Hava Durumu

#Büyükbaş Hayvan

Kırsal Haber - Büyükbaş Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyükbaş Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ücretsiz Veteriner Danışmanlık Hizmeti Sürüyor Haber

Ücretsiz Veteriner Danışmanlık Hizmeti Sürüyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvan yetiştiricilerine yönelik başlattığı ücretsiz veteriner danışmanlık hizmetini, şap hastalığı kısıtlamalarının kalkmasının ardından 10 yeni ilçeye daha ulaştırarak yerel kalkınmaya güçlü bir ivme kazandırıyor. Kırsalda hayvancılığın gelişimini desteklemek ve üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla başlatılan “Mahallemde Veteriner Danışmanlık Hizmeti” küçük ölçekli yetiştiricilere ulaşmaya devam ediyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan uzman veteriner hekimler, üreticilerin kapısını çalarak hayvan sağlığından doğru beslemeye kadar birçok hayati konuda rehberlik ediyor. Şap Hastalığı sonrası 10 ilçede ziyaretler başladı Daha önce il genelinde görülen şap hastalığı nedeniyle başvuru süreci geçici olarak durdurulan Baklan, Bekilli, Bozkurt, Çal, Çameli, Çardak, Honaz, Serinhisar, Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinde, hastalığın tamamen sona ermesinin ardından başvurular hızla toplandı. Gelen talepler doğrultusunda, ilk etapta 38 adet küçük ölçekli büyükbaş hayvan işletmesi programa dahil edildi. Uzman ekipler; Baklan, Bekilli, Bozkurt ve Çameli ilçelerindeki işletme ziyaretlerine ilk startı verirken, diğer ilçelerdeki üretici ziyaretlerinin de bu ay içerisinde tamamen tamamlanması planlanıyor. Hem verimlilik hem de hayvan refahı artıyor Büyükşehir Belediyesi’nin uzman veteriner hekimleri, düzenli olarak gerçekleştirdikleri işletme ziyaretlerinde, salgın ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için aşılama ve koruyucu önlemler konusunda üreticileri bilgilendiriyor. Hayvan refahını artırmak amacıyla işletmelere doğru besleme yöntemleri, hijyen standartları ve modern bakım teknikleri eğitimi veriliyor. Bilinçli hayvancılık uygulamalarıyla süt ve et verimliliğinin artırılması, önlenebilir hastalıklardan kaynaklı ekonomik kayıpların minimuma indirilmesi ve üreticinin gelir düzeyinin yükseltilmesi hedefleniyor “Üreticimiz kazanacak, Denizli’miz kazanacak” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, üreticilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, “Denizli’de hayvancılığı geliştirmek ve üreticilerimizin yükünü hafifletmek için tüm imkanlarımızla sahada, uzman veteriner hekimlerimizle yanlarındayız. Amacımız; hayvan sağlığını korumak, salgın hastalıkların önüne geçmek ve üreticilerimize doğru bakım, besleme ve hijyen konularında rehberlik etmek. Bu destekle hem hayvansal üretimde verimliliği artırmayı hem de üreticilerimizin gelirini yükselterek ekonomik kayıplarını azaltmayı hedefliyoruz. Biz, toprağına ve emeğine sahip çıkan üreticimizin her adımda yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

Kurban Bayramı’nda 3,3 Milyon Hayvanın Kesilmesi Bekleniyor Haber

Kurban Bayramı’nda 3,3 Milyon Hayvanın Kesilmesi Bekleniyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık fiyatları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kurban Bayramı’nın, dini ve kültürel boyutunun yanı sıra ülkemiz ekonomisi ve özellikle hayvancılık sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Üreticilerimiz açısından bu dönem, yıl boyunca verilen emeğin karşılığının alındığı, işletme borçlarının kapatıldığı ve yeni üretim dönemine ilişkin planlamaların yapıldığı kritik bir süreçtir. Kurban Bayramı için milyonlarca hayvan aylar öncesinden besiye alınıyor ve bayram süresince kısa bir zaman diliminde kesiliyor. Kurbanlık hayvan alım-satımları; yem sanayinden veterinerlik hizmetlerine, nakliyeden pazar alanı kiralarına, kesim hizmetlerinden deri ve sakatat ekonomisine kadar çok geniş bir ticari hareketliliği beraberinde getiriyor. Bu süreç, ülke ekonomisinde önemli bir ekonomik hacim oluşturuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, Ziraat Odalarımız aracılığıyla sahadan derlediğimiz veriler doğrultusunda kurbanlık fiyatlarını ve sektöre ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz.” Kurbanlık hayvan sayısı “Son yıllardaki kurban satış verileri dikkate alındığında, 2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak temennimiz; hem üreticilerimizin emeğinin karşılığını aldığı hem de vatandaşlarımızın dini vecibelerini huzur içinde yerine getirebildiği bir Kurban Bayramı yaşanmasıdır.” Ülke genelinde kurbanlık hayvan fiyatları “Kurbanlık hayvan fiyatları ve satış yöntemleri illere göre farklılık gösteriyor. Bazı bölgelerde satışlar canlı kilogram veya karkas et fiyatı üzerinden yapılırken, bazı bölgelerde pazarlık usulüyle canlı hayvan satışı ya da hisseli satış yöntemi uygulanıyor. Özellikle büyükşehirlerde kesim ücretlerinin de satış fiyatına dahil edildiği görülüyor. Kurbanlık fiyatları; hayvanın canlı ağırlığına, ırkına, büyükbaşta inek, düve veya tosun; küçükbaşta koyun, koç veya keçi olmasına göre değişiklik gösteriyor. Ziraat Odalarımızdan alınan verilere göre 2026 yılında büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarının hayvan başına 120 bin lira ile 450 bin lira, küçükbaş hayvanların ise 15 bin lira ile 45 bin lira arasında değişmesi bekleniyor. Canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 lira ile 520 lira, küçükbaş hayvanlarda ise 300 lira ile 520 lira arasında olacağı tahmin ediliyor. Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş, küçükbaş hayvanlarda ise 397 lira 61 kuruş seviyesinde olduğu görülüyor. Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşti. Ortalama canlı kilogram fiyatı büyükbaşta 300 lira 38 kuruştan 411 lira 19 kuruşa, küçükbaşta ise 307 lira 52 kuruştan 397 lira 61 kuruşa yükseldi. Satışların yoğun olduğu büyükşehirlerde canlı kilogram fiyatları büyükbaş hayvanlarda İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 480-500 lira, Ankara ve İzmir’de ise 380-450 lira aralığında değişiyor. Küçükbaş hayvanlarda ise İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 450-470 lira, Ankara ve İzmir’de ise 400-450 lira aralığında fiyat oluşuyor.” Hisse bedelleri “2026 yılında büyükbaş hayvanlarda hisseli satışlar yaygın şekilde devam ediyor. İllere göre farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecektir.” Fiyat artışlarının temel nedenleri “Kurbanlık fiyatlarında yaşanan yükselişte başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışları etkili oldu. Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdığı işçilere ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 26 bin 5 lira iken, bu yıl yaklaşık yüzde 27 artışla 33 bin 30 liraya yükseldi. Geçen yıl tonu 3 bin 733 lira olan samanın fiyatı yüzde 106,3 artışla 7 bin 768 liraya, 12 bin 835 lira olan besi yeminin fiyatı yüzde 37,7 artışla 17 bin 673 liraya, 10 bin 958 lira olan kuru yonca otunun fiyatı ise yüzde 36,1 artışla 14 bin 910 liraya çıktı. İşletmelerde kullanılan elektriğin kilovat fiyatı geçen yıla göre yüzde 25,1 artışla 377,2 kuruştan 472,8 kuruşa yükselirken, mazot fiyatları da yüzde 46 artarak 46 lira 94 kuruştan 68 lira 51 kuruşa çıktı. Nakliye maliyetlerinde de ciddi artış yaşandı. Geçen yıl Kars’tan Ankara’ya 55 bin liraya taşınan kurbanlık hayvanlar bu yıl 80 bin liraya, İstanbul’a 70 bin liraya taşınan sevkiyatlar 95 bin liraya, Bursa ve İzmir’e 75 bin liraya yapılan taşımalar ise 100 bin liraya ulaştı.” Vekâletle kesim uygulamaları “Kurban Bayramı döneminde çok sayıda dernek ve vakıf, vatandaşlarımızdan aldıkları vekâlet doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında kurban kesim organizasyonları gerçekleştiriyor. Özellikle yurt dışında vekâletle kurban kesimi uygulamalarının son yıllarda giderek arttığı görülüyor. Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor, bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyor. Yurt içindeki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine yapılacak her türlü yardımın destekçisiyiz. Bununla birlikte, kurban kesimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi ve elde edilen etlerin soğuk zincirle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması halinde hem üreticimizin hem de hayvancılık sektörümüzün korunmasına katkı sağlanacaktır. Ayrıca dernek ve vakıfların toplu alımlarda üreticinin emeğini gözeten adil bir fiyat politikası uygulamaları da büyük önem taşıyor.” Kurban pazarlarında üreticilerin yaşadığı sorunlar “Diğer taraftan üreticilerimiz, kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğunu belirtiyor. Üreticilerimizin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor. Üreticilerimizin maliyetinin düşmesi vatandaşlarımızın alım gücüne de olumlu yansıyacaktır. Bayram sonrasında kesim alanlarında oluşan yoğunluk da vatandaşlarımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Belediyelerin kesim alanı kapasitesini artırması ve hijyen koşullarına ilişkin gerekli tedbirleri alması son derece önemlidir.” Kurbanlık hayvanların ekonomik değeri “Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 lira olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon lirayı bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar liraya yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor.” Deri ekonomisinde yaşanan kayıplar “Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen deriler, deri ve tekstil sanayimiz açısından önemli bir hammadde niteliği taşıyor. Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor. Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştirmekte ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Özellikle küçükbaş hayvan derilerinde yaşanan kayıplar dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ziraat Odalarımızdan gelen bilgilere göre, birçok bölgede deri toplayıcılarının bulunmaması nedeniyle kurban derileri ekonomiye kazandırılamıyor ve vatandaşlarımız tarafından çöpe atılıyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor. Yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvandan elde edilecek derilerin yanlış kesim uygulamaları veya toplama zincirindeki aksaklıklar nedeniyle zayi olması, ciddi bir ekonomik kayıp oluşturuyor. Bu nedenle toplama merkezlerinin etkinleştirilmesi ve derinin stratejik bir sanayi hammaddesi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.” Kasaplık hizmetler ve oluşan ekonomik hacim “Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetleri de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor. Kasaplar; kesim, yüzme ve parçalama işlemlerine göre farklı ücretler talep ediyor. Büyükbaş hayvanlarda yalnızca kesim, yüzme ve dörde bölme işlemleri için 10 bin lira ile 15 bin lira arasında, detaylı parçalama işlemleri için ise 15 bin lira ile 20 bin lira arasında ücret alınıyor. Küçükbaş hayvanlarda ise kesim ücretleri bin 500 lira ile 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Büyükbaş hayvanların yaklaşık yarısının kasaplar tarafından ortalama 15 bin lira ücret karşılığında kesileceği varsayımıyla kasaplara ödenecek tutarın 5,6 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 1 milyon 275 bin hayvanın ortalama 2 bin lira ücretle kesileceği dikkate alındığında kasaplara ödenecek toplam bedelin 2,5 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor. Böylece kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor.” Et ve Süt Kurumu’nun rolü “Bayram döneminde satışların beklendiği düzeyde gerçekleşmemesi halinde elde kalan hayvanların, Et ve Süt Kurumu tarafından üreticinin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak mağduriyet oluşturmayacak fiyatlarla satın alınması büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik görülüyor. Son olarak, aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla yetiştirdiği hayvanlarını kurban pazarlarına getiren tüm üreticilerimize bol ve bereketli kazançlar diliyor, milletimizin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum.”

Kocaeli Büyükşehir’e Bağlı Mezbahalar Kurbana Hazırlanıyor Haber

Kocaeli Büyükşehir’e Bağlı Mezbahalar Kurbana Hazırlanıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların kurban kesim işlemlerini daha sağlıklı, güvenli ve modern koşullarda gerçekleştirebilmesi için hazırlıklarını tamamladı. İzmit ilçesi İZAYDAŞ Yolu Solaklar mevkiinde bulunan modern mezbahada kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, 11 Mayıs Pazartesi günü itibarıyla başvurularını internet üzerinden gerçekleştirebilecek. BAŞVURULAR İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILACAK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmit, Kandıra ve Karamürsel’deki modern mezbahalar, Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarını tamamladı. Buna göre İzmit Mezbahası’nda kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşların, 11 Mayıs Pazartesi günü başlayacak başvurularını 15 Mayıs Cuma günü saat 17.30’a kadar tamamlaması gerekiyor. Başvuru yapmak isteyen vatandaşlar, kocaeli.bel.tr adresinde yer alan “Vatandaş Kurban Beyanı” formunu eksiksiz doldurarak ön kayıt işlemlerini tamamlayabilecek. Başvurunun sistem tarafından onaylanmasının ardından sıra numarası otomatik olarak oluşturulacak. DEKONTLAR WHATSAPP ÜZERİNDEN GÖNDERİLECEK İzmit Mezbahası için ön kayıt yaptıran vatandaşların “İzmit İlçesi Kurban Komisyonu” adına açılan Türkiye Diyanet Vakfı Kocaeli Şubesi’ne ait TR66 0001 5001 5800 7355 6838 39 numaralı hesaba ödeme yapması gerekiyor. 2026 yılı kurban kesim ücretleri büyükbaş hayvan için 8 bin TL, küçükbaş hayvan için ise 2 bin TL olarak belirlendi. Banka dekontunun açıklama bölümüne başvuru sahibinin adı ve soyadı, sistemden alınan sıra numarası ile kesimin yapılacağı mezbaha bilgisinin yazılması gerekiyor. Vatandaşların dekontlarını 15 Mayıs Cuma günü saat 17.30’a kadar 0 531 882 58 88 numaralı telefona WhatsApp üzerinden iletmeleri isteniyor. KANDIRA VE KARAMÜRSEL’DE ŞAHSEN BAŞVURU Kandıra ve Karamürsel mezbahalarında kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar da aynı hesaba kesim ücretini yatıracak. Sıra numarası almak isteyen vatandaşların 15 Mayıs Cuma günü saat 16.00’ya kadar kesim bedeli dekontu ile birlikte ilgili mezbahalara şahsen başvuruda bulunmaları gerekiyor. BAYRAMIN BİRİNCİ GÜNÜ HİZMET VERİLECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait İzmit, Kandıra ve Karamürsel mezbahalarında Kurban Bayramı Komisyonu kararları doğrultusunda yalnızca Kurban Bayramı’nın birinci günü kesim hizmeti verilecek. Kesim işlemlerinin ardından kurbana ait parçaların taşınmasında kullanılacak poşet, naylon torba ve çuvallar da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlara ücretsiz olarak temin edilecek.

CHP'li Gürer: "Üç Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı" Haber

CHP'li Gürer: "Üç Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki krizi tüm boyutlarıyla gündeme taşıdı. Gürer, artan maliyetler, çelişkili veriler ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle yerli üretimin zayıfladığını, sektörün sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini söyledi. “HAYVANCILIK HER GEÇEN GÜN SORUNLU HÂLE GELİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalamadığını belirterek, “Ülkemizde hayvancılık her geçen gün sorunlu hâle geliyor. Yem fiyatları, ahır giderleri, veterinerlik hizmetlerindeki artışlar çoğu kişiye hayvancılığı bıraktırıyor. Ülkemizin içine düşürüldüğü durum ise bu anlamda ithalatçı bir politikayla çözüm üretme yönünde.” diyen Gürer, 2010 yılından bu yana hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini hatırlattı. “Ne acı ki tablo her yıl ülkemizin aleyhine devam ediyor.” ifadelerini kullanan Gürer, ithalatın kalıcı çözüm olmadığını vurguladı. 2025’TE 739 BİN HAYVAN İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ilişkin verileri paylaşarak ithalatın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. “2025 yılında toplam 739 bin 706 baş hayvan ithalatı gerçekleşti. Bu büyükbaş hayvanlar için ödenen para 1 milyar 191 milyon lira, birim maliyeti 1.610 dolar ama ithal edilen hayvanların önemli bölümü, yüzde 92’si kesimlik yani sürdürülebilir bir hayvancılık değil, yalnızca kesim üzerinden soruna yaklaşım gösteriliyor,” dedi. İthalatın et açığını kapatmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Et açığını gidermeye çalışıyorlar, et açığı giderilemiyor, rafta ürünün fiyatı artıyor, besici para kazanamıyor, ülkenin hayvancılığı bitme noktasına taşınıyor.” diye konuştu. “DAHA AZ HAYVAN, DAHA FAZLA ÖDEME” 2018 ve 2025 yıllarını karşılaştıran CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalat maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, “İthalat adedi ve ödenen tutar karşılaştırmasında 2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithalatı gerçekleşirken 2025 yılında yüzde 50 daha az hayvan ithal ettiğimiz hâlde, 1 milyar 19 milyon lira yurt dışına paramız gidiyor yani yurt dışından daha pahalıya hayvan almak durumunda kalıyoruz,” dedi. Birim maliyetlerdeki artışı da CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şu sözlerle aktardı: “2019’da 976 dolar olan birim maliyeti 2024 yılında 1.889 dolara kadar yükseldi; ülke daha pahalı bir hayvancılık modeline doğru sürükleniyor. Bu durumda hayvan ithalatı ülkede çözüm olmuyor, sorunları artırıyor.” Dedi. “VERİLER SAĞLIKSIZ, KAMUOYU YANILTILIYOR” Resmî istatistiklerdeki çelişkilere dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nın ‘Hedefler’ bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor. 2025 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının TÜİK’e bildirdiği büyükbaş hayvan varlığı 17 milyon 709 bin baş. Büyükbaş varlığımız 2025 yılında yüzde 4 artmış. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nın "Hedefler" bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor.2024 yılında 16 milyon 824 bin başın üstüne 2025 yılında ithal edilen 739 bin başı eklediğinde 17 milyon 563 bin baş yapıyor. Ve şap, Kurban Bayramı kesimi, şartlı kesim dikkate alınmadan "150 bin hayvan eksildi." ifadesi yer alıyor. Âdeta aklımızla dalga geçiyorlar.” Dedi 3 MİLYON 874 BİN BAŞLIK SAPMA İDDİASI Uluslararası ve sektörel verilerle resmî açıklamalar arasındaki farkı gündeme getiren Gürer, “Amerika Tarım Bakanlığı diyor ki: ‘2026 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan varlığı 14 milyon 300 bin büyükbaşa düşecek.’ Damızlık Sığır Birliği de yaptığı açıklamada ‘Türkiye'de büyükbaş olarak 13 milyon 685 bin baş hayvan varlığı var olacak.’ diyor. 3 milyon 874 bin baş sapma olur mu?” ifadelerini kullandı. “Yine doğru bilgi verilmiyor, kamuoyu yanıltılıyor, hayvan varlığındaki düşme saklanıyor. ‘2025 yılında hayvan varlığı toplam 150 bin azaldı.’ gösterilerek kamuoyu da yanıltılıyor.” diyen Gürer, hayvan varlığındaki düşüşün gizlenmesinin iç piyasada talep karşılanamamasına yol açtığını söyledi. 112 BİN İŞLETME HAYVANCILIĞI BIRAKTI Sektördeki çözülmenin sahada açıkça görüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üç yılda 112 bin 161 işletme hayvancılıktan çekilmiş, 108 bin 694 küçük aile tipi işletme de ahırın kapısına anahtar vurmuş.” dedi. Anadolu’daki tabloyu ise şu sözlerle anlattı: “Böyle olunca Anadolu’da gittiğiniz zaman 1 ila 10 hayvanı olanın zaten ahırında artık hayvan yok, çiftçilik yapmayanın hayvancılığı bu şartlarda sürdürebilme şansı da yok. Bu durumda ülke hayvancılığı katlediliyor.” “HER GELEN BAKAN ‘ÜÇ YILDA BİTİRECEĞİZ’ DEDİ” 2010 yılında başlatılan ithalat politikasını eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2010 yılında AKP eliyle bu ülkede hayvancılığı yok etme pahasına ithalat başlatıldı, her gelen bakan ‘Üç yılda bu işi bitireceğiz.’ dedi; bitmedi, devam ediyor.” dedi. 2026 yılında 500 bin hayvanın daha ithal edileceğinin belirtildiğini aktaran Gürer, bu rakamın artmasının da muhtemel olduğunu ifade etti. “Ama sorunun kaynağı yerli üreticiyi, yerli besiciyi desteklememek. Üreten para kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor; kasabı da dertli, bakanı da dertli.” diye konuştu. “HEM ÜRETEN HEM TÜKETEN DERTLİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sektörün tüm taraflarının mağdur olduğunu belirterek, “Bir kesim düşünün ki hem besicisi hem bakıcısı hem keseni hem satanı hem de alanı aynı anda dertli.” diyen Gürer, kesim ve raf fiyatları arasındaki farkı da gündeme getirdi: “Kesimhanenin kesim fiyatı danada 610 lira, kuzuda 600 lira. Bu durumda rafa gidiyor, Ankara’da bir markette bin liranın altında et yok. Yani sorun her kesimi doğrudan etkileyen bir sorun.” ÇÖZÜM: YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEK Gürer, çözümün ithalatta değil üretimi desteklemekte olduğunu vurgulayarak şu önerilerde bulundu: “Ülkenin destek ve teşvikleri bu işi yapacak başta gençler olmak üzere doğru alanlara kanalize edilmeli, mera hayvancılığı geliştirilmeli, on iki ay kapalı yemle beslenen ve ithal yemle bu ülkenin hayvancılığının dibine kibrit suyu dökülen süreç sonlandırılmalı ve ülkenin hayvancılık olgusu doğru yönetilmeli.” Konuşmasını, “Aksi takdirde geleceğimiz bu anlamda sorunludur, karanlıktır. İthalata bağlı bir sorunda gidip yurt dışından istediğimiz fiyata hayvan da artık alınamayacak noktaya gelmiştir.” sözleriyle tamamladı.

CHP'li Ayhan Barut: "Veriler Hayali, Gerçekler Başka" Haber

CHP'li Ayhan Barut: "Veriler Hayali, Gerçekler Başka"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı hayvan varlığı verilerinin, saha gerçekleri ve bilimsel analizlere göre büyük çelişkiler içerdiğini söyledi. Geçen yıla oranla kıyaslandığında açıklanan verilere göre hayvan varlığındaki büyük artışın dayanaksız olduğunu aktaran Barut, “Ya kayıt dışı giriş yapılarak, 2024 yılında var olan ancak sisteme kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon hayvan, 2025 sayımında aniden sisteme dahil edilmiştir. Ya da 2024 yılı verileri olduğundan çok daha düşük gösterilmiş veya bu yılın verileri mükerrer sayımlarla şişirilmiştir” dedi. “CİDDİ TUTARSIZLIKLAR VAR” TÜİK’in geçen yıl yapılan tarım sayımı sonucu açıkladığı verileri paylaşan Barut, “Türkiye’de Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %4,3 artarak 17 milyon 709 bin baş oldu. Küçükbaş hayvan sayısı da bir önceki yıla göre %5,4 artarak 57 milyon 874 bin olarak açıklandı. Ancak TÜİK verileri zooteknik projeksiyon mantığıyla incelendiğinde, yaş grupları arasındaki geçişlerde kritik tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Rakamlar arasında biyolojik akışa ve sürü demografisine ters düşen ciddi tutarsızlıklar bulunmaktadır” diye konuştu. “HAYALET ARTIŞLAR” TÜİK tarafından açıklanan bu verilerin gerçekliğini sorgulayan Barut, şunlara dikkat çekti: “Bir önceki yılın genç hayvanları, bir sonraki yıl yaşlandıklarında sayıları azalmak yerine artıyor görünüyor. Sanki yoktan var olmuş gibi; Ölüm ve kesim oranlarına rağmen, hayvan sayısında biyolojik olarak imkansız ‘hayalet’ artışlar görülmektedir. Bu sonuçlar bilimsel, nesnel ve sahadaki gerçeklik açısından asla normal değildir. Biyolojik gerçekler ışığında ortaya konan zooteknik kural açısından, bir önceki yılın 0-1 yaş grubu, bir sonraki yılın 1-2 yaş grubunu oluşturur. Bu süreçte sayı doğal olarak azalmalıdır. Sayı ancak çok yüksek miktarda ithalat yapılırsa artabilir. Açıklanan resmi verilerde ise büyük bir çelişki görülüyor. Bir yıl önce doğan hayvanlar büyüdüğünde sayıları azalması gerekirken 227 bin baş artmış görünüyor. Doğal seyrinde bu hayvanların ölenleri, kesilenleri olması gerekirken aksine üzerine bu kadar artış normal değil. 2024'teki dişi buzağılar 2025'te düve olduğunda sayıları 401 bin artmıştır. Bu durum erkek sığırlardaki çelişkiden daha vahimdir. Türkiye 2024-2025 döneminde 1 yaş civarında 630 bin adet canlı hayvan ithal etti mi? Eğer bu devasa ithalat yapılmadıysa, bu hayvanlar 'yoktan var olmuş' görünmektedir. Aynı vahim çelişkiler küçükbaş grubu için de geçerli. Toklu ve şişek grubunda yaklaşık 410 bin hayvan artışı eşyanın tabiatına aykırıdır. Yaş aralığı gözetildiğinde, küçükbaş sürüsünde hastalık ve kesim nedeniyle normalde yüzde 10-20 oranlarında azalma olması gerekirken, sürü yaşlandıkça sayı artıyor. Bunu akıl almıyor.” AÇIK ÇELİŞKİLERİ ANLATTI Yaşanan çelişkilerin izah edilmesini isteyerek iktidarı eleştiren Barut, şöyle konuştu: “Peki bunlar nasıl oluyor? Ya kayıt dışı giriş yapılarak, 2024 yılında var olan ancak sisteme kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon hayvan, 2025 sayımında aniden sisteme dahil edilmiştir. Ya da 2024 yılı verileri olduğundan çok daha düşük gösterilmiş veya bu yılın verileri mükerrer sayımlarla şişirilmiştir. Gerçekçi ve tutarlı, bilimsel yöntemlerle doğrulanmış veriler olmadan sürdürülebilir bir tarımsal üretim olmaz. Tarım politikaları, sadece veri tabanı girişlerine değil, doğrulanmış ve biyolojik olarak tutarlı saha verilerine dayanmalıdır. Algı oyunlarını bırakın, bitkisel ve tarımsal üretimde kanayan yaraları sarın, besici ve üreticinin derdine derman olun!”

Son Beş Yılda 4 Milyon Sığır ve 112 Bin İşletme Yok Oldu Haber

Son Beş Yılda 4 Milyon Sığır ve 112 Bin İşletme Yok Oldu

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılığın içinde bulunduğu tabloya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı hayvan varlığı verilerinin sahadaki gerçeklerle ve birliklerin açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini belirten Gürer, açıklanan rakamların ciddi soru işaretleri barındırdığını vurguladı. TÜİK’in Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine dayandırarak açıkladığı 2025 yılı büyükbaş hayvan varlığının 17 milyon 709 bin baş olarak duyurulduğunu hatırlatan Gürer, bu rakamların muhtemelen bir yıl önceye ait olduğunu ifade etti. 2025 yılı boyunca ülke genelinde etkili olan şap hastalığı nedeniyle çok sayıda hayvanın telef olduğunu belirten Gürer, özellikle buzağı kayıplarının doğum sırasında ya da doğumdan kısa süre sonra yaşandığını, farklı kaynaklara göre kaybın 400-500 bin baş seviyesine ulaştığını söyledi. Buna rağmen aynı yıl içinde 735 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı yapıldığını belirtti. “HAYVAN VARLIĞI ARTIYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın öngörülerine göre Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 2026 yılında 14 milyon 300 bin başa düşeceğinin tahmin edildiğini, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin ise 2026 yılı için bu sayıyı 13 milyon 685 bin baş olarak açıkladığını ifade etti. Buna karşın iktidarın 2025 yılı için 17 milyon 709 bin başlık bir hayvan varlığı açıklamasının yaklaşık 4 milyon başlık ciddi bir fark yarattığını belirten Gürer, bu çelişkinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Şap hastalığının yoğun yaşandığı bir dönemde hayvan varlığının artıyor gibi gösterilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında hayvan varlığının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 16 milyon 800 bin baş civarında olduğunu belirtildiğini ifade etti.. Gürer, bu çelişkili veriler üzerinden yapılan planlamaların sağlıklı ve öngörülebilir olmadığını vurguladı. SON BEŞ YILDA 4,2 MİLYON BAŞ SIĞIR KAYBI Türkiye’nin sığır varlığına ilişkin yıllara göre verileri paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020 yılında 17 milyon 965 bin baş olan sığır sayısının 2021’de benzer seviyede kaldığını, 2022’de 16 milyon 851 bine, 2023’te 16 milyon 421 bine, 2024’te ise 16 milyon 824 bine gerilediğini söyledi. 2025 yılında ise sığır sayısının 13 milyon 685 bin başa düştüğünü belirten Gürer, son beş yılda toplam 4 milyon 279 bin baş sığır kaybı yaşandığını ifade etti. Bu düşüşün temel nedenleri arasında artan girdi maliyetleri ve şap hastalığı nedeniyle yaşanan hayvan ölümlerinin yer aldığını dile getiren Gürer, Bakanlığın bu konuda kamuoyuna net ve şeffaf resmi veriler sunmadığını söyledi. 2010 yılından bu yana yapılan et ve canlı hayvan ithalatının toplamda 11 milyon başa ulaştığını belirten Gürer, buna rağmen hayvancılıktaki sorunların azalmadığını, et fiyatlarının düşmediğini, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümlerinin önüne geçilemediğini ifade etti. Gürer, neredeyse ithal edilen hayvan sayısı kadar buzağı ölümünün yaşandığını vurguladı. “1980’İN BİLE GERİSİNE DÜŞTÜK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta gelinen noktayı bakanlık verileriyle anlatarak, “2025 yılında 735 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı yapılmış. Yetmiyor, 2026 yılı için de 500 bin baş ithalat planlanıyor. Bu tablo bize şunu açıkça gösteriyor: Türkiye hayvancılıkta 1980 yılının bile gerisine düşmüştür” dedi. Ömer Fethi Gürer, rakamlarla yaşanan gerilemeyi şöyle anlattı:“1980 yılında Türkiye’de 16 milyon 925 bin baş büyükbaş hayvan vardı. Bugün bu sayı 13 milyon 685 bine düşmüş durumda. Aradan 45 yıl geçti, nüfusumuz 35-40 milyon arttı ama hayvan sayımız azaldı. Bu, son 50 yılın en çarpıcı gerilemelerinden biridir.” Toplam hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “1980’de büyükbaş ve küçükbaş toplam hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün 71 milyona gerilemiş durumda. Hayvancılık bitme noktasına gelmiştir” diye konuştu. Büyükbaş hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini vurgulayan Gürer, “Hayvanlar 12 ay boyunca ahırlarda yemle beslenmek zorunda kalıyor. Meralar etkin kullanılmıyor. Yem maliyetleri arttıkça üretici ayakta duramıyor” ifadelerini kullandı. “112 BİN İŞLETME KAPANDI, KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ TASFİYE EDİLDİ” Hayvancılık işletmelerinde yaşanan çöküşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Veriler bize çok net bir tablo sunuyor. Son üç yılda 112 bin ahır işletmesi kapandı” dedi. Sayıları tek tek açıklayan Gürer, şunları söyledi: “2022 yılında sığır işletme sayısı 1 milyon 150 bindi. 2025 itibarıyla bu sayı 1 milyon 37 bine düştü. Yani üç yılda 112 bin 161 işletme üretimden çekildi. Şahıs işletmeleri 1 milyon 139 binden 1 milyon 30 bine geriledi. 108 bin 694 küçük aile işletmesi artık yok.” Kooperatiflerin de dağıldığını belirten Gürer, “Hayvancılık kooperatifi sayısı 7 bin 519’du. Bugün 3 bin 635’e düştü. 3 bin 684 kooperatif ya işlevsiz hale geldi ya da tamamen kapandı. Kamuya ait hayvancılık işletmeleri de 83’ten 58’e düştü” dedi. Gürer, bu sürecin bilinçli bir tasfiye olduğunu savunarak, “Küçük aile tipi işletmeler tarımdan siliniyor. Et ve Süt Kurumu üreticiyi destekleyen bir kurum olmaktan çıktı, ithalatçı bir yapıya dönüştü. İthalattan belli kesimler kazanıyor ama yerli üretici her geçen gün kaybediyor” diye konuştu. “SÜT FİYATI ÜRETİCİYİ AYAKTA TUTMUYOR” Süt ve besi üreticisinin para kazanamadığını vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici kazanamıyor, giderini karşılayamıyor. Sonuçta ahırını kapatıyor. Bu düzende kazanan ithalat lobileri, kaybeden üretici oluyor” dedi. “Dört milyon sığırı, 112 bin işletmeyi kaybettik” diyen Gürer, hayvancılığın acilen doğru politikalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatın sahada karşılığı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “22 lira 22 kuruş olarak açıklanan süt fiyatı taban fiyat değildir. Üretici sütünü fiilen 20 lira 50 kuruşa satmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Gürer, kesintilere dikkat çekerek, “Süt aracıya gidiyor, nakliye üreticiye yükleniyor, kesintiler üreticinin sırtına bindiriliyor. Bu şartlarda süt inekçiliği sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır” dedi. ÜRETİCİ: “ÇİFTÇİ ÇIKMAZDA, ACİL KOLAYLIK BEKLİYORUZ” Besici Bülent Özden ise yaşanan tabloyu şu sözlerle özetledi: “Artan maliyetler, yem fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle süt inekçiliği çıkmaza girdi. Çiftçi artık dayanacak gücü kalmadığını söylüyor.” Şap hastalığının etkilerine dikkat çeken Özden, “Hayvan varlığımızda yaklaşık yüzde 40 azalma oldu. Et ve süt üretimi ciddi biçimde etkilendi. Çok sayıda hayvan telef oldu” dedi. Buzağı ölümlerinin alarm verdiğini belirten Özden, “Buzağı ölümleri yüzde 30-40 seviyelerine ulaştı. Şap giren işletmelerde hayvan hastalığı atlatsa bile buzağıyı kaybediyoruz” diye konuştu. Hayvancılığı bırakan üretici sayısının hızla arttığını söyleyen Özden, “İki yıldır tarım ürünleri para etmiyor. Borcunu ödeyemeyen çiftçi ineğini, danasını satmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. Özden, çiftçinin taleplerini ise şöyle dile getirdi: “Ziraat Bankası kredi musluklarını kapattı. BAĞ-KUR şartları ağırlaştırıldı. Çiftçi büyük bir çıkmazda. Devletten acil ve somut kolaylıklar bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.