşana kadar geçirdiği fiyat değişimini eleştirdi. Gürer, “Limon dalında 5 lira, şu anda marketlerde 50 lira civarında satılıyor. Yani ürünler üreticideyken para kazanılmıyor. Üretici mağdur durumda. İşçiliği, tarla kirası da artıyor. Ama üreticiden ürün çıktıktan sonra fiyatta artış başlıyor. Oradan da rafa daha yüksek fiyatla ürün gidiyor. Böyle olunca da üreten kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Arada aracılar ve ithalatçılar kazanıyor” diye konuştu. DÜŞÜK ALIM FİYATLARI İTHALATA KAPI ARALIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu tarafından belirlenen alım fiyatlarının yalnızca üreticinin bugünkü gelirini değil, gelecek yıllardaki üretim miktarını da etkilediğini belirterek, “Türkiye’nin bu yıl uyguladığı kamu alım fiyatları, yeni ithalatlara önümüzdeki yıllarda daha çok kapı aralayacağını gösteriyor. Onun için bu fiyatların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor” dedi. Nohut ve mercimekte yaşananlara da değinen Gürer, üreticinin borçlarını ödemek amacıyla ürününü elinden çıkarmak zorunda kaldığını, ürün tüccara geçtikten sonra fiyat artışlarının görülebildiğini ifade etti. “Üretici çiftçi elindeki ürünü satıp bir an önce borcunu ödemek istiyor. Orada fiyat artışları da beraberinde geldi. Şu anda buğdayda da benzer bir artış görülüyor” diyen Gürer, tarım politikalarının üreticinin hasat dönemindeki zorunlu satışlarını önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini kaydetti. “ÜRETİCİYE BİR YIL ÖNCEDEN HANGİ ÜRÜNÜ, HANGİ FİYATA ALACAĞINIZI SÖYLEMELİSİNİZ” Tarımda planlı üretimin önemini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, çiftçinin ekim yapmadan önce hangi ürünü yetiştireceğini, ne kadar verim elde edebileceğini ve ürününü hangi fiyattan satacağını bilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, “Esas olan, üreticinin ürettiği ürünün değer bulması. Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek, buradan ne kadar verim alınır, rekolte ne olur, bunun fiyatı ne olması gerekir; planlanarak belirlenirse ve üreticiye ‘Ben senin ürününü şu fiyata alacağım’ denirse o da tercihini ona göre belirler. Ürün oluyor, hasat dönemi geliyor. Gene açıklanmıyor alım fiyatı. Ardından açıklanan alım fiyatı girdi maliyetlerinin altında olunca çiftçi ne yapacağını şaşırıyor. Borcunu ödeyemiyor, icra kapıya dayanıyor. Farklı bölgelerde üreticiler traktörlerine binip tepkilerini gösteriyorlar” diye konuştu. MAZOT 55 LİRADAN 100 LİRAYA, TABAN GÜBRESİ 30 LİRADAN 50 LİRAYA ÇIKTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Geçtiğimiz yıl ekim yaptığı dönemde mazotun litresi 55 liraydı. Şimdi 100 liraya geldi. Taban gübresinin fiyatı 50 liraya geldi. Geçen yıl 30 lira civarındaydı. Fiyatlar girdi olarak durmuyor. Girdi fiyatlarının durmadığı yerde üretici enflasyon gerekçesiyle baskılanıyor. Ama bunun yansıması üretimden çekilmesi oluyor” diyen Gürer, tarımsal üretimin devamı için maliyet ve fiyat dengesinin gözetilmesi gerektiğini belirtti. ELMA VAR, FİYAT YOK; ÜRETİCİNİN GEÇEN YILKİ ZARARI DA ÜZERİNDE Elma üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Gürer, “Bu yıl ürün var, alım fiyatı yok. Girdi maliyeti artıyor. Çiftçiye, üreticiye gerekli alım fiyatı verilmiyor. Taban fiyatı uygulaması olmadığı için de bu kez tüccar devreye giriyor. Tüccar daha düşük fiyatla, peşin fiyatına ürün alıyor. Şimdi elma meyve suyu fabrikaları için 4,5 liradan toplanıyor. Bazı bölgelerde 3,5 liraya da satılıyor” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl zirai don nedeniyle elma üretiminde önemli kayıplar yaşandığını hatırlatarak, “Geçen yıl zirai don nedeniyle elmada önemli kaybımız vardı. Bu yıl elma var, fiyat yok. Fiyat olmayınca geçen yılın zararı da çiftçinin, üreticinin üzerinde olunca sıkıntılar daha da yoğunlaşıyor” diye konuştu. “ÇELTİK VE ŞEKER PANCARI FİYATLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ” Açıklanan fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere tarımsal ürünlerde alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Gürer, “Şeker pancarı ve çeltik başta olmak üzere tüm açıklanan fiyatlar yeniden değerlendirilerek enflasyonun altında bir alım uygulaması yapılmaması gerekiyor. Çiftçi için girdi maliyeti artı makul bir kârı sağlayamazsak çiftçi refahını sağlayamayız” dedi. Üreticinin refahının sağlanamaması durumunda tarımsal üretim deseninin değişeceğini, bazı ürünlerin ekiminden vazgeçilebileceğini belirten Gürer, bunun Türkiye’nin dışa bağımlılığını artırabileceği uyarısında bulundu. Gürer, “Çiftçi refahını sağlayamazsak üretim desenindeki değişmelerden dolayı dışa bağımlılığımız artar, sorunlar katlanır ve Türkiye gıda açısından riskli bir sürece yuvarlanır” ifadelerini kullandı. Çeltik fiyatının da gecikmeden yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin mevcut koşullar dikkate alınarak belirlenecek yeni fiyat üzerinden ürününü satabilmesinin önemini vurguladı.

Bu Makine Ürünü Ayrıştırıyor, Çiftçinin Yükünü Azaltıyor Haber

Bu Makine Ürünü Ayrıştırıyor, Çiftçinin Yükünü Azaltıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmek ve çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla hayata geçirdiği destekler üreticilerin yüzünü güldürüyor. Bu kapsamda çiftçilerin hizmetine sunulan 2,5 ton/saat kapasiteli seyyar selektör makinesi, köy köy dolaşarak buğday, arpa, yulaf, çavdar, mercimek ve fiğ gibi ürünlerin temizleme, sınıflandırma ve ilaçlama işlemlerini ücretsiz gerçekleştiriyor. TARIMA VERİLEN DESTEKLER BÜYÜYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma ve tarımsal üretimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını farklı alanlarda sürdürüyor. Gübre ve tohum desteklerinin yanı sıra modern sera, arıcılık ve çeşitli tarımsal üretim destekleriyle çiftçinin girdi maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlanıyor. Seyyar selektör makinesi de bu desteklerin üretimin doğrudan içinde yer alan yeni bir halkasını oluşturuyor. ÇİFTÇİNİN HEM MALİYETİNİ HEM ZAMANINI KORUYOR Daha önce çiftçilerin günlerce sıra bekleyerek ve ücret ödeyerek yaptırdığı selektör işlemi, mobil sistem sayesinde üreticinin ayağına geliyor. Büyükşehir tarafından Kandıra Belediyesi’ne tahsis edilen makineyle çiftçiler ürünlerini başka ilçelere veya özel işletmelere taşımak zorunda kalmadan işlemlerini kendi bölgelerinde gerçekleştirebiliyor. SEYYAR SELEKTÖR ÇİFTÇİNİN YÜKÜNÜ HAFİFLETİYOR Bu uygulama çiftçinin yalnızca hizmet bedelinden değil, aynı zamanda taşıma, yakıt ve iş gücü maliyetlerinden de tasarruf etmesini sağlıyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler açısından önemli bir maliyet kalemini ortadan kaldıran sistem, çiftçinin zamanını da üretime ayırmasına imkân veriyor. Hizmetten yararlanmak isteyen çiftçilerin Kandıra Belediyesi’ne müracaat ederek talepte bulunması gerekiyor. TOHUMLUK KALİTESİ ARTIYOR Modern selektör makinesi, ürün içerisindeki yabancı tohum ve maddeleri tanelerin aerodinamik ve boyut farklılıklarından yararlanarak ayrıştırıyor. Zayıf ve düşük kaliteli ürünlerin ayıklanmasıyla daha nitelikli tohumluk elde edilirken, tohumlar aynı sistem içerisinde ilaçlanarak hastalık ve zararlılara karşı korunuyor. Bu uygulama, çiftçinin kendi ürettiği kaliteli tohumu yeniden kullanabilmesine imkân sağlayarak dışa bağımlılığın azaltılmasına ve üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunuyor. Yerli ve ata tohumunun korunması, verimli tohumluk elde edilmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesiyle çiftçinin üretim gücü destekleniyor. ÇİFTÇİLER UYGULAMADAN MEMNUN Seyyar selektör hizmetinin doğrudan mahallelerine gelmesinin kendileri için büyük kolaylık olduğunu belirten çiftçiler, ücretsiz hizmet sayesinde yakıt ve hizmet giderlerinden tasarruf ettiklerini söyledi. Uygulamanın zaman kaybını da önlediğini ifade eden çiftçiler, desteklerinden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti.

Samsunlu Çiftçilere Tohum ve Gübre Dağıtımı Başladı! Haber

Samsunlu Çiftçilere Tohum ve Gübre Dağıtımı Başladı!

Samsun’da tarımsal üretimi artırmak ve üreticilerin girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla dev bir destek projesi hayata geçirildi. Vezirköprü, Havza ve Ladik ilçelerinde 1.757 üreticiye, 21 bin dekar alanda kullanılmak üzere %75 hibeli sertifikalı buğday ve kanola tohumu ile %100 hibeli gübre teslimatları başladı. ​Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen projede ilk teslimat Vezirköprü’de gerçekleştirildi. ​21 Bin Dekar Alanda Sürdürülebilir Tarım ​Bölgede ürün çeşitliliğini artırmak, münavebeli (nöbetleşe) üretimi yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir tarımsal potansiyeli güçlendirmek amacıyla başlatılan proje kapsamında toplamda: ​12.000 dekar alanda buğday, ​9.000 dekar alanda ise kanola üretimi yapılması planlanıyor. ​Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla projeye dahil edilen 477 ton 15-15-15 gübresi üreticilere tamamen (%100) ücretsiz olarak sunuluyor. ​İlçe İlçe Tohum ve Gübre Dağıtım Takvimi ​Samsun’un üç önemli tarım ilçesini kapsayan dağıtım takvimi ve sağlanan destek miktarları şu şekilde planlandı: ​1. Vezirköprü ​Projeye ait ilk dağıtım programı Vezirköprü’de düzenlendi. Program kapsamında 844 üreticiye: ​100 ton buğday tohumu, ​150 paket kanola tohumu, ​207 ton 15-15-15 gübresi teslim edildi. ​2. Havza ​Havza ilçesinde 510 üreticiye: ​100 ton buğday tohumu, ​150 paket kanola tohumu, ​95 ton 15-15-15 gübresi aktarılacak. ​3. Ladik ​Ladik ilçesinde ise 403 üreticiye: ​100 ton buğday tohumu, ​150 paket kanola tohumu, ​175 ton 15-15-15 gübresi teslim edilecek. ​TAKE Projesi İle Kanola Üretimi Yaygınlaşıyor ​Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKE) kapsamında da bölgede alternatif ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. ​Bu kapsamda, 10.000 TL bütçeli 1.000 paket kanola tohumu %50 hibe desteği ile üreticilere ulaştırılmaya başlandı. TAKE projesi desteğiyle bölgede ek bir 20.000 dekar alanda daha kanola ekiminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

TMO Ekim Ayında 5,5 Milyon Ton Buğdayı Piyasaya Sunacak Haber

TMO Ekim Ayında 5,5 Milyon Ton Buğdayı Piyasaya Sunacak

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), ekim ayından itibaren toplam 5,5 milyon ton ekmeklik ve makarnalık buğdayı piyasaya arz edecek. TMO, hasat döneminde belirlenen satış fiyatlarında herhangi bir artış yapılmayacağını açıkladı. 5,5 Milyon Ton Buğday Satışa Sunulacak Toprak Mahsulleri Ofisi, piyasa gelişmeleri ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda hububat satış usul ve esaslarını yeniden değerlendirdi. TMO tarafından yapılan açıklamaya göre, önceki yıllardan devreden stoklar ile 2026 yılında gerçekleştirilen alımlar sonucunda güçlü bir hububat stok seviyesine ulaşıldı. Bu kapsamda 5 Ekim'den itibaren toplam 5,5 milyon ton ekmeklik ve makarnalık buğday satışa sunulacak. TÜRİB Üzerinden Satışlar Devam Edecek Lisanslı depolarda bulunan TMO stoklarının TÜRİB üzerinden serbest satışına devam edilecek. TMO depolarında bulunan stoklar ise kullanıcısına serbest satışa açılacak. Böylece piyasadaki hububat arzının desteklenmesi ve sektörün ihtiyaç duyduğu ürünün erişilebilirliğinin sürdürülmesi amaçlanıyor. Buğday Satış Fiyatları Değişmedi TMO'nun açıklamasında satış fiyatlarına ilişkin de bilgi verildi. Hasat döneminde belirlenen ve ilan edilen satış fiyatlarında herhangi bir değişiklik veya artış yapılmadığı bildirildi. TMO Piyasayı Takip Etmeyi Sürdürecek TMO, önümüzdeki dönemde yurt içi ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra arz-talep dengesi ile sektörün ihtiyaçlarını yakından izlemeye devam edeceğini bildirdi. Buğday satışlarına ilişkin ayrıntılı bilgilere TMO'nun resmi internet sitesi ve kurum iş yerleri üzerinden ulaşılabilecek.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız” Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Taşkent/Özbekistan’da gerçekleştirilen IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 kapsamında 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “The Trade, Logistics and Regional Connectivity” başlıklı oturumda, TÜRİB’in mevcut piyasa yapısını, lisanslı depoculuk ekosisteminin ulaştığı büyüklüğü ve önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni piyasa projelerini anlattı. Kırali, lisanslı depoculuk, elektronik ürün senetleri, dijital işlem altyapısı TÜRİS, uluslararası ürün ticareti ve vadeli işlemleri bütüncül bir yapı içinde geliştirerek Türkiye’nin bölgesel tarım ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Konferans paralelinde Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) Başkanı Sayın Kayumov Asadulla Urolovich ziyaret edilerek TÜRİB-UZEX İş Birliği Anlaşması 28 Eylül 2026 tarihinde imzalandı. TÜRİB Ekosistemi Genişliyor Türkiye’de lisanslı depoculuk altyapısının son yıllarda hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kırali, Temmuz 2019’da yaklaşık 4 milyon ton olan depolama kapasitesinin Eylül 2026 itibarıyla 15 milyon 238 bin tona yükseldiğini belirtti. Mevcut kapasite, Türkiye’nin son beş yıllık 37,2 milyon tonluk ortalama hububat üretiminin yaklaşık yüzde 41’inin lisanslı depolarda saklanabilmesine imkân sağlıyor. Kırali, Eylül 2026 itibarıyla sistemde 294 lisanslı depo işletmesinin 385 lokasyonda faaliyet gösterdiğini belirtti. Bunun yanında, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumu, 12 takas ve saklama hizmeti veren kuruluş ve 108 aracı kurum acentesi ticaret borsası TÜRİB ekosisteminde yer alıyor. TÜRİB ELÜS Piyasası’nda 26 Temmuz 2019 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 560 milyar TL (21 milyar ABD doları) işlem hacmine ve 70 milyon ton işlem miktarına ulaşıldı. Ürün bazında işlem hacminin yüzde 60’ını buğday, yüzde 28’ini mısır, yüzde 8’ini arpa, yüzde 2’sini ayçiçeği ve yüzde 2’sini diğer ürünler oluşturdu. Uluslararası Ürün Piyasası ile Antrepo Bazlı Yeni Ticaret Modeli TÜRİB’in stratejik projelerinden biri olan Uluslararası Ürün Piyasası ile Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB’in geliştirdiği dijital bir platform üzerinden alınıp satılması hedefleniyor. Ürünlerin menşei, antrepo bölgesi, hasat yılı ve analiz belgeleriyle birlikte işlem görmesi; işlemlerin ABD doları ve avro cinsinden gerçekleştirilebilmesi planlanıyor. Kırali, yeni piyasanın ithalatçıları, ihracatçıları ve antrepoları şeffaf ve kurallara dayalı dijital bir ticaret ortamında buluşturacağını söyledi. TÜRİS İşlem Platformu ile Güçlü Dijital Altyapı Kırali, tarım emtia piyasasının büyümesinin TÜRİB’in iç kaynakları ile geliştirdiği TÜRİB İşlem Platformu TÜRİS ile desteklendiğini ifade etti. TÜRİS; piyasa tasarımı, işlem istasyonu, piyasa yönetimi, gözetim, piyasa bilgisi ve endeks hesaplama, veri ambarı ve raporlama gibi iç uygulamaları; işlem terminalleri, FIX mesajlaşma altyapısı, piyasa verisi dağıtımı ve üçüncü taraf uygulama arayüzleri ile bütünleştiriyor. TÜRİS, FIX protokolü üzerinden uluslararası işlem terminalleri ve veri dağıtıcılarıyla uyumlu çalışabiliyor. Lisanslı Depoculukta Denetim ve Dijital Gözetim Güçleniyor Piyasa güveninin güçlendirilmesi amacıyla lisanslı depoculuk alanındaki denetim ve gözetim altyapısının da geliştirildiğini belirten Kırali, TOBB ve TÜRİB’in sermaye katılımıyla Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi’nin (LDD A.Ş.) kurulduğunu ifade etti. Ayrıca TÜRİB AR-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi – LİDBİS ile lisanslı depoların izleme ve denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Kırali, dijital altyapının depolama otomasyonu, lojistik görünürlük, ürün kalitesi ve piyasa likiditesini birbirine bağlayan güven katmanı niteliğinde olduğunu vurguladı. Vadeli İşlem Piyasası Tarım Değer Zincirinde Risk Yönetimini Güçlendirecek TÜRİB’in bir diğer önemli projesi olan Vadeli İşlem Piyasası, depolanan tarım ürünlerinin korunma (hedge) ve fiyat keşfi araçlarına dönüştürülmesini amaçlıyor. İlk aşamada vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları olarak; Buğday Ekmeklik ELÜS, Mısır ELÜS ile TÜRİB Ekmeklik Buğday ve Mısır Endeksleri öngörülüyor. ELÜS dayanaklı vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma uygulanması planlanıyor. Takas ve teminat işlemlerinin Takasbank tarafından merkezi takas, günlük değerleme, teminat tamamlama çağrıları ve garanti fonu mekanizması üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Kırali, vadeli işlemlerin ileriye dönük fiyat oluşumu ile tarım değer zincirinde hem risk yönetimini hem de fiyat keşfini güçlendireceğini ifade etti. “Türkiye’nin bölgesel köprü rolünü güçlendireceğiz” Kırali, TÜRİB’in gelecek dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Lisanslı depoculuk altyapımızı, dijital işlem sistemlerimizi, uluslararası ürün ticaretini ve vadeli piyasaları birlikte geliştirerek Türkiye’nin tarım ticaretinde güvenilir, şeffaf ve etkin bir bölgesel köprü olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz.” TÜRİB ile UZEX Arasında İş Birliği IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 paralelinde 28 Eylül 2026 tarihinde TÜRİB ile Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşma; bilgi paylaşımı, personel eğitimi ile yeni ürün ve platformların geliştirilmesi başta olmak üzere iki borsa arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kırali, "İmzaladığımız bu anlaşma; TÜRİB ve UZEX arasında, tarım emtiası üzerine spot ve vadeli işlemlere yönelik inovasyon ve büyüme için iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Bu anlaşmanın, borsalarımızın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmenin yanı sıra, her iki ülkenin finansal piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.