Hava Durumu

#Çekya

Kırsal Haber - Çekya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çekya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü Haber

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. ÇEKYA BÜYÜKELÇİSİ ŞTĚPÁNEK: “TÜRKİYE, AVRUPA VE ÇEKYA İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR STRATEJİK ORTAKTIR” Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve bölgede istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Štěpánek, "Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye'yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa'ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz" dedi. İkili ilişkilerin tarihin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını ve 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro'yu aştığını belirten Büyükelçi Štěpánek, Çekya'nın Türkiye'ye ihracatının rekor seviyeye ulaştığını kaydetti . “DİGİCONNECT, GİRİŞİMCİLERİMİZ İÇİN MODERN İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI BİR ÖRNEĞİ OLACAKTIR” Savunma, enerji, otomotiv, makine ve tarım gibi köklü sektörlerin yanı sıra bilgi teknolojileri ve sağlık gibi alanların da ikili ticarete dahil olduğunu ifade eden Büyükelçi Štěpánek, mevcut Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini kararlılıkla desteklediklerini yineledi. Bu adımın ekonomilerin rekabet gücünü artıracağını belirten Štěpánek, DigiConnect projesinin önemine değinerek, "Tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin – Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı – Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika'daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum . 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir. Bu platform, iyi uygulamaların etkin şekilde paylaşılmasını sağlayacak ve girişimcilerimiz için doğrudan bir iletişim kanalı oluşturacaktır" şeklinde konuştu . BELÇİKA BÜYÜKELÇİSİ VAN DE VELDE: “KAYSERİ VE BELÇİKA ARASINDA DERİN İNSANİ VE TİCARİ BAĞLAR BULUNMAKTADIR” Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; • Kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, • Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı, • Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de! Haber

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de!

Türkiye, dünya arıcılık arenasındaki gücünü "Arıcılık Olimpiyatları" ile taçlandırıyor. 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması (IMYB), 48 ülkenin katılımıyla Düzce’de gerçekleştirilecek. ​Türkiye, arıcılık sektöründeki küresel liderliğini dev bir organizasyonla pekiştirmeye hazırlanıyor. Dünya genelinde arılı kovan sayısı ve bal üretiminde ikinci sırada yer alan Türkiye, 2017 ve 2022’deki Apimondia başarılarının ardından, şimdi de 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması’na (IMYB) ev sahipliği yapacak. ​Düzce, Dünya Arıcılığının Merkezi Oluyor ​European Beekeeping Association çatısı altında düzenlenen ve "Arıcılık Olimpiyatları" olarak bilinen IMYB, 2027 yılında 15. kez kapılarını açacak. Organizasyonun Türkiye ayağı için hazırlıklar şimdiden başladı. EBA-IMYB Başkanı Jiri Píža ve beraberindeki heyet, 23-25 Mart 2026 tarihlerinde Düzce’de teknik incelemelerde bulunarak kentin altyapı, lojistik ve konaklama kapasitesini onayladı. ​Geniş Katılımlı Koordinasyon Toplantısı ​Düzce Valiliği, Düzce Üniversitesi (DAGEM), Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, organizasyonun detayları masaya yatırıldı. Toplantıya Düzce Vali Yardımcısı Ömer Sağlam, Prof. Dr. Nedim Sözbir ve TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan gibi isimler öncülük etti. ​"Türkiye’nin Vizyonunu Dünyaya Göstereceğiz" ​TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan, organizasyonun stratejik önemini şu sözlerle vurguladı: ​"Bu sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin arıcılık birikimini dünyaya göstereceği bir platformdur. 48 ülkeden gelecek gençler, sektörün geleceği için umut ışığı olacak. Amacımız, ülkemizin dünya liderleri arasındaki yerini sağlamlaştırmaktır." ​Bilimsel Destek ve Gençlik Diplomasisi ​2025 yılında IMYB Bilim Komisyonu’na seçilen DAGEM Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu ise adaylık dosyasının gücüne dikkat çekerek, "Gençleri arıcılığa kazandırmak ve uluslararası bilgi paylaşımını artırmak temel hedefimiz" dedi. ​IMYB Nedir? Organizasyon Geçmişi ​2010 yılında Çekya’da başlayan IMYB; Almanya, İngiltere, Fransa ve Slovenya gibi ülkelerin ardından en son Dubai ve Kuzey İrlanda duraklarından geçerek 2027'de ilk kez Türkiye’ye gelecek. ​

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor Haber

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış sağlayarak 398 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı dönemde ihracat miktarının ise yüzde 14 azalışla 324 milyon kilogram seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Ferhat Gürüz, bu tablonun ürün fiyatları ve katma değerli ihracattaki artışın bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Gürüz, “Yaş meyve sebze sektöründe kalite, lojistik ve pazarlama gücünü artırarak daha yüksek birim fiyatla ihracat yapmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışları, soğuk zincir yatırımları ve ürün çeşitliliği sayesinde sektörümüzün ihracat performansını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Sert çekirdekli meyveler, karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz” Gıda enflasyonu, üretimde yaşanan iklim kaynaklı sorunlar ve ihracattaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yapan Başkan Gürüz, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık ve olumsuz hava koşullarının hem üretimi hem de fiyatları etkilediğini belirterek, 2026 yılı itibarıyla iklim koşullarının normalleşmesiyle birlikte piyasada dengelenme beklendiğini söyledi. Ferhat Gürüz, “2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’nin en önemli sebze üretim merkezleri olan Mersin ve Antalya bölgelerinde şiddetli yağış, sel ve fırtına olayları yaşandı. Bu durum sebze üretiminde geçici bir aksama yarattı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. İklim koşullarının son dönemde normale dönmesiyle üretimde toparlanma bekliyoruz. Mart ve nisan aylarından itibaren sebze fiyatlarında bir gerileme öngörüyoruz. Mayıs ayıyla birlikte yaz meyvelerinin devreye girmesiyle piyasada arz artacak. Sert çekirdekli meyveler başta olmak üzere karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz.” diye konuştu. “Krizler maliyetleri artırıyor, Türkiye’ye fırsat doğurabilir” Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine de değinen Gürüz, özellikle bölgesel gerilimlerin lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Süveyş Kanalı hattındaki sorunların navlun ve sigorta maliyetlerini artırabileceğini belirten Gürüz, bunun Orta Doğu ve Uzak Doğu sevkiyatlarını zorlaştırabileceğini söyledi. Öte yandan bazı gelişmelerin Türkiye için rekabet avantajı da oluşturabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran yaş meyve sebze ihracatında Türkiye’nin önemli rakiplerinden biri. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında güçlü bir oyuncu. Ancak bölgede yaşanan gelişmeler onların ihracatını etkileyebilir. Bu da Türkiye için bazı pazarlarda yeni fırsatlar yaratabilir.” “Toplam ihracatımızın yarısından fazlası narenciye ürün grubu” Türkiye’nin şubat ayı yaş meyve sebze ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürüz, özellikle narenciye ve taze sebze grubunun ihracat performansına dikkat çekti. Başkan Gürüz, “Şubat ayında narenciye ihracatımız değer bazında yüzde 36 artış göstererek 206,9 milyon dolara ulaştı. Narenciye sektörü toplam ihracatımızın yarısından fazlasını oluşturmayı sürdürüyor. Taze sebze ihracatımız da yüzde 32’lik değer artışıyla 144 milyon dolar seviyesine yükseldi.” dedi. Ürün bazında değerlendirildiğinde mandalinanın açık ara liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Gürüz, şubat ayında mandalina ihracatının 127,2 milyon dolara ulaştığını ve değer bazında yüzde 47 artış kaydettiğini söyledi. Gürüz, sebze grubunda ise özellikle biber ve domates ihracatındaki yükselişe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Biber ihracatımız yüzde 66 artışla 58 milyon dolara ulaştı. Domates ise 50,6 milyon dolarlık ihracatla sektörün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam ediyor. Taze sebze grubunda Avrupa pazarına yönelik talebin güçlü seyretmesi bu artışta önemli rol oynadı.” “Şubatta ihracatın en hızlı yükseldiği pazarlar Gürcistan ve Çekya oldu” Ülke bazında incelendiğinde Türkiye yaş meyve sebze ihracatında Rusya Federasyonu’nun liderliğini sürdürdüğünü belirten Gürüz, bu ülkeye yapılan ihracatın yüzde 37 artışla 101,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Rusya’nın ardından Irak’ın yüzde 21 artışla 62,7 milyon dolar, Romanya’nın ise yüzde 29 artışla 39,7 milyon dolar değer ile en önemli pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Gürüz, Avrupa Birliği ülkelerinde de dikkat çekici bir artış görüldüğünü söyledi. Gürüz, “Almanya, Polonya ve Hollanda gibi pazarlarda yaşanan güçlü artış, Türk ürünlerinin Avrupa’daki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Özellikle sebze grubunda AB pazarında önemli bir büyüme yakaladık. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü ivmelenmeyi yüzde 170 artış ve 10,5 milyon dolar değer ile Gürcistan ile yüzde 162 artış ve 6,2 milyon dolar değer ile Çekya pazarlarında elde ettik.” dedi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin ocak ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artış sağlayarak 513,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.Yılın ilk ayında yüzde 49 artışla 258,6 milyon dolar ihracat değerine ulaşan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatına yüzde 50 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Ferhat Gürüz, “Türkiye geneli yaş meyve sebze ihracatı ocak ayında miktarda yatay seyrederken değerde güçlü artış kaydetti. Ancak alt kalemlere bakıldığında sektör içinde ciddi bir ayrışma yaşandığı görülüyor. Narenciye ihracatındaki sıçrama sektörün değer üretme kapasitesini ortaya koyarken, yaş meyvede yaşanan sert daralma yapısal risklere işaret ediyor.” dedi. “Türk yaş meyve sebze sektörü Berlin’de küresel rekabet gücünü pekiştirdi” Küresel yaş meyve ve sebze sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Fruit Logistica Fuarı’na milli katılım organizasyonunu 23’üncü kez başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, 4-6 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Berlin kentinde Türk ihracatçıların uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağlayarak 2026 ve sonrası ihracat hedefleri için önemli bir zemin oluşturduklarını söyledi. Başkan Ferhat Gürüz, “Bu yıl 90 ülkeden yaklaşık 2.500 firmanın katıldığı ve 151 ülkeden alıcının ziyaret ettiği Fruit Logistica’da, yapay zekâ, otomasyon, dijital lojistik çözümleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ön plana çıktı.995 metrekarelik milli katılım alanında 39 Türk firmasının yer aldığı fuar, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki rekabet gücünü ve küresel pazardaki konumunu pekiştirmesi açısından kritik bir platform sundu. Berlin Büyükelçimiz Sayın Gökhan Turan ve Berlin Ticaret Başmüşavirimiz Sayın Devran Ayık, Türkiye standını ziyaret ederek ihracatçı firmalarla bir araya geldi. Fuarda Türk firmaları; taze meyve ve sebzenin yanı sıra paketleme, soğuk zincir, kalite kontrol ve işleme teknolojileri alanlarında da potansiyel alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdi.” diye konuştu. Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 30,6 olduğunu, diğer Avrupa ülkelerinin payının ise yüzde 6,1 düzeyinde oluştuğunu ifade eden Başkan Ferhat Gürüz, şunları söyledi: “Avrupa’da taze ve sürdürülebilir ürün talebinin artması, Türkiye’nin organik ve iyi tarım uygulamalarıyla üretilen ürünlerini öne çıkarıyor. Dijital tedarik zinciri ve izlenebilirlik çözümleri, Türk ihracatçılara premium pazarlara erişim imkânı sağlıyor. Lojistik ve depolama altyapısındaki gelişmeler, Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor. Yakın coğrafyadaki üretim avantajı, Avrupa’nın tedarik risklerini azaltmak için Türkiye’ye yönelmesini destekliyor. Bu kapsamda Fruit Logistica Fuarı’nı Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründe küresel marka algısını güçlendirmesi, yeni pazarlara açılması ve katma değerli ihracat hedeflerini desteklemesi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriyoruz.” “Mandalina lokomotif ürün oldu, pazar çeşitlendirmesi hızlandı” Türkiye’nin ocak ayındaki yaş meyve ve sebze ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Ferhat Gürüz, şöyle konuştu: “Türkiye genelinde yaş meyve sebze ihracatında ilk 20 ürün verileri, sektörün değer odaklı dönüşümünün somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Mandalinanın yüzde 131 artış ve 215,3 milyon dolarlık ihracat değeriyle liderliğini güçlendirmesi ve toplam ihracattan yüzde 42 pay alması, narenciyenin Türkiye’nin tarımsal ihracat vizyonunda stratejik bir kaldıraç görevi üstlendiğini gösteriyor. İkinci sırada yüzde 31 artış ve 60,7 milyon dolar diğer ile limon, üçüncü sırada yüzde 4 azalış ve 48,2 milyon dolar değer ile domates yer aldı. Ülke bazında ise yüzde 161 artış sağladığımız Irak 139,5 milyon dolar değerle ilk sırada yer aldı. Yüzde 60 artış ve 103,1 milyon dolar değer ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 8 artış ve 38,8 milyon dolar değer ile Romanya üçüncü oldu. Söz konusu dönemde ihracat hacminde ivmelenme yakaladığımız pazarlar arasında Irak ile birlikte Gürcistan, Çekya, Macaristan ve Beyaz Rusya öne çıkarken, Doğu Avrupa ve Kafkasya hattındaki bu genişleme Türk yaş meyve sebze ihracatının pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.