Hava Durumu

#Cemil Tugay

Kırsal Haber - Cemil Tugay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cemil Tugay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bokaşi Kompost Uygulamasına Talep Artıyor Haber

Bokaşi Kompost Uygulamasına Talep Artıyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı ücretsiz kompost seti uygulamasına bir haftada 2 bin başvuru geldi. Mutfak atıkları çöpe değil toprağa gidiyor, hem doğa hem İzmir kazanıyor. Vatandaşlardan Tugay’a teşekkür yağdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organik mutfak atıklarının kaynağında ayrıştırılarak yeniden toprağa kazandırılmasını sağlayacak bokaşi (bokashi) kompost uygulamasına talep artıyor. Gönüllü hanelerin bokaşi kompost seti almak için HİM– Hemşehri İletişim Merkezi (ALO 153) üzerinden başvurduğu projeye bir haftada yaklaşık 2 bin talep geldi. Konak’ta Kültür ve Alsancak mahalleleri ile başlayan proje Karşıyaka ve Bornova ile devam etti. Karşıyaka’da Bostanlı ve Yalı mahalleleri, Bornova’da Ergene, Erzene, EVKA 3 ve Kazım Dirik mahalleleri sakinlerine verilen eğitimin ardından kompost setleri dağıtıldı. Projeyle, evsel organik atıklar özel kovalar kullanılarak az oksijenli ortamda yararlı mikroorganizmalarla fermente edilecek ve komposta dönüşmesi sağlanacak. Çalışmayla organik atıkların çöp sahalarına gitmesinin engellenmesi, sera gazı salımının azaltılması ve toprağın zenginleştirilmesi amaçlanıyor. “Vatandaşlarımızın olağanüstü bir ilgisi var” Çalışmalar hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat yüksek mühendisi Tahsin Alp Aras, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla müdürlüğün kurulduğunu belirterek “Ardından kompost setlerinin alımları yapıldı ve vatandaşlarımızdan talepler toplanmaya başlandı. Daha birinci haftada 2 bine yakın talep geldi. Vatandaşlarımızın olağanüstü bir ilgisi var” şeklinde konuştu. “Hemşehrilerimizle beraber ortak bir yola çıkıyoruz” Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat yüksek mühendisi Ferdan Çiftçi ise “Bu çalışma, Cemil Başkanımızın üzerinde durduğu bir proje. Küresel iklim değişikliği ve su krizinin yaşandığı günümüzde toprak verimliliğinin artırılması ve su kapasitesinin yükseltilmesi için hemşehrilerimizle beraber ortak bir yola çıkıyoruz. Bu yolculukta beraber bu işi büyütecek ve hepimiz kazanacağız. Bu, dünya için yapacağımız çok büyük bir iyilik. İzmir kazanacak, dünya kazanacak. Şu an 10 bin kova ile yola çıkıyoruz. Proje büyüyerek devam edecek” diye konuştu. “Kimin emeği varsa çok takdir ettim” Ziraat mühendisleri tarafından verilen eğitimin ardından bokaşi kompost setini alan yurttaşlar uygulamadan memnun. Projenin paydaşı olmaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Sibel Bengisu, “Müthiş bir şey; kimin emeği varsa çok takdir ettim. Bu uygulama ve bu yönetim devam ettikçe, toprağın ne kadar bereketli olduğu, ne kadar çabuk çoğaldığı çok daha çabuk kavranacak. Çok tebrik ediyorum. Gerçekten çok önemli bir adım. İnşallah devamı gelir ve sürdürülebilir, daha iyi çalışmalara vesile olur” ifadelerini kullandı. “Böyle bir duyarlılığımız varmış ama farkında değilmişiz” Erkin Özer, “Çok güzel, çok olumlu bir proje. Başkana çok teşekkür ederim. Böyle bir duyarlılığımız varmış ama farkında değilmişiz. Bu farkındalığı yarattığı için teşekkür ediyorum. Ayrıca katı atık toplama projesi vardı, onu da hassasiyetle takip ediyoruz. Sadece İzmir’in değil, dünyanın bu farkındalığa sahip olması lazım. İzmir’de başlamış olması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor. İzmir’den böyle bir proje çıkıyor diye hava atıyoruz” şeklinde konuştu. “Topraklarımız ve sağlıklı nesiller için böyle bir proje gerekli” Füsun Taşyılmaz ise, “Umarım toprağımıza, çevremize, doğamıza faydalı bir proje olur. Topraklarımızın beslenmesi için önemli olacağını düşünüyorum. Küresel iklim krizi var, su sıkıntımız var. Topraklarımız verimli değil. Topraklarımızın beslenmesi ve daha sağlıklı nesiller için böyle bir proje gerekli” diye konuştu. Kokusuz ve pratik Japonca'da “fermente organik madde” anlamına gelen bokaşi (bokashi) kompostu; mutfaklardan çıkan meyve ve sebze atıkları, yemek artıkları ile çay ve kahve posası gibi organik atıkların, koku, sinek ve haşere oluşturmadan kapalı kovalar içinde fermente edilmesini sağlayan çevreci bir yöntem olarak öne çıkıyor. Oksijenin sınırlı olduğu ortamda yararlı mikroorganizmalarla gerçekleşen fermantasyon süreci sayesinde organik atıklar çürümeye bırakılmadan değerlendiriliyor. Ev ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve apartman yaşamına uygun olan sistem, günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. Süreç sonunda elde edilen fermente ürün, toprağın yapısını iyileştiren ve besin değeri yüksek bir toprak düzenleyici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca fermantasyon sırasında oluşan bokaşi sıvısı, seyreltilerek doğal sıvı gübre olarak değerlendirilebiliyor. Vatandaşların kompostları İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından toplanacak. Elde edilen ürünler, park, bahçe ve tarımsal alanlarda toprak iyileştirici olarak kullanılacak. İzmirliler isterlerse evde ürettikleri kompostu bahçelerine, büyük saksılara, apartman ya da site bahçelerine gömebilecek ya da yürüyüş sırasında park ve piknik alanlarında doğaya bırakabilecek.

21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı Açıldı Haber

21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı Açıldı

Türk tarım sektörünün dünyaya açılan penceresi olan 21. Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Fuar İzmir’de törenle açıldı. 7 Şubat’a kadar devam edecek “Hayat Veren Su” temalı fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yön ve rotalarının net olduğunu vurgulayarak, üreticinin ve tüketicinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tugay, Türkiye’nin ve İzmir’in tarımsal üretimde kendi kendine yeten bir şehir ve ülke olması için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise sayılı tarım fuarları arasında yer alan Agroexpo – Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Orion Fuarcılık tarafından bu yıl “Hayat Veren Su” temasıyla 21’inci kez düzenlenen fuar, 7 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki açılış törenine; Özbekistan Tarım Bakanı Yardımcısı Tulkin Sattarov, CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Yeşim Kebapçıoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ile fuarda yer alan ülkelerin temsilcileri ve sektör profesyonelleri katıldı. Tugay: Dünya, zorunlu bir dönüşüm sürecinin içinde Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarım ve fuarcılık kenti olduğunu vurguladı. Fuarda, tarım sektörünü ileriye taşıyacak birçok yenilikçi çözümün yer aldığını belirten Tugay, yapay zekâ destekli tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, veri temelli üretim modelleri ile su verimliliğini artıran teknolojilerin önemine dikkat çekti. Bu çözümlere herkesin ihtiyaç duyduğunu ifade eden Tugay, dünyanın zorunlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Küresel ölçekte ciddi krizlerle karşı karşıya olunduğunu belirten Tugay, gıda krizi, iklim krizi, su krizi ve kuraklığın artık birbirinden ayrı başlıklar olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre 2024 itibarıyla dünyada 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, yaklaşık 2 milyar 600 milyon kişinin ise sağlıklı beslenemediğini aktaran Tugay, bilim insanlarının gezegenin 1 derece ısınmasının temel tarım ürünlerinde yaklaşık yüzde 10 verim kaybına yol açacağını ortaya koyduğunu söyledi. “Önümüzde iki temel zorunluluk var” 2025 yılındaki kuraklığa dikkat çeken Başkan Tugay, su krizi ve kuraklığın artık en görünür tehditler arasında yer aldığını belirtti. Türkiye genelinde son 60 yılda 240 gölden 186’sının tamamen kuruduğunu hatırlatan Tugay, kalan göllerin de kuraklık ve aşırı kirlilik tehdidi altında olduğunu belirtti. Temiz su kaynaklarının hızla azaldığını vurgulayan Tugay, bu tablo karşısında iki temel zorunluluk bulunduğunu ifade etti. Tugay, birincisinin teknolojik dönüşüme uyum sağlamak, ikincisinin ise toplumun tüm kesimleriyle, kamu kurumları, üreticiler, yerel yönetimler ve tüketicilerin katılımıyla ortak ve doğru adımları atmak olduğunu dile getirdi. AGROEXPO’nun teknolojik açıdan yeni ufuklar açtığını belirten Tugay, iş birliği ve ortak akıl boyutuna da aynı ciddiyetle odaklanılması gerektiğini aktardı. Büyükşehir çalışıyor İzmir’in yüzde 30’unun işlenebilir tarım arazilerinden oluştuğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kırsal alanlara yönelik çalışmaları güçlendirmek amacıyla Kırsal Planlama Dairesi Başkanlığı’nı kurduklarını söyledi. Tarım ve Gıda Komisyonu ile Kentsel Gıda Stratejisi ve Eylem Planı’nı hayata geçirdiklerini aktaran Tugay, İzmir ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilecek üretim potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Çiftçi nüfusunun yaşlandığına ve gençlerin tarımdan uzaklaştığına dikkat çeken Tugay, bu durumun çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirterek, gençlerin köyleri terk etmemesi için Kiraz’da pilot bir çalışma başlattıklarını ifade etti. “Desteği 1,5 milyar liraya çıkaracağız” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Milano Kentsel Gıda Politikaları Paktı’na üye olduklarını belirterek, “Son 21 ayda Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimize 694 milyon liralık destek sağladık. 2026’da bu desteği 1 milyar liraya çıkaracağımızı söyledik ve bu sözümüzün arkasındayız. Önümüzdeki yıl desteği 1,5 milyar liraya çıkaracağız. Üreticilerimizin daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. Çiftçimizi ve üreticimizi asla yalnız bırakmayacağız” dedi. İZMAR sayısını 2026 yılı içinde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Tugay, “Yönümüz de rotamız da belli. Üreticinin de tüketicinin de yanında olmak. Kentimizin ve ülkemizin her alanda kendi kendine yeten bir yapıya kavuşması için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Solakoğlu: Çiftçinin köle değil patron olduğu bir Türkiye istiyoruz CHP Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Türkiye’de çiftçiliğin sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirterek, gençlerin tarıma yönelmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir tarım için ihtisaslaşmanın şart olduğunu vurgulayan Solakoğlu, üreticinin ürününü değerinde satabildiği, markalaşabildiği ve kazanç sağlayabildiği bir düzeni hedeflediklerini ifade ederek, çiftçinin köle değil patron olduğu bir Türkiye için çalışacaklarını dile getirdi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, tarımın siyaset üstü olduğunu belirterek, Türkiye’de toprak, insan ve suyun iyi yönetilmediğini söyledi. Ulusoy, sağlıklı gıdaya ucuz erişimin öncelik olması gerektiğini vurguladı. “Türkiye'yi dünyaya anlatan çok önemli bir buluşma” İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Agroexpo’nun yalnızca bir fuar değil, kararlılıkla büyütülen ve sahip çıkılan güçlü bir marka olduğunu belirterek, “Fuarımız, Türkiye’nin üretim gücünü, bilgi birikimini ve gelecek hedeflerini dünyaya anlatan çok önemli bir buluşmadır” dedi. İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, su kaynaklarının azaldığını ve birçok bölgede toprak kalitesinin bozulduğunu belirterek, “Dünya tarımı, daha az kaynakla daha fazla ve daha kaliteli üretim yapma zorluğuyla karşı karşıya” diye konuştu. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, günümüzde dijitalleşme ve yapay zekânın öneminin sıkça vurgulandığını belirterek, tarım ve hayvancılığın hâlâ en stratejik sektörlerin başında geldiğini söyledi. Tarımda su ve üretim vurgusu İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, 2025 yılında yaşanan kuraklık, yangınlar, doğal afetler ve iklim krizinin yarattığı tüm zorluklara rağmen çiftçilerin üretimi sürdürdüğünü belirtirken, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan ise suyun tarımın temel unsuru olduğunu vurgulayarak, doğru sulama ve sulama teknolojilerine odaklanılması gerektiğini, vahşi sulamanın artık tarihe gömülmesi gerektiğini söyledi. 60 ülkeden 500 firma AGROEXPO’da 60 ülkeden 500 firma ile yüz binlerce ziyaretçi bir araya gelecek. Fuarın, milyarlarca dolarlık iş hacmi oluşturması hedeflenirken; Tarım 5.0, yapay zekâ destekli tarım makineleri ve akıllı sulama sistemleri gibi yenilikçi teknolojiler de vitrine çıkacak. Panel ve seminerlerde iklim değişikliği ile su güvenliği gibi küresel sorunlar ele alınacak. Alım Heyeti Programları kapsamında Avrupa, Afrika, Balkanlar ve Türki Cumhuriyetlerden gelen iş insanları üreticilerle görüşmeler gerçekleştirecek. Bu iş birliklerinin Türkiye’nin ihracatına milyarlarca dolarlık katkı sağlaması amaçlanıyor. Fuar, 3–7 Şubat 2026 tarihleri arasında 10.00–18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.

İzmir Kendi Enerjisini Üreten Bir Kent Olmalı Haber

İzmir Kendi Enerjisini Üreten Bir Kent Olmalı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Yeşil Dönüşüm Komisyonu tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Kentin enerji politikasının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, İzmir’in tükettiğinden fazlasını üreten “pozitif enerji bölgesi” hedefiyle ilerlemesi gerektiğini söyledi. Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) bünyesinde faaliyet gösteren Yeşil Dönüşüm Komisyonu, iş dünyası, yerel yönetimler ve kamu kurumları arasındaki iş birliğini güçlendirme hedefi doğrultusunda bir toplantı düzenledi. Toplantıda, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından hazırlanan “Enerji ve Malzeme Güvenliği Raporu” komisyon üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıya katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin enerji politikasının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, İzmir’in kendi enerjisini üreten bir pozitif enerji bölgesine dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Başkan Tugay, yalnızca tüketimi karşılayan değil, tüketilenin üzerinde enerji üretebilen sistemlere sahip olunmasının hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. “Yapay zekâ sistemleri, ciddi enerji istiyor” Enerji güvenliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, 12 Şubat’ta Münih’te düzenlenecek önemli bir toplantıya davet edildiğini belirterek, dünyada enerji güvenliğinin artık ülkelerden çok şehirler ölçeğinde ele alındığını söyledi. Enerjinin güvence altına alınmasının yaşamsal bir konu hâline geldiğini vurgulayan Başkan Tugay, şehrin enerji sistemlerinde yaşanabilecek bir çöküşün günlük yaşamın sürdürülebilirliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Enerji kullanım alanlarının giderek çeşitlendiğini ifade eden Başkan Tugay, sürece yapay zekânın da dâhil olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yapay zekâ sistemleri ciddi enerji istiyor. Bir veri merkezi, bir şehrin tükettiği kadar enerji harcayabiliyor. Zaman içinde yapay zekâ ekosistemi hayatın her alanına hâkim olacak ve buna bağlı olarak çok büyük bir enerji ihtiyacı ortaya çıkacak. Bu ihtiyacı nasıl karşılayacağımız kadar, bu süreçte yaşam alanlarımızdan nelerin eksileceğini, enerji kaynaklarının kimlerin kontrolüne geçeceğini de düşünmemiz gerekiyor.” “Kendi enerjimizi kendimiz üretmeliyiz” Dünyanın farklı kentlerinde enerji sistemlerinin aniden çökebildiğine dikkat çeken Başkan Tugay, Berlin’de bu yıl yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisini hatırlattı. Daha önce İspanya’da ve Türkiye’de Isparta’da benzer örneklerin yaşandığını ifade eden Başkan Tugay, İzmir dâhil pek çok şehirde benzer bir riskin her zaman bulunduğunu söyledi. Olası bir enerji kesintisinin ardından “Biz nerede hata yaptık, bunu neden daha önce öngöremedik” sorularının sorulacağına işaret eden Başkan Tugay, raporda da yer verilen mikro şebeke sistemlerinin üniter ya da bölgesel ölçekte kurulmasının önemine vurgu yaptı. Başkan Tugay, şunları kaydetti: “Bu değerlendirmelerden çıkardığım en önemli sonuç şudur: Kendi enerjimizi kendimiz üretmeliyiz. Pozitif enerji bölgesine dönüşmeliyiz. Tükettiğimizi karşılayan, mümkünse tükettiğimizin üzerinde enerji üretebilen sistemlere sahip olmalıyız.” “Yeter ki bunu yapmaya niyetlenelim” Enerji güvenliğinin sağlanması için birbirini gerektiğinde yedekleyebilen sistemlerin kurulmasının önemine dikkat çeken Başkan Tugay, bu tür uygulamaların hayata geçirilmesinin zor olmadığını ifade etti. Kültürpark alanında bu nitelikte bir enerji sisteminin kurulabileceğini belirten Başkan Tugay, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde benzer sistemler için çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Belediyenin bir enerji dağıtım şirketine sahip olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, bu tür projeleri hayata geçirebilecek teknik ve yasal altyapının bulunduğunu vurguladı. Kentte benzer şekilde çalışabilecek başka şirketlerin de olabileceğini dile getiren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeter ki bunu yapmaya niyetlenelim. Bunun ne anlama geldiğini gerçekten kavramamız gerekiyor. Hem günlük yaşamın kesintisiz sürmesi hem de kentte faaliyet gösteren işletmelerin çalışmalarına devam edebilmesi için bu sistemleri nasıl kurabileceğimizi düşünmek zorundayız.” “Şehrin enerji politikasını oluşturmalıyız” Enerji sistemleri konusunun son derece kritik olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, önümüzdeki dönemde bu alanın tüm paydaşların odağında olması gerektiğini vurguladı. Başkan Tugay, farklı zamanlarda ve platformlarda edinilen bilgi, deneyim ve birikimlerin bir araya getirilerek kentin enerji politikasının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Dünyada sınırların giderek anlamını yitirdiği, ülkeler arası sınırların sanallaştığı bir sürece girildiğini belirten Başkan Tugay, yönetimlerin ise daha odaklı, yerel ve kendi kendine yetebilen yapılar hâline dönüştüğünü söyledi. Bu yeni düzende, kendi kaynaklarıyla ayakta durabilen yerleşim alanlarının kalkınacağını, dışa bağımlı yapıların ise zamanla yoksullaşacağını öngördüğünü dile getirdi. İzmir’in geleceğini bu bakış açısıyla değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, kentin suyu, enerjisi, gıdası ve refahı için gerçekleştireceği üretimle kendi yolunu çizmesi ve bu yeterlilikleri sağlaması gerektiğini belirterek, “Bu yalnızca belediyenin tek başına yapabileceği bir iş değil” dedi. “Elimden geleni yapacağım” Geleceğe yönelik ortak bir akıl oluşturulması gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, bugünün yöneticilerinin güçlerini birleştirerek değişimi doğru okumaları ve buna uygun önlemleri zaman kaybetmeden almaları gerektiğini ifade etti. Çocukların ve gençlerin bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Başkan Tugay, gelecek nesillerin karşı karşıya kalacağı sorumlulukların ancak bu şekilde yönetilebileceğini söyledi. 2035 yılında dünyanın bugünkünden çok daha farklı bir noktada olacağını dile getiren Başkan Tugay, bu dönüşümün boyutlarının şimdiden tam olarak öngörülemeyeceğine dikkat çekti. Değişimin son derece hızlı ilerlediğini vurgulayan Başkan Tugay, bu sürece yavaş adımlarla değil, kararlı ve planlı bir şekilde uyum sağlanması gerektiğini ifade etti. Kamusal dönüşümün zorunluluğuna işaret eden Başkan Tugay, özel sektör, sivil toplum ve akademinin birlikte çalıştığı bütüncül bir yapının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Belediye başkanı olduğum sürece bunun hayata geçmesi için elimden geleni yapacağım” dedi. İzmir’in tarih boyunca öncü ve umut veren bir kent olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, kentin bu kimliğini doğru şekilde sahiplenmesi hâlinde önemli başarılara imza atılacağına olan inancını dile getirdi.

8. Karaburun Nergis Festivali Başladı Haber

8. Karaburun Nergis Festivali Başladı

Karaburun’la özdeşleşen ve eşsiz kokusuyla her yıl heyecanla beklenen nergis çiçeği, 8. Karaburun Nergis Festivali ile tezgâhlardaki yerini aldı. Festivalin açılışını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu yıl üreticiye sağlanan nergis soğanı desteğinin katlanacağını müjdeledi. Üreticinin emeğini korumaya devam edeceklerini vurgulayan Başkan Tugay, “Bizler üreticiye ve doğaya sahip çıkan bir anlayışla çalışıyoruz. Güler yüzünüze, manevi desteğinize ve yanımızda olduğunuzu hissetmeye ihtiyacımız var” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karaburun Belediyesi tarafından bu yıl 8’inci kez düzenlenen Karaburun Nergis Festivali’nin açılışını yaptı. Türkiye nergis üretiminde lider konumda bulunan İzmir’de, Karaburun’la özdeşleşen nergis çiçeği, bu yıl da eşsiz kokusuyla kenti buluşturdu. 18 Ocak’a kadar Karaburun ilçe merkezinde sürecek festivalin açılış törenine; Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra ev sahibi Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, KKTC İzmir Başkonsolosu Mustafa Davulcu, Karaburun Garnizon Komutanı Ali Eker, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Festival bando eşliğindeki kortejle başladı. Nergis üreticilerinin arasında yürüyen Başkan Tugay, üreticilerle sohbet etti. “Karaburun’un nergisi başka hiçbir yerde yok” Festivalin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, serin havaya rağmen festivalin yoğun ilgi gördüğünü belirterek, “Nergis muhteşem bir çiçek. Böyle bir nergis Türkiye’de başka hiçbir yerde yok. Çünkü Karaburun’un nergisi, Karaburun’dan başka bir yerde olmuyor. Bu eşsiz kokunun kaynağı da bu topraklar” dedi. Festivale katkı sunan herkese teşekkür eden Başkan Tugay, bu tür etkinliklerin yerel değerleri koruma ve sahiplenme açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Yerel ürünlerle özdeşleşmiş bu organizasyonlar, hem kültürümüze hem de üreticimize sahip çıktığımızı gösteriyor” ifadelerini kullandı. “Bizler üreticiye, doğaya sahip çıkan başkanlarız” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçe belediyeleriyle birlikte kentin doğasını ve toprağını korumak için ortak bir mücadele yürüttüklerini belirterek, üreticiye ve doğal mirasa sahip çıkmanın temel sorumlulukları olduğunu söyledi. Yaptıkları görevin, şehrin kendilerine emanet edilen değerlerini korumak olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, bu sorumluluğun merkezinde insan, toprak ve doğal zenginliklerin yer aldığını ifade etti. Yüzyıllar içinde oluşan kültürel mirasın; müzikten mutfağa, yaşam biçiminden geleneklere kadar büyük bir değer taşıdığını dile getiren Tugay, bu mirası gözleri gibi koruduklarını söyledi. Bu toprakların bir parçası gibi çalıştıklarını belirten Başkan Tugay, toprağın emeğini ve hafızasını taşıyan herkese selam gönderdi. “Nergis soğanı desteği bu yıl katlanacak” Karaburun’da nergis üretimine verilen desteğin bu yıl katlanarak artacağını açıklayan Başkan Tugay, üreticinin emeğini korumayı öncelikli görevleri arasında gördüklerini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiye verilen desteğe özel bir önem verdiklerini belirten Başkan Tugay, mevcut koşullarda çiftçilerin yeterince desteklenmediğini, bu açığı kapatmak için Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla İzmir’in tüm ilçelerinde çok yönlü destekler sağladıklarını ifade etti. Karaburun’da bugüne kadar pek çok tarımsal destek verdiklerini hatırlatan Tugay, bu sezon nergis soğanı konusunda çok daha aktif ve güçlü bir destek süreci yürütüleceğini aktardı. “Paradan çok yanımızda olmanıza ihtiyacımız var” Başkan Tugay, konuşmasının son bölümünde üreticilere kooperatifleşme çağrısı yaptı. Küçük üreticilerin tek başına haksız rekabet koşullarıyla mücadele etmekte zorlandığını belirten Tugay, çözümün birlik olmak ve kooperatifler çatısı altında güçlenmekten geçtiğini söyledi. Kooperatife üye olmayan üreticilere seslenen Başkan Tugay, kooperatifleşmenin emeğin daha hızlı ve etkin biçimde korunmasını sağladığını vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak kooperatiflerle kurumsal iş birliklerini önemsediklerini ifade eden Tugay, bu kapsamda hayata geçirilen İZMAR marketlerinin hem tüketiciye uygun fiyatlı ürün sunmayı hem de üreticinin emeğinin karşılığını almasını hedeflediğini dile getirdi. İzmir’in tarımsal ve hayvansal üretimde Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, bu güçlü yapının korunması gerektiğini belirterek, “İzmir'e hepimizin gözümüz gibi bakması gerekiyor. Hepimizin gecesine gündüzüne katarak çok çalışması gereken bir dönemdeyiz. Paradan daha çok sizlerin güler yüzüne, manevi desteğine, yanımızda olduğunuzu hissetmeye ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. Başkan Erdoğan: Nergis umuttur, evin ocağıdır Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, festivalin açılışında yaptığı konuşmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne nergis üretimine sağlanan destekler için teşekkür etti. Nergisin Karaburun için yalnızca bir çiçek olmadığını vurgulayan Erdoğan, nergisin ilçenin kültürünü, toprağını ve yaşam biçimini yansıtan eşsiz bir simge olduğunu ifade etti Agro ve eko turizmi bölgede geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, ekim alanları azalmış olsa da nergisin Karaburun için hâlâ en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. “Nergis umuttur, evin ocağıdır” diyen Erdoğan, bölgeye özgü değerlerin ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması, markalaşması ve farkındalık oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Festivalle üreticiye destek olmayı amaçladıklarını belirten Başkan Erdoğan, “Tarım sadece üreticinin değil hepimizin ortak sorumluluğudur. Devletimizin üreticiyi koruyan planlı ve sürdürülebilir tarım politikalarını üçlü güçlü güçlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Desteklerin doğru ve zamanında ulaştığı, ürünün dalda kalmadığı alın terinin karşılığını bulduğu bir dünya hepimizin ortak dileğidir” şeklinde konuştu. Karaburun sokaklarında nergis coşkusu Açılış konuşmalarının ardından Karaburunlu çocuklar halk oyunları gösterisi sundu. Gösterilerin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve protokol üyeleri, Karaburun sokaklarında stant açan üreticileri ziyaret ederek sohbet etti. Alanı dolduran binlerce yurttaşla hatıra fotoğrafı çektiren Başkan Tugay, vatandaşlara nergis dağıttı. Program kapsamında Başkan Tugay, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ı da makamında ziyaret etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Salep Üretimi İçin Düğmeye Bastı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Salep Üretimi İçin Düğmeye Bastı

Artan girdi maliyetleriyle mücadele eden Menderesli kadın üreticilerin çağrısına kulak veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yüksek ekonomik değere sahip salep üretimi için düğmeye bastı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı salep fidesi desteğiyle kadınlar hem toprağa hem geleceğe tutundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kırsalda yaşamı güçlendirme çalışmaları kapsamında, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Gelir Getirici Alternatif Ürünlerin Üretiminin Teşvik Edilmesi Projesi, umutları yeşertmeye devam ediyor. Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gülhan Çıkman, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025 yılının ekim ayında düzenlenen İlham Buluşması ve Satın Alma Günü’nde Menderesli kadın üreticilere destek talebini Başkan Dr. Cemil Tugay’a iletmiş, Başkan Tugay’ın talimatı üzerine Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı sahada inceleme çalışmalarını başlamıştı. İnceleme ve hazırlık sürecinin ardından kooperatifin talebi hayata geçirildi. Kadın üreticilere yüksek ekonomik değeri ve pazarlama potansiyeli bulunan 40 kilogram salep fidesi desteği verildi. Katma değerli ürünler kadın üreticilerin ellerinde toprakla buluştu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri üreticilerin talebini yerinde değerlendirerek incelemelerde bulundu. Ekim yapılacak alanda üretim yatakları oluşturuldu. Büyükşehir’in ziraat mühendisleri ve salep üretiminde önemli ilerleme sağlamış Muğla İli Salep Üreticileri Birliği’nin desteğiyle Menderesli kadın üreticilere öncelikle salep yetiştiriciliği hakkında bilgiler verildi. Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hibe ettiği salep fideleri gençlerin ve kadınların elinde toprakla buluşturuldu. Projeyle Menderes’in mevcut üretim desenine ek olarak alternatif ve katma değeri yüksek ürünlerin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanırken aynı zamanda kadınların tarımsal üretimde daha aktif yer alması sağlandı. “Üreticilerimizi alternatif ürün desenlerine yönlendiriyoruz” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi ile önemli bir proje için bir aradayız. Bugün hep birlikte salep fidesi dikimi gerçekleştirdik. 100 metrekarelik alanda 40 kilogram salep fidesi diktik. Artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerimizi alternatif ürün desenlerine yönlendiriyoruz. Salep de katma değeri yüksek bir ürün. Salep fidesi desteğiyle Menderes Kadın Girişim Kooperatifi, bu fidelerin bakımlarını, üretimini gerçekleştirecekler. Umuyoruz ki salep üretimiyle kadın üreticilerimiz daha yüksek kazanç elde etmiş olacak” ifadelerini kullandı. “İzmir Büyükşehir Belediyesi bizi anladı, dinledi” Projenin hayata geçmesinde kadın üreticinin sesini duyuran Menderes Yeniköy Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Başkanı Gülhan Çıkman, “Çok büyük bir hareketin başlangıç adımını attık. Menderes Yeniköy Kadın Kooperatifi olarak üç sene önce bu yola baş koyduk. İlk hedefimiz, bu köydeki ufak olan topraklarda getirisi yüksek ürünlerle köyümüzün kalkınmasını sağlamak. Her kurumumuza fikirlerimizi anlattık. Eksik olmasın İzmir Büyükşehir Belediyesi bizi anladı, dinledi. Onların çok büyük katkılarıyla bir yola çıktık. Bu yolun bizi çok daha büyük projelere götüreceğine inanıyoruz. Burada Akçaköy’den başlayan, Kuyucak’a kadar giden bu havzayı biz salep havzası olarak geliştirmek istiyoruz. O zaman köylü bir karış toprağını bile satmayacaktır. Hiçbir gencimiz köyünü terk etmeyecektir. Çünkü gelir düzeyi yüksek, bir o kadar da ülkemizin ihtiyacı olan bir ürün. Bu ürüne sahip çıkmak, bu ürünün arkasında gençlerle, kadınlarımızla yürümek en büyük hayalimiz. Bunu da bugün gerçekleştirdiğimiz için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz” dedi.

Kuraklık, Toprak ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak ve Üretim Masada

İzmir’de giderek derinleşen kuraklık, azalan su kaynakları ve tarımsal üretimin geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda ele alındı. Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kuraklıkla mücadelenin ancak yerel yönetimler, kooperatifler ve üreticiler arasında kurulacak güçlü bir iş birliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlardan kaçan değil, çözüm odaklı bir anlayışla hareket ettiğini belirten Başkan Tugay, “Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Bu mesele ne bir kurumun ne de tek bir kesimin meselesidir; hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Üreticiye Desteğini Sürdürdü Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Üreticiye Desteğini Sürdürdü

İzmir Büyükşehir Belediyesi zor günler geçiren çiftçiye 2025 yılında 550 milyon liralık destek ulaştırdı. Kuraklıkla mücadele kapsamında Dikili Yahşibey Sulama Tesisi İletim Hattı hizmete açıldı, 10 yeni hayvan içme suyu göleti kente kazandırıldı. Başkan Tugay’ın İzmirliye sözünü verdiği İZMAR ise 8 ayda 20 mağazaya ulaşarak hem üreticiye hem tüketiciye nefes oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, girdi maliyetlerinin arttığı, üretim koşullarının ağırlaştığı, kuraklığın ve orman yangınlarının damga vurduğu 2025 yılında İzmirli çiftçiyi yalnız bırakmadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın “altyapısından üretim koşullarına kırsalın topyekun kalkındırılması” hedefiyle Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve İZTARIM AŞ tarafından önemli çalışmalar yürütüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi kooperatifler aracılığıyla üreticilere 550 milyon lira destek sağladı. Fide desteğinden ekipman ihtiyacına, hastalıklarla mücadeleden katma değeri artıracak çalışmalara kadar çiftçiye yaşamın her alanında destek olundu. Başkan Tugay, kooperatiflere 2026 yılında verilecek desteklerin 1 milyar liraya çıkacağının müjdesini verdi. 179 bin fide ve 20 bin paket tohum desteği Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçinin gelir getirici faaliyetlerini arttırmak için başlattığı projeler kapsamında havzaların doğal yapısına uygun olarak tıbbi aromatik bitkilerden meyveye, katma değeri yüksek ürünlerden atalık tohumlara kadar fide ve tohum desteğinde bulundu. 179 bin fide ve 20 bin paket tohum dağıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ziraat mühendisleri, yeni türlerin ekimi, dikimi ve hasadı hakkında çiftçilere eğitimler verdi. Dikili’de su devrimi İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele çalışmaları kapsamında tarımsal sulama alanında devrim niteliğindeki yatırımı tamamladı. Dikili ve çevresindeki 545 çiftçiye can suyu olan Yahşibey Sulama Göleti İletim Hattı hizmete açıldı. Göletteki su kaynağı, yüksek basınçlı damla sulama yöntemiyle toprakla buluşturularak kuraklığa karşı yüzde 50 su tasarrufu sağlandı. 62 kilometrelik hatla Yahşibey, Bademli ve Denizköy mahalleleri başta olmak üzere toplam 8 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanmasına imkan sağlayan proje, ön ödemeli akıllı sayaçlarla israfın önüne geçiyor. 10 yeni hayvan içme suyu göleti Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yazın orman yangınlarına da can suyu olan hayvan içme suyu göletlerini yaygınlaştırdı. 10 yeni hayvan içme suyu göletini hizmete açan ekipler, 21 göletin de bakım ve onarımını tamamladı. 7 sulama tesisinin, 5 sulama göletinin bakım ve onarımı yapıldı. Kente 4 su kuyusu kazandırıldı. 9 kooperatife de sulama tesisi ve su kuyusu sondajı için ekipman desteği sağlandı. Hastalıklarla mücadele Çiftçilere yeni gelir getirici desteklerin yanı sıra tarımsal üretimde kalitenin artırılması için özel çalışma başlatıldı. Üreticinin yaşadığı sorunları saha ekipleriyle yerinde tespit eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, özellikle mahsulün kalitesini düşüren hastalıklarla mücadele için eğitim ve ekipman desteğinde bulundu. Zeytinde halkalı leke hastalığına karşı 5 ton bordo bulamacı, kestane kanseriyle mücadele kapsamında 1641 kilogram göztaşı, 4 bin litre ardıç katranı, 5 bin litre çamaşır suyu, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında 1500 tuzak ve feromonu dağıtıldı. 11 bin 792 adet yabani ağaç aşılama – gözyaşı desteği verildi. Ürünlerin katma değerleri artıyor Çiftçinin üretim verimliliğini artırmak için 200 zeytin kasası, 1034 incir kurutma kasası (kerevet), su ürünleri kooperatiflerine 3 buz makinesi desteği verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle, İzmirlileri sağlıklı ve doğal gıdayla buluşturduğu “Ekopazar İzmir” projesi 15’inci yılına ulaştı. Organik tarımın yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında bu yıl 17 organik üretici kente kazandırıldı. Tanzim satış mağazaları İZMAR 20 mağazayla hizmette 2025 yılının en büyük yatırımı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlileri sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı alışveriş ile buluşturmak için hayata geçirdiği ve İZMAR adıyla açtığı tanzim satış mağazaları oldu. 8 ayda halkın bütçesine önemli katkılar sağlayan İZMAR, 19’u sabit, 1’i gezici otobüs olmak üzere 20 mağazaya ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZTARIM AŞ tarafından hizmet veren İZMAR mağazalarında, yerli üreticiden temin edilen ürünler aracısız olarak yurttaşlarla buluşuyor. Bu kapsamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tamamen yerli üreticiden satın alarak 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda işlediği süt ve süt ürünleri ile Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde işlenen et ve et ürünleri İZMAR raflarında yer alıyor. Ayrıca Şaşal Su ve Halk Ekmek ürünlerinin de satışa sunulduğu İZMAR’da, gıdadan temizlik ürünlerine kadar bir evin ihtiyaç duyduğu temel tüketim ürünleri bulunuyor. Kooperatiflerden temin edilerek hazırlanan uygun fiyatlı ürünler de halkın beğenisine sunuluyor. İZTARIM fabrikalarının ürünleri yok sattı İZTARIM tarafından 2025 yılında 100.Yıl Bayındır Süt İşleme Tesisi’nin iyileştirme ve revizyon çalışmaları tamamlandı. Revizyon sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Süt Kuzusu projesinin ve İZMAR markalı UHT süt üretimi başladı. İZMAR marketlerinde yok satan İZMAR yoğurt, İZMAR ayran ve İZMAR tereyağı üretimleri yapıldı. Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde hazırlanan kırmızı et ürünleri de yıl boyunca marketlerde en çok satılan ürünler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.