Hava Durumu

#Çiftçiler

Kırsal Haber - Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'den Zeytin Üreticilerine Uygulamalı Eğitim Haber

Büyükşehir'den Zeytin Üreticilerine Uygulamalı Eğitim

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Orta Sakarya Vadisi’nde zeytinciliğin geliştirilmesi ve üreticilerin bilgi birikiminin artırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında Sarıcakaya’da düzenlenen uygulamalı zeytincilik eğitimine çiftçiler katıldı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Sarıcakaya ESMEK binasında gerçekleştirilen eğitim, Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın eğitmenliğinde yapıldı. İki aşamalı olarak gerçekleştirilen eğitim programının ilk bölümünde, zeytin yetiştiriciliğine ilişkin teorik bilgiler üreticilerle paylaşıldı. Ardından, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 2024 yılında Sarıcakayalı üreticilere dağıtılan zeytin fidanlarıyla kendi bahçesini oluşturan ve iki yıldır büyük bir özenle bakan bir üreticinin zeytinliğine geçildi. Zeytin ağaçlarının sağlıklı gelişimi ve kaliteli ürün elde edilmesi açısından büyük önem taşıyan doğru budama teknikleri uzman eşliğinde anlatıldı. Üreticiler, sahada gerçekleştirilen uygulamalar sayesinde teorik bilgilerini pratiğe dökme ve zeytin ağaçlarının bakımına yönelik doğru yöntemleri yerinde öğrenme fırsatı buldu. Üreticilerin bilimsel ve doğru yetiştiricilik yöntemlerini benimsemelerini, budama konusundaki bilgi ve becerilerini geliştirmelerini amaçlayan eğitimle, zeytin ağaçlarının verim ve gelişimini destekleyen bakım uygulamalarının yaygınlaştırılması hedeflendi. Büyükşehir Belediyesi, proje kapsamında yürüttüğü çalışmalarla Orta Sakarya Vadisi’nde zeytinciliğin gelişmesine, üreticilerin teknik kapasitesinin güçlenmesine ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesine katkı sunmayı sürdürüyor.

Şube Başkanı Güder’den Tarımsal Destek Tepkisi: GSMH’nin Yüzde 1’i Ayrılmalı Haber

Şube Başkanı Güder’den Tarımsal Destek Tepkisi: GSMH’nin Yüzde 1’i Ayrılmalı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedefin oldukça altında kaldığını belirterek Tarım Kanunu’nun uygulanması çağrısında bulundu. 2026 yılı için tarımsal destekleme programlarına 168 milyar TL ayrıldığını ifade eden Güder, yasal ölçüt olarak gösterilen yüzde 1’lik oranın karşılanabilmesi için tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. Güder, artan üretim maliyetleri, iklim değişikliğinin etkileri ve çiftçilerin yaş ortalamasının yükselmesinin tarımın geleceği açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekti. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Türkiye’de tarımsal destekleme politikaları, üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar ve tarım sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak ele alınamayacağını belirten Güder, gıda güvencesinin sağlanması, kırsal yaşamın korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması için üreticilerin desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Tarımsal üretimin devamlılığı açısından kamu desteklerinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Güder, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde yer alan düzenlemenin gereğinin yerine getirilmesini istedi. Söz konusu madde kapsamında tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 1’inden az olmaması gerektiğini hatırlatan Güder, mevcut destekleme ödeneklerinin bu hedefin gerisinde kaldığını belirtti. Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Gerisinde Kaldı Tarımsal desteklerin yıllar içerisindeki seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selma Güder, desteklerin ekonomik büyüklük içerisindeki payının giderek azaldığına dikkat çekti. Güder’in paylaştığı verilere göre, 2016 yılında gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 0,44 olan tarımsal destekler, 2024 yılında yüzde 0,21 seviyesine geriledi. 2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL kaynak ayrıldığını belirten Güder, bu tutarın ekonomik büyüklükle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını savundu. 2026 yılı için yaklaşık 77 trilyon TL olarak öngörülen GSYH üzerinden yapılan hesaplamada, yüzde 1’lik oranın 770 milyar TL’ye karşılık geldiğini ifade eden Güder, bütçede ayrılan tarımsal destekleme ödeneğinin bu tutarın oldukça altında olduğunu kaydetti. GSMH ile GSYH’nin farklı ekonomik göstergeler olduğuna dikkat çeken Güder, karşılaştırmaların aynı kavramlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, mevcut tablonun tarımsal desteklerin artırılması ihtiyacını ortaya koyduğunu ifade etti. “Bu Yalnızca Bütçedeki Bir Eksiklik Değil” Tarımsal desteklerin yetersiz kalmasının yalnızca bütçeyle ilgili bir sorun olmadığını belirten Güder, yaşanan durumun üreticilerin üretime devam edebilme gücünü ve Türkiye’nin gıda güvencesini doğrudan etkilediğini söyledi. Çiftçilerin artan üretim maliyetleri karşısında ciddi bir mücadele verdiğini dile getiren Güder, mazot, gübre, tohum, yem, enerji, sulama ve işçilik giderlerindeki artışların üreticilerin ekonomik yükünü ağırlaştırdığını kaydetti. İklim değişikliğinin etkilerinin de tarımsal üretimdeki riskleri artırdığını belirten Güder, kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetlerin üretim süreçlerini olumsuz etkilediğini ifade etti. Üreticilerin hem üretim maliyetlerini hem de hasat döneminde ürünlerini hangi fiyatla satabileceklerini öngörmekte zorlandığını vurgulayan Güder, belirsizliklerin çiftçileri daha fazla borçlanmaya ittiğini ve bazı üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çektiğini belirtti. Güder, üreticilerden daha fazla üretim yapmaları beklenirken temel girdi maliyetlerini karşılamada yetersiz kalan desteklerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanamayacağını dile getirdi. Üreticinin Üretimden Çekilmesi Gıda Fiyatlarını da Etkiliyor Tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca çiftçilerin gelirleriyle sınırlı olmadığını belirten Selma Güder, üreticilerin üretimden uzaklaşmasının toplumun tamamını ilgilendiren sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Üretici sayısının azalmasının kırsal nüfusun gerilemesine, tarımsal istihdamın daralmasına ve ülkenin üretim kapasitesinin zayıflamasına yol açabileceğini ifade eden Güder, üretimde yaşanabilecek gerilemenin tüketicilerin gıdaya erişimini de zorlaştırabileceğini kaydetti. Tarımsal desteklerin bir lütuf olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Güder, bu desteklerin üretimin devamlılığını sağlayan önemli bir kamu politikası aracı olduğunu belirtti. Doğru planlanan desteklerin üreticilerin gelirlerini koruyacağını, tarımsal üretim planlamasını güçlendireceğini ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade eden Güder, Türkiye’nin tarımsal üretimde dışa bağımlılığının azaltılması açısından da destekleme politikalarının önem taşıdığını söyledi. “Destekler Zamanında ve Öngörülebilir Olmalı” Tarımsal desteklerin yalnızca miktarının artırılmasının yeterli olmayacağını belirten Güder, destekleme sisteminin üreticilerin gerçek ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Desteklerin üretim maliyetlerini dikkate alması, enflasyon karşısında üreticilerin yaşadığı kayıpları gözetmesi ve üretim takvimine uygun şekilde ödenmesi gerektiğini vurgulayan Güder, çiftçilerin geleceğe yönelik planlama yapabilmesi için destekleme politikalarının öngörülebilir olmasının önemine işaret etti. Güder, tarımsal desteklerin üreticiyi ayakta tutan, üretim kapasitesini koruyan ve sürdürülebilirliği esas alan bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Ziraat Mühendisleri Odasından Tarımsal Destekler İçin 6 Talep TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesi amacıyla taleplerini de sıraladı. Güder’in açıkladığı talepler şöyle: - Tarım Kanunu uygulanmalı: 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi hayata geçirilmeli ve tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalı. - Destekler üretim maliyetlerini karşılamalı: Artan girdi maliyetleri ve enflasyon nedeniyle üreticilerin yaşadığı kayıplar dikkate alınmalı. - Ödemeler zamanında yapılmalı: Tarımsal destekler üretim takvimine uygun, düzenli ve öngörülebilir biçimde ödenmeli. - Küçük üreticiler korunmalı: Küçük ve orta ölçekli üreticiler ile genç çiftçiler ve kırsalda üretimini sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmeli. - İklim değişikliğine karşı önlem alınmalı: Su ve toprak kaynaklarının korunması, iklim krizine uyum, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma-yayım faaliyetleri desteklenmeli. - Bilimsel veriler esas alınmalı: Üretim planlaması ve tarımsal desteklerin hazırlanması süreçlerinde meslek odalarının, üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalı. Güder, tarımsal destekleme politikalarının yalnızca kısa vadeli ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda değil, Türkiye’nin uzun vadeli üretim kapasitesini koruyacak şekilde oluşturulması gerektiğini ifade etti. Genç Çiftçi Oranı Yüzde 5: “Tarımın Geleceği Bitiyor!” Tarım sektörünün geleceğine ilişkin en önemli sorunlardan birinin üreticilerin yaş ortalamasının yükselmesi olduğunu belirten Selma Güder, çiftçilerin yaş dağılımına ilişkin verileri paylaştı. Güder’in açıklamasına göre, Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalaması erkeklerde 58, kadınlarda ise 61 seviyesinde bulunuyor. Üreticilerin yüzde 35’inin 50-64 yaş aralığında olduğunu belirten Güder, 18-32 yaş arasındaki genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğunu söyledi. Gençlerin tarımsal üretime katılımının sınırlı kalmasının sektörün geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurgulayan Güder, bu tablonun kırsal yaşamın devamlılığı ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından alarm verdiğini ifade etti. Gençlerin tarımda kalabilmesi için ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesi gerektiğini belirten Güder, üreticilerin yalnızca mali desteklerle değil, kırsalda yaşamayı mümkün kılacak hizmetlerle de desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Köyden Kente Göçün Önlenmesi İçin Kırsal Yaşam Güçlendirilmeli Kırsaldan kentlere göçün önlenmesinin tarım politikalarının temel hedeflerinden biri olması gerektiğini ifade eden Güder, köylerde yaşam ve üretim koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu. İstihdam, iskân, eğitim ve altyapı hizmetlerinin kırsal bölgelerde güçlendirilmesi gerektiğini belirten Güder, bu çalışmaların tarımsal desteklerle birlikte bütüncül bir anlayışla yürütülmesinin önem taşıdığını söyledi. Gençlerin ve üretici ailelerin kırsalda yaşamaya devam edebilmesi için tarımsal üretimin ekonomik açıdan sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Güder, kırsal kalkınmanın yalnızca tarım sektörüne yönelik desteklerle sınırlı tutulmaması gerektiğini dile getirdi. “Tarımsal Destekler Stratejik Bir Yatırım Olarak Görülmeli” Tarımdaki sorunların etkilerinin üreticilerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Selma Güder, üretimin gerilemesinin gıda fiyatlarından toplumun beslenme koşullarına kadar birçok alanı etkilediğini ifade etti. Tarımsal desteklere ayrılan kaynağın yalnızca bir kamu harcaması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güder, bu kaynakların toplumun bugünü ve geleceği için stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını söyledi. Güder, açıklamasında yetkililere çağrıda bulunarak tarımsal desteklerin yasal hedefe uygun seviyeye çıkarılması, üreticilerin borç ve maliyet baskısı altında yalnız bırakılmaması ve çiftçilerin emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir sistemin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin korunması, üreticilerin üretimden kopmasının önlenmesi ve gelecek kuşakların gıdaya erişiminin güvence altına alınması için tarımsal destekleme politikalarında somut adımlar atılması gerektiğini belirten Güder, Tarım Kanunu’nda öngörülen hedefin yerine getirilmesi çağrısını yineledi.

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde yürütülen Doğa Temelli Çözümler Projesi kapsamında, 7 pilot ilde sürdürülebilir arazi yönetimi, toprak ve su kaynaklarının korunması ile iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretim uygulamaları geliştirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanan Doğa Temelli Çözümler Projesi’nin açılış çalıştayı, 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriliyor. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda, iklim değişikliğine dayanıklı tarım, kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar ele alınıyor. 7 pilot ilde 48 ay sürecek Bingöl, Kahramanmaraş, Kars, Nevşehir, Niğde, Tekirdağ ve Sivas’ta uygulanacak proje, 48 ay boyunca sürdürülecek. Buğday üretimi, hayvancılık ve mera yönetiminde doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje kapsamında; 5 bin hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi, 800 bin hektar alanda sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi, Yaklaşık 5,2 milyon ton CO₂ eşdeğeri iklim faydası sağlanması hedefleniyor. Toprak ve su kaynaklarının korunması ön planda Bakanlığın su merkezli tarımsal üretim planlaması ve kuraklıkla mücadele politikalarıyla uyumlu yürütülen projede, biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesi ve tarım-gıda sistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması öncelikli konular arasında yer alıyor. Çalıştayın ilk gününde projenin ulusal ve uluslararası çerçevesi değerlendirilirken kamu kurumları, çiftçiler ve özel sektörün sağlayabileceği katkılar görüşüldü. İkinci gününde ise 7 pilot ilin Tarım ve Orman Müdürlükleri, mevcut durumlarını ve uygulama önceliklerini katılımcılara sunacak. Pilot iller için ortak yol haritası oluşturulacak Kamu kurumları, üniversiteler, araştırma kuruluşları, üretici örgütleri, kooperatifler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen çalıştayda, pilot illerde uygulanabilecek doğa temelli çözümler ve öncelikli çalışma alanları belirlenecek. Çalıştay sonucunda paydaşların teknik, kurumsal ve finansal katkılarının değerlendirilmesi ve projenin uygulama sürecine yön verecek ortak yol haritasının oluşturulması amaçlanıyor.

Eskişehir Şeker Fabrikası Nakliyecilerinden Nakliye Ücretlerine Tepki Haber

Eskişehir Şeker Fabrikası Nakliyecilerinden Nakliye Ücretlerine Tepki

Eskişehir Şeker Fabrikası önünde toplanan nakliyeciler, nakliye ücretlerine yapılan yüzde 20’lik zammın artan maliyetleri karşılamadığını belirterek ses yükseltti. Artan mazot, işçilik ve sanayi giderleri nedeniyle mağdur olduklarını ifade eden kamyoncular, yetkililerden çözüm bekliyor. ​Eskişehir’de şeker pancarı sezonunun başlamasıyla birlikte nakliye kriz patlak verdi. Fabrika girişinde bir araya gelen nakliyeciler, mevcut taşıma ücretlerinin ekonomik gerçeklikten uzak olduğunu vurgulayarak basın açıklaması düzenledi. Şeker pancarı sezonunda nakliye ücretleriyle ilgili yaşanan sorunlar nedeniyle Eskişehir'de bir araya gelen nakliyeciler, fiyatların artan maliyetleri karşılamadığını belirtti. Nakliyeciler, mazot, işçilik, bakım ve araç giderlerindeki yükseliş nedeniyle mevcut fiyatlarla çalışmakta zorlandıklarını ifade ederek yeni bir düzenleme talebinde bulundu. Nakliyeci Ali Burçin Baykara yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Malum, şeker fabrikamızdaki sorunumuz için buradasınız. Bizim nakliye fiyatlarımız bu yıl da 3 yıl önceki gibi düşük çıktı. Biz yine arkadaşlarla toplandık. Nakliye fiyatlarımızın yükseltilmesini istiyoruz. Burada fabrika müdürlerimizle yaptığımız görüşmeler doğrultusunda nakliyelerin yükselmeyeceği söylendi. Biz de çiftçilerden fark talebinde bulunduk, bulunacağız. O yüzden burada toplandık. Biz nakliyeci olarak hakkımızın bize verilmesini istiyoruz. Fiyatta geçen yıla nazaran yüzde 20, yüzde 10 oranında bir artış oldu. Biz arkadaşlarla en az yüzde 40-50 oranında bir artış bekliyorduk. Mazot maliyetlerinin yükselmesi, sanayi giderlerinin çoğalması ve işçi maliyetlerinin artması nedeniyle bu doğrultuda taleplerimiz var. Ancak taleplerimiz karşılanmıyor. Geçen yıl 160 liraya çektiğimiz yere bu yıl bize 170 lira fiyat çıktı. Bunun 200 liranın altına düşmemesi gerekiyor." dedi. Nakliyeci Abdullah Kardaş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Her sene aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. 4-5 yıldır bu sorun devam ediyor. Önceden artan mazot fiyatları ve enflasyonla birlikte çiftçilere verilen nakliye miktarları birbirini tutuyordu. Çiftçinin cebinden çok küçük miktarda para çıktığı için çiftçiyle kamyoncular karşı karşıya gelmiyordu. Şimdi kamyoncular olarak çiftçilerden talepte bulunuyoruz, çiftçiler de doğal olarak bu talebi kabul etmek istemiyor. Onlar da ceplerinden fazla para çıkmasını istemiyor. Tonaj konusunda eleştiriler yapılıyor, "Küçük arabalar sıkıştırıyor" deniliyor. Ancak durum böyle değil. Geçen gün İnönü tarafından pancar çekerken bana ceza yazıldı. Madem bizim arkamızda duracaklar, Şeker Fabrikası müdürü, vali olarak neden yanımızda durmuyorlar? Ceza neden yazılıyor? Bana geçen hafta 60 milyar lira ceza yazıldı. Nakliye fiyatları zaten düşük. Çiftçiye söylüyoruz, "Biz bu şartlarda çekemeyiz." Normalde Şeker Fabrikası çiftçilere rayiç bedel olarak destek veriyor, nakliye bedeli olarak vermiyor. Ancak geçmişte mazot fiyatlarıyla verilen destekler birbirini karşıladığı için bu durum çok fazla dile getirilmiyordu. Şimdi enflasyon arttı, mazot fiyatları yükseldi. Verilen nakliye destekleri çok düşük kaldı. Geçen yıl çektiğim yerden bana 20 lira fark verilmiş. 20 lira farkla benim arabam buraya gelmiyor. Geçen yıl çiftçinin cebinden kattığı fiyatla bile çalışsak bizi kurtarmıyor. Her konuda önümüze engel çıkıyor. Buraya geliyoruz, Şeker Fabrikası'nda sırada beklerken analiz noktasında da sorun yaşıyoruz. Arabalarımız 1-1,5 saat bekliyor. 20 araba 1,5 saatte alınamıyor. Araçlar beklerken mazot yakıyor. Bunun maliyeti hep şoförün ve kamyoncunun üzerine kalıyor. Madem böyle bir durum var, bize 2 ay süre verilecekse neden bu süreçte ceza yazılıyor? Nakliyeleri düzeltsinler. Buradaki araç sahiplerine sorun, herkes tonaj konusunda memnun mu? Ben memnun değilim. Çoğu kişi de memnun değil. Lastiklerimiz yıpranıyor, risk alıyoruz. Ancak bu şartlarda çalışmak bizi kurtarmıyor. Mazot fiyatları 100 liraya dayanmış durumda. Çiftçilerin de bu konuyu dile getirmesi gerekiyor. Bizim yaşadığımız sorun bundan ibaret." dedi Nakliyeci Şahin Aktepe ise şu ifadeleri kullandı: "Buraya toplanmamızın amacı nakliye fiyatlarımızla ilgili yaşadığımız sorunlardır. Şu anda burada gördüğünüz gibi sıra yok. Bunun tek nedeni nakliye sorunudur. Yağmur yağması ya da çamur olmasıyla ilgili değildir. Biz çok zor şartlarda pancar çıkardık. Burada sıra yoksa bunun nedeni nakliye fiyatlarıdır. Nakliyelerimizin düzeltilmesi gerekiyor. En basit örnek vereyim; Sevinç köyüne burası 15 kilometre uzaklıkta ve 141 lira fiyat yazılmış. 30 ton üzerinden hesapladığınızda 4 bin lira yapıyor. 4 bin lirayla bu kamyoncu ne yapabilir? Ne borç ödeyebilir ne lastik alabilir. Lastiğin tanesi 25 bin lira. Sigorta ve kasko maliyetleri de ortada. Bu fiyatlar düzelmediği sürece sorun devam edecek. Benim tek arabam var ama 10 kişilik ekibim var. Bu şartlarda benim ekibimdeki araçlar buraya pancar getirmeyecek. Bu sadece benim düşüncem değil, bütün arkadaşlarımız aynı fikirde. Şeker Fabrikası'nın şu anda zarar ettiğini herkes biliyor. Fabrikaya günlük yüksek miktarda pancar girmesi gerekiyor ancak şu anda girişler azaldı. Bunun sebebi yağmur ya da çamur değil, nakliye fiyatlarıdır. Benim arabam şu anda boş. Gider pancar çekerim ama nakliye fiyatları nedeniyle bunu yapamıyorum. Sevinçköy için 140 lira yazılmış. 30 ton getirsem 4 bin lira kazanıyorum. Daha düşük tonajla çalışsam bu da kazanç sağlamıyor. Çiftçilerimize de fazla yüklenemiyoruz. Onlar da para kazanamıyor. Ancak bizim sorunumuz Şeker Fabrikası'nın verdiği listenin yanlış anlaşılması. Çiftçilerimiz nakliyeyi fabrikanın verdiğini düşünüyor. Ancak bu sadece rayiç bedelidir. Çiftçilerin bize daha yüksek fiyat vermesi gerekiyor. Bu şekilde devam ederse kimse fabrikaya pancar getiremeyecek. Geçen yıl da zarar ettik ama çalışmaya devam ettik. Bu yıl ise şartlar daha ağırlaştı." dedi.

Malatya Tarım, Hayvancılık Ve Gıda Fuarı 7 Yıl Sonra Yeniden Kapılarını Açıyor Haber

Malatya Tarım, Hayvancılık Ve Gıda Fuarı 7 Yıl Sonra Yeniden Kapılarını Açıyor

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 160 markanın katılımıyla 30 Eylül’de Orduzu Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 4 Ekim’e kadar devam edecek fuar, tarım ve hayvancılık sektörünün temsilcileri ile üreticileri Malatyalılarla buluşturacak. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 7 yıl aradan sonra yeniden gerçekleştiriliyor. Tarım, hayvancılık ve gıda sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olması hedeflenen fuar, 30 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’te Orduzu Fuar Alanı’nda düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak. Tarım ve hayvancılık sektöründeki gelişmelerin, yeni ürün ve teknolojilerin yakından takip edilebileceği fuarda 160 marka, ürün ve teknolojilerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Orduzu Fuar Alanı’nda tarımsal ekipmanlardan gıda ürünlerine, zirai ilaçlardan tarımsal teknolojilere kadar sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren firmalar yer alacak. ÜRETİCİ VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ AYNI ÇATIDA BULUŞACAK Malatya’nın tarımsal üretim potansiyelinin tanıtılması ve sektör temsilcilerinin bir araya gelmesine katkı sunması hedeflenen fuar; çiftçiler, üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar için önemli bir buluşma noktası olacak. Fuar kapsamında tarım ve hayvancılık alanındaki yenilikler ziyaretçilerle buluşturulurken, üreticilerin yeni ürün ve teknolojileri yakından incelemelerine de imkân sağlanacak. EN GÜZEL BUZAĞI YARIŞMASI DÜZENLENECEK Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı kapsamında tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilecek. Fuarın ilk günü olan 30 Eylül’de ‘En Güzel Buzağı Yarışması’ düzenlenecek. Yarışma ile hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler bir araya getirilirken, ziyaretçiler de fuar kapsamında düzenlenecek etkinliklere katılma fırsatı bulacak. Fuar süresince tarım birlikleri ve kamu kurumları tarafından çeşitli ikramlar ve ziyaretçilere yönelik hediyeler de sunulacak. 3 Ekim Cumartesi günü saat 13.00’te vatandaşlara alabalık ikramı gerçekleştirilecek. ÇOCUKLAR TARIMLA BULUŞACAK Fuar, çocuklara yönelik etkinlikleriyle de tarıma yönelik farkındalığın artırılmasına katkı sağlayacak. Çocukların tarımsal üretim süreçlerini yakından tanımaları amacıyla fuar alanında tohum ekme, toprakla uğraşma ve tarıma yönelik uygulamalı etkinlikler gerçekleştirilecek. Böylece çocukların tarımın temel süreçlerini eğlenerek ve uygulayarak öğrenmeleri sağlanacak. FUAR ALANINA ÜCRETSİZ ULAŞIM Malatya Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların fuar alanına kolaylıkla ulaşabilmeleri amacıyla ücretsiz ulaşım hizmeti de sağlayacak. Fuara katılmak isteyen vatandaşlar için eski belediye binası önünden her gün 09.00-20.00 saatleri arasında saat başı karşılıklı ücretsiz otobüs seferleri düzenlenecek. 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Orduzu Fuar Alanı’nda her gün 09.00-21.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak.

Başkan Akın: “Üreten Balıkesir Ailemizin Emeğine Sahip Çıkıyoruz” Haber

Başkan Akın: “Üreten Balıkesir Ailemizin Emeğine Sahip Çıkıyoruz”

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 2. Bandırma Tarım, Hayvancılık ve Ekipmanları Fuarı’na katıldı. Çiftçiler, yetiştiriciler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen Akın, “Bizim derdimiz belli; zengin toprakların fakir çiftçileri olmayacak. Üreten Balıkesir Ailemizin emeğine sahip çıkmaya, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. Bandırma’da bu yıl ikincisi düzenlenen Tarım, Hayvancılık ve Ekipmanları Fuarı kapılarını açtı. 22-24 Eylül tarihleri arasında Bandırma Kapalı Pazar Yeri’nde düzenlenen fuarda, tarım ve hayvancılık sektörünün temsilcileri, sektör paydaşları ve çiftçiler bir araya geldi. Tarım ve hayvancılığın buluşma noktası olan fuarda yeni teknolojiler, modern ekipmanlar ve sektörün ihtiyaçlarına yönelik ürünler ziyaretçilerle buluştu. Fuarın açılışına, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan, Bandırma Kaymakamı Recep Öztürk, Erdek Kaymakamı Hasan Göç, Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık, BBB Güney Marmara Koordinatörü Murat Karakoyun, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, daire başkanları, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.Balıkesir’in ve Bandırma’nın Türkiye’nin üretim merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Çiftçilerimizin, üreticilerimizin her zaman yanındayız. Verimliliği artıracak projelerimizle, desteklerimizle hemşehrilerimizin yanında olmaya da devam edeceğiz.” dedi. “BALIKESİR HER ŞEYİN OLDUĞU TEK ŞEHİR” Balıkesir’in zengin bitki örtüsü, geniş coğrafyası ve verimli tarımsal alanlarıyla üretimin merkezi olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir, her şeyin olduğu tek şehir. Hep verimlilik esaslı çalışmak üzerine de hep kendimizi bu şekilde geliştirdik. Çünkü verimlilik olmadan asla ve asla kazanç olmuyor. Onun için hem bu fuarların olması hem de bu ekipmanların yıllar geçtikçe artması, yenilenmesi verimliliği de artırıyor. O nedenle bu tür fuarların ne kadar önemli olduğunu hepimiz hissediyoruz. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bandırma’mıza ve Balıkesir’imize baktığımız zaman hakikaten tarımın da başkentlerinden bir tanesi. Ancak burada çiftçimizin imkânlarını çoğaltmak, onların ellerini güçlendirmek için hep birlikte omuz omuza vererek çalışıyoruz. Onun için bizler de ‘Tarımda Balıkesir Modeli’ adı altında bir çalışmaya imza attık. Bu çalışmada 20 ilçede üretilen ürünlerden tutun da verimlilikten desteklere kadar hepsini ayrıntılı olarak planladık. Bu şekilde çalışmaya da devam ediyoruz. Bunları ziraat odalarımızla ticaret odamızla, borsamızla, muhtarlarımızla ve çiftçilerimizle beraber hayata geçiriyoruz. Bu fuarın hayırlı uğurlu olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Fuarda sektör temsilcileri, yetiştiriciler ve çiftçilerle bir araya gelen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, stantları ziyaret ederek yeni tarım teknolojilerini yakından inceledi.

Kocaeli’nde Çiftçiye Yüzde 50 Hibeli Tohum Desteği Haber

Kocaeli’nde Çiftçiye Yüzde 50 Hibeli Tohum Desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında yaklaşık 3800 çiftçiye tohum desteğinde bulunacak. Yüzde 50 hibeli sonbahar dönemi arpa, süt otu ve yem bezelyesinden oluşan tohum desteğinden yararlanmak isteyen üreticilerden talepleri alınmaya başlandı. TOHUMUN YÜZDE 50’Sİ BÜYÜKŞEHİR’DEN Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Tahir Büyükakın, katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeye teşvik ettiği çiftçilerin gelir düzeyini artırmaya ve tarımsal üretimin kesintisiz devam etmesine yönelik desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Bu kapsamda çiftçilere sağlanacak sonbahar döneminde yüzde 50 hibeli yem bitkisi tohumu desteği kapsamında talepler alınmaya başlandı. ARPA, SÜTOTU, YEM BEZELYESİ Yem bitkisi desteği, hayvan yetiştiricilerinin önemli gider kalemlerinden biri olan yem maliyetlerini önemli ölçüde azaltırken, hayvanların kaliteli ve besleyici yemlerle sağlıklı ve dengeli beslenmesine de katkı sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından il genelinde yürütülen yem bitkisi tohumu destekleme projesi kapsamında yaklaşık 3 bin 800 çiftçiye arpa, süt otu ve yem bezelyesinden oluşan tohum desteği sağlanacak. TALEPLER ALINMAYA BAŞLANDI Tohum desteğinden yararlanmak isteyen üreticiler, güncel Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesiyle belirlenen tarih ve yerlerde talepte bulunabilecek. Yüzde 50 hibeli destekten yararlanmak isteyen İzmit, Kartepe, Başiskele, Derince ve Körfez ilçelerindeki çiftçiler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, Kandıra’daki çiftçiler ise Kandıra Belediyesi’nin yeni hizmet binasında bulunan Büyükşehir hizmet birimine 23 Eylül günü mesai bitimine kadar belgeleriyle müracaat edebilecek. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki çiftçiler Büyükşehir Gebze Hizmet Binası’nda 14 Eylül, Karamürsel ilçesindeki üreticiler Karamürsel KO-MEK Binası’nda 17-18 Eylül, Gölcük ilçesindeki çiftçiler de 22 Eylül tarihlerine kadar Gölcük Ziraat Odası’na müracaat edebilecek.

Panfest 2026 İçin Geri Sayım Başladı Haber

Panfest 2026 İçin Geri Sayım Başladı

Kayseri Şeker tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenecek Panfest 2026, 1-3 Eylül tarihleri arasında tarım sektörü temsilcileri, şeker pancarı üreticileri, çiftçiler ve ailelerini bir araya getirecek. Festivalde tarım teknolojilerinden tarımsal demonstrasyonlara kadar birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Panfest 2026’da Binlerce Çiftçi Buluşacak “Sürdürülebilir Hedeflerle Hep Birlikte Geleceğe” anlayışıyla düzenlenen Panfest 2026’da yaklaşık 5 bin çiftçinin katılımı hedefleniyor. Üç gün sürecek festival kapsamında akıllı tarım uygulamaları, tarımsal demonstrasyonlar, firma stantları ve çeşitli yarışmalar üreticilerle buluşturulacak. 2-3 Eylül tarihlerindeki tarla etkinliklerinde ise çiftçiler, tarım sektörüne yönelik ürün ve teknolojiler geliştiren ulusal ve uluslararası firmalarla bir araya gelecek. Tarım ve Şeker Sektörünün Geleceği Konuşulacak Festival kapsamında 1 Eylül’de “İklim Değişikliği Çağında Stratejik Ürün Şeker” başlıklı panel düzenlenecek. Panelde iklim değişikliğinin tarım ve şeker sektörüne etkileri ile sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılacak. Panfest 2026’da ayrıca çocuk etkinlikleri, modifiye traktör gösterileri, yöresel ikramlar ve farklı organizasyonlar gerçekleştirilecek. Festival, üreticilerin yeni tarım teknolojilerini yakından tanımasına ve sektör paydaşlarıyla bilgi alışverişinde bulunmasına imkan sağlayacak.

2027 Yılı ÇKS Başvuruları Başlıyor Haber

2027 Yılı ÇKS Başvuruları Başlıyor

2027 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacak. Çiftçilerin başvurularını 31 Aralık 2026 tarihine kadar faaliyet gösterdikleri ilçedeki Ziraat Odalarına yapmaları gerekiyor. 2027 ÇKS Başvuruları 1 Eylül’de Başlıyor Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) arasında imzalanan protokol kapsamında 2027 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuru süreci başlıyor. 2027 yılı ÇKS başvuruları, 1 Eylül 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Çiftçiler Başvurularını Ziraat Odalarına Yapacak Paylaşılan bilgilere göre, 2027 yılı ÇKS başvurularının çiftçilerin faaliyet gösterdikleri ilçedeki Ziraat Odalarına yapılması gerekiyor. Başvuru sürecinde çiftçilerin belirtilen tarihler arasında işlemlerini tamamlamaları önem taşıyor. ÇKS Başvuruları Hangi İllerde Alınacak? 2027 yılı ÇKS başvurularının aşağıdaki illerdeki Ziraat Odaları tarafından alınacağı bildirildi: Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bayburt, Burdur, Bursa, Çanakkale, Düzce, Edirne, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Rize, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat. ÇKS Başvuru Tarihleri 2027 yılı ÇKS başvuruları için belirlenen takvim şöyle: Başlangıç: 1 Eylül 2026 Son başvuru tarihi: 31 Aralık 2026 Başvuru yeri: Faaliyet gösterilen ilçedeki Ziraat Odası Çiftçilerin tarımsal faaliyetlerinin kayıt altına alınması açısından önem taşıyan ÇKS başvurularında, belirtilen başvuru süresinin geçirilmemesi gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.