Hava Durumu

#Büyükbaş Hayvan

Kırsal Haber - Büyükbaş Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyükbaş Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Giresun’da Sonbahar Şap Aşılama Kampanyası Devam Ediyor Haber

Giresun’da Sonbahar Şap Aşılama Kampanyası Devam Ediyor

Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki hayvancılığı korumak ve şap hastalığı riskini ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen Sonbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası kapsamında saha çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Merkez ilçe Kayadibi Mahallesi’nde il müdürlüğü veteriner sağlık ekipleri tarafından yürütülen aşılama ve kimliklendirme (küpeleme) faaliyetlerini yerinde denetledi. "Şap Hastalığından Korunmanın En Etkili Yolu Aşılama" Yetiştirici Osman Çetin’e ait hayvancılık işletmesinde gerçekleştirilen saha incelemelerine İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin ve Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Yunus Emre Aydoğdu da katıldı. Aşılama sürecini yakından takip eden İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, hayvan hastalıklarıyla mücadelede koruyucu aşılamanın hayati önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Şap hastalığından korunmanın ve salgınların önüne geçmenin en etkin yolu planlı aşılamadır. 14 Eylül – 13 Kasım 2026 tarihleri arasında yürütülecek olan Sonbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası sürecinde tüm yetiştiricilerimizin büyükbaş hayvanlarını zamanında aşılatmaları büyük önem taşımaktadır." Kampanya 13 Kasım’a Kadar Sürecek Giresun genelinde devam eden aşılama programı kapsamında veteriner sağlık ekipleri, mahalle ve köyleri tek tek ziyaret ederek büyükbaş hayvan varlığını kayıt altına alıyor ve aşı uygulamalarını gerçekleştiriyor. Yetiştiricilerin mağduriyet yaşamamaları ve il genelinde hayvan sağlığı güvenliğinin sağlanması adına aşı takvimine uymaları gerektiği hatırlatıldı.

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak Haber

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışına katıldı. Bakan Yumaklı burada yaptığı konuşmada "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun." dedi. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışında yaptığı konuşmada, hayvancılığın stratejik bir sektör olduğunu söyledi. Bugünün 19 Eylül Gaziler Günü olduğunu hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için canını feda eden tüm şehitleri minnetle andı, hayatını kaybeden gazilere Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi. Hayvancılığın bir ailenin geçimi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurması ve kadınların emeğinin berekete dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, "Hepsinden önemlisi de bu ülkenin insanlarının sofrasına gelen lokmanın garantisidir." diye konuştu. HAYVANCILIĞA DESTEK 24 YILDA 654 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bakan Yumaklı, Türkiye'nin hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüğünü belirterek, son 24 yılda hayvancılıkla ilgili desteklerin 654 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Bu desteklerin yalnızca hayvan sayısının ve üretimin artırılması için verilmediğini vurgulayan Yumaklı, "Bizim asıl meselemiz daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir hayvancılık yapılmasını sağlamak. En önemlisi de daha uygun maliyetle ve daha güçlü bir işletme yöntemiyle emeğinin karşılığını almak." ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 2024 yılının şubat ayında Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını anımsatarak, yol haritasındaki uygulamaların geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyledi. İlk kez 3 yıllık üretim planlaması ve destekleme modelini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Amacımız şu, yarın ne olacak endişesi olmasın. Üreticilerimiz önlerini görsünler ve karar verecekleri zamanda buna riayet etsinler. Gençlerimiz daha fazla destek alsın. Girişimci kadın kardeşlerim daha fazla destek alsın." dedi. Aile işletmelerinin ayakta kalmasının ve büyümesinin önemine dikkati çeken Yumaklı, üretim planlamasıyla işletmelerin gelecek nesillere devredilerek devam ettirilmesini hedeflediklerini bunun için de bu üretim planlamasını hayata geçirdiklerini dile getirdi. Hayvancılığın başarısının yalnızca hayvan sayısıyla ölçülemeyeceğini işaret eden Bakan Yumaklı, sağlıklı hayvan olmadan hayvancılığın yapılamayacağını vurguladı. Bu kapsamda ilk olarak Erzurum'da olmak üzere 5 veteriner yol kontrol noktası oluşturduklarını, bu sayıyı 8'e çıkaracaklarını bildiren Yumaklı, geçen yıl yaşanan şap hastalığıyla mücadelenin 4 ay içinde tamamlandığını söyledi. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun. Buradan bütün üreticilerimiz bunun için diğer desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Ayrıca veteriner hekimler de herhangi bir şekilde ilave bir ücret talep etmeyecekler. Bütün bu rakam bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 6 milyar liralık bir tutarı sadece bu iş için ayırmış olduk. Böylece üreticilerimizin üzerindeki bu iki kalemdeki yükü hafifletmeyi amaçlıyoruz." ERZURUM'A HAYVANCILIKTA POZİTİF AYRIMCILIK Erzurum'un büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de üçüncü sırada bulunduğunu belirten Yumaklı, şehrin yem bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Erzurum'un geniş meralara sahip olması ve su probleminin bulunmamasının önemli avantajlar olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, ama şu anda olması gereken yerde bulunmadığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hayvancılıkla ilgili üretim planlamasına dahil 16 il bulunduğunu belirterek, bu illerdeki yetiştiricilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Erzurum'da besi ve süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere dört başlıkta ilave destek sağladıklarını aktaran Yumaklı, "Birincisi buzağıya yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz. İkincisi Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu tarımsal kredilere ek yüzde 20 daha fazla faiz indirimi sağlıyoruz. Üçüncüsü çiğ süte yüzde 40 daha fazla destek veriyoruz. Dördüncüsü de yem bitkilerine yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz." diye konuştu. "KALİTELİ DAMIZLIK MATERYAL YAYGINLAŞACAK" Açılışı yapılan tesisin sürüsünü büyütmek isteyen üreticiler için önemli bir merkez olacağını ifade eden Yumaklı, burada kaliteli damızlık materyalin yaygınlaştırılacağını kaydetti. Tesiste çoğunluğu Angus, diğer bölümü Hereford olmak üzere yaklaşık 1500 hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere dağıtılmasının planlandığını bildirdi. Hayvancılıkta kaliteli ve uygun maliyetli yemin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Yumaklı, Erzurum'un bölgenin kaba yem ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Erzurum'daki sulama yatırımlarının da sürdüğünü belirten Yumaklı, Kuzgun-Daphane-Elmalı Tüneli'nin ihalesinin kasım ayında, Kuzgun-Daphane-Orta Bahçe Sulaması'nın aralık ayında, Narman Şehitler Barajı Sulaması ile Çipak Regülatör Sulaması'nın ihalelerinin ise mart ayında yapılacağını açıkladı. Yumaklı, "Ne zaman söylediysek ihalesini yapacağız, ne zaman bitireceğiz dediysek de bitireceğiz. İnşallah bugüne kadar söz verip yaptığımız gibi." dedi. TMO ARPA SATIŞINA BAŞLADI Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül itibarıyla başladıklarını bildiren Yumaklı, satışların ilk etapta büyükbaş ve küçükbaş besicileri, yetiştiriciler ve yem fabrikalarına yönelik olacağını söyledi. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar Türkiye'de 2 milyon dekar mera alanını ıslah ederek üreticilerin hizmetine sunacaklarını da anlattı. Erzurum'un hayvancılık altyapısını geliştirmek amacıyla Aziziye ilçesinde 25 bin büyükbaş kapasiteli besi organize tarım bölgesi kurmak istediklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, projenin Erzurum'u hayvancılık ve kırmızı et üretiminde bölgesel merkez haline getirmesini hedeflediklerini ifade etti. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği tesisinin faaliyete geçmesiyle 9 bin ton kırmızı et üretimi ve 1500 kişilik istihdam sağlanacağını, ülke ekonomisine 3 milyar liralık katkı sunulacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Bakan Yumaklı, tesisin hayvancılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.

TÜİK Haziran 2026 Hayvancılık İstatistikleri Açıklandı Haber

TÜİK Haziran 2026 Hayvancılık İstatistikleri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık 2025 - Haziran 2026 dönemine ilişkin hayvancılık istatistiklerini yayımladı. Açıklanan resmi verilere göre Türkiye'deki küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığına ait detaylar netleşti. TÜİK Verilerine Göre Hayvan Sayıları (Aralık 2025 - Haziran 2026) Paylaşılan verilere göre, Türkiye genelinde küçükbaş hayvan sayısı 60,8 milyon baş olarak gerçekleşirken, büyükbaş hayvan sayısı ise 17,8 milyon baş oldu. Kategori bazında Aralık 2025 ve Haziran 2026 dönemleri arasındaki rakamsal dağılım şu şekildedir: Koyun Sayısı: Aralık 2025 döneminde 46 milyon 689 bin baş olan koyun sayısı, Haziran 2026'da 49 milyon 473 bin başa yükseldi. Keçi Sayısı: Aralık 2025'te 11 milyon 186 bin baş olan keçi sayısı, Haziran 2026 itibarıyla 11 milyon 342 bin baş olarak kayıtlara geçti. Sığır Sayısı: Aralık 2025 döneminde 17 milyon 544 bin baş olan sığır sayısı, Haziran 2026'da 17 milyon 640 bin baş seviyesine ulaştı. Manda Sayısı: Aralık 2025 ve Haziran 2026 dönemlerinin her ikisinde de manda sayısı değişmeyerek 165 bin baş olarak kaldı. Küçükbaş ve Büyükbaş Varlığı Genel Dağılımı TÜİK istatistiklerine göre dönemsel toplam dağılım şu başlıklar altında toplandı: Toplam Küçükbaş Hayvan Sayısı: 60 milyon 800 bin baş (49 milyon 473 bin baş koyun, 11 milyon 342 bin baş keçi) Toplam Büyükbaş Hayvan Sayısı: 17 milyon 800 bin baş (17 milyon 640 bin baş sığır, 165 bin baş manda)

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek, hayvan varlığındaki azalışın et ve canlı hayvan ithalatını artırdığını söyledi. Gürer, üreticinin artan maliyetler nedeniyle hayvancılığı sürdürmekte zorlandığını, yurttaşların ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişemediğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe sorunların giderek büyüdüğünü belirterek, hayvan varlığındaki gelişmelerin, üretim maliyetlerinin ve ithalat rakamlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Gürer, mevcut uygulamaların ise ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmadığını belirtti. Gürer, “Türkiye’de hayvancılıkta sorunlar artıyor. Hayvan varlığının azalması, et ve canlı hayvan ithalatının sürmesine neden oluyor. Resmi verilere göre büyükbaş hayvan varlığımız 16 milyon 800 bin civarında, koyun ve keçi varlığımız ise 54 milyon baş civarında görülüyor. Ancak sektör temsilcileri, gerçek hayvan varlığının açıklanan rakamların yaklaşık 2 milyon altında olduğunu ifade ediyor” dedi. ÜRETİCİNİN GELİRİ DÜŞÜYOR, GİDERİ ARTIYOR Hayvancılık yapan üreticilerin her geçen gün daha ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, ahır giderlerinden veteriner hizmetlerine, yemden elektriğe kadar birçok kalemde ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor, bakım giderleri artıyor, buzağı ölümleri artıyor, hastalıklar artıyor. Buna karşılık üreticinin geliri düşüyor. Gideri artan, geliri azalan üretici hayvancılığı sürdürmekte zorlanıyor. Bu nedenle hayvancılık yapanların sayısı da her geçen yıl azalıyor” diye konuştu. Türkiye’nin et ve hayvan açığının devam ettiğine dikkat çeken Gürer, sorunun çözümünün üretimi artırmak yerine ithalat yoluyla sağlanmaya çalışıldığını ifade etti. Gürer, “Ülkemizin et ve hayvan açığı devam ediyor. Bu açığa çözüm ise ithalatla bulunmaya çalışılıyor. Binlerce ton et ve yüz binlerce hayvan ithal ediliyor. Oysa yapılması gereken, ithalatla günü kurtarmak değil, yerli üreticinin üretimini sürdürebileceği koşulları oluşturmaktır” dedi. 7 AYDA YAKLAŞIK YARIM MİLYON HAYVAN İTHAL EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 7 ayında bu sayıya neredeyse ulaşıldığını söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı için 500 bin hayvan ithal edileceğini açıklamıştı. Ancak daha yıl tamamlanmadan, ilk 7 ayda 495 bin 527 baş hayvan ithal edildi. Yani Bakanlığın bir yıl için planladığı ithalat miktarına daha ilk 7 ayda ulaşıldı” ifadelerini kullandı. İthal edilen hayvanların türlerine ilişkin de bilgi veren Gürer, şunları söyledi: “İlk 7 ayda ithal edilen 495 bin 527 baş hayvanın 82 bin 454 başı damızlık sığır, 413 bin 73 başı ise damızlık dişi sığır olarak gerçekleşti. Yaklaşık yarım milyon hayvan ithal edildi. Bakanlığın kendi planladığı ithalat miktarına yıl tamamlanmadan ulaşılmış durumda.” Bu ithalatın Türkiye ekonomisine önemli bir döviz yükü getirdiğini ifade eden Gürer, “İlk 7 ayda yaklaşık 495 bin 527 baş sığırın ithal edilmesi karşılığında 177 milyon 265 bin dolar yurt dışına ödendi. Yerli üretimi güçlendirmek yerine dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” dedi. ET VE SÜT KURUMU KÂR EDERKEN VATANDAŞ ETE ULAŞAMIYOR Son yıllarda piyasanın dengelenmesi amacıyla Et ve Süt Kurumu aracılığıyla ithalat yapıldığını belirten Gürer, buna karşın yurttaşların ete erişim sorununun devam ettiğini söyledi. Gürer, “Et ve Süt Kurumu son yıllarda piyasanın dengelenmesi için ithalat gerçekleştiriyor. Ancak Et ve Süt Kurumunun verilerine baktığımızda kurumun kâr ettiğini görüyoruz. Oysa emekliler ve asgari ücretliler ete erişmekte sorun yaşıyor” dedi. Et ve Süt Kurumunun önceliğinin kâr etmek değil, yurttaşların uygun fiyatlarla ete erişimini sağlamak olması gerektiğini ifade eden Gürer, “Et ve Süt Kurumu ithal ettiği hayvandan ve etten kâr etme yerine başa baş noktasında kalmalı, piyasayı dengelemeli ve ete erişemeyen yurttaşların ete ulaşmasına olanak yaratmalıdır. Bugün emekli de asgari ücretli de kasaba gittiğinde et almakta zorlanıyor” diye konuştu. YERLİ ÜRETİCİ HAYVANINI KESİME GÖNDERMEK ZORUNDA KALIYOR Artan girdi maliyetlerinin hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini belirten Gürer, üreticinin elindeki hayvanları kesime göndermek zorunda kaldığını söyledi. Gürer, “Yerli üretici, artan girdi maliyetleri karşısında hayvanını kesime göndermek durumunda kalıyor. Yem pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı, veterinerlik hizmetleri pahalı. Ahır giderleri sürekli artıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış yaşanmıyor” dedi. Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatının 2010 yılından bu yana sürdüğüne dikkat çeken Gürer, yıllardır yapılan açıklamalara rağmen ithalatın sona ermediğini ifade etti. Gürer, “2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatı için her gelen Bakan, üç yıl içerisinde ithalatı sona erdireceğini açıkladı. Ancak aradan yıllar geçti ve ithalat hâlâ devam ediyor. Demek ki uygulanan politikalar, Türkiye’yi hayvancılıkta kendi kendine yeterli hale getiremedi” diye konuştu. BÜYÜKBAŞ ET İTHALATINDA MİLYONLARCA DOLAR YURT DIŞINA GİTTİ Ömer Fethi Gürer, büyükbaş et ithalatındaki yıllar içindeki artışa da dikkat çekerek, “2022 yılında yaklaşık 2 bin 169 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 21 milyon 574 bin dolar yurt dışına ödendi. 2023 yılında büyükbaş et ithalatı 36 bin 538 tona yükseldi. İthalat tutarı ise 235 milyon 999 bin dolar oldu” dedi. 2024 yılında ithalatın daha da arttığını belirten Gürer, “2024 yılında Türkiye yaklaşık 81 bin 164 ton büyükbaş eti ithal etti. Bunun karşılığında 524 milyon 28 milyon dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise yaklaşık 65 bin 708 ton büyükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 537 milyon 36 bin dolar döviz yurt dışına aktarıldı.” 2026 yılında da ithalatın yüksek seviyelerde devam ettiğini belirten Gürer, “2026 yılının daha ilk 7 ayında 54 bin 218 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 535 milyon 398 bin dolar yurt dışına ödendi. Yılın tamamlanmasına daha aylar varken, yalnızca 7 ayda ödenen döviz miktarı 535 milyon doları aştı” ifadelerini kullandı. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DA İTHALAT DEVAM EDİYOR Türkiye’de et açığının kapatılması için özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gerektiğinin yıllardır ifade edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Küçükbaş hayvan varlığımızın artırılması gerektiği söyleniyor. Özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğiyle et açığının giderilebileceği ifade ediliyor. Ancak rakamlara baktığımızda küçükbaş hayvan etinde de ithalatın devam ettiğini görüyoruz” dedi. Küçükbaş et ithalatına ilişkin verileri paylaşan Gürer, “2022 yılında Türkiye yaklaşık 523 ton küçükbaş eti ithal etti ve bunun için 9 milyon 578 bin dolar ödendi. 2023 yılında 516 ton küçükbaş eti ithal edildi, ithalat tutarı 7 milyon 167 bin dolar oldu” diye konuştu. 2024 ve 2025 yıllarında da ithalatın sürdüğünü belirten Gürer, “2024 yılında yaklaşık 491 ton küçükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 5 milyon 420 bin dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise ithalat yeniden arttı ve 692 tona çıktı. Bunun karşılığında 9 milyon 364 bin dolar döviz yurt dışına gitti” dedi. 2026 yılında da ithalatın devam ettiğini ifade eden Gürer, “2026 yılının tamamlanmasına daha aylar varken 255 ton küçükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için de 3 milyon 849 bin dolar yurt dışına ödendi” şeklinde konuştu. GÜNEYDOĞU, DOĞU ANADOLU VE TRAKYA’DA HAYVANCILIK GELİŞTİRİLMELİ Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla hayvancılıkta dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Gürer, bölgesel hayvancılık politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Türkiye’nin özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde mera hayvancılığı geliştirilmelidir. Trakya’da özellikle küçükbaş hayvancılık desteklenmelidir. Türkiye genelinde hayvancılığa yeterli ve sürdürülebilir destek verilmelidir” dedi. Buzağı ölümlerinin önlenmesi ve hayvan hastalıklarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini de ifade eden Gürer, “Buzağı ölümlerinin önlenmesi gerekiyor. Hayvan hastalıklarıyla etkin ve sürekli mücadele edilmesi gerekiyor. Bunlar sağlanmadan hayvan varlığını artırmak mümkün değildir” diye konuştu. GİDERLER KATLANIYOR, GELİR AYNI ORANDA ARTMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor. Veteriner bakım giderleri artıyor. Yem, mazot, elektrik ve diğer masraflarda katlanarak artış yaşanıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış olmuyor. Böyle bir ortamda üreticinin hayvancılığı sürdürmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi. Yerli üreticinin desteklenmemesi halinde ithalatın devam edeceğini belirten Gürer, “Bir taraftan üretici maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor, diğer taraftan yurt dışından et ve hayvan ithal ediliyor. Sonuçta hem kendi üreticimizi kaybediyoruz hem de dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIK YAPANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU YAŞIYOR Son dönemde hayvancılık yapan üreticilerin en önemli sorununun üretimin sürdürülebilirliği olduğunu ifade ettiğini belirten Gürer, artan ahır giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Gürer, “Son dönemlerde özellikle hayvancılık yapanlar, ahır giderlerindeki artış nedeniyle hayvancılığı sürdürebilmenin sorun haline geldiğini söylüyor. Üretici için artık en temel sorunlardan biri, bu işi devam ettirip ettiremeyeceğidir” dedi. Sorunun yalnızca üreticiyle sınırlı olmadığını belirten Gürer, hayvan kesildikten sonra başlayan sürecin de maliyetleri artırdığını ifade etti. Gürer, “Hayvan kesildikten sonra kasaba gidiyor. Kasabın da kirası var, elektriği var, nakliye giderleri var, farklı işletme masrafları var. Yani maliyet zincirin her aşamasında artıyor. Bu nedenle sorun sadece üreticinin sorunu değil” diye konuştu. HEM ÜRETEN, HEM SATAN, HEM ALAN DERTLİ Türkiye’de hayvancılık ve et sektöründe üreticiden kasaba, tüketiciden işletmeciye kadar herkesin sorun yaşadığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini belirterek, “Bugün ette ve hayvancılıkta hem üretenin hem satanın hem de alanın aynı anda dert yandığı bir süreçteyiz. Üretici maliyetlerden şikâyetçi, kasap artan işletme giderlerinden şikâyetçi, yurttaş ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişememekten şikâyetçi. Buna rağmen çözüm olarak ithalata yönelmek kalıcı bir politika değildir. Türkiye’nin hayvancılık potansiyeli vardır. Mera hayvancılığı geliştirilirse, küçükbaş hayvancılık desteklenirse, üreticiye yeterli destek sağlanırsa, buzağı ölümleri azaltılırsa ve hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilirse Türkiye kendi kendine yeterli hale gelebilir. Ancak bunlar yapılmadığı sürece hayvan varlığındaki sorunlar, et açığı ve ithalat devam edecektir. İktidarın artık hayvancılıkta kalıcı ve üreticiyi önceleyen çözümler üretmesi gerekiyor” dedi.

Büyükşehir’den Üreticiye Tırnak Bakım Desteği Haber

Büyükşehir’den Üreticiye Tırnak Bakım Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik büyükbaş hayvan tırnak bakımı hizmetine aralıksız devam ediyor. Maliyeti yüksek olan bu veterinerlik uygulamasını ücretsiz sunan Büyükşehir Belediyesi, hem hayvan sağlığını koruyor hem de üreticinin üzerindeki ekonomik yükü hafifletiyor. Döşemealtı’nda Ahır Ahır Sağlık Taraması Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, son olarak Döşemealtı ilçesine bağlı Bademağacı Mahallesi’nde saha çalışması gerçekleştirdi. Özel ekipmanlarla donatılmış uzman ekipler, mahalledeki ahırları tek tek ziyaret ederek büyükbaş hayvanların tırnak bakımlarını titizlikle tamamladı. "Tırnak Rahatsızlıkları Et ve Süt Verimini Düşürüyor" Periyodik tırnak bakımının hayvancılıktaki hayati önemine dikkat çeken Veteriner Sağlık Teknikeri Muharrem Akman, hizmetin il genelinde kesintisiz sürdüğünü vurguladı: "Hayvanlardaki tırnak rahatsızlıkları besi hayvancılığında et veriminin düşmesine, süt hayvancılığında ise ciddi süt kayıplarına yol açıyor. Bu nedenle tırnak bakımı doğrudan işletme verimliliğini etkiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerimizi yalnız bırakmıyor, bu hizmeti ayağına kadar götürüyoruz. Destekten yararlanmak isteyen vatandaşlarımız ABİM iletişim merkezi üzerinden kolayca başvuru yapabilirler." Muhtar Selda Yavuz: "İhtiyaç Sahibi Üreticilerimizi Buluşturduk" Hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren Bademağacı Mahalle Muhtarı Selda Yavuz, mahalledeki ihtiyaç sahiplerini önceden tespit ettiklerini belirtti: "Büyükşehir Belediyemizin bu çalışmasını duyar duymaz başvurumuzu yaptık. Ekipler geldi, mahallemizde hayvancılık yapan üreticilerimizin ahırlarını gezerek tüm hayvanların bakımlarını yaptı. Sadece hayvancılıkta değil, tarımsal ekipman konusunda da belediyemizin desteğini hissediyoruz. Daha önce mahallemize hibe edilen hamur yoğurma ve badem soyma makineleri üreticimize büyük kolaylık sağladı. Katkılarından dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz." Üreticilerden Büyükşehir'e Teşekkür: "Yıllık 200 Bın TL Cebimizde Kalıyor" Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan mahalle sakinleri, uygulamanın işletme bütçelerine doğrudan katkı sunduğunu belirtti. Üretici Ayşe Kuntar: "Büyükşehir ekipleri gelerek hayvanlarımızın tırnaklarını mercek altına aldı. Tırnak aralarında oluşan yaralar hayvanın yürümesini ve beslenmesini engelliyor. Bu bakım bizim için hayati önem taşıyor, ayrıca cebimizden çıkacak ekstra masrafın önüne geçiyor." Üretici Sibel Kuntar: "Hayvanlarımız artık yayla yerine kapalı mandıralarda kaldığı için tırnak uzaması ve deformasyon sorunları arttı. Özel veteriner çağırdığımızda hayvan başı 2-3 bin lira maliyet çıkıyordu; bu da sürümüz için yılda 200 bin lirayı bulan devasa bir yüktü. Bu ücretsiz hizmet bütçemizi çok rahatlattı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun."

17 Milyon Büyükbaşa Dijital Küpe Geliyor Haber

17 Milyon Büyükbaşa Dijital Küpe Geliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kars'ta düzenlenen programda Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi'nin (GEKİS) tanıtımını gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı programda yaptığı konuşmada, projenin ilk uygulama noktası olarak Kars'ı özellikle seçtiklerini, buranın, Türkiye'deki hayvancılık sektörünün en güçlü ve önemli bayrak kenti olduğunu söyledi. Türkiye'nin tarımsal üretimde önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Yumaklı, Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin tarım arazisi büyüklüğünde dünyada 33'üncü, ekilebilir tarım arazisi bakımından ise 14'üncü sırada yer aldığını belirtti. Geçen yıl kuraklık ve zirai dona rağmen 83 milyar doların üzerinde tarımsal hasıla elde edildiğini dile getiren Yumaklı, "Tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradayız. Bu başarı üreticimizin emeği ve toprağına sahip çıkması sayesinde mümkün oluyor." ifadelerini kullandı. Hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüklerini belirten Yumaklı, son 24 yılda hayvancılık sektörüne aktardıkları kaynağın 654 milyar lira olduğunu anlattı. Hayvancılık Yol Haritası'nın kararlılıkla uygulandığını ifade eden Yumaklı, 2023 Aralık ayından bu yana büyükbaş hayvan varlığının yüzde 7, küçükbaş hayvan varlığının ise yüzde 11 arttığını kaydetti. Yeni sistemle birlikte plastik kulak küpeleri yerine elektronik takip altyapısına geçildiğini anlatan Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "GEKİS sayesinde, artık her hayvanın dijital bir kimliği olacak. Doğumundan başlayıp aşıları, sağlık kayıtları, hareketleri, satış ve kesim süreçleri güvenli şekilde elektronik ortamda takip edilecek. Bu sistem basit bir küpenin ötesinde güvenli kayıt, güçlü takip ve sağlıklı üretimin adı olacak. Böylece hayvan hastalıklarına çok daha hızlı müdahale edebileceğiz, salgın risklerini daha etkin yöneteceğiz. Sahte ve kayıp küpe sorununu da büyük ölçüde ortadan kaldıracağız." Yumaklı, sistemin üreticilerin işini kolaylaştıracağını, devletin denetim gücünü artıracağını ve tüketicilere daha güvenilir gıda sunulmasına katkı sağlayacağını, bu yeni dönemi de Kars'tan başlattıklarını söyledi. Türkiye'de 17 milyondan fazla büyükbaş hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların ekonomik değerinin 1,5 trilyon liranın üzerinde olduğunu ifade etti. Bu hayvanlardan yılda 1 milyon 313 bin ton sığır eti ve 20 milyon tonun üzerinde inek sütü elde edildiğini aktaran Bakan Yumaklı, bunun yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1,2 trilyon lira olduğunu, bu varlığın ve üretimin bugüne kadar büyük ölçüde fiziksel yöntemlerle takip edildiğini kaydetti. Bugün ise bu büyük değeri güvenli elektronik kimlik sistemiyle dijital olarak takip edebilecek yeni bir döneme geçtiklerini işaret ederek, GEKİS'in yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını vurgulayan Yumaklı, sistem sayesinde hastalık ve kayıpların azalacağını, kayıtlılığın güçleneceğini, ıslah çalışmalarının daha başarılı yürütüleceğini, süt veriminin artacağını, buzağı kayıplarının azalacağını ve desteklemelerin doğru hayvana ulaştırılacağını söyledi. Yüzde 1'lik bir verim artışının bile yıllık 12 milyar liralık üretimin ülkede kalması anlamına geldiğini belirten Yumaklı, yapılan işi, bugün Türkiye'nin pırıl pırıl genç mühendislerinin ülkeyi getirmiş olduğu noktanın kazancı olarak anlattı. Yapay zeka çağından söz ederken yapay zekanın kendisine sunulan veri ne kadar sağlıklıysa, ne kadar uygulanabilirse o kadar etkili sonuçlar verdiğini ifade eden Yumaklı, "Eğer sağlıklı bir veriniz yoksa, kayıt kuyudatınız yoksa teknolojiler bile istediğiniz sonucu vermez. Dolayısıyla bu yapay zeka çağında bu sistemle birlikte elde edeceğimiz verilerin işlenmesi ile beraber daha sağlıklı, daha hızlı ve daha uygulanabilir kararları inşallah hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu. Projeye desteklerinden dolayı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyih Erdoğan'a, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'e desteklerden dolayı teşekkür eden Yumaklı, çalışmanın öncelikle hayvancılık sektörüne sonra da ülkeye ve millete hayırlar getirmesini diledi. Daha sonra Bakan Yumaklı, veteriner hekimlerden​ aldığı bilginin ardından dijital küpleme işlemini başlattı.​

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım Haber

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım

Doğu Anadolu Bölgesi’nin zengin jeotermal kaynakları ile güçlü hayvancılık potansiyelini üretime dönüştürecek iki büyük stratejik proje hızla hayata geçiriliyor. Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) ile Van Besi OTB, toplam 5 bin 243 dekar alanı, 5 bin 500 kişilik dev istihdam kapasitesi ve yüksek katma değerli üretimiyle bölgenin yeni üretim üsleri olacak. ​Tarım ve sektör paydaşları tarafından sahada gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemelerde; altyapı imalatları, kritik iş kalemleri, yatırımcıların parsellere giriş takvimi ve üretime geçiş süreçleri titizlikle değerlendirildi. ​Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB ile Yıl Boyu Kesintisiz Üretim ​Toplam 1.300 dekar alanda kurulan Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB, modern tarım uygulamalarına öncülük ediyor. Proje sahasında 33 sera ve 1 tarımsal sanayi parseli yer alıyor. ​Tamamen Kamu Destekli Altyapı: Yol, içme suyu, elektrik, kanalizasyon, jeotermal kuyular, isale hatları ve ısı merkezinden oluşan entegre altyapı Bakanlık tarafından kredilendirildi. Sağlanan kredi desteğinin yüzde 100 hibe niteliğine dönüştürülmesiyle yatırımcının altyapı yükü tamamen kamu desteğiyle karşılandı. ​Üstyapı Çalışmaları Başladı: 6 etap hâlinde planlanan projenin 1. ve 2. etap altyapıları tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunuldu. Parsellerde üstyapı yatırımları hız kazanırken, yüksek teknolojili seralar da yükselmeye başladı. ​Kadın İstihdamına Öncelik: Jeotermal enerjinin gücüyle Ağrı’nın sert ve soğuk kış şartlarında dahi yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılacak. Isıtma maliyetlerinin minimuma indirileceği bu projede, tam kapasiteye ulaşıldığında 1.500 kişiye istihdam sağlanması ve çalışanların yüzde 75'inin kadınlardan oluşması hedefleniyor. ​Van Besi OTB ile Modern ve Entegre Hayvancılık Dönemi ​Doğu Anadolu'nun hayvancılık potansiyelini zirveye taşıyacak olan Van Besi OTB, toplam 3 bin 943 dekar alanda yükseliyor. Proje kapsamında 100 besi işletme parseli ve 6 tarımsal sanayi parseli bulunuyor. ​50 Bin Başlık Dev Kapasite: Proje, tamamlandığında aynı anda 50 bin baş büyükbaş hayvan kapasitesine ulaşacak ve yaklaşık 4 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacak. ​Eş Zamanlı İnşaat Süreci: Altyapı ihalesi tamamlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yol, içme ve kullanma suyu, atık su, yağmur suyu, elektrik, parsel bağlantıları, gübre yönetimi ve ortak hizmet altyapıları eş zamanlı olarak inşa ediliyor. Altyapı çalışmalarının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanarak yatırımcılara teslim edilmesi planlanıyor. ​Güçlü Sektörel Çarpan Etkisi: Van Besi OTB'nin faaliyete geçmesiyle işletmeler modern ve ortak bir altyapıya kavuşacak. Biyogüvenlik ve hayvan sağlığı standartlarının en üst seviyeye çıkarılacağı projede üretim maliyetleri düşecek; yem, veterinerlik, lojistik, ekipman, gübre yönetimi, et işleme ve pazarlama sektörlerinde de yeni yatırımlar tetiklenecek.

Ücretsiz Veteriner Danışmanlık Hizmeti Sürüyor Haber

Ücretsiz Veteriner Danışmanlık Hizmeti Sürüyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvan yetiştiricilerine yönelik başlattığı ücretsiz veteriner danışmanlık hizmetini, şap hastalığı kısıtlamalarının kalkmasının ardından 10 yeni ilçeye daha ulaştırarak yerel kalkınmaya güçlü bir ivme kazandırıyor. Kırsalda hayvancılığın gelişimini desteklemek ve üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla başlatılan “Mahallemde Veteriner Danışmanlık Hizmeti” küçük ölçekli yetiştiricilere ulaşmaya devam ediyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan uzman veteriner hekimler, üreticilerin kapısını çalarak hayvan sağlığından doğru beslemeye kadar birçok hayati konuda rehberlik ediyor. Şap Hastalığı sonrası 10 ilçede ziyaretler başladı Daha önce il genelinde görülen şap hastalığı nedeniyle başvuru süreci geçici olarak durdurulan Baklan, Bekilli, Bozkurt, Çal, Çameli, Çardak, Honaz, Serinhisar, Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinde, hastalığın tamamen sona ermesinin ardından başvurular hızla toplandı. Gelen talepler doğrultusunda, ilk etapta 38 adet küçük ölçekli büyükbaş hayvan işletmesi programa dahil edildi. Uzman ekipler; Baklan, Bekilli, Bozkurt ve Çameli ilçelerindeki işletme ziyaretlerine ilk startı verirken, diğer ilçelerdeki üretici ziyaretlerinin de bu ay içerisinde tamamen tamamlanması planlanıyor. Hem verimlilik hem de hayvan refahı artıyor Büyükşehir Belediyesi’nin uzman veteriner hekimleri, düzenli olarak gerçekleştirdikleri işletme ziyaretlerinde, salgın ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için aşılama ve koruyucu önlemler konusunda üreticileri bilgilendiriyor. Hayvan refahını artırmak amacıyla işletmelere doğru besleme yöntemleri, hijyen standartları ve modern bakım teknikleri eğitimi veriliyor. Bilinçli hayvancılık uygulamalarıyla süt ve et verimliliğinin artırılması, önlenebilir hastalıklardan kaynaklı ekonomik kayıpların minimuma indirilmesi ve üreticinin gelir düzeyinin yükseltilmesi hedefleniyor “Üreticimiz kazanacak, Denizli’miz kazanacak” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, üreticilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, “Denizli’de hayvancılığı geliştirmek ve üreticilerimizin yükünü hafifletmek için tüm imkanlarımızla sahada, uzman veteriner hekimlerimizle yanlarındayız. Amacımız; hayvan sağlığını korumak, salgın hastalıkların önüne geçmek ve üreticilerimize doğru bakım, besleme ve hijyen konularında rehberlik etmek. Bu destekle hem hayvansal üretimde verimliliği artırmayı hem de üreticilerimizin gelirini yükselterek ekonomik kayıplarını azaltmayı hedefliyoruz. Biz, toprağına ve emeğine sahip çıkan üreticimizin her adımda yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.