Hava Durumu

#Çin

Kırsal Haber - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kömür Talebi Durgun Ama Planlanan Kapasite %11 Arttı! Haber

Kömür Talebi Durgun Ama Planlanan Kapasite %11 Arttı!

Global Energy Monitor (GEM / Küresel Enerji Gözlemcisi) tarafından yayımlanan yeni rapor, küresel kömür talebindeki artışın neredeyse durma noktasına gelmesine ve yeni maden açılışlarının son 10 yılın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, planlanan kömür madenciliği kapasitesinin geçtiğimiz yıl %11 artarak 2,521 milyon ton/yıl (mtpa) seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Düşük maliyetli rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları kömürü geride bırakırken, yeni maden projelerinin sürdürülmesi devasa bir "atıl varlık" (stranded asset) ve verimsiz altyapı riski yaratıyor. Planlanan Maden Sektöründe Aslan Payı Hindistan ve Çin’in Raporda öne çıkan bulgulara göre küresel ölçekteki planlı kapasite artışının arkasındaki en baskın aktör Hindistan oldu. Hükümetin jeopolitik riskler ve aşırı sıcak hava dalgalarıyla mücadele gerekçesiyle belirlediği agresif üretim hedefleri sonucunda, Hindistan'ın planlanan madencilik kapasitesi 329 mtpa’dan 658 mtpa’ya yükselerek neredeyse iki katına çıktı. Kömür madeni geliştirme projelerinin (planlanan, izin sürecindeki ve inşaat aşamasındaki) %92’si yalnızca 5 ülkede yoğunlaşıyor: Çin: 1,321 mtpa geliştirme aşamasındaki kapasitesiyle tek başına dünyadaki diğer tüm ülkelerin toplamını geride bırakıyor. Hindistan Avustralya Rusya Güney Afrika Planlanan kapasitelerdeki artışın bir diğer nedeni ise kömürün kullanım alanındaki dönüşüm. Çin’de planlanan yeni kapasitelerin %15’i "kömürden kimyasal üretimi" projelerine ayrılırken, Hindistan ise 3,9 milyar dolarlık bir kömür gazlaştırma projesini destekliyor. Gelişmeler Yavaşlıyor, Devreye Alınan Kapasiteler Düşüyor Rapor, yeni maden planlamalarına rağmen sahada kapasite artışının ivme kaybettiğine işaret ediyor. Yeni Maden Artışı Yavaşladı: 2025 yılında dünya genelinde 113 mtpa yeni kapasite devreye girdi. Bu rakam, 2024’teki 185 mtpa'lık artıştan %40 daha düşük ve son 10 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Kömür Talebi Durgun: Küresel kömür talebi 2025’te %0,5’ten daha az büyüdü. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel talebin 2030’a doğru tamamen sabitleneceğini öngörüyor. Tarihi Kapanışlar: 2025’te Norveç, son aktif kömür madenini de kapatarak İspanya’nın ardından yerli kömürden tamamen çıkan son ülke oldu. Emeklilik Süreci: Mevcut operasyonel kömür kapasitesinin %12’sinin (1,145 mtpa) 2035 yılına kadar kademeli olarak kapatılması bekleniyor. Uzmanlar Uyardı: "Atıl Varlık ve Piyasa Oynaklığı Riski Kapıda" Geliştirme aşamasındaki maden projelerinin yaklaşık %70’inin henüz inşaat öncesi aşamada olduğunu belirten uzmanlar, hükümetlerin bu projeleri iptal etme fırsatı bulunduğunu vurguluyor. Global Energy Monitor Küresel Kömür Madeni İzleme Projesi Müdürü Dorothy Mei: "Bu piyasa koşullarında kömür madenciliği kapasitesinin artırılması, zaman içinde daha da az ekonomik hâle gelecek varlıklar yaratma riski taşıyor. Bu durum hükümetleri, şirketleri ve yatırımcıları; atıl varlıklara ve aşırı üretim kapasitesi nedeniyle artan piyasa oynaklığına maruz bırakıyor." Global Energy Monitor Kıdemli Araştırmacısı Tiffany Means: "Düşük maliyetli temiz enerjinin kömürün yerini almaya devam etmesiyle birlikte, kömür madenciliğini genişletmenin ekonomik gerekçesi giderek zayıflıyor. Hükümetlerin, önümüzdeki on yıllarda ilave kömür üretimini kalıcı hale getirmek yerine, geliştirme aşamasında olup henüz inşaata geçmemiş projeleri iptal etme fırsatı var." Türkiye İçin Kömür Riski: 31 İlde 123 Yeni Proje İzin Sürecinde Türkiye’nin durumunu değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz, Türkiye'nin Çin veya Hindistan ölçeğinde bir üretici olmasa da maden genişlemelerinden doğrudan etkilendiğini ifade etti. Katısöz, Türkiye’deki tablonun kömürden çıkış hedeflerini geciktirdiğine dikkat çekti: "Yeni kömürlü termik santral yatırımlarının büyük ölçüde yavaşladığı bir dönemde mevcut maden sahalarının genişletilmesi ve yeni kömür sahalarının açılması, mevcut santrallerin ömrünü uzatacak koşulları yaratıyor ve Türkiye’nin kömürden çıkışını geciktirme riski taşıyor. Nitekim Ağustos 2021 - Ekim 2025 arasındaki 4 yıllık süreçte Türkiye’nin 31 ilinde toplam 123 kömür madeni projesinin izin sürecine başlamış olması, madenciliğin hâlâ ne kadar geniş bir coğrafyada gündemde olduğunu gösteriyor. Maden genişlemeleri ormanları, tarım alanlarını ve köyleri yok ediyor. Ayrıca kömür üretimini sürdürmeye yönelik politikalar, COP31 başkanlığını üstlenen Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedefleriyle de çelişiyor." Kaynak : İklim Masası - www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı Haber

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı

Türkiye, kiraz ihracatında 2025 yılındaki iklim krizi kaynaklı ihracat kayıplarının yaralarını 2026 yılında sardı.Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak" Haber

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak"

Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları 2026 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 2 artışla 572 milyon dolara taşıdı. Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere Haber

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere

Türkiye, 1 milyon 400 bin dekar alanda yıllık 700 bin ton kiraz üretimiyle dünya lideri konumunda. Kiraz üretimindeki gücünü ihracata yansıtmak isteyen Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti’ne kiraz ihracatının başlaması için kritik bir eşikte. Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatının yeniden açılmasına yönelik çalışmalar kapsamında; Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden görevli iki teknik uzmandan oluşan heyet 22-28 Haziran 2026 tarihlerinde Türkiye’de kiraz bahçeleri, paketleme tesisleri ve soğuk işlem/fumigasyon uygulama tesislerinde incelemeler yaptı. Heyet, kirazın bahçeden nihai tüketiciye kadar olan izlenebilirliğini bahçelerde ve işletmelerde gözlemledi. Çin heyetinin vereceği rapor doğrultusunda Pekin Yönetiminin Türkiye’den kiraz ithalatı için vize vermesi bekleniyor. Çin heyeti yoğun bir hafta geçirdi Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden gelen Wenjun Chen ve Jinlu Cui, ilk olarak Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı’yla toplantıda bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Çinli uzmanlara Türkiye’nin kiraz üretiminde gıda güvenliği noktasında yürüttüğü projelerle ilgili bir sunum yaptı. Çin heyetinin ikinci durağı Tarım ve Orman Bakanlığı Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü oldu. Heyet, Enstitüde Akdeniz Meyve Sineği ve Kiraz Sineğiyle mücadele tuzaklarıyla ilgili yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bahçeler ve işletmeleri de incelediler Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatı için belirlenen 85 kiraz bahçesinden birisi olan AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’nin Salihli’de 520 dönüm arazide kurulu kiraz bahçesinde incelemelerde bulunan heyet kirazın üretim sürecindeki gıda güvenliği aşamalarını sahada gözlemledi. AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. Ziraat Mühendisi Gamze Göktaş ve Manisa Tarım İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Tarık Memiş kiraz üretiminde Akdeniz Meyve Sineği ve diğer zararlılarla mücadele yöntemlerini Çin heyetine aktardı. Kiraz bahçesinden sonra Çin’e ihracat yapabilecek 15 işletmeden biri Alaşehir’de kurulu Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’ye geçen heyet kirazın işletmeye girişinden itibaren fumigasyon, sterilizasyon, işleme, paketleme ve ihracat yolculuk süreçlerini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık’tan dinledi. Türk kirazının Çin’e ihracat yolculuğunda kritik kararı verecek heyet üyeleri Denizli, Isparta ve Afyonkarahisar’da da kiraz bahçeleri ve işletmelerde incelemelerde bulundu. Türk kirazı Avrupa’da premium ürün Türk kirazının kalitesi ve aroması nedeniyle en çok tercih edildiği ülkelerin Almanya, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, Orta Doğu ülkelerinde Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olduğu bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Avrupa Birliği pazarının, kalite ve standartları nedeniyle ürün ihraç etmenin en güç olduğu pazarlardan birisi olduğunu, AB’de Türk kirazının “premium ürün” olarak konumlandığının altını çizdi. Türkiye’de Akdeniz Meyve Sineğiyle mücadelede çok yol kat edildiğini vurgulayan Balık, “Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Akdeniz meyve sineğinin en dayanıklı dönemi olan olgun larva ile bulaşık meyvelerde, meyve iç sıcaklığı 20–22 °C aralığındayken 32 g/m³ dozunda metil bromid ile 3 saat süreyle fumigasyon uygulanıp, ardından havalandırma yapılarak 1 °C’nin altında 3 gün süreyle soğuk uygulama gerçekleştirildikten sonra yapılan analizlerde ürün kalitesinin korunduğu ve kalıntı seviyelerinin ilgili limitlerin altında kaldığını bilimsel olarak ortaya koydu. Bu çerçevede Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çin Tarım Bakanlığı’nın gerekli protokolleri imzalamasını ve Çin’e kiraz ihracatımızın başlamasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’de Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ilçesi ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadının, Salihli, Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde, Gaziantep, Mardin güzergahını takip ederek ağustos ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da sona erdiği bilgisini veren Balık sözlerini şöyle tamamladı; “Kiraz, Çin'de oldukça popüler ve pahalı bir ithal meyve. Kiraz zenginliği, refahı ve bereketi simgeliyor. Özellikle Çin Yeni Yılı'nda (Bahar Bayramı) dostlara ve aile büyüklerine verilen en prestijli hediyelerden birisi konumunda. Çin, yıllık yaklaşık 600 bin ton kiraz ithalatı gerçekleştiriyor. Bu ithalatın piyasa değeri 3,5 milyar dolar seviyelerine ulaşıyor. İthalat hacmine göre Çin, dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumunda. Günümüzde dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin’de 300 milyonun üstünde Avrupa standartlarında gelir sahibi bir kitle oluştu. 2019-2020 yıllarındaki hatalarımızdan ders alarak Çin’e kiraz ihracatımızın bir daha kesintiye uğramaması için sektördeki üretici ve ihracatçılarımızın üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getireceklerine inanıyoruz. Orta vadede Çin’e yıllık 100 milyon dolarlık kiraz ihraç etmeyi hedefliyoruz.”

Kanatlı Eti Sektöründe İhracat Krizi: "Stoklar Şişiyor, Pazarlar Kaybediliyor" Haber

Kanatlı Eti Sektöründe İhracat Krizi: "Stoklar Şişiyor, Pazarlar Kaybediliyor"

Türkiye’nin kanatlı eti üretiminde rekor artış yaşanırken, ihracat kısıtlamaları sektörde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. ASHİB Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, ihracat kapılarının kapalı kalmasının 30 yıllık dış pazarların kaybına ve üretimde zorunlu daralmaya yol açabileceği uyarısında bulundu. ​Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi ve ASHİB Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, kanatlı eti sektöründeki güncel durumu değerlendirdi. Üretimin rekor seviyelere ulaştığı 2026 yılında, ihracat kanallarının kapalı olması nedeniyle depolarda yüz binlerce ton ürünün biriktiğini vurguladı. ​Üretimde Rekor Artış, İhracatta Büyük Düşüş ​Türkiye’nin kanatlı eti üretim kapasitesi her geçen yıl büyürken, nisan ayı ihracat verileri kısıtlamaların negatif etkisini gözler önüne serdi. Yamanyılmaz’ın paylaştığı verilere göre: 2025 yılında kanatlı eti üretimi %11’in üzerinde artarak 2 milyon 848 bin tona ulaştı. 2026’nın ilk iki ayında ise üretim %3,6 artışla 475 bin tonu geçti. Nisan ayında ihracat, miktar bazında %23,9, değer bazında ise %47,8 oranında geriledi. İç tüketimin yaklaşık 2 milyon ton olduğu sektörde, şu an depolarda 250-300 bin ton civarında ürün birikmiş durumda. ​"30 Yıllık Pazarlar Çin’e Kaptırılıyor" ​Özellikle Orta Doğu ve Afrika pazarlarında Türkiye’nin çok güçlü bir ağa sahip olduğunu belirten Yamanyılmaz, sürdürülebilir tedarik sağlanamadığı için alıcıların alternatif ülkelere yöneldiğini söyledi: ​"Irak gibi en yakın pazarlarımıza artık Çin’den ürün girmeye başladı. Biz bu pazarlar için yıllarca emek verdik. İhracatın durmasıyla müşteriler başka tedarikçilere gidiyor; kaybedilen bir pazarı yeniden kazanmak çok zordur." ​Maliyet Baskısı ve Üretici Yatırımları Tehlikede ​Enerji, işçilik ve yem maliyetlerindeki yükselişe rağmen kanatlı etinin en düşük fiyat artışı yaşanan ürünlerden biri olduğunu ifade eden Yamanyılmaz, ihracat yasağının fiyatları düşürmediğini, aksine üreticinin kazancını eriterek yatırımları durma noktasına getirdiğini savundu. ​Çözüm Önerisi: Kotalı İhracat Modeli ​Sektörün nefes alabilmesi için devletten acil adım beklediklerini ifade eden Ali Can Yamanyılmaz, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi: "En azından ilk etapta kotalı da olsa ihracat açılmalı. Bu sayede hem stoklar eritilir hem de dış pazardaki varlığımız korunur. İhracat açılmazsa üretimde zorunlu kısıtlama gelecek. Bu da uzun vadede arzın azalmasına ve tüketicinin daha pahalı ürün almasına neden olacak."

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne! Haber

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne!

Son üç yıldır enflasyon ve döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle rekabet gücü baskılanan Egeli ihracatçılar, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026’nın Ocak-Nisan döneminde ihracatını yüzde 4 artırarak 6 milyar 155 milyon dolar seviyesine taşıdı. ​Avrupa Birliği Pazarı Ege İçin Vazgeçilmez Oldu ​EİB’nin 2026 yılı ilk dört aylık verilerine göre, geleneksel pazar olan Avrupa Birliği (AB), Egeli ihracatçıların kalesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 2 milyar 689 milyon dolar olan AB ihracatı, yüzde 13,4’lük bir yükselişle 3 milyar 50 milyon dolara ulaştı. ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, her 100 dolarlık ihracatın 50 dolarının AB ülkelerine yapıldığını belirterek, AB’nin toplam ihracattaki payının yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıktığını vurguladı. Ege, bu performansıyla Türkiye genelindeki yüzde 46’lık AB payı ortalamasının da üzerine çıkmış oldu. ​Zirvenin Sahibi Almanya, Yıldızı İtalya Oldu ​Ülke bazlı sonuçlarda Almanya, 605 milyon dolarlık ihracat rakamı ile liderliğini sürdürdü. Almanya’yı 507 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri takip ederken, dönemin en dikkat çeken çıkışı İtalya’dan geldi. İtalya’ya yapılan ihracat yüzde 26 artarak 459 milyon dolara ulaştı. ​Pazardaki diğer önemli gelişmeler ise şu şekilde gerçekleşti: ​İspanya: Yüzde 19’luk artışla 336 milyon dolar ihracat yapılarak İngiltere geride bırakıldı. ​Uzak Pazarlar: Çin’e yapılan ihracat yüzde 24 artışla 209 milyon dolara yükseldi. ​Alternatif Pazarlar: Yemen’e yapılan ihracatta yüzde 136, Suriye’de ise yüzde 94’lük rekor artışlar kaydedildi. ​Dünya Ticareti Daralırken Ege Büyüyor ​Küresel ekonomik daralma sinyallerine dikkat çeken Başkan Muhammet Öztürk, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü’nün 2026 yılı için büyüme tahminlerini düşürdüğünü hatırlattı. Dünya ticaretinin 2025’e oranla daha zorlu geçeceği öngörülürken, EİB üyelerinin 204 farklı gümrüklü bölgeye ulaşarak ihracatlarını geliştirmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade etti. ​İlk 10 Ülkenin Payı Artıyor ​Ege’nin en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülke (Almanya, ABD, İtalya, İspanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya), toplam ihracattan aldığı payı yüzde 53’e çıkardı. Bu ülkeler yapılan toplam ihracat, geçen yıla oranla yüzde 9,4 artarak 3 milyar 286 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda Haber

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat liderliğinde Çin’in Guangzhou şehrinde düzenlenen 139. Kanton Fuarı’na çıkarma yaptı. Uluslararası ticaret ağlarını genişletmeyi hedefleyen heyet, Çin pazarındaki fırsatları yerinde inceledi. KUTSO’dan Küresel Ticaret Atağı Kütahya iş dünyasının temsilcileri, 13–20 Nisan tarihleri arasında dünyanın en prestijli ticaret organizasyonlarından biri olan 139. Kanton Fuarı kapsamında yoğun bir iş ziyareti programı gerçekleştirdi. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat başkanlığındaki heyet; yönetim kurulu üyeleri ve oda üyesi firma temsilcileriyle birlikte küresel ticaret dinamiklerini gözlemleme ve yeni iş birliği kapılarını aralama fırsatı buldu. Fuar süresince farklı sektörlerden uluslararası temsilcilerle bir araya gelen KUTSO heyeti, özellikle ihracat odaklı stratejik ortaklıklar üzerine ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Guangzhou Başkonsolosluğu ve Ticaret Ataşeliği’ne Ziyaret Programın en kritik duraklarından biri de resmi temaslar oldu. Esin Güral Argat ve beraberindeki heyet, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal ile Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel’i makamlarında ziyaret etti. Görüşmede şu başlıklar ön plana çıktı: Çin Pazarına Giriş: Şehir ve bölge bazlı ticaret planlamasının önemi. Güvenilir Ticaret: Doğru iş ortağı seçimi ve dijital iletişim kanallarındaki riskler. Resmi Sözleşmeler: Ticari ilişkilerde gayriresmî süreçlerden kaçınılması ve güçlü hukuki dayanakların oluşturulması. "İhracatta Kalıcılık ve Stratejik Planlama Şart" Toplantıda, Kütahya’nın ihracat potansiyeli ve firmaların küresel rekabet gücü detaylıca ele alındı. Ticaret Ataşeliği yetkilileri, fuar katılımlarının sadece bir ziyaret olarak kalmaması gerektiğini, hedef odaklı iş görüşmelerinin fuar sonrası takibinin hayati önem taşıdığını vurguladı. KUTSO heyeti, Kütahya özelinde ihracat yapan firma sayısını artırmak ve mevcut ihracatın sürdürülebilirliğini sağlamak adına firmaların kurumsal yapılarını güçlendirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardı. Kültürel Etkileşim ve Guangzhou’nun Tarihi Dokusu İş görüşmelerinin tamamlanmasının ardından KUTSO heyeti, Guangzhou’nun tarihi ve kültürel değerlerini inceleme imkânı buldu. Şehrin modern yapısı ile köklü geçmişini birleştiren kültürel program, iki ülke arasındaki etkileşimi güçlendiren bir kapanışla sona erdi.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması Haber

GTB Başkanı Akıncı'dan Stratejik Bulgur Açıklaması

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, bulgurun gıda arz güvenliğindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, ürünün küresel trendlere göre yeniden konumlandırılması gerektiğini vurguladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi, sektörün devlerini bir araya getirdi. Kongre kapsamında gerçekleştirilen “Hububata Dayalı Sektörler” oturumunda konuşan GTB Başkanı Mehmet Akıncı, bulgur sektörünün mevcut durumunu ve gelecek projeksiyonlarını paylaştı. ​Gaziantep Bulgur Üretiminin Merkezi Konumunda ​Bulgurun tarihsel ve kültürel derinliğine vurgu yapan Akıncı, Türkiye’nin bu alandaki üretim altyapısının dünya ölçeğinde bir rekabet avantajı sağladığını belirtti. Özellikle Gaziantep’in üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle sektörün lokomotifi olduğunu ifade eden Akıncı, 2025 yılı verilerini paylaştı: ​Türkiye Geneli Bulgur İhracatı: 240 bin ton ​Güneydoğu Anadolu Bölgesi: 84 bin ton ​Gaziantep: 49 bin ton ​Akıncı, bu rakamların güçlü bir üretim altyapısına işaret ettiğini ancak sürdürülebilir büyüme için katma değerli üretimin şart olduğunu dile getirdi. ​"Yeni Tüketim Alışkanlıklarına Uyum Bir Tercih Değil, Zorunluluktur" ​Kişi başı bulgur tüketiminde beklenen artışın yakalanamadığına dikkat çeken Mehmet Akıncı, sektörün strateji değişikliğine gitmesi gerektiğini belirtti. Akıncı, özellikle genç nesillere ulaşmak için şu önerilerde bulundu: ​"Değişen tüketim eğilimlerine uyum sağlamak artık bir tercih değil, gerekliliktir. Sağlıklı beslenme trendleri doğrultusunda bulgurun yüksek lifli ve besleyici yapısını daha güçlü anlatmalıyız. Pratik tüketim ürünleri ve yenilikçi çözümlerle pazar çeşitliliğimizi artırmalıyız." ​Stratejik Hedef: Çin ve Azerbaycan Pazarları ​İhracatta pazar çeşitliliğinin önemine değinen Akıncı, özellikle Çin ve Azerbaycan gibi pazarlarda elde edilen kazanımların artırılması gerektiğini söyledi. Coğrafi işaret, kalite standardizasyonu ve markalaşma süreçlerinin güçlendirilmesinin küresel rekabette anahtar rol oynayacağını ifade etti. ​Gıda Arz Güvenliği ve İklim Değişikliği ​Küresel krizler ve iklim değişikliği etkilerinin arttığı bir dönemde bulgurun "stratejik ürün" vasfının altını çizen Akıncı, uzun raf ömrü ve dayanıklı yapısıyla bulgurun gıda arz güvenliği açısından kritik bir role sahip olduğunu belirtti. Akıncı, doğru stratejilerle bulgurun küresel gıda trendlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelebileceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.