Hava Durumu

#Chp Manisa

Kırsal Haber - Chp Manisa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Manisa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçi Girdi Maliyetleri Altında Eziliyor, Gıda Güvenliği Tehlikede! Haber

Çiftçi Girdi Maliyetleri Altında Eziliyor, Gıda Güvenliği Tehlikede!

CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK verilerine göre %32’ye ulaşan tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın reel piyasada %60’ları bulduğunu belirterek; “İktidar çiftçiyi bu bataktan çıkarmak zorundadır; aksi takdirde gıda krizi kaçınılmazdır” uyarısında bulundu. ​TÜİK Verileri Gerçeğin Sadece Bir Kısmını Yansıtıyor ​TÜİK’in son yayınladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporunu değerlendiren Bekir Başevirgen, Şubat ayında yıllık artışın %31,55 olarak açıklandığını ancak bu rakamların sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ifade etti. Başevirgen, “TÜİK’e göre yıllık %31,55 olan maliyet artışı, çiftçimizin tarlasında ve ahırında reelde en az %50-60 seviyesindedir. İktidar, bu devasa yük altında üretim yapmaya çalışan çiftçimizi görmezden gelmektedir,” dedi. ​Veterinerlik, Yem ve Gübrede Fahiş Artış ​Üreticinin en temel ihtiyaç kalemlerindeki artış oranlarını tek tek sıralayan Başevirgen, tarımın sürdürülebilirliğini tehdit eden tabloyu şu verilerle ortaya koydu: ​Veterinerlik Harcamaları: %41,37 artış ​Yem Fiyatları: %37,70 artış ​Gübre Maliyetleri: %36,89 artış ​Tohum Fiyatları: %34,58 artış ​Başevirgen, “Üreticimizin besicilik yapması ya da mahsul alması için kullanması gereken tüm kalemlerdeki bu artış, artık göz ardı edilemez bir boyuta ulaşmıştır,” ifadelerini kullandı. ​Mazot Fiyatlarındaki Savaş Etkisi Henüz İstatistiklere Yansımadı ​Jeopolitik gerilimlerin (ABD-İsrail-İran) enerji maliyetlerine olan etkisinin henüz TÜİK raporlarına dahil edilmediğini hatırlatan Başevirgen, “Mazottaki son fiyat artışlarının yansımasıyla birlikte çok daha korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Mazot artışı, iğneden ipliğe her girdiyi tetikleyecek,” dedi. ​“Çiftçinin Borç Yükü 1 Trilyon 400 Milyar Liraya Ulaştı” ​Çiftçinin bir borç sarmalına girdiğini ve hasat sonrası bile borçlarını kapatamadığını vurgulayan Başevirgen, tarımdan kopuşun nedenlerini şöyle açıkladı: ​“Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına olan borcu 1 trilyon 400 milyar lirayı buldu. Girdi maliyetini karşılamak için kredi çeken üretici, ürünü satınca borcunu ödeyemiyor ve tekrar borçlanıyor. Bu kısır döngü gençleri tarımdan uzaklaştırıyor, kırsal boşalıyor.” ​Gıda Güvenliği Bir Milli Güvenlik Meselesidir ​Gıdanın tüm ülkeler için artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu hatırlatan Bekir Başevirgen, iktidara şu sözlerle çağrıda bulundu: “Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi üretime teşvik etmek ve gerekli destekleri derhal sağlamak zorundadır. Aksi takdirde, bugün ete hasret kalan vatandaşımız, yarın taneyle aldığı sebze ve meyveye de ulaşamayacak.”

Artık Su Bile Ucuz Değil! Haber

Artık Su Bile Ucuz Değil!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafını hesapladı. Başevirgen, “Standart bir su bardağının 200 mililitre olduğu düşünüldüğünde 19 litrelik bir damacanadan 95 su bardağı su çıkıyor. Bu da bir bardak suyun yaklaşık 2 liraya dayandığı anlamına geliyor. Uzmanların önerisine göre bir yetişkinin günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketmesi gerekiyor. Yani bu kişi başına ayda yaklaşık 75 litre su anlamına geliyor. Günlük 2,5 litre tüketen bir kişi ise her gün yaklaşık 25 liralık, aylık ise 750 liralık su içmiş oluyor. Dört kişilik bir aile üzerinden hesapladığımızda ise tablo daha karanlık hale geliyor. Dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafı 3 bin lirayı buluyor. Rakam makyajları, ‘enflasyon düşüyor’ söylemleri, pembe tablolar gerçeği değiştirmiyor. Vatandaşın mutfağındaki gerçek çok net: ‘Sudan ucuz’ söylemi geçerliliğini yitirdi çünkü artık su bile ucuz değil” dedi. Musluk suyuna güven sorunu yaşayan geniş kesimler için damacana su bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Her kalemde olduğu gibi enflasyon damacana suları da vurdu. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 kişilik bir ailenin su giderinin maliyetini hesapladı. “DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN AYLIK İÇME SUYU MASRAFI 3 BİN LİRAYI BULUYOR” Türkiye’de ortalama damacana su fiyatının 180 lirayı bulduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Standart bir su bardağının 200 mililitre olduğu düşünüldüğünde 19 litrelik bir damacanadan 95 su bardağı su çıkıyor. Bu da bir bardak suyun yaklaşık 2 liraya dayandığı anlamına geliyor. Uzmanların önerisine göre bir yetişkinin günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketmesi gerekiyor. Yani bu kişi başına ayda yaklaşık 75 litre su anlamına geliyor. Günlük 2,5 litre tüketen bir kişi ise her gün yaklaşık 25 liralık, aylık ise 750 liralık su içmiş oluyor. Dört kişilik bir aile üzerinden hesapladığımızda ise tablo daha karanlık hale geliyor. Dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafı 3 bin lirayı buluyor” dedi. “İÇME SUYU KRİZ HALİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA” Aylık su giderinin 3 bin lirayı bulmasının bir kriz başlığı haline geldiğini vurgulayan Başevirgen, “Gıda enflasyonu, kira artışları ve enerji faturaları zaten dar gelirlinin belini bükmüşken, asgari ücretle geçinen bir aile için yalnızca içme suyuna ayrılan 3 bin lira ayrı bir kriz başlığı haline gelmiş durumda. Temiz içme suyuna erişim, temel bir insan hakkıdır. Ancak bugün gelinen noktada su, fiilen yüksek maliyetli bir tüketim ürünü haline dönüştü. Türkiye’de ekonomik kriz artık saklanamaz noktada. Rakam makyajları, ‘enflasyon düşüyor’ söylemleri, pembe tablolar gerçeği değiştirmiyor. Vatandaşın mutfağındaki gerçek çok net: ‘Sudan ucuz’ söylemi geçerliliğini yitirdi çünkü artık su bile ucuz değil” diye konuştu. “BU TABLO, İKTİDARIN YILLARDIR ANLATTIĞI ‘GÜÇLÜ EKONOMİ’ MASALININ EN SOMUT ÇÖKÜŞÜDÜR” İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Başevirgen, “İktidar yıllardır ‘büyüme’ ve ‘istikrar’ söylemini tekrarlıyor. Fakat vatandaş için büyüyen tek şey faturalar. İstikrar kazanan ise zamların sürekliliği. Bir ülkede insanlar içtikleri suyu hesaplamak zorunda kalıyorsa, mesele yalnızca ekonomi değil; sosyal adalet sorunudur. Ve görünen o ki, bugün en temel ihtiyaç bile AKP’nin siyasi tercihlerden bağımsız değil. Su hayattır denir. Ama artık hayatın kendisi bu kadar pahalıyken, su da lüks haline gelmiş durumda. Bugün Türkiye’de insanlar tasarrufu tatilden, eğlenceden değil; sudan yapmayı düşünüyor. Ve bu tablo, iktidarın yıllardır anlattığı ‘güçlü ekonomi’ masalının en somut çöküşüdür” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.