Hava Durumu

#Chp Niğde Milletvekili

Kırsal Haber - Chp Niğde Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Niğde Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli Haber

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek, emeklilere yönelik destekleri içeren bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Gürer, teklifin gerekçesinde sosyal devlet ilkesinin yıllardır sistematik biçimde aşındırıldığını vurguladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifiyle emeklilerin kış aylarında yaşadığı ısınma ve barınma sorunlarına kalıcı çözümler getirmeyi hedeflediklerini söyledi. EMEKLİLER BİR NEBZE OLSUN NEFES ALMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emeklilere her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında aylık 5 bin lira yakacak yardımı yapılması ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak üzere artırılması şart,” dedi. Gürer, ayrıca kendisi, eşi ya da bakmakla yükümlü olduğu çocukları üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmayan ve kirada oturduğunu belgeleyen emeklilere, her ay net asgari ücretin yüzde 50’si oranında kira desteği sağlanması için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduğunu belirtti. “ANAYASA SOSYAL DEVLETİ EMREDİYOR, İKTİDAR GÖRMEZDEN GELİYOR” Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde yer alan “sosyal hukuk devleti” ilkesine ve 61’inci maddede yaşlıların devlet tarafından korunacağına ilişkin açık hükümlere dikkat çekildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, anayasal güvenceye rağmen emeklilerin yaklaşık çeyrek asırdır uygulanan politikalarla giderek yoksullaştırıldığını belirtti. 5510 SAYILI KANUN EMEKLİ MAAŞLARININ MİLADI OLDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarındaki erimenin en önemli kırılma noktasının 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olduğunu ifade etti. Bu düzenleme ile emekli aylığı bağlama oranlarının yüzde 70’ler seviyesinden yüzde 28–30 bandına düşürüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, daha fazla prim ödeyen ve daha uzun süre çalışan emeklilerin dahi daha düşük maaş almaya mahkûm edildiğini vurguladı. Emeklilerin ekonomik büyümeden aldığı payın da ciddi biçimde azaltıldığına işaret eden Ömer Fethi Gürer, “Büyümeden alınan pay yüzde 100’den yüzde 30’a düşürülerek emekliler ülkenin refah artışının tamamen dışına itilmiştir” değerlendirmesinde bulundu. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kanun teklifinde, yanlış ekonomi politikaları sonucu yaşanan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının emekli maaşlarını açlık sınırının dahi altına düşürdüğünü ifade etti. Bugün en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kaldığına dikkat çekilerek, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtti. “BATTANİYEYLE ISINAN, SOFRASINDA ÖĞÜN EKSİLEN EMEKLİLER VAR” Ömer Fethi Gürer, yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunan emeklilerin bugün ısınmak için battaniyeye sarılmak zorunda kaldığını, temel gıdaya ve barınmaya erişimde ciddi sorunlar yaşadığını vurguladı. Kira ödeyemeyen, ısınma giderlerini karşılayamayan emeklilerin içine itildiği yoksulluk sarmalının artık sürdürülemez boyuta ulaştığı ifade edildi. YARDIM DEĞİL, GASP EDİLEN HAKKIN İADESİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, sunulan kanun teklifinin bir “yardım paketi” olmadığının altı çizerek, teklifin AKP iktidarı döneminde emeklilerin elinden alınan refahın sosyal devlet ilkesi gereği kısmen de olsa geri verilmesini amaçladığı belirtti. Teklif kapsamında yakacak yardımıyla kış aylarında yaşanan ısınma sorununun hafifletilmesi, kira desteğiyle barınma kaygısının giderilmesi ve emeklinin eline geçen net gelirin korunmasının hedeflendiğini belirtti. Gürer, bu düzenlemelerin iktidarın yanlış politikalarıyla oluşan ekonomik yıkımın altında kalan emeklilere nefes aldırmak için zorunlu olduğunu vurgulayarak, Meclis’i emeklilerin sesine kulak vermeye çağırdı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Emeklilerin tümüne seyyanen zam yapılması, intibak düzenlemesi yapılması, en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmesi, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması ,ilaç katkı payının kaldırılması ve emekli evi yoksa kira yardımı ile yakacak yardımı yapılması emeklinin sağlıklı bir yaşama ermesi için ihtiyaç olduğunu söyledi ve emeklilerin yaşamı iyileşinceye kadar onlar için mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Gürer, “Emekli olmakta, emekli yaşamakta zorlaştı. EYT sonrası kademe sorunu çözülmedi.1 gün ile 17 yıl kaybedenler var. Emeklilik içinde mutlaka kademe düzenlemesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Gürer: "Şap Hastalığı Hayvancılığı Vuruyor!" Haber

Gürer: "Şap Hastalığı Hayvancılığı Vuruyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında hayvan hastalıklarının hayvancılık sektöründe kayıplara yol açtığını belirterek, şap hastalığının olumsuz etkilerine dikkat çekti. Gürer, hastalık nedeniyle 81 ilde hayvan pazarlarının kapandığını, et ve süt üretiminde kayıplar yaşandığını ifade etti. Gürer, şap hastalığı nedeniyle buzağısını atan ancak yoğun çabayla hayatta tutulan bir hayvan üzerinden yaşanan süreci yerinde besiciden dinledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemiz 2025 yılında hayvan hastalıkları nedeniyle önemli sıkıntılar yaşadı. Bu hastalıklar hayvan pazarlarının kapanmasına yol açtı; et ve süt kayıpları oluştu, hayvan kayıpları da bununla birlikte arttı. Şap hastalığının etkisiyle buzağısını atan ancak sonrasında kurtarılan bir hayvan olsa da bazı hayvanlar yavru attı ya da telef oldu” dedi. “HAYVANI ELLERİMİZLE BESLEYEREK HAYATTA TUTTUK” Süt İnekçiliği yapan Zülfü Ünal Şap hastalığına yakalanan hayvanın simental cinsi olduğunu belirterek, “Bu hayvan normalde minimum 650–700 kilo canlı ağırlığa ulaşmıştı. Şapa yakalandıktan sonra ölmek üzereydi. Ağzı ve dili yara olduğu için yem yiyemiyordu; biz de zorla, ellerimizle besleyerek kurtarmaya çalıştık. Yoğun bir mücadelenin ardından 15 günün sonunda hayvanı hayata döndürdük” diye konuştu. Ancak hastalığın etkilerinin bununla sınırlı kalmadığını vurgulayan Ünal, hayvanın dört aylık gebe olmasına rağmen buzağısını attığını belirterek, “Şap hastalığının etkisiyle buzağı kaybı yaşadık” dedi. ŞAP SONRASI KISIRLIK RİSKİ VE VERİM KAYBI Ünal, hastalıktan altı ay sonra aşılama yaptırmalarına rağmen hayvanın boğaya gelmediğini belirterek, “Şap hastalığının en büyük etkilerinden biri dişi hayvanları kısır bir döngüye sokmasıdır. Tohumlama zamanı gelmiyor, tohumlama yapamayınca üretim de yapılamıyor, buzağı alınamıyor” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 1,5 ay önce yeniden aşılama yaptıklarını aktaran Ünal, “Şu anda durumu net değil. 15–20 gün sonra yeniden kontrollerini yapacağız. Gebe değilse hayvanı kesime göndermek zorunda kalacağız” dedi. Süt verimindeki düşüşe de dikkat çeken Ünal, “Hayvanımız günlük minimum 25–30 litre süt veriyor. Oysa hastalıktan önce 40 litreye ulaşmıştık. Bu simental bir hayvan. Daha önce 40 litreye yakın süt alıyorduk” diye konuştu. İşletmedeki 20 hayvanın tamamının gebe olduğunu belirten Ünal, üretimi sürdürmek için büyük çaba gösterdiklerini ve destek beklediklerini söyledi. “HASTALIK ÖNLENEMEZSE İTHALAT KAÇINILMAZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, simental ırkı bir hayvanda süt veriminin 40 litreden 25 litreye düşmesinin hayvancılıktaki yapısal sorunları gözler önüne serdiğini belirtti. Gürer, “Büyük bir mücadeleyle hayvan kurtarılmış; ancak Türkiye hayvan hastalıklarını önleyemez, buzağı ölümlerinin önüne geçemezse hayvancılıkta ithalata bağımlılık devam edecektir. Şap hastalığı ile et, süt, buzağı ve hayvan kayıpları yaşanması hayvancılıkta sorunları katladı. Şap kolay yayılan bir hastalık. Doğru ve zamanında aşılama ve gerekli önlemlerle sorun aşılabilir ” dedi. TBMM Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilirliği için kırsalda kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hayvancılığın olduğu her köyde mutlaka veteriner, tarımın olduğu her yerde de ziraat mühendisi bulunmalıdır. Ayrıca hayvancılığı yapan kişi çiftçilik de yapmıyorsa bu işin sürdürülebilirliği risk altındadır” ifadelerini kullandı. Yem fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, yem maliyetlerinin üreticinin belini büktüğünü belirterek, “Yem almak zorunda kalan üreticinin gideri daha da artıyor. Bu nedenle hem çiftçilik hem hayvancılık birlikte yapılmak zorunda” dedi. “İNEK SAYISI ÇOK, SÜT AZ” Süt verimliliğinin ülkenin milli gelirine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Türkiye ile Fransa’yı karşılaştırarak, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var, Türkiye’de ise 6,5 milyon. Ancak Fransa bizden daha fazla süt üretiyor. Bunun nedeni hayvan refahının ve hayvan beslenmesine yönelik gerekli desteğin sağlanmaması. Türkiye, Fransa’dan fazla ineğe sahip olup Fransa’dan fazla süt ürettiği gün bu sorunlarını aşacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “DİNLEYEN VAR, İCRAAT YOK” Üretici Zülfü Ünal ise çiftçilik ve hayvancılığın birlikte yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek, “Benim 350–400 dönüm arazim var. Hayvanlarım için arpa, fiğ, yonca ekiyorum. Bunun yanında buğday üretip una destek olmak, ekmek fabrikalarına göndermek istiyoruz” dedi. Kuraklık ve kıtlık dönemlerinde çiftçilerin borç batağına sürüklendiğini ifade eden Ünal, “Çiftçi tarım kredi ve bankalarla çalışmak zorunda kalıyor; herkes borçlu. Mahsul alamadığında mecburen tarlasını, hayvanını, arabasını satmaya çalışıyor. Borç ertelemesi yok, herhangi bir destek yok” diye konuştu. 2024 yılında ÇKS kaydı yaptırmalarına rağmen bazı destekleri hâlâ alamadıklarını belirten Ünal, şap hastalığından kaynaklanan süt kaybı için de herhangi bir destek verilmediğini söyledi. Ünal, “tarım müdürlüklerine gidiyoruz, derdimizi anlatıyoruz. Herkes ‘tamam’ diyor ama kimse dönüp bakmıyor. Dinliyorlar ama icraata gelince ortada kimse yok. Biz icraat bekliyoruz, yardım bekliyoruz, destek bekliyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

Bakanlığın Bütçesi, Kanunen Verilmesi Gereken Destekten Az Haber

Bakanlığın Bütçesi, Kanunen Verilmesi Gereken Destekten Az

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının kurak geçtiğini, bu nedenle rekoltede ve ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını belirtti. Gürer, 2026 yılında kar ve yağmurun çiftçiler için yeniden umuda dönüştüğünü ifade ederek, “Bu sürecin doğru yönetilmesi gerekiyor” dedi. “ÇİFTÇİYE HAK ETTİĞİ DESTEK VERİLMİYOR” Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin 542 milyar lira olarak belirlendiğini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin millî gelirin yüzde 1’i olduğunu ve bu tutarın 772 milyar liraya ulaştığını söyledi. Buna karşın bütçeden tarımsal destek için ayrılan kaynağın yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek çiftçiye verilmiyor. Bu, çiftçilerimiz için yeterli değil” diye konuştu. “542 MİLYAR LİRAYLA TÜM SORUNLAR NASIL ÇÖZÜLECEK?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 542 milyar liralık bütçeyle sulama suyu sorununu mu çözeceğini, toplulaştırmayı mı yapacağını, çiftçiye destek mi vereceğini, tarımda ortaya çıkan sorunlara mı çözüm üreteceğini sorguladı. Küresel iklim değişikliğinin yarattığı sorunlara ek olarak Türkiye’nin ciddi bir su ve sulama sorunu yaşadığını belirten Gürer; barajlar, göletler, kapalı sulama sistemleri ile damlama ve yağmurlama yatırımlarının da bu sınırlı bütçeyle karşılanmaya çalışıldığını ifade etti. “BORÇLU ÇİFTÇİYE KREDİ YOK, ÜRETİMDEN KOPUŞ VAR” Bu yıl başlatılan bir uygulamayla BAĞ-KUR prim borcu olan çiftçilere bankalar tarafından kredi verilmediğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, kredi alamayan çiftçinin üretimin içinde kalamadığını vurguladı. Çiftçilerin bankalara olan borcunun 1 trilyon 2 milyar liraya ulaştığını belirten Gürer, “Bu kadar borcu olan çiftçiye destek vermezseniz tarımı nasıl sürdüreceksiniz?” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLEN DESTEK, ÜLKENİN GIDA GÜVENCESİDİR” Çiftçiye ve besiciye verilen desteğin aslında ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağmur var, kar var, umut var. Ama bu umudu ortadan kaldırmamak için çiftçiye desteği zamanında vermek gerekiyor” ifadelerini kullandı. Gürer, geçen yıl nisan ayında yaşanan don olayında TARSİM ve ÇKS kaydı olanlara dahi ödemelerin tamamlanmadığını, kaydı olmayanlara ise destek verilmediğini hatırlattı. “DESTEK OLMAZSA RAF FİYATLARI DÜŞMEZ” Çiftçiye zamanında, doğru ve yeterli destek verilmediği sürece raftaki ürün fiyatlarının düşmesinin mümkün olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetlerinin tarımda büyük sorun yarattığını söyledi. Üretimin pahalı hâle geldiğini, kırsaldan kente göçün arttığını, çiftçi yaş ortalamasının 58’e yükseldiğini dile getiren Gürer, gençleri tarıma özendirmek için desteklerin artırılması gerektiğini ifade etti. “TARIMI KİLİTLEMEYİN” Tarımın en büyük sorunlarından birinin girdi maliyetleri olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer; yem, gübre, tohum, ilaç, mazot, işçilik, traktör ve biçerdöver giderleri ile elektrik ve su ücretlerinin hızla arttığını söyledi. Bu artışların ürün maliyetlerine yansıdığını belirten Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana artıyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün almak zorunda kalıyor” dedi.

Gürer: ''Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır'' Haber

Gürer: ''Gübre ve Yem Fiyat Artışı Durdurulmalıdır''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunun girdi maliyetleri artış ve aracılık sistemi ile ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciye etkidiğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem fiyatı artıyor, gübre fiyatı artıyor, tohum fiyatı artıyor, mazot artıyor, işçilik artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri artıyor. Elektrik ve su parası katlıyor.Ürün daha toprağa ekilirken fiyatlar tırmanıyor ” dedi. “MALİYET ARTIŞI ÜRÜNE, ÜRÜN ARTIŞI RAFA KATLANARAK YANSIYOR” Artan girdi maliyetlerinin doğrudan ürün maliyetine yansıdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını vurguladı. Gürer, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diye konuştu. Bu tablonun siyasi iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Bununla ilgili düzenleme yapması siyasi iktidarın görevidir” dedi. “YEM VE GÜBRE MUTLAKA SÜBVANSE EDİLMELİ, TABAN FİYATA DÖNÜLMELİ” Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, yem ve gübrede sübvansiyon uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, çiftçiler için yeniden taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. “GÜBRE FİYATLARI BİR YILDA UÇTU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 Tl fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 Tl iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 Tl çıktı.DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat” dedi. “TOHUM, İLAÇ, MAZOT… HEPSİ ARTTI” Sadece gübrede değil, tohumda ve ilaçta da ciddi fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, mazotun litresinin 50 lirayı aştığını belirterek, “Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor” diye konuştu. “HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?” Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi. Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu. “ÇÖZÜM İŞİN BAŞINDA: GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ” Sorunun çözümünün üretimin başında olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur” dedi. Gürer, yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon uygulanması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin ürettiği ürünün israf olmadan alım garantisiyle satın alınmasının sağlanması çağrısında bulundu. “MAZOTTA ÖTV VE KDV ÇİFTÇİ İÇİN KALDIRILMALI” Mazot fiyatlarının çiftçi için artık karşılanamaz hale geldiğini söyleyen TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor” dedi. “İCRALAR ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRIYOR” Geçtiğimiz yılın çiftçiler için “kara bir yıl” olduğunu ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin yeterli kazanç elde edemediğini ve desteklerin de yetersiz kaldığını belirtti. Gürer, “Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor” dedi. Bu icraların durdurulması gerektiğini vurgulayan Gürer, konuyla ilgili kanun teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli” çağrısında bulundu. “HAYVANCILIK ALARM VERİYOR” Hayvancılıktaki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı’nın verilerine atıfta bulunarak, “Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, siyasi iktidarın çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır.” Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer rafta gıda fiyatları artarken emekli ve asgari ücretlinin düşük ücretleri ile her istediği gıda ürünü alamadığını, yoksulluğun gıdaya raf fiyatları artış nedeni sağlıklı beslenemediğini de belirtti. Gıda fiyat artışının engellenmesi girdi maliyetleri düşürmekle başlar” dedi. Vatandaş et ve süt ile mamul ürünleri alamadığı gibi sebze ve meyvede de önemli kısıntıya gittiğine de dikkat çekti. “Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” dedi. Ürün Grubu Ürün Adı Başlangıç Fiyatı (TL) Bitiş Fiyatı (TL) Net Artış (TL) Yüzdesel Artış (%) Domatesler Domates 24 48 24 100 Domatesler Yuvarlak Domates 30 60 30 100 Domatesler Oval Domates 33 60 27 82 Salatalıklar Salatalık 14 50 36 257 Salatalıklar Silor 16 75 59 369 Salatalıklar Dikenli Salatalık 12 50 38 317 Biberler Çarli Biber 15 50 35 233 Biberler Sivri Biber 13 35 22 169 Biberler Kıl Sivri Biber 35 80 45 129 Biberler Kılçık Sivri Biber 45 110 65 144 Biberler Üçburun (Köy) Biberi 24 62 38 158 Biberler Dolma Biber 22 62 40 182 Biberler Kapya Biber 50 60 10 20 Biberler Şili (Kırmızı) Biber 45 70 25 56 Biberler Şili (Yeşil) Biber 50 75 25 50 Biberler Jalapeno Biber 35 85 50 143 Biberler Yeşil Kapya Biber 40 70 30 75 Biberler Çin Biberi 80 110 30 38 Patlıcanlar Patlıcan 15 55 40 267 Patlıcanlar Oval Patlıcan 35 80 45 129 Kabaklar Kabak 17 65 48 282

CHP'li Gürer: "Tarım 19 Yıldır En Yoksul Sektör" Haber

CHP'li Gürer: "Tarım 19 Yıldır En Yoksul Sektör"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hanehalkı fertlerinin ekonomik faaliyet kollarına göre yıllık ortalama esas iş gelirlerini gösteren 2006-2025 verilerini değerlendirdi. Gürer, "İktidarın 'üretme, tüket' politikasının bu süreçte yol olduğunu söyledi. Çiftçi, betonlaşma ve hizmet sektörüne karşısında geriye düştü, " dedi. Gürer, “TÜİK’in verileri, çiftçinin ülkenin yoksulları arasında yer aldığını gösteriyor” diye konuştu. "ÇİFTÇİ, BU ÜLKENİN 'YOKSULU' CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 12006’dan bugüne, hatta 2025 projeksiyonuna kadar değişmeyen tek bir gerçek var: Tarım sektörü hep sonuncu, çiftçi hep mağdur. güneşin altında, çamurun içinde bu ülkeyi doyurmak için çalışan çiftçimiz, gelir sıralamasının en dibine demir atmış. bu bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. İktidar, köylüye 'Sen bu ülkenin en fakiri kalmaya mahkumsun' demiştir," diye konuştu. "20 YIL ÖNCE KAFA KAFAYAYDI” İnşaat sektörü ile Tarım sektörü arasındaki makasın açılmasına "Beton, toprağı yuttu" diyerek tepki gösteren CHP'li Ömer Fethi Gürer,”2006 yılına dönüp bakalım. Bir tarım çalışanının yıllık geliri 5 bin 719 TL iken, inşaat sektöründeki gelir 6 bin 327 TL idi. Yani neredeyse kafa kafaya, eşit bir gelir dağılımı vardı. Peki, bugün ne görüyoruz? 2025 yılı tahminlerine göre inşaat sektörü geliri 402 bin TL’ye dayanırken, tarım 237 bin TL’de kalıyor. İnşaat, tarımı ikiye katlamış! iktidar çiftçiye 'Tarlanı sat, git şehirde inşaatta çalış' diyor.” "ORTALAMANIN YARISI” Türkiye ortalaması ile tarım geliri arasındaki farka da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2025 yılında Türkiye genelinde ortalama iş geliri 403 bin TL olarak öngörülüyor. Peki, çiftçinin cebine girecek olan ne? Sadece 237 bin TL. Ülke ortalamasının neredeyse yarısı! Hizmetler sektörü 426 bin lira kazanırken, üreten, gıdayı sofraya koyan kesim bunun yarısına talim ediyor. Hizmet edenin, üretenden iki kat değerli görüldüğü bir ekonomide gıda enflasyonu düşmez" dedi. BAYRAMI YOK, TATİLİ YOK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım diğer tüm sektörlere kıyasla en meşakkatli, en fedakârlık gerektiren alandır. Çiftçinin bayramı yoktur, gecesi yoktur, gündüzü yoktur, tatili yoktur. Çiftçi; yağmurda, ayazda, sıcakta toprağın başındadır. Doğa şartlarına, kuraklığa, dona, afete karşı üretim yapmaya çalışır. Buna rağmen emeğinin karşılığını alamayan bir sektördür. Üstelik tarım yalnızca bir ekonomik faaliyet değil; ülkeyi doyuran, giydiren, besleyen stratejik bir alandır. Gıda güvenliği, toplumsal huzur ve ulusal bağımsızlık doğrudan tarıma bağlıdır. Böylesine hayati ve stratejik öneme sahip bir sektörün, en düşük gelirle ayakta kalmaya zorlanması kabul edilemez; bu tablo, tarıma verilen değerin değil, tarımın sistemli biçimde geriye gidişinin açık göstergesidir,” şeklinde konuştu.

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Çiftçi Yeni Yıla Umutla Değil, İcra Memuruyla Girdi Haber

Çiftçi Yeni Yıla Umutla Değil, İcra Memuruyla Girdi

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı boyunca süren haciz dalgasının 2026 yılının ilk haftasında da hız kesmeden devam ettiğini açıkladı. Farklı il ve ilçe icra daireleri tarafından satışa çıkarılan büyükbaş hayvanlara dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, "Çiftçi yeni yıla umutla değil, icra memuruyla girdi. Hayvanlar ahırda zayıflıyor, üretici ise tükeniyor" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün 2026 yılına da sorunlu başladığını ve borç döndürmede tarım kesimin daraldığını belirtti. 2025 yılının olumsuz koşullar altında geçiren çiftçinin, 2026’nın ilk günlerinde de traktörüne, tarlasına ve en acısı ahırındaki hayvanına el konulduğunu belirtti. "CANLI HAYVANLAR SATIŞTA!" Bir ilçede 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 6 Ocak 2026 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Daha yılın sekizinci gününde bilirkişi heyeti ahırlara girip hayvan sayıyor. Rapordaki ifade ise her şeyi özetliyor: ‘Hayvanların genel sağlık durumları orta seviyede olup, yer değişimi ve hava şartlarından dolayı kilo verdikleri görülmüştür. ‘ İcra kıskacındaki hayvan bile stresten eriyor! Toplamda 1 milyon 37 bin TL değer biçilen bu hayvanlar, bir üreticinin alın teri ve geleceğidir. Buzağılar daha büyümeden icra dairesinin satış listesine düşmüş durumda. Bu, tarım için zor bir dönemin habercisi. Çiğ süt fiyatı düşük, yem fiyatı ve ahır gideri yüksek olursa hayvancılık ithale teslim olur” dedi. Gürer, “Lüleburgaz’da icra kıskacına alınan üretimden gelen acı tabloda, 2026 yılının ilk haftasında toplam 20 adet büyükbaş hayvan haraç mezat satışa çıkarıldı. Bilirkişi raporlarına yansıyan detaylara göre, satış listesinde ağırlıkları 215 ile 300 kilogram arasında değişen 13 adet düve ve erkek dana ile 7 adet buzağı bulunuyor,” diye konuştu. TARLA, TRAKTÖR, SAMANLIK... CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 8 Ocak 2026 itibarıyla icradan satışa çıkarılanların listesinin, tarımdaki sorunların belgesi olduğunu vurguladı: İcra Konusu Varlık Miktar (Adet/Birim) Tarla 5.870 Bağ 455 Traktör 72 Tarım Makinesi 52 Samanlık ve Besi Damı 27 "Bu rakamlar sadece birer istatistik değil, tarımdan kopanların varlığıdır" diyen Gürer, her yıl artarak devam eden hacizler 2026'da katlanarak artacağı yönündeki kaygısını ifade etti. "ÇİFTÇİ MİLLİ EKONOMİNİN EFENDİSİYDİ, ŞİMDİ İCRANIN MAĞDURU!" Ömer Fethi Gürer, “2025 yılı çiftçi için 'kayıp yıl' olmuştu, 2026 ise tarım kesiminin beklentisi verimli bir yıl olmasıydı. Ancak yeni yıla girerken bankalar, kredi almak isteyen çiftçiye “BAĞ-KUR borcun varsa önce onu öde, sonra gel” diyerek çiftçinin krediye erişiminin önünü kesiyor. Üretim için girdi maliyetleri katlanıyor. Buna rağmen, icraların ertelenmesi yönündeki çağrılarımıza karşın icra işlemleri sürüyor. 5 bin 870 tarla icralık olur mu? 72 traktör yediemin otoparklarında çürümeye terk edilir mi? Üreticiyi toprağına küstürdünüz, hayvanını elinden aldınız. Ahırdaki ineği, tarladaki traktörü satarak bu ülkeyi doyuramazsınız. İcra daireleri adeta birer tarım makina pazarına dönüştü. İktidar bu feryadı duymalı, hacizler derhal durdurulmalıdır," dedi.

USK'nın Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Maliyet Fiyatının Altında Haber

USK'nın Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Maliyet Fiyatının Altında

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olarak açıklanmasının bir artış değil, maliyetin altında bir ayarlama olduğunu söyledi. Gürer, belirlenen fiyatın üretim maliyetlerinin gerisinde kaldığını vurgulayarak, “Bu fiyat ne üreticinin emeğini karşılıyor ne de hayvancılığın sürdürülebilirliğine destek sağlıyor” dedi. Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olarak açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu fiyatın yem ve ahır giderlerinin gerisinde kaldığını ve gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. Gürer, artan yem, enerji, veteriner giderleri, aşı, vitamin ve işçilik maliyetleri dikkate alındığında açıklanan fiyatın üretici giderlerinin altında kaldığını ifade etti. Gürer, son beş yılda süt inekçiliği yapanların ciddi ölçüde hayvanlarını satışa yöneldiğini belirtti. Küçük aile tipi işletmeler ahırın kapısını kapattı. 1–10 hayvanı olan üreticiler, artan giderler karşısında hayvancılığı bırakmaya başladı. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyat, tavsiye fiyatıdır. Küçük aile tipi işletmeler, çiğ süt sağdığı anda ürünü aracıya vermek zorunda kalmaktadır. Süt saklama olanakları yoktur. Toplayan aracı ise USK fiyatının altında bir bedelle ürünü alır ve bu da fiili piyasa fiyatı olur. Açıklanan fiyat birçok yerde hemen uygulamaya geçmez. Çiğ süt fiyatı açıklanıyor ama bu fiyat, üreticinin cebine giren gerçek gelir değildir” dedi. Gürer, tavsiye fiyatlarının çoğu bölgede uygulanmadığını, üreticinin sanayici ve aracı baskısı altında daha düşük fiyatlara mahkûm edildiğini vurguladı. “MALİYET ARTIYOR, FİYAT YERİNDE SAYIYOR” Ömer Fethi Gürer, son bir yıl içinde hayvancılıkta girdi maliyetlerinin katlanarak arttığına dikkat çekerek, “Yem fiyatları dövize endeksli biçimde artıyor, elektrik ve mazot zamları durmuyor, veterinerlik ve ilaç giderleri üreticinin belini büküyor. Buna karşın çiğ süte verilen 22,22 TL’lik fiyat, maliyetleri karşılamaktan uzaktır. Üretici zarar ederek üretmeye zorlanıyor” dedi. Süt/yem paritesinin hayvancılığın temel göstergelerinden biri olduğunu hatırlatan Gürer, mevcut fiyatla bu paritenin korunamadığını, üreticinin her geçen gün daha fazla zarar ettiğini söyledi. “1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınamıyor. 50 kilogram süt yemi 900 liraya dayandı. Hayvanlar 12 ay kapalı alanda yemle besleniyor, maliyet sürekli artıyor” diye konuştu. “BU FİYAT İNEK SATIŞINI HIZLANDIRIR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiğ süt fiyatlarının yetersiz kalmasının doğrudan hayvan varlığına olumsuz yansıdığını belirterek, “Süt para etmezse üretici mecburen ineğini kesime gönderir. Bugün açıklanan bu fiyat, inek kesimini hızlandıracak; yarın hem süt hem et sorunu daha da derinleşecektir” diye konuştu. Türkiye’nin geçmişte aynı süreci yaşadığını hatırlatan Gürer, yanlış fiyat politikaları nedeniyle hayvan varlığının azaldığını, ardından ithalat kapılarının açıldığını ifade etti. “TAVSİYE FİYAT DEĞİL, ÜRETİCİYİ KORUYAN FİYAT GEREK” Çiğ süt fiyatının “tavsiye” niteliğinde olmasının üreticiyi korumadığını dile getiren Ömer Fethi Gürer, etkin bir denetim ve bağlayıcı mekanizma olmadan açıklanan rakamların kâğıt üzerinde kaldığını söyledi. “Tavsiye fiyat açıklamakla sorun çözülmüyor. Sahada uygulanmayan, denetlenmeyen fiyat üreticiyi korumaz. Üretici sanayicinin insafına bırakılıyor” dedi. Gürer, çiğ süt fiyatının maliyet esaslı belirlenmesi, üreticinin refah payının gözetilmesi ve fiyatların bağlayıcı hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı. RAFTA FİYAT ARTIŞI UYARISI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, USK’nin çiğ süt litre fiyatını 19,60 TL’den 22,22 TL’ye çıkardığını belirterek, “Bu fiyat süt inekçiliği yapanın maliyetinin altındadır. Enflasyonu düşürmek, besicinin gelirini daraltmakla olmaz. Çiğ süt fiyatında yaklaşık 2 liralık artış, raftaki süt ve peynir fiyatlarına kat kat yansıyabilir. Fahiş artışlar olabilir. Ticaret Bakanlığı, rafta süt ve sütten mamul ürünlerdeki fiyat artışlarını izlemelidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.