Hava Durumu

#Chp

Kırsal Haber - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Gürer “Sulucaova Şeker Fabrikasına Acil Destek Şart” Haber

CHP’li Gürer “Sulucaova Şeker Fabrikasına Acil Destek Şart”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ekonomik sorunları nedeni zor durumda olan Amasya Suluova Şeker Fabrikası durumunu yerinde incelemek üzere görevlendirdiği Heyet Sulova’ya gelerek ziyaretlerde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar, Parti Meclis Üyesi Neslihan Hancıoğlu, Milletvekilleri Ömer Fethi Gürer,İlhami Özcan Aygün ve Kadim Durmaz,önceki dönem Samsun Milletvekili Kemal Zeybek,CHP İl Başkanı Emin Kalyoncu, Suluova CHP İlçe Başkanı Zafer Ergen, İlçe Sekreteri Deniz Mutaf ile Amasya Şeker Fabrikası’nı ziyaret etti. Fabrikanın yüksek faiz ve sıkı para politikası ile enflasyonunda etkisi ile zor sürece girdiği ve mutlaka destek sağlanması tüm konuşmacılar tarafından değinildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar ekonomik sorunların her kesimi etkilediği belirtip “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Suluova Şeker Fabrikası kurtarılması bölge tarımı ve esnafı içinde önemli olduğu belirtti. Heyet fabrika durumunu yerinde inceleyip demokratik kitle örgütlerini de ziyaret edeceğiz ve rapor hazırlayıp Genel Başkanımıza sunacağız “ dedi CHP Milletvekili ve Tarım Orman,Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Şeker stratejik bir ürün. Bölgesi içinde Şekerpancarı önemli bir gelir kapısı.Ülkemizde 22 milyon ton Şekerpancarı üretilmesi bekleniyor. Ülkemizde 2 milyon 800 bin ton üretimi var. Ülke ihtiyacı için üretilen şeker yeterli.Burada tatlandırıcı ve Nişasta Bazlı Şurup üretimi Şekerpancar şeker üretimi için ciddi bir risk yaratıyor.Amasya Suluova Şeker Fabrikası da 2023 yılına kadar kar eden bir fabrika iken enflasyon ile gelir gider dengesi bozulmaya başlamış ve yüksek faiz ile sorunları da katlamış.Ülke ekonomik sorunları fabrikanın durumunu sarsmış. Kooperatif olarak işletilen tesis ayakta kalması için ciddi desteğe ihtiyaç var. Günlük 5.500 ton pancar işleme kapasitesi olan tesis borç yükü azaltılarak mali yapısı sürdürülebilir duruma getirilmelidir.”dedi. CHP Heyeti Ziraat Odası,Sanayi ve Ticaret Odası,Kırmızı Et Üreticileri Derneğini de ziyaret edip bölge tarımı ile ilgili anlatıları dinledi.Türkiye Maden İş Sendikası temsilciliğinde işçilerle bir araya gelen CHP Heyeti işten çıkarılan işçiler sorunlarını da dinledi.

Gürer: ''Esnaflarımızın Sorunları İçin Çözüm Şart'' Haber

Gürer: ''Esnaflarımızın Sorunları İçin Çözüm Şart''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TESK Genel Başkanlığına seçilen Mehmet Yiginer, TESK Genel Başkan Vekili Hayrettin Yıldırım, Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve TESK Denetim Kurulu Üyesi Alim Yeşil’i ayrı ayrı ziyaret ederek seçildikleri görevlerden dolayı başarı diledi Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner, TESK’in yeni Genel Başkanı seçildi. 19 yıldır görev yapan Bendevi Palandöken aday olmadı. Seçimler sonunda Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yiğiner Genel Başkan seçildi. Niğde Esnaf Sanatkarlar Oda Başkanı Alim Yeşil ile Denetim kurulunda yer alırken Türkiye Madeni Eşya Federasyonu Genel Başkanı, Hayrettin Yıldırımda TESK Genel Başkan Vekili oldu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ziyaretinde esnafların durumu üzerinde değerlendirmelerde bulundu.TBMM ‘de esnaflar için verdiği önerge ve kanun tekliflerini ifade eden Gürer “esnaflarımızın durumu iyileştirilmesi, sorunlar çözüm bulması için biz esnaflarımız yanında olduk.Olmaya devam edeceğiz.Yeni yönetime başarılar diliyorum.Niğde Esnaf ve Oda Başkanımız Alim Yeşil üst kurul üyesi olması da Niğde’miz içinde önemli” dedi. POS İÇİN DÜZENLEME KANUNU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, POS cihazı bulundurmak ve kartlı ödeme kabul etmek zorunda olan esnafın bankaların ve ödeme kuruluşlarının aldığı komisyonlar kazançlarını olumsuz biçimde etkilediği belirterek bunun düzeltilmesi için kanun teklifi verdi Gürer “Mahalle bakkalından manava, berberden kuaföre, kahvehaneden büfeye, simitçiden küçük lokantaya kadar çok sayıda işletmenin düşük kâr marjıyla faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Büyük işletmeler açısından yönetilebilir düzeyde kalan kartlı ödeme maliyetleri, küçük esnaf için doğrudan gelir kaybına oluşturmaktadır. Esnaf zaten kira, elektrik, su, personel, hammadde, vergi ve sigorta gibi çok sayıda zorunlu giderle karşı karşıyadır. Bunların üzerine her kartlı işlemden yapılan kesinti eklendiğinde esnafın gerçek kazancı daha da düşmektedir. Özellikle küçük esnaf uygulanan ekonomik politikalar ile iyice daralmış durumdadır. Kredisini ödemekte zorlanmakta sattığı ürünün yerine yeni ürün alıp koymakta da zorlanmaktadır” dedi. Esnafında zorda olduğu ve küçük esnafın işini sürdürmekte zorlandığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, esnaf vergi, faiz, kira, sabit giderlerle uğraşırken sattığı ürünün yerine sattığı fiyattan ürün almakta zorlandığını ifade etmektedirler” dedi. Gürer, ekonomik büyüklüğü ve taşıma kapasitesi birbirinden farklı işletmelere aynı maliyet yapısının uygulanmasının adil olmadığını belirterek, “Mikro ölçekli bir esnaf ile büyük bir işletmenin kartlı ödeme sistemlerinden kaynaklanan maliyeti aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Küçük esnafın korunması için işlem hacmi ve ekonomik büyüklük dikkate alınarak farklılaştırılmış bir sistem oluşturulmalıdır” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında kalan esnaf ve sanatkârlardan kartlı ödeme işlemleri için komisyon alınmaması gerektiğini belirtti. Gürer, teklifinde diğer esnaf ve sanatkârlar için azami komisyon oranının yüzde 0,50, diğer tüm üye işyerleri için ise yüzde 0,75 olarak belirlenmesi amaçlandığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Mikro ölçekli esnaf için komisyonun yüzde sıfıra indirilmesini, diğer esnaf ve sanatkârlar için yüzde 0,50, diğer üye işyerleri için ise yüzde 0,75 üst sınır getirilmesini öneriyoruz. Esnafın ayakta kalabilmesi için kartlı ödeme sistemlerinin oluşturduğu maliyetin makul ve ölçülü seviyeye çekilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü! Haber

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü!

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları TBMM gündemine taşıdı. Portakal, limon ve mandalinaları Meclis kürsüsüne dökerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Şevkin, narenciye üreticisine ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesini ve çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi. CHP’nin araştırma önergesi ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için Meclis’te dikkat çeken çıkış Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Çukurova başta olmak üzere narenciye üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgelerde çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılması amacıyla Meclis’e sunulan araştırma önergesi, CHP Grubu’nun önerisi olarak TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Önergenin gerekçelerini CHP Grubu adına açıklayan Şevkin, konuşması sırasında torbadaki portakal, limon ve mandalinaları kürsüye dökerek tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Üreticinin ürününü dalında maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise aynı ürünleri pazarda ve markette yüksek fiyatlarla satın aldığını belirten Şevkin, mevcut fiyat politikalarının hem çiftçiyi hem de vatandaşları mağdur ettiğini savundu. Şevkin, konuşmasında, “Çiftçi bahçede zarar ediyor, tüketici pazarda ateş pahasına alıyor. Dalında 5 lira, pazarda 40 lira! Bu nasıl düzen?” ifadeleriyle üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkına tepki gösterdi. “Çukurova’nın çiftçisi kan ağlıyor” Türkiye'nin narenciye üretiminde önemli bir yere sahip olan Çukurova bölgesinde çiftçilerin ağır bir ekonomik darboğazdan geçtiğini ifade eden Müzeyyen Şevkin, Adana, Hatay ve Mersin’de üreticilerin yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Şevkin, “Adana’dan, Hatay’dan, Mersin’den çiftçinin sesi, gözü, kulağı olmak için buradan haykırıyoruz. Narenciye üreticimiz kan ağlıyor!” diyerek üreticilerin yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıdı. Türkiye’de yıllık yaklaşık 6 milyon ton narenciye ve 2 milyon ton limon üretildiğini, üretimin yaklaşık yüzde 80’inin Çukurova’da gerçekleştirildiğini belirten Şevkin, böylesine büyük bir üretim potansiyeline rağmen çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını kaydeden Şevkin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilere yönelik somut destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Narenciye üretiminde maliyetler arttı, bahçe fiyatları düştü Mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç fiyatlarındaki artışın narenciye üreticisinin maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiğini belirten Şevkin, üreticilerin ürünlerini satarken bu maliyetleri karşılayamadığını ifade etti. Limonun kilogram başına üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını, dönüm başına maliyetin ise 15 bin liraya ulaştığını söyleyen Şevkin, sezon başında 8-12 lira seviyesinde olan limonun bahçe fiyatının 5 liraya kadar gerilediğini belirtti. Erkenci mandalinanın 5-7 lira aralığında alıcı bulduğunu, bazı mandalina türlerinde fiyatların 2 liranın altına düştüğünü kaydeden Şevkin, üreticilerin hasat masraflarını dahi karşılamakta zorlandığını söyledi. Narenciye bahçelerinin yıllar süren emek ve yatırım sonucunda verimli hale geldiğine dikkat çeken Şevkin, ürünün değerinde satılamamasının çiftçileri büyük zarara uğrattığını ifade etti. Şevkin, “Bir limon bahçesi yıllarca emek istiyor, yıllarca meyve vermesini bekliyorsunuz. Ama ürün para etmiyor. Bahçeye işçi soktuğunuzda, toplama masrafını bile karşılayamıyorsunuz. Üretici, binbir emekle yetiştirdiği ürünü dalında çürümeye terk ediyor. Bu nasıl bir düzendir?” sözleriyle üreticinin yaşadığı çıkmaza dikkat çekti. Dalında 5 lira olan narenciye pazarda 40 liraya satılıyor Müzeyyen Şevkin’in Meclis kürsüsünde gündeme getirdiği konuların başında, üreticinin satış fiyatı ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki fark geldi. Narenciyenin bahçede düşük fiyatlarla alıcı bulmasına rağmen pazarda ve markette çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını belirten Şevkin, üreticinin de tüketicinin de mevcut sistemden olumsuz etkilendiğini savundu. Şevkin, üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise yüksek fiyatlar nedeniyle temel gıda ürünlerine erişmekte zorlandığını dile getirdi. “Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu tablonun sorumluluğu görmezden gelinemez!” diyen Şevkin, tarımsal üretimden tüketiciye uzanan tedarik zincirindeki fiyat oluşumunun ve aracılık maliyetlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, tüketicinin ise narenciyeyi uygun fiyatlarla satın alabileceği bir sistemin oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, iktidara tarım politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Mersin Limanı’ndaki maliyetler ihracatçıyı zorluyor Narenciye üreticilerinin karşılaştığı sorunların yalnızca tarımsal üretim maliyetleriyle sınırlı olmadığını belirten Şevkin, ihracat sürecinde ortaya çıkan lojistik giderlerin de üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Mersin Limanı’ndaki elleçleme ve ücretlendirme uygulamalarını gündeme getiren Şevkin, indirme, bindirme, forklift ve konteyner kiralama gibi 27 ayrı kalemde ücret alındığını, dolar üzerinden yapılan fiyatlandırmanın ihracatçıların maliyetlerini artırdığını ifade etti. Liman hizmetlerindeki ücretlendirme uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini isteyen Şevkin, Mersin Deniz Ticaret Odası’nın görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Limanların ülkenin üretim ve ihracat kapasitesini desteklemesi gerektiğini savunan Şevkin, üreticilerin ve ihracatçıların önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamaların Çukurova’nın tarımsal üretimine zarar verdiğini dile getirdi. Şevkin, “Limanlar bu ülkenin üreticisine hizmet etmeli. İhracatçının önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamalar, Çukurova’nın emeğine ve Türkiye’nin ihracatına zarar veriyor” dedi. İhracattaki lojistik sorunlar çiftçinin gelirini etkiliyor İklim krizi, zirai don ve kuraklığın yanı sıra ekonomi ve dış ticaret politikalarının da narenciye üreticileri açısından belirleyici olduğunu kaydeden Şevkin, ihracatta yaşanan lojistik sorunların ürünlerin pazara ulaşmasını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz hattındaki gemi trafiğine ilişkin aksaklıkların nakliye maliyetlerini artırdığını belirten Şevkin, deniz yoluyla yaklaşık 3 bin dolara gerçekleştirilebilecek bir sevkiyatın kara yoluyla tır başına 9-10 bin dolara mal olabildiğini ifade etti. Aradaki maliyet farkının ihracatçı ve üretici açısından ciddi bir yük oluşturduğunu kaydeden Şevkin, ihracat kanallarının daralmasının iç piyasada da fiyat baskısına yol açtığını savundu. Şevkin, “İhracat tıkanınca iç piyasa da darbe alıyor. Ürün elde kalıyor, fiyatlar üretici aleyhine geriliyor. Bunun bedelini yine çiftçimiz ödüyor” dedi. Lojistik maliyetlerinin azaltılması için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik yeni ihracat olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Narenciye bahçelerinde ağaç sökümü uyarısı Narenciye üreticilerinin zarar etmeleri nedeniyle yıllardır emek verdikleri ağaçları sökmek zorunda kaldıklarını belirten Şevkin, bu durumun Türkiye’nin gelecekteki tarımsal üretim kapasitesi açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Daha önce süt, zeytin ve zeytinyağı sektörlerinde de benzer sorunların yaşandığını hatırlatan Şevkin, üreticilerin gelir elde edememesinin tarımsal üretimden uzaklaşmalarına neden olabileceğini söyledi. Narenciye ağaçlarının sökülmesinin yalnızca bugünkü üretimi değil, gelecek yıllardaki arzı da etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, çiftçilerin korunmasının stratejik bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Bugün üretici para kazanamadığı için ağacını söküyor. Yarın bu ülkede limon ve narenciye bulmakta zorlanırsak bunun sorumlusu kim olacak? Tarımı ve üreticiyi korumak, ülkenin geleceğini korumaktır” ifadelerini kullandı. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için 5 somut çözüm önerisi CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için iktidara beş temel öneri sundu. 1. Ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesi Şevkin, narenciye üreticilerinin artan maliyetler karşısında rahatlatılması için ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek sağlanmasını istedi. 2. Çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesi Üreticilerin finansman yükünün hafifletilmesi amacıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının en az iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi çağrısında bulundu. 3. İç tüketimin artırılması Narenciye üreticilerine yeni pazar alanları oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, kamu kurumlarında ve fabrikalarda haftada en az bir gün narenciye suyu tüketiminin teşvik edilmesini önerdi. 4. Demiryolu ve lojistik desteğinin sağlanması İhracat maliyetlerinin düşürülmesi için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, tarımsal ürünlerin pazarlara daha ekonomik koşullarda ulaştırılmasını talep etti. 5. Yeni ihracat pazarlarının açılması Narenciye ihracatının geliştirilmesi için Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik çalışmaların artırılmasını öneren Şevkin, alternatif ihracat kanallarının üreticilerin elini güçlendireceğini ifade etti. “Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır” Tarım sektörünün desteklenmesinin yalnızca çiftçilerin değil, bütün ülke ekonomisinin yararına olacağını belirten Müzeyyen Şevkin, üreticilerin yaşadığı sorunların çözümü için kapsamlı bir destek politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çiftçinin üretimden kopmasının uzun vadede hem gıda arzını hem de tüketici fiyatlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, üreticilerin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Çiftçiyi desteksiz bırakmayın. Ülke ekonomisini bu şekilde büyütemezsiniz. Üreticinin sesini duyun. Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır, ülke ekonomisi de rahat eder. Çukurova’nın bereketli topraklarında üretim yapan çiftçimizin emeğinin karşılığını alması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. CHP’nin narenciye araştırma önergesi reddedildi TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Dr. Müzeyyen Şevkin’in hazırladığı ve gerekçelerini CHP Grubu adına açıkladığı narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına ilişkin önerge oylamaya sunuldu. CHP’nin grup önerisi olarak görüşülen araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Böylece narenciye üreticilerinin artan maliyetleri, düşük bahçe fiyatları, ihracat ve lojistik sorunları ile üreticilerin borç yükü gibi başlıkların Meclis araştırması yoluyla incelenmesini amaçlayan öneri kabul edilmedi. Şevkin’in Meclis kürsüsüne portakal, limon ve mandalina dökerek gündeme taşıdığı fiyat farkı, Çukurova’daki üreticilerin ekonomik koşulları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor” Haber

CHP'li Gürer: “Zeytin Üreticisi En Sorunlu Yılını Yaşıyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunları anlattı , Gürer “tarım politikalarını, üretici fiyatlarını ve ihracatta yaşanan sorunları gündeme getirdi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı zeytinde yokluk ,2026 yılı varlık yılı oldu. Üretici için zeytinde üretim artmasına rağmen fiyatların geriledi.Oluşan alım fiyatı üreticinin maliyetlerini karşılamadı ” dedi. “YILLARDIR TARIM POLİTİKASININ OLMADIĞINI BU KÜRSÜDE İFADE EDİYORUZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biz, yıllardır tarım politikasının olmadığını, öngörülebilir bir düzenlemeyle ürünlerin değer bulmadığını bu kürsüde ifade ediyoruz. Bu yıl bunu acı biçimde örnekleriyle yaşıyoruz. Fındık, fıstık, üzüm, incir, limon, elma, çay, domates, buğday, karpuz, şeker pancarı ve çeltikte üreticinin beklediği fiyatlar oluşmadı “ dedi. Gürer, bazı ürünlerde geçen yılın altında fiyatlar oluştuğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarında yüzde 20’lik bir artış alım fiyatında oldu, çeltikte yüzde 12. Enflasyonun yüzde 30’ları bulunduğu süreçte üretenlere ‘Üretmeyin, bırakın bu işi.’ denen bir anlayışla fiyatlar belirleniyor ve ülkemiz bu bağlamda ciddi sıkıntılar yaşayacak.” diye konuştu. Çiftçinin yaşadığı sorunların ağırlaştığını belirten Gürer, üreticilerin traktörleriyle eylem yapmaya başladığına dikkat çekti.Çiftçi,üretici zorda olduğunu söyledi. ZEYTİNDE ÜRETİM ARTTI, FİYATLAR GERİLEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Zeytin kutsal da bir ağaç. Milattan önce dört bin yılında başlamış üretim vermeye, günümüze gelen süreçte Türkiye zeytinde de önemli bir dünya markası.” dedi. Geçen yıl zeytinde yok yılı yaşandığını ve üretimin 2 milyon 450 bin ton olduğunu belirten Gürer, bu yıl 3 milyon 814 bin ton zeytin ürünü beklendiğini ifade etti. Gürer, “Geçen yıl duble zeytin 90 liradan satılırken bu yıl 60 liradan alıcı bulamıyor.” diyerek üretim artışına rağmen fiyatların gerilediğine dikkat çekti. Bazı fabrikaların maliyetler nedeniyle zeytin işlemeyi bıraktığını belirten Gürer, “Yemeklikte yüzde 35, yağlıkta yüzde 80’lik bir fiyat geriye gelmesi var. Bu durumda işçilik ve hasat makinesine harcanan parayı dahi karşılayamıyor.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ya, zeytin gibi bir ürünü dahi değerlendiremeyen, çözüm üretemeyen bir tarım politikasına sahip bir iktidarımız var. Fiyat düşük, alan da yok, ihracatta problem var.” dedi. “İHRACATI DURDURUNCA O PAZARI BULAMIYORSUNUZ” İhracat politikalarındaki değişikliklerin üretici ve ihracatçı açısından sorunlara yol açabileceğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, iç piyasada bazı ürünlerin fiyatı arttı mı salça ihracatı dursun, zeytin ihracatı dursun, o ürün dursun, bu ürün dursun. Sonra gittiniz mi o pazarı bulamıyorsunuz.Bulamadığınızda sizin pazarınızı başka ülkeler dolduruyor.. Şu anda dünyada tarımla ilgili kendini geliştiren, bu bağlamda pazar arayan, pazar yaratan ülkeler var, onlarla rekabet şansınız geriye düşüyor.” ifadelerini kullandı. ABD başta olmak üzere çeşitli ülkelerin gümrük uygulamalarına ve ticari sınırlamalarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımsal ihracatta rekabet gücünü koruması gerektiğini vurguladı. “VATANDAŞ ZEYTİNYAĞINI UYGUN FİYATLI ALAMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bazı tesislerde ‘Benim stokumda hâlâ yağ var.’ diyor ama vatandaş da zeytinyağını uygun fiyatlı alamıyor, burada sistemi sorgulamak lazım.” dedi. Fabrikaların elindeki ürünü satmakta zorlandığını, tüketicinin ise zeytinyağına uygun fiyatla ulaşamadığını belirten Gürer, piyasanın işleyişinin ve yaşanan sorunların araştırılması gerektiğini söyledi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “zeytinin içine düşürüldüğü durumu kapsamlı biçimde değerlendirip bununla ilgili Meclisin bir çalışma yapmasının faydası var.” ifadelerini kullandı. “ZEYTİN ÜRETİCİSİ EN SORUNLU YILINI YAŞIYOR” Ege ve Akdeniz başta olmak üzere farklı bölgelerde zeytin üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ege'de, Akdeniz'de, farklı bölgelerde zeytin üreticisi en sorunlu yılını yaşıyor, bunun yansıması olacak?” diye sordu. Limon üreticilerinin yaşadığı sorunları da örnek gösteren Ömer Fethi Gürer, “Bakınız, limon bahçesinde ürün 5 lira, gidiyorsunuz markette 50 lira. Ne yapıyor? Gidip bahçedeki ağacı söküyor.Ağaç sökme yolu zeytinde olsun açılmasın “dedi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamaması nedeniyle bahçelerini sökmek zorunda kalabildiğini belirten Gürer, “zeytine de insan yıllardır oluşan bir değer olarak iktidar sahip çıkamazsa neye sahip çıkacak ?” ifadelerini kullandı. ŞEKER PANCARI VE ÇELTİKTE FİYAT UYARISI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “zeytin üreticilerinin sorunları görülmeli, şeker pancarında mutlaka fiyat revize edilmeli, çeltik üreticisinin içine düştüğü durum ele alınıp orada da fiyat yeniden değerlendirilmeli.” dedi. Türkiye'nin çeltikte dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunların çözülmemesi hâlinde üretimin azalabileceğini ve ithalatın artabileceğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çeltikte biz yurt dışına bağımlıyız, bu anlayışla çeltik üretimi azalacak, onun yansıması daha çok ithalat olacak.” diye konuştu. Şeker pancarı üretiminde sulama ve elektrik giderlerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürer, “Bir şeker pancarına en az yılda 13 kere su veriyorsunuz, elektriği ile suyunu hesaplasanız onun artışı kadar bile fiyat artışı yapmıyorsunuz.” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticiyi bu hâle düşürmeye ne hakkınız var?” diye sorarak zeytin, şeker pancarı ve çeltik üreticilerinin yaşadığı sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

CHP'li Gürer: “Yılın İlk 8 Ayında 82 Bin 669 İş Yeri Kapandı” Haber

CHP'li Gürer: “Yılın İlk 8 Ayında 82 Bin 669 İş Yeri Kapandı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnaf ve sanatkârların artan maliyetler, yüksek faiz, vergi yükü ve finansmana erişim sorunları nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek iktidara acil düzenleme çağrısı yaptı. 2026 yılının ilk sekiz ayında 82 bin 669 esnaf iş yerinin kapandığını ifade eden Gürer, “Esnaf kredi borcunu ödemekte zorlanıyor, siftahsız dükkân kapatıyor. Küçük esnafı koruyacak adımlar bir an önce atılmalı” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde'de Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı ile diğer oda başkanlarını ziyaret ederek esnafın sorunlarını dinledi. Ziyaretlerinin ardından esnafla yaptığı görüşmelerde de ekonomik sıkıntıların derinleştiğini gördüğünü belirten Gürer, esnafın yaşadığı sorunların çözümü için iktidara çağrıda bulundu. Türkiye'de yaklaşık 1 milyon 749 bin esnaf ve sanatkâr iş yeri bulunduğunu belirten Gürer, 2026 yılının ilk sekiz ayında 82 bin 669 esnaf iş yerinin kapandığına dikkat çekti. Gürer, “Esnafımızın sorunlarını hem dile getirmek hem de çözüm üretilmesini sağlamak için iktidara çağrıda bulunuyoruz. Görüştüğümüz esnaflar büyük bir sıkıntı içinde. Vergi, faiz ve sıkı para politikasının oluşturduğu ekonomik tablo doğrudan esnafı etkiliyor. İşçilik, ham madde ve genel giderlerdeki artışlar iş yerlerinin kapanmasına yol açıyor” ifadelerini kullandı. ESNAF KREDİ BORCUNU ÖDEMEKTE ZORLANIYOR Esnafın önemli bir bölümünün işini sürdürebilmek için kredi kullanmak zorunda kaldığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yüksek faizlerin borçların geri ödenmesini güçleştirdiğini söyledi. Gürer, “Krediyle ayakta duran esnafımızın büyük bölümü, kullandığı krediyi geri ödemekte artık zorlanıyor. Esnaf finansmana erişmekte güçlük çekiyor. Kredi bulsa bile yüksek faiz nedeniyle geri ödemede sıkıntı yaşıyor. Geçmişte Esnaf Kefalet Kooperatifinden kredi kullanan ve borcunu süresi içinde ödeyebilen esnaf, bugün faiz yüküyle birlikte borcunu ödemekte zorlanıyor” dedi. Esnafın yaşadığı sermaye sıkıntısına da dikkat çeken Gürer, görüştüğü esnafların kendilerine şu sözlerle yaşadıkları sorunu anlattığını aktardı: “Esnafımız, ‘Ben ürünü satıyorum. Sonra gidiyorum, aynı ürünü alıp yeniden rafa koyacağım zaman aynı fiyattan alamıyorum’ diyor. Sattığı ürünü yerine koyamayan esnafın sınırlı sermayesi eriyor. İşini sürdürebilmek için yeniden krediye yöneliyor. Ancak bu kez de faiz yüküyle karşılaşıyor. Faiz, sıkı para politikası ve vergiler esnafımızı mağdur ediyor.” Gürer, vergilendirmede büyük işletmelerle küçük işletmeler arasındaki farklılıkların gözetilmemesinin küçük esnafı daha fazla zorladığını belirterek, “Küçük işletmelerin ekonomik koşulları dikkate alınmalı, esnafın taşıyamayacağı yükler ortadan kaldırılmalıdır” diye konuştu. 82 BİN 669 İŞ YERİ KAPANDI, ESNAF DESTEK BEKLİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, esnafın iş yerini kapatmasının yalnızca iş yeri sahibini değil, istihdamı, yerel ekonomiyi ve kent yaşamını da etkilediğini ve kamu desteğinin önemli olduğunu belirterek, “Bir esnafın iş yerini kapatması yalnızca kendisinin yaşadığı bir sorun değildir. O iş yerinde çalışanlar, o işletmeden alışveriş yapan vatandaşlar ve bulunduğu bölgedeki ekonomik hareketlilik de bundan etkilenir. Esnafın ayakta kalması, istihdamın ve yerel ekonominin devamı açısından önemlidir. İş yerlerinin sürdürülebilirliği ve büyümesi için kamu desteğine ihtiyaç vardır” değerlendirmesinde bulundu. Tüketici gelirlerindeki daralmanın da esnafın satışlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, “Akaryakıt, doğal gaz, elektrik, işçilik ve diğer zorunlu giderler artıyor. Faiz yüksek, tüketicinin geliri ise sınırlı. Bu koşullarda esnafın ayakta kalması giderek zorlaşıyor. İktidar, kredi uygulamalarında esnaf lehine acil düzenlemeler yapmalıdır” çağrısını yaptı. BAĞ-KUR'DA 9 BİN GÜN SORUNU ÇÖZÜLMEDİ Esnafın emeklilik ve sosyal güvenlik primleri konusunda da ciddi sorunlar yaşadığını belirten Gürer, Bağ-Kur prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200'e düşürülmesi yönündeki sözün hâlâ yerine getirilmediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafımız hem işini sürdürmeye çalışıyor hem de sosyal güvenlik primini ödemek zorunda kalıyor. Ancak birçok esnaf primlerini ödemekte önemli ölçüde sıkıntı yaşıyor. Geçen seçimlerden önce 9 bin günün 7 bin 200 güne düşürüleceği yönünde verilen söz hâlâ gerçekleşmedi. Esnafın emeklilik beklentisi karşılanmalı, prim yükünü hafifletecek destekleyici önlemler alınmalıdır” dedi. LOKANTACI ESNAFININ KDV YÜKÜNE DİKKAT ÇEKTİ Lokanta esnafının mal ve hizmet alımlarında uygulanan KDV oranları nedeniyle de sıkıntı yaşadığını belirten Gürer, ürünleri yüzde 1 KDV ile alıp yüzde 10 KDV ile satmak zorunda kalmalarının işletmeler açısından ek yük oluşturduğunu ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Lokanta esnafı ürünlerini yüzde 1 KDV ile alırken satışta yüzde 10 KDV uygulamak zorunda kalıyor. Alış ve satış arasındaki bu fark, özellikle küçük işletmelerin mali yapısını zorluyor. Esnafın içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak bu sorun çözüme kavuşturulmalıdır. Esnafımız bazı günler siftah yapamadan dükkânını kapatıyor. Geliri olmayan ya da giderlerini karşılayamayan işletmelerin borçları faizlerle daha da büyüyor. Çarkların dönmesi ve istihdamın korunması için kamu alacaklarına yönelik acil faizsiz yapılandırma ve matrah artırımı düzenlemesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. KİRA STOPAJI KALDIRILMALI, KADEMELİ VERGİ SİSTEMİNE GEÇİLMELİ Esnafın vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Gürer, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile ilgili mevzuatın da yeniden ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Esnafın koşulları lehine yeniden düzenlenmelidir. Kiralarda stopaj yükü kaldırılmalı, ciro esas alınarak kademeli vergi sistemine geçilmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu primleriyle ilgili destekleyici yeni önlemler getirilmelidir. Kredi uygulamaları esnafın gerçek koşullarına göre düzenlenmelidir. Esnafın sorunlarını çözmek için yalnızca tespit yapmak yeterli değildir; somut ve uygulanabilir adımlar atılmalıdır” dedi. KONKORDATO BAŞVURULARI ESNAFI DA ETKİLİYOR İşletmelerin yaşadığı mali sorunların esnaf üzerinde de etkili olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk yedi ayında konkordato başvurusunda bulunan işletme sayısının 3 bin 529'a ulaştığını, 171 işletmenin ise iflas ettiğini kaydetti. Gürer, konkordato süreçlerinin esnaf açısından iki yönlü risk oluşturduğunu belirterek, “Esnaf bu işletmelerden ürün alıyor ya da onlara ham madde veriyor. İşletmenin ödeme güçlüğüne düşmesi, ürün aldığı esnafı da kendisine malzeme sağlayan işletmeyi de etkiliyor. Her iki durumda da esnafın yaşadığı sıkıntılar derinleşiyor. Ekonomideki sorunlar birbirini tetikliyor ve küçük işletmeler bu tablodan doğrudan etkileniyor” dedi. “PERAKENDE KANUNU BİR AN ÖNCE MECLİSE GELMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük esnafın zincir marketler, büyük marketler ve alışveriş merkezleri karşısında yeterince korunmadığını belirterek, “Perakende Kanunu yıllardır konuşuluyor ancak hâlâ çıkarılmış değil. Küçük esnaf, zincir marketler ve büyük alışveriş merkezleri karşısında korumasız bırakılıyor. Haksız rekabet önlenmediği için bazı esnaflar iş yerlerini kapatmak zorunda kalıyor. Perakende Kanunu bir an önce Meclise getirilmeli ve küçük esnafı koruyacak düzenlemeler hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanlığının yapısının da esnafın sorunlarını doğrudan ele alacak şekilde yeniden düzenlenebileceğini belirten Gürer, “Ticaret Bakanlığının adının Esnaf ve Ticaret Bakanlığı olarak değiştirilmesi ve esnafın sorunlarına doğrudan müdahale edebilecek bir yapının oluşturulması yararlı olacaktır” dedi. GÜRER'DEN KÜÇÜK ESNAFIN POS KOMİSYONLARI İÇİN KANUN TEKLİFİ Küçük esnafın kartlı satışlarda ödediği POS komisyonlarının azaltılması için kanun teklifi verdiğini hatırlatan Gürer, teklifin amacının esnafın üzerindeki mali yükü hafifletmek olduğunu belirtti. Gürer, “Küçük esnafımızın POS komisyonları nedeniyle yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz. Bu konuda verdiğimiz kanun teklifinde gerekçelerimizi ve yapılması gerekenleri ayrı ayrı anlattık. Mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların kartlı işlemlerinden komisyon alınmamasını öneriyoruz” dedi. Teklifin diğer esnaf gruplarına yönelik düzenlemeler de içerdiğini belirten Gürer, “Diğer esnaf ve sanatkârlar bakımından komisyon oranının yüzde 50'ye düşürülmesini, diğer üye iş yerleri bakımından ise yüzde 0,75 sınırı getirilmesini amaçlayan kanun teklifimizi Meclis Başkanlığına sunduk. Bu düzenleme küçük esnafın özellikle dile getirdiği taleplerden biridir. Teklifimizin bir an önce Meclis gündemine alınmasını ve yasalaşmasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. YEREL ESNAF VE EL SANATLARI KORUNMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafın her bölgenin kendine özgü özellikleri açısından ayrı bir değeri ve önemi vardır. Yerel ürünleri, geleneksel meslekleri ve el sanatlarını yaşatan esnafımız, aynı zamanda kültürel mirasımızı da koruyor. Ancak birçok yerde meslekler arasında sayılan el sanatları yok olmak üzere. Yerel özellik taşıyan esnafımızın ve el sanatlarımızın korunması, bu alanlara farklı destekler verilmesi gerekiyor” dedi. Esnafın sorunlarının çiftçiden işçiye, memurdan sanayiciye kadar toplumun diğer kesimlerinin yaşadığı ekonomik sorunlardan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Gürer, çözümün bütüncül politikalarla mümkün olacağını ifade etti. TIR VE KAMYONCULAR KONTAK AÇMAYA KORKUYOR Gürer, “Akaryakıta gelen zamlar, yedek parça fiyatları, servis ücretleri ve diğer giderler nedeniyle bugün birçok tır ve kamyon garajdan çıkamaz duruma gelmiştir. Büyük lojistik firmalarının dışında, tek başına çalışan tırcı ve kamyoncular çok daha ağır koşullarla karşı karşıyadır” dedi. Nakliyeci esnafının yaşadığı sıkıntıyı kendi ifadeleriyle aktaran CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Esnafımız, ‘İş yaparsak daha çok zarar edeceğiz’ düşüncesiyle kontağı dahi basmaya korkuyor. Bir araç yola çıktığında akaryakıt, bakım, yedek parça ve diğer giderlerini karşılamak zorunda. Kazandığı para bu maliyetleri karşılamıyorsa çalışması da sürdürülebilir olmuyor. Bu alanda yaşanan mağduriyetler değerlendirilmeli, ek destekler sağlanmalı ve gerekli düzenlemeler acilen yapılmalıdır” diye konuştu. “ESNAFIN SORUNLARINA ACİL ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ” Esnafın sorunlarının yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değil, sahadaki gerçek koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, iktidarın esnaf temsilcileriyle ve doğrudan esnafla görüşerek çözüm üretmesi çağrısında bulundu. Gürer, “Esnafımızın yaşadığı sorunları hem oda başkanlarımızla hem de iş yerlerini ziyaret ederek doğrudan esnafımızla görüştük. Sorunlar açıkça ortada. Vergi yükü, yüksek faiz, finansmana erişim güçlüğü, artan maliyetler ve daralan tüketici geliri küçük işletmeleri zorluyor. Bağ-Kur primleri, emeklilik koşulları, POS komisyonları ve haksız rekabet gibi konularda da çözüm bekleniyor. Esnafımızın ayakta kalması, istihdamın korunması ve kentlerimizin ekonomik yaşamının sürmesi için acil adımlar atılmalıdır. Çiftçimizin, işçimizin, memurumuzun ve sanayicimizin yaşadığı sorunlar gibi esnafımızın sorunları da bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. İktidarı, esnafın sesine kulak vermeye ve çözüm üretmeye çağırıyoruz” dedi.

CHP'li Gürer: "Küçük Esnafın Kazancından Komisyon Adı Altında Kesinti Yapılmasın" Haber

CHP'li Gürer: "Küçük Esnafın Kazancından Komisyon Adı Altında Kesinti Yapılmasın"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, banka ve kredi kartıyla yapılan ödemelerde küçük esnafın karşı karşıya kaldığı POS komisyonları ve ek ücretlerin azaltılması amacıyla 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, küçük esnafın kartlı ödeme sistemlerini kullanmak zorunda olduğunu belirterek, “POS cihazı bulundurmak ve kartlı ödeme kabul etmek artık esnaf için bir tercih olmaktan çıkmıştır. Müşteri kaybetmemek ve ticari faaliyetini sürdürebilmek isteyen esnaf kartlı ödemeyi kabul etmek zorundadır. Ancak bankaların ve ödeme kuruluşlarının aldığı komisyonlar küçük esnafın kazancını olumsuz biçimde etkilemektedir.” dedi. ESNAFIN KAZANCI KOMİSYONLARA GİTMESİN Mahalle bakkalından manava, berberden kuaföre, kahvehaneden büfeye, simitçiden küçük lokantaya kadar çok sayıda işletmenin düşük kâr marjıyla faaliyet gösterdiğine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Büyük işletmeler açısından yönetilebilir düzeyde kalan kartlı ödeme maliyetleri, küçük esnaf için doğrudan gelir kaybına oluşturmaktadır. Esnaf zaten kira, elektrik, su, personel, hammadde, vergi ve sigorta gibi çok sayıda zorunlu giderle karşı karşıyadır. Bunların üzerine her kartlı işlemden yapılan kesinti eklendiğinde esnafın gerçek kazancı daha da düşmektedir. Özellikle küçük esnaf uygulanan ekonomik politikalar ile iyice daralmış durumdadır. Kredisini ödemekte zorlanmakta sattığı ürünün yerine yeni ürün alıp koymakta da zorlanmaktadır” dedi. Esnafında zorda olduğu ve küçük esnafın işini sürdürmekte zorlandığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, esnaf vergi, faiz, kira, sabit giderlerle uğraşırken sattığı ürünün yerine sattığı fiyattan ürün almakta zorlandığını ifade etmektedirler” dedi. Gürer, ekonomik büyüklüğü ve taşıma kapasitesi birbirinden farklı işletmelere aynı maliyet yapısının uygulanmasının adil olmadığını belirterek, “Mikro ölçekli bir esnaf ile büyük bir işletmenin kartlı ödeme sistemlerinden kaynaklanan maliyeti aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Küçük esnafın korunması için işlem hacmi ve ekonomik büyüklük dikkate alınarak farklılaştırılmış bir sistem oluşturulmalıdır” dedi. MİKRO ESNAFA YÜZDE 0 KOMİSYON CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında kalan esnaf ve sanatkârlardan kartlı ödeme işlemleri için komisyon alınmaması gerektiğini belirtti. Gürer, teklifinde diğer esnaf ve sanatkârlar için azami komisyon oranının yüzde 0,50, diğer tüm üye işyerleri için ise yüzde 0,75 olarak belirlenmesi amaçlandığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Mikro ölçekli esnaf için komisyonun yüzde sıfıra indirilmesini, diğer esnaf ve sanatkârlar için yüzde 0,50, diğer üye işyerleri için ise yüzde 0,75 üst sınır getirilmesini öneriyoruz. Esnafın ayakta kalabilmesi için kartlı ödeme sistemlerinin oluşturduğu maliyetin makul ve ölçülü seviyeye çekilmesi gerekiyor” diye konuştu. KOMİSYON DÜŞÜRÜLÜP BAŞKA AD ALTINDA ÜCRET ALINMASIN Teklifte yalnızca komisyon oranlarının düşürülmesinin yeterli olmadığına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bankalar ve ödeme kuruluşları tarafından farklı adlar altında alınabilecek ek ücretlerin de engellenmesi gerektiğini belirterek, “Komisyon oranını düşürüp POS cihazı kira bedeli, cihaz kullanım bedeli, aktivasyon ücreti, paket ücreti, yazılım, bakım, hizmet veya bloke bedeli adı altında yeni ücretler alınırsa yapılan düzenlemenin hiçbir anlamı kalmaz. Komisyon sınırı farklı adlar altında dolanılmamalıdır” dedi. Gürer, “Tek çekim ile taksitli işlem arasında esnafın aleyhine yeni bir komisyon yükü oluşturulmamalıdır. Belirlenen üst sınır hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın aşılmamalıdır” ifadelerini kullandı. BLOKE EDİLEN PARADAN DA AYRICA ÜCRET ALINMASIN CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafın yaptığı satışın bedeli bloke ediliyor, parasına belirli bir süre ulaşamıyor ve bunun üzerine bir de ayrıca ücret ödemek zorunda bırakılıyorsa esnafın finansman yükü daha da ağırlaşıyor. Bloke ve aktarım süreleri kullanılarak belirlenen komisyon sınırlarının dolaylı biçimde aşılmasına izin verilmemelidir” dedi. KARTLI ÖDEME MALİYETİ TÜKETİCİYE DE YANSIYOR Kartlı ödeme sistemlerinin maliyetinin yalnızca esnafı değil, tüketiciyi de ilgilendirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Esnaf artan maliyetlerini karşılamak için fiyatlarını artırmak zorunda kaldığında, kartlı ödeme sistemlerinin maliyeti dolaylı olarak tüketiciye de yansımaktadır. Bu nedenle komisyonların makul seviyeye çekilmesi hem esnafın hem tüketicinin korunması açısından önemlidir” değerlendirmesinde bulundu. Gürer, teklifin kartlı ödeme sistemlerini sınırlamayı değil, bu sistemlerin maliyetinin küçük işletmeler üzerinde oluşturduğu orantısız yükü ortadan kaldırmayı amaçladığını belirterek, “Biz kartla ödeme yapılmasına karşı değiliz. Tam tersine, kartlı ödeme sistemleri günlük ticaretin vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Ancak bu sistemin maliyeti küçük esnafın sırtına yüklenmemelidir” dedi. ESNAFIN AYAKTA KALMASI KAMU YARARIDIR Ömer Fethi Gürer, teklifin temel amacının küçük işletmelerin ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Esnafın ayakta kalması yalnızca esnafın sorunu değildir. Esnafın ayakta kalması istihdamın, yerel ekonominin, küçük işletmelerin ve tüketicinin korunması anlamına gelir. Küçük esnafın kazancını koruyacak, öngörülebilir ve adil bir kartlı ödeme sistemi oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı. Teklifle ayrıca, kanuna aykırı biçimde tahsil edilen ücret, komisyon ve kesintilerin esnafın talebi üzerine en geç 30 gün içinde iade edilmesi öngörülüyor. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise işletmelerin faaliyet alanı, ekonomik büyüklüğü, yıllık cirosu, işlem hacmi ve kartlı ödeme sistemlerinin maliyetleri dikkate alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenmesi teklif ediliyor.

Gürer: “Çiftçinin Hakkı Olan 1 Trilyon 630 Milyar Lira Destek Verilmedi” Haber

Gürer: “Çiftçinin Hakkı Olan 1 Trilyon 630 Milyar Lira Destek Verilmedi”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinde yer alan tarımsal destekleme hükmünün yıllardır uygulanmadığını belirterek, 2006-2026 dönemine ilişkin çarpıcı rakamları açıkladı. Gürer, 18 Nisan 2006 tarihinde kabul edilen ve 25 Nisan 2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinde, tarımsal destekleme programları için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağının açıkça hükme bağlandığını hatırlattı. “Kanunun üzerinden 20 yıl geçti, ancak çiftçi hakkı olan desteği alamadı” diyen Gürer, 2006-2026 yılları arasındaki gerçekleşen tarımsal destek ödemeleri ile kanunun öngördüğü tutarların karşılaştırıldığında ortaya çıkan tablonun, üreticinin neden sürekli borçlandığını da gösterdiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, 2006-2026 döneminde çiftçiye toplam 682 milyar 185 milyon lira tarımsal destek ödemesi yapıldığını, aynı dönemde Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesi kapsamında verilmesi gereken toplam desteğin ise 2 trilyon 312 milyar 708 milyon lira olduğunu belirtti. Bu iki rakam arasındaki farkın 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “20 yılda çiftçiye 682 milyar 185 milyon lira destek verilmiş. Oysa kanunun öngördüğü tutar 2 trilyon 312 milyar 708 milyon lira. Aradaki fark tam 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira. Yani üreticinin alın teriyle, emeğiyle, üretimiyle ayakta tuttuğu tarım sektörüne kanunda öngörülen ölçüde kaynak aktarılmamış. Çiftçinin hakkı olan destek yıllar içinde eksik bırakılmıştır” dedi. 2026’DA DA KANUNUN GEREĞİ YERİNE GETİRİLMEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sorunun yalnızca geçmiş yıllarla sınırlı olmadığını, 2026 yılında da aynı tablonun devam ettiğini belirterek, “Verilere göre 2026 yılında gerçekleşen tarımsal destek tutarının 168 milyar lira. Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesindeki yüzde 1'lik hüküm esas alındığında verilmesi gereken desteğin 772 milyar liradır” dedi. Gürer, “2026 yılında 772 milyar lira olması gereken destek 168 milyar lirada kalıyor. Arada 604 milyar liralık fark var. Çiftçi üretim yapıyor, tarlasını ekiyor, ürününü yetiştiriyor ama devletin kanunla belirlenmiş desteğine gelince kaynak yetersiz deniliyor. Oysa çiftçi için destek lütuf değil, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için gerekli bir kamu politikasıdır” diye konuştu. ÇİFTÇİNİN BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersiz kalmasının üreticinin borçlanma ihtiyacını da artırdığını belirterek, “2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldi. Çiftçilerimizin borcu son bir yılda 417 milyar lira arttı. 2006 yılında tarım sektörünün bankalara kredi borcu 6 milyar 475 milyon lira seviyesindeydi. Temmuz 2026'da bu borç 1 trilyon 511 milyar liraya çıktı. Çiftçinin borcu büyüyor, ancak geliri ve aldığı destek aynı ölçüde büyümüyor. Üretici bir taraftan yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ederken diğer taraftan eski borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor” şeklinde konuştu. KANUNDA YAZAN YÜZDE 1, KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu'nun 21’inci maddesinin açık olduğunu belirterek, “Kanun açıkça ‘yüzde 1’den az olamaz’ diyor. Çiftçinin hakkı olan desteğin bütçede gerçek anlamda karşılığının bulunması gerekir. Kanun çıkarıp kanunun gereğini yerine getirmemek kabul edilemez. Üreticiye verilen destek, tarımın geleceğine yapılan yatırımdır.” Ömer Fethi Gürer, 20 yıllık tabloyu şöyle özetledi: 2006-2026 gerçekleşen tarımsal destek: 682 milyar 185 milyon TL Kanunun öngördüğü toplam destek: 2 trilyon 312 milyar 708 milyon TL Aradaki fark: 1 trilyon 630 milyar 523 milyon TL 2026 gerçekleşen destek: 168 milyar TL 2026 için kanunun öngördüğü tutar: 772 milyar TL 2026 farkı: 604 milyar TL

Gürer: ''Hayvan İthalatında 2026 Kotası Daha Yıl Bitmeden Doldu'' Haber

Gürer: ''Hayvan İthalatında 2026 Kotası Daha Yıl Bitmeden Doldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 yılında 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planlamasını değerlendirdi. Gürer, 2026 yılı için açıklanan 500 bin başlık ithalat planının daha yılın ilk 7 ayında 495 bin 527 başa ulaştığını belirterek, Türkiye’nin hayvancılıkta ithalata dayalı politikanın sonuçlarını yıllardır yaşadığını söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2027 yılı besilik erkek sığır ithalatı planlamasını açıkladı. Bakanlığın duyurusuna göre 2027 yılında toplam 480 bin baş besilik erkek sığırın ithalatına izin verilmesi planlanıyor. Bu miktarın 380 bin başı 200 ve üzeri hayvan kapasiteli işletmelere, 100 bin başı ise 200 başın altındaki işletmelere ayrılacak. Başvurular 5-16 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak ve ithalat işlemleri Et ve Süt Kurumu aracılığıyla gerçekleştirilecek. “2026'DA 500 BİN DENİLDİ, 7 AYDA 495 BİN 527 HAYVANA ULAŞILDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2027 yılı için yeni bir ithalat programının açıklanmasının, Türkiye’de hayvancılığın temel sorunlarının çözülmediğini gösterdiğini ifade ederek “Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planlamıştı. Daha yılın ilk 7 ayında 495 bin 527 baş hayvan ithal edildi. Yani bir yıl için öngörülen ithalat miktarının yüzde 99’undan fazlası daha yılın ilk yedi ayında gerçekleşti. İthalatın bu hızla sürdürülmesi, Türkiye’de hayvancılığın kendi kendine yeterli hale getirilemediğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Gürer, 2026 yılı ilk 7 ayında gerçekleşen 495 bin 527 başlık ithalatın 82 bin 454 başının damızlık sığır, 413 bin 73 başının ise damızlık olmayan sığır olduğunu belirterek, bu ithalat için 177 milyon 265 bin dolar ödeme yapıldığını da açıkladı. “480 BİN BAŞLIK YENİ İTHALAT PLANI SORUNUN ÇÖZÜMÜ DEĞİL, İTHALAT POLİTİKASININ DEVAMIDIR” 2027 yılı için açıklanan 480 bin başlık kontenjana da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılında 500 bin baş hayvan ithalatı planlandı. Daha yedi ayda bu rakama neredeyse ulaşıldı. Şimdi 2027 yılı için 480 bin baş yeni ithalat planlanıyor. Rakam 20 bin baş azaltılmış olabilir ancak ortada değişen temel bir politika yok. Yine dışarıdan hayvan getirilecek, yine döviz yurt dışına çıkacak. Oysa asıl yapılması gereken, Türkiye’de üreticinin neden hayvan yetiştiremediğini çözmektir” diye konuştu. Bakanlığın 2027 planında 200 baş ve üzeri işletmelere 380 bin, 200 baş altındaki işletmelere ise 100 bin başlık kontenjan ayrıldığını belirten Gürer, ithalatın işletme kapasitesi üzerinden planlanmasının yanında yerli üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bakanlık duyurusunda TÜRKVET'teki işletme kapasitesinin esas alınacağı ve kapasite bilgisi bulunmayan işletmelerin başvuru yapamayacağı da belirtiliyor. “HER GELEN BAKAN İTHALATI 3 YIL İÇİNDE BİTİRECEĞİNİ SÖYLEDİ” Hayvan ve et ithalatının Türkiye’de uzun yıllardır devam ettiğine dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, geçmişte yapılan “ithalatı sona erdireceğiz” açıklamalarını hatırlatarak “Hayvan ithalatı Türkiye’de yeni bir uygulama değil. AKP iktidarında farklı dönemlerde ithalat yapılıyor. Her gelen Bakan, hayvan ithalatının üç yıl içerisinde sona ereceğini ifade etti. Ancak yıllar geçti, Bakanlar değişti, ithalat devam etti. Bugün geldiğimiz noktada 2027 yılı için 480 bin baş yeni ithalat planlanıyor. İthalat geçici bir tedbir olarak uygulanabilir. Ancak yıllarca devam eden ithalat artık geçici olmaktan çıkar, politikanın kendisi haline gelir. Türkiye'nin ihtiyacı sürekli ithalat yapmak değil, kendi üreticisinin üretimini sürdürebileceği ekonomik koşulları oluşturmaktır.” “ÜRETİCİ AHIRINDAKİ HAYVANI NEDEN AZALTIYOR, BUNUN CEVABI VERİLMELİDİR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün üreticinin en büyük sorunu hayvan yetiştirmek istememesi değil, hayvan yetiştirmenin ekonomik olmaktan çıkmasıdır. Yem pahalı, ilaç pahalı, veterinerlik hizmetleri pahalı, elektrik ve diğer işletme giderleri yüksek. Üreticinin geliri giderini karşılamıyorsa üretici hayvan sayısını artırmaz. Hayvan sayısı artmayınca da ortaya çıkan açık ithalatla kapatılmaya çalışılır.” “İTHALAT ARTTI AMA YURTTAŞIN ETE ERİŞİMİ SORUNU BİTMEDİ” Gürer, canlı hayvan ithalatının yanı sıra kırmızı et ithalatındaki artışa da dikkat çekti. Gürer, Türkiye’nin büyükbaş et ithalatı 2022’de 2 bin 169 ton iken 2023’te 36 bin 538 tona, 2024’te 81 bin 164 tona çıktı. 2025 yılında ise 65 bin 708 ton büyükbaş et ithal edildi. 2026’nın ilk 7 ayında büyükbaş et ithalatının 54 bin 218 tona ulaştığı ve bunun karşılığında 535 milyon 398 bin dolar ödeme yapıldığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.