Hava Durumu

#Çanakkale

Kırsal Haber - Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı

Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Çanakkale Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Çanakkale Bölgesel Değerlendirme Toplantısı”, tarım ve hayvancılık dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda, Çanakkale’nin Türkiye peynir üretimindeki %7’lik payı ve süt sektöründeki stratejik önemi vurgulandı. ​Süt Sektöründe Ortak Akıl Vurgusu ​Çanakkale Ticaret Borsası (ÇTB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı; bakanlık yetkilileri, bilim insanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Bölge hayvancılığının mevcut durumunun analiz edildiği buluşmada, sürdürülebilir üretim ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. ​Abdullah Deniz: "Süt Ekonomik Bir Değerden Fazlasıdır" ​Toplantının açılışında konuşan Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Deniz, sütün stratejik önemine dikkat çekti. Deniz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​“Süt, sağlıklı nesillerin yetişmesi için sadece ekonomik bir değer değil, stratejik bir üründür. Çanakkale; modern tesisleri ve ari işletmeleriyle hayvancılıkta bir ‘marka kent’ olma yolunda ilerliyor. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin ise kaliteli süte uygun şartlarda ulaştığı bir ekosistemi birlikte inşa etmeliyiz.” ​Rakamlarla Çanakkale Hayvancılığı: 70 Milyar Liralık Tarımsal Hasıla ​Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, kentin tarımsal potansiyelini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Demirhan’ın paylaştığı verilere göre Çanakkale: ​Tarımsal Hasıla: 70 milyar lirayı aşan dev bir ekonomi. ​Hayvan Varlığı: 219 bin sığır, 543 bin koyun ve 238 bin keçi. ​Süt Üretimi (2025): 522 bin ton inek sütü, 27 bin ton koyun sütü ve 42 bin ton keçi sütü. ​Üretim Gücü: Türkiye peynir üretiminin %7’si Çanakkale’deki 63 modern tesiste üretiliyor. ​Hamit Can: "Çanakkale Türkiye Ortalamasının Üzerinde" ​Ulusal Süt Konseyi Başkanı Hamit Can, kentin süt üretim performansını takdirle karşıladıklarını belirtti. Çanakkale’nin 5 tonun üzerindeki üretim ortalamasıyla Türkiye’deki birçok ili geride bıraktığını ifade eden Can, verimli üretim modelinden dolayı yerel üreticileri ve organizasyona katkı sunan ÇTB ekibini tebrik etti. ​Sektörün Sorunlarına Bilimsel Yaklaşım ​Programın ikinci yarısında düzenlenen panelde, teknik ve akademik konular uzmanlar tarafından tartışıldı. USK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Artık moderatörlüğündeki panelde şu isimler yer aldı: ​Emre Gürçay (Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı) ​Prof. Dr. Muhittin Özder (USK Yönetim Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Pınar Demir (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Hakan Üstüner (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Panelde, sahadaki teknik aksaklıklar ve bilimsel çözüm yolları masaya yatırıldı. Üreticilerin sorularının yanıtlandığı toplantı, ulusal politikalara ışık tutacak bir sonuç raporunun hazırlanmasıyla sona erdi.

BAÇEM'de Bitki Çayı Atölyesi Haber

BAÇEM'de Bitki Çayı Atölyesi

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarafından bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Ayın Atölyesi” programları, katılımcılardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. BAÇEM’de düzenlenen Bitki Çayları Atölyesi ile katılımcılara bitki çaylarının doğru demleme yöntemleri ve kullanım alanları hakkında uygulamalı bilgiler sunulmasının ardından şimdi de Katı Sabun Yapımı Atölyesi ile doğal içerikli sabun üretimi konusunda teorik ve pratik eğitimlerle program tamamlandı. SINIFLAR DOLDU, TAŞTI “Ayın Atölyesi” kapsamında düzenlenen programlara, kurslarda olduğu gibi yine yoğun talep gösterildi. 50 kişi ile sınırlı tutulan kontenjanlar, artan başvurular üzerine salon kapasitesi doğrultusunda 70 kişiye çıkarıldı. Gerçekleştirilen “Ayın Atölyesi” programları, Mart ayında düzenlenecek Ayın Bitkisi Atölyesi ile devam edecek. Başvurular, atölyenin gerçekleştirileceği hafta yapılan duyuru ile birlikte programı takip eden ilk pazartesi gününden itibaren alınmaya başlanıyor. ÇEVRE İLLERDEN DE İLGİ BÜYÜK Atölyelere yalnızca Körfez Bölgesi’nden değil; Balıkesir’in merkez ve farklı ilçelerinden, ayrıca komşu iller olan Çanakkale, İzmir ve İstanbul illerinden de katılım sağlanıyor. Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Ayın Atölyesi” programlarının, yılsonuna kadar farklı konu başlıklarıyla devam etmesi planlanıyor. BAÇEM, düzenlediği uygulamalı eğitim ve atölye çalışmalarıyla hem üreticilere hem de doğa ve bitki temelli çalışmalara ilgi duyan vatandaşlara katkı sunmayı sürdürüyor.

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması Haber

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, “Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor” dedi. Başkan Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü; “Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında 1011 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan (sel, hortum, su baskını) etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün teması bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirledi. Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda Birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor. Türk çiftçisi son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim oldu. Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum.”

Başkan Tefenlili’den 18 Mart Çanakkale Zaferi Mesajı Haber

Başkan Tefenlili’den 18 Mart Çanakkale Zaferi Mesajı

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Çanakkale Zaferi’nin tarihin akışını değiştirdiğine işaret eden Başkan Tefenlili açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “111 yıl önce yedi düvele karşı kazandığımız Çanakkale Zaferi, bir milletin kaderini, dünya tarihinin akışını değiştiren, geçmişten günümüze eşi benzeri olmayan destandır. Bu destan, imkansızlıklar içerisinde, yok olmanın eşiğinde olan bir milletin vatanı uğruna canını ortaya koyduğu, düşmana dur diyerek yeniden ayağa kalktığı destandır. Bugün, sahip olduğumuz topraklarımızı, bayrağımızı ve bağımsızlığımızı başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, geri dönmeyeceğini bilerek cepheye koşan binlerce isimsiz kahramanımıza borçluyuz. Toprak diyerek üzerine bastığımız bu vatanı, işgalci emperyalistlerden hangi imkansızlıklar içerisinde koruduğumuzu daima hatırlamalı, gelecek nesillere de bunu aktarmalıyız. Geçmişten günümüze olduğu gibi gelecekte de bu vatana sahip çıkmak, bilimde, sanatta, eğitimde, üretimde ve ekonomide çok çalışarak bu cennet ülkemizi kalkındırmak Atalarımıza olan en büyük borcumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle, canları uğruna Çanakkale’de vatanımızı savunan ve tarihin en büyük destanını yazan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı şükran ve minnetle anıyorum.”

Başkan Özer Matlı'dan 18 Mart Çanakkale Zaferi Mesaji Haber

Başkan Özer Matlı'dan 18 Mart Çanakkale Zaferi Mesaji

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türk milletinin imkansızı başardığı bu tarihi dönüm noktasının, bugün ekonomi ve üretimde verilen mücadelenin de en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Çanakkale’nin askeri bir başarıdan çok daha fazlasını ifade ettiğini belirten Başkan Matlı, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Çanakkale, sadece bir askeri zafer değil; bir milletin hürriyetine olan sarsılmaz inancıyla gelecek nesillere miras bıraktığı eşsiz bir direniş kültürüdür. Bundan tam 111 yıl önce sergilenen o muazzam duruş, bugün bizlerin hür bir gökyüzü altında nefes almamızı sağlayan en güçlü temeldir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehası ve Mehmetçiğin tereddütsüz inancıyla yazılan bu destan, zorluklar karşısında asla pes etmemenin evrensel bir sembolüdür. Bizler bugün iş dünyasının temsilcileri olarak, atalarımızın cephede gösterdiği o feragati; üretimde, ticarette ve istihdamda sergileyerek vatanımıza olan borcumuzu ödemek için çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin önsözünün yazıldığı bu topraklarda can veren her bir şehidimiz, bizlere sadece bir vatan değil; aynı zamanda büyük bir kalkınma sorumluluğu bırakmıştır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bir karış toprağı için canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Çanakkale ruhu, yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.”

GMKA’dan Bölgesel Kalkınmaya Güç Katacak Haber

GMKA’dan Bölgesel Kalkınmaya Güç Katacak

Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), 2026 yılı için bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda üç yeni teknik destek programı ilan etti. Balıkesir ve Çanakkale illerini kapsayan TR22 Bölgesi’nde kurum ve kuruluşların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçlayan programlar, eğitim ve danışmanlık desteğiyle bölgesel kalkınma çalışmalarına ivme kazandırmayı hedefliyor. GMKA tarafından ilan edilen teknik destek programları; Güney Marmara Bölgesi Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Teknik Destek Programı, Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programı ve Beşeri ve Sosyal Gelişim Teknik Destek Programı olmak üzere üç başlıkta yürütülecek. Programlar aracılığıyla bölgedeki kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu alanlarda uzman desteği sağlanarak kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine Katkı Sağlanacak Teknik destek programları kapsamında sunulacak eğitim ve danışmanlık hizmetleri; bu program alanlarında bilgi ve becerilerin güçlendirilmesine katkı sağlayacak. Bu sayede bölgedeki kurum ve kuruluşların proje geliştirme, yönetim ve uygulama kapasitesinin artırılması hedefleniyor. 2026 yılı teknik destek programlarına başvurular yıl boyunca belirlenen dönemler halinde alınacak. İlk dönem başvurularının Mart–Nisan dönemi için 30 Nisan 2026 saat 23.59’a kadar Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden yapılması gerekiyor. Başvurusu tamamlanan projelerin taahhütnamelerinin ise belirlenen tarihlerde Ajansa teslim edilmesi gerekiyor. GMKA tarafından yürütülecek bu programlar, bölgesel kalkınma çalışmalarında paydaş kurumların bilgi ve tecrübe düzeyini artırmayı amaçlarken, Güney Marmara’da yatırım ortamının güçlenmesine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı hedefliyor. Program ve başvuru detaylarına www.gmka.gov.tr web sitesinden ulaşılabilir.

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Haber

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti

Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.