Hava Durumu

#Bursa

Kırsal Haber - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi, “Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir” dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü’ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası’na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO’sunun yaptığı “Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması” açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. “Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon” diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. “YERALTI SUYU İLE GÖL BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL” Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill’e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yeraltı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Yeraltı ve yerüstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yeraltı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır” ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. GEMLİK GÜBRE’NİN ÇEKTİĞİ SU, DOĞAL DENGENİN YARISINA DENK GELİYOR Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.’ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43’üne denk geldiğini vurguladı. “Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır” dedi. BAŞKA HAVZALARDAN SU TAŞIMAK İFLASIN İLANIDIR İznik Gölü’nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası’ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi.“İznik Gölü’nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü’nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir” diyen Sarıbal, İznik Gölü’nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak'' Haber

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak''

Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. “Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız” Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, “Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Özer Matlı: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, “Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Işık: “Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, “Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka, blockchain ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.

Nilüfer’de 155 üreticiye Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtıldı Haber

Nilüfer’de 155 üreticiye Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtıldı

Nilüfer Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğinde tarım ve hayvancılığı canlandırmak hedefiyle “Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtım Töreni” düzenlendi. Hasanağa Gıda Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP Bursa İl Başkan Vekili İlhan Çetin, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ayhan Sarsıcı, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. “Dünya Çiftçiler Günü” öncesinde gerçekleşen Sorgum-Sudan Otu Tohumları teslim töreni ile hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin en büyük gider kalemi olan yem maliyetinin hafifletilmesi, hem su kaynaklarının korunması hem de çiftçinin kalkındırılması planlanıyor. HEDEF KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEMEK Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, ilçedeki 13 bin büyükbaş ve 35 bin küçükbaş hayvanın yıllık 122 bin tondan fazla kaba yem ihtiyacı olduğunu belirtti. Sorgum-Sudan Otu’nun az su istemesi ve yüksek verimi sayesinde üreticinin cebini koruyacağını vurgulayan Sezgin, dağıtım kapsamında 155 üreticiye her biri 5 dönüm alana ekilmek üzere 25’er kilogram tohum verildiğini açıkladı. Buradaki tohum maliyetinin yüzde 70’ini kurumların karşıladığını aktaran Sezgin, “Çiftçiler sadece yüzde 30’unu üstleniyor. Hedefimiz net; yem maliyetlerini düşürmek, üretim alanını geliştirmek ve kırsal kalkınmayı desteklemek” dedi. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tarıma ve çiftçilere destek verdiklerini belirterek, “Bölgede tarımın yok olmaması için desteklememiz gerekiyor. Tohumları paylaşıyoruz. Burada dağıtımını yaptığımız tohumlar da bereketli olsun” diye konuştu. NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise Nilüfer topraklarının yüzde 60’ının tarım ve orman alanı olduğunu hatırlatarak, bu arazileri yapılaşmadan korumanın yolunun üreticiyi desteklemekten geçtiğini söyledi. Gıda ve iklim krizine de dikkat çeken Ayyılmaz, yerel ve genel yönetimlerin bu konuda hassas olması gerektiğini kaydetti. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, “Ot yoksa et de yok” diyerek kaba yem üretiminin önemine işaret etti. Kalkınma ve refah için çalıştıklarını vurgulayan Aslan, tarımı bütün olarak değerlendirdiklerini kaydetti. CHP İl Başkan Vekili İlhan Çetin ise Nilüfer’in yaşam ve sanayi kenti yanında bir tarım kenti olduğunu belirterek, projeye katkı sağlayanlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından üreticilere Sorgum-Sudan Otu Tohumları dağıtıldı.

İznik Gölü Alarm Veriyor! Haber

İznik Gölü Alarm Veriyor!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’ndeki kritik su kaybına dikkat çekti. 14-15 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan İznik Gölü Sempozyumu öncesinde konuşan Sarıbal, gölün sanayi ve rant politikalarına kurban edildiğini belirterek, "Gerçekleri açıklayın, yağmayı durdurun" çağrısında bulundu. ​İznik Gölü’nde 232 Milyon Metreküplük Dev Kayıp ​Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü kıyısında yaptığı açıklamada gölün ekolojik bir yıkımla karşı karşıya olduğunu vurguladı. 2013 yılından bu yana su seviyesinin yaklaşık 3,55 metre düştüğünü ifade eden Sarıbal, bu kaybın toplamda 232 milyon metreküp hacme denk geldiğini hatırlattı. ​Sarıbal’ın dikkat çektiği çarpıcı veriler şu şekilde; "​Su Kaybı Oranları 2022'de %16, 2023'te %40 ve 2024'te %30 oranında kayıp yaşandı. Göl su seviyesi, 21 Nisan 2025 itibarıyla 82,74 m olan minimum işletme kotunun altına geriledi. Buharlaşma ve aşırı kullanım nedeniyle yıllık su açığı 65 milyon metreküpe ulaştı." ​"Faturayı Çiftçiye Kesip Sanayiyi Görmezden Gelemezsiniz" ​İktidarın su krizinin yükünü yalnızca çiftçinin ve iklim değişikliğinin sırtına yüklediğini savunan Orhan Sarıbal, sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımını eleştirdi. Çiftçiye "tasarruf et" denilirken fabrikaların milyonlarca metreküp su çektiğini belirten Sarıbal, şu soruları yöneltti: ​İznik Gölü’nden tarım dışı amaçla su kullanma izni hangi firmalara verildi? ​Gemlik Gübre Fabrikası ve Cargill gibi tesislerin yıllık gerçek su kullanımı ne kadar? ​Yeraltı su kuyularının denetimi yapılıyor mu? ​Bilimsel Araştırma: Betonlaşma Su Rejimini Bozdu ​Haziran 2025’te yayımlanan güncel bir bilimsel çalışmaya atıfta bulunan Sarıbal, İznik Gölü Havzası’ndaki plansız yapılaşmanın altını çizdi. Araştırmaya göre 1990-2018 yılları arasında; ​Ticari ve sanayi alanları %461,5 arttı. ​Ulaşım ve madencilik alanları 730 hektara çıktı. ​Yağış miktarı sabit kalsa da betonlaşma nedeniyle yeraltı suyunu besleyen süzülme %7,5 azaldı. ​Şeffaf Havza Yönetimi ve Acil Eylem Çağrısı ​Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nün kurtarılması için sempozyumların ötesinde somut adımlar atılması gerektiğini ifade ederek çözüm önerilerini sıraladı: ​Yıllık su dengesi ve sanayi kullanım miktarları kamuoyuna açıklanmalı. ​Üniversiteler ve meslek odalarının dahil olduğu bir Havza Yönetim Planı hazırlanmalı. ​Sanayi tesislerinin su çekimi ve atık su deşarjları sıkı takip edilmeli. ​Sarıbal, konunun araştırılması için TBMM’ye sunduğu önergenin takipçisi olacağını belirterek, "İznik Gölü bir yönetim krizinin kurbanı olmamalıdır" dedi.

Nilüfer’de 120 Bin Fide Vatandaşla Buluştu Haber

Nilüfer’de 120 Bin Fide Vatandaşla Buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği “Fide Bizden Ürün Sizden” etkinliği bu yıl 7’nci kez düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde gerçekleştirilen dağıtımda, Nilüfer’in kırsal mahallelerinde yetiştirilen toplam 120 bin yerel sebze fidesi vatandaşlara ücretsiz olarak verildi. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğinde, vatandaşları üretime teşvik etmek ve kent için tarımsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Fide Bizden Ürün Sizden” etkinliğinin 7’ncisi Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği fide dağıtımına, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş ve Serpil Altun, 24. Bursa Milletvekili İlhan Demiröz de katılarak fideleri halka takdim etti. Bu yıl da Nilüfer’in kırsal mahallelerinde yerel üreticiler tarafından yetiştirilen beş çeşit biber, iki çeşit domates ve patlıcan olmak üzere toplam 8 yerel çeşit fide vatandaşlarla buluştu. YEREL ÜRETİCİLERİN FİDELERİ DAĞITILDI Etkinlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mayıs ayının üretim için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Pandemi döneminin güvenli gıdanın ve kendi ürettiğini tüketmenin değerini hatırlattığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Bu güzel geleneği 7 yıldır yaşatıyoruz. Bugün burada tam 120 bin fideyi vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Hepsini Nilüferimizin kırsal mahallelerinde yerel üreticilerimiz, çiftçilerimiz yetiştirdi. Biz onların el emeğini aldık, şimdi sizin toprak sevginizle birleştiriyoruz. Böylece hem kırsaldaki üreticimize destek sağlıyoruz hem de sizleri doğayla buluşturuyoruz” dedi. Şehir merkezinde yaşayanların da üretim yapabileceğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Çatınızda, terasınızda, balkonunuzdaki küçük bir saksıda bile bu mucizeye tanık olabilirsiniz. Kendi gıdanızı yetiştirmenin, dalından bir domates koparmanın mutluluğu paha biçilemez” diye konuştu. Çocukların da bu sürece dahil olmasını istediklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Ellerini toprağa sürsünler, bir bitkinin büyümesini izlesinler, doğayla bağ kursunlar” dedi. NİLKOOP ile birlikte yerel üretimi desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Gıdanın geleceği toprakta, toprağın geleceği üreticidedir. Fideler bizden, bereketi topraktan, ürünler sizden olsun.” Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından yetiştirici Göksel Çakır’a, destekleri için teşekkür belgesi verdi.

TOBB Bursa KGK ve TSKF’den Kadın Girişimcilere Finansal Rehberlik Haber

TOBB Bursa KGK ve TSKF’den Kadın Girişimcilere Finansal Rehberlik

Bursa Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Kadın Girişimciler İçin Vergisel Riskler ve Fırsatlar” semineri, iş dünyasının kadın liderlerini bir araya getirdi. TOBB Bursa KGK ve TSKF iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, kadın girişimcilere finansal yönetim ve vergi teşvikleri konusunda kritik bilgiler aktarıldı. Bursa’da kadın girişimciliğini güçlendirmek ve işletmelerin mali yapısını sağlamlaştırmak amacıyla dev bir adım atıldı. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu koordinatörlüğünde, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) iş birliği ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ev sahipliğinde düzenlenen seminer, kadın girişimcilerin yol haritasını belirledi. "Kadın Girişimciler Toplumsal Dönüşümün Öncüsü" Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren TSKF Başkan Vekili Filiz Yayla, kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki stratejik rolüne dikkat çekti. Yayla, "Kadın girişimcilerimiz yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmıyor, istihdam yaratarak toplumsal dönüşüme öncülük ediyor. Vergi mevzuatının doğru yönetilmesi, işletmeler için riskleri azaltırken büyük fırsatlar sunuyor" dedi. TOBB Bursa KGK İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise modern girişimciliğin sadece üretimden ibaret olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Günümüzde girişimcilik; ekonomik koşulları doğru okumayı ve mali süreçleri etkin yönetmeyi gerektiriyor. Bilgiye erişimi artırarak kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını destekliyoruz." Kadın Girişimcilere Özel Vergi Muafiyetleri ve Teşvikler Seminerin teknik oturumlarında uzman isimler kadın girişimcilerin mali ajandasına dair önemli ipuçları paylaştı. Mali Müşavir Seval Karakoç: "Şirketinizin Finansal Fotoğrafını Çekin" Mali Müşavir Seval Karakoç, kadın girişimcilerin yararlanabileceği destekleri şu başlıklarla özetledi: Genç Girişimci Teşvikleri: Başlangıç aşamasındaki girişimciler için vergi avantajları. Evde Üretim Muafiyeti: Evden üretim yapan kadınlar için vergisel kolaylıklar. KOSGEB ve SGK Desteği: Kadın ortaklı şirketlere sunulan özel indirimler ve prim avantajları. Vergi Avukatı Şebnem Becce Özdemir: "Yapay Zeka Destekli Denetimlere Dikkat" Eski Vergi Müfettişi Avukat Şebnem Becce Özdemir, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dijitalleşen denetim sistemlerine vurgu yaptı. Kurgan ve Meva gibi yapay zeka sistemlerinin harcamaları anlık analiz ettiğini belirten Özdemir, mevzuata uyumun işletmeleri koruyan en güçlü kalkan olduğunu hatırlattı. Finansal Okuryazarlık ile Sürdürülebilir Büyüme Kadın girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte; sürdürülebilir finansal yönetim, stopaj, KDV ve kar payı dağıtımı gibi teknik konular interaktif bir şekilde ele alındı. Program, soru-cevap bölümünün ardından çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.

Bursa Bıçağı Dünya Sahnesinde Haber

Bursa Bıçağı Dünya Sahnesinde

Yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip olan ve maharetli ustaların ellerinde ateş ve suyla şeklini bularak dünya çapında bir üne sahip olan 'Bursa Bıçağı', bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Bıçak Festivali’nde bir kez daha görücüye çıkıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanında, ordunun kılıç ve kama gibi silah ihtiyaçlarının karşılanması bakımından demir işlemeciliğinin de başkenti olan Bursa’nın 700 yıllık geçmişe sahip bıçakları, Büyükşehir Belediyesi tarafından 1-2-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 3. Uluslararası Bursa Bıçak Festivali ile tekrar vitrine taşınıyor. BIÇAĞIN USTALARI BURSA’DA Teknolojiyle dönüşen bıçakçılık sektörünün geniş bir çerçevede ele alındığı festivalde, Rusya ve Almanya’dan gelen zanaatkârların yanı sıra Bursa başta olmak üzere Denizli, Eskişehir, Trabzon, Ankara, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, İzmir, Bilecik ve Balıkesir’den katılan ustalarla birlikte toplam 100 profesyonel stant yer alıyor. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Bıçakçılık ve El Aletleri Teknolojisi Bölümü, Denizli Belediyesi, Trabzon Sürmene Belediyesi ve Off The Grid Türkiye ekibi de fuara katılıyor. Programda çocuklar ve ailelere yönelik eğitici atölyeler ile rengârenk etkinlikler de düzenleniyor. “DAHA GENİŞ KİTLELERLE BULUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ” Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa bıçakçılığının, yüzyılların emeğini ve ustalığını taşıyan özel bir zanaat olduğunun altını çizdi. Bursa’nın geleneksel zanaat mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedeflediklerini anlatan Başkan Vekili Biba, “İlki 2012 yılında düzenlenen bıçak yarışmasını bu yıl da gerçekleştiriyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yaşayan zanaatları ve üretim kültürünü, şehir mirasımızın önemli bir parçası olarak kabul ediyoruz” dedi. “2027 YILINDA DÜNYA BIÇAK SEKTÖRÜNÜN KALBİ BURSA’DA ATACAK” İlk olarak 2017 yılında dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde bıçakçılığı gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Bursa Bıçak Müzesi’nin açıldığını anlatan Başkan Vekili Biba, “Bıçak Müzesi, bugün tarihi bir yapı olan Balibey Han’ın teras katında ziyaretçilerini ağırlıyor. Dünya Bıçak Başkentleri Birliği’nin 2027 yılı buluşmasının Bursa’da yapılacak olması ise hepimiz için ayrı bir gurur. 2027 yılında dünya bıçak sektörünün kalbi Bursa’da atacak. Bu yılki festival de bu büyük buluşmanın önemli bir hazırlığı niteliğini taşıyor. Festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tüm Bursalıları Bıçak Festivali’ni ziyaret etmeye davet ediyorum” diye konuştu. AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, organizasyonu 20 yıl önce başlattıklarını hatırlattı. Bursa’nın başkent kimliği taşıdığını hatırlatan Altepe, “Bursa aynı zamanda bir zanaatkârlar şehridir. Türkiye’deki bir sanatın başkenti Bursa’dır. Bursa, yıllarca bıçakçılıkla anıldı. Bir sanatkâr çocuğu olarak bu tür değerlerin gelişmesini istedik. Gerçek anlamda katma değer üretilsin istedik. Bıçakçılık sanatının öne çıkmasını arzuladık. Etkinliğin devam ettirilmesinden dolayı büyük mutluluk duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu da bıçağın, ustanın alın teri ve sabrının birleşmesiyle ortaya çıkan bir ürün olduğunu ifade etti. Sürmene’nin de bu kültürün merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Azizoğlu, bu tür organizasyonları çok kıymetli bulduklarını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Erol Büker de, üniversite bünyesindeki ‘Bıçakçılık ve El Aletleri Üretim Teknolojisi Programı’nın Türkiye’de ilk ve tek olduğunu hatırlattı. Ustaların el emeği, göz nuruyla yaptığı bıçaklara kendilerinin akademik gözle baktığını anlatan Büker, bıçakçılığa katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi. Pirge Ticari Direktörü Sedat Yamansucu, binlerce yıllık zanaat kültürüne ve demirin ateşle imtihanının sanata dönüştüğü bir sürece hep birlikte tanıklık ettiklerini belirtti. Bursa Bıçağı denince akla keskinlik ve kalite geldiğini anlatan Yamansucu, Pirge olarak bu kültüre sahip çıkmaya devam edeceklerini söyleyerek, festival kapsamında yapılan yarışmaya sponsor olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Bursa Bıçakçılar Derneği Başkanı Fatih Adliğ de, köklü bir tarihi geçmişi olan Bursa Bıçağı’nın her geçen sene daha da zenginleşen festivalle daha fazla tanındığını dile getirdi. Festivalin, 2027 Uluslararası Bıçakçılar Birliği’ne ev sahipliği yapacak olmasının gururunu hep beraber yaşayacaklarını belirten Adliğ, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından Tahtakıran Kılıç Kalkan ekibi tarafından sahnelenen gösteri, izleyenlerden büyük alkış aldı. Bu yıl ‘Sürdürülebilirlik’ temasıyla hazırlanan festival kapsamında düzenlenen ‘Geri Dönüşümden Şef Bıçağı Yarışması’, zanaat ile çevre bilincini bir araya getirdi. Türkiye ve dünya bıçakçılık kültürünün değerli isimlerinden oluşan jüri üyeleri, atık malzemelerden hazırlanan estetik ve işlevsel bıçakları tek tek inceledi. Yapılan değerlendirme sonucunda birinci olan Enes Şener 50.000 lira para ödülünün ve 2027 Fransa Coutellia katılım desteğinin sahibi oldu. Yarışmada ikinci olan Mehmet Türkaydın 30.000 lira, üçüncü olan Furkan Nurullah Hekim ise 20.000 lira kazandı

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi" Haber

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi"

Bu yıl 54.’sü düzenlenen MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, “İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır” dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilya üreticilerinin son koleksiyonlarını sergilediği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere birçok üretici katıldı. “TASARIM VE İNOVASYON ÜRETİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASI” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, mobilyanın başkenti İnegöl’ün yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olduğunu dile getirdi. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl’ün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Başkanvekili Biba, “Dünyada rekabet artık sadece üretmekle değil; katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Yeni dönemde, tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İnegöl mobilyası bu anlamda dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüştür” diye konuştu. “BÜYÜK KALKINMA YÜRÜYÜŞÜNÜN EN ÖNEMLİ PAYDAŞLARIYIZ” Üreten şehirlerin güçlü olacağını, güçlü şehirlerin güçlü Türkiye’yi inşa edeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Bizler de yerel yönetimler olarak; ülkemizin bu büyük kalkınma yürüyüşünün yereldeki en önemli paydaşlarıyız. Bu vizyon, yerli üretimi destekleyen, girişimciyi büyüten, sanayicinin önünü açan anlayışın sonucudur. İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır. İnegöl Mobilya Fuarı’nın, üreticilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta MODEF yönetimi olmak üzere fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. “TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAY BURSA’NIN” Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, uzun yıllardır ihracatçı kimliğini koruyan mobilya sektörünün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirdiğini anlattı. Mobilya ihracatının 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturduğunu belirten Bakan Bolat, “Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmıştır. Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu. “ÜLKEMİZ, AZMİ VE ÇALIŞKANLIĞIYLA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR” Kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artışın; sektörün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit ettiğini dile getiren Bakan Bolat, sektörün tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlediğini, Türk mobilyasının dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale geldiğini söyledi. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, “Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Türkiye’nin mobilya sektöründeki gücünü daha da ileriye taşımayı, yenilikçi tasarım ve ürünleri uluslararası vitrine çıkarmayı hedefleyen bu önemli organizasyonun; sektörümüzün üretim kapasitesini, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacağına yürekten inanıyorum” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl’ün mobilyada referans noktası olduğunu vurguladı. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın şehrin mobilya üretiminin ve ihracatının itici gücü olduğunu aktardan Ayyıldız, köklü fuarın her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirtti. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, fuar münasebetiyle mobilya sektörünün, mobilya dünyasının, mobilyanın başkenti olan İnegöl'de buluştuğunu belirtti. Sergilenen her mobilyada İnegöllü ustaların ve iş adamlarının tecrübesi ile emeği bulunduğunu ifade eden Salman, bu zamana kadar sanayicilere büyük destek veren Bakan Ömer Bolat’a teşekkür etti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, ekonomik krizlerin yaşandığı süreçte sebeplere sarılmanın büyük önem taşıdığını belirterek İnegöl’ün bunu başardığını vurguladı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette çok önemli bir merkez konumuna geldiğini belirten Burkay, desteklerinden dolayı Bakan Bolat’a ve tüm yöneticilere teşekkür etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl denince akla ilk olarak mobilyanın geldiğini belirtti. İnegöl mobilyasının küresel bir marka olma yolunda ilerlediğini anlatan Taban, ilçenin tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği gibi konularda da önemli potansiyeller barındırdığını söyledi. MODEF Başkanı Yavuz Uğurdağ, dış ticaret hacimlerinin bir buçuk milyar dolara ulaştığını söyledi. Fuarın üretim yapan veya istihdam sağlayan tüm sektör paydaşlarına katkı sağladığını belirten Uğurdağ, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, stantları gezerek sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Eskişehir’in Bir Asırlık Lezzet Durağı: Karakedi Bozacısı’nın İlginç Hikâyesi Haber

Eskişehir’in Bir Asırlık Lezzet Durağı: Karakedi Bozacısı’nın İlginç Hikâyesi

Eskişehir’in sembolleşmiş markalarından biri olan Karakedi Bozacısı, 1925 yılından bu yana süregelen yolculuğuyla bir işletmeden çok, kentin yaşayan hafızası haline geldi. Tozlu yollardan bakır kazanlara, komşu hatırasından dünya markası olma yolundaki bu hikâye, Eskişehir kültürünün nasıl ilmek ilmek işlendiğini gözler önüne seriyor. ​1925’te Helva ile Başlayan Serüven ​Karakedi Bozacısı’nın temelleri, 1925 yılında Hacı Tahir Ürersoy tarafından atıldı. Kurtuluş Savaşı sonrası dönemin zorlu şartlarında, Eskişehir’in henüz gelişmekte olan sokaklarında helva ve şerbet satarak başlayan bu yolculuk, bugün dört şubeyle kentin en popüler duraklarından biri konumunda. İşletmenin İbrahim Karaoğlan Şubesi Sorumlusu Ümit Bozkuş, o yılları "toz toprak içindeki bir şehirde tutunma mücadelesi" olarak tanımlıyor. ​Karakedi İsmi Nereden Geliyor? ​Pek çok kişinin merak ettiği "Karakedi" isminin hikâyesi ise tamamen bir tesadüfe dayanıyor. Bozkuş, ismin hikâyesini şu sözlerle anlatıyor: ​"O dönem yan dükkânımızda çok meşhur olan Karakedi Kolonyaları vardı. Komşumuz dükkânı kapatınca, herkes bize 'Karakedi nerede?' diye sormaya başladı. Sorulardan bunalan patronlarımız, en sonunda bu ismi sahiplenmeye karar verdi." ​Bozanın Kaderini Değiştiren Bursa Gezisi ​İşletmenin asıl kimliğini kazandığı boza üretimi, 1950’li yıllarda gerçekleşen bir Bursa ziyaretiyle başladı. Bursa’da bozayı gören ve Eskişehir’de bu lezzeti denemeye karar veren aile, geleneksel yöntemlerle üretime geçti. Bugün boza, Karakedi’nin lokomotif ürünü ve Eskişehir denince akla gelen ilk lezzetler arasında yer alıyor. ​Geleneksel Yöntem: Neden Bakır Kazan? ​Teknoloji gelişse de Karakedi Bozacısı’nda bazı şeyler hiç değişmiyor. Geçmişte odun ateşinde pişirilen bozalar, bugün modern enerji kaynaklarıyla hazırlansa da bakır kazan kullanımından asla vazgeçilmiyor. Gıdada bakırın lezzet ve sağlık açısından önemine dikkat çeken Bozkuş, mısır, şeker ve sudan oluşan bu mayalı içeceğin asırlık sırrının bu geleneklerde saklı olduğunu vurguluyor. ​Eskişehir: Bir Öğrenci Şehri ve Boza Kültürü ​Eskişehir’in bir üniversite kenti olması, Karakedi’nin ününü Türkiye sınırlarının ötesine taşıdı. Şehirde eğitim gören binlerce öğrenci, mezun olduktan sonra bu kültürü kendi memleketlerine taşıyarak gönüllü birer marka elçisi oldu. Bugün Eskişehir’e gelen turistlerin yapılacaklar listesinde boza içmek ilk sıralarda yer alıyor. ​Yaz-Kış Değişmeyen Lezzet ​Boza her ne kadar kışla özdeşleşse de Karakedi’de üretim yazın da durmuyor. Yaz aylarında menüye limonata ve dondurma eklense de sadık müşteriler için taze boza her daim tezgahta yerini alıyor. ​Yeni Nesil ve Sosyal Medya Etkisi ​Dijitalleşen dünyada Karakedi Bozacısı, sosyal medya sayesinde genç kuşaklarla bağını koparmıyor. Gençlerin işletmeyi dijital platformlar üzerinden keşfettiğini belirten Ümit Bozkuş, "Reklamı artık müşteri kendisi yapıyor. Sosyal medyanın gücü sayesinde bu asırlık hikâye her gün binlerce yeni kişiye ulaşıyor," diyerek dijital görünürlüğün önemine değiniyor. ​Eskişehir seyahatlerinizin vazgeçilmez durağı olan Karakedi Bozacısı, nostaljik atmosferi ve değişmeyen lezzetiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.