Hava Durumu

#Bursa

Kırsal Haber - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Orhan Sarıbal: "Çiftçinin Banka Borcu 275 Kat Arttı!" Haber

CHP’li Orhan Sarıbal: "Çiftçinin Banka Borcu 275 Kat Arttı!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 2004’te 5,3 milyar TL’den Haziran 2026’da 1 trilyon 459 milyar TL’ye çıktığını açıkladı. Tarımsal destekler aynı dönemde 54 kat artarken borcun 275 kat büyüdüğünü belirten Sarıbal, “Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında çiftçinin borçluluğunu, üretim maliyetlerinin altında kalan ürün fiyatlarını, Malatya’da selden zarar gören kayısı üreticilerini, kuru üzümde açıklanmayan alım fiyatını ve ABD’nin Türk zeytinyağına getirdiği ek gümrük vergisini değerlendirdi. Gıdaya erişimin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, tarımsal üretimin yalnızca çiftçinin değil, bütün toplumun geleceğini ilgilendirdiğini söyledi. Tarım toprakları kadar o topraklarda üretimi sürdüren çiftçilerin de korunması gerektiğini belirten Sarıbal, iktidarın üretim yerine ithalatı merkeze alan politikalarının hem çiftçiyi hem tüketiciyi yoksullaştırdığını ifade etti. Çiftçinin borcu desteğin 8,7 katına çıktı Çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun Haziran 2026 itibarıyla 1 trilyon 459 milyar TL’ye ulaştığını açıklayan Sarıbal, 2004 yılında bu borcun 5,3 milyar TL düzeyinde olduğunu hatırlattı. Aynı dönemde tarımsal desteklerin 3,1 milyar TL’den 167,6 milyar TL’ye çıktığını belirten Sarıbal, çiftçinin borcu 275 kat artarken desteklerdeki artışın 54 katta kaldığını söyledi. 2004 yılında çiftçinin banka borcunun tarımsal desteklerin 1,7 katı olduğunu, bugün ise bu oranın 8,7 kata çıktığını kaydeden Sarıbal, takipteki tarım kredilerinin de bir yılda 7,7 milyar TL’den 25,5 milyar TL’ye yükseldiğine dikkat çekti. Sarıbal şöyle konuştu: “Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan. Bankalar çiftçinin traktörüne, tarlasına, malına mülküne el koyabiliyor. O yürekli, onurlu üretici bankanın, kamunun önünde boynu bükük yaşamak zorunda bırakılıyor. Krediler tarımsal finansmanın merkezi olmamalı. Çiftçi faizlerle sömürülmemeli; onurluca üretimini sürdürebilmeli.” Çiftçinin üretim girdilerinin hiçbirinde söz sahibi olmadığını ifade eden Sarıbal; mazotun, gübrenin, tohumun, fidenin, elektriğin, sulamanın ve kredi faizlerinin fiyatını çiftçinin belirlemediğini söyledi. Çiftçinin ürettiği ürünün fiyatında da söz sahibi olamadığını vurgulayan Sarıbal, sözleşmeli tarım uygulamalarının mevcut haliyle çiftçiyi değil şirketleri ve tüccarları koruduğunu belirtti. “Çiftçinin örgütü, hukukçusu ve kamusal güvencesi masada yok. Tüccarın ve sanayicinin ise hukukçusu da mühendisi de finansman gücü de var” diyen Sarıbal, üretim planlamasının çiftçi örgütleriyle birlikte yapılmasını, stratejik ürünlere taban fiyat ve alım güvencesi verilmesini istedi. Şeftali üreticisi maliyetin altında satışa zorlanıyor Şeftali üreticisinin Bursa, Mersin ve Denizli’de maliyetin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, Bursa’da kilogram maliyeti 20–25 TL’ye ulaşan sanayilik şeftaliye 5 TL’ye kadar fiyat verildiğini söyledi. Mersin’de yaklaşık 15 TL’ye mal edilen sanayilik şeftalinin yine 5 TL’ye alınmak istendiğini aktardı. Denizli’nin Çivril ilçesinde ise kilogram maliyeti yaklaşık 22 TL olan sofralık şeftalinin fiyatının 15 TL’ye kadar düştüğünü belirten Sarıbal, üreticinin ürünü sattığında da dalında bıraktığında da zarar ettiğini söyledi. Şeftalinin uzun süre depolanamayan ve yıllarca emek verilerek yetiştirilen bir ürün olduğuna dikkat çeken Sarıbal, şöyle devam etti: “Çiftçi bu bahçeyi bir yılda kurmadı. Fidanı dikti, dört beş yıl ürün bekledi. On, on beş, yirmi yıllık ağaçlarını bugün nasıl yok edecek? Ürün dalında toplanmıyor, çürüyor. Üretim yapan çiftçi adeta cezalandırılıyor.” Malatya’da 168 çiftçi selden etkilendi Malatya’da etkili olan sağanak ve selin kayısı üreticisine ağır zarar verdiğini belirten Sarıbal, CHP Malatya İl Başkanlığının sahadan aktardığı son bilgileri paylaştı. Bu bilgilere göre 168 çiftçinin selden etkilendiğini, 3 ev, 2 ahır ve 2 deponun hasar gördüğünü açıklayan Sarıbal, kurutulmak üzere serilen 400 tondan fazla kayısının telef olduğunu söyledi. Kayısı üreticisinin ürünü kurutarak kilogramını yaklaşık 500 TL’den satmayı beklediğini, selden etkilenen ürünlerin ise büyük ölçüde ekonomik değerini kaybettiğini belirten Sarıbal, zarar tespitinin gecikmeden tamamlanmasını istedi: “El uzatın çiftçiye. Derhal zarar tespiti yapın. Selin alıp götürdüğü ürünü yerinde bulamayabilirsiniz. Dalda kayısının toplandığı ağaçları, bu ağaçların verimini ve üretim alanını inceleyerek gerçek zararı belirleyin.” Yalnızca faizli borç ertelemesinin üreticinin sorununu çözmeyeceğini vurgulayan Sarıbal; kaybın doğrudan karşılanmasını, üreticilere karşılıksız destek sağlanmasını ve borçların faizsiz biçimde yeniden düzenlenmesini istedi. Benzer kayıpların yeniden yaşanmaması için yüksek ve gerektiğinde üzeri kapatılabilen kurutma alanları yapılması gerektiğini belirten Sarıbal, teknolojik kurutma tesisleri ve depolama altyapısının da kamu kaynaklarıyla desteklenmesini talep etti. Kuru üzümde fiyat geciktirilmemeli Çekirdeksiz kuru üzümün Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat kalemlerinden biri olduğunu belirten Sarıbal, ülkede yılda yaklaşık 250–300 bin ton kuru üzüm üretildiğini, bunun yaklaşık 150 bin tonunun ihraç edildiğini söyledi. Çiftçiler Sendikasının 2026 yılı için bir kilogram kuru üzümün çıplak maliyetini 93 TL olarak hesapladığını aktaran Sarıbal, çiftçinin emeği ve insanca yaşam payı eklendiğinde referans fiyatın 151,50 TL’ye ulaştığını belirtti. TMO’nun 2025 yılında 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 120 TL fiyat açıkladığını hatırlatan Sarıbal, yeni sezon fiyatının hâlâ açıklanmamasının üreticiyi tüccarın insafına bıraktığını söyledi. Geçen yıl 16–18 TL arasında satılan şıralık ve şaraplık yaş üzümün bu yıl 11–12 TL’ye kadar düştüğünü kaydeden Sarıbal, “TMO bir an önce fiyat açıklamalı ve fiyat 150 liranın altında olmamalıdır. TARİŞ gibi üretici kuruluşları yeniden güçlendirilmeli, üretici piyasanın insafına terk edilmemelidir” dedi. Zeytinyağı üreticisi ek vergi baskısıyla karşı karşıya ABD’nin Türkiye’den ithal edilen zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi getirmesinin üretici ve ihracatçı açısından yeni bir baskı oluşturduğunu söyleyen Sarıbal, ABD’nin Türkiye zeytinyağı ihracatındaki önemine dikkat çekti. 2024–2025 sezonunun ilk dokuz ayında yaklaşık 480 milyon dolarlık zeytinyağı ihraç edildiğini, bunun 118 milyon dolarlık bölümünün ABD’ye yapıldığını belirten Sarıbal, miktar bakımından ihraç edilen her 100 ton zeytinyağının yaklaşık 43 tonunun ABD pazarına gönderildiğini kaydetti. Türkiye’ye ek tarife uygulanırken önemli bir zeytinyağı üreticisi olan Tunus’un aynı ek verginin dışında tutulduğunu ifade eden Sarıbal, şunları söyledi: “Dünyanın büyük ülkeleri kendi üreticisini korumak için gümrük vergisi koyuyor. Biz ise sıkıştığımız anda vergileri sıfırlayıp başka ülkelerin ürünlerini Türkiye’de satmayı tercih ediyoruz. Kendi üreticimizi koruyacak bir dış ticaret politikası oluşturmak zorundayız.” Türkiye’nin zeytinyağını dökme olarak düşük fiyatla ihraç etmesinin katma değerin başka ülkelerde kalmasına neden olduğunu belirten Sarıbal, markalaşmayı ve üreticinin ihracat gelirinden daha fazla pay almasını sağlayacak kamusal bir politika istedi. Turşuluk biber üreticisi birkaç alıcıya mahkûm edildi Balıkesir’in Deliklitaş ve Yaylacık mahallelerinde üretilen turşuluk biberin kilogramının 35–40 TL’ye zor alıcı bulduğunu belirten Sarıbal, üreticilerin maliyetlerini karşılayabilmek için en az 70 TL fiyat beklediğini söyledi. Mazot ve gübre fiyatlarının yüzde 50–60; işçilik, bakım, lastik ve tamir giderlerinin ise yüzde 40–50 arttığını aktaran Sarıbal, buna karşılık üreticinin ürününü geçen yılın fiyatının yaklaşık yarısına satmak zorunda kaldığını ifade etti. Üreticinin az sayıdaki sanayicinin belirlediği alım koşullarına mahkûm edildiğini söyleyen Sarıbal, piyasanın kamu tarafından düzenlenmesini, üretim maliyetinin altında alım yapılmasının önlenmesini ve üretici örgütlerinin fiyat belirleme sürecine katılmasını istedi. “Bu düzen böyle gitmez” Tarımın banka kredileriyle ve ithalatla değil; üretim planlaması, yeterli destek, taban fiyat, alım güvencesi ve güçlü üretici örgütleriyle ayakta tutulabileceğini vurgulayan Sarıbal, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu ülkenin çiftçisi onurludur. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda üretmektedir ama sahipsiz bırakılmıştır. Bu düzen böyle gitmez ve gitmeyecek. Bu ülkenin toprağından, suyundan, çiftçisinden, insanından ve doğasından yana yeni bir düzeni hep beraber kuracağız.”

Bursa Ticaret Borsası'ndan Ahde Vefa Haber

Bursa Ticaret Borsası'ndan Ahde Vefa

Bursa Ticaret Borsası, merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın’ın vefat yıl dönümünde anlamlı bir protokole imza attı. Mülkiyeti Bursa Ticaret Borsası’na ait olan okul binası, Bursa Valiliği’nde düzenlenen törenle Millî Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Okulun adı, merhum başkanın anısını yaşatmak amacıyla “Bursa Ticaret Borsası Mehmet Aydın İmam Hatip Ortaokulu” olarak değiştirildi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), kentin eğitim altyapısına katkı sağlamaya devam ediyor. Mülkiyeti Bursa TB’ye ait olan Yıldırım ilçesindeki Bursa Ticaret Borsası İmam Hatip Ortaokulu’nun Millî Eğitim Bakanlığı’na devir teslim töreni, Bursa Valiliği’nde gerçekleştirildi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer arasında imzalanan protokol törenine; Bursa TB Meclis ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın’ın eşi Seval Aydın ile kızı Ecenur Aydın da katıldı. İmzalanan protokolle birlikte okulun yeni adı “Bursa Ticaret Borsası Mehmet Aydın İmam Hatip Ortaokulu” oldu. Mehmet Aydın’ın Adı Eğitim Yuvasında Yaşayacak Törende konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın’ı vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle andıklarını belirtti. İki ayrı gururu ve büyük bir vefa duygusunu bir arada yaşadıklarını kaydeden Başkan Özer Matlı, “Borsamızın mülkiyetinde bulunan ve uzun yıllardır eğitim hizmetine tahsis edilen bu eğitim yuvasını, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine hizmet etmeye devam etmesi amacıyla devletimize bağışlıyoruz. Bununla birlikte, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, Borsamıza ve Bursa’mıza uzun yıllar büyük emekler vermiş çok kıymetli Meclis Başkanımız, ağabeyim Mehmet Aydın’ın adını da bu okulda yaşatmanın bizim için çok ayrı bir anlamı var. Mehmet Ağabeyimizin Borsamıza ve şehrimize bıraktığı güzel izlerin, burada eğitim görecek evlatlarımızla birlikte gelecek nesillere taşınacağına yürekten inanıyorum. Cenab-ı Allah kendisine gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Hatırasını böylesine anlamlı ve kalıcı bir eserde yaşatabilmek bizler için büyük bir vefa borcudur” dedi. “Eğitime Desteğimiz Artarak Devam Edecek” Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime yönelik katkılarını sürdüreceklerini belirten Özer Matlı, gerçekleştirilen protokolün Bursa, eğitim camiası ve ülke adına hayırlı olmasını temenni ederek; sürecin hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti. Vali Ayyıldız’dan Bursa Ticaret Borsası’na Teşekkür Bursa Valisi Erol Ayyıldız, protokolün hayırlı olmasını dileyerek Bursa Ticaret Borsası meclis ve yönetimine eğitime sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti. Merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın’ı da rahmetle anarak yapılan devir teslimin Bursa’mıza ve eğitim camiamıza fayda getireceğini ifade etti. Tören, devir teslim protokolünün imzalanması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Bursa'nın 700 Yıllık Lezzet Mirasına Bilimsel Yolculuk Haber

Bursa'nın 700 Yıllık Lezzet Mirasına Bilimsel Yolculuk

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 27-30 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceği ‘Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi’ (EGCON) ile şehrin zengin mutfak mirasını akademi dünyasının görüşüne açıyor. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON) gerçekleştirilecek. ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ temasıyla organize edilen kongre, 27-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunacağı kongrede, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yöresel lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri, gastronomi kültürü ve kentin tarihsel süreç içerisinde oluşan mutfak mirası bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilecek. TARİH VE GASTRONOMİ AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile kentin sahip olduğu gastronomik değerlerin oluşmasını sağlayan tarihsel, kültürel ve sosyal süreçlerin de ortaya konulması hedefleniyor. Bu kapsamda kongrenin en önemli buluşmalarından biri ise 29 Ağustos 2026 tarihinde, Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Böylece gastronomi yalnızca yemek ve mutfak kültürü üzerinden değil; arkeoloji, tarih, kültür, tarım, üretim, turizm ve sosyal yaşamla ilişkili çok katmanlı bir kültürel miras alanı olarak ele alınacak. KÖKLÜ MİRAS AKADEMİK LİTERATÜRE KAZANDIRILACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi kapsamında akademisyenler tarafından hazırlanan bildiriler, Türkçe ve İngilizce özet bildiri olarak yayımlanacak. Bilimsel değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan çalışmaların ise gastronomi alanındaki akademik yayınlardan biri olan Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde tam metin makale olarak değerlendirilerek yayımlanması planlanıyor. Bu yayın süreci sayesinde kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca etkinlik kapsamında kalmaması, Bursa’nın gastronomi mirasına ilişkin akademik bilgi birikiminin genişletilmesi ve ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre kazandırılması hedefleniyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTIRILACAK Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yerel lezzetleri, geleneksel mutfak kültürü ve gastronomi mirasının akademik çalışmalarla belgelenmesi; kentin gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacak. Bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasıyla Bursa’nın gastronomi alanındaki özgün kimliğinin güçlendirilmesi ve kentin gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalara akademik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. ‘700 YILLIK BURSA SOFRASI’ GELECEĞE TAŞINIYOR ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ teması, Bursa’nın 700 yıllık Osmanlı-Türk şehir kültürü içerisindeki gastronomik birikimini tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün, üretim geleneklerinin, yerel ürünlerin ve gastronomi mirasının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, elde edilen bilgi ve belgelerin akademik literatüre kazandırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kongre, bu yönüyle Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nin yalnızca lezzetlerin ve gastronomi deneyimlerinin buluştuğu bir organizasyon olmanın ötesine taşınmasına; Bursa mutfağının bilimsel, kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalarla, Bursa’nın zengin mutfak mirasının korunması, belgelenmesi, araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması yönünde önemli bir akademik birikim oluşturulması hedefleniyor.

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem Haber

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı tarafından kurulan Birlikte Çalışma Merkezi, Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Sanayiciden KOBİ'lere, tüccardan esnafa kadar tüm kesimleri kucaklayan Matlı, 60 bin BTSO üyesini merkeze alan adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim vizyonunu paylaştı. ​Bursa'nın ekonomik hayatında stratejik bir dönüşümün fitilini ateşleyen açılış töreninde konuşan Özer Matlı, buranın sıradan bir seçim ofisi olmadığını vurgulayarak, "Bu akşam Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" dedi. ​"Biz Bu Yarışa Sadece Alternatif Olmak İçin Çıkmadık" ​Konuşmasında üretimin içinden gelen bir isim olduğuna dikkat çeken Matlı; 32 şirket, 31 marka ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşıyla Türkiye genelinde edindikleri tecrübeyi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na (BTSO) taşımaya hazır olduklarını belirtti. ​Geçmiş dönemde Bursa Ticaret Borsası'nda hayata geçirilen başarılı projelere atıfta bulunan Matlı, kurumların binalarıyla değil üyeleriyle yaşadığını vurguladı: ​Adalet ve Şeffaflık: Odanın imkânlarının belli bir zümreye değil, 60 bin üyenin tamamına adaletle ulaştırılacağı vurgulandı. ​Güçlü Komiteler: 70 meslek komitesinin yalnızca sorun aktaran yapılar değil; bütçesi, yetkisi ve hedefleri olan aktif çalışma merkezlerine dönüştürüleceği ifade edildi. ​Kapsayıcı Yaklaşım: Sanayi ve ticaretin birbirinin rakibi değil, eşit derecede değerli birer unsur olduğu yinelendi. ​"Bursa Dönüşüm Planı Yakında Açıklanacak" ​Dünyada üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğine dikkat çeken Özer Matlı, Bursa'nın yerinde sayamayacağını belirterek yakın zamanda kapsamlı bir Bursa Dönüşüm Planı açıklayacaklarını duyurdu. Çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimcilerine kadar herkesin planı olacak bu projede hiçbir sektörün dışarıda bırakılmayacağı ifade edildi. ​Matlı, basın mensuplarının sorularına açık, şeffaf ve katılımcı bir iletişim modeli vadettiklerini belirterek şu müjdeyi verdi: ​"Çok yakında düzenleyeceğimiz bir basın toplantısıyla Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayan dönüşüm planımızı paylaşacağız. Ardından Eylül ayı içinde, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini bir araya getireceğimiz geniş katılımlı büyük bir buluşma düzenleyeceğiz." ​Açılış töreni, katılımcıların coşkulu "Birlikte güçlü, birlikte ileri!" sloganları ve iyi dilek temennileriyle son buldu.

Özer Matlı'ya Sevgi Seli Haber

Özer Matlı'ya Sevgi Seli

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu. Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti. “GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE GELECEĞE YÜRÜYORUZ” BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.” Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti. “TİCARETİN KALBİNİ DİNLEMEDEN BURSA EKONOMİSİ YÖNETİLEMEZ” Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi. Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ” “ARTIK BİRLİKTEYİZ” Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.” Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti. Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle  Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında Haber

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında

Bursa’nın Karacabey ilçesinde temelleri atılan ve tüm şirketlerinin merkezi halen Bursa’da olan Matlı Şirketler Grubu, üç şirketiyle İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listelerinde yer aldı. Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselerek 175’inci oldu. 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde başlayan üretim yolculuğunu bugün Türkiye’nin yedi bölgesine taşıyan Matlı Şirketler Grubu; tarımsal ham maddeden hayvan beslemeye, süt, yumurta ve piliç eti üretiminden lojistik, dağıtım ve markalaşmaya uzanan bütünleşik yapısıyla faaliyet gösteriyor. 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisi bulunan Grubun ulaştığı sanayi ölçeği, İstanbul Sanayi Odası listelerine üç ayrı şirketle yansıdı. Entegre üretim sisteminin üç güçlü halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde hayvan besleme alanında faaliyet gösteren Proyem, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise İSO 500’de 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan da Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 175’inci sıraya yükseldi. Bu sonuçlarla Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine uzanan değer zinciri, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları araştırmalarında üç ayrı şirketle temsil edildi. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki hızlı yükselişiyle dikkat çekti. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünleri 2023 yılında tüketicilerle yeniden buluşturuldu. Üretim altyapısı, insan kaynağı, dağıtım ağı, ürün portföyü ve marka iletişimine yönelik yatırımlarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda gerçekleştirdiği yükseliş, Matlı Şirketler Grubu’nun bünyesine kattığı köklü şirketleri yalnızca yeniden üretime geçirmekle kalmadığını; yatırım, istihdam, dağıtım ve markalaşma çalışmalarıyla yeniden büyütebildiğini ortaya koydu. Proyem İSO 500’deki güçlü konumunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme alanındaki ana kuruluşu Proyem, ilk kez girdiği 2017 yılından bu yana İSO 500’de yer almaya devam ediyor. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle Grubun İSO 500’de en üst sırada bulunan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kurarak Matlı’nın entegre üretim sisteminin temel halkalarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu İSO 500’de 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıklanan son sonuçlarla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Proyem’in hayvan besleme alanındaki üretim gücü ile Keskinoğlu’nun piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda kapasitesinin aynı yapı altında buluşması, Matlı’nın gıda değer zincirinin farklı aşamalarını birlikte yönetmesini sağlıyor. Özer Matlı: “Bursa’dan aldığımız güçle ülkemiz için üretirken kentimize de değer katıyoruz” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarının Bursa’da başlayan, merkezi halen Bursa’da olan ve Türkiye çapında büyüyen üretim yolculuklarının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Matlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Matlı Şirketler Grubu’nun temelleri 61 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesinde atıldı. Bugün 29 şirketimizle tarımdan hayvan beslemeye, süt ve et ürünlerinden lojistik, enerji ve hizmet alanlarına uzanan büyük bir üretim ekosistemini yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, Bursa’dan başlayan üretim yolculuğumuzun ulaştığı ölçeğin somut bir karşılığıdır.” Matlı Şirketler Grubu’nun büyümesini Bursa’dan bağımsız görmediklerini vurgulayan Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Bursa’dan doğduk, Bursa’nın üretim kültürüyle büyüdük. Tüm şirketlerimizin merkezi Bursa’da. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yatırım yaparken merkezimizle, insan kaynağımızla, tedarik ilişkilerimizle ve oluşturduğumuz ekonomik hareketlilikle Bursa’ya değer üretmeyi sürdürüyoruz. Grubumuz büyüdükçe Bursa’nın ticaret ve sanayi birikiminin, girişimcilik gücünün ve üretim kabiliyetinin de Türkiye çapında daha görünür hale geldiğine inanıyoruz.” “Bursa’ya değer katmayı yalnızca yeni tesisler veya ekonomik büyüklükler üzerinden değerlendirmiyoruz. İstihdam oluşturmak, yerel üreticimizi ve tedarikçimizi güçlendirmek, gençlerimize yeni çalışma alanları açmak, kentimizin marka değerine katkı sağlamak ve Bursa’nın üretimdeki öncü konumunu geleceğe taşımak da sorumluluğumuzun bir parçasıdır.” Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın aynı üretim sistemi içindeki önemine dikkat çeken Matlı, şunları kaydetti: “Biz şirketleri yalnızca aynı çatı altında bir araya getirmiyoruz. Üretim kabiliyetlerini, insan kaynağını, teknolojiyi, dağıtımı ve marka gücünü ortak bir sistem içinde geliştiriyoruz. Proyem’in köklü üretim birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, bu yaklaşımın ölçülebilir sonuçlarıdır.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, şöyle devam etti: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir sanayi ve marka değerini yeniden üretimle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markayı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ekiplerimizin emeğinin üretim performansına yansımasıdır.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ildeki 1.000’i aşkın bayisiyle Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteriyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri bütünleşik bir yapı içerisinde yöneten Grup, üretim, teknoloji, markalaşma ve istihdam yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor.

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.” Haber

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Bursa Büyükşehir'den Kelesli Çiftçilere %100 Hibe Destekli Buğday Hasadı Haber

Bursa Büyükşehir'den Kelesli Çiftçilere %100 Hibe Destekli Buğday Hasadı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin maliyetlerini hafifletmek amacıyla Keles ilçesinde yüzde 100 hibe destekli buğday hasat hizmetini hayata geçirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla Keles ilçesindeki çiftçilere, yüzde 100 destekli olarak buğday hasat hizmeti vermeye başladı. Büyükşehir Belediyesi iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında Keles’in Yazıbaşı, Avdan, Başak ve Menteşe mahallelerindeki 98 üreticiye ait toplam 2 bin 600 dekarlık alanda buğday hasadı gerçekleştirmek üzere biçerdöver tahsisi yapıldı. Yazıbaşı Mahallesi’nde gerçekleştirilen ilk hasat programına Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya vekaleten Başkan Vekili Numan Çakır, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, AK Parti Keles İlçe Başkanı Özcan Yeni, mahalle muhtarları ve üreticiler katıldı. Üreticilerden herhangi bir hizmet bedeli alınmadan yüzde 100 destekli olarak planlanan programla buğday hasadının zamanında tamamlanması, ürün kaybının en aza düşürülmesi, üreticilerin biçim maliyetlerinin düşürülmesi ve bölgedeki tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi hedefleniyor. “700-800 BİN LİRA KÖYLÜMÜZÜN CEBİNDE KALACAK” Mahallelerinde 2 bin dönüme yakın ekilmiş alanları olduklarını belirten Yazıbaşı Mahalle Muhtarı Muhammer Kılınçaslan, “Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilimiz Sayın Şahin Biba’ya çok teşekkür ediyorum. Köyümüzde 2 bin dönüme yakın ekilmiş alanımız var. Yüzde 100 hibe olmasından dolayı çok memnunuz. Neredeyse 700-800 bin lira köylümüzün cebinde kalacak. İnşallah bereketli olur.” dedi. “YILLIK 200 DÖNÜM EKERKEN ARTIK 300-400’E ÇIKARIRIZ” Bu hizmetin kendilerini büyük bir dertten kurtardığını belirten Başak Mahalle Muhtarı Ali İhsan Kaymaz, “Böyle bir imkân sağlandığı için çok memnunuz. Maliyet anlamında büyük avantaj sağlayacağız. El gücüyle yapıyorduk artık daha rahatız. Yıllık 200 dönüm ekerken artık 300-400’e çıkarırız. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilimiz Sayın Şahin Biba’ya çok teşekkür ediyorum. Bizi büyük dertten kurtaran bir çalışma.” diye konuştu. “BİÇERDÖVERLER GELMEZDİ AMA BÜYÜKŞEHİR’LE GELDİ” Projenin çok güzel ve imkanların geniş olduğunu ifade eden Menteşe Mahalle Muhtarı Halil Durgut, “Önceden 60 dönüm için biçerdöverler gelmezdi ama Büyükşehir’le geldi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilimiz Sayın Şahin Biba’ya çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın kırsal kalkınmaya verdiği önem ve üreticilerin her zaman yanında olma anlayışı doğrultusunda çiftçilere yönelik desteklerin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Başkan Vekili Numan Çakır, “Bu doğrultuda 2 adet biçerdöverimizin, 98 üretici ve 2600 dekarlık alanda sunacağı hizmet yüzde 100 hibe kapsamındadır. Çiftçilerimizden herhangi bir ücret alınmayacaktır. Hasadımız bereketli olsun. Çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. Keles Belediye Başkanı Ali Doğru da “Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilimiz Sayın Şahin Biba’ya çok teşekkür ediyorum. Yüzde 100 hibe olarak verilen bu destek bizim için, çiftçimiz için çok kıymetli.” ifadelerini kullandı. Projeden faydalanan üreticiler de çalışmalardan çok memnun olduklarını belirterek Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.