Hava Durumu

#Cemil Tugay

Kırsal Haber - Cemil Tugay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cemil Tugay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da Haber

Şen Şeftali Şenliği 28 Haziran'da

Tarım kenti Efes Selçuk’un bereketli topraklarında 28 Haziran 2026 Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliği düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilecek şenlik; üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekmek, üretime devam eden çiftçilerle dayanışmayı güçlendirmek, üretici ve tüketiciyi bir araya getirmek amacıyla düzenleniyor. Belevi’nin bereketli topraklarından sofralara ulaşan şeftalinin yolculuğuna katkı sunmayı hedefleyen şenlik, 28 Haziran Pazar günü saat 16.30’da gerçekleştirilecek şeftali hasadı ile başlayacak. Ardından Şenlik Korteji düzenlenecek, protokol üyeleri üretici stantlarını ziyaret edecek. Ziyaretlerin ardından Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Zeybek Gösterisi ile Şenliği renklendirecek. ŞENLİK KEŞKEĞİ ÇOCUKLARA UMUT OLACAK Bu yıl şenlik keşkeği, Efes Selçuk’taki DMD hastası çocuklara destek olmak amacıyla satışa sunulacak. Keşkek dövme etkinliğinin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirilecek. Şenlik alanında Efes Selçuk ve Belevi’de ikamet eden üreticilerin el sanatları ve yerel lezzetler stantları yer alacak. EN GÜZEL ŞEFTALİ ÖDÜLLENDİRİLECEK Gün boyunca Belevi Şen Çocuk Atölyesi’nin “Tiridine Bandım” Gösterisi, En Güzel Şeftali Yarışması, Şef Ramazan Adsız ile Şeftalili Zerde Tatlısı Yapımı Atölyesi, Efes Selçuk Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Bursa Yöresi gösterisi gibi etkinlikler düzenlenecek. Şenlik kapsamında çocuklar için renkli atölyeler de düzenlenecek. Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da önemli bir tarımsal değer alan şeftali üreticileri, En Güzel Şeftali Yarışmasında ürünlerini yarıştıracak. Belevi Şen Şeftali Şenliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrası Konseri ile sona erecek. “GELİN HEP BERABER ŞEN ŞEFTALİ ŞENLİĞİ’NDE ŞENLENELİM” Belevi Şen Şeftali Şenliği’nin bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenleneceğini belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, tüm yurttaşları şenliğe davet etti. Başkan Sengel, “28 Haziran Pazar günü Belevi Şen Şeftali Şenliğimizi gerçekleştiriyoruz. İki yıldır ekonomik sebepler nedeniyle yapamadığımız şenliğimizi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay ve ilgili kurumlarımızın desteğiyle yeniden gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yerel ekonominin güçlenmesi, üreticilerimizin desteklenmesi ve bölgemizde emek veren herkesin katma değerinin artması açısından çok önemli bir buluşma olacak. Stant başvurularımız da başladı. Tüm hemşehrilerimizi 28 Haziran’da Belevi Şen Şeftali Şenliğimize bekliyoruz. Gelin hep beraber şenlenelim” dedi. 28 Haziran’da düzenlenecek Belevi Şen Şeftali Şenliği ile ilgili ayrıntılı bilgiler Efes Selçuk Belediyesi sosyal medya hesaplarında yer alıyor.

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız'' Haber

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız''

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Zeytin Konseyi ikinci kez toplandı. İzmir’in milyonlarca zeytin ağacına sahip olmasına rağmen üretimin yeterli katma değer oluşturmadığına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kalite, markalaşma ve doğru pazarlama stratejileriyle zeytinciliğin ekonomik gücünün artırılması gerektiğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentin binlerce yıllık kadim kültürü ve önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinin geliştirilmesi amacıyla kurulan Zeytin Konseyi ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya uzanan tüm aşamalarını değerlendirerek doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen konsey, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yönetiminde Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Toplantıda, İzmir zeytini ve zeytinyağının geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulurken, fidan seçiminden hasada, analiz süreçlerinden yağ sıkımına kadar üretim zincirinin tüm aşamalarında yaşanan sorunlar ve geliştirilmesi gereken alanlar ele alındı. “Türkiye’nin yağlık zeytin üretiminin yüzde 18’i İzmir’de” Toplantıda İzmir’deki zeytin üretimine ilişkin rakamları aktaran Başkan Tugay, “İzmir genelinde 846 bin dekar alanda yağlık, 104 bin dekar alanda ise sofralık zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye’deki toplam yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başına İzmir karşılıyor. Sofralık zeytinde ise ülke payımız yüzde 4,86 seviyesinde. İzmir’de yaklaşık 16 milyon meyve veren yağlık, 1,9 milyon ise meyve veren sofralık zeytin ağacı bulunuyor. Zeytin, İzmir’in birçok ilçesinde birinci ve en baskın tarımsal faaliyet alanını oluşturuyor. Zeytinde en yüksek ihtisaslaşmamız Yarımada Havzası’nda. En yüksek zeytin alanına sahip ilçemiz ise Bayındır. İzmir’de gerçekten konsey kurmaya hak edecek kadar zeytincilik faaliyetleri var” şeklinde konuştu. Zeytinde ekonomik sürdürülebilirlik vurgusu İzmir’in zeytin ve zeytinyağında kalite standartlarının oluşturulması, markalaşma ve üretim kalitesinin artırılması hedeflerine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, mevcut üretim yapısının kente ve üreticiye yeterli katma değeri sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkan Tugay, “İzmir’deki zeytin üretimi acaba yeterince katma değer sağlıyor mu? İnsanların emeği hakkıyla karşılık buluyor mu? Burada bir sorun var. Nerede hata yapıldığını ortaya koyup bunun üzerine çalışmamız lazım. Zeytinde verimlilikle ilgili çalışmalar yapılmalı, verim kaybının önüne geçilmeli ve üretim artırılmalı. Üretim maliyetleri düşürülmeli. İnsanlar ürettiklerinin para etmesini istiyor. Bugün zeytin para etmezse insanlar ağaçlarını kesecek duruma gelebilir. Bizim bunu ön plana çıkarmamız gerekiyor” dedi. Zeytine yalnızca romantik bir bakışla yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Tugay, “Zeytine romantik boyutuyla değil, herkes için değerli olan ekonomik boyutuyla bakmalıyız. Ortada temel bir ihtiyaç var. Zeytinde iyi bir iş modeli, kaliteli üretim, markalaşma ve doğru pazarlama olduğunu düşünmeliyiz. Elbette zeytin kültürünü ve tarihini korumaya yönelik çalışmalar yapılabilir; buna itirazımız yok. Ancak bunun nasıl sürdürülebilir olacağı da önemli. Herkesin ekonomik sürdürülebilirliğe ihtiyacı var. En yüksek katma değeri sağlayacak ürünü elde edip bunu iyi pazarlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. İzmir Zeytinyağı markası için yol haritası Toplantıda tüm katılımcıların görüşlerini dinleyen Başkan Dr. Cemil Tugay, konsey üyelerinin taleplerini de değerlendirerek yakın zamanda bir zeytin çalıştayı düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Konseyin ikinci buluşmasında, İzmir zeytinyağı kimliğinin oluşturulması ve markalaştırılması, kalite standartlarının belirlenmesi, taklit ve tağşişle mücadele, doğru analiz ve fidan seçimleri ile üretici ve tüketiciye yönelik eğitimler ele alındı. Ayrıca İzmir’e özgü zeytin türlerinin geliştirilmesi ve iklim krizi başta olmak üzere kalite kaybına neden olan faktörlerle mücadele gibi birçok konu da masaya yatırıldı. Konseye kimler katıldı? Başkan Tugay’ın yönetiminde bir araya gelen konseye Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Günay Baysal, Gündüz Kaya, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Fikret Akova ve Meltem Zengin, Zeytinyağı Uzmanı Dr. Ümmühan Tibet, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Didar Sevim, Dr. Özgür Dursun, Ege Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zafer Can, Prof. Dr. Aykan Candemir, Bergama Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Sezgin, Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Özcan Kokulu, Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nden Özge Demir, Ulusal Tarım Gıda Birliği’nden Bilal Özdemir, Bergama Belediyesi Tarım Danışmanı Dr. Sumru Eltez katıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir'' Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir''

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sağlıklı Kentler Forumu’nda konuştu. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz” dedi. 153 belediyeyi ortak bir vizyon etrafında buluşturan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, İstanbul’da toplandı. Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen foruma İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Dönem Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin forumun açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Sözlerime başlamadan önce, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını sizlere iletmek isterim. Kendisi bugün burada olmayı çok arzu ederdi. Ekrem Başkanımız, seçildiği ilk günden itibaren İstanbul için ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı’ vizyonunu ortaya koymuş; tüm çalışmaları doğru strateji ve planlamayla hayata geçirmek adına büyük bir mücadele başlatmıştır. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Yol arkadaşları olarak bizler, onun bıraktığı yerden aynı azimle çalışıyor; süreci, kendisi geri döndüğünde hiçbir aksama olmadan devralacağı şekilde yürütüyoruz.” “EKREM BAŞKAN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK BİLİM KURULLARI KURDUK” “Ekrem Başkanımız öncülüğünde yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek Bilim Kurulları kurduk. Attığımız her adımı bilime dayandırdık. Tıp merkezlerimiz, bütünleşik halk sağlığı merkezlerimiz ve sosyal uyum destek merkezlerimizle her vatandaşımızın sağlık hizmetine adilce ulaşmasını sağlıyoruz. Sağlığın sadece fiziksel bir durum olmadığının bilincindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Toplu ulaşım yatırımlarını büyütürken çevre ve iklim politikalarını önceliyor, afetlere karşı altyapı çalışmalarımızı ve kritik ulaşım hatlarındaki güçlendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’un geleceğini şekillendirecek 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde sivil toplum kuruluşları, bakanlıklar, valilik ve tüm devlet kurumlarıyla eş güdüm içinde çalışıyoruz.” “BİZİM TÜM ÇALIŞMALARIMIZIN ODAĞINDA İNSAN YAŞAMI VARDIR.” “Bizim tüm çalışmalarımızın odağında insan yaşamı vardır. Kaygı, gelecek korkusu ve derin adaletsizlik hissinin olduğu bir toplumda gerçek bir ‘iyilik hali’ mümkün değildir. Bu nedenle; ‘Yuvamız İstanbul’ Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz, spor salonlarımız, öğrenci yurtlarımız, Anne Kart uygulamamız, Kent Lokantalarımız, kütüphane ve ders atölyelerimiz, sosyal yardımlarımız; adil ve eşit bir kent oluşturma irademizin birer tezahürüdür. Tek bir amacımız var: Kentimizi ve insanımızı anlamak, doğru işlere imza atmak. Dünya hızla değişiyor; enerji ve su kaynaklarımız, nüfusumuz ve ekonomimiz dönüşüyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ Bir asır önce sanayi devrimini yakalamak ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için devrimler yapıyorduk ve bu yolda çok mesafe katettik. Bugün Türkiye, coğrafyasında çok güçlü bir konuma sahip. Ancak şehirleşmede de devasa bir artış yaşadık. Eskiden nüfusun yüzde 20’si şehirlerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Doğayla bütünleşik kentler kurmanın yollarını arıyoruz. Pandemi süreci bizlere gösterdi ki şehirlerimiz aynı zamanda sağlığın ve salgının da merkezidir. Su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, gıda ve enerji güvenliği artık ulusların kaderini belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Şehirlerimizde yeşil ve gri arasında amansız bir mücadele sürüyor ve bu konuların hepsi birbirine bağlıdır. Bir bölgedeki kuraklık başka bir yerde göçü tetikliyor; enerji krizi üretimi, üretim ise toplumsal eşitliği etkiliyor. Bu trendleri okumak, şehirlerimizin kaderini belirleyecek politikalarda bize yol gösterecektir.'' “BİZLER ORTAK ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI KENTLERİMİZİN GELECEĞİ ADINA ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ” “Bugün burada deneyimlerimizi paylaşmaktan ve ortak akılla hareket etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin ve Boğaz’ın kucaklaştığı bu eşsiz şehirde geleceğe bakıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda şehirleri sadece binalar ve yollar değil; dayanışma, bilim ve insan odaklı yönetim anlayışı ayakta tutar. Demokrasi; birlikte düşünmek, birbirinden öğrenmek ve iyiliği birlikte büyütmektir. Bu dönem birlik başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, kapsayıcı ve uzlaşmacı yaklaşımıyla yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog köprüsü kurmuştur. Bizler de bu ortak çalışma kültürünü ve dayanışmayı kentlerimizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Bu duygularla, 45. Olağan Meclis Toplantımızın ve Sağlıklı Kentler Forumu’nun ülkemize, şehirlerimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’umuza yeniden hoş geldiniz; ayağınıza, emeğinize sağlık.” Daha sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay ve Cork Sağlıklı Şehirler Siyasi Temsilcisi Tony Fitzgerald da kısa birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumu sonlandı. Sağlıklı kentler forumu, “Gıda Düğümü”, “Su Düğümü”, “Enerji Düğümü” ve gün son paneli olan Koridorlarla geçiş oturumuyla devam edecek.

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek Haber

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk şekersiz stevia (şeker otu) gazozunu üreten Çamlılı üreticiler, talep ettikleri kurutma makinesine kavuştu. Büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifin ürettiği stevia, istiridye mantarı ve domates gibi ürünlerin raf ömrünü uzatıp katma değerini artıracak makine teslim edildi. Destekle birlikte üreticiler, köylerinde üretmeye devam edebildiklerini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kırsal kalkınma hamlesi ve üretici odaklı destek politikaları, İzmirli çiftçiye nefes aldırdı. Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmak ve kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce sağladığı stevia (şeker otu) fidesi desteğiyle Türkiye’de ilk kez şeker ilavesiz stevia gazozu üretiminin önünü açtığı Güzelbahçe Çamlı Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ne bu kez katma değeri artıracak sebze ve meyve kurutma makinesi desteği sağladı. Üyelerinin dörtte üçü kadınlardan oluşan kooperatifin, Başkan Tugay’a ilettiği talep doğrultusunda yapılan saha çalışmaları ve ihtiyaç analizlerinin ardından 80 tepsili kurutma makinesi temin edildi. Ürünlerin değerini artıracak bu destek, özellikle kadın üreticiler olmak üzere kooperatif üyeleri arasında memnuniyetle karşılandı. “Kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Hilal Balcıoğlu, kooperatife sağlanan destek sürecini şöyle anlattı: “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak 2025 yılında kooperatifimize 15 bin stevia fidesi vermiştik. Üreticiler bu fideleri yetiştirip kurutarak gazoz üretiminde kullandı ve kuru ürün olarak da satışa sundu. Geçtiğimiz ay Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı kooperatif toplantısında kurutma makinesi talebinde bulundular. Amaçları, ürünlerini kurutarak katma değerini artırmak ve pazara daha güçlü şekilde sunmaktı. Bu talep karşılık buldu ve makine teslim edildi. Çiftçilerimiz istiridye mantarı, domates, tarhana ve salça gibi ürünler üretiyor. Satılamayan ürünler bu makine sayesinde kurutularak daha uzun süre değerlendirilebilecek. Daha önce stevia bitkisini kendi imkanlarıyla kurutuyorlardı, şimdi ise daha kontrollü ve hijyenik koşullarda üretim yapabilecekler. Kooperatifin 57 ortağının 40’ı kadınlardan oluşturuyor. Kadın üreticilerimiz dayanışma içinde hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başkanımızın öncülüğünde kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” “Raf ömrünü uzatacak” Çamlı Kooperatifi kurucu üyelerinden ve gıda mühendisi Işık Şahbaz, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız kooperatif toplantısında ürünlerimize nasıl katma değer kazandırabileceğimizi öğrendik ve Cemil Başkanımızdan rica ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bu toplantıların devamını diliyorum. Şu an dört kabinli bir kurutma makinemiz var. Bu kabin bizim ürünlerimize katma değer kazandırdığı gibi raf ömrünü de uzatacak. Çok daha hijyenik ürünler elde edeceğiz. Bundan önce tamamen ev koşullarında kurutma yapılıyordu. Bazıları güneşte, bazıları gölgede kurutuyordu. Standart bir ürün elde edemiyorduk. Şimdi istediğimiz şekilde tek tip standart ürün üretme şansımız olacak” ifadelerini kullandı. “Bizim için de gurur” Kooperatif üyesi Sine Köse, desteğin ürün çeşitliliğini artıracağını ve uzun vadeli değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade ederek, “Çok teşekkür ediyoruz. Bu destekler öncelikle köyde yaşamaya devam etmek için insanlara fırsat yaratıyor. Bence en önemli ayağı bu. Çünkü burada kalmaya devam etmek demek, toprağımızı işlemek demek. Toprağımızı işlemek demek, burada kalabilmek demek. Stevia zaten dünyada çok kullanılan bir ürün. Bu ürüne katma değer katmak, gazoz olarak üretmek bizim için de büyük gurur” diye konuştu. “Marka oluşturmaya başladık” Kooperatif üyelerinden Ayşe Özgen de kurutma makinesinin hijyen ve kalite açısından önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Çok güzel bir çalışma yapıyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız destekliyor. Bu kurutma makinesi, mantarlarımız, kekiklerimiz, köyümüzde yapılan tarhanamız için çok önemli. Bir marka oluşturmaya başladık. Biz kadınlar, önümüz açıldığında çok güzel işler başarırız” ifadelerini kullandı. “Büyükşehir tam destek veriyor” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerin Çamlı halkının hayatına dokunduğunu söyleyen Çamlı Mahallesi Muhtarı Ebru Günay Köse ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi bize tam destek vermeye çalışıyor, sağ olsun. Kooperatifimiz ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çok iyi çalışıyor. Bunu görmekten çok mutluyuz, çok teşekkür ediyoruz. Kooperatifin gelişmesiyle birlikte kadınların istihdamı daha kolay oldu. Herkese destekleri için teşekkür ederiz” dedi.

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı! Haber

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üretim hamlesini İzmir’de düzenlenen prestijli Gurme İzmir Olivtech Fuarı'na taşıdı. Sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olan 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda, Eskişehir’in ödüllü lezzetleri ve binlerce yıllık mutfak mirası büyük bir ilgiyle karşılandı. ​Ödüllü Dorlion Zeytinyağı Kalitesini İspatladı ​Fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Eskişehir standında, Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı damga vurdu. Kısa süre önce düzenlenen Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda, gönderdiği dört numunenin dördüyle de ödül kazanan Dorlion; "Özel Seri" başta olmak üzere altın ve gümüş ödüllü ürünleriyle profesyonel tadımcılardan ve ziyaretçilerden tam not aldı. ​5 Bin Yıllık Tarih Sofralarda: Küllüoba Ekmeği ​Eskişehir’in tarihsel mirasını gastronomi ile buluşturan Küllüoba Ekmeği, fuarın en merak uyandıran ürünleri arasında yerini aldı. Küllüoba Höyüğü kazılarından elde edilen bilgilerle, yaklaşık 5 bin yıl önceki tarife sadık kalınarak yeniden hayat bulan ekmek, lezzeti ve sağlığıyla dikkat çekti. ​Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları, ​Besleyici mercimek unu takviyesi, ​Düşük glütenli ve tamamen katkısız yapısı ile Küllüoba Ekmeği geleneksel dokusunu koruyarak modern sofralara taşındı. ​"2026 Eskişehir Yılı" Ulusal Ölçekte Tanıtıldı ​Stantta sadece yerel lezzetler değil, kentin gelecek vizyonu da paylaşıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini zirveye taşıyacak olan “2026 Eskişehir Yılı” projesi, fuar ziyaretçilerine ve sektör temsilcilerine detaylıca anlatıldı. Bu büyük vizyon projesi, İzmir gibi stratejik bir noktada geniş kitlelerle buluşarak önemli bir tanıtım başarısı yakaladı. ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan Tam Not ​Eskişehir standını ziyaret edenler arasında önemli isimler de vardı. CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, stanttaki ürünleri yakından inceledi. ​Dorlion Zeytinyağı’nın aroması ve Küllüoba Ekmeği’nin dokusunu deneyimleyen Başkan Tugay, her iki ürünü de çok beğendiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Tugay, Eskişehir’in tarımsal üretim ve yerel kalkınma konusundaki başarılı çalışmalarını takdirle karşıladığını belirterek, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. ​Üretim Çeşitliliği Halk Süt ile Tamamlandı ​Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş. iş birliğiyle hazırlanan stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de sergilendi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu sunumla Eskişehir, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nın en dikkat çeken ve takdir toplayan katılımcılarından biri oldu.

İzmir’in Mis Kokulu Festivali Başladı  Haber

İzmir’in Mis Kokulu Festivali Başladı 

Türkiye’nin süs bitkisi ve çiçek üretiminde lider merkezi Bayındır’ın mis kokulu çiçek festivali başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Bayındır Belediyesi tarafından bu yıl 30 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında 27’nci kez düzenlenen Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali, rengarenk kortejle başladı. Festivalin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bayındır Kaymakamı Murat Mete, ev sahibi Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran, geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Çiçek kokulu rengarenk kortej 27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali, Atatürk Caddesi girişinde kurdele kesimiyle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol kurdele kesiminin ardından cadde boyunca sıralanan çiçek stantlarını gezdi. Tahta bacak gösterileri, çiçek kızlar ve bando eşliğinde ilerleyen korteje vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yaşlı genç herkesin akın ettiği festivalde Bayındır’ın eşsiz çiçeklerinin kokusu ilçeyi sardı. Renkli kortej Bayındır Şehir Stadyumu’nda son buldu. Açılış töreni öncesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu yerli ve yabancı çok sayıda esere yer verdiği performansıyla keyifli anlar yaşattı. Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu geleneksel zeybek gösterisini sergiledi. “Bir kentin adının çiçekle anılması herkese nasip olmaz” Başkan Dr. Cemil Tugay, festivalin açılış konuşmasında sektöre emek veren tüm emekçilere teşekkür ederek sözlerine başladı. Başkan Tugay, “27 yıl önce başlayan bu festivalin sahibi üreticilerdir, yurttaşlarımızdır. Bu festival onların eseridir. Çok güzel oldu. Bir ilçenin adının çiçekle anılması çok güzel ve kıymetli. Çiçek güzelliktir, barıştır, sevgidir. Öylesine güzel bir sembolü bir tarafında üretme dönüştürmüş, diğer tarafında kendi ismiyle özdeşleştirmiş bir yer Bayındır. İnsanlar en derin duygularını çiçeklere emanet etmiş. Çiçek, hiçbir dili konuşmadan her şeyi anlatabilen bir bitki. Bu gururu taşımak her kente nasip olmaz” diye konuştu. “İzmir çiçek üretiminde Türkiye’nin üçte birinden fazlasını karşılıyor” Festivalin 1998 yılında sadece 8 üreticiyle, naylon çadırlarda başladığını, aradan geçen 27 yılda uluslararası dev bir organizasyona dönüştüğünü ifade eden Başkan Tugay, “Ülkemizdeki eksik tarım politikalarına rağmen üretimden vazgeçmeyen çiftçilerimizle, Bayındır'ın ülke ekonomisinde, kent ekonomisinde önemli bir yeri var. Bugün Bayındır'da çiçekçilik yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlıyor; yılda 150 milyonun üzerinde süs bitkisi üretiliyor. Bugün İzmir; dış mekân süs bitkilerinde Türkiye üretiminin üçte birinden fazlasını karşılıyor. Kasımpatı’da, Statice’de, iç mekan süs bitkilerinde ülke sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Nergis üretiminde Türkiye’de ikinci sıradayız. Bu başarıların çok önemli bir kısmı, toplam arazisinin yarısından fazlasında üretim yapan Bayındır’ın, sizlerin başarısı” dedi. “Bayındır’da üretimin devamlılığı için 127 milyon lira destek” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Bayındır’da üretimin devamlılığı için desteklere devam edeceklerini söyleyen Başkan Tugay, “Bayındır Çiçek Festivali; bize, kırsal kalkınmanın, kooperatifleşmenin, yerel üretimin nasıl güçlenebileceğinin somut bir örneğini görme fırsatı sunuyor. Üreticiyle tüketiciyi doğrudan buluşturan, aracıları azaltan, emeğin değerini koruyan bir festival bu. Bayındır’da sadece son dönemde; üretimin devamlılığı için 127 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık. On binlerce fidanı üreticilerimizle buluşturduk. Toprak analizi, eğitim ve teknik desteklerle üretimi güçlendirdik. Sulama altyapılarını destekledik. Afet yaşayan üreticimizin yanında olduk. Hiçbir zaman üretimi uzaktan izleyen bir anlayışla hareket etmedik. Biz, daima üreticinin yanında duran, riskini paylaşan bir yaklaşım benimsedik. Her bir üreticimize emeği için, kattığı değer için, onca zorluğa rağmen vazgeçmediği, toprağını terk etmediği için minnettarım” ifadelerini kullandı. “Türkiye, çiftçisiyle, köylüsüyle şifa bulacak” Başkan Tugay, “Küçük Menderes Havzası, Türkiye’de en fazla süt üretimi, tarımsal üretim ve çiçek üretimi yapan topraklarıdır. Bu elbette bereketli topraklarından kaynaklanıyor ama onun kadar çalışkan güzel yürekli insanlarından kaynaklanıyor. Gün oldu bu toprakları işgal ettiler, efeler bayrak açtı, dağlara çıktılar. Onların ve atalarının yüreğine sağlık. Bize ne boyun eğmek, ne diz çökmek yakışır. Toprağımız, insanımız, tarihimiz burada. Sadece çalışmamız gerekiyor. Birbirimize sevgi ve saygıyla bakmamız gerekiyor. Aramıza kim nifak sokmaya çalışıyorsa onu alaşağı etmemiz gerekiyor. Ben Bayındır’la, İzmir’le gurur duyuyorum. Ben asil ve güzel milletimizle gurur duyuyorum. İnanıyorum ki; bu ülkenin evlatları, bu şehrin evlatları Türkiye’yi iyileştirecek. Türkiye, çiftçisiyle, köylüsüyle şifa bulacak. Türkiye üreticisiyle, gençleriyle, inanan yurttaşlarıyla şifa bulacak. Türkiye iyi olacak; bu sizlerin sayesiyle olacak” şeklinde konuştu. Başkan Sakarsu: Bayındır’da çiçek sadece ürün değil emektir Festivalin açılış konuşmasını yapan ev sahibi Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, “Her yıl sabırsızlıkla beklediğimiz festivalimizde bir aradayız. Bayındır’da çiçek, sadece bir ürün değil emektir, alın teridir, kentin geçmişi ve geleceğidir. Bayındır’ın seralarında yetişen çiçekler ülkemizin dört bir yanını süslemektedir. Yetiştirdiği çiçeklerle katkı sunan fedakar üreticilerimize teşekkür ediyoruz. Bizler de üreticimizin yanında olmaya Bayındır’ı yarınlara taşımaya devam ediyoruz. Bayındır sadece tarımın hayvancılığın çiçeğin değil dostluğun kardeşliğin de şehridir” ifadelerini kullandı. İrdem: Emek en yüce değerdir Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kadir İrdem ise, “Çiçekçiliğimizin ve Bayındır’ımızın dünyaya tanıtılması için düzenlenen bu etkinliğe katkısı olan herkese teşekkür ederim. Bu festival, geçmişten beri bu toprakta devam eden çiçekçiliğin tanıtımına katkıda bulunurken aynı zamanda hem ilçemizin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaktadır. Bizleri bugünlere taşıyan emekçi dostlarımıza teşekkür ederim. Çünkü emek en yüce değerdir. İzmir Büyükşehir Belediyemizin kooperatiflere verdiği desteği çok iyi biliyoruz” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Sakarsu, Başkan Tugay’a katkılarından dolayı plaket takdim etti. Bayındır’ın dört bir yanında kültür sanat dolu 4 günlük festival Bayındır Çiçek Festivali bu yıl da 4 gün boyunca birbirinden renkli kültür sanat etkinlikleriyle hafızalarda iz bırakmaya hazırlanıyor. Festival süresince Atatürk, Hanife Öğretmen ve Alpay Alpat caddeleri ilçedeki çiçek üreticilerinin stantları ziyaretçileri ağırlayacak. Stantların yanı sıra çok sayıda üretici pazarları, sergiler, atölyeler ilçenin dört bir yanına yayılacak. Bayındır Şehir Stadyumu'nda kurulacak Ana Sahne'de festival boyunca saat 21.30'da konser programları gerçekleştirilecek. 1 Mayıs Cuma günü Hüseyin Turan, 2 Mayıs Cumartesi günü Melek Mosso, 3 Mayıs Pazar günü ise Gökçe sahne alacak. Alternatif sahnelerde de gün boyu İzmir Büyükşehir Belediyesi orkestraları, yerel müzisyenler ve Bayındır Kent Konseyi Kadın Çiçeklerin Sesi Ritim Grubu dinletiler sunacak. 2 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00'te "En İyi Çiçek Üreticisi ile En İyi Balkon ve Bahçe Yarışması" ödül töreninin yapılacağı festival, 3 Mayıs Pazar günü Gökçe konserinin ardından sona erecek.

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu  Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. “İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. “Urla’nın önce kökenini bilmek lazım” Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu. “İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar” Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu. “Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız” İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu. “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak” Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. “Urla’da toprak konuşur, emek büyür” Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. “Ege Bölgesi adeta bir maden” Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Başkan Tugay Şeflerle Lezzet Turuna Çıktı Haber

Başkan Tugay Şeflerle Lezzet Turuna Çıktı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kültürpark’ta düzenlenen MasterChef Şeflerin Rotası İzmir ekinliğini ziyaret etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraki İzmir Kültür AŞ tarafından düzenlenen MasterChef Şeflerin Rotası İzmir’de şeflerle buluşan Başkan Tugay, özel lezzetleri vatandaşlara ikram etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraki İzmir Kültür AŞ tarafından düzenlenen “MasterChef Şeflerin Rotası İzmir” etkinliği, Kültürpark eski lunapark alanında ikinci gününde de İzmirlilerin yoğun ilgisiyle devam etti. İzmir’in mutfak kültürünü ön plana çıkarırken ziyaretçilere festival havası yaşatan etkinliği ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, MasterChef yarışmacısı şefler ve İzmirlilerle buluştu. Başkan Tugay, şeflerin lezzetlerini vatandaşlara ikram etti. Alandaki çocukların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Tugay, şeflerle de sohbet etti. Etkinlikte İzmir’e özgü lezzetlerin yanı sıra yarışmaya katılan şeflerin hazırladığı özel tarifler ve kendilerine has dokunuşlarla ortaya çıkan tatlar da büyük ilgi gördü. İzmirliler hem kentin geleneksel mutfak kültürünü hem de MasterChef şeflerinin yorumladığı özgün lezzetleri deneyimleme fırsatı yakaladı. Tugay: İnanıyorum İzmir sizler için de çok özel bir yer olacak Adının yazılı olduğu önlükle MasterChef yarışmasıyla özdeşleşen ocağın başına geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Birer birer şeflerle tanıştık. Bu keyifli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunan çok değerli arkadaşlarım var İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden. Bu tür etkinlikler her zaman çok seviliyor, tekrarlarını yeniden bekliyoruz. Her birisi ‘biz İzmir’e işyeri açmak istiyoruz, bize dükkan lazım’ diyor. Size en iyisi biz çarşı yapalım bir tane MasterChef çarşısı. Bol keyif ve kazanç diliyorum. Bizler sizleri seviyoruz, İzmir seviyor. Bu tür buluşmalarla inanıyorum İzmir sizler için de çok özel bir yer olacak” şeklinde konuştu. “İzmir bizi çok sevdi, biz de İzmir’i çok sevdik” Etkinliğe katılan MasterChef yarışmacısı, şef Semihcan Temiz, “Muazzamdı, bütün belediye çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz, her konuda çok yardımcı oldular. Artık genelde bütün arkadaşlarımla birlikte İzmir’e bir dükkan planımız var gibi. İzmir bizi çok sevdi, biz de İzmir’i çok sevdik. Çok keyif aldık, çok teşekkür ediyoruz” dedi. Cumartesi başlayan ve vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan “MasterChef Şeflerin Rotası İzmir” etkinliğinde; aileler, gençler ve çocuklar için hazırlanan özel alanlarla renkli görüntüler oluştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.