Hava Durumu

#Chp

Kırsal Haber - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımda Köy Enstitüsü Atağı: Efes Tarlası Yaşam Köyü Örnek Model! Haber

Tarımda Köy Enstitüsü Atağı: Efes Tarlası Yaşam Köyü Örnek Model!

CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İzmir’in Efes Selçuk ilçesinde hayata geçirilen ve tarımsal kalkınmada devrim niteliği taşıyan Efes Tarlası Yaşam Köyü’nü ziyaret etti. Köy Enstitüleri’nin kuruluş felsefesiyle modern tarımı birleştiren projeyi inceleyen Solakoğlu, “Tarımda Köy Enstitüsü modelini yeniden kuracağız” mesajını verdi. Efes Tarlası Yaşam Köyü: Geleceğin Tarım Merkezi CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu üyeleri Mehmet Efe, Levent Genç ve İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk ile birlikte ilçeye gelen Solakoğlu; Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel eşliğinde plantasyon alanları, Toprak Okulu, Tohum Merkezi ve Toprak Kütüphanesi’ni gezdi. Tohum ıslahının stratejik önemine vurgu yapan Solakoğlu, projenin modern tarım teknikleri ile yerel üretimi birleştiren yapısının geleceğe dair büyük umut verdiğini belirtti. Sencer Solakoğlu: “Deneyerek Öğrenilen Bir Tarım Modeli Şart” Köy Enstitüleri’nin 86. yıl dönümünde bu felsefenin önemine dikkat çeken Sencer Solakoğlu, Türkiye’nin gıda egemenliği için üreticinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Solakoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şunlar: “Toplum olarak deneyimleyerek öğreniyoruz. Köy Enstitüsü anlayışını yeniden hayata geçirmek zorundayız. Tarımda eğitim, üretimle iç içe olmalı. Islahta söz sahibi olan ülkeler tarımda da liderdir. Çiftçilerimizin teknolojiyle buluştuğu ve üniversitelerle iş birliği içinde çalışan merkezler kuracağız. Tarımsal İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nü (TİGEM) yeniden kamulaştırarak üretim ve Ar-Ge üslerine dönüştüreceğiz.” Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel: “Atatürk’ün Cumhuriyet Köyleri Vizyonunu Yaşatıyoruz” Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün 2020 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üretim anlayışından ilham alınarak kurulduğunu hatırlattı. Projenin amacını şu sözlerle özetledi: "Amacımız; aile tarımını güçlendirmek ve çocuklardan başlayarak herkesi doğru tarım teknikleriyle buluşturmak. Tarladan sofraya uzanan süreçte verimliliği artırarak halkımızın güvenli gıdaya erişimini kolaylaştırıyoruz. Cumhuriyet’in üretim ruhunu toprakla yeniden buluşturuyoruz." Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde Neler Var? Proje, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir eğitim ve araştırma merkezi olarak hizmet veriyor: Toprak Okulu: Uygulamalı tarım eğitimleri veriliyor. Tohum Merkezi: Yerel tohumların korunması ve ıslahı yapılıyor. Toprak Kütüphanesi: Tarımsal bilgiye erişim kolaylaştırılıyor. Efes Tarlası Bakkalı: Üreticinin ürünü doğrudan tüketiciyle buluşuyor.

CHP'li Ayhan Barut: "İnekler Kesime Gidiyor, Tereyağı İthal Ediliyor!" Haber

CHP'li Ayhan Barut: "İnekler Kesime Gidiyor, Tereyağı İthal Ediliyor!"

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, hayvancılık sektöründe yaşanan krizi TBMM gündemine taşıdı. Süt maliyetlerinin 30 lirayı aştığını vurgulayan Barut, üretici desteklenmezken yapılan tereyağı ithalatına "Yazıklar olsun" diyerek tepki gösterdi. ​"Süt Maliyeti 30 Lirayı Aştı, Üretici Çıkmazda" ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) açıkladığı rakamların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirten Barut, kaba yemden mazota kadar her kalemde fiyatların katlandığını ifade etti. ​Barut, "Maliyet 30 lirayı aşarken üreticilere dayatılan bu çıkmazı reddediyoruz. Çiftçimiz sütünü tavsiye edilen fiyatın bile altında satmak zorunda kalıyor," dedi. ​"Hayvansal Üretimde Sürdürülebilirlik İmkansız" ​İktidarın tarım politikalarını eleştiren Barut, ahırların boşaldığını ve borç yükü altındaki üreticilerin anaç ineklerini kesime göndermek zorunda kaldığını vurguladı. Türkiye’nin temel gıda ürünlerinde bile dışa bağımlı hale getirilmesine tepki gösteren Barut, şu ifadeleri kullandı: ​"İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Tarım ve hayvancılık can çekişip köyler boşalırken seyretmeyin!" ​Çözüm Önerisi: Süt ve Yem Paritesi ​Krizden çıkış yolunun üreticiye gerçek anlamda destek vermekten geçtiğini belirten Ayhan Barut, acil önlem alınması gereken noktaları şöyle sıraladı: ​Süt ve yem paritesine uygun düzenlemeler yapılmalı. ​Üretim maliyetleri (yem, saman, mazot) sübvanse edilmeli. ​Üreticinin alın teri ve emeği korunarak ithalat bağımlılığına son verilmeli. ​"Köyler Boşalıyor, Üretici Borç Batağında" ​Köylerdeki nüfusun azaldığına ve üretimin durma noktasına geldiğine dikkat çeken CHP'li Barut, iktidarı maliyet gerçeklerini görmeye davet etti. Zararına üretim yapmaya çalışan çiftçinin feryadına kulak verilmesi gerektiğini belirterek, hayvancılığın stratejik önemine vurgu yaptı.

Gürer: "Tırcı ve Nakliyeci İflasın Eşiğinde!" Haber

Gürer: "Tırcı ve Nakliyeci İflasın Eşiğinde!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Şoför esnafı, tırcı ve nakliyecilerin sorunlarını TBMM de yaptığı konuşmada ve Mecliste düzenlediği basın toplantısı da gündeme taşıdı. TBMM’de yaptığı Konuşmada Ömer Fethi Gürer “Niğde Şoförler Odası Başkanı Halil İbrahim Kızıltan, Bor Şoförler Odası Başkanı Hasan Hüseyin Cengiz, Bor Tır ve Nakliyeciler Kooperatifi yöneticileri, tır sahipleri ve sürücülerle görüştüm, büyük bir sıkıntı içindeler. Nakliyeciler kazançlarının çok düştüğünü ve ortaya çıkan sorunlarla mağduriyet yaşadıklarını belirtiyorlar. Lastik ve bakım, servis maliyetleri, yedek parça fiyat artışı, düşük navlun fiyatları, yüksek otoyol ve köprü geçiş ücretleri, ağır vergi yükleri nakliyeci esnafını ne yapacağına şaşırtmış durumda. İşleri daralmış, trafik sigortası, kasko poliçeleri, Ulaştırma Bakanlığından alınan belge ücretleri, peşin vergi, KDV, stopaj, gelir vergisi, trafik cezaları, muhasebeci ve ücretleri, BAĞ-KUR primleri derken şoför esnafı bunalmış durumda. Takograf sınırlamasına uyan tır şoförü park yeri sorunu yaşıyor,” dedi. KONTAK KAPATTIK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında da konuyu gündeme taşıdı. Gürer “ hem ekonomik programa ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de tır şoförleri ve nakliyecilerin yaşadığı sorunları kapsamlı olarak anlattı. Ömer Fethi Gürer, artan maliyetler, daralan iş hacmi ve borç yükü nedeniyle nakliyeci esnafının giderek daha zor koşullarda ayakta kalmaya çalıştığını belirterek, yollardaki tır sayısının azalmasının üretimdeki daralmanın en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi. “VATANDAŞIN PROGRAMA GÜVENİ TAM DEĞİL” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına değinen Ömer Fethi Gürer, “Hazine ve Maliye Bakanımızın söylediği bir söz var, onu değerlendirmek isterim. Diyor ki, ‘Vatandaşlarımızın programa olan güveni tam. Bugün bir çalışma okudum. Bir tahmine göre vatandaşlarımızın yastık altındaki birikim miktarı 640 milyar dolar civarında olduğu öngörülüyor’” dedi. Gürer, bu değerlendirmeye katılmadığını belirterek, “Herhalde Sayın Bakan başkasından okuyarak bu bilgilere sahip oluyor ama vatandaşa herhangi bir yasal işlem uygulanmayacağı söylenerek ‘Sorun olan sokağa çıksın’ deseler, korku nedeniyle susanlar sokağa çıksa programa güvenleri tam mı değil mi o görülmüş olur. Sonuç olarak vatandaşımızın programa olan güveni tam değildir. Vatandaş çaresizlik içinde beklenti içindedir,” dedi. “NAKLİYECİLER ‘YANDIM ANAM’ DİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de tır şoförleri ve nakliyecilerle yaptığı görüşmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Niğde Şoförler Odası Başkanı Hali İbrahim Kızıltan, Bor Şoförler Odası Başkanı Hasan Hüseyin Cengiz ve yönetim kurulu üyeleriyle Tır ve Nakliyeciler Kooperatifi’nde bir araya gelerek sorunları ilk ağızdan dinlediğini belirtti. Ömer Fethi Gürer, “Sorunlarını bizzat tır şoförleri ve nakliyecilerden dinledim. Daha önce tır şoförlüğü yapanlar, tırı olanlar, nakliyecilik yapanlar süreçle ilgili mutluluklarını ifade ederlerdi. Ama son yıllarda onların da şikayetleri katlandığı gibi bazı tır sahipleri kontağı çevirmeden araçlarını park ettiklerini, böyle giderse tırlarını satacaklarını ya da haciz yoluyla ellerinden çıkacağını ifade ediyorlar” dedi. Nakliyecilerin yaşadığı zorlukların her geçen gün arttığını belirten Gürer, “Açıkçası ‘yandım anam’ diyorlar. Bu dönem kadar böyle bir süreç yaşamadıklarını belirtiyorlar. Kazandıkları süreç sonunda bugün artık elde avuçta ne varsa onun da gittiğini ifade ediyorlar. Farklı illerde bu bağlamda gösteriler yapıp sorunlarını kamuoyuna duyurmaya çalışıyorlar” diye konuştu. “ARTAN MALİYETLER NAKLİYECİYİ BİTİRDİ” Nakliyeci ve tır şoförlerinin en büyük sorununun artan maliyetler olduğunu vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Nakliye ve tır şoförlerinin sorunları her geçen gün katlanarak artıyor. Düzensiz çalışma saatleri, günlerce ve haftalarca ailelerinden uzak kalmaları, sosyal hayatlarının olmaması yanında özellikle akaryakıta gelen artışın, yol geçiş ücretlerinin, trafik cezalarının, sigortaların, vergilerin ve servis ücretlerinin kendilerini bu işi yapamaz boyuta taşıdığını belirtiyorlar” dedi. Akaryakıt zamlarının sektörü doğrudan etkilediğini ifade eden Gürer, “Özellikle akaryakıta gelen her zam nakliyecinin ve tırcının gelirini doğrudan etkiliyor. Mevcut şartlarda iş temininde zorlanırken gelen artışları yansıttıklarında kazanç elde edemediklerini ifade ediyorlar” şeklinde konuştu. Ömer Fethi Gürer, doğalgaz ve elektrik zamlarının da nakliyecileri etkilediğini belirterek, “Tırcının ve nakliyecinin aynı zamanda bir tüketici olduğunu ifade ediyorlar. Bu nedenle artan yaşam maliyetleri de onları doğrudan etkiliyor” dedi. “VERGİLER VE GİDERLER SEKTÖRÜ ÇIKMAZA SÜRÜKLÜYOR” Tırların lastik ve bakım maliyetleri, yedek parça giderleri, düşük navlun fiyatları ve yüksek otoyol ücretlerinin sektörü çıkmaza sürüklediğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Trafik sigortası, kasko poliçeleri, belge ücretleri, peşin vergi, KDV, stopaj, gelir vergisi, trafik cezaları, muhasebeci ücretleri ve Bağ-Kur primlerini ödemede yaşanan zorluklar tırcıların ve nakliyecilerin ortak sorunu olarak öne çıkıyor” dedi. “TIR PARKI YOK, CEZA VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Trafik stresi içinde gidiş geliş sürelerinde yaşadıkları olumsuzlukların yanında tır parklarının yetersizliği de önemli bir sorun. Dijital takograf sürüş süresi kuralları gereği uygun park yeri bulamayan şoförler cezai işlemle karşılaşıyor ve bu da ek maliyet oluşturuyor” ifadelerini kullandı. “İCRALAR ARTIYOR, NAKLİYECİ BORÇ BATAĞINDA” Nakliyecilerin kredi borçlarını ödeyemediğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tek geçim kaynağı şoförlük olanlar yüksek maliyetler karşısında zarar ettiklerini ve bu işin sürdürülebilir olmadığını ifade ediyorlar. Çoğu nakliyeci artan maliyetler, yüksek vergi yükü ve bankalara olan kredi borçları nedeniyle ödeme yapmakta zorlandıklarını, icra takipleriyle karşılaştıklarını belirtiyor” dedi. Nakliye iş alanının daraldığını vurgulayan Gürer, “Nakliye iş alanının daralmasıyla birlikte tırları otoparka çekilen birçok nakliyeci sektörden çekilme riskiyle karşı karşıya. Nakliyeci esnafı emeklilik için ödemesi gereken primleri dahi ödeyemez durumda” diye konuştu. “YOLLARDA TIR YOKSA ÜRETİM DE YOKTUR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ekonomi değerlendirilirken yollardaki tır ve kamyon sayısı da dikkate alınır. Üretimin olduğu yerde kamyon ve tır sayısı artar. Ancak artık yollarda eskisi kadar tır ve kamyon yok. Fabrikalarda üretim daraldı. Konkordato ilan eden fabrikaların artması ve bazı üretim tesislerinin üretimi durdurması sevkiyatları da daralttı” dedi. “50 MİLYON İNSAN YOKSULLUK SINIRI ALTINDA” Gürer, “Sonuç olarak vatandaşımızın programa olan güveni tam değildir. Vatandaş çaresizlik içinde beklenti içindedir. Sorun yok demek yerine sorunları kabul edip çözüm üretmek gerekir. Yaklaşık 50 milyon insan yoksulluk sınırı altında yaşarken, işi iyi olan kesimlerin de son yıllarda zor durumda kaldığı görülmelidir. Bu kesimlerin sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum” dedi. Ömer. Fethi Gürer, nakliyeci esnafının yaşadığı sorunların yalnızca bir sektörün değil, ekonominin genel gidişatının da önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, nakliyecilere yönelik destek çağrısında bulundu.

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!” Haber

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!”

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’deki saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Köylü ve çiftçiyle bir araya gelen Gündoğdu, "Mazot ve gübre fiyatları çiftçiyi tarlasına küstürdü; bu durum sofradaki ekmeğin fiyatını vuruyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, "Kırklareli Saha Çalışmaları-3" kapsamında kentin köylerinde vatandaşlarla buluştu. Kocahıdır ve Dokuzhöyük köylerinde düzenlenen yağmur ve şükür dualarına katılan Gündoğdu, tarım sektöründeki derin krize dikkat çekerek hükümete üretim odaklı politika çağrısında bulundu. ​"Çiftçi Traktörünü Çalıştıramaz Hale Geldi" ​Kırklareli halkının yaşadığı geçim sıkıntısını yerinde tespit eden Vecdi Gündoğdu, ekonomik krizin en ağır yükünü üreticilerin omuzladığını vurguladı. Saha çalışmaları sonrası yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Mazot fiyatları artıyor, çiftçi traktörünü çalıştıramaz hale geliyor. Gübre fiyatları katlanıyor, üretici tarlasına gübre atamıyor. Bu durum doğrudan verim kaybına ve üretim düşüşüne yol açıyor. Sonuç ise mutfaktaki yangın ve pahalı ekmek oluyor.” ​Saha Çalışmaları: Kocahıdır ve Dokuzhöyük Ziyaretleri ​Gündoğdu’nun saha programı, Kırklareli’nin tarımsal potansiyeli yüksek köylerinde yoğunlaştı: ​11 Nisan 2026: Kırklareli Merkez Kocahıdır Köyü’nde yağmur ve şükür duasına katılım. ​12 Nisan 2026: Dokuzhöyük Köyü’nde hemşehrileriyle bereket ve dayanışma sofrasında buluşma. ​Ziyaretler sırasında çiftçilerin girdi maliyetleri altındaki ezilmesine şahitlik ettiğini belirten Milletvekili Gündoğdu, üreticinin mutsuz olduğu bir sistemde tüketicinin de huzur bulamayacağını ifade etti. ​"Açlık Krizinin Tohumlarını Atıyorlar" ​Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Gündoğdu, acil önlem alınması gerektiğini savundu. Çiftçinin ve köylünün ayağa kaldırılmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Gündoğdu; “Tarımı ihmal edenler, aslında gelecekteki büyük bir açlık krizinin tohumlarını ekiyorlar. Üretimi ve üreteni desteklemek zorundayız” diyerek uyarılarını sürdürdü. ​Çözüm Önerileri Gündemde ​Vecdi Gündoğdu, 7 gün 24 saat esasıyla Kırklareli’nin her köşesinde dertleri paylaşmaya devam edeceklerini; partisinin tarım, hayvancılık ve çevre politikalarını halka anlatarak umudu örgütleyeceklerini belirtti.

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!" Haber

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazar yerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik tabloyu değerlendirdi. Gürer, "Mazota gelen her artış nakliyeyi, nakliye ise tezgahı vuruyor; pazarda artık tat tuz kalmadı" dedi. ​Türkiye’de artan üretim maliyetleri ve hayat pahalılığı pazar tezgahlarına rekor zamlar olarak yansıyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde üreticiden tüketiciye kadar her kesimin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. ​Biber ve Domates Fiyatları Uçuşa Geçti ​Pazardaki fiyat artışlarının çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle kış sebzelerindeki fiyat farklarına dikkat çekti. Gürer, "Geçen yıl 50 lira olan kıl biber bu yıl 100 lira. Yazın tarlada 3 liraya satılamayan Kapya biber ise şu an tezgahta 120 lira. Bu sürdürülebilir bir sistem değil" ifadelerini kullandı. ​"Nakliye ve Girdi Maliyetleri Bel Büküyor" ​Ürünlerin büyük bir kısmının Antalya, Mersin ve Adana gibi şehirlerden geldiğini hatırlatan Gürer, fiyat artışının temel nedenlerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıt Zamları: Mazot fiyatlarındaki her artış, ürünün kilosuna doğrudan 10 TL nakliye maliyeti biniyor. ​Poşet ve Giderler: Bir kilo poşetin fiyatı 125 liraya ulaştı; tanesi 50 kuruşa gelen poşet bile esnaf için ciddi bir yük. ​Gübre ve İlaç: Üreticinin gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri katlanırken, çiftçi önümüzdeki sezon nasıl üretim yapacağını düşünüyor. ​Pazarcı Esnafı: "İşgaliye ve Masraflar Bizi Bitirdi" ​Ziyaret sırasında dert yanan pazarcı esnafı, sadece ürün fiyatlarından değil, belediyenin uyguladığı yeni harçlardan da şikayetçi. Esnaf, belediyenin kendilerine danışmadan günlük işgaliye ücretini yıllığa çevirdiğini ve açılmayan tezgahlar için bile yüksek çevre temizlik vergisi talep edildiğini belirtti. ​Bir esnaf yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi: "Antalya’dan 150 liraya gelen biberi 10 lira kârla satmaya çalışıyoruz. Para kazanmak için değil, sadece tezgahımız açık kalsın diye uğraşıyoruz." ​"Vatandaşın Alım Gücü Tükendi" ​Vatandaşların pazara gelse dahi fileyi dolduramadığını ifade eden Gürer, marulun bile geçen yıla göre %100 zamlanarak 70 liraya çıktığını vurguladı. Vatandaşın gelirinin giderleri karşılamadığını belirten Gürer, "Pazarın tadı tuzu kaçmış durumda. Müşteri sayısı sınırlı, gelen de ancak tadımlık alabiliyor" dedi. ​"Tarım Politikası Acilen Değişmeli" ​Gürer, çözümün üretim maliyetlerini düşürecek bütüncül bir tarım politikasından geçtiğini söyledi. Gübre ve mazot desteği sağlanmadığı sürece fiyatların düşmesinin imkansız olduğunu belirterek, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalıya aldığı bir düzen halkı mağdur etmeye devam edecektir" uyarısında bulundu.

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!” Haber

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mart 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek emekli maaşlarındaki erimeye dikkat çekti. Kış, “Yılın ilk üç ayında enflasyon yüzde 10’u aştı, verilen zammın yüzde 82’si daha cebe girmeden yok oldu” dedi. ​MERSİN – Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve temel tüketim maddelerine gelen zamlar, emekli vatandaşların belini bükmeye devam ediyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık bir "toplumsal kriz" seviyesine ulaştığını belirterek, mutfaktaki yangının rakamlarla gizlenemeyeceğini vurguladı. ​"Verilen Zam Daha İlk Çeyrekte Eridi" ​2026 yılı Mart ayı itibarıyla TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 10,04’e ulaştığını hatırlatan Kış, işçi ve Bağ-Kur emeklisine yapılan yüzde 12,19’luk artışın anlamsız kaldığını ifade etti. ​Kış, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verilere yer verdi: ​Zammın Kaybı: Yıl başında verilen zammın yüzde 82’si üç ayda eridi. ​Maaşlardaki Kayıp: En düşük emekli aylığı olan 20 bin liranın yaklaşık 2 bin lirası enflasyon karşısında değer kaybetti. ​Enflasyon Hedefi Sapması: 2026 için öngörülen yüzde 16 enflasyon hedefinin yüzde 63’ü ilk üç ayda aşıldı. ​Elektrik ve Doğalgaz Zamları Emekliyi Vurdu ​Gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra enerji maliyetlerinin de emekli maaşlarını tükettiğini söyleyen Gülcan Kış, “Elektrik ve doğalgaza gelen yüzde 25’lik zamlar ve doğalgazdaki kademeli tarife uygulaması, bazı tüketicilerde yükü yüzde 132’ye kadar çıkarıyor. Emekli, ısınma ve aydınlanma masrafları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor” dedi. ​"Türkiye'de Bir Bölüşüm Krizi Var" ​Türkiye’deki gelir adaletsizliğine dikkat çeken Kış, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğünü belirtti: ​“En zengin yüzde 20, toplam gelirin yarısını alırken; en yoksul yüzde 20 sadece yüzde 6 pay alabiliyor. Bu sadece bir enflasyon sorunu değil, açık bir bölüşüm krizidir.” ​CHP’nin Çözüm Önerileri Meclis’te Reddedildi ​Emekli sorunlarının çözümü için CHP olarak sundukları kanun tekliflerinin iktidar tarafından geri çevrildiğini ifade eden Kış, şu taleplerini yineledi: ​En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. ​Bayram ikramiyeleri en az 5 bin lira olarak güncellenmelidir. ​Kira ve gıda destekleri ile emeklinin alım gücü korunmalıdır. ​"Emekli Sadaka Değil, Onuruyla Yaşamak İstiyor" ​Milletvekili Kış, açıklamasını emeklilerin yükselen sesine dikkat çekerek tamamladı: “Hafta sonu 81 ilde meydanlara çıkan emekliler artık susmuyor. AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlayıp geçim zamanı unutuyor. Emekli sadaka değil, yıllarca verdiği emeğin karşılığını, onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor.”

CHP'li Gürer: "Tarımda Planlama Şart, Üretici Üretmekten Korkuyor!" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Planlama Şart, Üretici Üretmekten Korkuyor!"

​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Ulukışla ve Bor ilçelerine bağlı köylerde çiftçinin nabzını tuttu. Ovacık, Eminlik, Hüsniye, Kolsuz ve Kavuklu köylerini ziyaret eden Gürer, köylerde hem yaşamın hem de tarımın her geçen gün daha da zorlaştığını vurguladı. ​"Tüccar Düşük Fiyat Veriyor, Su Kaynakları Tükeniyor" ​Köy kahvelerinde üreticilerle bir araya gelen Gürer, tarımdaki en büyük sorunun plansızlık ve artan girdi maliyetleri olduğunu ifade etti. Gürer, bölgedeki durumu şu sözlerle özetledi: ​"Artan maliyetler ve tüccarın tarlada düşük fiyat vermesi yetmezmiş gibi, bir de yeraltı sulama suyunun olmaması üreticiyi üretim yapmaktan korkutur hale getirmiş. Bu yıl bölgede hibrit erkenci lahana ekiminin ciddi oranda düştüğünü görüyoruz." ​Çiftçinin Gözü Kulağı Göletlerde: Sulu Tarım Riski Kapıda ​Ziyaret sırasında dertlerini anlatan üreticiler, iklim krizine ve altyapı yetersizliğine dikkat çekti. Yağmur yağsa bile göletlerde yeterli suyun toplanmadığını belirten çiftçiler, yeraltı sularının çekilmesinin verimi doğrudan düşüreceğini ve sulu tarım yapılamaz hale gelindiğini ifade ettiler. ​"Saldım Çayıra Mevlam Kayıra Anlayışıyla Tarım Yönetilemez" ​Tarım politikalarındaki yönetimsel hatalara değinen Ömer Fethi Gürer, küçük aile işletmelerinin korunmadığını belirtti. Hükümete sert eleştirilerde bulunan Gürer, şu ifadeleri kullandı: ​"Tarımda planlama şarttır. 'Ben bilirim' anlayışı ve tüccar kafasıyla ülke yönetilemez. Ülkemizde uygulanan politikalar küçük işletmeleri korumuyor. CHP olarak sorunları da çözüm yollarını da biliyoruz; tarım için ne gerekiyorsa yapacağız." ​Kırsalda Genç Nüfus Kayboluyor ​Ekonomik krizin köylerdeki etkisinin şehirlere göre farklı ama aynı derecede derin olduğunu söyleyen Gürer, geçim sıkıntısı nedeniyle gençlerin köylerde kalmak istemediğini vurguladı. Elektrik ve temel ihtiyaçlara gelen zamların köylüyü karamsarlığa sürüklediğini, acilen üreticiye ve besiciye yönelik desteklerin artırılması gerektiğini belirtti.

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor" Haber

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekim sezonunun başlamasıyla birlikte tarlada üreticilerle bir araya geldi. Ziraat Mühendisi ve üretici Doğukan Eker ile görüşen Gürer, artan girdi maliyetleri, plansız tarım politikaları ve çiftçinin hasat dönemindeki sahipsizliği üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ​Girdi Maliyetlerinde Yüzde 40 Artış: Çiftçi Çıkmazda ​Ekim çalışmaları devam ederken en büyük sorunun mazot, gübre ve elektrik fiyatlarındaki fahiş artışlar olduğu vurgulandı. Üretici Doğukan Eker, geçen yıla oranla girdi maliyetlerinin en az %40 arttığını belirterek şu detayları paylaştı: ​Mazot Fiyatları: Geçen yıl 45-55 TL bandında olan mazotun 76 TL’yi geçtiği, yaz aylarında ise 90 TL’ye çıkacağı öngörülüyor. Sadece bir traktörün günlük mazot maliyeti 9 bin TL'ye ulaşmış durumda. ​Gübre ve Fide: DAP gübresinin tonu 40 bin TL’ye, üre gübresinin tonu ise 33 bin TL’ye yükseldi. Geçen yıl 3 TL olan domates fidesi bu yıl 4 TL’den alıcı buluyor. ​"Tarlada 2 TL, Rafta 60 TL" ​Türkiye'nin yıllık yaklaşık 14 milyon ton domates ürettiğini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, piyasadaki fiyat dengesizliğine isyan etti. Gürer, "Domates tarlada 1,5 ile 3 lira arasında kalırken, vatandaş rafta 50-60 liraya ürün almak zorunda kalıyor. Bu makasın sorumlusu üretim sonrası planlama yapamayan siyasi iktidardır" dedi. ​Gıda İsrafı Kapıda: 23 Milyon Ton Çöpe Gidiyor ​Üretim sürecinin planlanmamasının devasa bir israfa yol açtığını belirten Gürer, her yıl Türkiye'de 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini ifade etti. Hasat döneminde alıcı bulamayan ürünlerin tarlada bırakıldığını söyleyen Ziraat Mühendisi Doğukan Eker, "Bazen köylüye gelin bedava toplayın diyoruz, çünkü satış maliyeti kurtarmıyor" sözleriyle durumun ciddiyetini özetledi. ​Çözüm Önerileri: Mazotta Vergi Kaldırılmalı ​Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması ve arz açığının oluşmaması için CHP'li Gürer şu acil önlemleri sıraladı: ​Vergi Muafiyeti: Çiftçinin kullandığı mazotta ÖTV ve KDV tamamen kaldırılmalıdır. ​Sübvansiyon: Tohum ve gübre gibi temel girdilerde devlet desteği artırılmalıdır. ​Sanayi Entegrasyonu: Tarlada kalan ürünlerin israf olmaması için kurutma, dondurma ve işleme tesisleri yaygınlaştırılmalıdır. ​Doğru Planlama: Üretim öncesi, süreci ve sonrasını kapsayan öngörülebilir bir ulusal tarım politikası oluşturulmalıdır. ​Gürer, çiftçinin "alabildiğim mazot kadar ekeceğim" noktasına geldiğini belirterek, üretimden kopuşun gıda krizini derinleştireceği uyarısında bulundu.

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!" Haber

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründeki derin krizi gözler önüne serdi. 2026 yılının çiftçiler için "yıkım yılı" olduğunu belirten Gürer; artan mazot fiyatları, devasa borç yükü ve kapıya dayanan icra dosyaları için acil önlem çağrısında bulundu. ​2026 Yılı Çiftçi İçin Haciz Yılı Oldu ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde çiftçilerin yaşadığı ekonomik darboğazı verilerle paylaştı. Gürer, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Nisan ayı itibarıyla binlerce tarım arazisinin ve iş makinesinin icralık olduğunu açıkladı. ​Gürer’in paylaştığı Nisan ayı icra tablosu ise durumun vahametini ortaya koyuyor: ​64 Traktör ve 29 tarım makinesi satışa çıkarıldı. ​6393 tarla, 500 bağ ve 58 besi damı icralık oldu. ​17 samanlık dahi icra daireleri tarafından satış listesine konuldu. ​"Borç Yükü 1.5 Trilyon TL’ye Dayandı" ​Çiftçinin borç sarmalında olduğunu vurgulayan Gürer, 2025 yılında 868 milyar TL olan kredi borçlarının, 2026 yılında kamu ve özel bankalara olan toplam yükümlülüklerle birlikte 1 trilyon 500 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade etti. 2 milyon 300 bin kayıtlı çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz hale geldiğini belirten milletvekili, "Bir bankadan alıp diğerine yatıran üretici, artık yolun sonuna geldi" dedi. ​İç Anadolu'dan Yürek Burkan Mektup ​Toplantıda bir çiftçinin kendisine yazdığı mektubu okuyan Gürer, sahadaki çaresizliği şu sözlerle aktardı: ​"Köyümüzün en zengin çiftçisi bile traktörü haczedilirken ağlayarak izledi. Kendi evimizde korkar hale geldik. Gübre, mazot ve ilaç alamıyoruz. Tarlalar bir bir satılıyor. Biz vatan haini miyiz?" ​Artan Girdi Maliyetleri ve Doğal Afetler Bel Büküyor ​Üreticinin sadece borçla değil, aynı zamanda iklim krizi ve fahiş maliyetlerle de savaştığını hatırlatan Gürer; DAP gübrenin 40.000 TL, üre gübrenin ise 33.000 TL bandına çıktığını belirtti. Çukurova’daki sel felaketi ve Anadolu’daki don olaylarının tarımsal rekolteyi düşüreceğine, bunun da tüketiciye zam olarak yansıyacağına dikkat çekti. ​Gürer’den Çözüm İçin 5 Acil Madde ​Tarımda çöküşü durdurmak için iktidara seslenen Ömer Fethi Gürer, acil çözüm önerilerini sıraladı: ​İcralar Durdurulsun: Çiftçi, üretici ve besiciye yönelik tüm haciz işlemleri derhal askıya alınmalı. ​Borçlar Ötelensin: Tarımsal borçlar en az 3 yıl süreyle ertelenmeli ve faizler silinmeli. ​TARSİM Reformu: Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) üretici lehine yeniden yapılandırılmalı. ​Alım Garantisi: Üreticiyi koruyan alım garantili ve taban fiyatlı bir sistem kurulmalı. ​Ek Kredi Desteği: Üretimin devamlılığı için çiftçiye düşük faizli veya faizsiz ek kredi imkanı sunulmalı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.