Hava Durumu

#Çevre

Kırsal Haber - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!” Haber

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!”

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’deki saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Köylü ve çiftçiyle bir araya gelen Gündoğdu, "Mazot ve gübre fiyatları çiftçiyi tarlasına küstürdü; bu durum sofradaki ekmeğin fiyatını vuruyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, "Kırklareli Saha Çalışmaları-3" kapsamında kentin köylerinde vatandaşlarla buluştu. Kocahıdır ve Dokuzhöyük köylerinde düzenlenen yağmur ve şükür dualarına katılan Gündoğdu, tarım sektöründeki derin krize dikkat çekerek hükümete üretim odaklı politika çağrısında bulundu. ​"Çiftçi Traktörünü Çalıştıramaz Hale Geldi" ​Kırklareli halkının yaşadığı geçim sıkıntısını yerinde tespit eden Vecdi Gündoğdu, ekonomik krizin en ağır yükünü üreticilerin omuzladığını vurguladı. Saha çalışmaları sonrası yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Mazot fiyatları artıyor, çiftçi traktörünü çalıştıramaz hale geliyor. Gübre fiyatları katlanıyor, üretici tarlasına gübre atamıyor. Bu durum doğrudan verim kaybına ve üretim düşüşüne yol açıyor. Sonuç ise mutfaktaki yangın ve pahalı ekmek oluyor.” ​Saha Çalışmaları: Kocahıdır ve Dokuzhöyük Ziyaretleri ​Gündoğdu’nun saha programı, Kırklareli’nin tarımsal potansiyeli yüksek köylerinde yoğunlaştı: ​11 Nisan 2026: Kırklareli Merkez Kocahıdır Köyü’nde yağmur ve şükür duasına katılım. ​12 Nisan 2026: Dokuzhöyük Köyü’nde hemşehrileriyle bereket ve dayanışma sofrasında buluşma. ​Ziyaretler sırasında çiftçilerin girdi maliyetleri altındaki ezilmesine şahitlik ettiğini belirten Milletvekili Gündoğdu, üreticinin mutsuz olduğu bir sistemde tüketicinin de huzur bulamayacağını ifade etti. ​"Açlık Krizinin Tohumlarını Atıyorlar" ​Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Gündoğdu, acil önlem alınması gerektiğini savundu. Çiftçinin ve köylünün ayağa kaldırılmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Gündoğdu; “Tarımı ihmal edenler, aslında gelecekteki büyük bir açlık krizinin tohumlarını ekiyorlar. Üretimi ve üreteni desteklemek zorundayız” diyerek uyarılarını sürdürdü. ​Çözüm Önerileri Gündemde ​Vecdi Gündoğdu, 7 gün 24 saat esasıyla Kırklareli’nin her köşesinde dertleri paylaşmaya devam edeceklerini; partisinin tarım, hayvancılık ve çevre politikalarını halka anlatarak umudu örgütleyeceklerini belirtti.

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi Haber

Marmaraereğlisi’nde Altyapı Devrimi

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ, Marmaraereğlisi’nin kronikleşen altyapı sorununa son veriyor. Yeniçiftlik Mahallesi'nde 30 kilometrelik dev kanalizasyon hattı projesi, Başkan Dr. Candan Yüceer’in katıldığı törenle başladı. ​Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Marmara Denizi’nin incisi Marmaraereğlisi’nde tarihi bir yatırıma imza attı. Yıllardır çözüm bekleyen atık su ve kanalizasyon sorunu için hazırlanan projenin ilk harcı döküldü. Özellikle yaz aylarında artan nüfus yoğunluğu dikkate alınarak planlanan proje, bölgenin gelecek 30 yılını güvence altına alacak. ​Başkan Candan Yüceer: "Mazeret Değil, Hizmet Üretiyoruz" ​Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, halkın beklentilerine kalıcı çözümler sunduklarını vurguladı. Başkan Yüceer, konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: ​"Marmaraereğlisi ve Yeniçiftlik’te yıllardır süregelen altyapı çilesine bugün neşter vuruyoruz. Biz sorumluluktan kaçmıyoruz. Geleceği inşa etmek için zahmetli ama hayati olan bu yatırımı başlatıyoruz. Tek bir mahallemizde altyapı sorunu kalmayana dek durmayacağız." ​TESKİ’nin Araç Filosu Güçlendi ​Belediyecilikte tasarruf ve verimlilik vurgusu yapan Yüceer, TESKİ bünyesine katılan 259 yeni araç ve iş makinesi ile kiralama döneminin kapandığını, 5 olan vidanjör sayısının ise 30’a çıkarılarak hizmet hızının artırıldığını belirtti. ​Projenin Kapsamı ve Avantajları Neler? ​Yeniçiftlik, Dereağzı ve Yenice mahallelerini doğrudan etkileyecek olan bu dev yatırımın detayları şunlar: ​30 Kilometrelik Hat: Modern standartlarda inşa edilecek olan hat, atık suları güvenle tahliye edecek. ​30 Yıllık Projeksiyon: Nüfus artışı ve yazlıkçı yoğunluğu hesaplanarak kapasite planlaması yapıldı. ​3.000 Haneye Doğrudan Çözüm: İlk etapta yaklaşık 3 bin hanenin atık su sorunu tamamen ortadan kalkacak. ​Çevre Dostu Sistem: Atık sular modern arıtma tesislerine yönlendirilerek Marmara Denizi ve halk sağlığı korunacak. ​Çevre ve Halk Sağlığı İçin Kritik Adım ​TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül, projenin teknik detaylarına değinerek, vidanjör bağımlılığının sona ereceğini müjdeledi. Özgül, "Atık suların modern sistemlerle toplanması, sadece koku ve çevre kirliliğini önlemekle kalmayacak, aynı zamanda yer altı sularımızı da koruyacak," dedi. ​"Gerçek Belediyecilik Geleceği İnşa Etmektir" ​Marmaraereğlisi’ne verilen sözlerin tutulduğunu ifade eden Başkan Yüceer, kazı çalışmaları sırasında yaşanabilecek geçici rahatsızlıklar için vatandaşlardan sabır isteyerek, çalışmanın en kısa sürede tamamlanacağını taahhüt etti. Törene ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılarak bu tarihi ana tanıklık etti.

Gediz Nehri İçin Kritik Çağrı Haber

Gediz Nehri İçin Kritik Çağrı

Manisa’da düzenlenen “Hayat Suyu Gediz” panelinde konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, nehirdeki kirliliğe dikkat çekerek acil eylem planlarını açıkladı. Kılıç, arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada kullanılması için dev projelerin yolda olduğunu müjdeledi. ​Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konseyleri iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, Gediz Nehri’nin maruz kaldığı çevresel baskıları ve çözüm yollarını gündeme taşıdı. “Gediz’in Bitmeyen Kavgası” belgesel gösterimiyle başlayan programda, bölgenin su geleceği uzmanlar tarafından masaya yatırıldı. ​"Gediz Demek Manisa Demek" ​Panelde söz alan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, 401 kilometrelik nehrin büyük bir kısmının Manisa sınırlarında olduğunu hatırlatarak havzanın ekonomik değerine vurgu yaptı. Kılıç, "Gediz havzası 4.2 milyon hektarlık alanıyla Manisa’nın en önemli tarımsal üretim merkezi. Ancak hayalimiz olan o temiz Gediz'e ulaşmak için yerel yönetim, merkezi hükümet ve vatandaş el birliğiyle hareket etmeliyiz" dedi. ​Atıksular Tarıma Can Verecek ​MASKİ’nin çevre yatırımlarına dair veriler paylaşan Kılıç, 17 ilçede 24 atıksu arıtma tesisi ile hizmet verdiklerini belirtti. En dikkat çeken proje ise arıtılmış suların geri kazanımı oldu: ​Sarıgöl Projesi: Günlük 3 bin metreküp arıtılmış suyun tarımda kullanılması hedefleniyor. ​DSİ İş Birliği: Manisa merkez arıtma tesisinden çıkan suya DSİ'nin talip olduğu ve bu suyun tarımsal sulamaya yönlendirileceği açıklandı. ​Kritik Uyarı: "Yeraltı Suları Tükeniyor, Barajlara Geçmeliyiz" ​İklim krizinin kapıda olduğunu hatırlatan Ali Kılıç, Manisa’nın içme suyu stratejisinde köklü bir değişim gerektiğini vurguladı. Sürekli yeni sondaj açmanın sürdürülebilir olmadığını belirten Kılıç, şu uyarılarda bulundu: ​"Sondajlarda su seviyesi düştükçe ağır metal riski artıyor. Manisa'nın acilen yerüstü kaynaklarına geçmesi şart. Akhisar Gürdük, Turgutlu Kelebek ve Soma Sevişler barajlarından içme suyu temini için DSİ ile temaslarımız sürüyor." ​Geniş Katılımlı Çevre Zirvesi ​Panele İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Gediz Kirliliği Önleme Koordinasyon Temsilcisi Ramis Sağlam ve Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin de konuşmacı olarak katılarak; sanayi, madencilik ve evsel atıkların ekosistem üzerindeki baskısını detaylandırdı.

Nilüfer Belediyesi "Sıfır Atık Belgesi"ni Yeniledi Haber

Nilüfer Belediyesi "Sıfır Atık Belgesi"ni Yeniledi

1995 yılından bu yana ilçede atık yönetimi ve geri kazanım çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi. Belediye, ambalaj atıklarından elektronik atıklara, atık ilaçlardan pillere kadar geniş bir yelpazede toplama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 14 FARKLI TÜRDE ATIK KABUL EDİLİYOR Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi Haber

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, Sıfır Atık Vakfı’nın organizasyonu ve Gaziantep Valiliği’nin himayesinde, 81 ilde “Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık” temasıyla düzenlenen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Gaziantep ayağı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen sonuç konferansıyla tamamlandı. Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde, israfla mücadelede yerel çözümlerin ulusal politikalara dönüştürülmesini amaçlayan çalıştayların Gaziantep bölümü, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sonuç konferansıyla sona erdi. Programa Bakan Yumaklı’nın yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ile il protokolü katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gazi şehirde yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar ürettiğini ortaya koyduğunu belirterek, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin evsel atıklardan enerji üretimi projesi ile yürütülmesinde ortak olduğu “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” projelerini güçlü örnekler olarak nitelendirdi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve gönüllüler; dört ana başlık altında oluşturulan 14 tematik masa aracılığıyla yürüttükleri çalışmalar sonucunda, Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası’nı şekillendirdi. Çalışmalarda; kent ölçeğinde somut politika önerileri, kısa, orta ve uzun vadeli uygulama ve izleme mekanizmaları ile ulusal hedeflerle uyumlu şehir ölçekli dönüşüm stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Konferansta çalıştay çıktıları ile “Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi”ne ilişkin sunum, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili Harun Topçu tarafından gerçekleştirildi. GAZİANTEP, İSRAFLA MÜCADELEDE VE SIFIR ATIK HAREKETİNDE YALNIZCA BİR UYGULAMA ALANI DEĞİL, AYNI ZAMANDA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL BEŞİKTİR Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sakarya ve Muğla’nın ardından Gaziantep’te düzenlenen toplantının, yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin ulusal politikalara entegre edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Konuşmasında Gaziantep’in coğrafi işaret başarısına da değinen Yumaklı şunları söyledi: “Bu toplantının Gaziantep’te gerçekleştirilmesi tesadüf değildir. Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil, tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dâhil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan; Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep, israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir.” Bakan Yumaklı, konuşmasının devamında; dünyada yaşanan iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekti. Türkiye’de gıda israfı, su verimliliği ve sıfır atık konularında yürütülen çalışmalar ile ev sahipliği yapılan uluslararası etkinliklere değindi. GAZİANTEP’TE YÜRÜTÜLEN YEREL UYGULAMALAR, SIFIR ATIK YAKLAŞIMININ YEREL ÖLÇEKTE SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR ÜRETTİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERİYOR Konuşmasının son bölümünde Bakan Yumaklı, küresel platformlarda belirlenen hedeflerin gerçek karşılığının şehirlerde görüleceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun–çözüm–hedef–izleme yaklaşımı sayesinde, bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak Yerel Sıfır Atık Hedef Belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir. Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamalar, sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça göstermektedir. Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkân tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın; elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum.” ŞAHİN: GAZİANTEP SIFIR ATIĞIN ANA ŞEHRİ OLACAK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasında kurum olarak sıfır atık konusuna verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün Birleşik Milletler Gaziantep'i yirmi şehir içerisinde bizi layık gördüyse bu bir takım işidir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın gelir gelmez Paris Antlaşması'ndan çıktığına şahit olduk. Ama Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ismini değiştirdik. Şehir ve Şehircilik Bakanlığı'nın yanına İklim Değişikliği’ni koyduk ve vakfı kurduk, ajansı kurduk. Bu bir duruştur. Bugün Saygıdeğer Bakanım bizi uyardı. Su savaşları başlayacak. Biz OECD'nin şampiyon şehriyiz. Burada bir çalışma yaptı. Burada katılımcılık, kapsayıcılığı sağlandı. EBRD bütün Türkiye'yi inceledi. Şu anda Yeşil Şehir olan tek şehriyiz. Avrupa Konseyi bize on altı oyla Euro Prize onur ödülünü verdi. Akıllı Şehir, yeşil şehir sosyal dönüşüm. Bu şehir vazgeçmeyenlerin şehri. O yüzden kazananların şehri olacak. Gaziantep sıfır atığın ana şehri olacak. Sıfır atığın COP31'de ana temsilcisi olmaktan bu yirmi şehirden bir olmaktan çok mutluyuz. Sıfır atıkla değiştireceğiz. Birlikte değiştireceğiz. Sıfır atık, sıfır açlık demek. Bunu birlikte başaracağız.” VARANK: TÜRKİYE’DEKİ İYİ ÖRNEKLERİMİZİ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, 2017 yılından bu yana geri dönüşüm alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek şöyle konuştu: “2017’den bugüne geldiğimiz süreçte çok uzun yollar kat ettik. İlk başladığımızda atıkların dönüşüm oranı Türkiye'de yüzde 13’ken bugün yüzde 36. Net sıfır emisyon hedefimiz 2053 tarihinde. Süreçte geldiğimiz gün itibariyle COP31'in Türkiye'ye gelme sürecinde aslında biz, yerel belediyelerimiz, milletvekillerimiz, tüm paydaşlarımız, kamu kurumlarımız, bakanlıklarımız hep birlikte mücadele ettik ve ev sahibi ve başkanlığı almayı başardık. Bu toplantıda çevreye dair, iklim değişikliğine dair ne varsa konuşacağız. İşte bütün dünyanın iklimle ilgili gibi görülen ama tüm konuların iklim başlığı altında konuşulduğu bu konferansta dünyanın diplomasisi on gün için İstanbul ve Ankara'da. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu bir vizyonu şimdiye kadar çok geniş kitlelere yaymayı başardık. Biz bu süreçte seksen bir ilde yapacağımız bu toplantıları tamamlayarak bunların bütün dünyayla paylaşıp ajandamızın artık uygulamaya geçme kısmının ilk adımlarını atmış olacağız. Türkiye'de bizim iyi örneklerimizi dünyayla paylaşacağız. Bunu çok önemli bir fırsat olarak görüyorum ve tüm gençlerin tüm halkımızın bu sürece katkı vermesini canı gönülden istiyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP OLARAK SIFIR ATIK KONUSUNDA ÇALIŞMAYA GAYRET EDİYORUZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise sıfır atık konusunun artık akademik çevrelerin ötesine geçerek toplumun geneline yayıldığını belirtti ve şunları söyledi: “Bu tip toplantılar, bana dünya gezegeninin insanoğluna doğru yıllarca yıllardır yaptığı çığlığın duyulmaya başladığını ifade edilen ortamlar gibi geliyor. Evet dünya bize yıllardır bas bas bağırıyor. ‘İnsanoğlu sen beni çok hor kullanıyorsun. Bana çok kötü davranıyorsun. Doğamı, yani insanoğlunun ayak bastığı her yeri kirletiyorsun’ diye uzun süredir bağırıyor. İşte bu toplantılar ve benzerleri artık bu çığlığın duyulmaya başladığını sanki bana ifade ediyor. Ama bir taraftan da işte bu ortamlarla bazı kıvılcımları sanki görmeye başlıyoruz. İnsanoğlu dünyanın çığlığını sanıyorum duydu. Özellikle yeni nesil beni çok umutlandırıyor. Biz de Gaziantep olarak sıfır atık konusunda çalışmaya gayret ediyoruz. Birçok projeyi başlattık. Birçok projeyi uygulamaya koyduk.” COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmalarına değinerek Gaziantep’in Birleşmiş Milletler tarafından seçilen 20 şehir arasında yer almasının önemli bir başarı olduğunu ifade etti. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil; aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve kültürel bir dönüşümün temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Haluk Kalyoncu ise üniversitenin sıfır atık konusundaki çalışmalarının artarak süreceğini belirtti. Programın devamında plaket takdimi gerçekleştirildi. Konferans kapsamında ayrıca protokol üyeleri, Gaziantep’in öne çıkan “Sıfır Atık Uygulama Örnekleri”nin yer aldığı sergi alanını ve Gaziantep Sıfır Atık stantlarını ziyaret etti.

Madencilik Sektörünün Sorunları İzmir’de Masaya Yatırıldı Haber

Madencilik Sektörünün Sorunları İzmir’de Masaya Yatırıldı

Madencilik sektörünün sahada karşılaştığı mevzuat ve uygulamaya dönük sorunlarını ortaya koymak, bu sorunların sektör üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve çözüm odaklı öneriler geliştirmek için düzenlenen toplantıya 50’nin üzerinde sektör temsilcisi katıldı. Madencilik Sektörü Mevzuatı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlendi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı’nın mevzuat ve uygulamaya yönelik bilgilendirmelerde bulunduğu toplantıda katılımcıların soruları yanıtlandı. ERKOÇ: TEMEL SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ GEREKİYOR Toplantının açılışında konuşan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, “Madencilik Sektörü, birçok sanayi kolu için temel hammadde sağlayan, dış ticaret dengesine katkı sunan ve bölgesel kalkınmayı destekleyen kritik bir alan konumunda. Sektörümüzün ihracat, üretim ve istihdam performansını arttırmak için öncelikle karşı karşıya olunan temel sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunların başında, mevzuat ve uygulama süreçlerinde yaşanan yapısal zorluklar geliyor. Özellikle ruhsatlandırma ve izin süreçleri çok aşamalı ve uzun zaman alıyor. Bu durum, yatırım planlamasını zorlaştırıyor” dedi. Erkoç, toplantıda yapılan değerlendirmelerin; sektörün karşılaştığı zorlukları doğru tanımlayan, çevre ile yatırımı koruyan dengeli çözümler üretmeye, madencilik sektörünü daha öngörülebilir, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağına inandığını belirtti. ÜRÜN: DÜNYADA 7’İNCİ SIRADAYIZ Madencilik sektörünün önemine değinerek konuşmasına başlayan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, “Hem yaşamın idamesi hem de sanayimizin sürdürülebilirliği açısından madenler olmazsa olmazımızdır. Teknolojide öne çıkarak küresel rekabette lider olma kavgası, özellikle de ABD-Çin kaynaklı gerilimi artırarak; nadir elementlere sahip olma ve/veya bulunduğu bölgeyi kontrol altına almak üzerine kurgulanmıştır. Hammadde temininden lojistiğe kadar dengeleri alt üst eden bu yeni mücadelede Türkiye, maden rezervleri potansiyeli ile jeopolitik avantajını, jeoekonomik etkisi ile pekiştirme gücüne sahiptir. Öyle ki, 3.5 trilyon dolar değerindeki maden varlığı, 6 milyar dolar maden ihracatı ile ülkemizde 70 tür madenin üretim ve ticareti yapılmaktadır. Üretilen maden çeşitliliğinde dünyada 7'nci sıradayız. Böylesi kritik bir süreçte bunun anlamı çok büyük”dedi. Yönetmelik değişimleri, izin süreçlerinin uzaması gibi sektörel sorunlara dikkat çeken Ürün, “Üreten Türkiye” hedefine yerli madenler olmadan ulaşmanın mümkün olmayacağını vurgulayarak, “Rezervlerimizin, katma değerli ürünlere dönüştürülerek ekonomiye kazandırılmasına yönelik sektör önerilerinin değerlendirilmesini bekliyoruz.” diye konuştu. DUMANLI: SÜREÇ TOPLUMLA BARIŞIK, ÇEVREYE DUYARLI ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMELİ Konuşmasında yakın zamanda kanunda yapılan değişikliğe de değinen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı, “Madencilik faaliyetlerinin toplumla barışık, çevreye duyarlı bir biçimde sorumlu ve sürdürülebilir bir madencilik anlayışıyla sürdürülmesi gerekiyor” dedi. Duman, maden ruhsatı verirken bürokratik işlemlerin uzun olduğundan yakınıldığını ancak madencilik faaliyetiyle gündemde olan ülkelerde de benzer işlemlerin yapıldığını belirtti. İşletme projesinde işletme güvenliğine, üretim yöntemine üretim miktarına uyulması gerektiğini ifade eden Dumanlı, ÇED kapsamında taahhüt edilen süreçlere riayet edilmesi gerektiğini belirtti. ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Kamu tarafında da en çok dikkat çekilen konunun bürokratik süreçlerin azaltılması olduğunu söyleten Dumanlı, bu amaçla bazı adımların atıldığını, 7554 sayılı Torba kanununda Maden kanununda bazı değişikliklere gidildiği, arama faaliyetlerinin kamu yararı faaliyeti olarak alınmasının gündemde olduğu, izin süreçlerinin kısaltılması, izinlerin tek çatı altında birleştirilmesi, yatırım güvencesinin sağlanması, ruhsat hukukunun korunması konularında çalışmaların yürütüldüğünü belirtti.

Ula’da Zeytin ve Ceviz Fidanları Üreticilerle Buluştu Haber

Ula’da Zeytin ve Ceviz Fidanları Üreticilerle Buluştu

Muğla Büyükşehir Belediyesi, ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi ile il genelinde çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Ula’da zeytin ve ceviz fidanları talep eden üreticilerle buluştu. Kırsal alanlarda üretim kültürünü güçlendirmek, uzun vadeli ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi üreticilere destek olmaya devam ediyor. Proje ile iklim değişikliğine dayanıklı ve bölgeye uygun türlerle yeşil dokunun artırılması, aile ekonomisine ek gelir sağlayacak sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi hedefleniyor. Zeytin ve ceviz fidanları ile hem tarımsal çeşitliliğin artması hem de gelecek nesillere üretken ve yeşil bir çevre bırakılması hedeflenirken, bu seferki dağıtım Ula’da gerçekleşti. Böylece toplamda bin 412 üreticiye, 104 bin adet zeytin ve 55 bin adet ceviz fidanı olmak üzere 159 bin adet fidan üreticilerle buluşturuldu. Üretici Yazar: “Tarıma Yönelik Bu Tür Desteklemelere Vatandaşların İhtiyacı Var” Destekten yararlanan vatandaşlardan Yüksel Yazar, Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyesinin yaptığı bu fidan desteklemesi güzel bir uygulama. Tarıma yönelik bu tür desteklemelere vatandaşların ihtiyacı var. Sadece Muğla’da değil, Türkiye genelinde de bu desteklerin olması gerektiğini düşünüyorum. Bu destekleme için Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a teşekkür ederiz.” dedi. Üretici Yarar: Üreticileri Düşünen ve Her Zaman Yanlarında Olan Başkanımız Ahmet Aras’a Teşekkür Ederiz” Çörüş Mahallesi sakinlerinden Özcan Yarar ise üretimin sürdürülebilirliğine vurgu yaparak, “Üretimin devam etmesi sadece bugün için değil, geleceğimiz için de büyük önem taşıyor. Üreticileri düşünen ve her zaman yanlarında olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı. Üretici Gönen: “Tarıma ve Hayvancılığa Yönelik Desteklerden Son Derece Memnunuz” Gökçe Mahallesi sakinlerinden Mehmet Gönen de verilen desteklerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Öncelikle bu fidan desteklemesi için Ahmet Başkanımıza teşekkür ederiz. Yaklaşık üç ay önce buğday desteğinden de yararlandık. Tarıma ve hayvancılığa yönelik desteklerden son derece memnunuz.” şeklinde konuştu. Başkan Caner: “Ahmet Başkanımızla Birlikte Üretimin Ne Kadar Önemli Olduğunu Daha İyi Anladık” Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, “Ula merkezde üreticilerimize ve çiftçilerimize fidan dağıtımını gerçekleştirdik. Bizim coğrafyamızda üreticilere önem verilmesi gerektiğinin zaten bilincindeydik fakat Ahmet Başkanımızla birlikte üretimin ve üreticinin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a çok teşekkür ediyorum. Üreticilerimize yalnızca zeytin ve ceviz fidanı dağıtmıyoruz, toprağa emek veren insanlara ne kadar değer verdiğimizi de gösteriyoruz.” dedi. Başkan Aras: “Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi’nin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Muğla’nın bereketli topraklarında üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, üreticimizin emeğini desteklemek ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir tarım yapısı oluşturmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi ile hem yeşil dokumuzu güçlendiriyor hem de aile ekonomilerine uzun vadeli katkı sağlayacak ürünleri yaygınlaştırıyoruz. Üreticimizin yanında olmaya, toprağa emek veren her vatandaşımıza destek vermeye devam edeceğiz.” dedi.

ABB ve TÜRÇEV Arasında İşbirliği Protokolü Haber

ABB ve TÜRÇEV Arasında İşbirliği Protokolü

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çevre dostu ve sürdürülebilir kent vizyonu doğrultusunda Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol kapsamında, çocuklar ve gençler için çevre bilincini güçlendirmeye yönelik eğitim programlar hayata geçirilecek. ÖĞRENCİLER ATA ÇİFTLİĞİ’NDE EĞİTİM ALACAK Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği, bu projeye ev sahipliği yapacak. Okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencileri ile birlikte; atık azaltımı, atığın kaynağından ayrılması, sıfır atık uygulamaları, iklim değişikliğine uyum, doğa koruma ve sürdürülebilirlik konularda çalışmalar yürütülerek, öğrencilere çevre bilinci kazandırılacak. Ayrıca Eko-Okul koordinatör öğretmenlerine yönelik eğitimler düzenlenecek; öğrencilerin Belediye’ye ait atık tesisleri ile biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanlara teknik ve eğitsel ziyaretler gerçekleştirmesi sağlanacak. Bunların yanı sıra resim ve fotoğraf sergileri gibi çevre temalı etkinliklerin de hayata geçirilmesi hedefleniyor. TÜZÜN: “SUYUN VE TOPRAĞIN ÖNEMİNİ DOĞRU ANLATMALIYIZ” ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, TÜRÇEV imzalanan protokolün çocuklar ve gençler için önemli bir proje olduğu vurgulayarak şunları söyledi: “Ankara’da büyük bir çiftlik kurduk; ATA Çiftliği adını vermiş olduğumuz üretim ve eğitim merkezi oluşturduk. ATA Çiftliği’nde, çok daha kapsamlı, daha geniş kitlelere ulaşacak şekilde bir eğitim programını uygulamaya başlayacağız. Bu çiftliğin kurulmasında, merkezin kurulmasındaki hedefemiz; insanların bir soya öğrenirken uygulamasını da yapmak, beraberinde o zorlukları da yaşaması ve sonunda başarıya ulaşması hedeflenmişti. Mottomuz şuydu; çocukların elleri kirlenmeli dedik. Kent merkezinde yaşayan büyük bir nüfus var bu nüfusun çocukları meyvenin, sebzenin manavda yetiştiğini zannediyorlar, gelsin oradan ağaçtan koparsın, hasadını yapsın ve bunun gerçekten nasıl yetiştiğini öğrensinler arzusundayız. Son dönemde yaşadığımız iklimdeki anomiliği biliyorsunuz; dolasıyla suyun ve toprağın önemini gençlerimize ve çocuklarımıza doğru anlatabilmemiz lazım. Tesisimiz bütün bunlar için ideal bir mekan. Çocukları yatılı olarak da orada barındırabiliriz, eğitimlerimizi yapabiliriz beraberce, doğayı sevmeyi ve sürdürelebilir kullanma ilkeleri doğrultulsunda faydalanmayı hep birlikte öğrenebiliriz.” ATEŞ: “GENÇLİĞİN ÖĞRENİMİNE KATKI YAPABİLMEK İÇİN BİR PROTOKOL İMZALIYORUZ” Eski Bakan, TÜRÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Ateş, ise şöyle konuştu: “Ankara Büyükşehir’in Gölbaşı’nda açmış olduğu ATA Çiftliği’nde, gençliğin öğrenimine katkı sunabilmek için bir protokol imzalıyoruz. ATA Çiftliği bundan böyle Türkiye’nin her tarafındaki, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın Eko Okullar öğrencileri bu tesiste doğayla karışacak; üretim, tarım üretimi nedir öğrenecek. Sınıf dışında tabiatla ve üretimle iç içe bir eğitim programından geçilmesini sağlamaya çalışacağız. İstiyoruz ki Ankara’da başlatılan bu proje Türkiye’nin her tarafındaki gerek yerel yönetimlerimizce gerekse oradaki merkezeki teşkilat temsilcilerimiz tarafından hep desteklesin istiyoruz.” TÜRÇEV Genel Müdürü, Mavi Bayrak Programı Ulusal Koordinatörü Almıla Kından Cebbari, daha önce Büyükşehir Belediyesi ile örnek çalışma yaptıklarından bahsederek protokolle ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Bugün burada Ankara Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte okullarda yürütülecek çevre eğitimi, programlarında iş birliğini imzaya dönüştürmek üzere bulunuyoruz. Bu çalışmaları arttırarak; çocuklarımızı hem iklim değişikliğine uyum hem sıfır atık uygulamaları hem de çevre eğitiminin bütün bileşenleri ile sürdürülebilir yaşamın inşa edilmesinde çocukların geleceğe taşınan yolda, doğru bilgilerle donatılması ve bilinç kazanması için iş birliklerimizi güçlendirmek istiyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.